Bilmek istediğin her şeye ulaş

%100 inandığım sürece her şeyi yapabilirim.....Bilgiye aç koç kadını....

Çar - 16:21

Cemile bir yanıta alt yorum yaptı

Söylediklerinizi yapmakta azami derecede özen göstereceğimden emin olabilirsiniz."Paranın kaynağını sorgulamayın" derken tam olarak neyi kastettiğinizi anlamadım.Ayrıca bir şey daha sormak istiyorum. Üniversitede okurken bir projenizin olması,bu projeyi CV de göstermek işe kabul edilme konusunda yarar sağlar mı? Ve firmalar tarafından yapılan yarışmalar da mezun olduktan sonra işe kabul için ,bizi bir adım öne taşır mı?
Firmalara stajyer olarak CV + başvuru mektubu (sunum, vb) gönderebilirsiniz. Tanıdıkları da kullanabilirsiniz. Stajyere genellikle hiçbir iş yaptırılmaz; siz yine de işe ilgi gösterip nelerin ve nasıl yapıldığını öğrenmekle mükellefsiniz. Bu nedenle mühendis, tekniker, usta, kalfa gibi bilgi kaynaklarını elinizden geldiğince bilgi olarak sömürmelisiniz. Stajda kendinizi kanıtlayamazsınız, hiç gerek de yoktur. Bizim sektör en çok paranın döndüğü sektör olduğundan tüm çakallar üşüşmüştür; işler daha çok politik bağlantılarla yürür. Bu nedenle işin, paranın kaynağını çok kurcalamazsanız iyi olur. Bunun dışında iş konusunda her türlü soruyu sorabilirsiniz. Özellikle mühendisler ve ustalar (dikkat bir şantiyede "usta" derseniz çırağın çırağı olabilecek vasıftaki kişiden bahsediyor olursunuz, özellikle kalfalar bu işe çok alınır. Ustalara da mutlaka Ali Usta, Ayşe Usta diye seslenmelisiniz) çırak yetiştirme misyonuna da sahip olduklarından bilgilerini sizinle paylaşmaktan mutlu olacaklardır. Bir de sakın ha kimseyi tahsilinizle ezmeye kalkmayın, mütevazı olun ki bilgi size doğru aksın. İlk stajı şantiyede yapın, ikincisini biraz daha bilgilendikten sonra isterseniz ofiste de yapabilirsiniz. Stajların ilerideki kariyerinize okulunuzun ismi kadar bile katkısı olmayacak, o nedenle her an her şey yapılan küçük bir şantiye bulursanız bilgi birikiminiz açısından size daha yararlı olur.

Şuralara da bakın:

Bir de müstakbel meslektaşım, dilinize biraz daha özen gösterirseniz buradan bile staj yeri bulabilirsiniz. Noktalama ve ismin halleri konularındaki bilgilerinizi biraz arttırsanız hem staj yeri, hem iş ararken hem de ileride yazmak zorunda kalacağınız yüzlerce sayfalık raporlar, emailler, vb için avantajlı olabilirsiniz. Unutmayın; kimse projesini ana diline bile özen gösteremeyen bir mühendise emanet etmek istemez ki mühendislik %100 aşırı özen işidir.
Çar - 16:11

Cemile bu yanıtı beğendi:

İnşaat mühendisliği okuyorum. Bu yaz staj yapacağım ama staj yeri nasıl bulabilirim? Nelere dikkat etmeliyim. En önemlisi stajda kendimi nasıl kanıtlarım? Stajda neleri kesinlikle sormamalıyım?

Firmalara stajyer olarak CV + başvuru mektubu (sunum, vb) gönderebilirsiniz. Tanıdıkları da kullanabilirsiniz. Stajyere genellikle hiçbir iş yaptırılmaz; siz yine de işe ilgi gösterip nelerin ve nasıl yapıldığını öğrenmekle mükellefsiniz. Bu nedenle mühendis, tekniker, usta, kalfa gibi bilgi kaynaklarını elinizden geldiğince bilgi olarak sömürmelisiniz. Stajda kendinizi kanıtlayamazsınız, hiç gerek de yoktur. Bizim sektör en çok paranın döndüğü sektör olduğundan tüm çakallar üşüşmüştür; işler daha çok politik bağlantılarla yürür. Bu nedenle işin, paranın kaynağını çok kurcalamazsanız iyi olur. Bunun dışında iş konusunda her türlü soruyu sorabilirsiniz. Özellikle mühendisler ve ustalar (dikkat bir şantiyede "usta" derseniz çırağın çırağı olabilecek vasıftaki kişiden bahsediyor olursunuz, özellikle kalfalar bu işe çok alınır. Ustalara da mutlaka Ali Usta, Ayşe Usta diye seslenmelisiniz) çırak yetiştirme misyonuna da sahip olduklarından bilgilerini sizinle paylaşmaktan mutlu olacaklardır. Bir de sakın ha kimseyi tahsilinizle ezmeye kalkmayın, mütevazı olun ki bilgi size doğru aksın. İlk stajı şantiyede yapın, ikincisini biraz daha bilgilendikten sonra isterseniz ofiste de yapabilirsiniz. Stajların ilerideki kariyerinize okulunuzun ismi kadar bile katkısı olmayacak, o nedenle her an her şey yapılan küçük bir şantiye bulursanız bilgi birikiminiz açısından size daha yararlı olur.

Şuralara da bakın:

Bir de müstakbel meslektaşım, dilinize biraz daha özen gösterirseniz buradan bile staj yeri bulabilirsiniz. Noktalama ve ismin halleri konularındaki bilgilerinizi biraz arttırsanız hem staj yeri, hem iş ararken hem de ileride yazmak zorunda kalacağınız yüzlerce sayfalık raporlar, emailler, vb için avantajlı olabilirsiniz. Unutmayın; kimse projesini ana diline bile özen gösteremeyen bir mühendise emanet etmek istemez ki mühendislik %100 aşırı özen işidir.
Şubat 06 - 14:51

Cemile  bu yazıyı beğendi:

Şubat 06 - 14:51

Cemile  bu yazıyı beğendi:

Yapısor - İnşaat Soru Cevap ve Forum Sitesi

İnşaat Soru Cevap Forum Platformu
Şubat 06 - 14:39

Cemile bu yanıtı beğendi:

Autocad'de akslar kullanmadan mimari proje çizmek bir sıkıntı doğurur mu? Autocad'de statik hesap yapılabilir mi? Mimari projenin 3d hali nasıl yapılır daha doğrusu yapılışını nerden öğrenebilirim?

Sıkıntı yaratmaz ancak işini zorlaştırır, akslarla çalışmak daha pratiktir.
autocadde statik hesap yapılamaz. cad'in başka programları var sanırım o iş için ama pek tercih edilmiyor.
youtube'da pek çok eğitim videosu var, öncesinde bir program belirleyip onu öğrenmen lazım :

yapisor.com/search? Q=program
Ocak 2017

Cemile bu yanıtı beğendi:

Beyinden veri çekme işlemi nasıl yapılabilir? Bu alanda bilimsel çalışmalar ne durumda?

Beyinden veri çekme işleminde, ne düşündüğünü kelime kelime dökebilecek bir sistem henüz geliştirilmedi fakat, Korktuğunu, heyecanlandığını ya da yalan söylediğini vb durumları anlayabiliyorlar. Buda şu şekilde gerçekleşiyor. Beynin her bölümünün farklı bir işlevi var ve buradaki hareketliliği ölçerek ne hissettiğin gözlemlenebiliyor. Beyin haritasını çıkarmak için yıllardır çalışılıyor ve halen tamamlanmış değil. Blue Brain Project 2023 'de tamamlanmayı hedefliyor. İşte o zaman işler birazcık daha karmaşık bir hal alacak diye düşünüyorum. Beyin haritası tamamlanmış ve simule edilebilir konumda olacak. İşte o zaman yeni bir çağa giriyor olacağız :)
Ocak 2017

Cemile bir yanıta alt yorum yaptı

Haklısınız ..Her zaman olduğu gibi eksiklikleri başka yollarla tamamlamak gerekecek.
Her gün maket yapan son sınıf bir mimarlık öğrencisi ile yaşayan bir inşaat mühendisi olarak bu söylediğinize kısmen katılıyorum. İnşaat mühendisliği dört temel konu üzerinde döner(çekme, basınç, eğilme, burulma).Bu kadar. Yani bir yapı elemanına baktığınız zaman elemanın bu dört parametreden hangisi yada hangilerine karşılık geleceğini bilip işlem ve modellemeyi ona göre yapmalısınız. Bu deneyle kavranabilir mı? Derseniz sadece bir fikriniz olur. O yüzden kendiniz bunu tümleşik yapılarda yerinde görmelisiniz.
Bir deney size mikro ölçekte bilgi verecektir ama makro ölçek için ancak temel atacaktır. Üniversite öğrencisi olarak deneylerden daha faydalı bir şey yapmak istiyorsanız bir büroda, beton firmasında, yapı denetimde ücretli, ücretsiz bir işe kesinikle girmelisiniz. O zaman öncelik vermeniz gerekenleri çok daha iyi kavrayabilirsiniz.
Ocak 2017

Cemile bu yanıtı beğendi:

Asosyal bir kişiyim. En büyük isteklerimden biri girişimci olabilmek; kimsenin görmediğini görüp, cesaretle risk alıp sonunda başardım diyebilmek ama bu kişilik yapısı ile sanıyorum ki bu bir hayal. Asosyal olup da girişimci olunabilir mi?

Network ihtiyacini nasıl karsikayacaksin? Girişimcilik bence bir meslek değil ruh hali. Dolayısı ile eylem olarak gerceklestirdiklerinde tatmin olmak için kullandığın bir araç... Eksik olduğun her ne ise bunu ekibin ile ( çalışan ortak) ile tamamlayabilirsin
Aralık 2016

Cemile bir yanıt verdi.

Neden birçok insan başarılı olmayı istediği halde başarılı olamıyor?

Çünkü yapabileceğimize güvenimiz yok.Farkında değiliz belki ama hep kafamızda bir film dönüyor hemde ülkecek "bizden adam olmaz" !!! !
Aralık 2016

Cemile bir yanıta alt yorum yaptı

Mesele de bu zaten bizim üniversitede yapılmadı ve ben çeliğin betonun çekme ve basınç altındaki davranışını ezberde biliyorum ama tam oturmadığının da farkındayım.Ben de yapını statiğini yapacak kişi olarak malzemeye tam olarak hakim olmam gerektiğini düşünüyorum.
Öncelikle mimarlık ve inşaat mühendisliği; yolları bir noktada kesişse de aslında birbirinden çok farklı disiplinler. Mimarlık; form, kütle ve dolayısıyla ''mekan'' boşluk tasarlama işi olduğundan dolayı sürekli maket yapılır, üç boyutlu çizim programlarında yine maket gibi modellenir. Ayrıca yapılan form da ''yerle'' çok derinden bir bağı olduğundan dolayı arazi maketleri de süreçte mutlaka yapılır.
Maketle formu, boşluğu ve kütleyi tasarlarken daha hakim olabiliyorsun. Bu sayede yaptığın şeyin bizzat içine girebiliyor, oranları vs. daha iyi görebiliyorsun. Bu bağlamda mimarlık plastik sanatlar kategorisindedir yani aslında işin bir heykel yönü de var ve mimarlığın görsel yönü çok daha ağırdır. İnşaat mühendisliğinde ise daha çok sayısal veriler ön plandadır işte statik mukavemet vb. gibi. Aslında mimarın maket yapmasıyla, mühendisin statik mukavemet problemleri çözmesi benzerdir. Her ikisi de bir uygulama deneyidir.
İnşaat mühendisliğindeki çekme basınç gibi uygulamalar ise bildiğim kadarıyla üniversitelerde yapılıyor. Hatta bazı üniversitelerde küçük betonarme ,çelik yapılar yapılıp üzerinde deneyler de yapılıyor. Ne yazık ki her yer aynı imkanlara sahip değil. Böyle uygulamaların, deneylerin yapılmaması bir eksiklik midir? Sanırım evet.
Aralık 2016

Cemile bir yanıta alt yorum yaptı

Benim söylemek istediğim bazı üniversitelerde bu tür deneyler yapılıyor ve benim aslında inşaat ile ilgili hiç bilgisi olmayan birisi için konuların bu tür deneylerle desteklenmesi gerektiği görüşündeyim...Yoksa bazı şeyler çok askıda kalıyor. Bu da sağlam öğrenmeye engel diye düşünüyorum
Her gün maket yapan son sınıf bir mimarlık öğrencisi ile yaşayan bir inşaat mühendisi olarak bu söylediğinize kısmen katılıyorum. İnşaat mühendisliği dört temel konu üzerinde döner(çekme, basınç, eğilme, burulma).Bu kadar. Yani bir yapı elemanına baktığınız zaman elemanın bu dört parametreden hangisi yada hangilerine karşılık geleceğini bilip işlem ve modellemeyi ona göre yapmalısınız. Bu deneyle kavranabilir mı? Derseniz sadece bir fikriniz olur. O yüzden kendiniz bunu tümleşik yapılarda yerinde görmelisiniz.
Bir deney size mikro ölçekte bilgi verecektir ama makro ölçek için ancak temel atacaktır. Üniversite öğrencisi olarak deneylerden daha faydalı bir şey yapmak istiyorsanız bir büroda, beton firmasında, yapı denetimde ücretli, ücretsiz bir işe kesinikle girmelisiniz. O zaman öncelik vermeniz gerekenleri çok daha iyi kavrayabilirsiniz.
Aralık 2016

Cemile bu yanıtı beğendi:

Mimarlık öğrencileri neden bu kadar çok maket yapıyor. Neden uygulama, deneyler mimarlık öğrencilerinde bu kadar ön plandayken İnşaat Mühendisi öğrencisi olarak biz neden bir çekme basınç deneyi bile yapmıyoruz? Bu bizim için bir eksiklik değil mi?

Her gün maket yapan son sınıf bir mimarlık öğrencisi ile yaşayan bir inşaat mühendisi olarak bu söylediğinize kısmen katılıyorum. İnşaat mühendisliği dört temel konu üzerinde döner(çekme, basınç, eğilme, burulma).Bu kadar. Yani bir yapı elemanına baktığınız zaman elemanın bu dört parametreden hangisi yada hangilerine karşılık geleceğini bilip işlem ve modellemeyi ona göre yapmalısınız. Bu deneyle kavranabilir mı? Derseniz sadece bir fikriniz olur. O yüzden kendiniz bunu tümleşik yapılarda yerinde görmelisiniz.
Bir deney size mikro ölçekte bilgi verecektir ama makro ölçek için ancak temel atacaktır. Üniversite öğrencisi olarak deneylerden daha faydalı bir şey yapmak istiyorsanız bir büroda, beton firmasında, yapı denetimde ücretli, ücretsiz bir işe kesinikle girmelisiniz. O zaman öncelik vermeniz gerekenleri çok daha iyi kavrayabilirsiniz.
Aralık 2016

Cemile bu yanıtı beğendi:

Mimarlık öğrencileri neden bu kadar çok maket yapıyor. Neden uygulama, deneyler mimarlık öğrencilerinde bu kadar ön plandayken İnşaat Mühendisi öğrencisi olarak biz neden bir çekme basınç deneyi bile yapmıyoruz? Bu bizim için bir eksiklik değil mi?

Öncelikle mimarlık ve inşaat mühendisliği; yolları bir noktada kesişse de aslında birbirinden çok farklı disiplinler. Mimarlık; form, kütle ve dolayısıyla ''mekan'' boşluk tasarlama işi olduğundan dolayı sürekli maket yapılır, üç boyutlu çizim programlarında yine maket gibi modellenir. Ayrıca yapılan form da ''yerle'' çok derinden bir bağı olduğundan dolayı arazi maketleri de süreçte mutlaka yapılır.
Maketle formu, boşluğu ve kütleyi tasarlarken daha hakim olabiliyorsun. Bu sayede yaptığın şeyin bizzat içine girebiliyor, oranları vs. daha iyi görebiliyorsun. Bu bağlamda mimarlık plastik sanatlar kategorisindedir yani aslında işin bir heykel yönü de var ve mimarlığın görsel yönü çok daha ağırdır. İnşaat mühendisliğinde ise daha çok sayısal veriler ön plandadır işte statik mukavemet vb. gibi. Aslında mimarın maket yapmasıyla, mühendisin statik mukavemet problemleri çözmesi benzerdir. Her ikisi de bir uygulama deneyidir.
İnşaat mühendisliğindeki çekme basınç gibi uygulamalar ise bildiğim kadarıyla üniversitelerde yapılıyor. Hatta bazı üniversitelerde küçük betonarme ,çelik yapılar yapılıp üzerinde deneyler de yapılıyor. Ne yazık ki her yer aynı imkanlara sahip değil. Böyle uygulamaların, deneylerin yapılmaması bir eksiklik midir? Sanırım evet.
Aralık 2016

Cemile bu yanıtı beğendi:

İngilizce'yi speaking-reading-writing anlamında üst seviyelere çıkarma konusunda tavsiyeleriniz nelerdir?

İnsanlar, ingilizceyi öğrenememekten muzdarip kursların işe yaramadığını söyleyp duruyorlar. Fazla kolay olmasına rağmen. Bundan sıkılıp, almanca çalışan bir kişi onu rahatça öğrenebildiğini söylemişti. Öğrenim yöntemleri çok yanlış.
Bu bilerek böyle işletiliyor çünkü dilin sahipleri için büyük gelir kaynağı. Bir dolu para elde ediyorlar. Pazar haline dönüşmüş durumda.
Zaman harcadıkça öğreniliyor, nasıl öğrenilmesi gerektiği dahil. Ancak düşünerek ve okuyarak öğrenilir. Diğer bölümler bu nokta olmadan ilerlemez.
Gramer, Kelime dışında pek bir özelliği yok. Pek bir dil bilgisi de gerekmiyor ancak insanların kafasını daha ilk zamanlardan bu şeylerle allak bullak ediyor sonuçta ilkokul lise üniversiteye kadar gelen çocuk cümle kurmayı bile bilmiyor. Hintlerde bu durum yok. Sömürgeye maruz kaldıkları için onlara gerçekten öğretmek istemişler. Anadilleri gibi konuşuyorlar.
Bir yabancıyla konuşmak için hemen ağzından ingilizce kelimelerin çıkmasını bekliyor. Ama o şekilde olmaz. Önce Türkçe olarak ne söyleyeceğini belirlemeli ve beyninde bunu çevirmelisin.
Buna nazaran yarım yamalak anlayıp cümleyi tamamlamaya çalışanların yapması gereken de bu. Artık her eğitim orta yaşlılar için bile olsa enbaştan fazla rahatsız edici bir şekilde oluyor.
Arapça gibi ingilizce bizim yapımıza göre terstir. Önce eylem, söylenir. Cümleyi tersten kurmak gerekiyor yani. Bunun dışında uygun bağlaç benzeri yapıları eklemektir. Şimdi fiil, isim, kip gibi şeyler kullanmaktan özellikle çekildim böyle bir öğretim yanlış olur çünkü.
En azından çocuklara yapılmasın ya da en başında bunlar anlatılsın konu anlatılırken zamir filan diyince kimse bir şey anlamıyor.
1-Siteler bir yere götürmüyor
2-Videolar iyi çözüm
3-YGS,LYS benzeri kitaplardan uzak durulmalı
4-Dizi izleme kulak dolgunluğu sağlar. Diğer yönlerden çok çok az işe yarar. İngilizce altyazı ile bir nebze daha fazla etki verir. Ya da japonca animeye ingilizce altyazı. Kaçışın yok beyin anlamak için okumak zorunda tabi. Ama ingilizce altyazı ile yabancı dizi izlemek kalıplar hakkında yardımcı olabilri.
5-Makale, yazı okumak birinci dereceden etkin öğrenimdir.
6-Kursa gidilmemeli veya eğitim içeriğinden fazla emin olunmalı.
7- ...
Son olarak sıraıs kişiden kişiye göre değişir.
Etkinlikle
1-İngilizce yazılar yazmaya çalışabilirsiniz.
2-Haber çevirisi gibi şeyler yapabilirsiniz. ve karışık cümle olması önemli değil. Anlaşılması yeterli.
Çekinceler ertelemeye veya yapmamaya sebebiyet verebilir yapılmazsa gelişilemez, yapıldığında basitte olsa daha sonra daha rahat geliştirilebilri.

Daha yazsam makaleye doğru gider ama burada bitireyim. Aksanmış telaffuzmuş bence öğrenim aşamasını bunlarla kaybetme bile. Öğrendikten sonra bak. Elin yabancısı Türkçe için Türk gibi konuşayım beni Türk sansınlar demez. Bir japonda bunun için çabalamaz. İletişim sağlanıyorsa geirsi küçük bir pasta süsü.
Ama her şey neredeyse gramerde bitiyor. ve İnterest ilginç demek değildir. Öğretimde böyle tek tip kalıplar yerleştirildiği için öncelerdi ilgisiz, ilgi çekici, bununla ilgili (alakalı) gibi bir çok duruma gelebileceğinden habersizdim. Sadece ilginç olarak algılıyordum. Öğrenme bir sepetse ingilizce öğretimi delik değişk bir sepettir.
Aralık 2016

Cemile bir yanıt verdi.

Burs verebileceğim üniversite öğrencilerini nasıl bulabilirim?

Bulunduğunuz şehrin üniversitesine gidip bir kaç hoca ile konuşun onlar size seve seve bir kaç öğrenci bulacaktır.
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Kişisel Gelişim

1904 Kişi   149 Soru

.NET

1332 Kişi   87 Soru

Web Siteleri

3090 Kişi   264 Soru

Eğitim

4067 Kişi   632 Soru

Öğrencilik

2207 Kişi   122 Soru

Kitaplar

2957 Kişi   267 Soru

Psikoloji

2737 Kişi   955 Soru

Filmler

3243 Kişi   192 Soru

İnşaat Mühendisliği

223 Kişi   98 Soru

Bilgisayar

2547 Kişi   439 Soru

Yabancı Dil

956 Kişi   100 Soru

İş Hayatı

2359 Kişi   325 Soru

Girişimcilik

3503 Kişi   359 Soru

Üniversiteler (Türkiye)

2268 Kişi   175 Soru

Siyaset (Türkiye)

1431 Kişi   471 Soru

İnşaat

328 Kişi   109 Soru

Bilgisayar Programları

1800 Kişi   179 Soru

İngilizce

751 Kişi   105 Soru

Felsefe

1867 Kişi   498 Soru

Muhasebe

258 Kişi   58 Soru

Teknoloji

1874 Kişi   578 Soru

Edebiyat

937 Kişi   203 Soru

Mal

653 Kişi   367 Soru

Zeka

826 Kişi   91 Soru

Öğrenme Teknikleri

678 Kişi   27 Soru

Kitap İncelemeleri

173 Kişi   13 Soru

Türkiye Sorunları

1119 Kişi   239 Soru

Mühendislik Meslek Odaları

860 Kişi   48 Soru

Dizüstü

187 Kişi   28 Soru

Autocad

291 Kişi   17 Soru