Bilmek istediğin her şeye ulaş

Eylem Şenel, 

Biyolog

Biyolog Eylem Şenel inploid.com'da 1 soru sordu, 6 soru yanıtladı ve 10 takipçisi var.

Ekim 2013

Eylem Şenel bir yanıta alt yorum yaptı

Pesss yazıklar olsun , bu kadar adam kayırmaca olabilir , birde dinden bahsederler . Baş örtmekle müslümanlık olsaydı ,,,,, nasıl bir dehşet bu ve neden üstü kapatılıyor neden bu kadar sessiz kalıyoruz ? tecavüz en affedilemez suçken. Üstelik mağdur bir çocuğa.
14 yaşındaki ZİHİNSEL ENGELLİ ''ÇOCUĞA'' 2 yıl boyunca tecavüz ettiği ortaya çıkan ve çocuğa bir ARABANIN İÇİNDE tecavüz ederken, çevredeki vatandaşlar tarafından yakalanıp SUÇ ÜSTÜ yapılan Ovacık AKP İlçe Başkanı RIZA ÇOLAK
BERAAT ETTİ!
*AKP İLÇE ESKİ BAŞKANI RIZA ÇOLAK, 14 yaşındaki engelli kız çocuğuna arabanın içinde tecavüz ederken yakalanınca, ÇOCUĞU ARABADAN ATIP kaçmaya çalışmış ve arabanın önünü kesen vatandaşlara SİLAH ÇEKMİŞTİ! Arabasını hızla vatandaşların ÜZERİNE SÜREN Rıza Çolak, arabayla bir vatandaşın AYAĞINI EZMİŞTİ!
Sonra yakalanıp karakola teslim edilen Rıza Çolak, CİNSEL İSTİSMAR ve ADAM YARALAMA suçlarıyla MAHKEMEYE SEVK EDİLMİŞTİ.

Bu korkunç vahşete sessiz kalmaya vicdanı el vermeyen vatandaşlar, OVACIK HÜKÜMET KONAĞI önünde saatlerce beklemiş, olaya tepki gösterip ADALET istemişti!
... Ve o ŞİDDET YANLISI PEDOFİLİ, İSTİSMARCI İLÇE BAŞKANI, şimdi SERBEST!
Cezası bu kadar mıydı?
-Oysa Gaziantep'te açlıktan BAKLAVA ÇALAN ÇOCUKLAR için 9 YIL HAPİS CEZASI istenmişti. 2 paket CİPS ÇALAN çocuğa 12 YIL HAPİS cezası verilmişti!!!
*Hiçbir SUÇ ALETİ TAŞIMADAN, kimseye tecavüz etmeden, hırsızlık yapmadan, adam öldürmeden, sadece DÜŞÜNCE SUÇUNDAN DOLAYI HALA HAPİSTE OLAN GAZETECİLERİMİZ VE ÖĞRENCİLERİMİZ VAR!
*Zihinsel ENGELLİ Bir ÇOCUK ile cinsel ilişki yaşayabileceğini düşünen, vatandaşa SİLAH ÇEKEN ve arabayı insanların üzerlerine sürerek ADAM YARALAYAN AKP İLÇE BAŞKANI ise SERBEST!
ZİHİNSEL ENGELLİ çocuğun da mı kocaman iğrenç bir adamla cinsel ilişki yaşamak için RIZASI VARDI? Bacağının üzerinden arabayla geçilen adamın da mı RIZASI VARDI?
Bu suçun içinde, zihinsel engelli istismarı var, çocuk istismarı var, makamı kötüye kullanma var, tecavüz var, üstelik bir defa değil, 2 yıl boyunca! Adam yaralama var, silahla tehdit var... Böyle bir suçun cezası, baklava çalan çocuğun cezasından ya da düşünce suçlusu bir üniversite öğrencisinin cezasından daha düşük olamaz!

Not: Sakın yanlış anlaşılmasın, başlığı kıllar bilmez ama George Orwel'ın Hayvanlar Çiftliğinden aldım. Domuza akpartililiği yakıştırmıyorum. Sonuçta domuz da doğanın dengesini koruyan, faydalı ve lüzumlu bir hayvan. Bu vesileyle tüm domuzlardan özür dilerim.
Ekim 2013

Eylem Şenel  bu yazıyı beğendi:

HERKES EŞİTTİR AMA DOMUZLAR DAHA EŞİTTİR

14 yaşındaki ZİHİNSEL ENGELLİ ''ÇOCUĞA'' 2 yıl boyunca tecavüz ettiği ortaya çıkan ve çocuğa bir ARABANIN İÇİNDE tecavüz ederken, çevredeki vatandaşlar tarafından yakalanıp SUÇ ÜSTÜ yapılan Ovacık AKP İlçe Başkanı RIZA ÇOLAK
BERAAT ETTİ!
*AKP İLÇE ESKİ BAŞKANI RIZA ÇOLAK, 14 yaşındaki engelli kız çocuğuna arabanın içinde tecavüz ederken yakalanınca, ÇOCUĞU ARABADAN ATIP kaçmaya çalışmış ve arabanın önünü kesen vatandaşlara SİLAH ÇEKMİŞTİ! Arabasını hızla vatandaşların ÜZERİNE SÜREN Rıza Çolak, arabayla bir vatandaşın AYAĞINI EZMİŞTİ!
Sonra yakalanıp karakola teslim edilen Rıza Çolak, CİNSEL İSTİSMAR ve ADAM YARALAMA suçlarıyla MAHKEMEYE SEVK EDİLMİŞTİ.

Bu korkunç vahşete sessiz kalmaya vicdanı el vermeyen vatandaşlar, OVACIK HÜKÜMET KONAĞI önünde saatlerce beklemiş, olaya tepki gösterip ADALET istemişti!
... Ve o ŞİDDET YANLISI PEDOFİLİ, İSTİSMARCI İLÇE BAŞKANI, şimdi SERBEST!
Cezası bu kadar mıydı?
-Oysa Gaziantep'te açlıktan BAKLAVA ÇALAN ÇOCUKLAR için 9 YIL HAPİS CEZASI istenmişti. 2 paket CİPS ÇALAN çocuğa 12 YIL HAPİS cezası verilmişti!!!
*Hiçbir SUÇ ALETİ TAŞIMADAN, kimseye tecavüz etmeden, hırsızlık yapmadan, adam öldürmeden, sadece DÜŞÜNCE SUÇUNDAN DOLAYI HALA HAPİSTE OLAN GAZETECİLERİMİZ VE ÖĞRENCİLERİMİZ VAR!
*Zihinsel ENGELLİ Bir ÇOCUK ile cinsel ilişki yaşayabileceğini düşünen, vatandaşa SİLAH ÇEKEN ve arabayı insanların üzerlerine sürerek ADAM YARALAYAN AKP İLÇE BAŞKANI ise SERBEST!
ZİHİNSEL ENGELLİ çocuğun da mı kocaman iğrenç bir adamla cinsel ilişki yaşamak için RIZASI VARDI? Bacağının üzerinden arabayla geçilen adamın da mı RIZASI VARDI?
Bu suçun içinde, zihinsel engelli istismarı var, çocuk istismarı var, makamı kötüye kullanma var, tecavüz var, üstelik bir defa değil, 2 yıl boyunca! Adam yaralama var, silahla tehdit var... Böyle bir suçun cezası, baklava çalan çocuğun cezasından ya da düşünce suçlusu bir üniversite öğrencisinin cezasından daha düşük olamaz!

Not: Sakın yanlış anlaşılmasın, başlığı kıllar bilmez ama George Orwel'ın Hayvanlar Çiftliğinden aldım. Domuza akpartililiği yakıştırmıyorum. Sonuçta domuz da doğanın dengesini koruyan, faydalı ve lüzumlu bir hayvan. Bu vesileyle tüm domuzlardan özür dilerim.
Ekim 2013

Eylem Şenel bu yanıtı beğendi:

Manik atak nasıl tedavi edilebilir?

Manik atak tek başına bir rahatsızlık değildir. Aşırı hareketli ve ajite olma durumunu zaman zaman herkes yaşayabilir. Ancak bunun sıklıkla olması ve günlük hayatı olumsuz etkilemesi durumunda rahatsızlıktan bahsetmek mümkündür.
Bu şekliyle de manik atak tek başına görülmekten ziyade manik depresik bozukluk denilen patolojide depresif ataklar ile birlikte (dönüşümlü olarak) görülür.
Manik depresik bozukluğun tedavisinde psikoterapi veya ilaç tedavisi kullanılabilinmektedir.
Ekim 2013

Eylem Şenel bu yanıtı beğendi:

Evde cherry domates nasıl yetiştirilir?

Tohumdan yetiştirme için bir kaç not:
- Mümkün olduğunca taze tohum almaya özen gösterin. Tarihi en yeni olanlardan seçin.
- Tohumu normal bahçeden aldığınız toprak yerine torfa dikerseniz tohum tutma oranı daha yüksek olur.
- Torf zaten nemli gelen bir topraktır, sulamanıza gerek yoktur. Torfunuzu doldurun hafifçe sıkıştırın. Tohumlarınızı yerleştirdikten sonra üstüne biraz daha torf serpin. Basit kural tohumu boyunu iki katı derinliğe gömmektir. Sulamayın kabınızı şeffaf bir poşete koyup ağzını bağlayın ya da üstüne streç film geçirin.
- Hepsini büyük bir kap yerine minik bardaklara 3’er tohum atarak ekerseniz ayırmak, kontrol etmek vs daha kolay olur.
- Sulamayın çünkü ıslaklık tohumunuzu çürütür. Sizin tek ihtiyacınız olan nem ki o da zaten torfta vardır ve ağzı kapalı oldukça nem kalır. Eğer torfunuz kurursa dipten suya oturtarak nemlendirin ya da minik bir çay kaşığıyla çok yavaş su verin. Suyu çok dikkatli koymak gerekir çünkü tohumunuzun oluşturduğu mikro kökleri oynatırsanız çimlenme olmayacaktır. Yüzey koyu renk olunca nemli demektir, parlak olursa ıslak.
- Çimlenene kadar 20-25 derece arası loş bir ortamda tutmaya çalışın. Çimlenince 15-20 derece arası aydınlık bir yere alın. Yavaş yavaş sulamaya ve seyrelterek gübre vermeye başlayın.
Fideler için bir kaç not:
- Güneşi eksik etmeyin ama sakın alıştırmadan dışarı güneşin altına çıkartmayın. 1-2 hafta günde 2 ila 4 saat dışarı çıkartıp sonra içeri alın, başlarda direkt güneş ışığı vermeyin. Gövde ve yapraklar güçlenene kadar bekleyin. Güçlendiğini anlarsınız kalınlaşır ve renkleri biraz koyulaşır.
- Domates saçak köklüdür büyük kap ister. Minimum 30-35 cm arası bir şey tavsiye ederim. Saksı pahalı ise bakkalda satılan 20 lt’lik sulardan alın içinde kesip bidonunu saksı yapın. Mutlaka altına delik açın.
- Fidelerinizin bir kısmı güçsüz olup ölecek bu doğanın kanunu, kabul edin. En güçlü 2-3 tanesini alıp gerçek saksısına dikerken saksıyı hemen sonuna kadar doldurmayın. Fideyi normal minimum yükseklikte köklerin altında 3-4 cm toprak olacak şekilde dikin sonra büyüdükçe dibine toprak ekleyip yükseltin. Domatesin gömülen gövdesi kök oluşturacaktır böylece çok güçlü kökleriniz olur.
- Doöateste koltuk almak diye birşey vardır. İki dalın arasından çıkan minik dallar olur onlara koltuk denir. Onları mutlaka kopartın, 8-10 cm olmadan almak gerekir. Çünkü asıl büyümüş olan dalınızın besinini enerjisini çalarlar. Bu koltukları toprağa saplayın başka bir yerde, onların da bazıları köklenebilir.

Yetişkinlik süreci için bir kaç not:
- Domates çok güneş sever yeterince güçlenince ona bol güneş verin.
- Kapalı balkon gibi rüzgar almayan bir yerdeyse çiçeklendiğinde hergün 1-2 dakika hafif hafif dallarını sallayın ki döllenme olsun meyva oluştursun.
- Çiçek verince sulamayı 3 günde bire düşürüp dibini de azıcık havalandırın.
- Meyva verdiği dönemde sulamayı çok düzenli yapın yoksa meyvalarınız çatlayabilir.
- 2 ayda bir köklerini yıkayabilirsiniz. Yapacağınız altındaki deliklerden su akana kadar yukarıdan bolca su vermek.
- Eğer normal bahçeden aldığınız toprağa dikmediyseniz mutlaka haftada 1 besin vermeniz gereklidir. NPK gübrelerinden düzenli verin. Eşit oranlı alabilirsiniz (7-7-7 yada 21-21-21 gibi) Bazen dibine verin bazen püskürtüp yapraktan verin. Yumurta kabuklarınızı da dibine gömün.
- Her sabah bakın yapraklarını gövdesini inceleyin, gözünüzü üstünden ayırmayın. Hastalık, zararlı ya da besin eksiklikleri ile ilgili belirtileri ne kadar hızlı farkederseniz o kadar kolay çözersiniz.
Hepsinden önemlisi onu sevin : )


Daha çok detay için bu yazıya da bakabilirsiniz.

inploid.com/post/bizim-unlu-domatesler
Ekim 2013

Eylem Şenel bu yanıtı beğendi:

Nargile mi daha zararlıdır sigara mı?

Nargile daha zararlıdır. Çünkü sigaraya göre daha fazla nikel, kobalt ve kurşun içerir. Sigarada 30-80 ng. Kurşun bulunurken, nargilede 6870 ng. Kurşun bulunur. Aynı şekilde sigara dumanında 45-125 ng. Arsenik bulunurken nargile dumanında 165 ng. Arsenik bulunur.
Ekim 2013

Eylem Şenel bir yanıta alt yorum yaptı

'Birçok eşcinselin daha çocukluktan kendi cinslerine ilgi duymaya başladıklarını unutmamak gerekir, yani henüz cinselliğin ne olduğunu bilmediği ve bu konuda "tercih" yapamayacak bir yaşta iken' .... bir yerde henüz iki aylıkken cinselliğin oluşmaya başladığını hatta bebeklerin altına yaptıklarında bu eylimi hissettiklerini okumuştum ve çok şaşırmıştım. Bu doğru mudur ? Eşcinsellikte genetiklik söz konusu mudur ? Aile ve yetiştirilme tarzının hiç sebebi yok mudur ?
Kesinlikle değildir. Eşcinsellik bir rahatsızlık değildir. Ayrıca eşcinselliğin bir tercih olmadığı da son yıllarda yapılan araştırmalar ile ortaya konmuştur. Birçok eşcinselin daha çocukluktan kendi cinslerine ilgi duymaya başladıklarını unutmamak gerekir, yani henüz cinselliğin ne olduğunu bilmediği ve bu konuda "tercih" yapamayacak bir yaşta iken. Ayrıca, doğada başka hayvanlarda da (bizim kadar zeki olamayan) eşcinsellik görülebilinmektedir.
Bu nedenle vazgeçmek veya caymak mümkün değildir. Bir heteroseksüel nasıl karşı cinsine ilgi duymaktan cayamazsa bir eşcinsel de kendi cinsine ilgi duymaktan cayamaz.
Diğer taraftan dünyada hakim cinsel eğilim heteroseksüellik olduğundan eşcinseller marjinal ve anormal muamelesi görürler. Pek çok kişi eşcinsel duygularından dolayı kendilerini suçlamakta ve kenilerinde bir sorun olduğunu düşünmektedir. Buna anne babaların tepkileri de eklenince "eşcinsellikten vazgeçirme" terapileri önemli bir pazar haline geliyor. Eşcinselliği tedavi ettiğini söyleyen kişiler ülkemizde de dünyada da maalesef var. Bu sözde tedaviler oldukça zararlı ve travmatik olabilirler. Ayrıca bu sözde tedavilerin işe yaradığını göösteren herhangi bir bulgu da yok. Bu tarz sözde tedavilerin en güçlü taraftarlarından biri olan psikiyatrist Robert Spitzer de yakın zaman önce görüşünü değiştirdiğini ve yaptığının büyük hata olduğunu kabul etti (hurriyet.com.tr/planet/20590186. asp) .
Ekim 2013

Eylem Şenel bir yanıta alt yorum yaptı

Nasıl ama ailenin ve yetiştirilme koşullarının büyük etkisi var diye biliyordum. Örneğin erkek gibi yetiştirilen kız çocukları ya da hep kzı olsun isteyipte oğlu olan ailelerden bazıları kız muamelesi yapıp hatta kız kıyafetleri ile büyütülenlerde böyle durumların daha çok görüldüğünü düşünüyordum. Bu konuda aydınlatmanızı rica ederim.Birde merak ettiğim şu var; görüntüsünden memmun ama sadece tercihlerinde kendi cinslerini tercih edenler , bunlar kendilerini farklı cinsiyetten gibi mi hissediyorlar yoksa sadece cinsel tercihleri mi ?
Eşcinsellik caydırılabilen bir durum ya da bir hastalık değildir. Cinsel tercihler doğuştan getirilir, yani seçilemez ve değiştirilemez.
Ekim 2013

Eylem Şenel bu yanıtı beğendi:

Psödosiyezi (yalancı gebelik) hangi durumlarda meydana gelebilir?

Bu durum psikiyatrik bir durumdur. Anne olmak istemenin aşırı boyutlara ulaşması ve bebek sevgisinin fazlalığı buna neden olabilir. Ayrıca kadınların doğurgan ve üretken bir varlık olması yaşadığı toplumda ve kültürde ona yapılan baskının da tetiklemesiyle bu hastalık meydana gelebilir. Ya da çocuğu olan diğer hemcinslerine olan kıskançlık duygusu da bunu tetikleyebilir. Tabi bunlar benim yorumlarım sitedeki psikologlar daha iyi yorumlayacaktır. Duyduğum ve okuduğum kadarıyla bu rahatsızlık beynin, vücudu şekillendirmesine ve fizyolojisine de etki edebiliyor. Gebe olduğunu sanan bireyin menstrüasyonu sonlanıyor, karnı ve göğüsleri şişmeye başlıyor. Ayrıca bebeğin tekme attığını bile iddaa edebiliyorlar. Ancak doktor kontrolüne gitmekten ve gebelik testi yapmaktan da kaçınıyorlar. . .
Ekim 2013

Eylem Şenel bu yanıtı beğendi:

Büyü İslamiyet'te günah mıdır?

Elbette günahtır. Büyü yapan kişiler şeytanın arkadaşlarıdır, büyü yaptırmakta şeytanın arkadaşlarıyla iş birliği yapmak olur ayrıca herşeyden önce kul hakkına girer . İslamiyette kul hakkı zordur. Bırakın büyü yapmayı örneğin kuran okuduktan sonra dua ederken ; Allahım ... ... ... . Kişi beni sevsin vb. Gibi dualar bile doğru değildir. Her ne kadar kuran okuyup Allah dililiyor olsak dahi, o kişiyi yönlendirmiş oluruz, Kuran'ın hürmetine belki duamız kabul olabilir fakat bir yerde de kişinin duygularına tecavüz ettiğimizden kul hakkına girer bi tür büyü bile sayılabilir. İllaki böyle bir istekte bile bulunacak isek, onun yerine ör. ... ... ... Kişinin seveceği şekilde davranmayı mesela öğretmenimin beni seveceği, çalışmalarımı beğeneceği şekilde davranmamı, çalışabilmemi vb. nasip et gibi dua etmek daha uygundur. Büyücülerin çoğu Allah, günah, sevap, ceenet, Kuran vb. Ağızlarından düşürmezler oysaki birçok söyleme göre büyü yapan kişilerin büyülerinin kabul olabilmesi için zaten; Kuran'ı tuvalete sallamak gibi kötü şeytanı sevindirici davranışlarda bulunması gerekir. Çoğu zaman neyazık ki
ermişlerle büyücülerde karıştırılabilir. Aradaki en önemli fark biri istidraca (büyücüler) girmiştir diğeri seyri sülüke. (ermişler) . Her ikisinde de bazı olağanüstü farklılıklardan haberdar olabilme sağlanabildiğinden çoğu zaman yanlışa sapılabilir.
Ekim 2013

Eylem Şenel bu yanıtı beğendi:

Hazır satılan meyveli yoğurtların sağlığa bir zararı var mıdır?

Çoğu zaman içindeki yararlı bakteriler hazır yoğurtlarda öldürüldüğü için zararlıdan ziyade aslında yararsızdır. Normalde yoğurttan yeteri kadar bağırsaklarımızı koruyacak bakterileri alabilirken, hazır yoğurtlarda bu mümkün olmuyo onun yerine aktivya vb. ürünlerden almaya çalışıyoruz. Bu sebeple böyle gıdalara gerek yoktur ayrıca hazır süt ve yoğurtlarda bildiğim kadarıyla aklaştırıcılar vardır. Bunlar da katkı maddeleri olduğu için zararlıdır.
Ekim 2013

Eylem Şenel  bu yazıyı beğendi:

Windows 8.1 Satıştan Kaldırıldı... :(

Windows 8. 1 güncellemesinin PC kurulumunda çok nadir de olsa bazı kullanıcılar hata ile karşılaştıklarını dile getirmişti. Bu sorunların çözümü ise Microsoft’un destek sayfasında yayınlanmıştı.
Ancak Microsoft’un tablet PC’si olan Surface RT’de, kullanıcıların büyük bir bölümü Windows 8. 1 güncellemesini kurarken birçok sorun ile karşılaştıklarını ve bu sorunların çözülmediğinden şikayetçi oldu.
Surface RT’ye Windows 8. 1′i yüklemeye çalışan kullanıcılar, cihazda başlatma verilerinin güncelleme esnasında zarar gördüğünü ve veri kaybı yaşadıklarını dile getirmesinden sonra, Microsoft bugün yaptığı açıklama ileWindows 8. 1 güncellemesinin Windows Mağaza’dan kaldırıldığını ve en kısa süre içerisinde sorunlarından arındırılmış bir güncellemenin yayınlanacağını duyurdu.
Ekim 2013

Eylem Şenel bu yanıtı beğendi:

Psikoloji ve psikiyatri alanları birbiri ile geçinemeyen huysuz bilimlerdir tespitine katılıyor musunuz? Neden?

Şu var ki psikologlar pdr mezunları oluyor ve aslında onlar öğretmenlik eğitimi alıyorlar, ancak çok fazla doktor tavırlarına giriyorlar asıl huysuzluk sebebi burada beliriyor bence. Daha çok öğrencilerle ilgili ve öğrencilerin ÖSYM ile ilgili sorunlarını en iyi çözebilecek kişilerken özel terapi merkezleri vb. açıyorlar, bir çoğu kaç puanla hangi bölümler var, sınav sistemindeki farklılıklar nedir gibi asıl vermeleri gereken bilgilerden yoksun bile olabiliyorlar (lisedeki rehberlik hocam umarım okur). Lafın özeti öğretmenlikle doktorluk birbirine karıştırılmamalı ve herkes kendi işini yapmalı.
Ekim 2013

Eylem Şenel bu yanıtı beğendi:

Kamuda baş örtüsünün serbest kalması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Baş örtüsü her zaman serbestti, şimdi serbest bırakılan radikal İslamın üniforması ve 80'lerin ortalarına doğru cemaat arasında yaygınlaşmış olan türbandır.
Ekim 2013

Eylem Şenel bu yanıtı beğendi:

Kamuda baş örtüsünün serbest kalması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Tam yıkılacakları zaman B planına geçildi. Türbanlılar, Kürtler; Romenler... Bu halkı anlamak zor. Tamam yine yapsınlar yapacaklarını halkın istediklerini ama bunun karşılığında bir kez olsun oyla cevap verilmesin ki, bu suistimal edilmesin kullanılmasın halkın duyguları. Ayrıca bir şey serbest bırakılırsa talep azalır görün bakın türbanlı sayısı da azalacak :D :D :D ama Türkiye diye bir şey kalmayacak bu gidişle, bu insanları hakikaten anlayamıyorum. Birleşmiş Türk milletleri gibi bir şey olsa da bari içinde hiç değilse bir Türk adı geçse. Ben ırkçı değilim fakat, öyle bir hale geldi ki; Türkiye'de herkes yaşıyor, bir tek Türkler yaşamıyor gibi. Herkese her istediği veriliyor, Türklerin elinden de sadece alınmaya başlandı.
Ekim 2013

Eylem Şenel bu yanıtı beğendi:

Evli birine aşık olmayı nasıl karşılıyorsunuz?

Önemli olan gerçekten aşık olabilmektir... Günümüzde ne yazık ki aşk yanılsamaları gittikçe artıyor... Aşık olduktan sonra evli birine aşık olmuşsun, kendinden küçük ya da büyük birine aşık olmuşsun, güzel ya da çirkin birine aşık olmuşsun hiçbir önemi kalmıyor... Aşık olacağın kişiyi seçemiyorsun ne yazık ki... Bir bakıyorsun, olmuşsun...
Ekim 2013

Eylem Şenel bir yanıta alt yorum yaptı

Bende katılıyorum aynı ağacın dallarııı ???? bence anlamsız bir yaklaşım olmuş
Aslında bu soru kendini cin sananların evrime inananları çarptıklarını düşünmeleri için sorulmuş bir sorudur. Her saçma evrim karşıtı sitede bu soruyu sorarlar (özellikle Adnan Hocacılar)... Aslında cevap çok basittir ki insan maymundan gelmez, maymunla insan aynı ağacın farklı dallarıdır. Tıpkı kedigiller gibi: Bugün sokak kedisi veya evdeki evcil kedi de kedigillerdendir, Afrika savanalarındaki aslan, kaplan, pars vs. de. Peki evimizdeki kedi neden aslanlaşmıyor? Çünkü ayrıldıkları dallar farklıdır...
Daha basiti ve en güzeli, şu evrimi 'insan maymundan geldi' kadar basit bir cümleye indirgeyen anti-evrimci görüşü bir kenara bırakıp, bir müzenin prehistorik seksiyonuna gidip o döneme ait taş aletlere bakmak, o zamanın iklimini düşünmektir. Acaba hangi el yapısı o jilet gibi taş aletleri kullanmış olabilir veya hangi beden yapısı o soğuk hava şartlarına dayanmış olabilir vs. diye sormak gerekir...
Evrimin dinle ilgisini ise buraya yazdığım cevaptan bakabilirsiniz: inploid.com/t/tanrinin-var-olup-olmadig...
Ekim 2013

Eylem Şenel bu yanıtı beğendi:

Maymundan geldiysek neden şimdiki maymunlar insan olmuyor?

Maymundan gelme aslında şöyle değerlendirilebilir; Mutasyan ve mutasyonun modifikasyona dönüşmesi. Mesela önceki insan bedenlerini incelediğimizde ağız yapıları maymunlar gibi daha geniş, dişleri daha sağlam ... Sebebi o dönemde ateş henüz bulunmamış ve bir çok sebze meyve keşfedilmemiş. Bundan dolayı daha çok avlanarak besleniyorlar ve avladıkları hayvanın etini pişirmeden çiğ tüketiyorlar, nereyi geliştirirsen orası baskın görünür sporcuların vücut yapması gibi. Bu dönemdeki insanlarında ağız yapıları genişliyor. Her yer ağaç ev vb. yok ağaç kovuklarında yaşıyorlar tırmanmam tutunma vb. de gelişiyor kollar uzuyor... Yani biraz yaşam şartlarından kaynaklı. Fakat şöyle bir şey var ki, ben buna kısmen inanırım. Kuran'da fazla azıp sapmadan dolayı (kadın ile kadın ve erkek ile erkek birliktelikleri ilk sebep gösterilir) bir kavmin maymuna çevrildiğinden bahseder. Yani tezat bir inanış var. Şimdiki maymunlar maymun olarak yaratıldığı için dönüşüme uğramıyorlar ama onlarda da illaki mutasyonlar söz konusudur.
Ekim 2013

Eylem Şenel  bu yazıyı beğendi:

Edith Piaf - Padam Padam

Cet air qui m'obsède jour et nuit
Cet air n'est pas né d'aujourd'hui
Il vient d'aussi loin que je viens
Traîné par cent mille musiciens
Un jour cet air me rendra folle
Cent fois j'ai voulu dire pourquoi
Mais il m'a coupé la parole
Il parle toujours avant moi
Et sa voix couvre ma voix

Padam... padam... padam...
Il arrive en courant derrière moi
Padam... padam... padam...
Il me fait le coup du souviens-toi
Padam... padam... padam...
It's a tune which points right at me
And I drag it behind me like a strange mistake
This tune knows everything by heart

Il dit: "Rappelle-toi tes amours
Rappelle-toi puisque c'est ton tour
'y a pas d'raison pour qu'tu n'pleures pas
Avec tes souvenirs sur les bras...
" Et moi je revois ceux qui restent
Mes vingt ans font battre tambour
Je vois s'entrebattre des gestes
Toute la comédie des amours
Sur cet air qui va toujours

Padam... padam... padam...
The 'I love you's on Bastille day
Des "toujours" qu'on achète au rabais
Padam... padam... padam...
Piles of 'would you like to's
And all that to end up right on the corner of the street
To the tune which has recognized me
Écoutez le chahut qu'il me fait
...
As if my entire past was marching by
Faut garder du chagrin pour après
J'en ai tout un solfège sur cet air qui bat...
Qui bat comme un c�ur de bois...
Ekim 2013

Eylem Şenel bu yanıtı beğendi:

Aldatma (sadakatsizlik) affedilebilir bir suç mudur? Affedilse hangi şart ve durumlarda affedersiniz?

Yapmayanla karşılaşmak o kadar zor ki, sevdiğim biriyse hissetsem de kendimi kandırırım bir süre, göz görmeyince gönül katlanır ya ama için içini yerken de gönül uzun süre de katlanamaz. Tahmin ettiğim şeyin en kötüsüne hazırlarım kendimi eğer yanıldıysam ne ala, doğruysa hissettiklerim dibe vurmam hazırlamışımdır kendimi çünkü. Kabullenemem ama ne kadar sevsem de. Çok önceden olanı, bitmiş birşeyi de öğrensem değişmez gurur girer artık devreye. Kabul etmek kendinden taviz vermektir, kendine saygısızlık etmektir ve edersen de devamının mutlaka bir gün geleceğini bilmek gerekir. Bazen bir insan severken de gidebilmeli değil mi ama asla asla demem artık. asla kabul edemem dediğim çoğu şeyi de kabul ediyorsun yeri geldiğinde
Ekim 2013

Eylem Şenel bir yanıta alt yorum yaptı

:))))
Ben de onu aldatırsam affederim.
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

.NET

1455 Kişi   87 Soru

Yazılım

3157 Kişi   560 Soru

A3

301 Kişi   1 Soru

Buluşma

948 Kişi   10 Soru

Web Siteleri

3293 Kişi   265 Soru

Dil Bilimi

183 Kişi   60 Soru

Genel Kültür (Muhabbet)

3634 Kişi   280 Soru

Fobi

96 Kişi   34 Soru

Mimari

192 Kişi   134 Soru

Cami Mimarlığı

6 Kişi   2 Soru

Biyoloji

209 Kişi   210 Soru

Biyolog

31 Kişi   13 Soru

Biyogenetik

16 Kişi   4 Soru

Twitter

421 Kişi   120 Soru

Blogger

98 Kişi   32 Soru

İlişki

198 Kişi   86 Soru

Kadın Erkek İlişkileri

2185 Kişi   589 Soru

Görsel Sanatlar

214 Kişi   29 Soru

İslam (İslamiyet)

561 Kişi   261 Soru

Türkçe

232 Kişi   111 Soru

Anlam

8 Kişi   9 Soru

Tasavvuf

44 Kişi   12 Soru

Psikiyatri

204 Kişi   119 Soru

Fen Bilimleri

33 Kişi   23 Soru

Hidrojen

8 Kişi   2 Soru

Sanat

613 Kişi   108 Soru

Sanatçı

111 Kişi   36 Soru

Ressam

31 Kişi   12 Soru

Van Gogh

8 Kişi   3 Soru

Evlilik

362 Kişi   156 Soru