Bilmek istediğin her şeye ulaş

Bazarov, 

İşçi

You need chaos in your soul to give birth to a dancing star

Nisan 2017

Bazarov bu yanıtı beğendi:

Endüstri Mühendislerinin iş hayatında en çok kullandığı programlar nelerdir?

En başta sektörden bağımsız olarak excel yoğun olarak kullanılıyor. Bunun dışında Erp programları yoğun olarak kullanılıyor. SAP, Axapta vb programlara piyasada çok rastlanıyor. Çizim ve simülasyon programlarını bilmek de yararlı. Ancak en çok excel makro yazmayı bilmenizi tavsiye ederim.
Mart 2017

Bazarov bu yanıtı beğendi:

Sizce referandumda neden evet veya hayır demeliyiz?

Madde 75 - Milletvekili sayısından başlayabiliriz. 50 tane daha milleti düşünmeyen adam ya da kadının ömür boyu paşalar gibi bakılmasına karşıyım.

Madde 101 - Seçilecek cumhurbaşkanının partili olmasına da karşıyım. Bu durumda çıkartılan yasalarda meclis ve cumhurbaşkanı karşılıklı birbirlerini denetlemeyecek, halihazırda anayasa delinerek işletilen suç sistemi işlemeye legal olarak devam edecek.

Madde 105 - Cumhurbaşkanı suç işlediği durumda ki diploma olmadan makamda olmak bile anayasal bir suç, onu sadece meclisteki salt çoğunluk denetleyebilecek ki aynı zamanda iktidar partisinin de başkanı olacak kişiyi kimse denetleyemeyecek.

Madde 106 - Cumhurbaşkanı yardımcılığı makamı getiriliyor ki örneğini Azerbaycan'ın Tayyip Erdoğan'ında gördük.

Madde 119 - Cumhurbaşkanına verilen OHAL ilan etme yetkisi de tek bir elde olduğunda fevri, adaletsiz vb kullanılabilecek ki tersini nedense düşünemiyorum.

Madde 142 - Askeri mahkemelerin kurulması da yasayla engellenecek yani askerleri de Cumhurbaşkanının atayacağı hakimler yargılayacak. Cumhuriyeti yok ederken askeriyeden gelebilecek tepkilere karşı bir tedbir alınmış görünüyor bu maddeyle.

Madde 159 - HSYK'nın başkanı yine Cumhurbaşkanının direkt kafasına göre seçtiği adalet bakanı olacak, bir üye de yine aynı şahsın seçtiği adalet bakanlığı müsteşarı olacak. Kurulun bir kısmı iktidar partisi diğer kısmı ise Cumhurbaşkanı tarafından atanacak yani tümü Cumhurbaşkanı tarafından atanacak. Böyle bir kurumdan adalet beklemek imkansız olacak. Madde 146'da bahsi geçen Anayasa mahkemesi de aynı şekilde Cumhurbaşkanının hegemonyasına alınacak.

Madde 8 - Yürütme yetkisini %100 olarak tek kişiye yani Cumhurbaşkanına veriyor. Zaten yasama da partisiyle onun elinde keza yargı da. Yani demokrasinin olmazsa olmazı güçler ayrılığında bahsettiğimiz üç erkin tamamı Cumhurbaşkanına geçiyor.

Madde 15 - Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması sadece Cumhurbaşkanının OHAL ilan etmesine bağlanıyor.

Madde 73 - Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.


Madde 117 - Silahlı kuvvetlerden de Cumhurbaşkanı mesul olacakmış. Aynı zamanda o kişi devletin baş komutanı oluyor. Yasama, yürütme, yargıdan sonra askeriyenin de başı aynı kişi olacak.

Madde 118 - Milli güvenlik kurulu da tamamen Cumhurbaşkanı ve onun atadığı genel kurmay başkanı tarafından atanacak.

Madde 124 - Cumhurbaşkanı kanunlarla çelişmediği sürece KHK çıkartma yetkisine sahip olacak. Yani eğer meclisteki partisiyle istediği yasaları çıkartamazsa KHK çıkartarak yoluna devam edecek.

Madde 131 - YÖK'ün de artık sadece Cumhurbaşkanı tarafından seçilmesini öngörüyor.

Madde 154 - Yargıtay da Cumhurbaşkanının HSYK'sı tarafından yani yine aynı kişi tarafından seçilecek.

Madde 155 - Danıştay da aynı Yargıtay gibi seçilecek.

Görünüşe göre tüm devleti tek bir kişiye devretmeye hazırlanıyoruz. İşlevsiz meclisi, CB'deki meclisi fesih yetkisi ve KHK çıkarma haklarıyla sistemin 3. Meşrutiyetten bir farkı yok. Yasama, yürütme, yargı ve askeriyeyi bir kişiye devrederseniz o kişi sadece bir otokrata dönüşebilir. Meşrutiyet, halifelik, şeriat gibi geri dönemlerin sistemlerine dönüp kulun kulu olarak yaşamak isteseydim kararım evet olurdu ama ben bunlara karşıyım. Yani kararım hayır olacaktır. Akape ve kurmayları tarafından yapılan kirli siyaset sandıktan evet çıkarsa kepazeliğin nerelere varacağı hakkında bir fikir veriyor. Bir muhalefet partisinin eş başkanlarını kendi ürettikleri senaryolarla içeride tutuyorlar, bu bile hayır demeye yeterli olmalı, nitekim adalet bir gün herkese lazım olacaktır, hatta akapelilere bile. Görüyorsunuz Almanlardan bir şamar yediler adalet, demokrasi diye ağlıyorlar. Dışarıda demokrasi aramadan önce içeride hayırcılara yaptıkları zulmü bir gözden geçirseler iyi olacak.
Şubat 2017

Bazarov bu yanıtı beğendi:

Kedilerde doyma hissi var mıdır?

Tabi ki vardır fakat bazı insanlarda da özellikle şeker hastalarında olduğu gibi aynen kedilerde de doyma hissi olmayan olabilir onun için ırk cinsiyet ve yaşına göre beslenme yapılmalı ve düzenli beslenmelidir.
Ocak 2017

Bazarov bir yanıt verdi.

Cinsiyet değistirme ameliyatı geçirmek için nasıl bir psikolojik durum içerisinde olmak gerekir?

Siz cinsiyet değiştirme operasyonu geçirmek isterseniz devlet de aynı soruyu soruyor ve sizi bir hastanenin psikoloji bölümüne yönlendiriyor. Oradaki uzman sizin durumunuzu değerlendirip "Bu kişinin cinsiyet değiştirmesi uygundur" tarzında bir rapor hazırlıyor ve siz o şartlar altında bu operasyona girebiliyorsunuz. Yani, sizin olmanız gereken psikolojik durumu biz bilemeyiz ancak bir uzman bilebilir.
Ocak 2017

Bazarov bu yanıtı beğendi:

Uzun süre ve yoğun saf oksijen solumak zararlı mıdır?

İnsanların tamamında zararlıdır. Zaten kafayı bulur saf oksijenle. . .
Aralık 2016

Bazarov bu yanıtı beğendi:

Visual Studio için kullandığınız ve memnun kaldığınız eklentiler hangileridir?

VisualSVN (Sunucu olarakta bunu kullanıyoruz)
VSCommands
ReSharper

Ayrıca DevExpress bileşenleri kullanıyoruz. Birde External Tools aracılığı ile kendi yazdığımız bazı küçük araçları (Deploy, Commit) entegre ettik.
Aralık 2016

Bazarov  bu yazıyı beğendi:

Hacamat Nedir?

Hacamat derinden ince kesiler yapılıp vakumlama ile kan akıtma yöntemidir. Geleneksel bir tedavi olan hacamat günümüzde modern bilim ile etkileri ispatlanmış bir tedavi haline gelmiştir.
Günümüzde çokça tartışması yapılan hacamat hakkında gerek doğulu gerekse batılı bir çok bilim insanı araştırmalar yapmıştır.
Başta ağır metallerin uzaklaştırılması gibi büyük işler başaran hacamat Londra'da kursları düzenlenip halk sağlığına açılmıştır.
Kasım 2016

Bazarov bu yanıtı beğendi:

Yazılımcılar için en kullanışlı fare hangisidir?

Yazılımcı için en kullanışlı donanım fare değil klavye olmalı. Kısa yolları bilmeli, ne kadar iyi bilirse fare kullanımı da o kadar azalır.
Kasım 2016

Bazarov bu yanıtı beğendi:

Antalya'yı hangi 3 kelime ile tarif edersiniz?

Gezmek istediğim yer
Kasım 2016

Bazarov bu yanıtı beğendi:

Çay şekerli mi içilmeli yoksa şekersiz mi? Neden?

Şekersiz, Çayın doğasına ve traihine baktığımızda milattan önce 2000 yıllarına dayanır, şeker ile ise sanayi devriminden sonra tanıştık. Yanı9 DNA mız şekersiz çay ile yoğrularak yıllarca damak tadımız oluşmuştur. Kısa bir not düşmek istedim.
Ekim 2016

Bazarov bu yanıtı beğendi:

Klavye'de şapkalı "A" harfi nasıl yapılır?

Önce Shift+3 e basman gerekiyor, sonrada a tuşuna.
â
Aynı yöntem u,o,ı için de geçerli.
ô, û, î
Ekim 2016

Bazarov bu yanıtı beğendi:

Kitaplara sahip olmak ve onları biriktirmek önemli midir? Niçin?

OBir zamanlar çok özen gösterdiğim bir kütüphanem vardı. Eve gelen gidenin gözü takılırsa kitaplarla ilgili konuşmalar olur, güzel sohbetler dönerdi. Paylaşmayı sevmezdim, istemeye istemeye ödünç verirdim. Giden kitaplar %95 oranında dönmedi, ben de çok sık taşındığım için bazı kitaplar bazı yerlerde kaldı. Şuan kitap biriktirme gibi bir takıntım yok. İçime kapandığım dönemlerde çok fazla okuduğum için kütüphaneden ödünç almak daha çok işime geliyor. Kitaplara geri dönüp bakmak güzel tabi ki, okuduğun bütün kitapları biriktirmek gereksiz diyemem ama not alarak kitap okuma alışkanlığı kazanıldığında aldığınız notlara dönmek de tatmin edici olabiliyor. Kitaplar tozlu raflarda duracaksa, başkalarına ödünç bile verilmeyecekse bence çok anlamı yok. Zaten kitaplarımı paylaşmayı Gezi zamanında öğrenmiştim. Çanta çanta kitap götürüp, çanta çanta kitap almıştım o kütüphaneden. O zamanlardan beri de ne okuduğuma bakıyorum daha çok, kütüphanemde kaç tane kitap olduğuna değil.
Ekim 2016

Bazarov bu yanıtı beğendi:

Bilgisayarla ilk tanışmanız nasıl oldu? Nasıl bu alana girdiniz?

Ben bilgisayarı ilk gördüğümde 10 yaşındaydım ve okul müdürünün masasındaydı. İlk dokunduğum klavye okulun deposunda, kapalı duran bir bilgisayara aitti ve bozulur mu ki heyecanımı çok net hatırlayabiliyorum. İlk internet kafe deneyimim, benden yaşça büyük bir abimin beni internet kafeye götürmesiyle oldu ve açıkçası ekranın sağ üst köşesinde(kapat, küçült zımbırtıları) bulunan, sembollerden korktuğumu hatırlıyorum. Oraya basınca bir şey olur mu ki diye :)

Birey olarak ilk internet kafe deneyimde, hiçbir şey bilmediğim için, bilgisayarda açık olan mirc 'te merhabayı 5 dk. yazmamla başladı. İlk etkileşimim buydu. Daha sonra, paint'i gösterdiler bana, çok uzun bir süre internet kafede paint kullandım :) 5. Sınıfta nihayet bilgisayar lab. kuruldu ve ben bilgisayarı açıp kapatmayı öğrenmiş oldum. Word'le tanışmam da o yıllara dayanır. 6. Sınıfa geçtiğimde çok yakın bir tanıdığımız bilgisayar aldı. Windows 98 kuruluydu ve dial up bağlantı ile internete bağlanıyorlardı. Dial up sesini ve Google diye bir şey olduğunu o zaman öğrendim :). Ağlaya ağlaya eve bir bilgisayar aldırdım ve monitor çok ısındığında bilgisayarı kapatıyordum. Bilgisayarı kuran abi winamp'ı gösterdi ve 20 gb. harddiskli bilgisayarımda müziklerin nerede olduğunu :) Candan erçetin sevgim de bilgisayarımda ki ilk şarkıların ona ait olmasındandır. Demo bir kaç oyunla 1 yılı geçirdim. Paint ve word'de de epey ilerleme kaydettiğimi düşünüyorum. Bir gece word'de animasyonları keşfettim. Benim dönüm noktam o animasyonlardı ve ben nasıl istersem öyle çalışıyorlardı. İlk para kazanmalarım da bu yıllarda oldu bilgisayardan, arkadaşlarımın ve bizim oradaki üniversite öğrencilerinin dönem ödevlerini, tezlerini yazdım ama ne yazdım. Sayfalarca, sayfalarca yazdım. Buradan kazandığım paralarla ve bizim oraya kurulan migrosun sayesinde, pcnet dergileri ile tanıştım.

Dergileri düzenli takip ettim, programları kurdum, demo oyunları oynadım ve cd içerisindeki html dosya'yıyı kurcalarak ilk merhaba dünya uygulamamı farklı şekilde yazmış oldum :) Artık liseye nereye gideceğimi biliyordum. Hazırlıkta bilgisayar donanıma dair çok az şey bildiğimi diğer arkadaşlarımdan öğrendim ve lise hayatım boyunca okul çıkışında bilgisayarcılar da çalıştım. Tozlu kasanın ne demek olduğunu en iyi ben bilirim. Tohum atsak, filizlenirdi. Meslek lisesinde ilk "Merhaba Dünya" uygulamamı basic ile yazdım. İnternet kafeler artık araştırma yeriydi ve cd yazdırma ve cd parası çok gidiyor diye, yazılıp silinen bir dosya ile notları eve götürüp çözmeye çalışıyordum. Çözemezsem tekrar kafeye gidip, çözüm buluncaya kadar o cd ile gidip geldim ve bisiklette ustalaşmamda o internet kafe yolllarını arşınlamam ile oldu. Neyse ki daha sonra usb bellek diye bir şey çıktı. Harçlıklarımdan biriktirdiğim 55 lira ilk usb belleğimi aldım. 512mb o zaman için en pahalısıydı. Şükür sonra cd olayından kurtuldum.

Eve internet bağlatmam lise 3 'te falandı sanırım ve dial up'ı kendi evimde hiç kullanamadım. Çünkü o yakın tanıdıklarımızın telefon faturası 600 milyon gelince, babam asla izin vermeyeceğini o zaman söylemişti :) Daha sonra yazılıma dair öğrendiğim her şey okul ve kaliteli öğretmenlerimin sayesinde oldu. Kendi başıma yaptığım ilk programım, annemin yemek tariflerini kaydeten bir pascal yazılımıydı. Macromedia flashı help menüsünden öğrendik biz sınıfça, hocamız japonca değil ya okuyun öğrenin oradan demişti :) Flash'ı öğrenmiş olmam da ikinci dönüm noktam olmuştur. Pascal'da dikdörtgenden buton yapıp sonra flashta çok şekil işler çıkarıyor olmanın ne demek olduğunu az çok anlamışsınızdır :) Ama öldüler işte hep :) Flashı ve actionscript aşkımdan olsa gerek, javascript, html5, css3 falan hiç sevmem ben. Flash başkaydı. Benim bilgisayar maceramda böyle bir şey :) Son olarak, lise yıllarında çalışırken kullandığım cd çantası hala duruyor bende, windows xp'ler sata kurulum notları falan filan :) İleride çocuğum olursa ona vereceğim :)
Ekim 2016

Bazarov bu yanıtı beğendi:

Yazılım geliştirme süreçlerinde iyi bir iş analizi nasıl olur?

Serkan gayet detaylı güzel bir cevap vermiş. Hikayeleştirme konusu en önemli konu bence. Serkan'ın da belirttiği gibi müşteri detayları düşünmeden büyük resme bakar. Örneğin ben siparişlerimi görebileceğim bir ekran istiyorum der ama o listede hangi alanlar mevcut olacak bunu sizin detaylandırmanız yani müşteriyi dürtmeniz gerekir. Mobil tarafta önereceğim en güzel sistem sketchapp platformudur. Bu platform ile kullanıcı hikayelerini canlandırabilirsiniz ve mobil platformlarda gerçek bir uygulama gibi çalıştırabilirsiniz hatta müşteriniz onu gerçek ürün sanacaktır :) O derece yani. Sketchapp ciddi anlamda yazılım geliştirme süresini yarıya kadar çekebilir çünkü her şey hazırdır sadece fonksiyonları yazmak kalır geriye.
Ekim 2016

Bazarov bu yanıtı beğendi:

Önerdiğiniz güzel Fransız filmleri hangileridir?

- 99 Francs (imdb.com/title/tt0875113)
- A Bout De Souffle (imdb.com/title/tt0053472)
- Au Revoir Les Enfants (imdb.com/title/tt0092593)
- Le Fabuleux Destin d'Amelie Poulain (imdb.com/title/tt0211915)
- Les 400 Coups (imdb.com/title/tt0053198)
- Un Long Dimanche De Fiançailles (imdb.com/title/tt0344510)
- Vivre Sa Vie (imdb.com/title/tt0056663)
Ekim 2016

Bazarov bu yanıtı beğendi:

Herkesin en az bir kere okunması gereken kitaplar hangileridir?

Albert Camus - Yabancı
Fyodor Dostoyevski - Yeraltından Notlar
Gabriel Garcia Marquez - Yüzyıllık Yalnızlık
İhsan Oktay Anar - Puslu Kıtalar Atlası
Nikos Kazancakis - Zorba
Oğuz Atay - Tutunamayanlar
Yusuf Atılgan - Aylak Adam
Ekim 2016

Bazarov bu yanıtı beğendi:

Kitaplara sahip olmak ve onları biriktirmek önemli midir? Niçin?

Bir kitabı ödünç almış ya da kiralamış olmak, okumak için kısıtlı zamanınız olduğu anlamına geleceğinden kendinizi baskı altında hissedersiniz. Şayet okuduktan sonra kitapla işinizin bittiğini düşünüyorsanız okumak isteyen birine verebilirsiniz. Benim tercihim satın almaktan yanadır. Fakat şunun farkına vardım ki okuyup sevdiğim bir kitabı ikinci kez okumam için muhtemelen yeterli zamanım olmayacak. Çünkü okunacak çok fazla kitap var.
Eylül 2016

Bazarov bu yanıtı beğendi:

Kitaplara sahip olmak ve onları biriktirmek önemli midir? Niçin?

Son birkaç yıla kadar okuduğum hiçbir kitabı elimde tutmadım. Ya birilerine verdim ya da topluca bir sahafa vs. ama artık nedense saklama gereği duymaya başladım. Arada bakıp "vay be ne kitaptı" demek istiyorum sanırım artık :). Yaş kemale eriyor mu nedir :P.

Okuduğum kitapları genelde satın aldım (yazan kişiye destek olmak adına), ödünç aldığım çok azdır. İkinci el kitap konusunda fikrim de şu; hırpalanmamış ise tercih edilebilir ancak bazı kitaplar beklemekten (divan altlarında, kutuların içinde), kitaptaki baskı kokusu yerini daha kötü bir kokuya bırakıyor (bana öyle geliyor ya da), o kötü koku beni rahatsız ediyor, o yüzden aradığım çok eski bir kitap da olsa yeni baskısını bulmaya çalışırım ben.
Eylül 2016

Bazarov bu yanıtı beğendi:

Kitaplara sahip olmak ve onları biriktirmek önemli midir? Niçin?

Kitap biriktirmeyi seviyorum çünkü tekrar okumak isteyebileceğim kitaplar oluyor. Bir de benim kitapları biriktirmeyi sevmemin nedeni ilk baskıları bulmaya çalışmak. Eski kitap kokusunu da çok sevdiğimden biriktirmek hoşuma gidiyor. Madem kitap biriktiriyorsun, paylaşıyor musun diye de sorabilirsiniz. Paylaşmam, çünkü kitabın ucu falan bükülüyor, vs.. Verdiğim gibi gelmiyor. İçim gidiyor benim de. :P
Eylül 2016

Bazarov bu yanıtı beğendi:

Kitaplara sahip olmak ve onları biriktirmek önemli midir? Niçin?

Ben kitap biriktirmeyi hiç sevmiyorum. Sanki o zaman gövde gösteri yapıyormuş gibi hissediyorum kendimi. Bende kitap değil, kitaptan aldığım notlar, öğrendiğim bilgiler değerlidir. Onun içindir ki, evimde referans kitaplar hariç (genelde meslekle alakalı olanlar) kitap tutmamaya özen gösteriyorum. Genelde yakın çevreme hediye etmeyi seviyorum. Bazen de metroda otobüste bilinçli olarak bırakıyorum. Kimse benim ne kadar kitap okuduğumu kitaplığıma bakarak anlamak zorunda değil. Aynı şekilde kitaplarını paylaşmayan kişilerin de, bencil olduklarını düşünüyorum. Ayrıca kitaplarıyla da övünmeye çalıştıklarını, bak ben ne kadar da kitap okumayı seven birisiyim dercesine... Verin gitsin arkadaş, memlekete kitap okuyan bireyler lazım :)
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Varoluş Hakkında

2828 Kişi   1062 Soru

Kitaplar

2995 Kişi   267 Soru

Filmler

3280 Kişi   191 Soru

Psikoloji

2773 Kişi   960 Soru

İş Hayatı

2381 Kişi   325 Soru

Felsefe

1885 Kişi   498 Soru

İnternet

2540 Kişi   538 Soru

Bilgisayar

2562 Kişi   441 Soru

Edebiyat

948 Kişi   203 Soru

Bilgisayar Programları

1809 Kişi   180 Soru

Sinema

3155 Kişi   300 Soru

MySQL

151 Kişi   29 Soru

Sosyal Medya

1389 Kişi   212 Soru

Genel Kültür (Muhabbet)

3536 Kişi   280 Soru

Eğitim

4134 Kişi   635 Soru

İnsan Davranışları

3698 Kişi   959 Soru

Yaşam

1187 Kişi   396 Soru

Hayatın Anlamı

500 Kişi   48 Soru

Web Tasarım

1201 Kişi   214 Soru

Öğretmenlik

452 Kişi   73 Soru

Para Kazanmak

799 Kişi   37 Soru

Javascript

224 Kişi   51 Soru

Zaman Yönetimi

270 Kişi   14 Soru

Html

288 Kişi   47 Soru

Eğitim Sistemi

410 Kişi   29 Soru

Kitap Okumak

365 Kişi   43 Soru

Satranç

61 Kişi   40 Soru

Yamaç Paraşütü

57 Kişi   11 Soru

Aikido

7 Kişi   4 Soru

Matematik

691 Kişi   159 Soru