Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hüsnü Kuruntu, 

Öğrenci (Fen Lisesi)

Öğrenci (Fen Lisesi) Hüsnü Kuruntu inploid.com'da 2 soru sordu, 4 soru yanıtladı ve 2 takipçisi var.

Mart 2017

Hüsnü Kuruntu bu yanıtı beğendi:

İnsanlar neden fotoğraflarda kötü çıktığını düşünür?

Hepimiz, diğer insanlara, aynada göründüğümüz gibi göründüğümüzü zannederiz. Oysa aynada sağ-sol tersliği vardır. Aynadaki halimize alıştığımızda, fotoğrafta görünen ve asıl göründüğümüz halimize yabancı kalırız ve bize olumsuzluk izlenimi verir. Ayrıca, bir insan; aynadaki haliyle fotoğraftaki hali birbirine ne kadar yakınsa esasında o kadar güzel/yakışıklı kabul edilebilir; çünkü simetrik olması nedeniyle, kendisine bakan insanda güven hissi yaratır ve çekici bulunur.
Aralık 2016

Hüsnü Kuruntu bir yanıt verdi.

Özgürlük nedir?

Kendi aklınla düşünebilmek
Aralık 2016

Hüsnü Kuruntu bu yanıtı beğendi:

İngilizce'yi speaking-reading-writing anlamında üst seviyelere çıkarma konusunda tavsiyeleriniz nelerdir?

Speaking olarak, ingilizce tabu alın. Geçen hafta başladım kesinlikle çok faydasını göreceksiniz.
Aralık 2016

Hüsnü Kuruntu bir yanıt verdi.

En iyi öğrenme tekniği sizce nedir?

Düşünmektir. Öğrenmen gereken bir şey var ise onun hakkında düşün öğrendiğinde hayata daha farklı bakacaksın. Bilmek sana farklı yollar gösterecek. Farklı bir hayatı yaşayacaksın öğrendikçe. Ufkun geniş, hayal gücün daha gelişmiş olacak. Öğrenmek, öğrenmenin kapısını çalacak. Bütün bunlar senin merakını daha da kamçılayacak. Merak ettikçe de bütün ezberleme yazma dinleme yok bilmem ne zırvaları boşa çıkacak. Merak ve ilgi duyduğun şeyleri öğrenmede kimse bir sorun yaşamaz çünkü. Misal bitkiler hakkında öğrenmemiz gerekenşeyler var ve çok şaşırtıcı şeyler. İnanması zor ve harika. Öğrenmek için can at. Gerisi cidden kolay.
Kasım 2016

Hüsnü Kuruntu bir yanıt verdi.

Lise öğrencisiyim. Test ve soru çözmek istiyorum ama konuların mantığını anlıyor ve içeriğini biliyor olmama rağmen kendimi vererek yapamıyorum. Sizce ne yapmalıyım?

Sorduğun soru cümle bakımından düşük, anlatım bozukluğu var. Bence ilk önce kitap okumalısın. Onun dışında bu herkesin az çok zorlandığı bir konu ve bunu aşmak için çok çeşitli uygulamalar var. Ama dediğim gibi ilk önce okuma ve anlamada sorunun varsa onun üstesinden gelmelisin. Kolaylıklar diliyorum.
Ekim 2016

Hüsnü Kuruntu bu yanıtı beğendi:

Rüyaların psikoloji ile ilgisi nedir?

Bilincin, çözüm arama sürecini rüya ile sağlandığını düşünüyorum. Kendi rüyalarımı analiz etmeye çalıştığımda her ne kadar saçma da görünseler aslında, yakın süreçte yaşamış olduğum bir soruna ait oluyor.
Ağustos 2016

Hüsnü Kuruntu bu yanıtı beğendi:

İdeal anne-baba nasıl olmalı?

Örnekle açıklayayım :

Kızını yada oğlunu salondaki üçlü kanepeye oturtur.

Arkadaşlarından biri salon kapısından bağırır : ta ta taaaa taaa kırmızı başlıklı kız..

Anne , kırmızı başlıklı kız kostümü ile girer ve oyun başlar.. Baba kurt olur , arkadaşlardan biri avcı biri de büyükanne..
Amatörce tasarlanmış kostümler , minik mesajlar içeren şarkılar vs..

fakat masal başkadır ;
Kurt ölmez, büyükanne ölmez ; öyle bir kurgu yapılır ki kimse ölmez . Karnı yarılıp içine taş doldurulmaz.
Kurt ikna edilir , hatta karnı doysun diye bir takım yiyecekler paylaşılır ve doğal hayata dönmesi yönünde öğütlenir. Avcıya da abuk sabuk avlanma , doğada her canlının yaşam hakkına saygı duy vb ifadelerle , samimi ve içten öğütlerde bulunulur. Şarkılar söylenir finalde minik kızı da içeren bir halka yapılır ve dans edilir.

Kırmızı başlıklı kızın sepetindeki ev yapımı pasta börekler yenir. Büyükanne sap gibi klübesinde tek bırakılmaz ; yalnız ve ölüme terkedilmiş bir yaşlı değildir artık.Gerekirse evin yanına küçük bir klübe yapılır ve büyükanne o klübeye taşınır ; onun klübesi de ihtiyacı olan bir aileye verilir.

Bu vb öğretilerle eğlenerek , oynayarak verilen mesajların daha akılda kalıcı olduğunu düşünüyorum.

Hört hürt yerine , gülmek ve güldürmek , bir şeyi anlatırken ona saygı duyarak (aklına) ve ilerde aynı şekilde insanlara saygı duymasının temellerini atarak ilerleyen ebeveynler olmak..

Benim hayalim bu..

Selamlar
Ağustos 2016

Hüsnü Kuruntu bu yanıtı beğendi:

Kültür tanımlanabilir mi? Nasıl?

Tabiki tanımlanabilir. En güzel tanıma Binali Doğan'ın "Örgüt kültürü" kitabında rastlamıştım. O da şu şekildeydi: "Kültür, toplumun çevresiyle mücadele ve birlikte yaşamaktan kaynaklanan sorunların çözümü sırasında öğrenilmiş; işlevselliği nedeniyle yeni katılan üyelere aktarılmak istenen beceri, deneyim, alışkanlık, yöntem, gelenek, görenek, değer ve inaçların tümüdür. " Sanırım bu oldukça açık bir tanım.
Ağustos 2016

Hüsnü Kuruntu bu yanıtı beğendi:

Başınızdan esrarengiz bir olay geçti mi?

Yaşadım, var oldum, evrende bir gezegen üzerindeyim, etrafım çok ilginç varlıklarla kaplı ve ben bir insanım. Bunlar esrarengiz üstü bir esrarengizliğe sahip.
Ağustos 2016

Hüsnü Kuruntu bu yanıtı beğendi:

"Ölmeden önce ölünüz" sözünden ne anlıyorsunuz?

Bugün ölsem ne olurdu diye düşünüyorum. Kimseyle küs değilim. Kimseye borcum yok. Kimseden alacağım yok. Annemi ve babamı aradım. Karımı öptüm ve onu sevdiğimi söyledim. İş verenlere karşı sorumluluğumu yerine getirdim. Organlarımı bağışladım ve vasiyetimi bilen insanlar var. Okunacak kitaplar, gidilecek yerler, yaşanacak hayaller yarım kalacak belki ama sorun değil, belki diğer tarafında hediyeleri vardır. Ölmeden önce öldüm aslında.. Mutluyum. Kendimce sorumluluklarımı tamamlayarak ayrıldım. Kısaca bugünü de son günümmüş gibi yaşadım.
Ağustos 2016

Hüsnü Kuruntu bu yanıtı beğendi:

Kısa hikayeler yazmayı nasıl öğrenebilirim?

Bunun inanılmaz derecede basit ve etkili bir kaç yolu var. Bu işlemin sonucunda yazmış olduğun hikayeleri kendin değil, bir başkası tarafından değerlendirilmesini bekle... Oyuncak mağazalarında bulunan rory's story cubes diye bir şeyler. 9 Küp ve 54 resimden oluşuyor.(bu 10 milyon olasılık demek) Örneğin zarları attığında üstte kalan dokuz resimden hikayeler üretebiliyorsun. Ürünü 40 kusur liraya alabilirsin farklı hikaye kombinasyonları için farklı çeşitleri var. Benim kendim için bulmuş olduğum çözüm ise tamamen ücretsiz. Yazmış olduğum bir javascript kodu ile fontawesome.io/icons/ sitesinden elde etmiş olduğum iconlardan rastgele 9 tanesini seçiyorum. Hikaye ilerledikçe, bir dokuzlu daha alıyorum. Ya da dokuz resimin her biri için aklıma gelen 10 kelime daha yazıyorum ve hikayeyi bu kelimeler üzerinden götürüyorum. Hikaye yazarken, ana konunun üzerine betimleme ve süslemelerde çok işe yarıyor. Örneğin iconlarda yangın tüpü gördüğünde, itfaiye aracı, itfaiyeci, yangın, yangın merdiveni, tazikli su, yüksek bina, güvenlik.... Sonsuz tane seçenek bulabilirsin. Şimdiden başarılar dilerim.
Ağustos 2016

Hüsnü Kuruntu bu yanıtı beğendi:

İnsanlar neden İnternet'te kişisel yaşamlarını paylaşmak ister?

Size ilginç bişey anlatayım bu hususta. Bir zaman facebook "Beğenme" butonu koymuştu (yanılmıyorsam 4 yıl öncemiydi neydi) kendi gözlerimle de görmüştüm bu butonu ve şahsen sevinmiştim çünkü beğenmediğim pek çok şey varken "beğenmedim" butonu olmamasından yakınırdım.Neyse bu buton çıkınca bazı arkadaşlar da nihayet diye iletiler yazıyordu hatırlıyorum o günleri, fakat 1 hafta bile durmadan bunu kaldırmışlardı hoppala dedik niye çıktı niye kaldırdılar anlamadık. Çoğumuzun bundan haberi yoktur. Çok hızlı olup biten bişey olduğundan. Sebebi ise daha sonra ortaya çıkmıştı. İnsanlar kişisel paylaşımlarının beğenilmediğini düşündüğünden facebooktan üyeliklerini siliyorlardı bu sebepten facebook üye sayısı hızla düşmeye başlamıştı ve facebook bu düşüşü durdurmak istediğinden geri adım atmıştı. Bundan dolayı "Beğenme" seçeneği kaldırıldı ve insanların sadece beğenileceği bir mekanın onları orada tutacağında karar kıldılar. Ne mi oldu? Şahsın sadece beğenildiğini görmesi onu o sitede daha paylaşımcı olmaya teşvik etti. Peşi sırada bir bağımlılık çıktı ortaya. Millet kendini göstermeye meraklı.

İkinci ilgimi çeken durumdan bahsetmek isterim.
Hatırlıyormusunuz internetin neredeyse heryere yayıldığı senelerde (hani icq'dan messengera geçmiştik vs.) insanlar neredeyse hiç bir şekilde profil fotoğrafı koymuyordu internete ve hatta kendi isimlerini de pek kullanmazlardı daha çok rumuz kullanırlardı. Kısacası önceden müthiş bir kamuflaj vardı ve çok çok az insan yüz fotosunu koyuyordu. Ne enteresandır facebookla birlikte bu gizlenme durumu yerini müthiş bir açıklığa bıraktı. Artık bırak profil fotosunu koymayı bu durumu daha baskın hale getirmeye başladılar. Yani özel iletisinden çok profil resmi değiştiriyordu bazıları. İnanılmaz bir kendini gösterme furyası başladı facebookla birlikte. Yani şimdi nedir bu anlamadım gitti. Artık facebookun mavisimi zihinleri etkiledi yoksa bir filmden mi etkilendiler nedir meselenin özü şuan net bir bilgim yok ama merak ediyorum neydi bu insanları hızlıca değiştiren.

Ağustos 2016

Hüsnü KuruntuHakan Özerdem kişisini takip etmeye başladı

Hakan Özerdem, Makina Mühendisi, @hakanozerdem

Bekar baba, az arıza, bir kaç konuda uzman, binlercesinde çömez, bir adam. Kadıköy memleketi ve ikameti. http://www.ozerdem.com

Ağustos 2016

Hüsnü KuruntuMarty Mcfly kişisini takip etmeye başladı

Marty Mcfly, Uluslararası İlişkiler Uzmanı, @selimpusat

İzmir ' de yaşıyor . KOÜ Uluslararası ilişkiler bölümü mezunu . On yıl bankacılığın ardından , sistemden kaçan bir girişimci. Güzel konuşur , güzel bakar.

Ağustos 2016

Hüsnü Kuruntu  bu yazıyı beğendi:

Anne'nin eşsizliği

Çocuk ile annenin hatta babanın da diyebilirim , arasındaki bağın , iletişimin en fazla olduğu modelleri beğeniyor ve tercihimi bu yönde belirliyorum.

Avuç içi kadar minikleri , servis arabalarının camlarına kafalarını dayamış uyuklarken görmek içimi yakıyor.

Üniversitede bir arkadaşım vardı gene aynı fakülteden bir kız arkadaşı oldu ve nihayetinde evlendiler.
-Eğer çalışmak istersen asla karışamam bu senin hakkın ve buna daima saygı duyacağım ; dedi.
Ama bilmeni isterim ki , bebeğimizin en büyük ihtiyacı , kılavuzu ve gıdası sen olacaksın.

Eşi hamile kaldı ve bebekleri oldu. Bayan arkadaşımız , eğer ekonomik olarak sorun olmayacaksa bebeğimi ben büyütmek istiyorum, işten ayrılacağım, dedi. Hay hay dedi kocası.

Sadece bebek büyütmekle yetinmedi , temel düzeyde matematik ve Türk dili ve edebiyatı bilgisi , bu konularda verdiği emek sayesinde çok ilerledi. Evde boş zamanlarında konu çalışıyor , soru çözüyordu. Hatta takılıyorduk yeniden sınava mı gireceksin diye.

Bebeği büyüdü ve ilkokula başladığında , annesi sayesinde okuyor ve yazıyordu. Öğretmeni bu durumdan çok memnundu. Ve inanılmaz güzel bir terbiye almıştı. Biz de çok beğeniyorduk.

Hatta temel mantık ve felsefe öğretileri ile donanmış olduğunu görüyorduk. Küçücük çocuk , varlık yokluk konusunda sorular soruyordu. Çünkü anne ve baba , bir konuda tartışırken , anlamasa dahi onun da dinlemesine izin veriyorlardı.

Ve çok sosyal bir çocuk olmuştu. Kapalı alanlara asla hapsedilmedi. Annesi çok beğendiğimiz bir kadındı , eşitlik ve adalet olgusu gelişmiş bir ruhu vardı. Kediye , kuşa hatta solucan a dahi değer veren bir ruh. Çocuğun toprak ile bağı hiç kesilmedi.

Evladını böyle yetiştirdi. Etrafta adeta robotu andıran çocuklar doluyken , evrensel bir ruhun yetiştiğini farkettik.

Ve sonra neden ders çalıştığını anladık.

Osaçma sapan sınavlar yaklaştığında, ikinci el soru kitapları almaktan başka bir şey yapmadılar.

Çünkü Anne , evladını matematik ve Türk dili edebiyatında yetiştirdi. Öğretmenleri ile kurduğu sağlam iletişim ve takip sayesinde çocuk çok hızlı donanımlandı. (Çocuğa anneden yada anne modelinden başka kimse özgüven veremez ve öyle de oldu.)

Adını bilmediğim saçma sapan sınavlardan birini derece ile kazandı. Çok iyi bir okulda okuyor.
Ve Şimdi lisans sınavlarında da çok başarılı olacağını düşünüyoruz.

Bizimle oturup felsefe tartışıyor. Cep telefonu vb bağımlılıkları yok denecek kadar az.
Annesinin anlattığı masalları kuzenlerine anlatıyor.

Ben uzun zamandır masal anlatan çocuk görmemiştim. Onu her gördüğümde ağlamaklı oluyorum.

Anne , özel ders, dersane , kreş vb masraflarla yük olmadı hatta katkıda bulundu.
Evladına vereceği en değerli şeyi vardi. Annesi ile vakit geçirebilmek.

Ve eşi bunu daima takdirle minnetle karşıladı.
O çalıştı gibi görünüyordu ama aslında her ikisi de çalışıyordu. Dedeleri , gelininin sgk primini dışardan ödedi. Emeklilik Yaşı bekliyorlar diye hatırlıyorum.

Aile olmak.. Dayanışma ve içi dolu stratejiler..
Çocuklarımızı doyasıya sevgi kurtaracak..

Selamlar..

***Not : İğrendiğim sınavlardan birine girmeden önce dedesi ona bisiklet aldı (anne ve babanın rızasını alarak) Diğer çocuklara anne babaları "şu sınavı kazan sana şunu alıcam" derken , "sana bir şey alabilmek , bisiklete binebilme mutluluğunu yaşamanı sağlamak ve o mutluluğu yüzünde görmek için hiçbir koşula ihtiyacımız yok kuzum" diyerek aldılar.

Yazarken bile ağlarım hep..

Bu bakış açısı bence dünyayı ayakta tutan ahlaktır.
Temmuz 2016

Hüsnü Kuruntu bir yanıt verdi.

10. sınıfa geçtim ve seneye sayısalı mı yoksa sözeli mi seçmeliyim bilemiyorum. Avukat veya doktorluğa karar veremiyorum. Ne yapmalıyım?

Avukatlık mı doktorluk mu kararsızlığın varsa klişe bir seçim yapmak zorunda değilsin. Yani sayısal seçmek illa doktor olmanı gerektirmiyor. Sözel de avukat olmanı.. Daha çok meslek araştırabilirsin. Mesleklerin dezavantajlarını da iyi araştır. Bildiğin gibi sayısal okuyanlar genelde tıp okuyor ama nasıl oluyorsa tıpın sayısalla yakından alakası yok. Eğitim sisteminin kalitesizliğinden olsa gereksözel ya da sayısal ya da tm seçmek zorundasın. Boşver bunları bilgiye aç biri olman gerekir. Sonra sayısalmış sözelmiş hepsi hurafe . Merak et araştır. Her öğrendiğinden zevk al böylece seçtiğin bölüm ne olursa olsun puanların da yüksek olacaktır. 10. Sınıfta böyle bir seçim yapmak zorunda olmak inan öğrencileri kısıtlıyor. Meslek seçimi için de mesleğe karar vermeden önce kendini tanı. Doktorluk ile avukatlık da zaten aşırı zıt meslekler arasında karar vermek zorunda değilsin. Yani ikisi arasında da bu iki meslek dışında da karar vermek zorunda değilsin. Araştır ve düşün. Hayatında başarılar. .
Mayıs 2016

Hüsnü Kuruntu bu yanıtı beğendi:

Öğretim hayatında gezmek tozmak gibi bazı şeylerden geri kalmak pahasına çok çalışmaya değer mi yoksa o yaşlar bir kere yaşanıyor diyerek insan kendini hayatın akışına mı bırakmalı?

Her şeyi zamanında yapmak lazım.

Gezmenin yaşı gençliktir. İş hayatı başlayınca insan gezmiş olmak için geziyor bazen. Boş boş dolaşmaktan korkmamak lazım. Hem gezmeye doymamışsanız vaktinizin olmayacağı zamanlarda aklınız hep gezmede kalır. Gençlikte arkadaşlıklar daha yakındır, dolayısıyla arkadaşlarla gezmenin tadı bu zamanlarda çıkar. Yaş ilerledikçe arkadaşlıkların eskisi gibi olmadığını göreceksiniz.

Müziğe, spora başlamanın yaşı gençliktir. Müzikle ilgilenecekseniz çalacağınız aleti gençlikte öğrenirseniz iş hayatının sıkıcılığında bu aletin sizi dinlendirmesi daha kolay olur. Yoksa bir de onu öğrenmeye stres yaparsınız. Spora alışmış bir vücut da size çok daha sağlıklı yıllar sağlar. Bunlara vakit ayırmak geleceğe en büyük yatırımdır.

İşinizde iyi olmak istiyorsanız gerekenleri öğreneceğiniz zaman gençliktir. "Tüm derslere girin, işiniz sırf ders çalışmak olsun" demiyorum ama ne istediğinizi bilin ve kendinizi geliştirmeye bakın, bu da zaten sadece okulla olmaz. Yaşınız ilerledikçe aptalca sorular sormanız daha çok yadırganacak. Gençlikte aptalca soru sormak serbesttir.

Bunların dengesini kurmak o kadar zor değil. Yeter ki düşünerek yaşayın.
Mart 2016

Hüsnü KuruntuFat E. kişisini takip etmeye başladı

Fat E., Teknik Öğretmen, @ebf

Gösterdiğiniz ilginin karşılığını göremiyorsanız boşverin,
öküz otttan, karga b.ktan anlar ancak :)

Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Kişisel Gelişim

2042 Kişi   155 Soru

Yaşam

1212 Kişi   398 Soru

Üniversiteler (Türkiye)

2363 Kişi   175 Soru

Felsefe

1926 Kişi   500 Soru

Varoluş Hakkında

2879 Kişi   1061 Soru

Kitaplar

3092 Kişi   269 Soru

Psikoloji

2866 Kişi   965 Soru

Yabancı Dil

1023 Kişi   102 Soru

Gerçek Hayat

835 Kişi   102 Soru

Matematik

711 Kişi   161 Soru

İngilizce

784 Kişi   107 Soru

Para Kazanmak

825 Kişi   37 Soru

Bilim

851 Kişi   286 Soru

Kadınlar

969 Kişi   358 Soru

Edebiyat

969 Kişi   203 Soru

Yurtdışında Eğitim

867 Kişi   51 Soru

Zeka

891 Kişi   94 Soru

Hayal Gücü

931 Kişi   42 Soru

Meslek Seçimi

802 Kişi   93 Soru

İnsan İlişkileri

1030 Kişi   129 Soru

Sağlık

1111 Kişi   1191 Soru

Türkiye Sorunları

1150 Kişi   239 Soru

Çocuk Ve Genç Psikolojisi

533 Kişi   81 Soru

Sosyoloji

582 Kişi   151 Soru

İnsan Sağlığı

525 Kişi   314 Soru

Sanat

613 Kişi   108 Soru

Sosyal Yaşam

544 Kişi   68 Soru

Hayatın Anlamı

509 Kişi   48 Soru

Öğrenme Teknikleri

712 Kişi   27 Soru

Giyim Tarzı

570 Kişi   49 Soru