Bilmek istediğin her şeye ulaş

Göksel Kurtuluş,

Çevre Ve İş Güvenliği Uzmanı

Mezun olduktan sonra işini yapmak için almak zorunda olduğu bir ton belgeyi alan ama bunlar yetmez daha da al diyen bir devlete eksiksiz vergi ödeyen kişi, çevre mühendisi, iş güvenliği uzmanı, denetçi, kaliteci, çiçekçi, kahveci, gazozcu...

Ağustos 2013

Göksel Kurtuluş

Şu siyasilerin meslek odalarını safdışı bırakma aşkı nedendir? Diyaloğa girmek yerine başka alternatif yaratma çabası neden?

Meslek odaları kendini, bilime, mühendislerin gelişimine adasaydı bu hale gelmezdi. bizim meslek odalarımız tamamen siyasi oluşumların içinde bulunmaya başladı. sonuç olarak yine de genç mühendis ve mühendis adaylarına faydalı bir kurumdu... kendisine yazık etti..
  • 5 Yanıt
Temmuz 2013

Göksel Kurtuluş

NACE kodu nedir?

Avrupa Topluluğunda Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması NACE olarak adlandırılmaktadır. Ekonomik faaliyetlerle ilgili istatistiklerin üretilmesi ve yayılması amacına yönelik bir başvuru kaynağı olarak kullanılmaktadır. NACE kodlamasında faaliyet konularına göre işyerlerine/işletmelere altı haneli bir kod verilmektedir.

TUİK'in aşağıdaki linkinden NACE kodlarını ve karsılıklıklarını içeren detaylı listeye ulasabilirsiniz.

tuikapp.tuik.gov.tr/DIESS/SiniflamaSurumDetayAction. do? surumId=244&turId=
  • 1 Yanıt
Temmuz 2013

Göksel Kurtuluş

TMMOB'nin yetki ve gelirlerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na devredilmesi konusunda neler düşünüyorsunuz? Bunun sonu nereye varır?

Ben de TMMOB'nin birçok faaliyetinden, üyelerine yaklaşımından memnun değilim. Üyelerini ayrımcılığa sürüklediğini düşünür ve bunu değiştirmek için kendi bağlı bulunduğum odada çalışmalarda bulunurum. Memnun olmadığımız yönetim şeklini değiştirmenin yolu budur diye düşünüyorum.

TMMOB'nin bir bakanlığa bağlanması siyasal erkin otoritesi altına girmesi demektir ki bu da karşıt sesleri susturmanın bir yolunun aranıldığını gösterir. Siyasi amaçlar uğruna işçi, doğa ve kültürel varlıklar hakkında yanlış kararlar aldığını görebiliyorken, sırf yaptığı icraatlar bize yeterli gelmiyor, belki yönetimindekilerin siyasi duruşu bize uymuyor diye bağımsız bir meslek odasının siyasal erkin hizmeti altına girmesini haklı göremem.

TMMOB'nin etkisizleştirilmesi ileri dönemlerde mesleki açıdan kuklalaştırılabileceğimiz ve patronların her dediğini yapmak zorunda kalabileceğimiz gerçeğini doğurur. Unutmamamız gerekir ki siyasi partilerin en büyük destekçisi sermaye patronlarıdır.

TMMOB yönetimlerinin bugüne kadar üyelerine karşı tutunduğu yanlış tavır, bugün birçok üyesinin TMMOB'ne sırt dönmesine yol açmıştır. Ancak mühendis, mimar, şehir plancısı olan eğitimi ve çalışma hayatı çözüm üretmek üstüne olan, problemlerin sonucunun nereye varabileceğini görebilecek yetiye sahip olan üyelerin kolay yolu seçmesi ve benim gibi düşünmeyenin başına gelenler beni ilgilendirmez demelerinin mesleki geleceğimizi baltalamaktan başka bir getirisi olmayacaktır.

Amacımız TMMOB'ni beğenmiyoruz, yerine ne geçerse makbuldür yaklaşımından uzak durup, TMMOB'ni mesleki ve kamu yararı için çalışmalara zorlamak olmalıdır.
  • 4 Yanıt
Temmuz 2013

Göksel Kurtuluş

Ülkemizde sivil halkın demokrasi için haykırışları devam ederken, medyanın sürekli Mısır'daki olayları canlı yayınlarla, çeşitli yorumcularla göstermesi normal midir?

Bir ülkenin başbakanı "Ya bitarafsınız ya da bertaraf olacaksınız" derse olacağı budur... Basın mensupları da az kazanıyor olsalar da bitaraf olmayı tercih ettiler. Bitaraf olmaya bizimki gibi devletlerde hükumetin belirlediği gündemi takip etmek, basınsanız onu bir de süsleyip yazmak, görüntülemek de dahil olur. Tabii ki basın mensupları için çok şerefli bir davranış olduğu söylenemez ama diktalar ya da diktalaşan devletlerde hükumet, büyük kitlelere, anında ve sadece kendisi ulaşma amaçlı öncelikle basını ele geçirir. Unutmayın ki Hittler'in bu işler için özel bir propoganda bakanı vardı, tüm basın ellerindeydi ve yayınlanan her kelimeden her an haberdarlardı. Bizdeki halen bunun oldukça yumuşatılmış hali; bir kaç gerçek ve özgür gazete, televizyon kanalı bünyelerindeki şerefli basın emekçileriyle tüm bertaraf etme teşebbüslerine rağmen dayanmaya devam ediyor. Kanaatimce yandaş medya mensupluğuyla kazanılan üç beş kuruş (ki penguenleşmeden önce sözde basın emekçileri olarak aldıkları paradan hep şikayetçilerdi) simit satılarak onurlu bir şekilde de kazanılabilir.

Demişim ama bir iki saat sonrası:
Düzeltiyorum, hepsi de üç beş kuruş kazanmıyormuş;
Bu yazıda Taraf yazarı Mehmet Baransu çok farklı rakamlardan bahsetmiş: medyaspot.com/haber/50-bin-lira-maas-ala...

Demek ki bir kısmı baskıyla penguenleştirilirken diğer kısım da beslenerek o hale getiriliyor.

Bir de merak ediyorum; bu Müslüman geçinen kesim polise ve esnafa işlettirdiği cinayetlerin vebalini acaba üç beş rekat namaz, bir kaç gün oruçla ödeyebileceğini mi zannediyor. Ben Müslüman değilim, olduğumu da onlar gibi iddia etmiyorum ama eğer tapınılan Allah savaş tanrısı değilse ki değil bu en büyük günahın emir komuta zinciri içindeki faillerini de penguen kılığında destekçilerini de affetmeyecektir.

Be kadar gevezelik ederken soruya cevap vermeyi de unutmuşum. C: Evet, normaldir.
  • 4 Yanıt
Daha fazla göster