Bilmek istediğin her şeye ulaş

Çağlayan Eroğlu, 

Üniversite Öğrencisi

Facebook ve twitter istilası altındaki canım ülkemde %100 Türk girişimi olan inploid i desteklemekte...

Nisan 2014

Çağlayan Eroğlu bu yanıtı beğendi:

Div içine başka bir html sayfasını nasıl çağırabiliriz?

Html'de bağımsız bir sayfa frame ile çağırılır. Programlama ile de herhangi bir sayfa o dilin sytanx ile tüm dom okunur alınan sonuç html'inizde div yada nereye isteniyorsa oraya yazdırılır.
Nisan 2014

Çağlayan Eroğlu bir yanıt verdi.

Div içine başka bir html sayfasını nasıl çağırabiliriz?

-Çözüldü-
Div içine değil ama iFrame içine basit bir HTML kodu ile şu şekilde problemi çözdüm.

<a href="home.html" target="SpecialContentArea">Anasayfa</a>
Nisan 2014

Çağlayan Eroğlu yeni bir  soru  sordu.

Kasım 2013

Çağlayan Eroğlu bu yanıtı beğendi:

Atatürk'ün İslamiyet'e olan katkıları nelerdir?

İsteseydi tüm camileri yıkar, tüm din adamlarını öldürtür ve bir dönemin Sovyet Rusyasından daha da beter hale getirebilirdi Türkiye'yi.

Yapmadı!

Ya da kendisini Halife seçtirip yoluna öyle devam edebilirdi.

Yapmadı!

Derdi bir ülke kurmaktı... İyi bir asker, iyi bir devlet adamı olmaktı...

Yıllar yılı cahil bırakılmış bir milleti önce "millet" şuuruna erdirdi ardından da "nasıl devlet olunur?" sorusuna cevap verdi.
Ekim 2013

Çağlayan Eroğlu bir yanıt verdi.

KYK'dan torpille burs alınır mı?

Torpille Kyk'dan burs alınır, yurda çıkılır. Bu kadar torpil adam kayırmanın geçerli olduğu başka bir kurum varmıdır acaba?
Eylül 2013

Çağlayan Eroğlu bir yanıt verdi.

Okurken yurtta mı kalmak mantıklıdır yoksa eve çıkmak mı?

Ev de yurt da iyidir. Ev konfor ve rahatlık. Yurt ekonomi demektir. konfor ve rahatlıktan kastım şudur: Halıya basmak günlük hayatımızda ne kadar önemsiz görünse de. Yurt hayatında terlikler bir süre sonra ayağınla bütünleşeceği için insanda bir halı özlemi olur. En basit örneği budur. Ama ev de her öğrenci tarafından denenmeli ve öğrenci evindeki hayatı her öğrenci hayatında en azından bir kere tatmalıdır.
Şubat 2013

Çağlayan Eroğlu bu yanıtı beğendi:

Size göre Türkiye'de fotoğraf çekilecek 10 yer ve özelliği nelerdir? Neden buraları tercih ederdiniz?

Karadeniz'in genel olarak ele alınması gerekir diye düşünüyorum. Tabii onun içinde Doğu Karadeniz saklıdır, çünkü el değmemiş güzellikler hâlâ bulunuyor...
Şubat 2013

Çağlayan Eroğlu bir yanıt verdi.

Türkiye'deki eğitim sistemi, başka ülkelerdeki yapının kopyalanması yerine, tamamen toplumsal ve sosyolojik incelemeler ile yeniden ele alınarak düzenlenebilirse gereken seviyeye getirilebilir mi?

Bence bu sorunun cevabi "Bunu kimin hangi niyetle yaptigina baglidir" olmali.farz edelim ki a partisnin lideri gozetmesi gereken parti politikasi nedeniyle halkin ihtiyacinin dine dayali bir egitim oldugunu savunacak.digeri de tam tersini.dolayisiyla halka birsey sorulmadigi gibi malesef nesillerde siyasi oyunlar yuzunden mahvolacak
Şubat 2013

Çağlayan Eroğlu bu yanıtı beğendi:

Fotoğrafçılığa (hobi anlamında) nasıl başlanır? Nasıl bir makine ile başlanmalıdır?

Yeni başlamakla alakası yok aslında. Sizin amacınız ve beklentileriniz çok
önemli. Eğer siz fotoğrafçılıkla uzun soluklu uğraşacak; bir hevesten çok
keyifli bir hobi olacak yada işinizi bu yönde kuracaksanız o zaman DSLR almakta ısrar edin. Aslında ben bir çok kişiye DSLR yerine iyi bir compact makine tavsiye ediyorum.

olympus.com.tr/consumer/21693_20118.htm

Fotoğrafçılık Fotoğrafçılık

DSLR'nin çekici bir görüntüsü var. Bir çok kişi profesyonel makine kullanınca kendisinin de profesyonel fotoğraf çekebileceğini düşünüyor. Geçmişte böyle kişilere siz DSLR ile bende 2mp. cep telefonum ile kapışalım diyerek çok hüsrana uğrattım.


Fotoğrafçılık
Gelelim DSLR konusuna. Öncelikle şunu bilin ki, makineyi almakla iş bitmeyecek, bitmemeli. Çünkü DSLR'nin bizler için anlamı lensinin değişebiliyor olmasıdır. Öncelikle ne çekeceğimiz çok önemli. Eğer amaca yönelik çekim yapacaksak uygun lensler gerekecek. Her lensinize filtreler alacaksınız. Sonra DSLR ile çekim yaparken bir tripod kullanmanız gerekecek. Çünkü siz profesyonel bir makine aldınız. Artık profesyonelsiniz. O kadar para verip aldığınız ekipmanlarınızı taşıyacağınız çanta da çok ucuz olmayacak tabi. Ayrıca para kadar bu işe zaman da ayırmalısınız. Sadece gezi ve tatillerde kullanmak için DSLR almakta hiç mantıklı olmayacaktır.

Tamam ben bütün bunları zaten biliyorum diyor ama makine seçiminde kararsız kalıyorsanız bütçenize en uygun sınıftan bir makine seçmeniz en doğru karar olacaktır. Makineleri kaba bir şekide 4 sınıfa ayırabiliriz. Amatör seviye, giriş seviyesi, orta seviye ve üst seviye. Nikon için örnek vermek gerekirse D3000, D90, D300, D3.

Marka konusunda ise kesinlikle hiçbirinin bir diğerine üstünlüğü bulunmamaktadır. Her ne kadar markanın satıcıların yada o markanın kullanıclarının iddalı bir şekilde öne sürdüğü özellikler olsada bu onların markasına olan bağından ve pazarlama stratejilerindendir. Zamanla sizin de kullandığınız markaya olan bağınız (verilen para ile doğru orantılı) arttıkça siz de kendi makinenizi savunursunuz.

Makine almakta en doğru kararı siz vereceksiniz. Bütçenize uygun olarak alacağınız seviye/sınıf belirledikten sonra yapacağınız tek şey bir mağazaya giderek oradaki satıcının sizi yönlendirmesine çok fazla izin vermeden istediğiniz sınıftaki ürünleri incelemek olacak. Ürünü alın, dokunun, ağırlığını hissedin. Metal ve plastik dokularının size verdiği duyguları tadın. Makineyi koklayın, ona sarılın. Hangisi ile aranızda bir çekim hissederseniz o makineyi alın. Emin olun ki aldığınız makine en iyisidir.

Makine seçimindeki bir diğer önemli hususta çevrenizdeki arkadaşlarınızın
kullandığı makinelerdir. Çünkü onlar sayesinde fotoğrafçılığa başlamış olabilir ve desteklerine her zaman başvurabilirsiniz. Böyle bir durumda onların kullandığı markaları öncelikli tercih edebilirsiniz. Ayrıca almak istediğiniz ekipmanları da onların ekipmanlarını ödünç alarak deneme imkanıda bulabilirsiniz.

Bütün bunları okuduktan sonra eğer gerçekten DSLR almak istiyorsanız size sadece "Işığınız bol olsun" diyebilirim.
Şubat 2013

Çağlayan Eroğlu bu yanıtı beğendi:

Amerikan İngilizcesiyle İngiliz İngilizcesi arasındaki temel farklılıklar nelerdir?

Farklı kullanılan bazı sözcükler:

U.S - U.K
subway underground
can tin
line queue
fries chips
downtown town centre
elevator lift
last name surname
color colour
honor honour
apartment flat
billion trillion
gray grey
truck lorry

Bunun yanı sıra İngiliz İngilizcesi'nde travel'a -ing eki geldiğinde travelling şeklinde söylenirken,Amerikan İngilizcesi'nde traveler'dır.Cancel kelimesi de aynı şekilde İngiliz İngilizcesi'nde cancelling'tir.

Past participlelarda farklılıklar vardır.Bazı kelimelerin past participle halleri Amerikan İngilizcesi'nde -ed ile biterken İngiliz İngilizcesi'nde -t ile biter.burned-burnt,smelt-smelled gibi.

Preposition farklılıkları vardır.İngiliz İngilizcesi'nde hava a bath ya da have a shower denilirken,Amerikan İngilizcesi'nde take a bath ya da take a shower denilir.

En büyük fark ise telafuzdadır.
Şubat 2013

Çağlayan Eroğlu bir yanıt verdi.

Amerikan İngilizcesiyle İngiliz İngilizcesi arasındaki temel farklılıklar nelerdir?

Gramer olarak bir fark yok. Fakat bazı sözcüklerde değişim gösteriyor.

U.S close - U.K shut gibi.
Şubat 2013

Çağlayan Eroğlu bir yanıt verdi.

Şubat 2013

Çağlayan EroğluSerkan Köse kişisini takip etmeye başladı

Serkan Köse, Girişimci, @serkan

inploid.com kurucu ortağı, fotoğraf meraklısı (https://www.flickr.com/photos/koseserkan/ ve https://instagram.com/koseserkan/), motosiklet sevdalısı, elektronik yüksek mühendisi, insan ve bir adam. Dünyanın değişebileceğine inanan bir adam...

Şubat 2013

Çağlayan Eroğlu bu yanıtı beğendi:

İspanyolca öğrenmek istiyorum. İspanya'ya gitmeden ya da kursa kaydolmadan nasıl öğrenebilirim?

Livemocha bu konuda oldukça başarılı, ben de İspanyolca beginner seviyesinde buradan yararlanmıştım. Son durumu bilmiyorum yalnız, hizmetleri paralı yapmış olabilirler.
Ocak 2013

Çağlayan Eroğlu  bu yazıyı beğendi:

Padişahım çok yaşa!

Paris'de öldürülen 3 PKKlının infazından şüphelenilen tetikçiler ödüllendirileceği yere hapse atılır bizim ülkemizde, hukuk sistemi de böyle işler zaten. Emperyalizm ülkelerinin kralıyız desem yeridir. Bir tane çapulcu çıkıyor ve bir örgüt kuruyor. Bu örgüt ülke iktidarının salaklığı yüzünden büyüyor büyüyor büyüyor ve günümüze kadar geliyor. O örgütün mensupları dağlara çıkarak bizim ülkemizin evlatlarının canlarına kastediyor, öldürüyor. Bizim ülkemizin gazetecisini kaçırıyor, milletvekilini kaçırıyor ve bir tane iktidar çıkıp "Sabredeceğiz.." diyor. Tüm bunlar yetmiyor. Yıllar geçiyor. Şehit sayısı biraz artıp koltuk riske girmeye başlayınca ülkeden en çok oy toplama yolu olan "DİN" üzerinden "TAKSİME CAMİ" projesi öne sürülüyor. Şehit konuları benim salak ülkemde kapatılıyor ve kahvelerde yeni bir tartışma konusu açılıyor. Muhabbet "Şehitler çoğaldı ya, genç genç aslan gibi çocuklar şehit oluyorlar"'dan "Şu tayyip ne kral adam, ne dindar, bak cami yaptırıyor, ekonomimizi de düzeltti, Allah başımızdan eksik etmesin" olarak dönüyor. Sonra iktidardaki kapitalist amcalarımız mecliste şiir okuyorlar ve kendi okudukları şiirlere kendileri ağlıyorlar, iki gün sonra yandaş medya tarafından "Başbakan yardımcısı ****** *****, **** isimli şiiri okurken gözyaşlarına hakim olamadı." şeklinde manşet edilerek halka daha samimi gösterilmeye çalışılıyorlar. Yine gündem değiştirmek için ortaya bir "Anadilde savunma" atıyorlar, nedeni basit. Ülkemize sonradan gelen Suriye vatandaşlarını, doğudaki akp dışındaki tüm siyasilerden uzak olan Kürt insanları da kendi saflarına çekme stratejisi. CHP buna üniter devlet parçalanacağından dolayı karşı çıkıyor ve akp CHP'ye karşı biraz daha iyi konuma düşüyor. Hadi hepsini geçtim de pkkyı kuran, ülkendeki insanların canına kasteden o vatan hainlerinin başıyla sen nasıl olur da hapishanedeyken gidip müzakere yapma cesaretini kendinde bulursun. Bu nasıl bir cahiliyet, bu nasıl bir yol/yordam. Üstüne üstlük bir de odasına televizyon yerleştiriliyor. ( Televizyon değil afedersiniz, LCD ) . Açıklamasını da ülke ile ilgili yapılan bir müzakereyi ülkeden haberi olmayan bir insanla yapamayacakları konusunda. Haber izleyip bilgi sahibi olacak, sonra da erdoğana rapor çıkartacak. Oh lan. Ne güzel bir ülke olduk böyle.
PKK TERÖR ÖRGÜTÜ LİDERİYLE RECEP TAYYİP ERDOĞAN AYNI MASADA.
PKK TERÖR ÖRGÜTÜ LİDERİ : ABDULLAH ÖCALAN
TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAŞBAKANI : RECEP TAYYİP ERDOĞAN
TERÖR ÖRGÜTÜ : TÜRKİYE'Yİ BÖLMEK İSTEYEN BİR ALAY ÇAPULCU
BU 3 MADDE DİKKATLİ BİR ŞEKİLDE İNCELENMELİDİR FİKRİMCE.

Şu toprakların dili olsa da konuşsa, ne savaşlar görmüşlerdir kim bilir. Osmanlı'lar, Cumhuriyet'in ilk zamanları.. Keşke o zamanlar yaşasaymışım diyorum bazen kendi kendime. Sözcü'de gördüğüm bir haber üzerine giriş yapayım dedim de konuyu biraz dağıttım sanırım. Her neyse. Rahatladım biraz.

"Sağcı olup Yavşak olacağıma, SOL'cu olur Darağacında asılırım daha iyi. En azından onurum yerinde kalır."
Aralık 2012

Çağlayan Eroğlu bir yanıt verdi.

Ekim 2012

Çağlayan Eroğlu bir yanıt verdi.

4+4+4 ün öğrenciler üstündeki etkisi nelerdir?

4+4+4 yavaş yavaş patlak vermeye başlıyor.İmam hatiplere ilgi yok bu durum hükümet açısından işleri çıkmaza sokabilir.En yakın zamanda bu yanlıştan dönülmezse bence üniversitelerin hiç bir anlamı kalmayacak çünkü dini eğitime yönlendirilen çocuklara verilen içi boşaltılmış derslerin akademik açıdan geçerliliği olduğunu düşünmüyorum.
Daha Fazla