Bilmek istediğin her şeye ulaş

Çin Dili Ve Edebiyatı Öğrencisi Rukiye Koksal inploid.com'da 6 soru sordu, 89 soru yanıtladı ve 50 takipçisi var.

Nisan 2017

Rukiye Koksal bu yanıtı beğendi:

Kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz?

Çok dinleyip, vakti geldiğinde konuşuyorum. Dinlerken kişi, grup ve yaş ayırımı yapmaksızın dinliyorum. Herkesten ve her şeyden yeni şeyler keşfetmek ve öğrenmek çok eğlenceli. Kolay olanı değil, zorlanacağım ama sonunda daha mutlu olacağım yollara yöneliyorum ;)
Nisan 2017

Rukiye Koksal  bu yazıyı beğendi:

Tebessümleriniz karakterinizin gölgesi olabilir mi?

Bir annenin akşam yemeğinde ne yapacağına karar vermesi gibi zor ilk okula giden bir öğrencinin ne giymesine kara vermesi kadar da kolay aslında arkadaş edinmek. Biriyle tanışmak, onunla vakit geçirmek öyle çok fazla meziyet isteyen işler değil aslında, ancak birine güvenmek ya da ne zaman güvenebileceğini kestirmek zor zanaat değil mi? Peki sen ne yapıyorsun karşındakini tanırken, davranışlarını mı tartıyorsun onun veya kendinin ya da frenliyor musun tüm davranışları. Çeşitli tabirleri de yok değil ilişkinin; kimisi dost/arkadaş zor günde belli olur der, kimisi de olay parada parasını sakınan tüm dostluğunu sahte bir zemine kurmuş der. Biri çıkar insanı en iyi içki masasında tanırsın der, diğeri ise sevgilisinin yanında değişiyorsa boş ver hayır gelmez der.
Ben insanları tanırken gülümsemelerini değerlendiririm, çünkü bana göre biri sadece gerçekten gülerken kendisini olur, tamamen kendisini yansıtır, kendini sınırlamaz, sadece kendisidir. Diğer tebessümler aldanmadır. Birini tanımanın, yine bence en iyi yöntemi gülüşünün arkasındakini görebilmektir, çünkü sadece gerçekten gülerken kişi savunmasızdır ötesini düşünmez, yalan dolandan uzak ve gerçekçidir. Kısaca bence bireyler en çok gülerken kendilerini yansıtırlar, çılgın bir gülüş eğlenceli bir yaşan tarzını, sakın bir tebessüm fazla efendiliği kontrolü, abartılı bir gülüş gösterişi sevmeyi temsil edebilmektedir. En önemlisi ise hangi gülümseme gerçek hangisi yalan onu takdir etmektir, bunu başarabildiğimiz zaman neyin yalan neyin doğru olduğuna karar vermek çok daha kolay olacaktır. Yabancı ve sakin bir gülümseme samimiyetsizliği, gülerken başka yönlere bakıp bir kaşı kaldırma alaycılığı betimlemesi gibi. Tabi ki bunun vücut dilinde bir açıklaması mevcut olabilir ancak benim izlenimlerime göre bu betimlemeler karar vermek ve birine güvenmek konusunda fikir vermektedir ve birini tanımak için gülümsemesini tartmak en basit şekilde bunu yorumlamak size birkaç fikir verecek ve sağlıklı bir dostluğun başlayıp başlamayacağı hakkında kıvrımsız bir yol çizecektir.
Nisan 2017

Rukiye Koksal bu yanıtı beğendi:

Bir insan ne zaman olgun bir ruh haline ve düşünce yapısına sahip olur ve bunların olabilmesi için illa hayatın acımasız yüzünü görmesi mi gerekmektedir?

Ray Kruzweil, "Bir Zihin Yaratmak" adlı kitabında, karakterin 25 yaşında tamamlandığını belirtir. Bunu beynin gelişiminin 25 yaşına kadar devam ediyor olması ile ilişkilendirir. Olgun ruh hali ve düşünce yapısına baktığımızda, 18 ile 25 yaşları arasında kişinin hayata bakış açısında köklü değişikliklerin olduğunu gözlemleyebiliriz. Din ve ahlak anlayışlarının da 18-25 yaşları arasında değiştiğini gözlemleyebiliyorum. Hayatın acımasız yüzünü görmenin gerekli olduğunu düşünmüyorum. Bu mantık ile baktığımızda, hayatında olumsuzluklarla karşılaşmamış kişilerin vicdan sahibi olmaması gerekirdi. Etik kavramının hayatın bize yaşattıklarıyla değil, hayata farklı şekillerde değerlendirebilmiş olmamıza bağlıyorum. Hayatın acımasız yüzünü görmemize gerek yok, hayatın acımasız yüzünü gören kişiler yerine kendimizi koyup, empati denilen şeyi yaparak, olayları farklı değerlendirebiliriz. Empati sayesinde henüz olaylar yaşanmadan önlemler alabilir ya da kendimize bir savunma oluşturabiliriz. Düşünce yapısının sürekli değişebileceğine inanıyorum. Olgun kişi tanımının bir çerçevesi olduğunu düşünmüyorum. Bu kültüre bağlı olarak değişebilecek bir durumdur. Hayat bir süreçtir ve değişim kaçınılmazdır.
Mart 2017

Rukiye Koksal bu yanıtı beğendi:

Referandumda oy hırsızlığı olacağına inanıyor musunuz?

Ben şöyle olacağına inanıyorum, son yıllardaki tüm seçimlerde olduğu gibi oy çalınacak, elektrikler kesilecek, SEÇSİS kurcalanacak, bir yandan Suriyeliler vatandaş yapılacak ya da yapılıyordur bile, engelli ve hasta insanların yanı sıra bunamış ve zihinsel engelliler de sandıklara taşınacak ve oy verdirilecek, bazı kurumlar damgalanmış oyların fotoğrafını görmek isteyecek, makarna, nohut, buğday, kömür vb dağıtılıyordur zaten yeteri kadar. . .
Aralık 2016

Rukiye Koksal bu yanıtı beğendi:

Neden mutlu olamadığınızı hiç düşündünüz mü?

Acıkınca yemek yeriz, besinler sindirilir tekrar bi yoksunluktan sonra gene yemek yeriz bu döngü böyle sürüp gider mutluluk ve mutsuzluk aynı mantıkta işleyen bi döngüye sahip mutlu olabilmek için önce ona ihtiyaç duyacağımız yoksunluğu hissetmeliyiz yani önce bi mutsuz olmalıyız neyse bu döngü doğal akışında giderse mutsuzluk sorun olmaktan çıkar ama bozulursa insan asla tatmin olamayacağı bi döngüye adım atmış olur yani ne aç ne tok olduğunu bilememek yada hissedememek gibi bişey bu
Aralık 2016

Rukiye KoksalPınar B. kişisini takip etmeye başladı

Pınar B., Felsefe Öğretmeni, @pinarboyraz

Yeryüzünün tavan arasındayım.

Aralık 2016

Rukiye Koksal bu yanıtı beğendi:

Bilişim sektörü çalışanlarının iş görüşmelerinde genellikle karşılaştığı mülakat soruları nelerdir?

Kıl olduğum sorular:
5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun?
Sevmediğin özelliğin nedir?
En büyük hayaliniz nedir?

Hayır ne cevap bekliyorlar bu tarz sorulara bilmiyorum. En büyük hayalin sorusuna öyle bir hayalim yok dedim. Çok basit, düz bir hayatım var ve sevdiğim ne varsa onları yapıyorum zaten dedim şaşırdı kadın. Bir gün şu sorulara şöyle cevaplar vermek istiyorum:


5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun? ( Sizden daha iyi maaş veren bir firmayla iş görüşmesi yaparken)
Sevmediğin özelliğin nedir? (Çok zeki ve iyi niyetli olmam)
En büyük hayaliniz nedir? (Otoyolda çırılçıplak koşmak)
Aralık 2016

Rukiye Koksal bu yanıtı beğendi:

Kitap okurken not almak istediğim kısımlar okuyor. Kitabı bir daha okuyup notları yazarım diyorum ama kitabı okuyamıyorum. Notları alsam da karmaşık oluyor. Sizin bu konudaki çözümünüz nedir?

E-book'ta işaretlemek ve bu işaretli kısımların notlarını tutmak çok kolay ve sağlıklı oluyor. Normal kitaplarda da benim çözümüm kitapla birlikte sarı renkli bir işaretleyici (marker şu fosforlu olanlarından) taşımam oluyor. Not almak istediğim yerleri bu işaretleyici ile çiziyorum. Kitabı komple bitirdikten sonra da sayfalara hızlıca göz atıp işaretlediğim yerleri tekrar okuyorum. Deftere yazmaya çalıştım bir süre ama daha sonradan bu iş bana çok hammaliyetli geldiği için bıraktım. Şimdi notlarımı bilgisayar üzerinde tutup, etiketleyebileceğim ve lazım olduğunda daha hızlı ulaşabileceğim bir sistem arıyorum. Evernote vb gibi. . .
Aralık 2016

Rukiye KoksalIrem kişisini takip etmeye başladı

Irem, Bilgisayar Mühendisliği Öğrencisi, @iremtwotf

Aralık 2016

Rukiye Koksal bu yanıtı beğendi:

Çay şekerli mi içilmeli yoksa şekersiz mi? Neden?

Şekersiz içtiğimde çayın tadını kalitesini daha iyi algıladığını düşünüyorum fakat şekerli ile şekersiz çay fiyatının aynı olmasını da yadırgıyorum.
Aralık 2016

Rukiye Koksal bu yanıtı beğendi:

Çay şekerli mi içilmeli yoksa şekersiz mi? Neden?

Şekersiz, Çayın doğasına ve traihine baktığımızda milattan önce 2000 yıllarına dayanır, şeker ile ise sanayi devriminden sonra tanıştık. Yanı9 DNA mız şekersiz çay ile yoğrularak yıllarca damak tadımız oluşmuştur. Kısa bir not düşmek istedim.
Aralık 2016

Rukiye Koksal bu yanıtı beğendi:

Günümüzde insanların en büyük sorunu nedir?

Egoistlik ve bencillik başta geliyor kesinlikle
Aralık 2016

Rukiye Koksal bu yanıtı beğendi:

Şeytan taşlamak isteyen hacı adayının para ödemesini nasıl karşılıyorsunuz?

Taş ne ya bu çağda ? Bari molotof filan atın artık .
Ekim 2016

Rukiye Koksal bu yanıtı beğendi:

Tez yazarken nelere dikkat edilmelidir?

Tez yazmak baştan sona dikkat gerektiren bir iş ve bu konuda zaten yeterince detaylı kaynaklar bulunuyor. Fakat özellikle dikkat edilmesi gereken, üzerinde önemle durulması gereken konular var:
  • Öncelikle bir tezin dili sade ve duru bir anlatım olmalıdır. Gereksiz cümle ve kelimeler tezi hikayeye döndürür.
  • Noktalama ve imla çok önemlidir. Bilhassa:
    - Nokta, virgül, soru işareti gibi noktalamadan sonra kesinlikle bir boşluk bıraktıktan sonra yeni cümleye geçin.
    - Da, mi ve ki'nin yazımını kesinlikle tezi yazmadan önce çok iyi öğrenin.
  • Her bilgiye bir kaynakça verin. Kaynakçanın çokluğu tezin güçlülüğü demektir. Ayrıca kaynakça yazımı da apayrı bir dikkat meselesi. Kaynakça yazmayı iyi öğrenin.
  • Tezinizin savunmasına 1 ay önceden başlayın.
  • İçerik olarak farklı bir tez konusu olsun. Tekrarlayıcı niteliklerden kaçının.
  • Metinde bir kavramı farklı kelimelerle kullanmayın. Bir kavram varsa bunu hep aynı kelime ya da öbeklerle kullanın. Mesela metinde takıntılı hareketler için sadece "obsesyon" kelimesini kullanın. Hem "takıntı" hem de "obsesyon" kelimesini kullanmayın.
Ekim 2016

Rukiye Koksal bu yanıtı beğendi:

Yoğurt nasıl bulunmuştur?

Yapılan araştırmaya göre, milyonlarca insanın geçim kaynağı ve milyarlarca insanın en önemli besin maddesi ve Türkler’in milli yemeklerinden biri olan yoğurdun bir rivayete göre ilk olarak karınca yumurtasından, diğer bir rivayete göre melekler tarafından Hz. İbrahim'e öğretilerek mayalandığı bildirildi.

Bugün yoğurdun nasıl yapıldığını herkes az çok biliyor. Sütün yoğurt haline dönüşmesi için eski yoğurt maya görevi görüyor. Peki insanlar sütü nasıl yoğurt haline getirdi? Yani yoğurtsuz yoğurt nasıl yapıldı? Milli yiyeceğimiz olan yoğurdun ilk defa nasıl yapıldığına dair yeterli ve kesin bir bilgi mevcut olmamakla birlikte, göçebe olarak yaşamlarını sürdüren atalarımızın yoğurt yapımında kullandığı doğal mayalar karınca yumurtalarıymış. Taşların altında yer alan küçük ve beyaz baloncuk şeklindeki taze karınca yumurtalarını ezmişler ve ısıtılan sütün altına koymuşlar. Böylece süt karınca yumurtalarında bulunan kimyasal maddeler yardımıyla mayalanarak yoğurt haline gelmiş. Başka bir rivayete göre, sütün yoğurt olarak mayalanması Hz. İbrahim'e melekler tarafından öğretilmiş. Ve bu sır halinde uzun süre babadan oğla intikal etmiş. Eski Türkçe’de yoğurt kelimesi 8. yy. metinlerinde yer alırken, Kaşgarlı Mahmut tarafından 10. yy.'da yazılan Divan-ı Lügatüt Türk ve Yusuf Has Hacib'in Kutadgu Bilig adlı eserlerinde bugünkü anlamında yoğurt kelimesinin kullanıldığı bildirildi.
Ekim 2016

Rukiye Koksal bu yanıtı beğendi:

İç mimarlık öğrencisiyim, ölüm temasıyla ilgili soyut bir kolaj çalışması yapmam gerekiyor. Ne gibi bir tasarım yapabilirim?

Bu aslında insanların günlük hayatta unutmak istediği bir konu. Ama yinede isteyen çıkacaktır,

Bu konuda Bone Church diye bir yer var mesela. Onu inceleyebilirsin. Mimari olarak çeşitli mobilyalar vb mevcut mesela bu tema üzerine.
Soyut olarak ise "abstract death theme" araştırırsan çok örnek çıkacaktır..
duvar kağıtlarında vb kullanabilirsin.. Ya da kumaşlarda

İç Mimari Tasarımları
Ekim 2016

Rukiye Koksal bu yanıtı beğendi:

Benim çok güvendiğim bir senaryom var. Ama proje çok büyük Hollywood'a nasıl ulaştırabilirim?

Senaryonu kitap haline çevir ve yayınla bence, yeterince iyiysen satış oranlarından dolayı emin ki onlar sana ulaşacaktır. Başarılar dilerim.
Eylül 2016

Rukiye Koksal bu yanıtı beğendi:

Üniversitemde ingilizce eğitim olmaması beni diğer mimarlık öğrencilerine göre çok dezavantajlı yapar mı?

Mimarlik eğitiminde ingilizce olursa dunya meslektaslarina derdini daha kolay anlatirsin olmazsa da egitimini etkilemez cunku zaten sen o ingilizceyi ogreneceksin cunku Turkce kaynaklar yeterli gelmeyecek . Mimarlik bir sanat egitimidir (ömür boyu) bir tarih egitimidir, bir sosyoloji egitimidir bir felsefe egitimidir bir yasam egitimidir. Yani sen kendini ne kadar guclu egitmek istediginle ilgili ingilizce almanca vs dillerini ogrenmek sana kalir ama okulda olmadi diye sadece daha cok cabalaman gerekecek .
Eylül 2016

Rukiye Koksal bu yanıtı beğendi:

İnternetteki bilgi kirliliğinden kurtulup birşeyler öğrenebileceğim faydalı siteler hangileridir?

Onedio
Line.do
Ofpof
Twitter herkesi takip etmemek şartıyla
Webtekno
Shiftdelete
Eylül 2016

Rukiye Koksal bu yanıtı beğendi:

Bunca insan yalnızken neden bunca insan yalnız?

Yalnızlığın çekici bir seçim olduğu çağda yaşadığımız için bence. Köylüler elbet evlenip yalnız kalmıyorlar ama şehirlilerde durum farklı. Gelişen kapitalizm kültürü ama onun çok gerisinde gelişen ülke ekonomisi çocuğa yatırım yapmayı gereksiz bir eylem haline getirdi. Kadınları bilmem ama bir erkek için sürekli bir beraberliğin eğer çocuk istenmiyorsa tek avantajı erişilebilir cinsellik olur ki o da yalnızlar arasında rahatça paylaşılabiliyor. Temizlik ve yemek de satın alınabiliyor sonuçta. Aşk da 90'lardan bu yana artık nostaljik bir duygu oldu, iki nesil sonra dejavu'yla aynı kefede olacak C:
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Eğitim

4130 Kişi   635 Soru

Öğrencilik

2241 Kişi   122 Soru

Yurtdışında Eğitim

849 Kişi   51 Soru

Çin

26 Kişi   31 Soru

Aşk

1187 Kişi   292 Soru

Kişisel Gelişim

1949 Kişi   155 Soru

İnternet Teknolojileri

1231 Kişi   171 Soru

Dinler

1082 Kişi   328 Soru

Kadınlar

946 Kişi   356 Soru

Psikoloji

2771 Kişi   960 Soru

İnternet Sitesi

988 Kişi   171 Soru

Müzik

2888 Kişi   472 Soru

Sinema

3152 Kişi   300 Soru

Muhabbet

2108 Kişi   2356 Soru

İş Hayatı

2380 Kişi   325 Soru

Sağlık

1084 Kişi   1186 Soru

Adalet

87 Kişi   51 Soru

İPhone

143 Kişi   69 Soru

Üniversite

404 Kişi   197 Soru

Borsa

100 Kişi   35 Soru

Diyet

80 Kişi   87 Soru

Kitap Okumak

365 Kişi   43 Soru

Kitaplar

2993 Kişi   267 Soru

Kitap Önerileri

674 Kişi   78 Soru

Mimari Tasarım Programı

103 Kişi   21 Soru

İnternet Terimleri

17 Kişi   5 Soru

Çin Mutfağı

4 Kişi   2 Soru

İnternet

2539 Kişi   538 Soru

Bilgisayar

2562 Kişi   441 Soru

Genel Kültür (Muhabbet)

3533 Kişi   280 Soru