Bilmek istediğin her şeye ulaş

Moda Tasarımcısı Fahriye inploid.com'da 0 soru sordu, 2 soru yanıtladı ve 15 takipçisi var.

Aralık 2013

Fahriye bu yanıtı beğendi:

Evren gerçekten sonsuz mudur?

Peki, aksini ispat edebilen bir bilim adamı var mıdır?
Aralık 2013

Fahriye  bu yazıyı beğendi:

Ruhsuz Gemi

Deneme

Uzun zamandır meşgaleden başımı kaldıramadığım gibi, standartlarımla da ilgilendim. Yalnız sadeleşmekten bir türlü kendimi alıkoyamamak beni yıprattı diyebilirim. Velhasıl kelimeler ve cümlelerden vazgeçmeyeceğim. Hem mesleki hem özel hayat ne kadar şekil değiştirse de ben yine bendim, bilek güreşinde ayna karşısında kendimi yenmeliyim. Umudun uzaklarda olmadığını yanı başımdakilere göstermek için gıcırtılı sesler çıkartarak fazla dikkat çektim. Aslında o kadar farklılıkların arasında beyaz kalmak mümkün değil, ya gri olacaktım ya da bir başka renk. Ben kırmızıyı seçtim, içinde ruh taşıyan bir rengi... Tek zaafım fazla kalp kırmadan konuşmaktı, son zamanlarda olmadığım biri gibi çok kırdım ve bir o kadar da ben kırıldım. Terazimin dengesini sağlamak için farklı insanlar tanımayı seçerdim ama bu sefer böyle olmadı, tam tersi sadeleşmek için ayrıntılarımdan fedakarlık ettim. Sizler için anlamsız ama benim için bu ayrıntılar o kadar çok önemli ki...

Düşler ormanı kurmak gerekir bazen, vicdanınızı terbiye etmek için, benim bu ormanımın yarısı yandı maalesef. Yalnız yanarken vicdan duygum çok acı çekti ve o kadar hassas oldu ki, ufacık bir olayda hemen kan damlatıyorlar... Mutlu eden tek yanı hala bir masmavi gökyüzüne sahip olması... Bazen ufacık bir kelime insanın ilik kemiğine öyle bir batar ki, acısına vicdan duygularınız kana bulanır ve artık hiç bir şey hissetmezsiniz.
Kalp cümlelerin bir esiri ama bunu bilen çok az insan var. Konuşurken sanat gibi dökülen kelimelerin dipsiz kuyulardan çıkan madenlerin sohbetlerine benzer, çok kıymetlidir.

Kıymetimizi zamanımıza yenik düşürmeyelim...

ilginc adam
Ekim 2013

Fahriye bir yanıta alt yorum yaptı

@gamzecik yaa bunun cinsiyetle ne ilgisi var. Çok çocukca cevaplar vermişin :)))) konuya alakasız bir yerde müdahale edip , saçma yorumlara açılışı sen yapmışın.
Bende müzik (melodisi) daha etkili. İstediği kadar sözler muhteşem olsun, aaa tam beni anlatıyor sözleri olayım melodisini beğenmediysem dinleyemiyorum. Ama melodisi çok hoşuma gitsin, en dandik sözleri olan şarkıları bile dinleyebiliyorum.
Ekim 2013

Fahriye bu yanıtı beğendi:

İnsanlar neden bugünün işlerini yarına bırakır?

En basit cevabı: yapmaya üşendikleri için.
Yarına bırakılan işler sevilmeyen ve yapıldığın haz alınmayacak aksine rahatsız edecek işlerdir. Bu sebeple de bu isleri ertelemek aslında alınacak rahatsızlığı ertelemektir.
Verimli çalışma uzerine calısan kisiler ve gurular sabah ilk iş bu tarz islerin bitirilmesini onerirler. Boylece hem enerjinizin en yuksek aninda isi yapmak daha kolay olur hem de gunun geri kalanindaki isler daga rahat olacagindan gunun geri kalanı rahat ve sakin gececektir. Bu teknige de "Kurbağa Yeme" diyorlar : -) Sabahtan kurbaları yedikten sonra o gun daha kotu ne olabilir ki ? : -)
Ekim 2013

Fahriye bu yanıtı beğendi:

Sevgi duyduğunuz bir insandan, sevgi beklemek bencillik mi?

Evet bencilliktir ama her insan biraz bencildir. Doğal bir tutum.
Ekim 2013

FahriyeÖzgür Ersoy kişisini takip etmeye başladı

Özgür Ersoy, Matematik Öğretmeni, @sessizdinleyici

Açıklama yapmıyorum. Sadece yazmayı seviyorum.

Ekim 2013

Fahriye bu yanıtı beğendi:

Derin öğrenme ifadesinden ne anlıyorsunuz?

Bir şeyi ince ayrıntılarıyla öğrenmek diyebiliriz. Örnek vermek gerekirse; her kare bir dikdörtgendir ama her dikdörtgen bir kare değildir, her iyilik bir varlıktır ama her varlık iyi değildir, dünyanın en pahalı futbolcusunun en iyi olmadığını bilmektir vb. Yani bir şeyi hissetmek, sezgilerine güvenebilmek veya kalem kağıt kullanmadan doğru şeyi düşünebilmektir. Biraz daha farklı bir tanım yapmak gerekirse bir şeyi kendi cümlelerinle ifade edebilmektir derin öğrenme. Daha kalıcı olur, zor unutulur.
Ekim 2013

FahriyeTuran Söylemez kişisini takip etmeye başladı

Turan Söylemez, Araştırmacı, @turansoylemez

Henüz bir açıklama yazısı oluşturmadınız...

Ekim 2013

Fahriye bu yanıtı beğendi:

Büyü İslamiyet'te günah mıdır?

Evet, İslamiyet'te büyü vardır ve kesinlikle haramdır. Kişiyi dinden çıkardığı konusunda İslam ulemasının görüşü vardır. Büyü yapan ve yaptıran kişilerin dinden çıktığı konusunda ittifak vardır.

"Tuttular da Süleyman mülküne dair şeytanların uydurup izledikleri şeyin ardına düştüler. Halbuki Süleyman inkâr edip kâfir olmadı, lakin o şeytanlar kâfirlik ettiler; insanlara sihir öğretiyorlar ve Bâbil'de Harut ve Marut'a, bu iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı. Halbuki o ikisi "biz ancak ve ancak sizi denemek için gönderildik, sakın sihir yapıp da kâfir olmayın!" demeden kimseye birşey öğretmezlerdi. İşte bunlardan karı ile kocanın arasını ayıracak şeyler öğreniyorlardı. Fakat Allah'ın izni olmadıkça bununla kimseye zarar verebilecek değillerdi. Kendi kendilerine zarar verecek ve bir fayda sağlamayacak bir şey öğreniyorlardı. Yemin olsun ki, onu her kim satın alırsa, onu alanın ahirette bir nasibi olmayacağını da çok iyi biliyorlardı. Hakkiyle bilselerdi, uğruna canlarını sattıkları şey ne çirkin bir şeydi."Kuran-ı Kerim, Bakara Suresi, 2. Ayet
Ekim 2013

Fahriye bu yanıtı beğendi:

Büyü İslamiyet'te günah mıdır?

Evet çünkü Allahın işine karışıyorlar
Ekim 2013

Fahriye bu yanıtı beğendi:

Büyü İslamiyet'te günah mıdır?

Elbette günahtır. Büyü yapan kişiler şeytanın arkadaşlarıdır, büyü yaptırmakta şeytanın arkadaşlarıyla iş birliği yapmak olur ayrıca herşeyden önce kul hakkına girer . İslamiyette kul hakkı zordur. Bırakın büyü yapmayı örneğin kuran okuduktan sonra dua ederken ; Allahım ... ... ... . Kişi beni sevsin vb. Gibi dualar bile doğru değildir. Her ne kadar kuran okuyup Allah dililiyor olsak dahi, o kişiyi yönlendirmiş oluruz, Kuran'ın hürmetine belki duamız kabul olabilir fakat bir yerde de kişinin duygularına tecavüz ettiğimizden kul hakkına girer bi tür büyü bile sayılabilir. İllaki böyle bir istekte bile bulunacak isek, onun yerine ör. ... ... ... Kişinin seveceği şekilde davranmayı mesela öğretmenimin beni seveceği, çalışmalarımı beğeneceği şekilde davranmamı, çalışabilmemi vb. nasip et gibi dua etmek daha uygundur. Büyücülerin çoğu Allah, günah, sevap, ceenet, Kuran vb. Ağızlarından düşürmezler oysaki birçok söyleme göre büyü yapan kişilerin büyülerinin kabul olabilmesi için zaten; Kuran'ı tuvalete sallamak gibi kötü şeytanı sevindirici davranışlarda bulunması gerekir. Çoğu zaman neyazık ki
ermişlerle büyücülerde karıştırılabilir. Aradaki en önemli fark biri istidraca (büyücüler) girmiştir diğeri seyri sülüke. (ermişler) . Her ikisinde de bazı olağanüstü farklılıklardan haberdar olabilme sağlanabildiğinden çoğu zaman yanlışa sapılabilir.
Ekim 2013

Fahriye bu yanıtı beğendi:

Bağırma ihtiyacı hissetmek anormal bir durum mudur?

Bu saçma düzen karşısında asıl anormallik bağırmamaktır. Sen bağırma ihtiyacı hissedersin çünkü herşeyin delice olduğunu hissedersin, sistemse seni bağırma ihtiyacını 'normal' şekilde gidermen için stadyumlara, boks maçlarına, kolezyuma, at yarışlarına ve benzeri alanlara yönlendirerek sistemin içinde tutar.
Ekim 2013

Fahriye bir yanıta alt yorum yaptı

:))))
Hayır... Bence en ihtiyaç duyacağımız şeylerden birridir... Futbol maçları, diğer spor grupları, konserler bu yüzden vardır : )
Ekim 2013

Fahriye bu yanıtı beğendi:

Bağırma ihtiyacı hissetmek anormal bir durum mudur?

Anormal bir durum değildir. İnsan yaratılış gereği kendisini rahatsız eden konularda içindeki sıkıntıyı bir şekilde dışarı atmak isteyecektir. Bağırmakta bu sıkıntıyı atmanın yollarından biridir.
Ekim 2013

Fahriye bu yanıtı beğendi:

Bağırma ihtiyacı hissetmek anormal bir durum mudur?

Hayır... Bence en ihtiyaç duyacağımız şeylerden birridir... Futbol maçları, diğer spor grupları, konserler bu yüzden vardır : )
Ekim 2013

Fahriye bu yanıtı beğendi:

Bağırma ihtiyacı hissetmek anormal bir durum mudur?

Bağırma ihtiyacı hissetmek anormal bir durum değildir... Bir şeyi ne zaman çok çok yapmak isteriz? Onu yeterince yapmadığımızda... Sesimi çıkarmam gereken yerlerde susuyor, kendimi baskılıyor, kendimi anlatmanın farklı yollarını denemiyor ve ifade etmiyorsam bir süre sonra şişerim... Bu durumda yaptığımın tam tersini en uç boyutta yapma eğilimim ortaya çıkar... Susuyorsam bağırırım... Hem de en uygun olmayan yerde, en uygun olmayan şekilde ve en uygun olmayan zamanda... Susmak da bağırmak da işlevseldir... Sıkıntı hep susmak ya da hep bağırmakta... Dengeyi bulabilmek için ne zaman susacağımın ve ne zaman bağıracağımın benim bir seçimim haline gelmesi gerekiyor..
Ekim 2013

FahriyeDr. Özge Mergen kişisini takip etmeye başladı

Dr. Özge Mergen, Psikolog, @drozgemergen

ozgemergen.com

Ekim 2013

Fahriye bu yanıtı beğendi:

Psikoloji ve psikiyatri alanları birbiri ile geçinemeyen huysuz bilimlerdir tespitine katılıyor musunuz? Neden?

Şu var ki psikologlar pdr mezunları oluyor ve aslında onlar öğretmenlik eğitimi alıyorlar, ancak çok fazla doktor tavırlarına giriyorlar asıl huysuzluk sebebi burada beliriyor bence. Daha çok öğrencilerle ilgili ve öğrencilerin ÖSYM ile ilgili sorunlarını en iyi çözebilecek kişilerken özel terapi merkezleri vb. açıyorlar, bir çoğu kaç puanla hangi bölümler var, sınav sistemindeki farklılıklar nedir gibi asıl vermeleri gereken bilgilerden yoksun bile olabiliyorlar (lisedeki rehberlik hocam umarım okur). Lafın özeti öğretmenlikle doktorluk birbirine karıştırılmamalı ve herkes kendi işini yapmalı.
Ekim 2013

Fahriye bu yanıtı beğendi:

Sizce karakter alışkanlık mıdır?

Karakter, doğumumuzdan ve hatta doğumumuzdan önce oluşumu başlayan, "uzun süreli ve sürekli" tarzımızın, alışkanlıklarımızın bir bütünü olarak değerlendirilebilir. Ebeveynlerin, bir çocuk sahibi olmaya karar vermelerinden itibaren, onların beklentileriyle şekillenmeye başlayan süreç, sonrasında diğer insanlarla kurduğumuz ilişkiler içerisinde şekillenmeye devam eder. Kurduğumuz sosyal ilişkiler, sahip olduğumuz özellikleri fark etmemiz; neyimizin "diğerlerine" benzer ya da onlardan farklı olduğunu anlayabilmemiz için bize zengin bir deneyim alanı sunar. Karakterimizi oluşturan özelliklerimiz de, dünyayla ilişki kurma tarzımızı ortaya çıkaran, bunu destekleyen bir alışkanlık olarak elbette yorumlanabilir.
Ekim 2013

Fahriye bu yanıtı beğendi:

Neden kadınlarda yağ dokusu erkeklerden daha fazladır?

Kadınlarda özellikle kalça ve göğüs bölgesinde yağ dokusu daha fazladır. Bunun nedeni östrojen hormonudur. Doğumdan itibaren erkeklerde ve kadınlarda östrojen ve testesteron hormonu salgılanır fakat özellikle ergenlik döneminden sonra kadınlarda östrojen erkeklerde ise testesteron hormonu daha aktif çalışmaya başlar. Östrojen hormonunun daha aktif çalışmasıyla birlikte kadınlarda özellikle kalça ve göğüs bölgesinde yağ dokusu daha fazla olmaya başlar. Kısaca genetiktir diyebiliriz. Tabii ki bu söylediklerim normal insanlar için geçerlidir. Testesteron hormonu fazla olan bayan veya östrojen hormonu olması gerekenden fazla olan erkeklerde mevcuttur.
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

.NET

1451 Kişi   87 Soru

Yazılım

3154 Kişi   560 Soru

Buluşma

945 Kişi   10 Soru

Çizim Programları

402 Kişi   28 Soru

Muhabbet

2145 Kişi   2356 Soru

İnsan Davranışları

3798 Kişi   962 Soru

İş Hayatı

2431 Kişi   325 Soru

Felsefe

1927 Kişi   500 Soru

Varoluş Hakkında

2881 Kişi   1061 Soru

Kitaplar

3097 Kişi   269 Soru

Kadınlar

971 Kişi   358 Soru

Kadın Erkek İlişkileri

2184 Kişi   589 Soru

Çizgi Film

81 Kişi   30 Soru

Mimarlık

407 Kişi   138 Soru

Sanat

613 Kişi   108 Soru

Burçlar

421 Kişi   40 Soru

Reklamlar

213 Kişi   65 Soru

Moda Tasarımı

48 Kişi   11 Soru

İç Mimari Tasarımları

163 Kişi   26 Soru

İç Mimarlık

277 Kişi   62 Soru

Grafik Tasarım

526 Kişi   75 Soru

Tekstil

88 Kişi   19 Soru

Tekstil Tasarım

12 Kişi   3 Soru

Genel Kültür (Muhabbet)

3632 Kişi   280 Soru

Psikiyatri

204 Kişi   118 Soru

TÜBİTAK

65 Kişi   15 Soru

Üçgen

13 Kişi   4 Soru

Kare

6 Kişi   3 Soru

Çember

5 Kişi   3 Soru