Bilmek istediğin her şeye ulaş
Kasım 2014

Gonca Köse

Yeni öğrendiğim bir olay, okuduğum bir şey çok geçmeden başıma geliyor. Bunun mantıklı bir açıklamasını yapabilir misiniz?

Verdiğin örnek üzerinden gidecek olursak mantıklı bir açıklama bulmak pek mümkün görünmüyor. Belki tesadüf demekle yetinmeliyiz. Birileri gelip enerji, sinerji bir şeyler sıkabilir ama çok da bilimsel bir açıklama olmaz.

Daha genel düşünecek olursak benim aklıma şöyle bir açıklama geliyor. Yaşadığımız çağ gereği her gün onlarca, yüzlerce hatta belki binlerce şeye maruz kalıyoruz ve biz sadece çok az bir kısmını fark ediyoruz. Duyularımız farkında olduğumuzdan çok daha aktif ama biz bunlara her zaman tepki vermiyoruz. Şunun farkında olmamız lazım hiçbirimiz kendi halinde, kendi köşesinde insanlar değiliz artık. Hiç bilmediğimiz, görmediğimiz yerler hakkında bile ne çok bilgi sahibiyiz. Her taraf görüntü, her taraf ses... Bilgisayarda geçirdiğin saniyeler boyunca bir bombardımana tutuluyorsun gerekli gereksiz her şeyi algılıyor beynimiz. Cep telefonunu arama dışında her fonksiyon için kullanıyorsun. Akşam biraz tvye baksan minimum 10 kanaldan yayın izliyorsun. Radyolar yayın yapacak frekans bulamıyor hepsinden ayrı ses ayrı yorum. Yazısız ürün yok. Hemen şu an kafanı kaldır ve bak markası, reklamı olmayan tek bir ürün görebilir misin? Ama o kadar normalleşmiş ki bu durum insan bunları görmediğini düşünebiliyor. Yani diyeceğim o ki senin durumun sadece duyularının algıladığını fark etmek.

Bana da çok olur o durum. Bir kitabı ne kadar şevkle okursam, filmi ne kadar keyifle izlersem hayatımda o eserden o kadar çok bulurum. Konsantre olup içine giriyoruz demek hepsi bu. Yoksa hayatımı değiştiren bu kadar çok kitap bu kadar çok film olmasını açıklayamam :) Soyut bir konuda öğrendiğim bir şey karşıma çıktığında hep şu sözü hatırlarım; önemli olan okyanusun büyüklüğü değil senin kabının büyüklüğüdür.
  • 1 Yanıt
Mart 2014

Gonca Köse

Youtube'a erişim engellendi. Ne düşünüyorsunuz?

Ne düşüneyim. Düşünmem isteniyor mu?
  • 6 Yanıt
Mayıs 2013

Gonca Köse

Uykunun kaç evresi vardır? Uyku bozuklukları nelerdir?

Uykunun çok evresi var ama bu saatte geçilemeyip ertelenen evresine yazık oluyor. Bu inploid denilen yerin kapatılması "Dur yatmadan bi göz atayım ya." deyip de saat 02.30' a kadar uykusuz kalmayı önleyecektir.
  • 2 Yanıt
Mayıs 2013

Gonca Köse

Manikür nasıl yapılır?

Manikür yapmak için bir takım aletlere ihtiyaç vardır. Bunlar tırnak törpüsü, et makası, et pensi, pamuk, krem, manikür kabı, ılık su, kağıt havlu ve alkole ihtiyaç vardır.

10 adımda manikür yapmak için;
  1. Manikür kabı olarak kullanacağınız kabın içine ılık suyu koyun.
  2. Daha sonra tırnakların boyunu kısaltın.
  3. Şeytan tırnağı olarak adlandırılan tırnağın yanındaki kısımları törpüleyin. Bu işlem kenarlardan ortaya doğru yapılmalıdır.
  4. Tırnak yataklarına krem sürerek törpünün ucuyla itin.
  5. Kremlediğiniz elinizi ölü derilerden arınması için manikür kabında 5 dk kadar bekletin.
  6. Nemli kalacak şekilde kağıt havluyla kurulayın.
  7. Tırnak tiplerindeki ölü deriyi törpü ucuyla temizleyip, makas ya da pensle tek bir parça halinde kesin.
  8. Makasla kestiğiniz derileri pensle tutup aşağıya doğru bastırarak çekin.
  9. Temizle işlemi bittikten sonra tekrar törpüleyin.
  10. Son olarak alkolle silip ojenizi sürebilirsiniz.
Güzellik
  • 1 Yanıt
Mayıs 2013

Gonca Köse

İnsan vücudunda hangi altın oranlar bulunur?

  • Parmak ucu-dirsek arası / el bileği-dirsek arası
  • Omuz hizasından baş ucuna olan mesafe / kafa boyu
  • Göbek-baş ucu arasındaki mesafe / omuz hizasından baş ucuna olan mesafe
  • Göbek-diz arası / diz-ayak ucu arası
  • Göz bebekleri arası / kaş arası
  • Burun genişliği / burun delikleri arası
  • Ağız boyu / burun genişliği
  • Yüz boyu / çene ucu-kaş birleşim yeri arası
  • Dudak-kaş birleşim yeri arası / burun boyu
  • Yüz boyu / yüz genişliği
  • 1 Yanıt
Mayıs 2013

Gonca Köse

İleri yaşta olanlar için en uygun egzersizler nelerdir?

Yaşlılar için yapılabilecek en iyi egzersiz yürüyüştür, çünkü yürüyüş aynı anda bir çok kası çalıştırır. Yavaş yavaş yürüyüş temposu arttırılabilir ama kesinlikle koşmamalılar. Çok sıcakta ve aç karınla yürümemeye dikkat etmeliler. Yeterli sıvı tüketimini de ihmal etmemeliler.
  • 1 Yanıt
Mayıs 2013

Gonca Köse

Göz altı torbaları neden oluşur?

Yorgunluk, stres, genetik faktörler, yaşlılık gibi durumlar neden olur. Uzun süreli bilgisayar başında kalmak, uykusuzluk kalmak, uzun saatler boyunca televizyon izlemek göz altı torbalarının oluşmasını tetikler. Göz altındaki yağ keseleri zamanla üzerindeki bağ doku gevşer. Bu durum yorgunluk sonucu ortaya çıkar. Streste kaslarda kasılmaya neden olduğundan yağ keseciklerine basınç yapar. Genetik faktörler önemlidir. 25-30 yaşında gelindiğinde meydana gelmeye başlar.

Göz altı torbaları sürekli varsa ve yorgunluk durumu olmamasına rağmen geçmiyorsa, bir takım hastalıklardan şüphe duymak gereklidir. Bunların başında, böbrek rahatsızlığı, hormonal hastalıklar, beslenme alışkanlıkları ( aşırı tuzlu yiyecekler tüketmek)

Göz altı şişliklerini önlemek için, düzenli bir hayat sürmeliyiz. Düzenli uyku ve çalışma saatlerine sahip olmalıyız. Aşırı tuzlu besinler ve fazla su tüketimi yine şişliğe neden olur. Bayanların kullandığı kozmetik ürünler yağlı olduğundandan burada tıkanmalara yol açabilir.

Göz altı torbalarından eğer bir rahatsızlığınız yoksa, soğuk ve buzlu maskeler uygulayarak kurtulabilirsiniz. Örneğin soğuk patates ve salatalık dilimlerini göze koymak, soğuk çay poşetlerini koymak ya da soğuk havlu koymak gibi pratik çözümler işe yarayabilir.

Göz Sağlığı
  • 1 Yanıt
Mayıs 2013

Gonca Köse

Köpekler raşitizm hastalığından nasıl korunur?

Köpek ve kedilerin raşitizm hastalığından korunmaları için en önemli şey anne sütüdür. Yavru kedi ve köpekler annelerinden ayrılmamalı, yeterli anne sütünü almalıdır. Daha sonrasında ise güneş ışığından uzak kalmamaları gerekir.
  • 1 Yanıt
Mayıs 2013

Gonca Köse

Ph nedir? Niçin önemlidir?

Ph bir çözeltinin asitlik ve bazlık derecesini belirten ölçü birimine denir. Bu ölçü sistemi 0 ve 14 arasında rakamlarla ölçülür. 0 aşırı asit, 14 de aşırı alkali demektir. 7 pH derecesi ise ne asit ne alkali yani maddenin nötr olduğunu gösterir.

Kimya

Ph'ın bizim için önemi nedir?


İnsan vücudunda dolaşan sıvıların ve tüm dokulardaki pH seviyesinin sürekli olarak ideal seviyede tutulabilmesi ve bunu sağlayacak bir iç ortama sahip olması gereklidir. Vücut sıvılarının asit-alkali dengesinin 7.0 -7.4 seviyesinde olması gereklidir. Kişinin pH seviyesi asit seviyesine yaklaşırsa yani, 7’nin altına düşerse hastalıklarla ilgili semptomlar ortaya çıkmaya başlar. Kandaki pH'ın bu değerin altına inmesine asidoz üstüne çıkmasına ise alkaloz durumu denir. Vücudumuz kandaki bu ani pH değişikliklerini önlemek amacıyla önemli tampon mekanizmaları geliştirmiştir. Kanda asit miktarı arttığı zaman, bu fazla asit ya da alkali maddeler böbrekler ve solunum merkezinin uyarılması ile birlikte idrarla atılmaktadır.

Ortamdaki pH derecesi belirli bir seviyenin altında veya üstünde olduğunda, proteinler denatürasyon adı verilen değişime uğrar ve biyolojik işlevlerini yitirir. Ayrıca yine enzimler ve hormonlar, belirli pH derecelerinde en yüksek işlevselliğe sahip oluyorlar. Bu nedenle de, vücuttaki pH seviyesinin belirli bir aralıkta tutulması gerekiyor.
  • 1 Yanıt
Mayıs 2013

Gonca Köse

Maden suyu ve normal su arasındaki farklar nelerdir?

Maden suları diğer sulardan daha sağlıklı içeceklerdir. Çünkü zengin mineral içerikleri vücudun mineral ihtiyaçlarını karşılamada önemli bir avantaj sağlıyor. Normal suya göre içeriklerinde daha çok kalsiyum, magnezyum, demir, çinko gibi mineraller vardır.
  • 1 Yanıt
Mayıs 2013

Gonca Köse

Besinlerde bulunan proteinler yüksek ısıda pişirildiğinde besin değerlerini kaybederler mi?

Vücudumuz protein, karbonhidratlar ve yağlar gibi moleküller sayesinde sürekli işlev gören bir yapıdır. Tabi su, mineral ve vitaminlerde buna dahildir. Proteinlerin bizim için önemi büyüktür. Canlılar için önemi büyük olan bu yapıların bozulmasına neden olan bir takım faktörler vardır. Yüksek ısıda bunlardan en önemli olanıdır.

Vücudumuzdaki enzimler, nükleik asitler ve bir çok molekül protein kökenlidir. Yapılarında protein bulundururlar. Bu yapılar ısı, ışık ve radyasyon gibi etkilere maruz kaldığında denatüre olurlar. Denatürasyon sonucunda enzimler değişim gösterir ve geri dönüşümü yoktur.

Memelilerin enzimleri en iyi 37 derece de işlev görür. Bunu yukarısı ve aşağısı enzimlerin yapısını bozar ve tepkimeler normal olarak gerçekleşmez. Yüksek ateş eğer düşürülmezse ciddi beyin hasarlarına neden olabilir. Hatta ölümle sonuçlanabilir.

Protein

Yediğimiz besinlerinde bizler gibi yapısında protein bulunur. Yüksek ısıya maruz kalan besinlerin yapısındaki proteinler denatüre olur ve vücut için zararlı gıdaları tüketmiş oluruz. Yüksek ısıda pişirilen yiyeceklerin kansere neden olduğu söylenmektedir.
  • 1 Yanıt
Mayıs 2013

Gonca Köse

Uzun süre konuşulduğunda kulağa gelen sesler neden efekt değiştirir?

Uzun süre konuşmak hem konuşan hem de dinleyen için rahatsızlık verir. Bu rahatsızlığın arkasında beynin bir süre sonra dikkatinin dağılması ve gelen titreşimlerin baş ağrısına sebebiyet vermesiyle oluşur. Uzun süreli sese maruz kalan kişi sesin desibel farkı olmaksızın bir süre sonra ses gürültü şeklinde algılanmaya başlar. Kulak sağlığı için bu tip ortamlar pek sağlıklı değildir. Sesin gürültü olarak algılanmaya başlamasından sonra da algılama eksikliği ortaya çıkar ki algılama eksikliği sesin efekt değiştirmesi şeklinde kendini gösterir.
  • 1 Yanıt
Mayıs 2013

Gonca Köse

Gaz sancısı neden oluşur?

Gaz sancısı sindirim sisteminde oluşan bir olaydır. Bildiğiniz gibi alınan gıdalar ağız, özafagus, mide, ince bağırsak, kalın bağırsak ve anüs yolunu izler. Bu yola yiyecekler tüketilirken gaz da alınır. Besinlerin tam olarak sindirilememesi ve bu gazın çıkartılması normal olanıdır. Günde 6-10 kez gaz çıkarmak normal olanıdır.

Kullanılan bazı ilaçlar, besinler kabızlığa neden olabilir. Kabızlık gaz sancısına neden olan faktörlerden biridir. Hamileliğin son aylarında doğru uterusun genişlemesi ve kalın bağırsağa bası yapması sonucu kabızlık ve beraberinde gaz sancısı meydana gelebilir.

Yiyeceklerle alınan havanın dışında bir de kalın bağırsakta, vücudun normal florasında bulunan bakteriler gaz oluşmasına neden olur. Meyve, sebze, baklagiller gibi gıdalar içerdikleri yoğun liften gaza neden olabilir. Yoğun lifli gıdalar bağırsakların çok fazla çalışmasına neden olur. Gaz yapan yiyeceklerin az pişirilmiş olması yine gaz sancısının oluşmasına neden olur.

Gaz sancısını geçirmek için;

  • En kolay yöntem ılık bir bardak su içmektir.
  • Katı gıdaları bir süre tüketmeyin, sulu besinler tüketin.
  • Sıcak su torbası uygulamak en iyi çözümlerden biridir ancak uygulanacak bölgede cerrahi bir girişimin olmaması gereklidir. ( Örneğin apandisit ameliyatı olan birinin bu uygulamayı yapmaması gereklidir.)
  • Egzersiz yapmak ve yürümek gaz sancısını ortadan kaldırır ve gaz çıkışını kolaylaştırır.
  • 1 Yanıt
Mayıs 2013

Gonca Köse

Kekemelik ile beyindeki konuşma merkezi arasında bir bağlantı var mıdır?

Kekemeliğin bir çok etkeni olduğu gibi beyindeki konuşma merkeziyle de alakalı olabilir. Özellikle küçük yaşlarda yaşanan psikolojik reaksiyonlar sonucunda ortaya çıkar. Bazı bireyler, duygusal şok, korku ve heyecansal durumlarından dolayı gerilimini en zayıf organına psikolojik olarak taşıma eğilimi içerisindedir. İşte kekemeler bu olumsuz durum ve koşullar sonucunda gerilimlerini larinkslere (ses telleri) ileterek odak noktası oluştururlar.

Beynin sol yarı küresinde yer alan konuşma merkezinin herhangi bir nedenle zedelenmesi ya da nörolojik bozukluğunun bulunması de kekemeliğe neden olan etmenlerdir.

Beyin ve kekemelikle ilgili bir deney yapılmış ve yayınlanmış. Bakınız;

Sağlık Bilimleri Merkezi’nden Anne Foundas ve ekibi, deneyi çocukluktan beri kekeme olan 13 erkek ve 3 kadınla, aynı oranda erkek ve kadından kurulu 16 kişilik bir kontrol grubu üzerinde yürütmüş. Kontrol grubunun da, aynı yaş ve eğitim düzeyinde ve aynı sayıda solak ve sağlaktan oluşmasına özen gösterilmiş. Çünkü istatistiksel verilere göre kekemelik erkeklerde kadınlara göre dört kat yaygın. Ayrıca kekemeler arasında solaklık da, normal konuşanlara göre iki kat fazla. Her iki gruptaki bireylerin beyinlerinde konuşmayla ilgili bölgelerin hacmini belirlemek için manyetik rezonans (MR) görüntüleri alınmış. Daha sonra konuşma ve lisanla ilgili olan, öndeki Broca alanı ile arkadaki Wernicke alanının bazı bölgeleri karşılaştırılmıştır. Kekemelerde çok daha geniş ve simetrik bir planum temporale bölgesi saptanmış. Bu bölge, Wernicke alanının dil ve müzikle ilgili girdilerin işlendiği bir bölümü. Normalde bu bölge sağlaklarda beynin sol tarafına doğru bir çıkıntı yapıyor. Kekemelerde Broca alanı üzerinde daha fazla kıvrım olduğu görülmüş. Foundas, bu fazladan kıvrımların beynin duyma ve motor bölgeleri arasındaki ilintiyi engelliyor olabileceği düşüncesindedir.
  • 1 Yanıt
Mayıs 2013

Gonca Köse

İnsan zekasının anne baba ile bağlantısı var mıdır?

Zekanın anne ve babayla mutlaka bağlantısı vardır. Yani zeka kalıtsaldır. Ancak zekayı şekillendiren şey tamamen kalıtım değildir. Çevre koşullarının da zekaya etkisi büyüktür. Çok zeki bir insanın uygun koşullarda, uygun ortamda, iyi bir okulda okumaması, kendini geliştirme yollarını kapatılması ve yetersiz beslenme bireyin zekasını kullanamamasına neden olur. Zihinsel yetenekler, bebekken etrafta gördüklerimizle başlar. Okuduğumuz okullar, izlediğimiz filmler bile zekanın gelişimine katkıda bulunurlar. Bu nedenle zeka çevreyle koşullarıyla paraleldir, yalnızca zeki bir kalıtıma sahip olmak yeterli değildir. Ancak doğuştan zeka geriliği olan bireylerin koşulları ne kadar iyi olursa olsun çevre desteğiyle zeka çok fazla geliştirilemez. Belli bir düzeyde var olur.

Hatta bazı araştırmacılar zekanın çevreyle bağlantılı olduğunu ve kalıtımın daha önemsiz olduğunu savunmuşlardır. Şu şekilde bir çalışma yapmışlardır; Tek yumurta ikizlerinin bazı durumlar sonucunda farklı ailelere verilmesini incelemişlerdir. Başlangıçta ikizlerin zekaları birbirine eşit seviyedeyken, bir kaç yıl sonra ölçüldüğünde farklı oldukları anlaşılmıştır. Daha iyi çevre koşullarında yaşayan ikizin zeka seviyesi daha üst çıkmıştır. Araştırmacılara göre bir ailenin ekonomik, sosyal ve kültürel durumu çocuğun zekasına etki eden önemli faktörlerdir.

Zekanın kalıtımla ilgili olduğu doğrudur. Ancak çevrenin etkisi de zekada en büyük faktördür. Kalıtım ve çevre birleşerek zeka düzeyini oluşturur.
  • 2 Yanıt
Mayıs 2013

Gonca Köse

İnsan heyacanlandığı zaman ortaya çıkan belirtilerden nasıl kurtulur?

  • Solunum kontrol altına alınmalı ve soluk alış yavaşlatılmalı.
  • Gerilen kaslar gevşetilmeli.
  • Gevşemeye yardımcı olan bir etken bulunmalı. Bu müzik ya da yürümek olabilir.
  • Fiziksel hareketler yavaşlatılmalı.
  • 3 Yanıt
Mayıs 2013

Gonca Köse

İlaç kullanmadan ağrıyı azaltmanın yolları nelerdir?

Baş Ağrısı
  • Çok aydınlık olmayan ve sessiz ortamda bulunun.
  • Açık havada yürüyüş yapmayı deneyin.
  • Şakaklarınıza, alnınıza ve göz kenarlarınıza masaj yapın.
  • Sıcak duş alın.
  • Başınıza soğuk kompres yapın.
Karın Ağrısı

  • Papatya çayı için.
  • Çörek otu ve bal karışımı yiyin.
  • Portakal kabuğu ve rezeneyi kaynatıp için.
Diş Ağrısı

  • Ağrıyan dişinize tuz koyarsanız ağrı bir miktar azalır.
  • Defne yaprağı ve sirkeyi kaynatın, gargara şeklinde uygulayın.
  • Ağrıyan dişinizi ezilmiş sarımsakla ovun.

  • 2 Yanıt
Mayıs 2013

Gonca Köse

Sinirlenince neden titreriz?

Vücudumuzda sempatik ve parasempatik olarak iki ayrı sinir sistemi bulunur. Sempatik sistem doku ve organlara gönderdiği sinyallerle genel olarak vücudun aktivitesini, enerji tüketimini artırıcı yönde hareket eder. Bu sistem genel olarak artıcı yükseltici etkiler gösterir. Örneğin kalp atışının hızlanması, kan basıncının artmasıdır. Ancak bağırsak hareketlerini yavaşlatır. Sempatik sistem bunların haricinde korku, öfke, heyecan ve şiddetli ağrı gibi stres yaratan durumlarda organizmanın tepki oluşturmasını sağlar. Sinirlenince de devreye girerek organizmanın stresle baş etmesini sağlar.

Parasempatik sinir sistemi ise sempatikle zıt çalışır ve hareketlerimizi yavaşlatır. Doku ve organlara gönderdiği sinyallerle genel olarak vücutta enerjinin korunmasını sağlayacak yönde etki eder. Örneğin kalp atışının yavaşlaması ve bağırsak hareketlerinin artmasıdır.
Psikoloji

  • 1 Yanıt
Mayıs 2013

Gonca Köse

Limon kelimesini duyduğumuz andan itibaren neden tükürük salgılanması artar?

İnsan beyni gerçekten çok güçlüdür ve onunla ilgili keşfedilen her yeni bilgi bizlere yeni bir kapı açıyor. Limon kelimesini duyduğumuzda salgılamanın artması ile geçmişte yaşadığımız bir olayı hatırlarken o anı hissetmemiz ve ayrıca kendimizi birinin yerine koyabilmemizde katkıda bulunan sistem aslında beynimizde bulunan ayna nöronlardır.

Ayna nöronlar, adından da anlaşılabileceği gibi beyinde bulunan hareketi aynı şekilde yansıtma görevini sağlayan nöronlardır. Bu nöronlar, limon kelimesini duyduğumuzda bize limon yeme eylemi esnasında yaşananları taklit eder ve aynen yansıtmaya başlar. Bu durum kontrol dışı (beynin kontrolünde) gerçekleşir ve biz o an sanki limon yiyormuşçasına bir hisse kapılırız. Bu o kadar güçlüdür ki, gerçekten de vücudumuzdaki diğer sistemler harekete geçer ve salgılama yapmaya başlar, tıpkı limon yediğimizde gerçekleştiği gibi.

Bu ve buna benzer bir çok inceleme ve sonuçların araştırıldığı kitaplar mevcut. Ama benim tavsiyem, sadece insan beyni ile ilgili konuları içeren kitaplar yerine insan beyninin kendini ortaya koyduğu çeşitli olayları anlatan ve bunları yaşamımızdaki sıradan olaylarla örnekleyen kitaplardır. Bunlardan bir tanesini daha önce burada belirtmiştim:
inploid.com/post/aliskanliklarin-gucu-charles-duhigg

Bir de Buyology diye bir kitap var, son olarak Outliers (Köpeğin Gördüğü) ve Blink (Düşünmeden Düşünebilmenin Gücü) kitaplarını şiddetle tavsiye ederim :)
  • 2 Yanıt
Daha fazla göster