Bilmek istediğin her şeye ulaş

Emrullah Öztürk, 

Gazeteci

Gazeteci Emrullah Öztürk inploid.com'da 0 soru sordu, 1 soru yanıtladı ve 1 takipçisi var.

Kasım 2014

Emrullah Öztürk bir yanıta alt yorum yaptı

Kuduz aşısı vurammmmı lan totoş:)
Şu başörtüsü ile türban ayrı şeyler diyerek karşı tez öne sürenlerin beyni örtülü bence. Türban kavramı başörtüsüne siyasal bir misyon yükleme çabası içinde olan Kemalist zihniyetin türettiği bir "şey"dir. Anadolu diyor ya bazıları, o türbanlı dediğiniz kişiler de o Anadolu kadının kızlarından doğdu. Başörtüsü başa örtülen şeye verilen genel bir isimdir sadece. Onun piyasada türlü türlü adı vardır. Anadoludaki kadınların kimisi "tülbent", kimisi "yazma"; şehirdekiler de "eşarp" der. Türban diye birşey yoktur. Önce bunu netleştirelim. Kavramlarla oynarsak sağlıklı bir sonuca ulaşamayız.

Diğer taraftan; eğer kamuda başörtüsüne karşı çıkıyorsanız nedenlerini somut bir şekilde ortaya koymalısınız. Mesela dini simgelerin kullanılması bir sebeptir. Ama bunu söylerken de altını doldurmanız gerek. Hangi hakka, hukuka dayanarak bir insanın dini vecibesi olan bir şeyine sırf "simge" diyerek engel olabilirsiniz. Buradan o "simge" dediğiniz şeye nasıl siyasal bir misyon yükleyerek böylece devletin ele geçirileceği fikrine varabiliyorsunuz. Bu bir niyet okumadır öncelikle. Ancak asıl saçma olan şey "türbanlı" dediğiniz şeyi kadınlar takıyor. Eee erkekleri nasıl engelleyeceksiniz. Mesela sakalını kestirmek bir çözüm mü sizin için? He bu arada İlhan Cavcav'ın sakal açıklaması için ne diyorsunuz?
Kasım 2014

Emrullah Öztürk bir yanıta alt yorum yaptı

Lan baykuş hala ağzından yapıyon dışkını. Olum bu ülkeyi kurtaran konya, manisa, sinop, denizli, bursa, kastamonu'nun çocukları, senin gibi o. çocukları değil.

Verdiğin cevaplara gelince, "Dünya yaradılışçılığı okul müfredatlarından kaldırırken" demişsin, ulan kaç ülke var müfredatından kaldıran bi saysana. ABD ve İngiltere karma eğitimden kız-erkek ayrı okullar açıyor sen götünden müfredat uyduruyosun. Gökhan Töre'nin deyimiyle "Fuck off!!" Öyle meydana boş bulup kurusıkı sallama.

Ulan zibidi yogi kamil, senin ülkende araba yapan babayiğit çıktı mı da uçak yapacak çıksın. Montaj montaj diyip, ezbere konuşuyosunuz. Sen ne üretiyosun da ona buna b.k atıyosun. Bu ülkede ağır sanayi hamlesini ve ilk yerli motor ile arabayı (Devrim) yapan Necmettin Erbakan'dı ama onun kafasına da balyozu indirdi senin kokuşmuş zihniyetindekiler.

Angut kuşu, hızlı trenle yüksek hızlı trenin ayrımını yapamıyorsun sen daha. Hiç bindin mi ki hayatında Türkiye ve Avrupa'da trene de karşılaştırma yapıyosun. Sizin seviyenizin üstüne çıkacam yine, (nalet olsun içimdeki hayvan sevgisine) Şimdi iyi dinleyin, anlayabileceğiniz sadelikte anlatmaya çalışacam: Bakın yavrum kimi insan varlıklı, kimi bilgili, kimisi de fakir kimisi de cahil aileden doğar, bunu sen belirleyemiyosun. İbn-i Haldun var hani Obama'nın bile örnek verdiği müslüman sosyolog. İşte o derki toplumlar insana benzer. Doğar, gelişir, ölür. Şimdi Türkiye özelinde söylersek, biz (siz de maalesef) küllerimizden yeniden doğduk. Ama bu çocuğun kulağına ezan okunmadı, o çocuk vaftiz edildi. Dil ve tarih devrimi dediğiniz kanunlar çıkartarak bu toprakların geçmişiyle bağlarını koparttınız. Sizin inkılap olarak değerlendirdiğiniz birçok şey var ya hani CHP'nin 7 oku. Bana kalırsa da inkılaptı bunlar ama aydınlanma yolunda değil; çünkü bu ülkenin kodlarında yok, dokusuna uygun değil. Nasıl bu ülkede El Kaide barınamazsa, s.gibi dinsiz, kafatasçı zihniyet de yuvalanamaz. Nitekim İnönü'nün saltanatı uzun sürmedi. Dünya değişiyordu. Artık kapitalizm hakimdi. Kapitalizm varsa pazarlayacak bireyler gerekiyordu. Bunun için en iyi pazar Doğu ve Ortadoğu'ydu. Ama insanların alım gücü düşüktü. Türkiye pilot ülke seçildi. Demokrasi uygulanmalı, seçim yapılmalıydı. Seçim sonucunda Adnan Menderes ezici bir üstünlükle bu ülkenin başında 10 yıl durdu. Beğensek de beğenmesek de bu adamı halk seçti. Nitekim halk dini özgürlüklerine bir nebze kavuştu. Bu onlar için maddiyatsızlıktan daha önemliydi. (Sizin anlayamadığınız bu düşünce zaten) Sonuçta onun da ömrü uzun sürmedi. Bu kez başka aktörler devreye girdi, yeni bir isim getirilip yeni şeyler söylemek lazımdı. Adnan Menderes'ten söylem olarak aslında hiçbir farkı olmayan Demirel geldi. Sonra DSP-MSP, ANAP, DYP, REFAH-YOL, ANA-SOL VE AK PARTİ. Bunları niye saydım. Dikkat ederseniz İnönü CHP'si hiç iktidar olamadı. Ecevit'i seçen halk bile onu Anadolu'nun değerleriyle örtüşmesi nedeniyle tercih etti.

Neyse bunlar derin mevzular, sizi aşar. Gelelim asfalt meselesine. Asfalt konusunda katılıyorum sana ama gülmekten:) Ulan yavşak, yolda giderken arabanı yağ gibi kaydırırsın, tünellerinden geçip kısa sürede varırsın gideceğin yere, otobanlarda rahatça gidersin ama sırf muhalif olduğun için yolda bir çatlağı, camına çarpan mıcırı görürsün. Ama bu yolların bir kaç kez yaptırılması, birilerine ihale edilmesine ben de karşıyım (Hadi iyisin)

Cemaat dediğin ne Allah aşkına. La bebeler sizden daha iyi cemaat mi olur. Hepiniz aynı tepeden uluyosunuz anca. Sen hayatında kaç islami cemaat ve stk'nın içine girdin, birileriyle tanıştın, tartıştın, dinledin. Ben senin gibi dallamaların takıldığı ortamlarda hem okudum hem çalıştım. Aranızda pırlanta gibi insanlar da var ama işte sizin gibi atların yüzünden onlar da o kullandığınız gözlüklerden takıyor.

Sinema alanında geçmişte ne ödüller alınmış la bana söyler misin. Cannes, Berlin, Venedik film festivallerinde en iyi film ödülleri filmin çok iyi olmasından mı verildi filmlere. Bu işin maddi desteği yanında lobi faaliyetleri de etkili, cahil oküz. Senin filminden daha kaliteli yapımlar var ama işte bu işler öyle göründüğü gibi masum olmuyor. Jüri Özel Ödülü dedikleri şey bunun için var armut.

Senin gezdiğin Nişantaşı, Etiler, Bebek, Moda'daki sokaklardan ibaret değil Türkiye uçan kefal. Varoşlara git, yerinde gör. Havaya solu, iletişim kur. (iki dakika insan taklidi yapabilirsiniz herhalde) Ben görüyorsam bu örnekleri sen bakar körsün demek olum. Üniversiteyi aydınlanma okulu diye gören sizdiniz ama her ile üniversite açan bu hükümet oldu, ne hikmetse. (Ha bana göre yanlış bir politika, o başka) Yine Iritabl Bağırsak Sendromu sonucu imam hatiplerin önünü keseyim derken katsayı engeli koyduran TÜSİAD, bir de baktıki çalıştıracak endüstri meslek liseli bulamadı. Gazetelere tam sayfa ilanlar verdiler "Meslek lisesi memleket meselesi" diye. Kendi kazdıkları kuyuya düştüler.

AK Parti döneminin en iyi tarafı sizleri bile işçi dostu yapmış olması. Düne kadar umrunuzda bile olmayan bu insanlar birden dostlarınız oluverdi. Bizim zaten kardeşlerimizdi onlar. Hepimiz işçi çocuğuyduk. Geçmişte çok canlar yandı, eller koptu, kafalar koptu ama sesimizi duyan olmadı. Bunu, ölümleri umursamadığımdan söylemiyorum bu dünde böyleydi bugün de böyle. O zaman aklınız neredeydi bre mel'unlar. O Çalışma Sosyal Bakanı nasıl hala o koltukta onun hesabını sormak lazım. Bu da hükümetin bir ayıbı, beceremiyorsan bırakacaksın bu iş. Hatta o adamı sallandıracaksın ibret-i alem için.

Son sözüm; Halep ordaysa arşın burada. Hodri meydan. Sizin son kullanma tarihiniz geçti artık zarar veriyorsunuz bu topraklara. Genetiği değiştirilmiş organizma diye boşuna demiyorum.
Şu başörtüsü ile türban ayrı şeyler diyerek karşı tez öne sürenlerin beyni örtülü bence. Türban kavramı başörtüsüne siyasal bir misyon yükleme çabası içinde olan Kemalist zihniyetin türettiği bir "şey"dir. Anadolu diyor ya bazıları, o türbanlı dediğiniz kişiler de o Anadolu kadının kızlarından doğdu. Başörtüsü başa örtülen şeye verilen genel bir isimdir sadece. Onun piyasada türlü türlü adı vardır. Anadoludaki kadınların kimisi "tülbent", kimisi "yazma"; şehirdekiler de "eşarp" der. Türban diye birşey yoktur. Önce bunu netleştirelim. Kavramlarla oynarsak sağlıklı bir sonuca ulaşamayız.

Diğer taraftan; eğer kamuda başörtüsüne karşı çıkıyorsanız nedenlerini somut bir şekilde ortaya koymalısınız. Mesela dini simgelerin kullanılması bir sebeptir. Ama bunu söylerken de altını doldurmanız gerek. Hangi hakka, hukuka dayanarak bir insanın dini vecibesi olan bir şeyine sırf "simge" diyerek engel olabilirsiniz. Buradan o "simge" dediğiniz şeye nasıl siyasal bir misyon yükleyerek böylece devletin ele geçirileceği fikrine varabiliyorsunuz. Bu bir niyet okumadır öncelikle. Ancak asıl saçma olan şey "türbanlı" dediğiniz şeyi kadınlar takıyor. Eee erkekleri nasıl engelleyeceksiniz. Mesela sakalını kestirmek bir çözüm mü sizin için? He bu arada İlhan Cavcav'ın sakal açıklaması için ne diyorsunuz?
Kasım 2014

Emrullah Öztürk bir yanıta alt yorum yaptı

Ya öyle bir konuşuyorsunuz ki duyan da bu ülkeyi düşmandan sizin zihniyet kurtarmış sanır. Gerçi sizin söylemlerinizi okuyunca, insan düşmanın insafına sığınmak ister ya neyse. Demokrasi demokrasi diye bağırıp sonra seçilenlere tahammülsüzlük göstermek Iritabl Bağırsak Sendromu yaşadığınızı gösteriyor.
Zamanında başörtülüler okullara, kamu kurumlarına alınmazken kıçını kaldırmayan adamlar bugün başörtülünün sarayda, köşkte yaşamasına hazmedemiyor, bunun başka açıklaması yok. Hanginiz Çırağan Sarayı'nda bir davete katılıp boy göstermek için can atmıyorsunuz. Saray budalaları vardı bir de saraylılar. Sizi ikisi de değilseniz durumunuz daha vahim.

Ben son seçime kadar AK Parti'ye oy vermemiş bir vatandaş olarak şuna bakarım: Çocuğum din bilgisini doğru ve özgürce alabiliyor mu, bu ülkenin uçağı ülkenin ve dünyanın dört bir yanına uçuyor mu, demiryolu ağı şehir içi ve dışında gelişiyor mu, asfalt yollar cillop gibi olmuş mu, sinema filmleri dünyada ödüller alıyor mu, kültür sanat programları oluyor mu, yoksula eğitim imkanı sağlanıyor mu, engellilere yardım ediliyor mu vs vs. çok şey sayabilirim. Şimdi çıkmam lazım. Adam gibi cevap istiyorum, şu Hakan denyosu gibi boş beleş konuşmayın.

Geçmiş olsun bu arada.
Şu başörtüsü ile türban ayrı şeyler diyerek karşı tez öne sürenlerin beyni örtülü bence. Türban kavramı başörtüsüne siyasal bir misyon yükleme çabası içinde olan Kemalist zihniyetin türettiği bir "şey"dir. Anadolu diyor ya bazıları, o türbanlı dediğiniz kişiler de o Anadolu kadının kızlarından doğdu. Başörtüsü başa örtülen şeye verilen genel bir isimdir sadece. Onun piyasada türlü türlü adı vardır. Anadoludaki kadınların kimisi "tülbent", kimisi "yazma"; şehirdekiler de "eşarp" der. Türban diye birşey yoktur. Önce bunu netleştirelim. Kavramlarla oynarsak sağlıklı bir sonuca ulaşamayız.

Diğer taraftan; eğer kamuda başörtüsüne karşı çıkıyorsanız nedenlerini somut bir şekilde ortaya koymalısınız. Mesela dini simgelerin kullanılması bir sebeptir. Ama bunu söylerken de altını doldurmanız gerek. Hangi hakka, hukuka dayanarak bir insanın dini vecibesi olan bir şeyine sırf "simge" diyerek engel olabilirsiniz. Buradan o "simge" dediğiniz şeye nasıl siyasal bir misyon yükleyerek böylece devletin ele geçirileceği fikrine varabiliyorsunuz. Bu bir niyet okumadır öncelikle. Ancak asıl saçma olan şey "türbanlı" dediğiniz şeyi kadınlar takıyor. Eee erkekleri nasıl engelleyeceksiniz. Mesela sakalını kestirmek bir çözüm mü sizin için? He bu arada İlhan Cavcav'ın sakal açıklaması için ne diyorsunuz?
Kasım 2014

Emrullah Öztürk bir yanıta alt yorum yaptı

Şşşş Genetiği değiştirilmiş organizmalar, eşeyli üreme mi yaptınız. Takımı tamamladınız oldunuz "üç idiot". İyi ulursunuz artık.
Şu başörtüsü ile türban ayrı şeyler diyerek karşı tez öne sürenlerin beyni örtülü bence. Türban kavramı başörtüsüne siyasal bir misyon yükleme çabası içinde olan Kemalist zihniyetin türettiği bir "şey"dir. Anadolu diyor ya bazıları, o türbanlı dediğiniz kişiler de o Anadolu kadının kızlarından doğdu. Başörtüsü başa örtülen şeye verilen genel bir isimdir sadece. Onun piyasada türlü türlü adı vardır. Anadoludaki kadınların kimisi "tülbent", kimisi "yazma"; şehirdekiler de "eşarp" der. Türban diye birşey yoktur. Önce bunu netleştirelim. Kavramlarla oynarsak sağlıklı bir sonuca ulaşamayız.

Diğer taraftan; eğer kamuda başörtüsüne karşı çıkıyorsanız nedenlerini somut bir şekilde ortaya koymalısınız. Mesela dini simgelerin kullanılması bir sebeptir. Ama bunu söylerken de altını doldurmanız gerek. Hangi hakka, hukuka dayanarak bir insanın dini vecibesi olan bir şeyine sırf "simge" diyerek engel olabilirsiniz. Buradan o "simge" dediğiniz şeye nasıl siyasal bir misyon yükleyerek böylece devletin ele geçirileceği fikrine varabiliyorsunuz. Bu bir niyet okumadır öncelikle. Ancak asıl saçma olan şey "türbanlı" dediğiniz şeyi kadınlar takıyor. Eee erkekleri nasıl engelleyeceksiniz. Mesela sakalını kestirmek bir çözüm mü sizin için? He bu arada İlhan Cavcav'ın sakal açıklaması için ne diyorsunuz?
Kasım 2014

Emrullah Öztürk bir yanıta alt yorum yaptı

Size jöleye boğacam yakında merak etmeyin :)
Şu başörtüsü ile türban ayrı şeyler diyerek karşı tez öne sürenlerin beyni örtülü bence. Türban kavramı başörtüsüne siyasal bir misyon yükleme çabası içinde olan Kemalist zihniyetin türettiği bir "şey"dir. Anadolu diyor ya bazıları, o türbanlı dediğiniz kişiler de o Anadolu kadının kızlarından doğdu. Başörtüsü başa örtülen şeye verilen genel bir isimdir sadece. Onun piyasada türlü türlü adı vardır. Anadoludaki kadınların kimisi "tülbent", kimisi "yazma"; şehirdekiler de "eşarp" der. Türban diye birşey yoktur. Önce bunu netleştirelim. Kavramlarla oynarsak sağlıklı bir sonuca ulaşamayız.

Diğer taraftan; eğer kamuda başörtüsüne karşı çıkıyorsanız nedenlerini somut bir şekilde ortaya koymalısınız. Mesela dini simgelerin kullanılması bir sebeptir. Ama bunu söylerken de altını doldurmanız gerek. Hangi hakka, hukuka dayanarak bir insanın dini vecibesi olan bir şeyine sırf "simge" diyerek engel olabilirsiniz. Buradan o "simge" dediğiniz şeye nasıl siyasal bir misyon yükleyerek böylece devletin ele geçirileceği fikrine varabiliyorsunuz. Bu bir niyet okumadır öncelikle. Ancak asıl saçma olan şey "türbanlı" dediğiniz şeyi kadınlar takıyor. Eee erkekleri nasıl engelleyeceksiniz. Mesela sakalını kestirmek bir çözüm mü sizin için? He bu arada İlhan Cavcav'ın sakal açıklaması için ne diyorsunuz?
Kasım 2014

Emrullah Öztürk bir yanıta alt yorum yaptı

Uçun balonlar uçun doğdunuz yerlere; daha fazla kirletmeyin buranın havasını.
Şu başörtüsü ile türban ayrı şeyler diyerek karşı tez öne sürenlerin beyni örtülü bence. Türban kavramı başörtüsüne siyasal bir misyon yükleme çabası içinde olan Kemalist zihniyetin türettiği bir "şey"dir. Anadolu diyor ya bazıları, o türbanlı dediğiniz kişiler de o Anadolu kadının kızlarından doğdu. Başörtüsü başa örtülen şeye verilen genel bir isimdir sadece. Onun piyasada türlü türlü adı vardır. Anadoludaki kadınların kimisi "tülbent", kimisi "yazma"; şehirdekiler de "eşarp" der. Türban diye birşey yoktur. Önce bunu netleştirelim. Kavramlarla oynarsak sağlıklı bir sonuca ulaşamayız.

Diğer taraftan; eğer kamuda başörtüsüne karşı çıkıyorsanız nedenlerini somut bir şekilde ortaya koymalısınız. Mesela dini simgelerin kullanılması bir sebeptir. Ama bunu söylerken de altını doldurmanız gerek. Hangi hakka, hukuka dayanarak bir insanın dini vecibesi olan bir şeyine sırf "simge" diyerek engel olabilirsiniz. Buradan o "simge" dediğiniz şeye nasıl siyasal bir misyon yükleyerek böylece devletin ele geçirileceği fikrine varabiliyorsunuz. Bu bir niyet okumadır öncelikle. Ancak asıl saçma olan şey "türbanlı" dediğiniz şeyi kadınlar takıyor. Eee erkekleri nasıl engelleyeceksiniz. Mesela sakalını kestirmek bir çözüm mü sizin için? He bu arada İlhan Cavcav'ın sakal açıklaması için ne diyorsunuz?
Kasım 2014

Emrullah Öztürk bir yanıta alt yorum yaptı

Lan şamdanlı baykuş. Senin gibi apış arasıyla düşünen, kıçı yerine ağzından sı.an habis ur bir yaratıktan mı akıl alacam. Sen biatın ne olduğunu nereden bileceksin "angut kuşu". Basit sorular sordum size ama beyin yerine başka yerinizle hareket ettiğiniz için "düşünme" diye bir kavram yok dünyanızda. Git Alice Harikalar Diyarında'yı izle sen.

Şişş diğer et beyinli tencere, sen de al şu kapağını, yuvarlanın tuvalette hacetinizi giderin, etrafa sıçratmayın pisliklerinizi. Sizi gidi yuvarlakgiller.
Şu başörtüsü ile türban ayrı şeyler diyerek karşı tez öne sürenlerin beyni örtülü bence. Türban kavramı başörtüsüne siyasal bir misyon yükleme çabası içinde olan Kemalist zihniyetin türettiği bir "şey"dir. Anadolu diyor ya bazıları, o türbanlı dediğiniz kişiler de o Anadolu kadının kızlarından doğdu. Başörtüsü başa örtülen şeye verilen genel bir isimdir sadece. Onun piyasada türlü türlü adı vardır. Anadoludaki kadınların kimisi "tülbent", kimisi "yazma"; şehirdekiler de "eşarp" der. Türban diye birşey yoktur. Önce bunu netleştirelim. Kavramlarla oynarsak sağlıklı bir sonuca ulaşamayız.

Diğer taraftan; eğer kamuda başörtüsüne karşı çıkıyorsanız nedenlerini somut bir şekilde ortaya koymalısınız. Mesela dini simgelerin kullanılması bir sebeptir. Ama bunu söylerken de altını doldurmanız gerek. Hangi hakka, hukuka dayanarak bir insanın dini vecibesi olan bir şeyine sırf "simge" diyerek engel olabilirsiniz. Buradan o "simge" dediğiniz şeye nasıl siyasal bir misyon yükleyerek böylece devletin ele geçirileceği fikrine varabiliyorsunuz. Bu bir niyet okumadır öncelikle. Ancak asıl saçma olan şey "türbanlı" dediğiniz şeyi kadınlar takıyor. Eee erkekleri nasıl engelleyeceksiniz. Mesela sakalını kestirmek bir çözüm mü sizin için? He bu arada İlhan Cavcav'ın sakal açıklaması için ne diyorsunuz?
Kasım 2014

Emrullah Öztürk bir yanıta alt yorum yaptı

ee dedim ya işte vücudunun üstünde et yığını taşıyorsun diye. Sana anlayabileceğin dilden sesleniyorum: νατο μαρμάρινη κεφαλή του νατο :))
Şu başörtüsü ile türban ayrı şeyler diyerek karşı tez öne sürenlerin beyni örtülü bence. Türban kavramı başörtüsüne siyasal bir misyon yükleme çabası içinde olan Kemalist zihniyetin türettiği bir "şey"dir. Anadolu diyor ya bazıları, o türbanlı dediğiniz kişiler de o Anadolu kadının kızlarından doğdu. Başörtüsü başa örtülen şeye verilen genel bir isimdir sadece. Onun piyasada türlü türlü adı vardır. Anadoludaki kadınların kimisi "tülbent", kimisi "yazma"; şehirdekiler de "eşarp" der. Türban diye birşey yoktur. Önce bunu netleştirelim. Kavramlarla oynarsak sağlıklı bir sonuca ulaşamayız.

Diğer taraftan; eğer kamuda başörtüsüne karşı çıkıyorsanız nedenlerini somut bir şekilde ortaya koymalısınız. Mesela dini simgelerin kullanılması bir sebeptir. Ama bunu söylerken de altını doldurmanız gerek. Hangi hakka, hukuka dayanarak bir insanın dini vecibesi olan bir şeyine sırf "simge" diyerek engel olabilirsiniz. Buradan o "simge" dediğiniz şeye nasıl siyasal bir misyon yükleyerek böylece devletin ele geçirileceği fikrine varabiliyorsunuz. Bu bir niyet okumadır öncelikle. Ancak asıl saçma olan şey "türbanlı" dediğiniz şeyi kadınlar takıyor. Eee erkekleri nasıl engelleyeceksiniz. Mesela sakalını kestirmek bir çözüm mü sizin için? He bu arada İlhan Cavcav'ın sakal açıklaması için ne diyorsunuz?
Kasım 2014

Emrullah Öztürk bir yanıta alt yorum yaptı

Sizin gibilerle aynı havayı teneffüs ediyor olmak bile "insan"ı boğuyor biliyor musunuz. Şimdi aranızdaki bazı ahmakların seviyesine inerek basit bazı sorular sorup köşeme çekileceğim: Sizlere (Siz derken yanlış anlaşılmasın. Yoksa bir saygı ifadesi olarak algılamanızı gerçekten istemem) "Müslüman mısınız" diye sorsam, muhtemelen "Evet" (Elhamdülillah demenizi beklemek saflık olur) diyeceksiniz. "Evet" diyenlerin kaçta kaçı acaba bu sorunun altını doldurabilir. Mesela kaçınız Allah'ın emir ve yasaklarını tam olarak biliyor? Kaçınız namaz kılıyor, oruç tutuyor, kaçınız Kur'an mealini okuyor, hadisleri biliyor. Bunlardan haberdar değil, uygulamıyorsan kalkıp da başörtüsü konusunda ahkam kesemezsin. Neticede ayetle sabit bir emir var ve çok da uzun uzadıya yazıp da laf kalabalığı yapmaya gerek yok zaten. Bu basit sorularıma cevap vererek ahmaklığa devam etmenizi istemiyorum sadece düşünmenizi bekliyorum.

"Hayır Müslüman değilim" deyip dini hak ve özgürlüklere karşı çıkanlara gelince. Onları diğerleri gibi ahmak sınıfına sokmuyorum, çünkü zaten inanmıyor ve kendine göre haklı bir takım gerekçeleri var. Ama bazıları için "angut" sıfatı cuk diye oturuyor!! Neyse bu demek değil ki kendilerine göre haklı gerekçeleri olanlar doğru söylüyor. Burada belirleyici olan şey uluslararası nitelikteki insan hakları beyannameleri ve dünyadaki örnek uygulamalardır. Bugün Amerika'da tutun da Avrupa ve Asya'ya Batı medeniyetinin içine girmiş tüm ülkelerde bile Yahudi, Hristiyan, Müslüman, Budist vb hangi din ve inanca sahip olursa olsun inanç alanındaki hak ve özgürlükleri kanun ile koruma altındadır. Bu ülkelerin ekseriyetinde devletin resmi dini vardır o da Hristiyanlıktır (Fransa hariç). Devlet bu ülkelerde dini siyasetten ayırmaz, devlet başkanı seçildiğin de, kişi mahkemede yargılanırken de İncil'in üzerine yemin eder. Öte yandan resmi nikah kiliselerde kıyılır, hangi din ve inanca mensup olursa olsun, haç, başörtüsü, sakal bırakmak gibi şeyler ne özel de ne de kamuda yasaklanmıştır.
Bu ülkelere baktığımızda refah seviyesi üst düzeydedir (Bu ne kadar sömürerek elde edilmiş kazanç da olsa, bu ayrı bir tartışmadır) sosyal devlet anlayışından hareketle kendi ülkesinde yaşayan bireyler içi sosyal adalet uygulamaktadır. İşçisi, öğrencisi, memuru, tüccarı kanunla korunmaktadır. Bu ülkelerde dindarlık bir sorun değildir asıl tehlike "ırkçılıktır, faşizmdir". Çünkü bu ülkeler, okuyan ve bilgiyi doğru bir şekilde kullanan bireylerden oluştuğu için bir insanın sakalı ya da başörtüsü tehlike arzetmez, düşüncelerine ve eylemlerine bakılır. Bu yüzden bir şirketin CEO'su, bir mahkemenin yargıcı ya da valisi, devlet başkanının başörtülü bir bayan ya da sakallı bir abi olmasında hiçbir sakınca yoktur.

Şimdi diyeceksiniz ki bu ülkenin kendi gerçekleri var. Hayır "adalet" kavramı ülkeden ülkeye değişmez. Ama şu söylenebilir: Bugün koşullar aynı olmadığı için Batı'da ideal anlamda adalet uygulanabiliyor, Doğu'da ise herkes kendi adaletinin peşindedir. Bu yüzden Türkiye özelinden baktığımızda Batı'daki gibi bir "Adalet"in tesis edildiğini söyleyemeyeceğimiz gibi adaletsizliğin tek sebebini devletin idarecilerine yüklemek sorumluluktan kaçmak olur. Konuyu dağıtmadan dini özgürlüklere gelirsek. Bu ülkede Türkçe ezan okunmasından tutun da Kur'an kurslarının kapatılması, başörtüsünün okulda ve kamuda, sakalın da kamuda yasaklanmasına kadar sayılabilinecek o kadar çok baskı uygulandı ki dindar kesime, bugün bu haklar geri verildiği için sadece Kemalist kesim değil kendisini Marksist diye tanımlayan sol fraksiyonlar bile ayağa kalktı. Ama kazan kaldıramadı çünkü bu yasaklar onları çürüttü, zayıflattı güçsüz bıraktı. Toplumla bağları kesildi. 28 Şubat'taki gibi toplum mühendisliği tutmadı.

28 Şubat sürecini yaşayanlar bilir. Refah-Yol hükümeti 1 yıl bile sürmeyen iktidar sürecinde hakiminden, askerine, akademisyeninden, işçi ve devlet memuruna kadar tüm kesime hayatlarında görmediği zammı yapmış, üniversite mezunu boşta kalanların hepsini kamuya yerleştirmiştir. 50 yıl sonra ilk kez denk bütçe bu dönemde sağlanmış, Havuz Sistemi ile faiz muslukları kısılmıştı. Ama ne oldu. Yaşanan durumdan rahatsız olan "Faiz lobisi" Genç Subaylar Rahatsız manşetleri attırarak hükümete karşı bir kamuoyu oluşturdu. Yılanlar deliklerinden çıkartıldı. İyi hatırlayın; sanki o zammı dedesi almış gibi sokaklara yine memurlar, işçiler, üniversite öğrencileri çıkartıldı. Rektörler kazan kaldırdı. Askerler birer birer açıklama yapmaya başladı. Hakim ve savcılar harekete geçti. Yani gücü elinde bulunduran küçük bir azınlığın kışkırtmalarıyla ülkede kaos ortamı oluşturuldu, neticede postmodern bir darbe yapıldı.

Bu sefer, kendileri Boğaz'ın kenarındaki ağaçları katledip inşa ettikleri yalılarda oturanlar, ağaçları bahane ederek Gezi Olayları gibi küçük ayaklanmalara kalkıştılar. Ama onu da ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Bir anda evvelden terörist dedikleri, Taksim'de orada burada bomba patlatan terör gruplarıyla yan yana oldular. Meydanı onlar kaptı. Olay amacından saptı. Sonra zaten eylemler kesiliverdi. Yani kısacası artık bu ülke zengin bir azınlığın tekelinden çıktı. Öyle eskisi gibi kurmaca medya operasyonlarını toplum yemiyor. Gerçek kısa zamanda ortaya çıkıyor.

Bir arkadaş türbanın Özal hükümeti tarafından türetildiğini söylemiş. Doğru bile olsa o "türban" taktı diye her başını örten siyasetçi ya da eşi ve öğrencisi vs "türban" mı takmış oluyor. Bir de buna siyasi simge olduğunu kim uydurdu? Başörtüsü evde takılınca sorun yok kamuda olunca mı siyasi simgeye dönüşüyor bu. Bu neyin kafası?

Bi de şu Hakan denen vücudunun üstünde büyük bir et yığını taşıyan mahluka bir çift sözüm olacak. Sana o ismi verenler nereden bileceklerdi ki senin Belhum Adal biri olacağını. Ama olmayınca mamut neylesin Mahmut. Tavsiyem cibiliyetine uygun bir isim bul hemen. Kirletme daha fazla o adı. "Acı çekmek ruhun fiyakasıdır" der şair ama o bedenin içindeki ruh acı değil işkence çekiyor. Bence daha fazla işkence çektirme. Bak söylediklerim ağır gelebilir ama birilerin sana gerçekleri söylemesi gerek. Yarın doğruyu bulursan bana çok dua edeceksin bunları söylediğim için. Neyse sen ve ahvalinin seviyesine daha fazla inersem bataklığa saplanıp kalacağım yoksa.
Şu başörtüsü ile türban ayrı şeyler diyerek karşı tez öne sürenlerin beyni örtülü bence. Türban kavramı başörtüsüne siyasal bir misyon yükleme çabası içinde olan Kemalist zihniyetin türettiği bir "şey"dir. Anadolu diyor ya bazıları, o türbanlı dediğiniz kişiler de o Anadolu kadının kızlarından doğdu. Başörtüsü başa örtülen şeye verilen genel bir isimdir sadece. Onun piyasada türlü türlü adı vardır. Anadoludaki kadınların kimisi "tülbent", kimisi "yazma"; şehirdekiler de "eşarp" der. Türban diye birşey yoktur. Önce bunu netleştirelim. Kavramlarla oynarsak sağlıklı bir sonuca ulaşamayız.

Diğer taraftan; eğer kamuda başörtüsüne karşı çıkıyorsanız nedenlerini somut bir şekilde ortaya koymalısınız. Mesela dini simgelerin kullanılması bir sebeptir. Ama bunu söylerken de altını doldurmanız gerek. Hangi hakka, hukuka dayanarak bir insanın dini vecibesi olan bir şeyine sırf "simge" diyerek engel olabilirsiniz. Buradan o "simge" dediğiniz şeye nasıl siyasal bir misyon yükleyerek böylece devletin ele geçirileceği fikrine varabiliyorsunuz. Bu bir niyet okumadır öncelikle. Ancak asıl saçma olan şey "türbanlı" dediğiniz şeyi kadınlar takıyor. Eee erkekleri nasıl engelleyeceksiniz. Mesela sakalını kestirmek bir çözüm mü sizin için? He bu arada İlhan Cavcav'ın sakal açıklaması için ne diyorsunuz?
Kasım 2014

Emrullah Öztürk bir yanıt verdi.

Kamuda başörtüsü serbestliği hakkında yorumlarınız nelerdir?

Şu başörtüsü ile türban ayrı şeyler diyerek karşı tez öne sürenlerin beyni örtülü bence. Türban kavramı başörtüsüne siyasal bir misyon yükleme çabası içinde olan Kemalist zihniyetin türettiği bir "şey"dir. Anadolu diyor ya bazıları, o türbanlı dediğiniz kişiler de o Anadolu kadının kızlarından doğdu. Başörtüsü başa örtülen şeye verilen genel bir isimdir sadece. Onun piyasada türlü türlü adı vardır. Anadoludaki kadınların kimisi "tülbent", kimisi "yazma"; şehirdekiler de "eşarp" der. Türban diye birşey yoktur. Önce bunu netleştirelim. Kavramlarla oynarsak sağlıklı bir sonuca ulaşamayız.

Diğer taraftan; eğer kamuda başörtüsüne karşı çıkıyorsanız nedenlerini somut bir şekilde ortaya koymalısınız. Mesela dini simgelerin kullanılması bir sebeptir. Ama bunu söylerken de altını doldurmanız gerek. Hangi hakka, hukuka dayanarak bir insanın dini vecibesi olan bir şeyine sırf "simge" diyerek engel olabilirsiniz. Buradan o "simge" dediğiniz şeye nasıl siyasal bir misyon yükleyerek böylece devletin ele geçirileceği fikrine varabiliyorsunuz. Bu bir niyet okumadır öncelikle. Ancak asıl saçma olan şey "türbanlı" dediğiniz şeyi kadınlar takıyor. Eee erkekleri nasıl engelleyeceksiniz. Mesela sakalını kestirmek bir çözüm mü sizin için? He bu arada İlhan Cavcav'ın sakal açıklaması için ne diyorsunuz?
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Sakal

4 Kişi   7 Soru

Futbolcu

21 Kişi   28 Soru

Gençlerbirliği

1 Kişi   1 Soru