Bilmek istediğin her şeye ulaş

İlginc Adam,

Yazar

Kim derse "geçer" diye, ona geçsin bu acı....

Ağustos 2013

İlginc Adam

Ağız Temizliği Nasıl Yapılmalı?

  1. Önce fırçamızı biraz bulaşık detarjanı ve biraz çamaşır suyu döküp iyice yıkıyoruz ve üzerinde bu kimyasallar kalmayacak şekilde iyice duruluyoruz.
  2. Sonra dişlerimizi güzelce fırçalıyoruz ve dişlerden sonra dilimizin üzerini güzelce fırçalıyoruz. Ağzımızı çalkalıyoruz. Çalkalarken de gerekirse parmaklarımızı kullanarak yanaklarımızın içi, dilimizin altı, damağımız, neresi varsa ağzımızın içinde incitmeden düz suyla iyice çalkalıyoruz ve yıkıyoruz.
  3. Aynanın karşısına geçiyoruz, elimize bir kürdan alıyoruz, diş etlerimizin dibine ittirmeden diş aralarını ve diş üstlerini, hepsini teker teker olmak üzere sıyırıyoruz. Ama fazla bastırmadan. Her tartar çıkışında kürdanın ucunu siliyoruz ya da yıkıyoruz yoksa diğerlerine bulaştırırız. Dişler bitince incitmeden dilimizin üzerini kürdanla sıyırıyoruz.
  4. Önce ağzımızı düz suyla çalkalayıp, sonra yeniden fırça ile dilimizi ve dişimizi fırçalıyoruz. Ağzımızı bol suyla duruluyoruz. Bunu yaparken damak, yanak içleri, dil alt vb. suyla yıkayıp çalkalamayı unutmuyoruz.
  5. Ağzımızı ağız çalkalama suyu ile ya da gargara ile çalkalıyoruz. Gargarayı ya da ağız çalkalama suyunu ağızda bir 4 dakika da olsa tutmaya çalışıyoruz.
  6. Sonra 1 çay kaşığının yarısı kadar karbanatı alıyoruz, dilimizin üzerine ve arkalarına kadar sürüyoruz ama yutmuyoruz :D. O orada kalıyor ve biraz da dişlerimize kesinlikle değmeyecek şekilde (yoksa mine çizilir) diş etlerimize ve arkalarına her köşesine gelecek şekilde sürüyoruz. Sürdüğümüz bu karbonatları biraz ağızda tutup bo bol su ile duruluyoruz.
  7. Hiç bir şey yiyip içmiyoruz en az 1 saat. Ağzımızı yalayıp, hani dudaklarla filan oynanır ya yok onlar. Yani mümkün olduğu kadar ağız hareketsiz kalacak. En güzeli bütün bu 6 işlemden sonra en az 1 saat kadar uyumak.
  8. Uyuyup uyandıktan sonra aynanın karşısına geçip bakıyoruz ki, bir de ne görelim? :D:D:D. Sen misin o kadar temizlik yapan. Şöyle ki; hani bazı insanların ağzında görürüz dudaklarda beyaz beyaz yapışkan bar gibi bir şey olur işte onlardan oluşmuş dudak içlerinde hatta iyice bakıyoruz ki beyaz deri gibi şeyler diş etlerimizde alt ve üst dudakların ta diplerinde iyice toplanmış... Bunları her birini bulup oradan alıyoruz sonra yine gerekirse parmaklarımızı kullanarak (yalnız hepsinde elimiz öncesinde ve sonrasında yıkanmış olacak) temizliyoruz ve bol bol su ile içini dışını oyuklarını vb. yıkayarak çalkalıyoruz. Bu beyaz şeyleri ara ara hep kontrol ediyoruz. Yaklaşık her 1 saatte bir oluşabiliyor. Bu işlemleri yaptıkça yaptıkça bu oluşumlar azalıyor ve bitiyor.
Kasım 2010

İlginc Adam

Queen gibisi bir daha gelir mi?

Gelebilir mi? Hiç sanmıyorum

Aralık 2013

İlginc Adam

Bunalım ve depresyondan kurtulmak için ne yapılmalıdır?

  • Her olumsuz düşünce için, bir olumlu düşünce geliştirin.
  • Negatif değil pozitif bakış açısı olan insanlarla ilişki kurun. Bu insanlar sizin moralinizi yükseltirler.
  • Dikkatinizi kendinizden uzaklaştırmak için başkasına yardım edin.
  • Her gün fizik egzersiz yapın, sadece yürüyüş olsa bile.
  • Alkol ve maddeden uzak durun. Alkol ve madde depresyonu daha da kötüleştirir.
  • Kendinize erişilmesi güç amaçlar koymayın ve büyük sorumluluk almayın.
  • Büyük işleri parçalara bölün, öncelik sırasına göre ve yapabileceğiniz kadarını yapın.
  • Başka insanlarla birlikte olmaya çalışın, yalnız olmaktan daha iyidir.
  • Hayatınızla ilgili önemli kararlar (iş değiştirme, evlenme, boşanma, vb.) almayı depresyonunuz geçinceye kadar erteleyin.
  • Olumsuz düşünceleriniz depresyonun bir parçasıdır, tedavi ile birlikte kaybolacaktır
Ekim 2012

İlginc Adam

Bir puronun kalitesi nasıl anlaşılır?

  • Kaliteli puronun her tarafı düzgün ve eşit sarılmıştır.
  • Çabuk alev almaz.
  • Ne gevşek ne de çok sıkı sarılmıştır.
  • Kaliteli puronun kokusundan yaprak ve tütün kokusu alırsınız.
  • İyi bir puro içtikten sonra ağzınızdaki puro tadını 1-2 saat boyunca hissedersiniz.Sonra tamamen kaybolur.

Sigara

Kasım 2013

İlginc Adam

3D ev veya oda tasarım programları nelerdir?

Rhino, architect , 3ds max, allplan, sketch-up, maya, cinema 4D , ... Bunlar en çok kulanılanlar olmakla beraber, başka bir çok programdan bahsedilebilir. Fakat çok sayıda program bilmek , iyi bir mimar olduğumuz anlamına gelmez. Şahsen rhino ve maya dışında bu proramları biliyorum fakat hepsini kullanmıyorum. Fazlası beyinde yer israfı bence. İç mekan için en uygunu 3ds max, dış cepheler içinde architect , normal plan , kesit, görünüş yani 2 D çizimler içinde Auto cad bence en uygunu. Aslında dış cepheler içinde max çok gerçekci görünüm sağlıyor fakat maxte çizip, pds den eklentiler yapılırsa muhteşem sonuç alınabilir. Bir diğer iyi modelleme için örnekte; allplanda moddeyip, cinema 4 D de render almak olabilir. Tek başıan en iyi sonuç veren program 3ds max fakat muhteşem görüntüler için bence hiç bir program tek başına yeterli değil. Photoshop, After efect , Corel gibi program katkıları gerekiyor.
Ekim 2013

İlginc Adam

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

Türk'üm, doğruyum, çalışkanım...

Hadi her fırsatta kapitalizme kazandırmak için10 güne uzattığınız 3-4 günlük tatillerle, 3 aylık yaz tatiliyle, maaş politikalarınızla, sözde iş olanaklarınız ve akademik kriterlerinizle, sözde sağla(yama) dığınız yaşam standartlarıyla "çalışkanlığımızı" yok ettiniz;
Kurtuluş Savaşı hiç olmadı, Atatürk İngiliz ajanıydı, hatta sözü "Vahdettin olmasa biz de olmazdık"a kadar getirerek "doğruluklarımızı" da yok ettiniz. Tamam belki binlerce yıllık tarihimizde (bakın 90 yıllık demiyorum, tüm Türk tarihinden bahsediyorum) hep doğru şeyler yapmadık, ama bizi bir arada tutan niteliklere ve unsurlara da ihanet etmedik hiçbir zaman...

Ama arkadaş, işi Türk diye bir ırk/ulus yok demeye kadar getirdiniz, sözde farklı etnik (ve nedense başka etnik grup yokmuş gibi hep Kürt, hep Kürt) gruplara haklarını vereceksiniz diye.

Ama işte ben buradayım;
her zaman doğru olmasam da, artık eskisi kadar çalışkan olmasam da,
binlerce yıldır TÜRK'ÜM. . .
Ekim 2013

İlginc Adam

Eskimolar hakkında bilgiler

Doğu Sibirya, Alaska, Amerika'nın ve Grönland'ın kuzeyinde yaşayan topluluk eskimolar olarak adlandırılır. Bu insanlar bu ortamın iklim şartlarına alışkın olan topluluklardır. Kökenleri kesin olarak bilinmemekle beraber Kızılderililer ile akraba oldukları söylenmektedir. Eskimo kelimesi çiğ et yiyenler anlamında kullanılmaktadır. Eskimoların toplam nüfusu 100. 000'i geçmez.

Fiziksel özellikleri: Elmacık kemikleri çıkık, alın dar, dudaklar etli, göz kapakları şiş, gözler kısık, ayakları küçük, burunları dar, boylarının kısadır.


Eskimo

Yaşam ve beslenme: Eskimolar, toplayıcı ve avcı bir toplumdur. Avladıkları avları tüketerek yaşamlarına devam ederler ve hayatları sürekli av aramayla geçer. Avladıkları hayvanları ise çiğ olarak tüketirler. Bu avladıkları hayvanların derisinden kıyafet ve ayakkabı yaparlar. Böylece avcılık Eskimolar için hem beslenme ve giyinme ihtiyacının karşılanması demektir. Deniz avcılığı başta gelen geçim kaynağıdır. Temel yiyecekleri balık, ren geyiği ve sığındır. Özellikle fok balıkları onlar için çok değerlidir. Çünkü fok balıklarının hem derisinden, hem etinden hemde yakıt olarak kullandıkları yağından faydalanırlar. Süt içmez, taze sebze, meyve yemezler. Vücutları için gerekli olan vitamini sadece çiğ et ve balıklardan karşılarlar.
Bir yerden bir yere gitmeleri, eşya taşımaları, o çevreye has köpekler tarafından çekilen kızaklarla sağlanır. Ava da bu kızaklarla beraber çıkarlar. Çeşitli bölgelerde yaşayanlar farklı barınaklar kurmaktadır. Alaska'da çamur sıvalı dikdörtgen evlerde, Grönland'da taş, toprak ve balina kemiğinden yapılmış kubbeli evlerde, Kanada'da ise İglo denilen buzdan yapılmış kubbeli evlerde yaşarlar.


Eskimo

Dini inançları: İlk zamanlarda tabiat kuvvetlerini yöneten ruhlara taparlardı. Bu dönemde yasaklar, boş inançlar sayılmayacak kadar çoktur. Ancak ilerleyen yıllarda dini inançlarında değişiklikler olmuştur. Çoğu Şaman ya Hristiyan inançlarına sahiptirler. Medeniyetten uzak Eskimo kabileleri ise, angagkok adı verilen şamanların etkisi altındadır.

Cinsellik ve evlilik: Erkek nüfusunun daha büyük olması eşleşme biçimlerini de etkilemektedir. Bu nedenle çok eşli kadınlar çok sık görülür. Yaşamsal zorluluklar meydana geldiğinden kadınlar takas edilebilir. Uzun av seferi için karısıyla birlikte yola koyulan erkek karısının gebe, hasta, yaralı olması durumunda arkadaşının karısını rica edebilir. Sıkı arkadaş olanlar arasında bu durum doğaldır. Eskimo topluluklarında kadınlar ikinci plandadır. Eskimolar çok fazla konukseverdir. Onlara ilgi ve sevgiyle yaklaşırlar. Ayrıca eve gelen misafirlerine karılarını da sunarlar. Ancak önemli bir konu, kadınlar eşlerinin izni olmadan başka erkeklerle ilişki kuramazlar ya da erkekler eşlerden izin almadan kadınlarla birlikte olamazlar. Aksi halde bu zina kabul edilmektedir.

İlk zamanlarda kız çocuklarına karşı sevgisiz bir topluluk olmuşlardır. Hatta Eskimolar kız çocuğu katili olmuşlardır. Ağzına ot doldurup, nefessiz bırakmışlardır. Yada buz üzerine bırakıp terk etmişlerdir. Daha da vahşi davranışlarda bulundukları olmuştur. Denize fırlatıp atmışlardır. Ancak bu geleneği batı kültürü ile tanıştıktan sonra bırakmışlardır. Eskimolar aile büyüklerine her zaman saygılı davranırlar ancak yaşlanan ve yaşam koşullarına ayak uyduramayan üyeleri zamanı gelince bırakıp giderler. Onları hayvanların ve doğanın ellerine bırakırlar. Genel olarak Eskimo topluluğu insancıl, neşeli ve sevecen insanlardır. Müziğe karşı büyük ilgi duyarlar ve müzik yapıp dans etmeyi severler.


Eskimo
Ekim 2013

İlginc Adam

Eylül Aşkı

bir papatyayı tutar gibi tutuyorum ellerini
önce bir iki dokunaklı replik geçiyorum shakespear den
mevsimin güze vurduğunu biliyorum elbetteki bu yüzden,
alnıma dökülen yaprakları toplayarak şarkılar söylüyorum(her notası bir kuş olup, nerede sürgün bir bahar varsa oraya göçen)
sonra başparmağından başlayarak sevgini sınıyor kopardığım ilk tırnağa bakarak gülümsüyorum
seviyor sevmiyor, seviyor sevmiyor, seviyor sevmiyor...
hayat bu, bir gönle ateş düşürürken hesap, bir ateşin gönlünü ayartırken ödün vermiyor

ay ışığına duyarlı parça tesirli ve zaman ayarlı bir aşkın
vur kaç taktiğiyle seven aşıklarıyız biz kemiklerimizin çatırdısıyla kalbimizi onarmayı
başımız yarılırken aşkı tefekkür etmeyi biliriz
ortadoğuda bir çocuk avuçlarının arasına sıkıştırırken vatanını
meksikalı bir yerli atının başını okşarken
purosunu sararken uzaktan münzevi küba adası
devrilirken biblolar, şamdanlar, antika mobilyalarelini
öptürmek üzereyken mustakbel rüyalara kayın babası yangına karışmışken
danteller, kanaviçeler, drahomalar
yastığına kustuğu kanı seyrederken
beyoğlunda bir fahişe kenetlenmiş iki yaşlı yüreğin üzerine,
çökerken duvarlarında yılların yuvalandığı yatak odası
seni düşünüyorum ahh
seni bir tiner gibi içime çekiyorum, lanet olası
şarbon paranoyasıyla karışırken soluğum soluğuna
gözlerimi haki bir filistin şalına gizlenmiş buluyorum
ardından damarlarını yokluyorum usulca
nabzına kan kırmızı sloganlar tentürdiot ve eter kokulu neşterler fısıldıyorum
bak burada yükseliyor şiirin nabzı
borsa indeksleri ve amerikan doları yükseliyor
tabakasını çıkarıyor cebinden bir derviş dikkat et
köstekli saatini pusuda bekletiyor
birazdan sigarasından bir nefes çekecek esmer bir ten
kalbine gizlediği fünyeyi yokluyor
sanırım ateşleyecek
gözlerini hafifçe kıs ilk nefeste muazzam bir duman yükselecek

II
kalbine inşa ettiğin babil kulesine yapılmış mütevazi bir intihar saldırısıdır aşkım
seni sevdim hep neşeli oluşun sempatik bir istihbarat güvencesiydi
sanki sendeki eksikliği tamamlamak için sevdim seni
acıya yabancı duruşunu görmezden gelerek
bütün hayalleri harcayan kayıtsızlığını bilerek sevdim
belli ki şiddetle sevilmedin sen şimdiye dek
hızla irtifa kaybediyorum seni severken
ruhumun pilot kabininde
ölüme uçuyorum
seni militan bir ruhla seviyorum bebeğim
seni severken Afganistan olup vuruluyorum
kendi yüreğimin ülkesi oluyor kendi ülkemin yüreğine sokuluyorum
seni bir kanasın dürbününden süzüyorum birtanem
teninin kozmetiğini yalayan rüzgarlarla boğuşuyor
kaderini bir kurşunun kıvraklığıyla yarıştırıyorsun
sana belalı bir aşkın namlusundan sesleniyor
bir barbar cesedinin elleri ile dokunuyorum
izin ver seni daha bir hırsla seveyim
ben senin aşkının talibanıyım bebeğim
sana olan tutkumun el-kaidesiyim
günahsız şehirlere ihtiras kusup yorulma
gözlerimi kalbimin sarp dağlarında ara
seni kendi ülkende alacağım sevgilim
antiemperyalist bir aşkla vurgunum sana ben
ensendeki soğuk nefesin kendisiyim
elbet bir gün, cesedinle evleneceğim
bir misillemedir ilan-ı aşkım
ergeç yüreğine postallarımla gireceğim
bir gölgeyle savaşma beyhude bebeğim
sakin ol, içinde bir yerlerdeyim
ve seni almadan gitmeyeceğim
Daha fazla göster

Benzer Kişiler