Bilmek istediğin her şeye ulaş

Görkem İnanç Özdemir, 

Bilgisayar Programcısı

Bilgisayar Programcısı Görkem İnanç Özdemir inploid.com'da 0 soru sordu, 3 soru yanıtladı ve 13 takipçisi var.

Aralık 2012

Görkem İnanç Özdemir bu yanıtı beğendi:

Intranet nedir?

Intranet bir kuruluş içinde bulunan özel bir ağdır. Yani internette olduğu gibi tüm dünyaya açılan bir girişi yoktur. Kullanıcılar internete girebilir ancak internetin intranete giriş izni yoktur. Bir intranet TCP/ IP, HTTP ve diğer internet protokollerini kullanır. Genel olarak bakarsak internetin özel bir versiyonu olarak görünüyor. Bir intranet ağın temel amacı şirket bilgilerini ve bilgisayar kaynaklarını çalışanlar arasında paylaşmaktır. Avantajları:

  • Güvenli bir ortamda telekonferans imkanı
  • Düşük maliyetle paylaşım yapma
  • Şirket içindeki gündelik bilgilere hızlı ulaşabilme
  • Optimize bir şekilde bilgi arama eylemi
  • Kullanıcıların güvenli bir şekilde fikir alışverişi sağlayabilmeleri
Eylül 2012

Görkem İnanç Özdemir bu yanıtı beğendi:

E-ticaret paketi önerileriniz nelerdir?

Açık kaynak kodlu çözümleri önereceğim, hem finansal olarak daha uygunlar hem istediğin gibi düzenleyebilirsin hem de kimsenin senin önüne koyduğu özellik paketleri ile sınırlanmak zorunda değilsin.
Eylül 2012

Görkem İnanç Özdemir bir yanıta alt yorum yaptı

last.fm scrobbler da olsaymış iyiymiş. nasıl artık yeni nesil web girişimlerinde facebook+twitter entegrasyonu bir gereklilikse, müzikle ilgili bir sitede ilk baktığım last.fm hesabımla bağlayabiliyor muyum oluyor.
fizy.com çok güzel bir site. Bundan önceki sürümünde bazı sorunlar vardı ama bu son sürüm gerçekten güzel. iPad, iPhone ve Android için uygulamaları da var.

wob.io diye bir site var. Bu sitenin uygulaması yok ama mobil sitesi var. yani iPad Safari'den girip müzik dinleyebilirsiniz.
Ağustos 2012

Görkem İnanç Özdemir bu yanıtı beğendi:

E-ticaretin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Kişiselleştirilebilir ürünler eticarette fark yaratacaktır.
Ağustos 2012

Görkem İnanç Özdemir bu yanıtı beğendi:

Fırsat siteleri ürün kalitesi ve fiyat bakımından ne kadar güvenilir?

Başlayayım vermeye cevap tersten; Fiyatların, piyasaya göre (her zaman) ucuz olduğunu söyleyemeyiz ama piyasadan pahalı olması ender rastlanır bir durum. Yani, genel olarak piyasadan pahalıya almış olmazsınız, fırsat sitelerinden bir ürün aldığınızda. 
Ürün kalitesi ise biraz karmaşık. Enfal Anıl'ın da tecrube ettiği gibi bilinen markaların ürünlerini alıyorsanız sıkıntı olmaz. Ama no name bir ürün aldığınızda bazen hayal kırıklıkları yaşayabilirsiniz.  İade konusu ise maalesef biraz sıkıntılı. Siteler, ürün alımını kolaylaştırmak için kargo bedelini de üstlenerek iade yapabilirsiniz diyor olmalarına rağmen, pratikte bunun gereklerini ahlaklı bir şekilde yapmıyorlar gördüğüm kadarıyla. Şikayetimvar.com daki isyanlardan bunu anlamak mümkün. 
Bence doğrusu; iade işleminde, tüketiciye sorun çıkartmadan, bu süreci yaşamalarını sağlamak.  Böylece sorunlu bir iade işleminden dolayı bir daha alışveriş yapmayacak olan müşteriyi kazanıp, yıllar boyunca site ile bağ kurmasını ve bu olumlu yaklaşımı etrafında anlatarak sadık müşteri ve müşteriler kazanılmasını sağlamak.  Sorun çıkartan ve/veya sorunu müşteri lehine çözmeyen siteler güven ve müşteri kaybedecektir bence. Ama işini doğru yapan ve o an için para kaybetse de(iade bedelini geri verdiği için) müşteri dostu yaklaşım sergileyen siteler, güven ve müşteri ve para ve itibar ve yatırımcı ve karlı bir total başarı kazanacaktır. 


Ağustos 2012

Görkem İnanç Özdemir bu yanıtı beğendi:

Bir E-Ticaret platformunun olmazsa olmazları nelerdir?

Sorduğunuz soruya yazılımsal olarak yaklaştığımda olmazsa olmazların başında iyi bir yazılım tasarımı gelmelidir. E-Ticaret günümüzün en çok ilerleyen trend teknolojilerinden bir tanesi olduğu için plug mantığı ile iyi çalışabilmelidir.

E-Ticaret sitelerinde Sosyal Ağ entegrasyonlarıda çok önemlidir. Artık kimse her yere üye olmak istemiyor. Bu sebeple Google Connect, Facebook Connect ve Twitter Connect gibi yapıları muhakkak kullanmanız gerekiyor.


Bazı E-Ticaret sitelerinin yaptığı en büyük hatalardan bir tanesi sepet oluşturma ve ödeme kısmındaki yazılımsal eksikliklerdir. Ziyaretçiye kesinlikle "Sepete At" butonuna bastığında "Üye olmalısınız" gibi bir ibare kullanmayın. Bırakın rahatça ziyaretçi sepetini oluştursun. Ödeme ekranına geldiğinde kullanıcıyı giriş ekranına yönlendirip migration uygulayın.


E-Ticaret uygulamalarının bazıları kargo takip desteği özelliği sunmamaktadır. Bu günümüz şartlarında çok önemli bir konu. Kesinlikle ve kesinlikle kullanıcı alışveriş yaptığında kargo firmasının desteği ile birlikte panelinizden kullanıcılara kargoların son süreçlerini muhakkak gösterin.


Yukarıda bahsettiğim konular yazılım tasarımını ciddi etkileyen etkenlerdir. İyi deneyimler.

Ağustos 2012

Görkem İnanç Özdemir bu yanıtı beğendi:

İnsanlar neden elektronik müzik severler?

Elektronik müziğin sevilmesinin nedenini o müzikteki efektlerin kalp atışına benzer bir tonda algılanmasından kaynaklandığını,daha annenin karnındayken bebeğin annenin kalp atışlarına benzer bir ton yakaladığından iyi hissettirdiğini okumuştum,sanırım bir gazetede.
Ağustos 2012

Görkem İnanç Özdemir bu yanıtı beğendi:

Bir müziğin türünü anlamanın en iyi yolu nedir?

Müziği tür olarak birbirlerinden ayıran şey, kullanılan armonik yapı, enstrumanlar, ritmler ve üretiliş dönemidir. Her müzik formunun kendine has özellikleri vardır ki bu özellikleri aslında biliriz ama anlatamayız. Hani kimisine sorarsın "ne dinliyorsun" diye; o da der ki "arabesk dinliyorum" yada "fantazi dinliyorum". Ee peki bu ikisinin arasındaki farkı biliyorsan, kendi beğenini ayırdedebiliyorsan demekki bunların arasındaki farkların da farkındasın demektir. Bunu aynı müzik tarzı müzik içinde dahi ayırmak mümkündür. Meseka deriz ki "Klasik müzik". Ama bunun içinde klasik dönem var, barok dönem var, romantik dönem var, post romantik var. Bunların bile kendi arasında bile fark vardır ki konuya hakim bir kulak, eserin yapılış yılını dahi söyleyebilir.

Örneğin, barok dönem eserlerinde "basso continuo" dediğimiz, sürekli eserin altında yürüyen bir bas partisyon vardır. Bu bas parti klasik dönem eserlerinde de vardır ama barokta bu bas partiyi unison olarak yani aynı anda aynı notalarla çelesta (harpsicord) da çalar ve klasik bir eserde eğer bunu duyarsanız gözünüz kapalı bu eserin barok dönem olduğunu, 1750-1800'lü yıllarda yapıldığını söyleyebilirsiniz.

Bunun gibi ayrıntılar günümüz elektronik müziğinde de vardır. Kullanılan ritmik yapı, alt yapı ve ritim formu ile vokalin tarzı onun, house, vocal house, trannce olduğunu yada, aynı kıstaslar kullanılarak, lounge, chillout,downtempo, new age gibi "easy listening" dediğimiz tarzın altındaki alt sekmenleri birbirlerinden ayırmamız mümkündür.

Konuyu bağlayacak olursak, müziğin türünü, armonik yapısı, ritim öğesi ve müzik içinde kullanılan entrumanları bir arada görerek kararını veriyoruz.
Ağustos 2012

Görkem İnanç Özdemir bu yanıtı beğendi:

Matematik alanında diplomamızın olması yazılımcı olarak çalıştığımızda bize nasıl bir katkı sağlar?

Matematik,bir insanın pratik olmak,düşünceleri daha iyi kavrayabilmek ve doğru kararlar alabilmek için önemli bir alan. Bu acılardan faydası büyük.
Ağustos 2012

Görkem İnanç Özdemir bu yanıtı beğendi:

Python programlama dilini PHP'den daha iyi yapan özellikler nelerdir?

Aslında bir çok nedeni var. Phyton'un gerçek bir modül sistemi olması, daha az kötüye kullanılabilecek shitty kodları olması gibi.
Ağustos 2012

Görkem İnanç Özdemir bu yanıtı beğendi:

Heroku nedir? Nasıl kullanılır?

Heroku bir bulut bilişim (cloud computing) uygulama altyapısı servis sağlayıcısıdır. Java, php, python gibi dillerde yazılmış web tabanlı uygulamalarınızı hızlıca ve teknik sunucu kurma bilgisi gerektirmeden internete taşımanızı sağlayan bir platformdur.

WhoNear (whonear.me) web uygulaması Java PlayFramework ile geliştirilmiş olup Heroku üzerinde barındırlmaktadır. bknz: whonear.herokuapp.com

Heroku Amazon altyapısını kullanmaktadır, farkı ise size daha esnek bir altyapı ve kullanıcı dostu| bir arayüz sunmasıdır.

Şöyleki uygulamanızı Heroku'ya yüklediğinizde ilk aşamada ugyulamanız bir Dyno (512 MB ram kapasitesi sunan bir altyapı birimidir) üzerinde çalışmaktadır ve ücretsizdir. Daha sonrasında ihtiyacınıza bağlı olarak Dyno sayısını saniyeler içerisinde arttırabilir ve artan sunucu isteklerinizi hızlıca karşılayabilirsiniz. Ayrıca email/sms gönderim altyapısı, no-sql database vb gibi bir çok moduler servis de sunmaktadır. 

WhoNear şu anda 2 Dyno anlık 150 kullanıcıya çok rahat hizmet verebilmektedir.

daha fazla bilgi için : heroku.com/how

Ayrıca sorularınız olursa elimden geldiğince cevap vermeye çalışırım.

Teşekkürler. 
Ağustos 2012

Görkem İnanç Özdemir bu yanıtı beğendi:

Bir yazılım kodu kısa mı yoksa anlaşılır mı olmalıdır?

Yazmış olduğunuz kodların ölçüsü yorum satırları veya uzunluğu olmamalıdır.

Hepimiz insan olduğumuz için bazı şeyleri unutmamak için not almamız önemlidir. Kodlarınızı tekrar tekrar okumamak için muhakkak yorum satırları kullanmalısınız. Ama her yerde değil gerektiği yerlerde.


Kodların uzunluğu kısmına gelirsek bu direk performans bağımlı birşey değildir. Bazen "Yazılımsal Takla" dediğimiz durumlarla karşılaştığınızda birşeyleri yapabilmek adına uzun kodlarınız olabilir ki buda gayet doğaldır.


Önemli olan bu yukarıdaki konular değil OOP mantığını çok iyi kavramış olmanız önemlidir. Uygulamalarınızı yazarken Pattern'lerden faydalanabilirsiniz. İşte bu durumlar uygulamanın yazılımsal olarak kalitesini gösterecektir. Ve daha rahat uygulama geliştireceksinizdir.


OOP ve DesignPattern'ları incelemenizi tavsiye ederim.

Ağustos 2012

Görkem İnanç Özdemir bu yanıtı beğendi:

İş Modeli/Business Model taslağı nasıl oluşturulur? Neleri içermelidir?

Business Model/İş Modeli taslağı; yaptığınız işe ana hatları ile dışarıdan bakabilmenizi sağlar. Gerekli çalışmaları yaparken size bir harita niteliğinde ön bilgi verir. İş modeli şablonlarında birkaç madde eksiltilebilir ya da artırılabilir ama genel olarak aşağıdaki yapı vardır:

Business Models

Resmin yüksek çözünürlüklü hali için tıklayın
  1. Yaratılan Değer/Ne Sunuyorsunuz? (Value Propositions/Offer)
  2. Müşteri İlişkileri (Customer Relations)
  3. Ana Olarak Yaptığınız İş (Key Activities)
  4. Bu İşte Oluşturduklarınız (Key Resources)
  5. Yayılım Kanallarınız (Distribution Channels)
  6. Masraf Yapınız (Cost Structure)
  7. Gelir Kapılarınız (Revenue Streams)
  8. Müşteri Segmentiniz (Customer Segment)
  9. İşi Yürütürkenki Partnerleriniz (Partner Network/Key Partners)

Bunları genelde bir A3 boyutlu kağıda (A4 de olur) belirli bir tablo yapısı ile yazarak, iş fikrinizin önündeki yolu, artılarını ve eksilerini görebilirsiniz. Örnek bazı İş Modeli Şablonları da şöyle:

Spotify

Business Models

Facebook

Business Models

Twitter

Business Models

LinkedIn

Business Models
Ağustos 2012

Görkem İnanç Özdemir bu yanıtı beğendi:

Bir girişimde "Gelir Modeli" nasıl yaratılır?

Gelir modeli tüm girişimlerin ortak sorunu olmasının yanında, girişimlerini hayata geçirdikleri andan itibaren, ilerleyen süreçte mutlaka çözmeleri gereken bir problemdir de. Gelir Modeli yaratmak zor değildir, önemli olan gerçekten çok kanallı fayda sağlayabilecek bir gelir modeli yaratmaktır. İnternet girişimleri odağında konuşacak olursak; bugüne kadar internette dominant model olarak, girişimin web sayfalarındaki belirli bölümlerde gösterilen reklamlardan gelir elde etme modeli benimsenmiş durumdadır. Dominant olan model bu olsa da artık bu konuda daha farklı yaklaşımlar, yapılan işin bulunduğu segmente ve işin niteliğine bağlı olarak değişmektedir. Genel olarak gelir modelleri;
  • E-Ticaret veya bunun varyasyonlarına odaklı bir web girişimi sattığı ürünlerden aldığı komisyonlardan gelir elde edebilir
  • Kitle odaklı girişimler, yüksek sayıdaki kullanıcı kitlesini oluşturduktan sonra firmalar veya ilerleyen safhalarda kullanıcıların kendilerinin sponsor olduğu reklam gösterim modelleri ile gelir elde edebilir
  • Trafik sağlayan siteler, dışarıya sağladığı trafikten gelir elde edebilir
  • Herhangi bir web sitesi çektiği trafik esnasında kullanıcılarına gösterdiği reklam içeriklerinden gelir elde edebilir
  • ... gibi

Bunlara ek olarak yeri gelmişken bu tarz gelir modellerinden çok farklı olmamasına rağmen yaratıcılık içeren ve chatroulette'in (yanlış hatırlamıyorsam 18 yaşındaki kurucusu ve kodlayıcısı Rus çocuğun) hayata geçirdiği bir model var. Chatroulette'de dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi birisi ile konuşmak isteyen kullanıcılar web kameraları ile o kişinin bilgisayarına konuk oluyorlar. Tabi insanoğlu bu güzel girişimi de kendi emellerine alet etmek için elinden geleni hızla yaptı ve bu girişim çok kısa sürede -çok da ses getirmesine ve sayısız yatırım teklifi almasına rağmen- çıplak kamera başında bekleyen erkek ve kadınlarla doldu. Bu konudaki gelir modeli geliştirmesi ise şu şekilde gerçekleşti:
  • Kamera başında çıplaklık ve cinsellik ile ilgili bir seçeneği işaretliyorsunuz ve bu sayede size ve size gösterilen kameralara sınırlama getiriliyor ya da getirilmiyor
  • Rahatsızlık durumunu seçerseniz bu kez siz böyle bir kamera görüntüsü ile karşılaştığınızda işaretliyorsunuz ve işaretlediğiniz kişi farkediliyor. Bu sayede sizin de sisteme katkınız oluyor
  • İşaretlenen bu kameralara ise her bağlantı isteklerinde başka bir kullanıcının kamera ekranı yerine belirli bazı porno sitelerin görüntüleri gösteriliyor ve kişiler de bu görüntüleri tıklayarak sistemden çıkıp kendi çıkarı için geldiği chatroulette yerine bu amaca daha uygun bir siteye doğru çıkıp gitmiş oluyor. Aylık 100bin dolara yakın bir geliri bu sayede kasasına koymayı başardığını da söyleyeyim :)

Sisteme faydalı, kullanıcılara faydalı ve projenin geliştirilmesi için devamına da faydalı çok kanallı fayda sağlayan bir gelir modeli hayata geçirilmiş.

Gelir modeli her zaman ilk düşünülen konu gibi gelebilir ama bence bu, fikrinizin segmentine bağlı olarak sıralamalarda daha aşağıya itilebilir.

Öncelikle kendinize bir iş modeli taslağı çıkararak projenize ve gelir modelinize daha dışarıdan bakmayı başarabilirsiniz. İş modeli taslağı ile ilgili olarak bu soruyu ve yanıtımı inceleyebilirsiniz.
Ağustos 2012

Görkem İnanç ÖzdemirHakan Köse kişisini takip etmeye başladı

Hakan Köse, İnternet Girişimcisi, @hakank

Web Application Development, ASP.NET, C#, SQL Server, Web Design and some passion..

Ağustos 2012

Görkem İnanç Özdemir bu yanıtı beğendi:

Tutacağını düşündüğümüz bir web projemiz var. İş modeli "ücretli üyelik" olan bir web sitesi. Yapılması gereken adımlar sırasıyla nelerdir?

Eğer iş modelini çok iyi analiz ettiyseniz ve elinizde projenin genel bir dökümanı varsa, bence ilk işiniz işe koyulmak olsun. Herkesin sıralaması farklıdır ancak b e nce genel sıralama şu şekilde olmalıdır:
  1. Veritabanı Tasarımı (Çok iyi/dikkatli düşünerek kapsamlı tasarlanmalı)
  2. Grafik Tasarım
  3. Çekirdek Kodlama (Veritabanı tasarımı ve proje detaylarına göre nesnelerin ve bazı fonksiyonların, katmanların... vs oluşturulması)
  4. Aktif Kodlama (Tasarım + Proje Detayları + Development)
  5. Test & Test & Test (Test edin ve çözümleyip yeniden test edin)
  6. Private Beta + Feedback
  7. Bundan sonrasında bir süre 5 ve 6 numara arasında devamlı gidip gelin
Bu arada tüm bu maddeler gerçekleşirken 5 numaraya geldiğinizde ya da yaklaştığınızda daha aktif bir şekilde olmak üzere, İş Geliştirme yetisine sahip bir arkadaşınızın " Projenin Geleceği "ni kovalaması lazım.
Bence çekirdek bir ekip; en az 2, mümkünse 3 kişiden oluşmalıdır.
  1. İş Geliştirme yetisine sahip, öngörüleri olan ve içinde bulunduğuz alanlarla alakalı ülkeyi ve dünyayı çok iyi takip eden ve bu bilgilerden yaptığınız iş ile ilgili sonuçlar ve öngörüler çıkaran, ve mümkünse gerektiğinde çok cesur kararlar alabilen bir "Yönetici" gerekir.
  2. Teknik konulara hakim ve ne yaptığını, ne yapacağını ve neyi yapmaması gerektiğini iyi bilen, olası durumda ekip büyüdüğünde projeyi ve ekibi bir arada tutabilecek ve İş Geliştirme tarafı ile kesintisiz bağlantı halinde olabilecek bir "Yazılımcı".
  3. Mümkünse kendini sürekli geliştiren ve gözleri dünyayı farklı görebilen, yaptığınız işin yüzünü tasarlayabilecek ve bunlara ek olarak mümkünse UX (User Experience) tarafında akıl yürütebilen yetenekli bir "Tasarımcı".
Bu tabi bence "Minimum System Requirements" olarak adlandırabileceğim, minimum konfigürasyon :)
Bir çok girişimcinin başlangıçta yaptığı gibi (!), fikir aşamasındayken, ortaya bir şeyler (en azından bir prototip) çıkarmadan önce, ihtiyaçlarını elindeki imkanlardan ziyade, parlak fikrine yatırım alacak ve sonra da kuracağı geniş bir ekibi düşünebilirsiniz. Böyle düşünüyorsanız, yataktan kalkıp bir yüzünüzü yıkayın ve kendinize gelin derim, bununla kendinizi kandırmayın ve zamanınızı harcamayın derim. Çünkü, bu durum siz bir şeyler ortaya çıkarmaya başlamadan gerçekleşmeyecek.
O sebeple, özetle, projenize güveniyorsanız, inanıyorsanız, projenizi birlikte yürütebileceğiniz, "minimum konfigürasyon" ortamını sağlayabileceğiniz, ve sizinle beraber uzun bir yolculuğa çıkmaya hazır olası kişilerle paylaşın ve onları projenize dahil edin. Böylelikle, yola çıkmaya hazır hale gelirsiniz.
Projeniz yaygınlaşmaya ve iş büyümeye başladığında artık daha fazla paraya ve daha fazla iş gücüne ihtiyaç duyabilirsiniz. O durumda yeni kapılar çalmaya/açmaya çalışarak projenin uzun süre daha ayakta durmasını sağlamalısınız. Sonunda, siz ve tüm ekip hazır hissettiğinizde, "Gelir Modeli" aşamasına geçebilirsiniz.
Gelir Modeli konusunda tek tavsiyem şudur ki: "Önce, sadece deneyin!"
Gelir modeliniz ne olursa olsun, bu modeli, private bir kitle ile, ya da kullanıcılarınız ile ve mümkünse az miktarda bir kitle ile "deneyin". Bu denemeyi yaparken, sadece modelinizin çalışıp çalışmayacağını değil, kullanıcılarınız tarafından kabul görüp görmediğini de test etmiş olacaksınız ve tabi daha net olarak modelinizin size ne kadar kazandırabileceğini de daha net ortaya koymuş olacaksınız.
Aslında tüm bu yazdıklarımızdan çıkan ana sonuç bence tek kelimeden ibaret; "Deneyin".
Umarım faydası olur, projenizde başarılar dilerim.
Ağustos 2012

Görkem İnanç Özdemir bu yanıtı beğendi:

Sesimizi geliştirmek/güçlendirmek için neler yapabiliriz?

Michigan Üniversitesi'nden Norman Hogikyan ve arkadaşlarının bu konuda gerçekten işe yarayabilecek önerileri var, onları paylaşmak istiyorum:

1. Vücudunuzun su dengesini korumak için su içmeyi ihmal etmeyin. Alkol ve kahve sesinizi kötü etkiler. Ses telleriniz çok hızlı titreştiği için sürekli nemli kalmaları önemlidir. Sulu meyveler de sesiniz için yararlıdır.

2. Gün içinde sesinizi dinlendirecek aralıklar yaratın. Özellikle iş nedeniyle gün boyu konuşmak zorunda kalan insanlar söz gelişi öğretmenler ve radyo sunucuları, sakin ve "konuşmak zorunda kalmayacakları" ortamlarda kendilerine birkaç saat dinlenecek zaman ayırmalıdırlar.

3. Sigarayı bırakın! Gırtlak kanseri riskini artırması bir yana sigara dumanı nefes yollarını ve ses tellerini çok kötü yıpratır.

4. Gereksiz yere sesiniz yormayın bağırmayın. Gerekmedikçe yüksek sesle konuşmayın. Boğazının kuruduğunu ya da sesinizin çatallaştığını hissediyorsanız sesinizin seviyesini düşürün. Sesteki çatallaşma ses tellerinizin hırpalandığının göstergesidir.

5. Tiz ve bas sesler çıkarırken (örneğin şarkı söyleme esnasında) boğaz ve ense kaslarınızı gevşetin. Bazı opera sanatçıları bas sesleri çıkarırken tavana tiz sesleri çıkarırken yere doğru başlarını eğerler. Oysa bu doğru bir hareket değildir.

6. Sesinize her gün dikkat edin. Bunu şarkıcılar zaten sıklıkla yaparlar. Telefonda sıklıkla konuştuğunuz bir arkadaşınız o gün size "Bugün sesin biraz garip geliyor" demişse muhtemelen bir sebebi vardır.

7. Çok sık gargara yapmayın. Boğazınızı temizlerken ses tellerinizin üstüne kapı çarpmış gibi oluyorsunuz. Bunu sıklıkla yapmak ses tellerinize zarar verebilir. Boğazınızı temizlemek ihtiyacı hissettiğinizde yavaş yavaş yudumlayarak su içmek daha doğru bir tercihtir. Boğazınızı sıklıkla temizleme ihtiyacı duyuyorsanız doktora görünmeniz gerekebilir çünkü önlem alınmazsa kötü sonuçlar doğuracak bir boğaz hastalığına yakalanmış olabilirsiniz.

8. Hastalandığınız sıralarda çok konuşmayın ses tellerinizi ayrıca yormayın. Soğuk algınlığı nedeniyle sesiniz kısılmış ise ses tellerinize kulak verin: Muhtemelen istirahat etmek istediklerini siz de duyacaksınız.

9. Topluluğa konuşmanız gereken durumlarda kendi sesinizi zorlamaktansa amfilikatör cihazlarını zorlamanız daha iyi bir seçenektir. Hatiplik yeteneğine sahip olduklarını sanan bir takım politikacılar kalabalığı görünce bağırıp çağırmayı marifet sanırlar. Oysa bu çok düşüncesiz ve aptalca bir tavırdır.

10. Ev ve iş yerinizde hava kuru olmasın. Nemli hava sesiniz için iyidir kuru hava sesiniz için kötüdür.
Ağustos 2012

Görkem İnanç Özdemir  yeni bir  gönderide  bulundu.

Ağustos 2012

Görkem İnanç Özdemir bir yanıt verdi.

En iyi fotoğraf düzenleme siteleri hangileridir?

picmonkey.com/ çok kompleks olmayan düzenlemeler için bana yeterli geliyor.
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Yazılım

3220 Kişi   563 Soru

Müzik

2969 Kişi   473 Soru

Bilgisayar

2627 Kişi   444 Soru

İşletim Sistemleri

172 Kişi   60 Soru

Linux

188 Kişi   50 Soru

Bilgisayar Mühendisliği

831 Kişi   76 Soru

İnternet Teknolojileri

1260 Kişi   171 Soru