Bilmek istediğin her şeye ulaş

Gökhan Köse, 

Uzakyol Gemi Kaptanı

Uzakyol Gemi Kaptanı Gökhan Köse inploid.com'da 2 soru sordu, 39 soru yanıtladı ve 39 takipçisi var.

Ocak 2017

Gökhan Köse  bu yazıyı beğendi:

Bir Kitap Tavsiyesi:Ben Kimim Howard Falco

Öyle kitap tavsiye ettim diye anlaşılmasın çok kitap okuyan diye bu kitap hoşuma gitti paylaşmak istedim kitabın ön sayfadaki söylediği çok iyiydi:
"Önce kendinizi tanıyın, başkaları sırasını beklesin. "
9457
Aralık 2016

Gökhan Köse  bu yazıyı beğendi:

Hacamat Nedir?

Hacamat derinden ince kesiler yapılıp vakumlama ile kan akıtma yöntemidir. Geleneksel bir tedavi olan hacamat günümüzde modern bilim ile etkileri ispatlanmış bir tedavi haline gelmiştir.
Günümüzde çokça tartışması yapılan hacamat hakkında gerek doğulu gerekse batılı bir çok bilim insanı araştırmalar yapmıştır.
Başta ağır metallerin uzaklaştırılması gibi büyük işler başaran hacamat Londra'da kursları düzenlenip halk sağlığına açılmıştır.
Aralık 2016

Gökhan Köse bu yanıtı beğendi:

Süt demir eksikliği yapar mı?

Sütte bolca kalsiyum vardır ve kalsiyum ile demir aynı anda bağırsaklara ulaştığında kalsiyum demirin emilmesini engeller. Çünkü kalsiyum ve demiri yiyeceklerdn çekip alan mekanizma bağırsaklarda aynıdır ve demir miligram olarak ölçülen çok az miktarlarda yiyeceklerde bulunduğu halde kalsiyum gramla ölçülen çok daha büyük miktarlarda almaktayız. Bu yüzden ortamda kalsiyum varken demire pek sıra gelmez. Bir demir atomuna karşılık, yüz kalsiyum atomunun bağırsaklardan kana geçiş noktalarına yığıldığını hayal edin... İşte bu yüzden kalsiyum demire izin vermemektedir. Şimdi siz demir içeren et yediğinizde ve üstüne kalsiyum içeren sütü içtiğinizde bu durum ortaya çıkmaktadır. Ama sütü başka zamanlarda içerseniz süt demir eksikliği yapmaz. Ayrıca demir eksikliğinin sütten başka birçok sebebi de olabilir, mesela demir içeren gıdaları yememek. Et ve iyi pişirilmiş bakliyat yemiyorsanız, ister sütü için ister içmeyin, demir eksiliği riski yüksektir.
Kasım 2016

Gökhan Köse bu yanıtı beğendi:

En iyi özür dileme şekli nedir?

En iyi özür dileme kendini anlatarak olmalıdır. O an , nelerden etkilendiğini , nasıl düşündüğünü , neler hissettiğini ve nasıl bu hatayı yaptığını anlatıp bunu bir bedelle ödeme isteğini belirtip affına sığınarak olmalı bence. Böylesi çok daha etkili olur bence. Kişileri dahada yakınlaştırır.
Kasım 2016

Gökhan Köse bu yanıtı beğendi:

What is inploid.com?

Inploid.com is a social network web site servicing people information about what they want to know. These information is collected by the members of this site called as inploiders. Inploiders not only ask questions and answer them but also they can broadcast their articles or the links they like.
Kasım 2016

Gökhan Köse bu yanıtı beğendi:

inploid'in teknik kısmıni hariç tutarak; sosyal, entellektüel gelişimi hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

İnploid sitesine uzun süredir kullanırım bu kullanım sürem çok aktif de oldu az aktif olduğum zamanlarda oldu facebook gibi çok popüler sitelerde entellektüel olmak gördüğünü paylaş mantığıyla gidiyor burada bir meraklısın, bir gözlemcisin, bir analizcisin, sorulan soruya cevap vermek başka kaynakları kontrol etmek var burada tanıdığın insanların geçmişleri tecrübesi bilgisi paylaşılıyor...Sohbet edebiliyorsun tabi eksi yönleri de var ama gelişen büyüyen bir site kitlesi değerli kişiler olmaya devam eder dileğiyle...
Kasım 2016

Gökhan Köse bu yanıtı beğendi:

Quora ile inploid'i kıyaslar mısınız?

Quora'nın veya inploid'in özgün bir fikir olup olmaması beni hiç ilgilendirmiyor. Ne kadar faydalı olduğunu düşünürüm. Quora'daki cevaplar daha çok işin ehlinden gelir. Barack Obama'dan tutun Jimmy Wales'a kadar kendileriyle ilgili sorulara cevap verenler var. inploid'e daha yeni kayıt olup bilgi akışına baktığınızda "yok kardeşim öyle bir şey" gibi bir cevapla karşılaşabilirsiniz. Quora'daysa bazı cevapları gördükten sonra "Acaba maaşlı mı çalışıyorlar? " fikri gelir aklınıza. Tabi kullanıcıların sahip olduğu üslup da çok güzel. Bir süredir kullanıyorum beni rahatsız eden hiçbir şey ile karşılaşmadım. Tabi bu biraz kişiden kişiye değişebilir ama amaç saldırı olmadıktan sonra herkes her şey hakkında soru sorup yorum yapabilir. Quora'nın dünya genelinde olması ve hemen her yerden cevaplar gelmesi de güzel bir özelliği.

inploid ise Türkiye'de çoğu web sitesinden daha faydalı ve kullanışlıdır. Yine de cevapların geneli tatmin edici değil. Daha güzel cevapların bilgi akışında ön sırada gözükmesiyle ilgili bir algoritma geliştirilebilir. Güzel sorular sormayı ve güzel cevaplar vermeyi teşvik edici ekstra şeyler yapılabilir. Yine de bu biraz bizim kültürümüzle ilgili, nerede olursak olalım biz biziz.

Eğer kendi açımdan düşünürsem inploid'in benim için en güzel yanı Türkçe olmasıdır. Daha rahat bir şekilde daha çok şey hakkında konuşabiliyorum bu şekilde.
Kasım 2016

Gökhan Köse bu yanıtı beğendi:

Kitap okumak ve kültür doğru orantılı mıdır ve kitap başarıyı etkiler mi?

Öğrenmenin en hızlı ve en ekonomik yoludur okumak. Hayalleri paylaşmak ve başkalarının hayallerine girmek için sihirli bir anahtardır.
Kasım 2016

Gökhan Köse bu yanıtı beğendi:

Meyve ve sebze arasındaki fark nedir? Herkes bir sürü şey söylüyor, sizin bildiğiniz doğru hangisi?

Şu link güzel açıklamışlar:blog.milliyet.com.tr/meyve-ve-sebze-ara...
Sebze kelimesi Farsça "sebz" (yeşil) kelimesinden gelir. Yani halk arasında sebzenin bitkinin renkli meyvesi değilde yaprak yada gövde gibi yeşil kısımlarını ifade ettiğini söyleyebiliriz. Kullanım açısından ana yemek olarak kullanılabilen bitki parçalarında sebze diyoruz. Meyve ise tatlı olarak kullanılabilen kısımlarıdır.
Botanik bilimine göre sebze meyve farkı ise bizim kafamızdakinden bayağı değişik. Botanikçiler bitkinin tohum içeren kısmına meyve der. Yani biz bezelyeyi sebze olarak görsek de o bir meyvedir. Domatesi sebze olarak görsek de biyolojide domates bir meyvedir.
Ekim 2016

Gökhan Köse bu yanıtı beğendi:

inploid'in sevdiğiniz ve sevmediğiniz yönleri nelerdir?

Inploid'in en sevdiğim yanı: sanırım üyeleri. :) Düşüncelerine saygı duyduğum ve özenle takip ettiğim bir çok üyesi mevcut. Ayrıca bana kaliteli soru sormanın ne kadar önemli bir olgu olduğunu, sormuş olduğum bir kaç saçma sorunun hemen kaldırılmasıyla öğretmiş oldu. Yönetimin felsefesini seviyor ve örnek alıyorum. Inploid'in en çok sevdiğim özelliklerinden birisi de üyelerin yüzünden önce fikirleri ile tanışıyor olmam ve bence bu paha biçilemez.
Kasım 2015

Gökhan Köse bu yanıtı beğendi:

Araba farı nasıl temizlenir?

Gerekenler
  • 600-800 kumlu zımpara
  • 1200-1500 kumlu zımpara
  • 2500-3000 kumlu zımpara.
  • Orta sertlikte pembe renk pasta cila ve uygulamak için bir miktar kot bezi.
  • Eğer farı yerinden sökmeyecekseniz kâğıt bant.

Uygulama
Farın etrafına zımpara işleminde boyaya zarar vermemek için bant çekiyorsunuz. Kâğıt bant boyaya zarar vermez.

Far kuru iken 600’lük zımparayla çok bastırmadan, daire çizerek iyice zımpara yapıyorsunuz. Sadece leke olan yerleri değil tamamını… Leke kalmayıp far dış yüzeyi tamamen beyaz flu bir şekil alıyor.

Aynı işlemi 1500’lük zımparayla yapıyoruz. 600’lük zımpara baya farda çizik bırakır. 1500’lük zımpara ise bu çizikleri temizler. Far yüzeyinde zımpara yapılmamış yer kalmamalı.

Musluk sürekli açık halde farı iyice yıkayın. Bu sırada 2500’lük zımparayı uygulayın. Farın tekrar şeffaflaştığını göreceksiniz. İyice şeffaf olana kadar devam edin.

Suyu kapatın. Farı iyice kurulayıp kot beziyle pasta cilayı yine daireler çizerek iyice uygulayın. Cila far yüzeyinde koruma oluşturur. Bu yüzden pasta cila işiniz bittiğinde farı yıkamayın, temiz bir bezle kalıntı varsa silin.
Ağustos 2015

Gökhan Köse bir yanıt verdi.

İstanbul'a yeni gelen bir üniversite öğrencisi İstanbul ulaşımını nasıl öğrenebilir?

Anadolu yakasında bostanci kadıköy Üsküdar avrupa yakasında ise Beşiktaş Kabataş taksim... Bu semtlerin merkezlerini öğrenmek yeterli..istanbulda istediğin heryere gidebilirsin..trafik yoğunluklarını keşfedebilirsin. .
Nisan 2015

Gökhan Köse bu yanıtı beğendi:

Bildiğiniz ilginç, şaşırtıcı bilgiler nelerdir?

  1. Kuzey Kore başbakanı Kim Jong-il rüşvet alan bir bakanın, evine roket atarak idam ettirmiştir.
  2. Dünyanın hemen hemen her yerinde kadınlar erkeklerden daha uzun yaşamaktadır.
  3. Kadınlar yilda ortalama 30-60 arasi aglarken erkeklerde ortalama 6 dır.
  4. Beyniniz birinden hoşlanıp hoşlanmadığına ortalama 90 snde karar verir.
  5. Bir insan hayati boyunca ortalama 6 fil ağırlığında yemek yer.
  6. Filler ziplayamayan tek memelidir.
  7. Yarasa dışkısi cok kaliteli bir gubredir ve piyasadaki degeri 154 TL dir.
  8. 1 ton cep telefonu 1 ton altin cevherinden daha fazla altın içerir.
  9. Eski sevgilinize tam olarak hissizleşmeniz en az 6 ay sürmektedir.
  10. Cengiz Han'ın soyundan gelme şansınız % 0.5 tir. (Neye dayanıyor bu istatistik bir bilgim yok)
  11. "Birşey sorabilir miyim? " Sorusu beyinde direk paniğe yol açmaktadır.
  12. Kursun Geçirmez yelegi, yangin çikisini, cam silecegini, lazer yaziciyi kadinlar icad etti.
  13. Günün ortalama 45 dksini birseyi bekleyerek gecirirsiniz. (İnsan ömründe ortalama 3 yıl)
  14. Koku yoluyla edindigin bir hatıran, beyninde kurulan en duygusal bağlantıdır.
Nisan 2015

Gökhan Köse bu yanıtı beğendi:

Cam neden saydamdır?

Cam saydamlığının sebebi tamamen kristal dizilimiyle alakalı bir durumdur. Camlarda kullandığımız porselenler gibi seramik ailesinden gelir. Ve amorf bir malzemedir. Morf şekil demektir. Amorf şekilsizliği belirtir. Bu şekilsizlik sıvı haldeki camın katılışırken tanelerin birbirine göre çok uzak konumlamaları sonucu ışığın aralarından geçmesini sağlar. Bu yüzden cam saydam olarak katılaşır. Yani camın saydamlığı tamamen soğutma yöntemi sonucu aldığı kristal yapı düzenidir.
Nisan 2015

Gökhan Köse  bu yazıyı beğendi:

CrushMe - Multiplayer iOS Oyun

10174

Kendimiz severek oynadığımız bir ürün ortaya çıkardık. Arkadaşlarınızla ve tüm dünyayla gerçek zamanlı oynayabileceğiniz, oynaması zevkli bir multiplayer oyun geliştirdik.

iPhone'u veya iPad'i olan arkadaşlardan indirmelerini ve güzel düşüncelerini iletmelerini rica ediyorum. Şu an için tüm dünyaya açılmadı, Türkiye, Kanada ve Avustralya ülkelerinde yayında. Tahminen 2 haftaya tüm ülkelere açmış olacağız. Sizlerden ricam oyunu indirip, oynayıp geri bildirimlerinizi bize iletmeniz. Çok uğraştık ve çok da güveniyoruz oyuna ama sizlerden gelecek fikirler ile daha da geliştirilebiliriz. Mümkün olduğu kadar da paylaşıp, destek olursanız çok memnun olurum.

NOT: Kulaklık ile ya da sesleri açık oynamanız tavsiye edilir :).

Oyun tanıtım adresi:crushmeapp.com
iTunes adresi:itunes.apple.com/tr/app/crushme/id925647040? Ls=1& mt=8

Geri bildirimleriniz için info[at]lenasoftware.com adresine mail atabilirsiniz.
Sevgiler,

10174

10174

ÖNEMLİ: Bir de Microsoft yarışmasında adayız. Oylarınızla desteklerseniz çok sevinirim :) Oylamak için:
bit.ly/1E8Xmy7 (puanlama sayfası işlem yardımcısı aşağıda :))

10174
Mart 2015

Gökhan Köse  bu yazıyı beğendi:

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GERÇEĞİ

2010

Bütün kâğıt paraların üzerinde, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” yazıyordu. Dikkat edin; “Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası” değil, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” !!!
İlk önce, bir baskı hatası olduğunu düşündüm. Ama, hepsi de hatalı olamazdı ya. Gerçekten hata değilmiş. Bu durum, Merkez Bankası’nın tarihsel gelişimi ile ilgiliymiş.
Merkez Bankası, 1930 yılında çıkan bir kanunla karma yapıda bir anonim şirket olarak kurulmuş. Banka kurulduğunda devletin payı sadece %15 imiş ve ilk isminde “Türkiye” ibaresi de yokmuş.
Banka kurulduğunda, hisseleri halka ilân ile satılan, çok sayıda yerli ve yabancı ortağı olan karma yapıda bir anonim şirket görünümündeymiş. Bankanın adına “Cumhuriyet” kelimesi, o zamana kadar para basma hakkını elinde bulunduran Osmanlı Bankası’ndan farklı olduğunu ve Cumhuriyet döneminde kurulduğunu göstermek için konulmuş.,
Anlayacağınız ilk kurulduğunda “Cumhuriyet Merkez Bankası” imiş. “Türkiye” ibaresi çok sonradan eklenmiş!
Ne var ki devlet payının sadece %15 olması ve karma yapıda bir anonim şirket özelliği taşıması dolayısıyla, bankanın adında yer alan “Cumhuriyet” kelimesine devlete aidiyetini gösteren “İ” harfi ilâve edilmemiş.
Sizin anlayacağınız Merkez Bankası, Türkiye Cumhuriyeti’ne ait değil. Türk Liralarını basıyor ama Türkiye Cumhuriyeti’ne ait değil. Karma yapıda, bir anonim şirket.
İLK ORTAKLARI KİMDİ?
1930 yılında devlet payının sadece %15 olduğu Merkez Bankası’nda, başka pay sahipleride varmış. Merak ettim, geri kalan %85 pay acaba kimlere aitti? Hepsi yerlimiydi, yoksa yabancılarda var mıydı aralarında? Eğer varsa bu yabancılar hangi ülkenin vatandaşlarıydı ve hangi dine mensuptular? Uzmanlar, orada kal demişlerdi. Kalmıştım ama sormuştum, devlet payı hâlâ aynı oranda mı? Öyle ya hala Cumhuriyeti değil, Cumhuriyet yazıyor banknotların üzerinde. Hayır, demişti uzmanlar. Gerçi anonim şirket olma özelliği aynen devam ediyor ama, devletin payı epey yükseldi! %51’i Hazine’nin, %21’i de Ziraat Bankası’nınmış. Geri kalan %28 kimin?
Dedik ya Anonim. Yani, irili ufaklı herkesin payı var vede Merkez Bankası’nın kararlarında az veya çok, bu ortaklar da söz sahibi. Dolayısıyla %51 payı olmasına rağmen, tek başına hazinenin sözü geçmiyor, geçemiyor geçirtmiyorlar !!!
HAZİNEYE “KAPİK” YOK!
Alın size bir ilginçlik daha…
1211 Sayılı Kanun”la kurulan Merkez Bankası’nın görevleri arasında, ülke ve hükümet menfaatlerini gözetmek gibi bir ifade varmış. Ama, yakın bir zamanda çıkarılmış bu madde. Ne zaman mı? Kemal Derviş, ABD’den ithal edildikten sonra. Hani, Meclis’te IMF’nin dayattığı 15 günde 15 yasa görüşmeleri vardı ya, işte o zaman !!!
4. Maddenin, 25.4.2001 tarih ve 4651 Sayılı Kanunla değiştirilen şeklinde, öyle bir ifade konulmuş ki, gel de dokun, dokunabilirsen Merkeze.
O madde, şöyleymiş:
Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Banka, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisi belirler.
Durun, daha bitmedi. Merkez Bankası Kanununda değişiklik yapılmasına dair 25 Nisan 2001 tarihli ve 4651 sayılı bu Kanun’un 56. Maddesi, 5 Kasım 2001 tarihinde yürürlüğe girmiş. Buna göre, Merkez Bankası, 5 Kasım 2001’den itibaren Hazine ile kamu kurum ve kuruluşlarına avans veremeyecek, kredi açamayacak bir hüvviyete büründürülmüş!
Düşünebiliyor musunuz?
Merkez Bankasındaki Hazinenin payı %51’dir ama, bankanın hazineye avans vermesi, ya da kredi açması engellenmiş!
Böylece bir anlamda başına buyruk bir hüvviyete büründürülmüş banka !!!
Bunu öğrenince, merakla sordum uzmanlara. Bu durumda hiç mi müdahale edilemez Merkez Bankası’na? Ne yani, devletten bağımsız bir kuruluş mu bu?
İşte dedi, olayın püf noktası bu soruda.
Devam etti; Evet, Merkez Bankası özerktir, ama bağımsız değildir. Türk Ticaret Kanununa tabidir. Hazine büyük ortak olarak eğer bir sakatlık görürse hesaplarını ibra etmeyebilir. Ya da olağanüstü kongre talebinde bulunur ve hesap sorabilir. Ama, her ne hikmetse, her kongrede ibra edilir bu hesaplar. Yani, aklarlar Merkez Bankası yönetimini, hesap sormazlar.
HAZİNENİN PAYI %55
Haa, 1930 yılında, yani Atatürk döneminde kurulan ve o yıllarda Devletin payının sadece %15 olduğu Merkez Bankası, hep böyle mi kalmış?
Elbette hayır!!!
Devletin ana damarı olan Merkez Bankası’nda 1931’den 1970’e kadar devletin %15, devlet dışındakilerin %85 hissesi vardı. 1970’de Devletin hissesi yüzde 51’e çıkarıldı.
2002’de iktidara gelen AK Parti Hükümeti ise, devletin payını %55”lere çıkardı.
Merkez Bankasında, Hazine ve Ziraat Bankası’nın dışında, başka banka ve kuruluşların toplam %13 hisseleri var. Hazine ve Ziraat’in toplam hisselerinin %74 olduğu düşünüldüğünde, geri kalan %12’lik hissenin kimlere ait olduğu bir sır gibi saklanıyor ve asla açıklanmıyor!!!
O hisseler, diğer bahsinde geçiyor ama o diğerler kimdir, belli değil!!!
YÜZDE 12 KİMLERİN?
Bu %12’de meselâ İngilizler’in, yada Rotschild veya Rockefeller ailelerinin payı var mıdır?
Yoksa niye açıklanmıyor?
Varsa niye açıklanmıyor?
Gördünüz ya, faizlerin yüksekliğinden ve cebimizdeki banknotlardan yola çıkıp, nerelere geldik?
Doğrusu, bu para denizinde kulaç ata ata yoruldum. Ve sordum kendi kendime,
Merkez Bankası bizim mi?
Bizimse paraların üzerinden niye “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” yazıyor?
Aidiyet eki olan “İ” nerede?
Ve ayrıca %55 pay sahibi olmasına rağmen, hazine, niye hesap soramıyor, faizleri niye düşürtemiyor?
Sözün özü; Özerkliğin de ötesinde bağımsızmı bu banka? Ya da kime, kimlere bağlı?
Hasan KARAKAYA / YENİ AKİT
Mart 2015

Gökhan Köse bu yanıtı beğendi:

Türkiye'de artık şu değişsin dediğiniz şey nedir?

Gündüz kuşağı televizyon programları ve içerikleri.
Mart 2015

Gökhan Köse bu yanıtı beğendi:

Suya atılan bir taşın çevresinde neden dalgalar oluşur?

Suya taşı attığınızda taşın hacmi ve biraz daha fazla suyun taşın bulunduğu bölgeden çekilmesi gerekir, malum iki aynı hacim iç içe olamaz. Su sıkıştırılamayacağına göre bir miktar su yukarı yönde hareket etmek zorunda kalır, bunu da taştan aldığı kinetik enerjiyle yapar. Ardından su kütlesi edindiği potansiyel enerji ile tekrar alçalır ve ana su kütlesinin içine girer, bu sefer içe giren hacim kadar bir miktarın tekrardan dışa çıkması gerekir ki bu da ikinci dalgayı oluşturur, ikinci dalga en az direncin olduğu yönde yani ilk dalganın dışında oluşur, ilk dalganın enerjisi daha büyük yarı çaplı bir çembere etkidiğinden ikinci dalga daha alçak olur. Taştan suya aktarılan ilk enerji sönümlenene kadar bu hareket devam eder, halkalar şeklinde bir çok dalga oluşur, dalgaların çapları büyüdükçe yükseklikleri azalır.
Mart 2015

Gökhan Köse bu yanıtı beğendi:

Suya atılan bir taşın çevresinde neden dalgalar oluşur?

Su, bir ortamdır. Bu ortama taş attığınız zaman, buraya kuvvet uygulamış olursunuz. Bu kuvvet de ortam içerisinde yayılır. Yani etki ettiği en yakın moleküllerden, mümkün olan en uzak moleküllere doğru bu kuvvet iletilir ta ki sürtünme kuvvetine yenik düşene kadar.
Ocak 2015

Gökhan Köse bu yanıtı beğendi:

Çekingenlik nasıl yenilir?

Eskiden çekingenlik sorunu olan bir insan olarak yazıyorum.
Önce tam olarak neyden çekindiğini kabul etmelidir insan. Dalga mı geçerler ? Belki gülerler bana ? Canımı acıtırlar ?
Aslında en zor kısmı da budur, kabullenmek.
Önce kendini tanımalısın; sen kimsin, neleri seversin, nasıl bir insansın ?
Yeterince tanıdıktan sonra insanların ne diyeceği ve ne düşüneceği çok da önemli değildir.
Kendine saygı duy, bırak öbürleri duymasınlar. Unutma ki hayatta hep seni üzmek isteyen, kendi yetersizliklerini başkalarını ezmeye çalışarak kapamaya çalışan insanlar olacaktır. Önemli olan senin onlara karşı tutumun.
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Genel Kültür (Muhabbet)

3669 Kişi   280 Soru

inploid

1196 Kişi   714 Soru

Sinema

3246 Kişi   301 Soru

Üniversiteler (Türkiye)

2397 Kişi   175 Soru

Deniz Hukuku

68 Kişi   3 Soru

Deniz Ulaşımı

8 Kişi   8 Soru

İnternet

2615 Kişi   541 Soru

Bilgi

128 Kişi   44 Soru

Sınav

235 Kişi   66 Soru

Mizah Dergileri

54 Kişi   5 Soru

Taksim

37 Kişi   19 Soru

Dokunmatik Ekranlar

56 Kişi   20 Soru

Oyun

117 Kişi   70 Soru

Çocuk

235 Kişi   83 Soru

Wikileaks Belgeleri

74 Kişi   23 Soru

Yabancı Filmler

936 Kişi   115 Soru

Klasik Gitar

21 Kişi   9 Soru

Ulaşım

32 Kişi   34 Soru

Kayak

29 Kişi   10 Soru

Tüketici Hakları

90 Kişi   23 Soru

Ulaşım (Türkiye)

18 Kişi   8 Soru

Arabalar

699 Kişi   192 Soru

Dalgalar

10 Kişi   8 Soru