Bilmek istediğin her şeye ulaş

Öğrenci (Anadolu Üniversitesi) Cumali Yalçın inploid.com'da 4 soru sordu, 11 soru yanıtladı ve 2 takipçisi var.

Mart 16 - 22:13

Cumali Yalçın bir yanıt verdi.

Şimdiye kadar okuduğunuz kişisel gelişim kitapları?

Aklımdan çıkmayan, beni etkilen bir kişisel gelişim kitabı olan "Mazeret Yok" kitabıdır. Lise yıllarımda fizik dersindeydik. Derse de stajer öğretmen geldi. Arka sırada oturuyordum, yanım da boş idi. Yanıma oturdu, önümde de arkadaşlar stajer öğretmene bakarak dinliyordu. Genel anlamda sohbetler ettik. Bir kitap önerdi ve beni çok etkilemişti. Size de öneririm.
Mart 07 - 20:09

Cumali Yalçın bir yanıta alt yorum yaptı

Aslında şeker hiç kullanılmadığı zaman, çaydaki o özü anlamada daha iyi oluyor.Ama alışmak hayli zor olabilir.Yani çaya şeker atarak tatlandırmak yerine doğal haliyle içmek daha iyi olacak.
Çayı şekerli içtiğim zamanlardaki tat ile çaya şeker katmadığım zamandaki tat çok farklı. Bence çayı şekersiz içmenin, hem çayı anlamada hem o tat çok iyi geliyor insana.
Şubat 2017

Cumali Yalçın yeni bir  soru  sordu.

Şubat 2017

Cumali Yalçın bir yanıt verdi.

Mutluluk kişinin elinde midir?

Mutluluk kelimesini görünce ...
“Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin ?
İşin kolayına kaçmadan ama
Gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil
Ne de ak örtüde elmaların
Ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolanan kırmızı balığınkini
Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin”
Karşılığında ise Abidin Dino şu mısralarla cevap verir.
Kokusu buram buram tüten
Limanda simit satan çocuklar
Martıların telaşı bambaşka
İşçiler gözler yolunu.
İnebilseydin o vapurdan
Ayağında Varna’nın tozu
Yüreğinde ince bir sızı.
Mavi gözlerinde yanıp tutuşan
hasretle kucaklayabilseydim
seninle, bir daha.
Davullar çalsa, zurnalar söyleseydi
Bağrımıza bassaydık seni Nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Başında delikanlı şapkan,
kolların sıvalı, kavgaya hazır
Bahriyeli adımlarla düşüp yola
Gidebilseydik Meserret Kahvesine,
İlk karşılaştığımız yere
Ve bir acı kahvemi içseydin.
Anlatsaydık
o günlerden, geçmişten, gelecekten,
Ne günler biterdi,
Ne geceler...
Dinerdi tüm acılar seninle
Bir düş olurdu ayrılığımız, anılarda kalan.
Ve dolaşsaydık Türkiye’yi
bir baştan bir başa.
Yattığımız yerler müze olmuş,
Sürgün şehirler cennet.

İşte o zaman Nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Buna da ne tuval yeterdi;
ne boya. . .
Şubat 2017

Cumali Yalçın bir yanıt verdi.

Neden ağlarız?

Bir noktada boşalmak için ağlarız. Ağladıktan sonra insanın stresi bir nebzede olsa aşağıya çekilmesini sağlar.Bazen izlediğimiz bir acıklı bir film ( Canım kardeşim ) o gözyaşımızı tutmamızı engelleyemez hal alır.
Şubat 2017

Cumali Yalçın bir yanıt verdi.

Günün stresini ve yorgunluğunu üzerinizden ne şekilde atarsınız?

Genelde bin parçalı yap bozum ile uğraşırdım ama şu an bitirdim. Ne güzel oluyordu. Sadece yap bozum ve ben hiçbir düşünceye dalmak yok. Ne günün stresinde ne de yorgunlukta eser kalmıyordu. Bir de yap bozumu yaparken kulaklığımda dinlediğim klasik müzikle beraber mükemmel oluyordu. Şimdi bitti. Herhalde tekrardan bir yap boza başlarım. Herkese tavsiye ederim. Süper oluyor.
Şubat 2017

Cumali Yalçın bu yanıtı beğendi:

Günün stresini ve yorgunluğunu üzerinizden ne şekilde atarsınız?

Tabi ki kızımla vakit geçirerek.

Boya yapmaca, çizgi çizmece, çocukça ingilizcesi konuşmaca, kas geliştirmece dövüşü yapmaca, halı bozmaca, ıslanmaca, yemek yememece, puding yapmaca, film seyretmece ve koltukta uyuya kalmaca.
Şubat 2017

Cumali Yalçın  yeni bir  gönderide  bulundu.

Korkuya dair

Korkuyu her seferinde çok yoğun duygularla yaşanırsa zaman içerisinde , kendini geliştirme konusunda ya da diğer konularda bir ilerleme yaşanamaz.
Ben bunu hayatta yapmam dediklerin bir takım sözler içine boğulursan yenilikleri görmemene vesile olur.Normal yaşantını bile yaşamak zor gelir insana ...
Önümüzdeki zamanlarda ilerlemek için şöyle bir geriye bakmak gerekir.Kendinde bulduğun eksiklikleri tamamlamak ya da geçmişte yaşadığın hataları tekrar yaşamamak için.Ama farkına varıp da tekrardan aynı hatayı bile bile yapmak, işte o kısımda sorun vardır.
Korkudan kaçınmak sadece o anda bir rahatlık verir. Ya sonrası için. İşte orası muamma! Korkudan kaçındıkça, o korku güçlenecek ve bizi de güçsüzleştirecek.Belki de korkuyu normal duruma getirmeliyiz. Güçsüz bir durumda olmak istemiyorsak, kaçınıp kendine güvenli limanlar aramayacaksın.Belki o güvendiğimiz limanda sağlam çıkmayabilir.
Şubat 2017

Cumali Yalçın bu yanıtı beğendi:

Dogmatik düşünmek / düşünce nedir?

Dogma, her türlü inceleme ve eleştirmenin üstünde tutulan, doğruluğu denemesiz ve tartışmasız kabul edilen ve değişmez sayılan düşüncedir. Tanrı'nın evreni yarattığı bir dogmadır mesela. 

Dogmatik düşünce, din ya da yetkelerce ileri sürülen düşünceleri ve ilkeleri kanıt aramaksızın, incelemeksizin ve eleştirmeksizin 'bilgi' saymayı gerektirir. Özellikle metafizik öğretilerin tümü inakçı (dogmatik) öğretilerdir.

Dogmatizm, suçlu olmayanın ateşe atılsa bile yanmayacağı inancına kadar varmıştır. Bundan da ateşe atılınca yanan kişinin suçlu olduğu sonucu çıkarılmıştır. 

Yani dogmatik düşünmek; herhangi bir sistemde değişmez formüller düşlemek, bir düşüncenin tartışmasız kabulünü istemek, bilginin bağımlılığını göz önüne almaksızın her zaman ve her yerde geçerli saltık bilgiler olduğunu ileri sürmektir.
Şubat 2017

Cumali Yalçın bu yanıtı beğendi:

İnsanın kendi kendini psikolojik olarak tedavi etmesi mümkün müdür, ne düşünüyorsunuz?

Bu olaya nereden ve hatta hangi kuramdan baktığınıza göre değişir. Bazı kuramlar insanın kendini "tedavi" edecek bütün güce zaten sahip olduğunu ancak bunu göremediği zamanda ise terapistin görevinin ona bu gücü fark ettirmek olduğunu iddia eder. Örneğin Çözüm Odaklı Terapi bu iddiada olan bir kuramdır. Bazı kuramlar ise kişiye belli becerileri kazandırmazsanız sorunu ile başaçıkamayacağını söyler. Örneğin Bilişsel Davranışçı Kuram bu tarz bir kuramdır. Ancak her ne kadar başta bazı beceriler kazanılması konusunda ısrar etse de bu becerileri bir kere kazandıktan sonra kişinin kendi kaynakları ile kendi kendinin terapisti olabileceğini savunur. 

Bilişsel Davranışçı kendi kendine yardım kitapları ABD de oldukça yaygındır ve Türkiye de de birkaç örneği vardır. Benzer şekilde Çözüm Odaklı yaklaşım ile yazılmış kendi kendi kendine yardım kitapları da vardır. Eğer çeşitli sebeplerden dolayı psikolojik yardım almak mümkün değil ise hiçbirşey yapmamaktan veya hacıya, üfürükçüye gitmektense bu kitaplar daha iyi bir tercihtir. 

Tekrar soruya gelecek olursak. Kişisel fikrim şu: İnsan kendi sorunlarını çözecek iç kaynaklara sahiptir. eğer bu kaynakları harekete geçirmeyi başarırsa kendi kendini "tedavi" edebilir. Bu kaynaklara destek olabilecek bazı beceri ve teknikleri öğrenmesi işini kolaylaştıracaktır. Ancak  bazı patolojilerde, örneğin depresyonda, hastalığın kendisinin en büyük etkisi kaynakları harekete geçirememektir. Bazen ufak bir yardım bazılarına yeter ve küçük bir mesaj, bir ilham ile kaynaklar harekete geçirilir. Kişinin sosyal çevresi vb etkenler de burada önemli rol oynar. Ancak bazen bu mümkün olmaz. 
Yani, bunu yapacak güç zaten kişinin kendi içinden gelir, ama bu gücü ortaya çıkartmak için yardım gerekebilir. Özellikle de ağır patolojilerde ve riskli durumlarda yardım alınması daha doğru olur. 
Şubat 2017

Cumali Yalçın bu yanıtı beğendi:

Hipnoz yapabilen var mı? Nasıl yapabilirim? Problem çözümünde gerçekten faydalı mıdır?

Hipnoz, psikoloji ve terapide en çok yanlış anlaşılan ve sömürüye en açık alanlardan biridir. Hipnozun belli sorunların çözümü için bu konuda uzman kişiler tarafından kullanılmasına hipnoterapi denir. Hipnoterapi, özünde psikoterapidir. Bu durumda hipnozu da diğer psikoterapiler gibi değerlendirmek mümkündür. Yani, doğru yapılırsa etkili olabilir.

Ancak hipnoz, mucizevi bir yöntem, her derde deva bir yaklaşım değildir. Yurt dışında ve yurtiçinde hipnoz kullanan hemen hemen tüm psikoterapistler başka terapi yaklaşımlarını da beraber kullanırlar. Özellikle Erickson'cu hipnoz kullanan terapistler bu yöntemi terapi yaklaşımlarının içinde kullanırlar. Bazen de hipnoz süregelen bir terapide 1-2 seans destek amaçlı kullanılır.

Hipnozun özellikle dürtüsel problemlerde daha hızlı çözüme ulaştırdığı düşünülmektedir (sigara içme, tırnak yeme vs). Ancak, hipnozun diğer terapi yaklaşımlarından daha başarılı olduğunu söylemek doğru olmaz.

Hipnoz ile sorun çözümünde kişi çaba göstermeyeceğini düşündüğünden ve sihirli değnek değmiş gibi tüm sorunlarından bir anda kurtulacağını düşündüğünden, hipnoz cazip gelir. Ancak, hipnoz da kullansanız, kişi sorun çözümü için çaba göstermezse o sorunu çözmesi oldukça zordur.

Otohipnoz, yani kendi kendine hipnoz mümkündür. Kendi kendinize, gevşemiş ve rahatlamış bir şekilde vereceğiniz telkinler de bir nevi otohipnoz sayılabilir. Ancak otohipnozun bir uzman tarafından öğretilmesi ve amaçlarınız doğrultusunda nasıl kullanılacağını tanımlaması gerekir. Başka bir değişle otohipnoz süregelen bir terapide yardımıcı olarak kullanılabilir.

Sorun çözümünde hipnozun yararlı olup olmayacağı sorunun ne olduğuna bağlıdır. Ancak, bence, hipnoz denenmeden önce çözüm odaklı yaklaşım, bilişsel yaklaşım gibi sorun çözme yaklaşımları denenmelidir.

Hipnozda pek çok yaklaşım ve ekol vardır. En bilinenlerini Klasik Hipnoz ve Erickson'cu hipnozdur. Klasik hipnoz filmlerde gördüğünüz saat vb objelere bakarak transa sokan kişilerin yaptığıdır. Klasik hipnoz sırasında olan biteni genellikle hatırlamadığınız söylenir. Erickson'cu hipnoz son yıllarda ülkemizde özellikle de NLP ile birlikte oldukça yaygınlaşmıştır. Erickson'cu hipnoz da olan biteni tamamen hatırlamanız mümkündür. Bu kişiye göre değişir. Erickson'cu hipnozda trans değişik bir bilinç seviyesine geçmek olarak tanımlanır ve bunu gün içinde çok kere yaptığımız düşünülür. Örneğin derin hayallere dalmak, dış dünyadan koparcasına bir işe konsantre olma Erickson'cu hipnoza göre transa yakın deneyimlerdir.
Hangi formu olursa olsun, terapötik amaç ile yapılan hipnozun mutlaka psikolog, psikiyatrist, psikolojik danışman gibi ruh sağlığı alanında uzman biri tarafından yapılması gerekir. Terapötik amaç dışında kullanılan (örneğin dil öğrenme vb) hipnozu ise doğru bulmuyorum.

Toparlamam gerekirse:
  • Evet hipnoz yararlı olabilir ancak sorunun ne olduğu önemlidir.
  • Hiçbir yaklaşım için garanti vermek doğru olmaz. "Senin sorununu ..... seansta mutlaka çözerim" diyen bir kişiye kuşku ile yaklaşmak doğru olacaktır.
  • Sorun çözümü için öncelikle başka yöntemlerin denenmesi, kanımca, daha doğru olacaktır.
  • Hipnoz diğer yöntemler gibi, sadece bir yöntemdir. Mucizevi ve her derde deva bir yaklaşım değildir. Hipnoz doğru uygulanan diğer terapötik yöntemler kadar (hatta bazı durumlarda daha az) etkilidir.
  • Hipnozun kim tarafından ve nasıl uygulandığı çok önemlidir. Psikoloji ve psikoterapi alanında eğitimi ve deneyimi olmayan NLP ve Hipnoz gibi 1-2 kişisel gelişim kursu ile Hipnoterapist olması imkansızdır.
Şubat 2017

Cumali Yalçın bir yanıt verdi.

Çekingenlik nasıl yenilir?

Kağıdın ortasına bir çizik çizin. Bir tarafına neden çekingenlik yaptığında haklı bulduğun şeyler diğer tarafta da çekingenlik yapmasaydın neler olabilirdi? Bu şekilde çözüm bulmana bir nebze de olsa yardımcı olabilir.
Şubat 2017

Cumali Yalçın bir yanıt verdi.

Takıntıdan nasıl kurtulunur? Bu bir delilik belirtisi midir?

Aşırı takıntı ciddi sorunlara yol açabilir. Eğer hayatında seni bir yerler de sorun haline getiriyorsa kesinlikle bir uzmana başvurmalısınız.Genelde psikolojik sorunları olan birine deli misin? Diye sorabilirler. Ne yazıktır ki psikolojik rahatsızlıkları delilik olarak adlandırabiliyorlar. Aklıma izlediğim bir filmdeki replik geldi.Delilik nedir? Ne parçalanmak, ne de karanlık bir sır saklamak mı? Yalan söyleyip bundan hoşlanmak mı? Sonsuza dek çocuk olmayı dilemek mi? İnsani zevklerini abartırcasına yaşamak mı? Yoksa bir deli olmayı istemek mi? Yoksa hayatı yaşamayı diğerlerinin yaşadığı gibi yaşamayı reddetmek mi ?
Aklım Karıştı Girl, Interrupted
Şubat 2017

Cumali Yalçın bu yanıtı beğendi:

Başkalarının söylediklerime kulak vermeleri için ne yapabilirim? Beni önemsemelerini nasıl sağlayabilirim?

Önce sen kendini önemsemelisin. Bu soruya bakınca sanki başkalarına kendinden daha çok değer veriyor gibisin. Sen değerlisin, çünkü teksin, özelsin. Çok konuda bilgin olmayabilir, ama mutlaka bir hikayen vardır ve o da dinlemeye değerdir. Değer görmek istiyorsan, önce kendine sonra da karşındakilere tüm samimiyetinle değer vermelisin. Artık herkes ve herşey okadar yapay ki, içtenliğin ile fark yarattığında emin ol dinleniyor olacaksın. Bunun üzerine de diğer yanıtlara belirtilen şekilde konuşma teknikleri + genel kültür eklersen bir bakarsın ki herkes seni dinliyor... Bu arada dış görünüş ve beden dilini de unutma sakın.
Şubat 2017

Cumali Yalçın yeni bir  soru  sordu.

Şubat 2017

Cumali Yalçın bir yanıt verdi.

Çay şekerli mi içilmeli yoksa şekersiz mi? Neden?

Çayı şekerli içtiğim zamanlardaki tat ile çaya şeker katmadığım zamandaki tat çok farklı. Bence çayı şekersiz içmenin, hem çayı anlamada hem o tat çok iyi geliyor insana.
Ocak 2017

Cumali Yalçın bu yanıtı beğendi:

Uyku neden gereklidir, uykuda geçen zamana yazık değil mi?

Bu konuda aşağıdaki videoyu şiddetle tavsiye ederim.

Ocak 2017

Cumali YalçınÖzlü Sözler konu başlığını takip etmeye başladı.

Özlü Sözler

Tarihe geçmiş özlü ve anlamlı sözlerin birarada bulunabileceği tartışılabileceği ağdır...

Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Kişisel Gelişim

1924 Kişi   151 Soru

İnsan Davranışları

3667 Kişi   956 Soru

Kitaplar

2971 Kişi   267 Soru

Psikoloji

2748 Kişi   957 Soru

Filmler

3257 Kişi   191 Soru

Sinema

3138 Kişi   300 Soru

Üniversiteler (Türkiye)

2282 Kişi   175 Soru

Müzik

2877 Kişi   472 Soru

Yaşam

1183 Kişi   394 Soru

Felsefe

1873 Kişi   498 Soru

Hayal Gücü

899 Kişi   42 Soru

Yabancı Filmler

908 Kişi   114 Soru

Muhabbet

2100 Kişi   2356 Soru

Özlü Sözler

419 Kişi   26 Soru

Hayal Kurmak

402 Kişi   34 Soru

İş

116 Kişi   115 Soru

Yemek

329 Kişi   256 Soru

Spor

89 Kişi   141 Soru