Bilmek istediğin her şeye ulaş
Haziran 2014

Kaptan Kangru bir yanıt verdi.

IŞİD'in Irak'ı ele geçirmesi hakkında neler düşünüyorsunuz?

Kirli bir oyun... Bılıyosunuz pkk ırakda... Iragın aslında kendıne ait bir ordusu muhımmatları da mevcut... Ama baktıgımızda tek kurşun bile sıkılmadan koca ırak ordusu mühimmat cephane araçlarından zırhlarına kadar orda bırakıp kaçtılar... Üstelik 70 000 kişi 1500 kişiden kaçıyor... Akla mantıga sıgmıyacak bir olay. Bence ırak ordusu işid in arzuladıgı devlet yapısına destek veriyor. Din mezhep savaşının yaratılması için ortam hazırlanıyor. Buna türkiyede çekilmek isteniyor. Ne kadar 700 000 kişilik türk ordusuna karşı pek bi halt yapamıcak olsalarda sadece amaçları ortamı gerginleştirip taraf yaratmak. Olay sanırım şii ve sünni ile ilgili... İşidi inceledigimde türkiyeyi bölünmüş parçalanmş olarak gösteren yaptıkları bir haritaya rastladım. Buda şu demek oluyor; işid bi yandan pkk nın isteklerine olumlu yanıt veriyor. Fakat yine bi çelişki var ki kuzey ırak yönetimi ile işid çatışıyor... Çatışmanın amacı sanırım kuzey ırakdaki "kurdıstan" çakma adıyla özerk olan bölgenin, petrol rezervlerini ele geçirme isteği... belki evet işid sözde de olsa pkk yı türkiyeden de toprak çıkararak kurdıstan yapılmasını destekliyor fakat bu hayal 30 yıldır sürüyor ve başarısız... Kuzey ırak bunu şansa bırakmak istemiyor ve musul kerküğü kontrol etmek istiyor... Çünkü türkiye; suriye ve ırağa benzemez... musul ve kerkük kontrole geçerse güçlü bir ordun ve iyi mühimmatların olur... Kuzey ırak yönetimi bunu istiyor. Türkiye ve iranı bölme aşaması için sona bırakma peşinde... Önce daha fazla maddi destek sağlayan kentler elde etmeliler... Fakat şuda var ki musul ve kerküğün ırağın elınden kontrolunden tamamen yada dolaylı olarak elınden çıkması demek, ırağın yok olması demektir... İşid istediği bu şeyi başarırsa, bizim sınırlarımızı pekde ilgilendirmeyecek bir devlet kurulacak... Yok, bölgesel yönetimin üstünlüğü sağlaması demek, kerkük ve musulu kontrol etme haklarına ve maddi gelir elde edip güçlü bir ordu kurmalarına sebeb olacaktır... Buda bizim canımızı sıkacaktır. İşid olaylarına direkt olarak saldırıya geçip hem işid hemde işid kılığında bölgesel yönetimle savaşılması gerektiğinden yanayım. Taraf seçme gibi bi durum olacaksa ilk kurulum aşamasına kadar işid in yanında, kurulum aşamasından sonra ve bölgesel yönetim adı altındaki bu yer yok edıldıkden sonra işid e karşı ırağın kendısı için savaşılmalıdır. Bu düşündügüm stratejinin tavrı ne kadar kalleşlik gibi gelsede; bir taşla, iki tane kuş... .
Haziran 2014

Kaptan Kangru bir yanıt verdi.

Özgürlüğümüz kimin elindedir? Devletin mi, ailelerin mi, yoksa kendimizin mi?

Çok karmaşık bir soru aslında... Önce büyükten küçüğe sıralamak gerekir. En büyüğümüz Devlet babamız... Anamız vatanı koruyan kollayan bir baba... Bunun yanında cezalandırma işlerinide o yapıyor farklı bi kolundan... sonrasında ailemiz geliyor... Özgürlüğümüze az yada çok da olsa karışan bir ikinci kuvvet... Yaratışılımız bile özgür değildir... Üçüncü kuvvet kendimiziz. Ne kadar özgürüz yada özgür değiliz desekde, duruma göre değişir bu iş. İçinde konuşan iki tane ses vardır... Biri yap der biri yapma der... "ulan gezmeye gitsem mi", şeklinde düşünürken "neyse ödevi yapmam lazım" diye ertelediğin gibi bir olay buda... Kendi kendinin bile özgürlüğünü sağlayamaz haldesin... Özgürlük kişiden kişiye farklılık gösterir... Kimine göre dur oraya gidiyim şuraya gidiyimdir özgürlük, kimine göre konuşmaktır... Kimine göre ise tarih boyu devlet kurup kimsenin altında yaşamamaktır... Özgürlük zamana yere göre değişir dedim ya... Eğer tehtit altındaysan, özgür olmadıgını hissedersin... aslında insanlar tarih boyu özgürdüler... Sadece tarih kitaplarındaki özgürlüğü Devlet Kurmak " ile sınırladılar o kadar... Çok uzattım sadece geliyim. bize öğretilen şudur ; birinin özgürlüğünü kısıtlamadıgın sürece, cezalandıran ve engelleyen de olmaz...
Mayıs 2014

Kaptan Kangru bir yanıt verdi.

Vicdani ret ve retçiler hakkındaki görüşün nedir?

Vatan işi vicdana bakmaz. Ne kadar kulağa öldürmek ve savaşmak hoş gelmesede gereklidir, eğitiminin alınmış olması lazımdır. Yoksa gün gelir, vicdani ret göstermemiş savaşçılar kapıya dayandığında katliamlar kaçınılmaz olabilir.bahsettiğim gün geldiğinde aileni sevdiklerini ve en önemlisi vatanını korumak için geç kalmış olabilirsin. Vicdani ret gereksizdir... Temel eğitim dışında fazlasını yaptığın söylenemez.ama görevin vatanı korumaksa aldıgın eğitim o zaman işe yarıyabilir. Korkmaya dayalı bir durumdur. "ay ben kan görmeye dayanamam" konusundan değildir.
Mayıs 2014

Kaptan Kangru bir yanıt verdi.

Ülkemizde insanlar tiyatroya neden az gidiyor?

Tiyatro ya gidilmediğini desteklemiyorum. Gidiliyor... Fakat konusuna göre daha fazla yada daha az ilgi gösteriliyor. İnsanımız dram tarzı tiyatroları sevmez çoğunlukla... Güldürü tarzı tiyatrolar insanımızın tercihi oluyor. Günümüzde yoğun ilgi gösterilen Komedi Dükkanı ve Arkadaşım Hoşgeldin bunlara örnek.ama romeo tarzı şeyler oynatılsa çok da ilgi gösterilceğini sanmam... İnsanımız gülmek istiyor... Dramı zaten kendi içimizde yaşıyoruz... Yabancı devletler yeteri kadar güldüğü için onlara dram güzel gelebilir. Tercih meselesi. İnsanımız bunu tercih ediyor.
Mayıs 2014

Kaptan Kangru bir yanıt verdi.

Sözleşmeli askerlik hakkında bilgi verir misiniz?

Sözleşmeli erlik profesyonel orduya geçişin bi parçası... Sözde vatanseverliği bırakıp işini icraata koymanın göstergesidir. Binlerce kişinin aylık 20 tl bile verseler yapıcağım işdir derken kimsenin başvurmaz olduğu bir meslek. Zordur... Herşeyiyle zordur.ama karşılığını hem devlet tarafından hemde diğer tarafda alıcağına inandığım gurur verici bir meslektir.kendıne ben sözleşmeli erim dediğinde bile gururlanacagın bir meslektir.kimi vardır tuvalet fırçasıyla para kazanır, kimi vardır bezi alır cam siler para kazanır... sen ülkeyi koruyarak para kazanacaksın. Bundan daha güzel birşey olabilir mi ki?