Bilmek istediğin her şeye ulaş

* Computer Engineer,
* Master of Business Administration,
* Vice President of A Leading Software Company,
* Social Media and Medical IT Expert & Consultant.

Ocak 2013

Ali Cambaz  yeni bir  gönderide  bulundu.

Değişen Dünya ve İnsanoğlu

Dünya
Prof.Scott E. Fahlman – gülen yüz simgesinin yaratıcısı
Hepimizin aşina olduğu elektronik ortamdaki “gülümseme simgesinin” icadından bu yana sadece 30 sene geçti. Ancak 30 yıllık zaman diliminde, dünyanın endüstriyel devrimden elde ettiğinden daha fazla veri üretildi / üretiliyor. Bu verinin-bilgiye dönüşmesi ise, karar verme süreçlerimizin iyileştirilmesine doğrudan katkı sağladı.
Dünya
Dünya
Martin Cooper - İlk Cep Telefonu Görüşmesini Gerçekleştiren Kişi
Yaşı belli bir rakamın üzerinde olanlar hatırlayacaktır, eskiden sabit telefonlara bakarken
“-Alo” diyorduk, çünkü arayan kişiyi bilme şansımız yoktu. Cep telefonlarını kullanmaya başladığımızdan beri yaklaşık 40 Yıl geçti. Martin Cooper tarafından 3 Nisan 1973’te yapılan aramada kullanılan ilk cep telefonu; 1 kilo 133 gram ağırlığında, 25 cm yüksekliğindeydi. Bugün ise; arayan kişinin kim olduğunu dijital ekranlardan biliyor ve direkt ismi ile hitap ederek telefonu açıyoruz.
Dünya
Çocuklar bilgiye erişmekte her anlamda ilerideler...
İnsanoğlunun var oluşundan bugüne değin, çocukların en fazla bilgi birikimine sahip olduğu dönemi yaşıyoruz. Artık tüm çocuklar, ebeveynlerinden daha fazla bilgi ile donanmış durumdalar. Hatta bu bilgiye ulaşmak için, yeni nesil teknoloji ve platformları özel bir eğitim almış gibi kullanıyorlar.
(Bkz. Arama motorları, sosyal medya vb. gibi.)
Dünya dönüşürken, alışkanlıklarımız da değişti. Ayakkabılarımızdan tutunda kozmetik ürünlere kadar, bütün alışverişlerimizi online yapar olduk.
Sosyal medyanın hayatımıza dahil olması ile birlikte, pazarlama süreçleri de yenilendi. Kitlelere ulaşmak isteyen markalar, hedefe yönelik “ güdümlü ” reklam verebilir konuma ulaştı.
Müşteri beklentileri de arttı. Yaşadığı sorun ve/veya yaptığı yoruma marka tarafından geri bildirim yapılmasını, hızlı reaksiyon gösterilmesini bekleyen kullanıcıların sayısı her geçen gün çoğalıyor.
Sonuç olarak, teknolojik dönüşümün hayatımıza getirdiği etkilerini net biçimde hepimiz yaşıyoruz. Öğrendiklerimizin dışında, geleceğe dair planlamalarımızda “dijital ekosistemin” ihtiyaçları karşılamakta nasıl bir yol haritası izlenmesi gerektiği soru işareti olarak beliriyor.
Bireyler ve kurumlar bazında değişim planlamasında --mutlaka fikir alışverişlerine açık olmalı, bilgi ve deneyim bazında mutlaka uzmanları takip etmeli, danışmalıyız.
Aralık 2012

Ali Cambaz  yeni bir  gönderide  bulundu.

Sosyal Dönüşüm - "Gangnam Style"

Sosyal Dönüşüm - "Gangnam Style"

Köşe Yazıları

"1 Milyar" ( 1.000.000.000 ) sayısı sizin için ne ifade ediyor?

Kimileri için büyük ikramiye, kimileri için ülke çapında yapılan yatırımlarda kullanılan bütçe ifadesi...

Ancak, "PSY-Gangnam Style" dediğimde; hepinizin YouTube'ta bu videonun izlenme sayısı olduğunu rahatlıkla algılayacağınıza eminim.

Global bir fenomene dönüşen "Gangnam Style" an itibari ile 1 milyarın üzerinde izlenmiş durumda.Hatta varyantları yani benzer versiyonlarını da hesaba katarsanız rakam 1.2 milyarı geçebilir.


İşin daha da ironik tarafı, mayalar takvimine göre: 21 Aralık tarihinde kıyamet senaryolarını konuştuğumuz gündem içerisinde, izlenme oranının bu sayıya ulaşması...

Dile kolay gelebilir ama ortalama 4 dakikalık bir klibin 1 milyardan fazla kez izlenmesi; toplam zaman harcaması olarak sonucu kesinlikle yorumlanması gereken bir durum...

Global Pazarlama Gücü

Yaş, dil, din, ırk fark etmeksizin dünya çapında gelen bu şöhretin sosyolojik araştırmaları mutlaka yapılacaktır, ancak benim merak ettiğim: sosyal medyanın yarattığı global pazarlama gücünün farkında mıyız?

Eğlence odaklı bir içerik olan "Psy-Gangnam Style" küresel bir pazarlama ve reklam kampanyası güderek, şu anki pozisyonuna ulaşmak istese, inanın milyonlarda dolar harcasa dahi belki başarılı olamazdı.

Burada domino etkisi, samimiyet, zamanlama faktörlerini vurgulamak lazım.

  1. Klip özünde "kara mizah" olarak adlandırılan ve ülkede gelir düzeyi yüksek bir kesimin enteresan eleştirisi olarak tanımlansa da, algılanması kolay, renkli, hareketli yapısı ile tüm dünyaca ilgi gördü.
  2. Basit figürleri ile herkesin uygulayabileceği bir tarz oluşturdu.
  3. Mecra olarak tüm dünyadan ulaşılabilir bir platformu tercih etti, yayılımı için sosyal medyanın diğer önemli markalarını ( facebook,twitter vb. gibi ) etkin biçimde kullandı.

Köşe Yazıları

"Etkileşim = iyileştirmeye açık alanların tespiti" ana fikrinden yola çıkılarak, kar topu gibi başlayıp, global ÇIĞ formatına dönüşen bu örnekleri çoğaltmak mümkün.

Video içerik biçiminde görselleştirilen, ürün/marka/hizmet sunumuna yönelen kurumların; kitlelere ulaşma şansını yükselttiğini rahatlıkla ifade edebiliriz. Hızlı tüketilen içeriklerin, artık algılanmasının da yukarıda saydığımız temel öğeleri içermesi gerektiği bilinen bir gerçek.

Arap Baharında yaşanan "herkes, her an lider olabilir", "organize olmanın yarattığı toplumsal güç" gibi mottoların, gangnam style benzeri durumlarda "herkes her an ünlü/şöhret olabilir" şeklinde söylenmesi sosyal medyanın etkinliğini kanıtlayan bir olgu...

Fırsatların olduğu yerde, doğal olarak tehditlerde mevcuttur.

Başarı hikayelerin yanında, müşteri olarak markadan zarar görmüş/memnun kalmamış kişilerin bu mecra üzerinde şikayetlerini dile getirmesi kriz etkisi yaratacak sonuçlara neden olabilir.

Örneğin; 2009 yılında, havayolu ile yaptığı yolculuk sırasında gitarı kırılan müzisyenin, marka hakkında şarkı yazıp, şikayeti ile ilgilenmeyen yetkilileri enteresan bir şekilde eleştirmesi gibi... (12 milyonun üzerinde izlenme rakamını gözden kaçırmayalım.)

Peki son kısımda yine bir soru ile mevzuyu bağlayalım.

Siz kişi ve/veya kurum olarak, sosyal medya dönüşümüne hazır mısınız?

Dijital medya planlamanızı yapmadan geçirdiğiniz her gün, belki de kaçan fırsatlar ve/veya büyüyen tehditler olarak karşınıza çıkabilir.

Not : Sorunun cevabını "ortak akıl" perspektifinde öğrencilerle birlikte arayacağımız, Uludağ Üniversitesi - Matematik Bölümünde 28 Aralık 2012 Cuma saat 10.00-11.00 arasında düzenlenecek seminere tüm okuyucularımızı bekleriz

Aralık 2012

Ali Cambaz  yeni bir  gönderide  bulundu.

2013 - Ekonomik & Teknolojik Beklentiler

Türkiye ve Dünya açısından ekonomik anlamda yaşanan krizlerden sonra, 2013 yılında temkinli bir iyileşme ve orta vadede riskleri olan bir tablo ile karşılaşacağımızı düşünüyorum. Avrupa Birliği’ndeki Yunanistan ve İspanya odaklı yaşanan sıkıntılara rağmen, ülkemizin büyüme verileri ümit vaat ediyor, ancak bütçemizdeki cari açık sürdürülebilirliği tehlikeye atıyor. İhracatımızın Euro bölgesine ağırlıklı olarak yürütüldüğü bir atmosferde, o alanda yaşanacak her tür sıkıntı bize dolaylı yoldan etki edecektir.

AR-GE’ye verilen önemin giderek artmasının, sürdürülebilir ekonomik büyüme ve refah seviyesinin artmasına doğrudan katkısı olduğu yadsınamaz, ancak bilişim kanadındaki nitelikli insan kaynağını arttırma zorunluluğu ve ileri düzey teknoloji, proje üreten ülkeler seviyesine ulaşmak isteniyorsa; mutlaka bilişim’in stratejik sektör olarak ele alınıp, kaldıraç etkisinden faydalanmak gerekiyor. Dış sermayenin ülkemiz ekonomisine dahil edebilmesi için mutlaka katma değeri yüksek “bilişim” sektörü proje & insan gücünden faydalanmalıyız.

2013-2014 yıllarında 70 milyonun üzerinde mobil uygulamanın (App Store ve Android market başta olmak üzere) kullanıma sunulacağı öngörülüyor. Windows 8 ve Surface’in piyasaya sürülmesi ile birlikte tablet piyasasındaki rekabetin artacağı rahatlıkla ifade edilebilir. Microsoft bu alanda geçte olsa hamle yapması, bulut bilişimle birlikte entegre çözümlerini son kullanıcı ve kurumlarla paylaşması sektör açısından dikkate alınması gereken bir durum.

Globalleşen dünya düzeninde, ekonomik açıdan yatırım maliyetlerinin geri dönüşünün en hızlı ve efektif olduğu teknoloji alanında, mobilitenin öneminin giderek artacağını öngörebiliriz.Servis veya uygulama odaklı “bulut bilişim” çözümlerinin dünyada kullanımının çoğalması ile birlikte, ticari alışverişlerin ülke-sınır bağımsız olarak yürütüleceği bir yapıya kayma söz konusu. Sosyal medyanın gücü ile dünya düzenindeki değişimin süreceği, dolayısı ile gelecek yıllarda ekonomilerinde bu faktörden yakından etkileneceği rahatlıkla ifade edilebilir.

Sonuç olarak; dönüşümün sürekli ve önlenemez bir ivme ile yükseldiği dönemdeyiz. Tüm bu değişim içerisinde, ülkemiz ve dünya açısından güzel gelişmelerin olduğu bir 2013 yılı diliyoruz.


Geçmişten ders alarak, Geleceği planlayanlar grubundan olmamız temennisi ile…
Aralık 2012

Ali Cambaz  yeni bir  gönderide  bulundu.

Sağlık sektörü, Bulut Bilişim ve Büyük Veri

Sağlık Sektörü

Teknoloji denildiğinde akla gelen “ütopik bilim kurgu filmlerindeki senaryoları günümüzde yaşamak için çok uzakta sayılmayız” diye yazılarımızda belirtiyorduk. Bugün ise konuyu bulut bilişim ve büyük veri penceresinden analiz etmeye çalışacağız.

Taşınabilir veri tarayıcı

”, 1960 yılında yayınlanan Star Trek dizisi ile dünyamıza girdi. Sağlık verilerinin tespit edilmesi ve bir takım hastalıkların teşhis edebilir nitelikte benzer bir alet üretilmesi için 10 milyon dolarlık ödüllü bir yarışma dahi var.

Qualcomm tricorder X” Ödülü adı altında düzenlenen yarışmada, geliştirme yapan birkaç takım mevcut.

Sağlık Sektörü

Star Trek serisindeki – kişilerin temel sağlık bilgilerini ölçen tricorder cihazları, dokunmatik tablet ve akıllı telefonlar, mobil cihazlar dönemini yaşamaya başladığımız şu günlerde, geliştirile bilirlik açısından en yakın- uygulanabilir durumdayız denilebilir.

Peki, bu amaca ulaşmak için temel gereksinimler nelerdir ve daha ne kadar fazlasına ihtiyacımız olacak?

  1. İletişim teknolojilerinde hızlı, kesintisiz ve maliyeti karşılanabilir bir seviyede altyapıCep telefonları ve tabletlerimizde kullanılan 3G aslında (kısmi) olarak bunu sağlıyor. G.Kore, Japonya gibi Uzakdoğu ülkelerinde 4G’nin devrede olduğu düşünülürse, temel iletişim için altyapı mevcut diyebiliriz.
  2. Taşınabilir, kullanımı kolay ve geliştirilebilir nitelikte cihazlar

    iPhone’un dünya çapında yarattığı etki inanılmaz boyutlarda, artık bebeklerden tutunda yaşlı insanlara kadar tüm insanlar bu akıllı cihazı kullanabiliyorlar – demek ki benzer niteliklere sahip ürünler bu alandaki ihtiyacı karşılayabilir pozisyondadır denilebilir.
  3. Medikal alanda ihtiyaç duyulan sensörler, entegrasyon ve bilginin yorumlanmasıAslında işin en kompleks kısmı burada. Sağlık kavramı, doğası gereği karmaşık.
    Binlerce parametreyi bünyesinde bulundurup, değerlendirmeleri farklılaştıran çevre faktörlerine sahip bir mekanizmadan bahsediyoruz. Hasta veya Tedavi hizmetini sunan doktor, hemşire, yardımcı hizmet personellerinin bilgi birikimleri, yorumlama yetilerini de işin içine kattığınızda, karar verme sürecinin ne kadar zor olduğu algılanabilir.

iOS ve Android platformlarında, sadece uygulama olarak geliştirilmiş, benzer ara yüzlere sahip yazılımlar olsa da henüz nihai hedef olan tricorder’a fonksiyonellik açısından uzaklar.

Sağlık Sektörü

Fiziksel ve operasyonel açıdan en benzerini ise; Linux tabanlı bir işletim sistemi ile tasarlamış olan tricorderproject.org/ ekibi başarmış diyebiliriz.

Tam da bu aşamada, Bulut Bilişim (Cloud Computing) ve Büyük Veri (Big Data) çözüm için umut vaat ediyor. Hastalara ait yaşam verilerinin tricorder benzeri aletlerle otomatik olarak taranması, bulut bilişim çözümleri ile bilgi sistemlerine kaydedilmesi, kronik rahatsızlıklara sahip bireylerin, sağlık profesyonelleri tarafından uzaktan takip edilebilmesi yine altyapı ve bilgi sistemlerinin entegrasyonu ile mümkün görünüyor. Karar destek sürecinin önemine binaen, verilerin giderek arttığı, yorumlanması gereken detayların büyümesi ile birlikte, analiz yapması gereken yeni bir ekip dahi sağlık tesislerinde ortaya çıkabilir.

Sağlık Sektörü

Araştırmalar, bulut bilişime yapılan yatırım miktarlarını analiz etmemiz açısından yardımcı oluyor.

Büyüyen ve çeşitlenen hizmet şekilleri ile yeni projelerin devreye alınması yakın gelecekte gayet makul görünüyor.

Sonuç olarak; mobilite kavramı dışında, kurumların bünyesindeki verilerin yorumlanması, fayda/maliyet oranlarının üst seviyede olması adına, şimdiden bahsi geçen teknik ayrıntılara ilişkin stratejik politikaların belirlenmesi, geleceğe yönelik yatırımın şekillenmesine yardımcı olacaktır.

Aralık 2012

Ali Cambaz  bu yazıyı beğendi:

Türkiye'de Bir Girişimci

Girişimcilik maceramızda başımdan geçenleri özet olarak buraya aktarmak istedim. Eminim bu yolda ilerleyen birilerine bir nebze de olsa ışık tutacaktır. Elimden geldiğince özet bilgi vermek ve tecrübe aktarmak amacım, ancak gereğinden uzun olacağını hissetsem de zaman ayırıp okumanızı isterim. Özellikle Türkiye'de kendi girişimlerini hayata geçirmek isteyen gençler içindir bu uyarım...

Girişimcilik; yapısı, içinde barındırdığı heyecanları ve dinamikleri itibarı ile evrensel bir şey olmasına rağmen ülkeden ülkeye değişen şartlar ile her yerde farklı bir yapılanma gerektiriyor. Şunu söylemeliyim ki bu yazıyı bundan 8 sene önce yazıyor olsa idim çok daha farklı olabilirdi, ama şimdi yazabiliyorum ve okuyan insanlara 8 yıl değil belki ama birkaç yıl kazandırmak isterim.


Bazılarınızın bildiği gibi kardeşim Hakan ve ben bu siteye gönül veren kişilerden sadece ikisiyiz. inploid öncesinde yaptığımız birçok proje var. Bu projelerin birçoğu kendi geçimimizi sağlayabilmek adına hayata geçirdiğimiz projeler bazısı ise gerçekten bizi bu yolda inanılmaz motive eden ve hep içimizde olan 'insanların hayatında bir şeyleri değiştirebiliriz' düşüncesi temelinde gerçekleşen şeyler. TRINK - Bozuk Para Makinesi (trink.com.tr) projesi ile başladı herşey. Sonrasında da hiç durmadan bir projeden diğerine uçup durduk. Şimdiye kadar yarıda bıraktığımız veya tamamlamadığımız hiçbir proje olmadı, ama paraya dönüştüremediğimiz çok proje oldu :).

Yaptığımız, yaşadığımız her şey karşısında aldığımız yegane ödül tecrübe oldu ve sanırım satın alınması imkansız olan bir şey bu. İnanmayacaksınız ama parayı hiçbir zaman hedefe koymadık. Koymuş olsa idik, hayatımızın 8 yıl gibi önemli bir dönemini sürünerek geçirmezdik. (Mesleklerimiz ve iş tecrübemiz itibarı ile piyasada çok rahat bir yaşama kavuşabilecek insanlar olmamıza rağmen). Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bir girişimciye; iyi bir iş fikri, iyi bir planlama yanında şans da gerekiyor.

Sizlere bu yazıda neler yapmanız gerektiğinden bahsetmek istemiyorum. Zira, hepiniz aşağı yukarı ne yapmanız gerektiğini (yapmıyor/yapamıyor olsanız da) biliyorsunuz. Ama neler yapmamanız gerektiğini bilemiyorsunuz. En azından biz öyle idik. 'Biz' diyorum, çünkü bu macerada en başından beri kardeşim @hakank ile birlikte yürüdüm ve bunu da memnuniyetle dile getirmek isterim.

Yazının odağını dağıtmamak adına çok ayrıntıya girmeden; geçen bu 8 yılda neleri tecrübe hanemize yazdığımızı kısa başlıklar halinde yazmaya başlıyorum:
  • En az onlar kadar iyi yapıyorsanız: Yaptığınız işleri asla küçümsemeyin, bunu yaptığınızı farkederseniz, kafanızı kaldırıp dışarda neler oluyor ve insanlar neler yapıyor bir bakmalısınız. O zaman kendinize ve yaptığınız işe gereken değeri verebilirsiniz belki. En az onlar kadar iyi yapıyorsanız, en az onlar kadar da değer vermelisiniz. Bu noktada kendinize 2 kişiden oluşan ve diğer birçok girişimci gibi sürünmesi gereken varlıklar olarak bakmamanızı öneririm.
  • Taş baş yarar: Devlet desteğini projenizin bir yerlerinde kullanmanız gerekiyorsa ve bundan kaçamıyorsanız, desteği veren kurumun size sunduğu dökümanları iyice okumalısınız. Hatta bununla da kalmayıp bu desteği daha önce alan (mümkünse en son destek dönemine yakın bir zamanda alan) firmalara mutlaka ulaşmalısınız. Türkiye'de yönetmelikler, tüzükler,...vs. değişme hızını görseniz şaşarsınız. Hele de süreç içerisinde yaşanan değişiklikler sizi hiç ummadığınız anda yaralayabilir (Tübitak, Kosgeb ve TTGV tecrübesi yaşamış biri olarak söylüyorum). Umsanız da taş, baş yarar.
  • Hayal kurmakla, hayalde yaşamak çok farklıdır: Bir işiniz varsa ve kendi girişiminizi hayata geçirmek için fırsat kolluyorsanız, işinizi bırakmadan önce çok ama çok iyi bir planlama ve hesaplama yapmalısınız.
  • 'Paranız bitene kadar girişimcisiniz' : Kardeşim Hakan'ın lafıdır ve çok severim. Parasız kaldı iseniz, karar verme mekanizmanız bozulur. O yüzden hayatınızın daha önce hiçbir döneminde GERÇEKTEN parasız kalmadı iseniz bunun nasıl bir şey olduğunu tahmin etmeniz GERÇEKTEN zor olabilir ve tüm bakış açınız sarsılabilir. Biz genelde paramızın olmadığı durumlarda bulunmuş olmamıza rağmen bizi bile etkiledi :). Elbette ki bunu yaşayacaksınız diye bir durum yok ama işin başında herşeyin yolunda gitmeyeceği durumları da aklınızda bulundurmalısınız.
  • Plan ve: Ben yıllarca 'fizibilite ve iyi bir iş planı yapmalısınız' lafını duydum ama gereken önemi o zamanlarda vermemişim. Şimdi şunu kesinlikle söyleyebilirim ki en önemli basamaklardan birisi bu ve kesinlikle atlamamalısınız. Hangi alanda, hangi işi yapıyorsanız ilk işiniz onunla ilgili araştırmalar yapmak olmalı. İş fikrini hayata geçiren firmalar varsa başarılı olmuşlar mı? Olmamışlarsa neden? Nerelerde faaliyetteler? Nasıl bir yöntem izlemişler? gibi. Sizin elinizde olmayan imkanlar başkalarının elinde varsa ve bu imkanlarla çok iyi bir iş çıkarmışlarsa ve buna rağmen başarılı olamamışlarsa, durup bir düşünün derim.
  • Ekip herşeydir: Birileri ile en baştan yola çıktıysanız; 'ekip olmak'; yalnız yola çıktı iseniz 'ekip kurmak' oldukça zor. Belki de sizi en çok zorlayacak olan bu durum (malesef ki) bir çok girişimci tarafından basamak haline gelemiyor ve bir duvar olarak kalıyor. İyi bir ekip değilseniz işiniz normalden birkaç kat daha zor.
  • Bunu gerçekten istiyor muyum: Hayat çok kısa ve zaten hızlı geçiyor. Girişimcinin yaşamının hızını ise anlatamam (anlatılmaz yaşanır). Gerçekten bu kadar kısa bir hayatta, yapacak onca şey varken, bunu gerçekten istiyor musunuz? Bu soruyu aslında en başta sormalısınız kendinize ve olabildiğince dürüst olmalısınız. Sadece işe istediğiniz saatte gitmek için ya da genç yaşta parayı vurup Mercedes'e binebilmek için ya da sizi gören herkesin 'a işte o çocuk bak' demesini istediğiniz için ya da ailenize birşeyler ıspatlamak için girişimci olunmaz, giriş olur sadece. Giriş'im ben diyebilirsiniz sadece, ve çıkışa bakarsınız (bizim motivasyonumuz ilginç bir şekilde hiç bitmek tükenmeyen bir şekilde üretmek'ti örneğin, ve hayatımızın hiçbir döneminde olmadığımız kadar parasız, bir o kadar da çalışkandık bu 8 yılda).
  • Girişimci olsaydı o ne yapardı: Hayatınızın merkezine hangi projeyi koymuş olursanız olun, kararlarınızı alırken asla karar mekanizmanızı dışsallaştırmayın. 'Böyle bir durumda iyi biri girişimci olsa idi ne yapardı?' demek yerine o girişimci siz olmalısınız. Başınıza ne gelirse gelsin, kim ne derse desin, ödevinizi iyi yaparsanız o kararı en iyi veren siz olursunuz.
  • Tecrübeli insanlar: Yaptığınız işi sizden daha iyi yapan ya da daha önce yapmış tecrübeli kişiler ile konuşun. Sadece konuşmakla kalmayıp onların söylediklerini gerçekten ne düşündüklerini anlamaya çalışarak uygulamalısınız. Hem de söyledikleri herşeyi onların bakış açısı ile anlamaya çalışarak. Gördüğüm birçok girişimci için bu tarz konuşmalar sadece onları anlık olarak gaza getiren diyaloglar olarak kalıyor, oysa ki bu tarz tecrübe aktarımlarındaki asıl güç onların sizin projenize olan uygulama yansımaları olmalıdır.
  • Öğrenilmiş çaresizlik: Bu konu o kadar önemli ki, kendini farkettirmeden normal hayatlarındaki birçok insana bile musallat olan -hele ki Türkiye'de- bu psikolojik durum bence Türkiye'de girişimcilerin başındaki en önemli belalardan birisi. 'Öğrenilmiş Çaresizlik nedir?' diyenler için bir ön bilgiyi burada bulabilirsiniz (ö. ç. deneyi, orta alt kısımda). Çıktığınız yolda, başınıza kötü ne gelirse gelsin, o şey hiç gerçekleşmemiş gibi düşünebilme yetisini kazanabildiğiniz gün, hızlı karar verme ve hızlı çözüm üretme yetisini de kazanmaya başlamışsınız demektir. Geriye sadece, özgürce, kendi tecrübelerinizi edinmek kalıyor.
  • Abi bunu herkes kullanacak, bak göreceksin: Birçok girişimci kendi girişimini hayata geçirme sürecinde yaşayacaklarını değil, bu gerçekleştikten sonra olacakları düşünerek işe başlıyor. Yolculuk sırasında başına gelecekleri hesaplamadan/hesaplayamadan. Yani bir ürün üretecekse, ürünün raflardaki halini, internet işi ise, herkesin bunu kullandığını, vb. Bu davranış tarzı, günlük hayatımızda, buluşmak üzere olduğumuz bir arkadaşımıza 'yarım saat sonra ordayım' dememizle aynı şey aslında; biz o anda sadece buluştuğumuz ve onunla karşılaşacağımız o anı hayal ederek konuşuyoruz onunla. Oysa onun yanına giderken belki dehşet bir trafikte kalıyor olacağız, ya da bindiğimiz dolmuş, otobüs, arabamız aniden arıza yapacak. Bunların bazılarını öngöremezsiniz ama öngörebildiklerinize uygun refleksler geliştirmelisiniz. Bunu yapmak için ise önce yolculuğu hayal edebiliyor olmalısınız. Yapacağınız işin güzel hayallerini kurmak sizin kararlarınızı işin başından sonuçlandırmamalı, size alınacak yeni kararlar yaratmalıdır.
  • Bu işe para bulmamız lazım: Projenizde gerçekten paraya ihtiyacınız olduğu an hayallerinizin en yoğun olduğu, ya da ona en yakın olduğunuz an değil, projenizi kesinlikle ve başka hiçbir şekilde ilerletemediğiniz andır (ama bu durum dahi projeden projeye değişiklik gösterir).
Ben ve kardeşim @hakank bugüne kadar birçok şeyi deneyimledik. Burada yazabildiklerim bunların sadece bir kısmı ve benim önemli gördüklerim, daha birçoğunu ve farklılarını da sizler yaşayacaksınız ve umuyorum ki başkalarının da faydalanabilmesi için ve size kulak vermelerini umarak; paylaşacaksınız. Türkiye'de çok ciddi bir davranışsal kültür eksikliği var ve bizlerin yapacak çok işi var.
Aralık 2012

Ali CambazErhan Baris kişisini takip etmeye başladı

Erhan Baris, Yazılım Geliştirme Uzmanı, @erhanbaris

Aralık 2012

Ali CambazPazarlama konu başlığını takip etmeye başladı.

Pazarlama

Pazarlama firmaların, hangi malların veya hizmetlerin müşterilerinin ilgisini çekeceğini tayin etmeleri ve satışlar, iletişim ve işletme ida...

Aralık 2012

Ali CambazBilgisayar Mühendisliği konu başlığını takip etmeye başladı.

Bilgisayar Mühendisliği

Bilgisayar mühendisliği, temel olarak yazılım, programlama ve algoritma ile ilgilenir. Bilgisayar ağları, veritabanı yöneticiliği ve gömülü...

Aralık 2012

Ali CambazSağlık konu başlığını takip etmeye başladı.

Sağlık

Sağlık hakkında merak ettikleriniz...

Aralık 2012

Ali CambazBilgisayar Oyunları konu başlığını takip etmeye başladı.

Bilgisayar Oyunları

YÖNLENDİR Video oyunu

Aralık 2012

Ali Cambazİş Hayatı konu başlığını takip etmeye başladı.

İş Hayatı

İş hayatınızda yaşadığınız sorunları, deneyimleri paylaşabileceğiniz bir konu başlığı.

Aralık 2012

Ali CambazGenel Kültür (Muhabbet) konu başlığını takip etmeye başladı.

Genel Kültür (Muhabbet)

Genel Kültür bilgilerinin derinlemesine incelenebildiği tartışılabildiği uzmanlık ağıdır.

Aralık 2012

Ali Cambazİnternet konu başlığını takip etmeye başladı.

İnternet

İnternet, dünya genelindeki bilgisayar ağlarını ve kurumsal bilgisayar sistemlerini birbirine bağlayan elektronik iletişim ağıdır.TDK, İnter...

Aralık 2012

Ali Cambazinploid konu başlığını takip etmeye başladı.

inploid

Kaliteli bilgiye ulaş, cevaplarınla insanlara yol göster, bildiklerini paylaş, yeni şeyler öğren.

Aralık 2012

Ali CambazSosyal Medya konu başlığını takip etmeye başladı.

Sosyal Medya

Web 2.0'ın kullanıcı hizmetine sunulmasıyla birlikte, tek yönlü bilgi paylaşımından, çift taraflı ve eş zamanlı bilgi paylaşımına ulaşılması...

Aralık 2012

Ali CambazTeknoloji konu başlığını takip etmeye başladı.

Teknoloji

Teknoloji (Yunanca τέχνη (sanat) ve λογία (bilmek)), sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. İnsanoğlunun gereklerine uygun yardımcı alet ve...

Aralık 2012

Ali Cambaz  yeni bir  gönderide  bulundu.

Bilişim "Stratejik" Sektör Olmalı

Bilişim sektörünün, Güney Kore ve Hindistan gibi coğrafyalarda ekonomiye kattığı değer & sürdürülebilir gelişmeye kazandırdığı ivme ortadadır. Bahsi geçen ülkeler, 1980'li yıllarda bilişimi stratejik sektör olarak benimsemişler ve neticelerini günümüzde kaldıraç etkisi biçiminde görmektedirler. Güney Kore'nin bilişim alanındaki ihracat rakamları, 2009 yılı için 1.4 milyar dolar seviyelerindedir. Türkiye (maalesef) bugünkü koşullarda, katma değeri düşük üretim kapasitesine sahip durumdadır. Klasik bir örnek olan; bir ufak "çip" için, kamyon dolusu gıda ürünü ihraç etmek zorunda olduğumuz gibi.

Küresel rekabette, katma değeri yüksek ürün ve hizmetlerin ülkelerce benimsenmesi, teşvik edilmesi neticesinde sürdürülebilir ekonomik büyüme yakalanabiliyor. AR-GE'yi teşvik eden devletler, emek/performans değeri yüksek yenilikçi projelerle kalkınmayı hızlandırmaktadır.

OECD'nin yapmış olduğu "2060'a Bakış: Uzun Vadeli Global Büyüme Olasılıkları" raporuna göre, Türkiye, şu anki büyüme oranları ile devam eder ise;2023'te dünyadaki en büyük 14. ekonomisi olacak, bu da demek oluyor ki; hükümetin koymuş olduğu hedeflere ulaşmak mümkün gözükmüyor.
Konu hakkında, özet videoyu izlemek istersiniz alt kısımdan ulaşabilirsiniz:



Eğer ekonomiyi geliştirmek adına "bilişimin katma değerli gücü" kullanılmaz ise, 2060 yılında gelebileceğimiz sıra ancak 12'incilik olacak.

Genç nüfusu ile tüm platformlarda büyük bir potansiyele sahip olduğu ifade edilen Türkiye'nin, elindeki imkanları doğru politika ve projelerle yönlendirmesi gerektiği aşikardır.

FATİH projesi ile ülkemizde bilgi tabanlı eğitim sisteminin altyapısı kuruluyor, ancak sistemin yayılımını sadece akıllı tahtalar, tabletlerde ibaret görmemeliyiz. Eğitim veren personelden, öğrencilerin kullanımına kadar, yetkinlik bazlı değerlendirme/iyileştirmeye odaklanılmalıdır.

Türkiye İstatistik Kurumunun, Hane halkı bilişim teknolojileri kullanım araştırmasına göre; internete erişim oranı %43'lere ulaşmış durumdadır. 2007'den günümüze iki kat artış gösteren oranlarda büyüme söz konudur. Bu erişim ile düzenli olarak internet üzerinde faaliyet gösterme oranı ise %90'lardadır.

Bu verilerden yola çıkarak, tüm sektörlerin altyapısını sağlayan ve kurumların hizmet sunmadaki vazgeçilmez bir parçası haline gelen "bilişim" kavramı daha öncelikli ele alınmalı, yerel ve merkezi yönetimlerce "stratejik öneme sahip" olarak adlandırılmalıdır.
Aralık 2012

Ali Cambaz  yeni bir  gönderide  bulundu.

13.CEBIT BİLİŞİM EUROASIA’DAN ÖNE ÇIKANLAR

Bu yazımızda, 2012’de yer ve konsept değişikliğine giden CEBIT Bilişim EuroAsia fuarından izlenimlerimizi paylaşacağız.
Bölgesel ve sektörel anlamda ülkemizde önemli organizasyonlardan birisi olarak adlandırılan CEBIT Bilişim Euroasia 13. Kez düzenlendi. Tüyap-Beylikdüzü’nden - CNR Expo-Yeşilköy’e transfer olan fuar, geçtiğimiz yıllara nazaran oldukça sönük bir atmosferde yapıldı.

GSM operatörlerinin yer almadığı, genel olarak Akıllı şehirler konsepti çerçevesinde belediyeler ve onlara çözüm sağlayan tedarikçilerin yoğunlukta olduğu bir katılım söz konusu idi.

Geçmişten bugüne karşılaştırdığımızda renk, atmosfer ve içerik olarak, belli bir çıtanın altında kalan bu organizasyonda öne çıkanları madde bazlı sıralamak gerekir ise;
  • E-Toplum kavramı çerçevesinde, devlet kurumları süreçlerini elektronik platformlara taşımak ve geliştirmek adına yatırımlarını devam ettiriyor,
    Bilişim
    T.C.Sosyal Güvenlik Kurumu – Avuç içi damar izi tanıma sistemiyle, TC Kimlik numarası üzerinden yapılan usülsüz ilaç, tedavi hizmeti alınması ve diğer sahtekarlıkların önüne geçmeyi planlıyor.
  • Akıllı mobil cihazların kullanımının giderek artması ile birlikte, yeni nesil projelerde bu odak noktasının gerektirdiği kavramların özel olarak ele alınması büyük önem arz etmektedir. Yerel yönetimler, belediyeler ve devlet kurumlarının bu yönde yatırımlarını sürdürdükleri gözlenmektedir.
  • Örneğin; Beyoğlu Belediyesi – ‘Çek İlet Beyoğlu'nu Cepten Yönet' projesi ile teknolojiyi etkin kullanan yerel yönetimler arasında yerini almış durumda, temennimiz Bursa başta olmak üzere; tüm illerimizde benzer mobil belediyecilik anlayışı ile projelerin devreye alınması...



  • Televizyonlarımız artık sadece sesli ve görsel olarak hizmet sunmanın yanı sıra, finans, eğlence, haber başta olmak üzere akıllı uygulamalar ile daha fazla etkileşim sunan cihazlar haline dönüştü.Bilişim

  • Fuarda; ‘en küçük masaüstü kasa’ olarak adlandırılan Nano2, sadece 173.6 mm x 154.6 mm x 26.2 mm boyutları, 65 watt gibi düşük bir tüketimi ile de çevreci bir ürün olduğunu gösterdi. Üründe Intel 847 Dual Core 2MB L3 Cache işlemci bulunuyor. Küçük kasası ile teknolojik bir gelişime öncülük eden Nano2'de, 2/4/8/16 GB DDR3 1333 Mhz bellek seçeneği mevcut. HDMI çıkışı ve grafik performansı ile Full HD filmleri ve oyunları performanslı şekilde izleyip-oynayabileceğinizi söyleyebiliriz.
  • Sağlık alanında ise; mobil cihazlarla entegre olabilen ve bilgi paylaşabilen cihazların sayısında artış gözlemlendi. iPhone, iPad, & Android tabanlı telefon ve tabletlere nabız, tansiyon, şeker ölçümü verilerini gönderen aletler, önümüzdeki günlerde uzaktan kronik hasta(lık) takibinde büyük kolaylıklar sağlanacağının göstergesi olarak ifade edilebilir.
  • Sosyal Medya alanındaki projelerde fuarda katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Araştırmalarla desteklenen projelere güzel bir örnek ise; “
    Trend Topic Belediye Başkanı” oldu. 94 ilçe belediye başkanı arasından “Sosyal Medyada En Çok Olumlu Tepki Alan 10 Belediye Başkanı” belirlendi. Rapor hakkında detaylı bilgi için :sosyalmedyadaeniyi10.com/

Sonuç olarak, yenilikçi teknolojileri (beklentilerden uzakta olsa) tanıtmayı hedefleyen fuarda ana başlıkları bu şekilde ifade edebiliriz.Gelecek yıllarda, eski dönemlerde olduğu gibi daha renkli, canlı, hareketli ve inovatif bir CEBIT olmasını temenni ederek, tüm teknoloji meraklılarıyla iletişimde kalmak umudu ile yazımızı bitiriyoruz.

  • Fuarda yeni üretilen TV’lerin yanı sıra, eski model cihazları da ‘akıllı’ hale getirebilenWeb -Android Box’lar ilgi çekici idi.
Aralık 2012

Ali CambazHakan Köse kişisini takip etmeye başladı

Hakan Köse, İnternet Girişimcisi, @hakank

Web Application Development, ASP.NET, C#, SQL Server, Web Design and some passion..

Aralık 2012

Ali CambazSerkan Köse kişisini takip etmeye başladı

Serkan Köse, Girişimci, @serkan

inploid.com kurucu ortağı, fotoğraf meraklısı (https://www.flickr.com/photos/koseserkan/ ve https://instagram.com/koseserkan/), motosiklet sevdalısı, elektronik yüksek mühendisi, insan ve bir adam. Dünyanın değişebileceğine inanan bir adam...

Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Girişimcilik

3681 Kişi   363 Soru

İnternet

2621 Kişi   542 Soru

İş Hayatı

2451 Kişi   325 Soru

Genel Kültür (Muhabbet)

3672 Kişi   280 Soru

Teknoloji

1998 Kişi   586 Soru

Sosyal Medya

1439 Kişi   213 Soru

inploid

1196 Kişi   714 Soru

Bilgisayar Mühendisliği

830 Kişi   76 Soru

Sağlık

1129 Kişi   1192 Soru

Pazarlama

723 Kişi   130 Soru

Bilgisayar Oyunları

802 Kişi   113 Soru