Bilmek istediğin her şeye ulaş

Solsoledo,

Akademisyen

"Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Bundan dolayı her yerde zorlukla karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı çoğunluğun öfkesinde hedef olarak yaşadım." GİORDANO BRUNO

Nisan 2014

Solsoledo

"Allah" adının Arapça'da eril kökenli bir kelime olmasının ve onu tanımlamak/adlandırmak için eril bir kelime seçilmesinin sebebi ne olabilir?

Avcı-toplayıcı topluluklarda bereket simgesi olan kadının, doğurganlığı ile kazandığı doğal statüsü, Neolitik Dönem’de tarımın bulunması ve yiyeceğin esas bölümünün kadının elde ediyor olması ile daha fazla değer kazanmıştır. Kadın emeğini sömüren erkeğin, tarımı egemenlik alanına alarak düşürmeye başladığı bu statü, erkekist mantıkla yapılan bütün zihinsel kurgularda kendini belirgin bir şekilde göstermektedir. Kadın neredeyse bütün mitolojilerde ikinci statüsündedir ve erkek egemenliği bu mitolojilerin en büyük ortak özelliğidir.
Kısaca mitolojinin başladığı ilk günden beri erkek egemen toplum yapısıyla tanrılar da erkek olmuştur. Savaşçı toplumların oluşumu kadın egemenliğini sonlandırmış kas gücünü öne çıkartarak erkek egemenliğinin yolunu açmıştır.
En son gelen din olarak bilinen İslamiyet'in tanrısı olan Allah'ın da eril olması bu bağlamda düşünüldüğünde gayet normaldir.
  • 3 Yanıt
Kasım 2013

Solsoledo

Kapanış jeneriğinden sonra gelen sahneyle biten filmler hangileridir?

  • Thor: The Dark World
  • The Wolverine
  • Hangover 3
  • Django
  • Curse of Chucky (2013)
  • Frozen (2013)
  • Iron Man 3
  • Now You See Me
  • Only God Forgives
  • The Avengers
  • We're The Millers
  • Evil Dead
Şimdilik sayabilceklerim bu kadar. Aklıma gelirse eklerim.
  • 5 Yanıt
Kasım 2013

Solsoledo

ABD de 2. Dünya Savaşının sonunda Hiroşima ve Nagazaki'ye attığı atom bombalarıyla 400.000 Japon'un ölmesine neden olmuşken, neden 2. Dünya Savaşı sadece Hitler ve Yahudi Soykırımı'yla aklımızda kalmıştır? ABD'ninki katliam değil midir?

Katliamdır tabi, Stalin in yaptıkları da öyle. Netice itibarıyla savaş bir katliamdır, hele bir başlamaya görsün. Rakamlar büyüdükçe detaylar bulanıklaşır.

Sorunun ikinci kısmının malum bir cevabı var; savaşı ayakta kalanlar galipler yazar.

Kendilerince bir mantığı var, daha çok insan ölmesin diye kayıtsız şartsız teslimiyeti sağlayacak tek formüldü. Zira kıçı kırık bir adayı işgal ederken çok zorlandılar ki Japonya komple bir adalar topluluğu, abartılı bir zayiat vereceklerdi, kamu oyları bunu kaldıramazdı, bu zayiat oranı toplumsal yapılarını sistemlerini sarsabilirdi.

Tabi laf bu... pekala barış görüşmeleri başlatılıp sonuçlandırılabilirdi, Ruslar onların yapamadığını yapar diye acele ettiler.
  • 3 Yanıt
Kasım 2013

Solsoledo

Neden "klasik roman" olarak tanımladığımız "romantik eserler" sadece kadın kahramanın adını taşır veya ona odaklanır?

Genelde temaları aşktır. Bir kadında aşk daha güzel durur. Kadın eşittir aşk diyebiliriz.
  • 2 Yanıt
Ekim 2013

Solsoledo

1970 öncesinde sosyal ve toplumsal bir çizgide yayın yapan ve artık el büyüklüğündeki kitapları sadece sahaflarda bulunabilen Çan, de, Ataç, Sosyal, Yeditepe, Işın, Payel vs. gibi kitabevlerinin sosyal, toplumsal ve felsefik içerikli kitaplarından hangilerini okudunuz?

Bu yayın evlerinin pek çok kitabını okudum, ancak birini unutmam mümkün değil.
1974 Kasım ayında mezuniyet tezi çalışmam için sevgili ve rahmetli öğretmenim Nermi Uygur'u Karl Marks üzerine tez yapma konusunda bir türlü ikna edemiyordum. O'na göre Marks'ın tek Felsefe kitabı olan "1844 El Yazmaları"nı bulursam "yabancılaşma" üzerine çalışabileceği söyledi. Kitap yasaktı. Milli Kütüphaneden kitabın baskısını bulup, bütün kitabı yaklaşık beş günde el ile yazmama rağmen, öğretmenim "kitap olmazsa olmaz" diye tutturdu. Çaresiz Payel Yayın Evi'ne gidip kitabı istedim. Bir hafta sonra gel bir bakalım dediler. Gittiğimde yayın evinde A. Kadir de vardı. Kitabı bana verdiler, parasını da almadılar.
Kitaba ne olduğu ise daha hazin. 12 Eylül nedeni ile kirada oturduğum evin taban tahtalarının altına sakladığım bir çok gibi Payel Yayın Evinden güç bela aldığım kitabı oradan bir daha çıkaramadım. Akibetini bilmiyorum!
  • 1 Yanıt
Kasım 2012

Solsoledo

'Geleceğe birşeyler yazarak' geleceği değiştirebilir miyiz?

Geleceğe kültürlerini bırakan medeniyetler geleceği değiştirebildiyse neden olmasın :)
  • 1 Yanıt
Kasım 2012

Solsoledo

Kolları olmayan bir saat size ençok hangi kavramı veya neyi hatırlatır?

Dali ! Köstekli saat duvar saati zaman tabloları
  • 3 Yanıt
Eylül 2012

Solsoledo

'Schrödinger'in Kedisi' deneyini ''kedi' yazan yerlere 'tanrı', 'ölü' yazan yerlere 'yok', 'diri' yazan yerlere de 'var' kelimelerini ekleyerek' okudunuz mu?

Deneyde kapalı bir kutunun içinde bir düzenek ve başlangıçta var olan bir tanrı vardır. (Kutunun içinin hiçbir şekilde gözlemlenememesi çok önemli bir noktadır. Bunun sebebi Kopenhag Yorumu'dur.) Düzeneğin içeriği şöyledir: Bozunma olasılığı %50 olan bir parçacık, bu parçacığın bozunmasıyla ortama yayılacak olan zehirli gazdır.

Buradaki önemli nokta ise, bozunma olasılığının tam olarak %50 olmasıdır. Bu şekilde parçacığın bozunup bozunmayacağı önceden kestirilemez. Sonuç olarak tanrı, kutu açıldığında ya zehirlenip yok olmuş bir şekilde görülecektir, ya da parçacık bozunmadıysa var olarak görülecektir.

Ancak deneyin paradoks olarak tanımlanmasının nedeni sonuç değil, gözlemlenmeyen deney aşamasıdır. Önemli kısım, gözlem yapılmadan önce kutunun içinde neler olduğudur. Kutu açılmadan, gözlem yapılmadan önce tanrı ne durumdaydı? Yok muydu, var mıydı? Kuantum fiziğine göre hem yok, hem var dır.

Açıklama için lütfen Kopenhag Yorumu sayfasına bakınız.
  • 1 Yanıt
Mayıs 2012

Solsoledo

Şimdiye kadar seyrettiğiniz en kafa karıştırıcı film ya da filmler hangileridir?

Kayıp Otoban, İkiz Tepeler ve Mulholland Çıkmazı (David Lynch imzalı hepsi).
Bir de David Lynch'in ilk yaptığı bazı kısa filmleri izledim belki biraz daha anlayabilirim adamı diye ama onlarda da başarılı olamadım. Herşeye rağmen Mulholland Drive filmi ile ilgili kişisel bir yorumum var. Filmi izleyeli baya oldu ama bu bahsedeceğim şeyi farkettiğimde adamın dahi olduğunu düşünmüştüm. Kanımca David Lynch göz yanılsamalı resimlerde olan şeyi yapmış bu filmde (bklz aşağıdaki fotoğraf):

Sinema

Yani film başladığında gördüğünüz 3 karakter (yanlış hatırlamıyorsam dedektif, garson kız ve evin hanımı) filmde hiç kopukluk olmadan filmin sonunda yer değiştirmiş oluyorlar. Yani yukarıdaki resimde olduğu gibi. Gözünüzle bir yeri takip ederseniz çelişik bir durum yakalarsınız, zıt hareketleri aynı düzlemde yapan insanlar örneğin. Gözünüzü ayırmadan takip edince bu yanılsama gerçekleşir. İşte bu filmde de filmi izlediğinizde sonunda bu yer değiştirmeyi yaşıyorsunuz. Bu yorumu çok eskiden yapmıştım şimdi filmi bile hatırlamıyorum ama şimdi yeniden izlemek isterim ilk fırsatta -ki yapıcam sanırım-.
  • 31 Yanıt
Mart 2012

Solsoledo

Kötü adamlar olmasaydı yine de kahramanlar olur muydu?

Kahramanlık; sadece karanlık güçler ile çatışmaktan değil, aynı zamanda yırtıcı hayvanlardan, doğal afetlerden, açlığa ve kuraklığa giden vadileri yeniden yaşatmaktan da edinebilir bir ünvan. Elbette olabilirdi ve vardır da.
  • 1 Yanıt
Mart 2012

Solsoledo

Sonsuzluk bir kitaba indirgenebilseydi, bu insan elinden çıkma hangi kitap olurdu?

Soru yanlış. Bir Felsefe indirgemeci bir alan değil tersine didikleyen açan araştıran bir alandır; iki sonsuzluk sonluya indirilirse "sonsuz" kalamaz ki!
  • 1 Yanıt
Mart 2012

Solsoledo

İnsanlar kendi hayatlarının tutsakları mıdırlar?

Hayatlarında verdikleri değerler (başarı algıları, ihtiyaç algıları, dayatılanlar) daha çok kendilerini köleleştirecek şeylerse evet, özgür kalmak için de farklı seçimler yapılabilir...

Özgürlük için ihtiyaç sandığımız gereksiz şımarıkları ayırmakla, asgari gereklilik ile maksimum kalitede yaşama algısı ile gerçekleşebilir. Bunu ekolojik denge için insanların yaptıklarından tutun da, detoks diye insanların sırtını döndükleri pek çok gereksiz tüketimden uzaklaşmalarındaki gibi küçük modellemeler olarak görebiliriz...

Ne kadar az şeye ihtiyaç duyarsan, o kadar zengin ve özgürsün. Bunu yapmak pek kolay olmasa da belirli açılardan yapılabilir kanısındayım. Bunları yazarken içimde bir şarkı çalıyor. Ben de buraya ekliyorum.

  • 5 Yanıt
Şubat 2012

Solsoledo

Kanunlar nasıl ki bu hayatı nasıl yaşamamız gerektiğini söylüyorlarsa, sözlükler de bu hayattaki cümlelerimizi nasıl kurmamız gerektiğini söylemiyorlar mı?

Kanunlar nasıl gerekeni söylüyorsa nasıl yaşayacağınız sizin elinizde. Sözlükler nasıl kelimelerin anlamlarını söylüyorsa onları bir araya getirmek sizin elinizde.
  • 1 Yanıt
Şubat 2012

Solsoledo

Neden 'Yaratık (Alien)' filminden sonra yapılmış bütün yaratık filmlerindeki yaratık 'Yaratık'a benziyor?

Yumurtadan çıkan facehugger eğer bir İnsan ile birleşirse, ilk yaratık filmindeki gibi, çıkan yaratığın şekli de aynı oluyor. Şayet facehugger başka bir canlıyı yakalarsa şekli değişir. Alien vs Predator filmlerinde predator dan çıkan yaratığın şekli farklıydı misal.

Facehugger:
Yabancı Filmler
  • 3 Yanıt
Ocak 2012

Solsoledo

Dikenli Tel, 19. yüzyılın 3. çeyreğinden uzun süre önce, hatta Antik Yunan döneminde bile rahatlıkla icat edilebilecekken, neden 1837 yılında ve ABD'nin Illinois Eyaleti'nin DeKalb şehrinde icat edilmiştir?

Şöyle bir bilgi var:
1867'de Lucien B. Smith, tarihteki ilk dikenli teli üretti. Teksas'ta yaşayan büyük toprak sahiplerinin sayısı artmaya başlayınca sınırlar birbirine yaklaşmaya başlamıştı. İşte bu ihtiyaçtan hareketle kendisi de bir çiftçi olan Smith, sınırları belirlemek ve yabancıların girişinin önüne geçebilmek için tarihteki ilk dikenli teli üretmiştir.
  • 1 Yanıt
Ocak 2012

Solsoledo

Gerçeği bilmemiz gerçekten gerekiyor mu? Gerçeği bilmemizin gerçekten gerekmediğini bilmemiz yeterli değil mi?

Gerçeğin ''gerçeği bilmemizin gerçekten gerekmediğini bilmemiz'' olduğunu varsayınca elinizdeki biricik gerçek kendisiyle çatışmıyor mu?

Gerçekler sadece bilinmek için değil elbet ama insan gerçekleri de arıyor her ne kadar yalandan da olsa. Bence iki tür insan vardır:
  1. Yalanlar içinde yaşayan ve hiç bir yalanın farkında olmayan
  2. İçinde yaşadığı yalanları farkeden.

Bunlardan başka şansı yok insanın, çünkü çok bilinmeyenimiz olmasına rağmen yeterli miktarda veri yok elimizde. İnsan olmak bu sebepten zor. Her şeyi kendi düzleminizde değerlendirip düzleminizi değerlendirecek bir mihenk taşına sahip değilsiniz. Bizim bir de mihenk taşımız olsaydı da değişen bir şey olmazdı çünkü o zaman da mihenk taşını tartacak bi tartı arardık.

  • 1 Yanıt
Ocak 2012

Solsoledo

İnandığınız altı "imkansız" şey nedir?

Hukuk,eşitlik, v.s.
  • 6 Yanıt
Daha fazla göster