Bilmek istediğin her şeye ulaş

Erol Ayyıldız, 

Muhasebe Yönetmeni

24 yıllık mesleki deneyimimin dışında fotoğraf konusunda uzmanlaştım. Fotoğraflarımın bir kısmınıerolayyildiz.com.tr sitesinde sergiliyorum.

Mart 2017

Erol Ayyıldız bir yanıta alt yorum yaptı

Ne yazık ki ben de benzer durumların olacağını düşünüyorum...
Ben şöyle olacağına inanıyorum, son yıllardaki tüm seçimlerde olduğu gibi oy çalınacak, elektrikler kesilecek, SEÇSİS kurcalanacak, bir yandan Suriyeliler vatandaş yapılacak ya da yapılıyordur bile, engelli ve hasta insanların yanı sıra bunamış ve zihinsel engelliler de sandıklara taşınacak ve oy verdirilecek, bazı kurumlar damgalanmış oyların fotoğrafını görmek isteyecek, makarna, nohut, buğday, kömür vb dağıtılıyordur zaten yeteri kadar. . .
Mart 2017

Erol Ayyıldız bu yanıtı beğendi:

Referandumda oy hırsızlığı olacağına inanıyor musunuz?

Ben şöyle olacağına inanıyorum, son yıllardaki tüm seçimlerde olduğu gibi oy çalınacak, elektrikler kesilecek, SEÇSİS kurcalanacak, bir yandan Suriyeliler vatandaş yapılacak ya da yapılıyordur bile, engelli ve hasta insanların yanı sıra bunamış ve zihinsel engelliler de sandıklara taşınacak ve oy verdirilecek, bazı kurumlar damgalanmış oyların fotoğrafını görmek isteyecek, makarna, nohut, buğday, kömür vb dağıtılıyordur zaten yeteri kadar. . .
Mart 2017

Erol Ayyıldız yeni bir  soru  sordu.

Mart 2017

Erol Ayyıldız bir yanıta alt yorum yaptı

Sizin bu kadar uzun gerekçeler ortaya koyup hayır dediğiniz bu önemli konuda aynı uzunlukta evet deme gerekçesi olan var mıdır acaba?
Madde 75 - Milletvekili sayısından başlayabiliriz. 50 tane daha milleti düşünmeyen adam ya da kadının ömür boyu paşalar gibi bakılmasına karşıyım.

Madde 101 - Seçilecek cumhurbaşkanının partili olmasına da karşıyım. Bu durumda çıkartılan yasalarda meclis ve cumhurbaşkanı karşılıklı birbirlerini denetlemeyecek, halihazırda anayasa delinerek işletilen suç sistemi işlemeye legal olarak devam edecek.

Madde 105 - Cumhurbaşkanı suç işlediği durumda ki diploma olmadan makamda olmak bile anayasal bir suç, onu sadece meclisteki salt çoğunluk denetleyebilecek ki aynı zamanda iktidar partisinin de başkanı olacak kişiyi kimse denetleyemeyecek.

Madde 106 - Cumhurbaşkanı yardımcılığı makamı getiriliyor ki örneğini Azerbaycan'ın Tayyip Erdoğan'ında gördük.

Madde 119 - Cumhurbaşkanına verilen OHAL ilan etme yetkisi de tek bir elde olduğunda fevri, adaletsiz vb kullanılabilecek ki tersini nedense düşünemiyorum.

Madde 142 - Askeri mahkemelerin kurulması da yasayla engellenecek yani askerleri de Cumhurbaşkanının atayacağı hakimler yargılayacak. Cumhuriyeti yok ederken askeriyeden gelebilecek tepkilere karşı bir tedbir alınmış görünüyor bu maddeyle.

Madde 159 - HSYK'nın başkanı yine Cumhurbaşkanının direkt kafasına göre seçtiği adalet bakanı olacak, bir üye de yine aynı şahsın seçtiği adalet bakanlığı müsteşarı olacak. Kurulun bir kısmı iktidar partisi diğer kısmı ise Cumhurbaşkanı tarafından atanacak yani tümü Cumhurbaşkanı tarafından atanacak. Böyle bir kurumdan adalet beklemek imkansız olacak. Madde 146'da bahsi geçen Anayasa mahkemesi de aynı şekilde Cumhurbaşkanının hegemonyasına alınacak.

Madde 8 - Yürütme yetkisini %100 olarak tek kişiye yani Cumhurbaşkanına veriyor. Zaten yasama da partisiyle onun elinde keza yargı da. Yani demokrasinin olmazsa olmazı güçler ayrılığında bahsettiğimiz üç erkin tamamı Cumhurbaşkanına geçiyor.

Madde 15 - Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması sadece Cumhurbaşkanının OHAL ilan etmesine bağlanıyor.

Madde 73 - Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.


Madde 117 - Silahlı kuvvetlerden de Cumhurbaşkanı mesul olacakmış. Aynı zamanda o kişi devletin baş komutanı oluyor. Yasama, yürütme, yargıdan sonra askeriyenin de başı aynı kişi olacak.

Madde 118 - Milli güvenlik kurulu da tamamen Cumhurbaşkanı ve onun atadığı genel kurmay başkanı tarafından atanacak.

Madde 124 - Cumhurbaşkanı kanunlarla çelişmediği sürece KHK çıkartma yetkisine sahip olacak. Yani eğer meclisteki partisiyle istediği yasaları çıkartamazsa KHK çıkartarak yoluna devam edecek.

Madde 131 - YÖK'ün de artık sadece Cumhurbaşkanı tarafından seçilmesini öngörüyor.

Madde 154 - Yargıtay da Cumhurbaşkanının HSYK'sı tarafından yani yine aynı kişi tarafından seçilecek.

Madde 155 - Danıştay da aynı Yargıtay gibi seçilecek.

Görünüşe göre tüm devleti tek bir kişiye devretmeye hazırlanıyoruz. İşlevsiz meclisi, CB'deki meclisi fesih yetkisi ve KHK çıkarma haklarıyla sistemin 3. Meşrutiyetten bir farkı yok. Yasama, yürütme, yargı ve askeriyeyi bir kişiye devrederseniz o kişi sadece bir otokrata dönüşebilir. Meşrutiyet, halifelik, şeriat gibi geri dönemlerin sistemlerine dönüp kulun kulu olarak yaşamak isteseydim kararım evet olurdu ama ben bunlara karşıyım. Yani kararım hayır olacaktır. Akape ve kurmayları tarafından yapılan kirli siyaset sandıktan evet çıkarsa kepazeliğin nerelere varacağı hakkında bir fikir veriyor. Bir muhalefet partisinin eş başkanlarını kendi ürettikleri senaryolarla içeride tutuyorlar, bu bile hayır demeye yeterli olmalı, nitekim adalet bir gün herkese lazım olacaktır, hatta akapelilere bile. Görüyorsunuz Almanlardan bir şamar yediler adalet, demokrasi diye ağlıyorlar. Dışarıda demokrasi aramadan önce içeride hayırcılara yaptıkları zulmü bir gözden geçirseler iyi olacak.
Mart 2017

Erol Ayyıldız bu yanıtı beğendi:

Sizce referandumda neden evet veya hayır demeliyiz?

Madde 75 - Milletvekili sayısından başlayabiliriz. 50 tane daha milleti düşünmeyen adam ya da kadının ömür boyu paşalar gibi bakılmasına karşıyım.

Madde 101 - Seçilecek cumhurbaşkanının partili olmasına da karşıyım. Bu durumda çıkartılan yasalarda meclis ve cumhurbaşkanı karşılıklı birbirlerini denetlemeyecek, halihazırda anayasa delinerek işletilen suç sistemi işlemeye legal olarak devam edecek.

Madde 105 - Cumhurbaşkanı suç işlediği durumda ki diploma olmadan makamda olmak bile anayasal bir suç, onu sadece meclisteki salt çoğunluk denetleyebilecek ki aynı zamanda iktidar partisinin de başkanı olacak kişiyi kimse denetleyemeyecek.

Madde 106 - Cumhurbaşkanı yardımcılığı makamı getiriliyor ki örneğini Azerbaycan'ın Tayyip Erdoğan'ında gördük.

Madde 119 - Cumhurbaşkanına verilen OHAL ilan etme yetkisi de tek bir elde olduğunda fevri, adaletsiz vb kullanılabilecek ki tersini nedense düşünemiyorum.

Madde 142 - Askeri mahkemelerin kurulması da yasayla engellenecek yani askerleri de Cumhurbaşkanının atayacağı hakimler yargılayacak. Cumhuriyeti yok ederken askeriyeden gelebilecek tepkilere karşı bir tedbir alınmış görünüyor bu maddeyle.

Madde 159 - HSYK'nın başkanı yine Cumhurbaşkanının direkt kafasına göre seçtiği adalet bakanı olacak, bir üye de yine aynı şahsın seçtiği adalet bakanlığı müsteşarı olacak. Kurulun bir kısmı iktidar partisi diğer kısmı ise Cumhurbaşkanı tarafından atanacak yani tümü Cumhurbaşkanı tarafından atanacak. Böyle bir kurumdan adalet beklemek imkansız olacak. Madde 146'da bahsi geçen Anayasa mahkemesi de aynı şekilde Cumhurbaşkanının hegemonyasına alınacak.

Madde 8 - Yürütme yetkisini %100 olarak tek kişiye yani Cumhurbaşkanına veriyor. Zaten yasama da partisiyle onun elinde keza yargı da. Yani demokrasinin olmazsa olmazı güçler ayrılığında bahsettiğimiz üç erkin tamamı Cumhurbaşkanına geçiyor.

Madde 15 - Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması sadece Cumhurbaşkanının OHAL ilan etmesine bağlanıyor.

Madde 73 - Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.


Madde 117 - Silahlı kuvvetlerden de Cumhurbaşkanı mesul olacakmış. Aynı zamanda o kişi devletin baş komutanı oluyor. Yasama, yürütme, yargıdan sonra askeriyenin de başı aynı kişi olacak.

Madde 118 - Milli güvenlik kurulu da tamamen Cumhurbaşkanı ve onun atadığı genel kurmay başkanı tarafından atanacak.

Madde 124 - Cumhurbaşkanı kanunlarla çelişmediği sürece KHK çıkartma yetkisine sahip olacak. Yani eğer meclisteki partisiyle istediği yasaları çıkartamazsa KHK çıkartarak yoluna devam edecek.

Madde 131 - YÖK'ün de artık sadece Cumhurbaşkanı tarafından seçilmesini öngörüyor.

Madde 154 - Yargıtay da Cumhurbaşkanının HSYK'sı tarafından yani yine aynı kişi tarafından seçilecek.

Madde 155 - Danıştay da aynı Yargıtay gibi seçilecek.

Görünüşe göre tüm devleti tek bir kişiye devretmeye hazırlanıyoruz. İşlevsiz meclisi, CB'deki meclisi fesih yetkisi ve KHK çıkarma haklarıyla sistemin 3. Meşrutiyetten bir farkı yok. Yasama, yürütme, yargı ve askeriyeyi bir kişiye devrederseniz o kişi sadece bir otokrata dönüşebilir. Meşrutiyet, halifelik, şeriat gibi geri dönemlerin sistemlerine dönüp kulun kulu olarak yaşamak isteseydim kararım evet olurdu ama ben bunlara karşıyım. Yani kararım hayır olacaktır. Akape ve kurmayları tarafından yapılan kirli siyaset sandıktan evet çıkarsa kepazeliğin nerelere varacağı hakkında bir fikir veriyor. Bir muhalefet partisinin eş başkanlarını kendi ürettikleri senaryolarla içeride tutuyorlar, bu bile hayır demeye yeterli olmalı, nitekim adalet bir gün herkese lazım olacaktır, hatta akapelilere bile. Görüyorsunuz Almanlardan bir şamar yediler adalet, demokrasi diye ağlıyorlar. Dışarıda demokrasi aramadan önce içeride hayırcılara yaptıkları zulmü bir gözden geçirseler iyi olacak.
Mart 2017

Erol Ayyıldız bir yanıt verdi.

İnsan neden kıskanır? Kıskanmak ya da kıskanılmak güzel bir şey midir?

İnsan neden kıskanır? Aynı şekilde neden kıskanılmak ister? Kıskançlığa bağlı olarak gelişen olaylara baktığımızda sonucu itibariyle olumsuz bir durum olarak düşünülebilir. Bence kişinin kendini tanıması oranında kıskançlık duygusunu yönetme ve olumlu seviyede tutma şansı vardır. Yani bu duygudan yola çıkarak kişisel ve toplumsal gelişime yönelmek mümkündür.
Mart 2017

Erol Ayyıldız  yeni bir  gönderide  bulundu.

PhotoOne - Best of The World Photography

Photo sharing and exhibition site - Best photography on the world
Mart 2017

Erol Ayyıldız  yeni bir  gönderide  bulundu.

Referanduma doğru...

Referanduma Dair Hatırlatmalar ve Düşüncelerim:
1- 1982 Anayasası'nın değiştirilmesi gerektiği konusunda ülkede neredeyse herkes aynı fikirde. Sorun sadece bunun yangından mal kaçırır gibi acele, içeriğinin demokrasi kavramından uzaklaştıracak nitelikte ve bir dayatma şeklide yapılıyor olmasıdır.
2- Ülkemizde siyaset adına temel sorun: Parti içi demokrasinin olmaması nedeniyle başarısız siyasetçilerin liderliğinde ve yine onlar tarafından seçilen vekiller ile siyasal sistemin devam etmesidir.
Önerilen yeni sistemde olacak olan şey; parti içi demokrasi adına şikayetçi olduğumuz bu durum tek kişi sultası ve onun seçeceği insanların ülke kaderini belirleyecek şekilde daha da kötüleşerek devam edecek olmasıdır.
3- Referandumun tarafları ne sağ-sol, ne de dinci-laik, fetö-pkk veya başka bir düşünceyle kutuplaştırılamaz. Çünkü bu referandum hepimizin geleceğini aynı seviyede etkileyecektir. Geçmişte ülkenin kaderini belirleyen önemli yanlışlar yapan siyasilere hesap sorulamamasının boyutu bu yeni sistemde çok daha imkansız bir hal alacaktır.
4- Ekonomik ve sosyal yaşamdaki başarılı yönetim anlayışlarıyla alkışladığımız ve pek çoğumuzun orada yaşamanın güzel olacağını düşündüğü ülkelerde ülkenin kaderi bir kişinin eline bırakılmadığı gibi oralarda kurulan sistem denetlenebilir bir demokrasidir. Onların başardığı sistemin temel başarı nedeni; iyi bir eğitim süreci sonunda denetlenebilir, sosyal politikaları olan, başarısız ve yanlış siyasetçilerin kolayca sistemden uzaklaştırılabilir olmasıdır. Böyle bir yapının oluşabilmesi için eğitim sisteminin de düşünmeye, araştırmaya ve gelişmeye dönük bir yapıda olması gerekir.
5- Ülkemizi çevreleyen uluslararası tehlikeler nedeniyle her zamankinden çok daha dikkatli ve kenetlenmiş bir toplum olmamız gerekiyor. Bu referandum öncesi söylemlere baktığımızda bizleri arkadaşlarımız ve ailelerimizle %50-50 bölen bir anlayışın devamında bu kutuplaşma çatışmaya dönüştürülmek istenmektedir. Böyle bir çatışmanın halk içinde bir kazananı olmayacaktır, kazanan sadece düşmanlar olacaktır.
Ülkemize yeni bir anayasa lazım mı? Lazım. Peki bu anayasa kimler tarafından, hangi yöntemlerle, neyi amaçlayarak ve ne zaman yapılmalıdır? Normalde bu anayasanın yapılması gereken yer TBMM'dir. Ancak mevcut siyaset anlayışında meclisi oluşturan yapının aslında sadece 4 kişinin iradesiyle şekillendiğini düşündüğümüzde ne yazık ki TBMM halkın meclisi değildir. Yani bizlere seçim dönemlerinde sizi kim temsil etsin istersiniz sorusu sorulmadan, parti liderlerinin belirlediği adaylarla meclis şekilleniyor. Yani bizler TBMM yapısının oluşumunda sadece liderlere oy veren figüranlarız. Bu durumda meclisin tek başına anayasa değişikliği yapması işte bugün olduğu gibi kişiye dayalı bir sistem önerisi ile karşımıza çıkacaktır. Bu durumda model olarak kabul edilecek gelişmiş bir demokratik ülkenin anayasası akademisyenler önderliğinde oluşacak bir kurulca incelenerek azami şekilde ülkemize uyarlanabilir. Böyle bir yöntem hem işimizi kolaylaştıracaktır, hem de denenmiş olması nedeniyle başarı ihtimali yüksek bir sisteme kavuşmamızı sağlayacaktır. Bu tip bir çalışmanın olabilmesi için çok acele edilmemelidir, sanırım 2-3 yıl yeterli bir süre olacaktır.
Bu arayış olurken varolan siyasi yapıdan da AKP önderliğinde bir mutabakat hükümeti beklentisi ülkemizi günümüz risklerine karşı korumak adına doğru bir beklenti olacaktır.
Yukarıda sıraladığım açıklamalar gerekçesiyle bu referandumda "Hayır" diyeceğim.
Mart 2017

Erol Ayyıldız  yeni bir  gönderide  bulundu.

Yalnızlaşmak ve Güvensizlik

Günümüzde insanların güvensizliğe bağlı hızlı bir yalnızlaşmanın içine sürüklendiğini düşünüyorum. Ekonomik gerekliliğe bağlı zor yaşam mücadelesi ve teknolojik gelişmeler bu yalnızlığı iyice perçinliyor.
1970 ve öncesi kuşağın temsilcileri toplumsal yaşamdaki bu hızlı değişimi çok daha net değerlendirebiliyor.
Bir "merhaba" nın bile "acaba" şüphesiyle duymazdan gelinmesinin nedeni bu ne yazık ki!
Temmuz 2016

Erol Ayyıldız bu yanıtı beğendi:

Bir web sitesi projesini genele duyurmak için en etkili yol sizce hangisidir?

Sosyal medya üzerinden tanitimini yapmak.
Temmuz 2016

Erol Ayyıldız bir yanıta alt yorum yaptı

Yanlış yönlendirmeden kastınız nedir bilemedim ama sahadaki işi bilmeyen kişi bahsettiğiniz diğer süreçlere hakim olamaz. İşini sadece masa başında yapan inşaat mühendislerinin yaşadığı sorunlar konusunda elimde onlarca birikmiş hikaye var.
Bayanlarında geyet güzel bir şekilde yapabileceği meslek. İlla şantiyede çalışması şart değil, çalışsa bile teknik ofiste görev yapar masa başı işi hesap kitap hakediştir. Satın almaya bakabilir, planlamaya bakabilir. Bence insanları yanlış yönlendirmekten kaçınalım.
Temmuz 2016

Erol Ayyıldız bu yanıtı beğendi:

Yalnızlığı sevmek sizce bir sorun mudur?

Yalnızlık sevilmez, bir ihtiyacın giderilmesi sevilir. O durumda ihtiyaç yalnızlık ise, sevmek doğaldır.
Temmuz 2016

Erol AyyıldızSerkan Köse kişisini takip etmeye başladı

Serkan Köse, Girişimci, @serkan

inploid.com kurucu ortağı, fotoğraf meraklısı (https://www.flickr.com/photos/koseserkan/ ve https://instagram.com/koseserkan/), motosiklet sevdalısı, elektronik yüksek mühendisi, insan ve bir adam. Dünyanın değişebileceğine inanan bir adam...

Temmuz 2016

Erol Ayyıldız bir yanıta alt yorum yaptı

Yorumunuzla sorunun bu haliyle yetersiz olduğunu gösterdiniz bana. Teşekkür ederim.
Kesinlikle diyemem ama, bence bir ihtimal sorun olabilir. Çünkü insanın doğası, genetiği gereği sosyal bir varlık olduğu aşikardır. En temel güdülerinden biri de hayatta kalmak olduğuna göre; topluluk içinde yaşamak, insanlarla birlikte olmak kişiyi mutlu edecektir, rahatlatacaktır diye düşünüyorum. Ama tabi ki, her zaman olmasa da ara ara yalnız kalmayı sevmek normaldir bence. Sadece sürekli yalnız kalmak istiyorsa insan, orada bir durup düşünmek gereklidir sanırım. Sevilen şey yalnız kalmak mı, başkalarından zarar görmeyeceğine emin olmak mı, yoksa başka bir neden mi... Bence iyi anlaştığı kişiler varsa bir insanın yanında, sürekli yalnız kalmayı sevemez.
Temmuz 2016

Erol Ayyıldız bu yanıtı beğendi:

Yalnızlığı sevmek sizce bir sorun mudur?

Kesinlikle diyemem ama, bence bir ihtimal sorun olabilir. Çünkü insanın doğası, genetiği gereği sosyal bir varlık olduğu aşikardır. En temel güdülerinden biri de hayatta kalmak olduğuna göre; topluluk içinde yaşamak, insanlarla birlikte olmak kişiyi mutlu edecektir, rahatlatacaktır diye düşünüyorum. Ama tabi ki, her zaman olmasa da ara ara yalnız kalmayı sevmek normaldir bence. Sadece sürekli yalnız kalmak istiyorsa insan, orada bir durup düşünmek gereklidir sanırım. Sevilen şey yalnız kalmak mı, başkalarından zarar görmeyeceğine emin olmak mı, yoksa başka bir neden mi... Bence iyi anlaştığı kişiler varsa bir insanın yanında, sürekli yalnız kalmayı sevemez.
Temmuz 2016

Erol Ayyıldız bir yanıt verdi.

İnşaat Mühendisliği okuyorum ama hem sektörde bu meslekten çok fazla insanın olduğundan hem de kadın olarak şansımın az olduğundan bahsediliyor. Öne çıkmak ve en iyisi olmak için neler yapmalıyım?

Seçtiğiniz meslek sahada olmayı gerektirdiği için bayanlar için zor bir meslektir. Ancak bütün zorluklarına rağmen sahada aktif olarak işini en iyi şekilde yapan tanıdığım bayan mühendisler var.
Bu süreçte bulundukları ortam nedeniyle davranışlarının erkek formuna dönüştüğünü gözlemledim ama işlerinde çok iyiler. . .
Temmuz 2016

Erol Ayyıldız yeni bir  soru  sordu.

Temmuz 2016

Erol AyyıldızInsan kişisini takip etmeye başladı

Insan, Bilimadamı, @cahilinsan

Bildiğim tek şey, hiç bir şey bilmediğimdir. Allah bilir ve siz bilmezsiniz.

Temmuz 2016

Erol Ayyıldız bir yanıta alt yorum yaptı

Teşekkür ederim, not aldım :)
"Günah benim, suç benim" geldi ama;
"Sen gençliğimin katilisin" de güzel,
"Çiçekler açsın" favorilerimden.
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Web Siteleri

3134 Kişi   264 Soru

İnsan Davranışları

3683 Kişi   956 Soru

Girişimcilik

3522 Kişi   359 Soru

Filmler

3269 Kişi   191 Soru

Müzik

2885 Kişi   472 Soru

Yazılım

2995 Kişi   554 Soru

İnternet

2532 Kişi   536 Soru

Kişisel Gelişim

1941 Kişi   154 Soru

Web Tasarım

1198 Kişi   214 Soru

Yaşam

1184 Kişi   394 Soru

Fotoğrafçılık

1890 Kişi   167 Soru

Teknoloji

1894 Kişi   579 Soru

Sosyal Medya

1386 Kişi   212 Soru

Eğitim

4116 Kişi   634 Soru

Sinema

3145 Kişi   300 Soru

Kadınlar

945 Kişi   356 Soru

Edebiyat

946 Kişi   203 Soru

Excel

87 Kişi   16 Soru

Yalnızlık

141 Kişi   29 Soru

Siyaset (Türkiye)

1442 Kişi   472 Soru

Referandum

8 Kişi   4 Soru

Sanat

591 Kişi   108 Soru

Fotoğraf

332 Kişi   92 Soru

Recep Tayyip Erdoğan

49 Kişi   74 Soru

Siyaset

8 Kişi   11 Soru