Bilmek istediğin her şeye ulaş

Karl Engelpert,

Web Designer

er kann mich im arsche lecken

Temmuz 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

En rahat ve en iyi internet tarayıcısı hangisi?

Çoğunluğun azınlığa tahakkümüne karşıyım, ben Firefox'cuyum.
Temmuz 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

Polisin yetkileri nelerdir?

Sokaktaki itle uğursuzla, hırsızla, tacizciyle, tecavüzcüyle uğraşamazlar.

Yol boyu dizilip büyükbaşları korumak, 3 kişi biraraya geldi mi dağılın ulan hainler diye sopa sallamak başlıca görevleridir.
Temmuz 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

TOMA'dan sıkılan su ağzıma kaçarsa orucum bozulur mu?

Harika bir soru! Bence zalime karşı bu duruşta bonus sevapları dahi vardır.
Temmuz 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

Türkiye'de önemli makamlara getirilen insanlar dış güçlerin adamları olabilir mi?

Bu işe adamlık ya da uşaklık perspektifiyle bakmak yanlıştır. Hiçbir insan bu denli haysiyetsiz olamaz.

Ancak bu durum şöyle açıklanabilir.

Kimse küresel aktörlere rağmen başkan ya da başbakan olamaz Obama dahil.

Hedefe varıncaya kadar her yol mübah ilkesini benimsersiniz, hiç olmadığınız kadar AB'ci, ABD'ci ve hatta İsrail'ci olursunuz. Bu süreçte koltuğunuzu sağlamlaştırır, kurumları kendinize göre revize eder, dış tehditlere daha kapalı hale getirir, iç unsurları da tasfiye edersiniz. Zamanla eliniz güçlendikçe bağlılık ya da bağımlılık zincirlerini kırarsınız.

Bu teorik olarak mümkündür, en yakın örneği de BB Erdoğan'dır.

Ancak şu soruyu sormak gerekir, alemin akıllı sen misin? Sen bunları yaparken elinoğlu boş mu duruyor diye sorarlar adama.
Haziran 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

Sizce saçmalamak nedir?

İnsan tanımlayabildiği, anlamlandırabildiği oranda güven ve huzur duyar. Birşeyi doğru ya da yanlış olarak tanımlayabildiği sürece rahat eder.

Yanlışa verilen tepkiden daha büyük bir tepkidir hep saçmaya verilen tepki.

İnsan doğrulayamadığı ya da yanlışlandıramadığı birşeyi saçma bulur. "saçma" yanlışa ne derece yakınsa doğruya da aynı derecede yakındır.
Haziran 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu'na alternatif başkan adayları kimler olabilir?

CHP kitle partisi olmak istiyorsa, söylemleriyle ve eylemleriyle kitleyi arkasına alabilecek bir adam maalesef bünyelerinde yok.

Her ne olursa olsun tükürükler saçararak konuşan, oportünist bir adam olan Muharrem İnce'nin RTE'den farkı olduğunu düşünmüyorum. Höyküren, popülist söylemlerle bikbikleyen liderler istememeliyiz artık.
Haziran 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

Taksim'deki olayların bilançosu nedir?

Düşünsel fay hatlarımız iyice belirginlemiş. Yeni yeni ötekileştirme argümanları üretilmiş on yıllarca giderilemeyecek güvensizlik ve nefret tohumları ekilmiştir. 5 kişi canından olmuş, onlarca kişi uzuv kaybı yaşamış binlerce kişi psikolojik travmalar yaşamaya devam ediyor.

Tüm bunların gölgesinde bir "ama" ile başlayıp otobüsten, bankamatikten, rakamlardan bahsedebilmek kolay iş değildir. Vicdanınızı nerede unuttaysanız gidiniz bulunuz.
Haziran 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

Yurtsever Demokratik Gençlik- Hareketi'nin (YDG-H) Cizre’de asayiş timi kurmasını nasıl karşılıyorsunuz?

Gündüz Ayar (@applesafari) Gezi Parkı'nda olanları, ceberrut devleti, devletin yalanlarını, devletin medyasını, parkta türkün, kürdün, ermeninin alevinin, sunninin, ibnenin, lezbiyenin, travestinin, ülkücünün, beşiktaşlının, galatasaraylının, fenerbahçelinin kolkola nasılda yaşayabildiğini gördükten sonra hala "sözde açılım", "sözde kürt", "sözde demokrasi gibi" devlet diliyle konuşmanızı anlayamıyorum.

Devlet sana dost kürde zalim mi olsun? Bu bakışın eleştirdiğiniz RTE bakışından gram farkı yoktur.
Haziran 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

Gezi Parkı'nda yaralılara yardım eden doktorlar hakkında soruşturma başlatılması hukuki olarak ne ifade eder?

Eğer resmi bir kurumdaki görevini, mesaisini bırakıp olaylara müdahil oluyorsa idari açıdan soruşturma açılıp cezalandırılabilir, onun dışında hiçbir hukiki yaptırım uygulanamaz devlet nazarında.

Devlet adına konuşan bol ve fakat biz vicdan nazarında değerlendirmeye devam edelim, sevelim, sahip çıkalım bu doktorlara.
Haziran 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

Haziran 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

Taksim'de yürüyüşün ve gösteri yapmanın yasaklanması bir hak ihlali doğurur mu?

Haktan hukuktan söz etmenin bir hayli zorlaştığı şu günlerde kimsenin artık böyle bir ihlale cesaret edemeyeceğine eminim.

Haziran 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

Devlet mi insan için vardır yoksa insan mı devlet için var?

Devlet'in bir apartman yöneticinizden farkı yoktur. Aidatınızı ödersiniz, müşterek alanlarınızın temizliğini, apartmanda yapılacak boya badana işlerini vesaireleri halleder. Devlet bunun daha komplike halidir.

Devlete bundan daha ulvi anlamlar yükleyen, kan, bayrak ve güç fetişistidir. Güce tapanlardan uzak olun.
Haziran 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

Haziran 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylarda dış güçlerin etkisi var mıdır?

Hemen her politik oluşum, düşünce, grup herkese açıktır. Bu kapılardan elbette yerli ve yabancı istihabarat birimleri giriş yapar. Kendi çıkarları doğrultusunda biçimlendirmeye çalışır. Bu yadsınamaz bir gerçektir.

Hemen her olayı istihbarat örgütlerini de olayın bir parçası kabul ederek yorumlayan ben dahi Gezi Parkı konusunda böyle bir provakasyonun, yönlendirmenin olmadığına hiçbirşeyden emin olmadığım kadar eminim. Mutlaka Taksim'de CIA, MOSSAD, MI6 gibi istrahbarat kurumlarının temsilcileri vardır ki bunlar bilgi toplamak adına, nabzı görmek adına ordalardır.

Eğer illa bir provakatör aranacaksa bu aşırı güç kullanımı yapan bu konuda İsrail'in Filistin'li insanlara yaptığı zulümle yarışan Emniyette'dir, Valiliktedir, İçişleri Bakanlığında'dır. Varsa provakatörleri burda aramak lazım. Varsa provakatör BB Erdoğan'ın yanındaki metin yazarlarının, danışmanlarının arasındadır, meydandaki çiçek çocuklarda değil.
Haziran 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

"Herşeyin telafisi vardır ihanetin asla" sözüne katılır mısınız? Neden?

Böyle beylik laflar kitaplarda, kağıtlarda, dudaklarda çok hoş bir görünüm verebilir. Ve fakat hayat böyle keskin hatlara sahip değildir. Herşeyin telafisi vardır.
Haziran 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

Başbakanın gerçekten düdüğü çalıp meydanlara sürebileceği cesur, kararlı, korkusuz bir %50'si olduğuna inanıyor musunuz?

Elbette hayır.

Türkiye'de hiçbir partinin tabanı %10'un üzerinde değildir.

90'larda %20 olan hükümet kurardı bu ülkede, hatırlayın. Şu an yaşadığımız durum tamamen muhalefet boşluğudur.

Kimsenin askeri olan milyonlarca insan yoktur Atatürk dahil.
Ayrıca muhafazakar kesim asla ve asla sokaklara çıkmaz. Onların kültürüne sokak hareketlerine yer yoktur.

Bu ülkede Menderes asıldı bir tane cam kırılmadı (bunu başka bir soruda da belirtmiştim. Bu durumu asla savunmuyorum. Sadece tabanın durumunu anlatmaya çalışıyorum).
Haziran 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

Marshall yardımı nedir ?

Türkiye'nin çok partili rejime geçme nedenidir. Marshall yardımlarının ön koşulu çok partili rejim. Sanıldığı gibi daha demokratik olmak için değil Marshall yardımlarını alabilmek için çok partili rejime geçmiştir Türkiye.
Haziran 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

Taksim Gezi Parkı Direnişi bir 'Devrim' olabilir mi?

Sayılara aldanmamak lazım. %50 oy veren kitle de önemli değildir. Çünkü bu ülkede Adnan Menderes asılırken oy verenleri evlerinde çaylarını yudumladı, bir tane dahi cam kırılmadı.

Devrim için milyonlara ihtiyacınız yok, devrim kalifiye 1.000 kişi ile de yapılabilir. Bu insanlar bir yere kadar taşır sonra bir bakarsın ki milyonlar sokakları doldurur.

Velhasıl kelam Taksim'den henüz bir devrim çıkması mümkün değildir. Ancak çok büyük bir eşik aşılmıştır, korku duvarı yıkılmıştır. Ki meydanın şu anda devrim gibi bir talebi de yoktur. Muhatap alınmak, önemsenmek istiyor hepsi bu.

Şu yönden bir devrimdir. Türkiye'de ilk defa hemen her kitle yanyana kavgasız bir amaç uğruna yürümeyi başarmıştır. Bu da bir devrimdir.
Haziran 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

Taksim'de kıyamet koparken olayları sadece yabancı kanallardan canlı izleyebiliyor olmak ve bütün medyanın yandaş medya olduğunun aniden farkına varmak hakkında ne düşünüyorsunuz?

Açıkça söylemek gerekirse ne gezi parkı ne de taksim umrumda. İster AVM yapsınlar ister rulo yapıp üzerine otursunlar.

Perşembe sabaha karşı yapılan müdehaleden sonra kız arkadaşımın zoruyla gitmek zorunda kaldım. Zıplamayan faşisttir gibi saçmalıkları aldırmadan dinledim, zıplamadım, faşist de değilim. 10-15 dakka takılır kaçarız dedim. Öyle olmadı herşey o kadar güzel, o kadar temizdi ki, dönemedim. Gece 4 gibi eve döndük, sabah kalktım işime geldim. Sonra baktik ki sabaha karşı polis alçakça ve çocukca saldırmış.

Akşamı iple çekmeye başladım. iş çıkışı Harbiye'den binlerce kişi ile birlikte yürümeye başladık. Tomalar, polisler üzerime doğru gelmeye, gaz bombalarını patlatmaya çalıştı. Bir saat geçmeden binler onbinler oldu. Polisi aşıp bir şekilde Divan Otel'e kadar ilerledik. Meydan sakindi ama meydana varan tüm yollarda polis hunharca saldırıyordu. Taksime doğru yürüyecektik, olmadı, taksimin ara sokaklarına kendimizi zor attık. Çatışmalar o kadar şiddetliydi ki bir otele sığındık, 3 dakika geçmeden polis gaz bombalarıyla saldırdı, otelin camları kırıldı. Saatler sonra oradan çıkarken, polis gaz bombası attı yine, hatunun üzerine çullandım arkamdaki çocuğun gözüne geldi. Gözü elinde doktor diye bağıran insan gördüm! Gelen ambulansı geri gönderen polis gördüm.

Bir şekilde sabaha karşı kaçtık oradan eve geldik. Dinlendik, limonlarımızı, maskelerimiz, sütlerimizi hazırlayıp tekrar yollara düştük. Beşiktaş'ta CHP'lilerin yürüyüşü vardı Taksim'e doğru yürüyorlardı. Sevcan'a dedim, gel bunlardan ayrılalım. Bunlarla tuvalete gitmem ben dedim! Mustafa Kemal'in askeri değilim diye ekledim. Sonra saçmaladığımı farkedip, şimdi başka dedim. İnönü'ye gelince x2 olduk muazzam bir kalabalıkla orada birleştik ve Gümüşsuyu'ndan yukarı çıktık, ne engel ne de Polis vardı. Hatta millet işkillendi, arada bir duraklıyorduk, alla alla nerede lan bunlar diye. Neyse sonra meydana vardık. İnsanlar orada evet polisi tahrik etti, yaptım, başındaydım! Ama yaptıkları 3 günlük zulmün karşısında istemsiz birşeydi bu! Eğer orada bulunmadıysanız, polis taksimden çekilmedi, götüüüm götüüüm kaçtı, canını kurtardı. Gaz bombaları tekrar ateşlendi, kaçmak için manevra alanı yarattı polis kendine, otobüsler geldi partopar binip gittiler.

Taksim artık kurtarılmış alandı! O 300-500 kişiye o zulmü yapanlar siktirolup gitmişti.

Gece eve, Beşiktaş'a dönüyorduk, Taksim bayram alanı, Beşiktaş cehennemdi. Beşiktaş'ı anlatmaya gerek yok. ÇARŞI vardı desem yeterlidir. Polisin kaskını almış kafasına geçirmiş adam gördüm :) Polis kovalayan adam gördüm, barikat kurmak için 1 km elden ele zincir kuran insanlar gördüm, kokoş diye suratına bakmayacağın karıların nasıl militanlaştığını gördüm, nasıl nene hatuna dönüştüklerini gördüm. 10 dk'da 3 metre barikatı yoktan vareden halkı gördüm. Lan iş makinasıyla TOMA kovalayan adam gördüm ötesi var mı. Evlerin içine gaz bombası atan polisler gördüm.

Ve dün gece son olarak Çarşı ve polis anlaşt olaylar yatıştı.

Bu zamana kadar 1 Mayıs'a dahi gitmeyen, sokakta birşeyler başaramayan, kırıp dökmekle olmaz diyen, kaldırım sökenlere küfreden ben özür diliyorum. Bok attığım onca insandan özür diliyorum. Hayatımın en onurlu, en aksiyonlu, en huzurlu günlerini yaşadım sokaklarda.

Orda olmayanlar TV'lere, gazetelere, sosyal medyadaki çoğu şeye inanmayın. Pis kandırdılar beni yıllarca, siz de kanmayın. O sokaklardaki, o meydanlardaki yüzü maskeli insanlar orospu çocuğu değil. Hepimizden daha adam, hepimizden daha normal, daha vicdanlı insanlar hepsi bu. Elinde vicdanından başka birşey olmayan insanlara gaz bombalarıyla günlerce saldırırsan eline geçirdiği ilk taşı sana atacaktır. Bu gayet doğal ve normal. Çünkü çileden çıkmamak, zıvanadan çıkmamak mümkün değil.

Bu işe ne cumhuriyet mitinglerine, ne bilmem nelere benziyor bu apayrı. Bu insanlar organik halk! Bu insanlara görmeden, billmeden yaftalamak, provakatör, çapulcu demek vicdansızlıktır. Orda takım elbiseli çiçek gibi çocuklar, ibneler, orospular, ermeniler, rumlar, enteller, danteller, öğrenciler, teyzeler, devrimciler, kürtler, ak partililer, mhp'liler, chp'liler, devrimci müslümanlar velhasıl kelam herkes vardı! Her ne olursam olayım ben HALKIM! Lan sütün gazdan korunmak için olduğunu bilmeyen, getirdiği sütü sürünmek yerine içen adamlar gördüm lan, bunlar mı provakatör!

Evet orada hükümet istifa diye bağırdık, hükümetten alenen nefret ettik! Ama antidemokratik yollarla, askerden ondan bundan medet umarak devrim tellallığı yapmadı kimse! Adam ol, çeki düzen ver kendine, salyalarını bir temizle, düzgün konuş dedik sadece. Bu nedenle kimse ergenekona bilmem neye bağlamasın bu işi! Mis gibi organik, katıksız halk vardı orda.

Bir de dün arkadaşım aradı Trabzon'dan oturmuş ahkam kesiyor, göstericiler iyi ama çevresi kötü, yakıp yıkıyorlar provakatörler falan dedi suratına kapattım. Sövmekten iyidir. Orda olmadan, o insanlara dokunmadan, o insanlara bakmadan ahkam kesmeyin rica ederim, yapmayın bu vicdansızlığı! Lan ben bile gittim ya ben bile. 1 Mayıs'a gidenler sizlerden tekrar tekrar özür dilerim.

Gelgelelim basına. Cumartesi meydana girdiğimizde canlı yayın arabaları göbekte mevzilenmişlerdi. Araçların üstünde kameralar çekiyorlardı. NTV aracının önünden geçerken lavuk tuttu kamerayı bana çevirdi, dayanamadım! Ne çekiyorsun, yayınlayamayacağın şeyi niye çekiyorsun, kaç gündür bu kadar insana böcek gibi gaz sıkılırken nerdeydiniz falan diye bağırıp çağırdım. O ara millet gaza geldi, NTV'den birine kafa göz daldılar. Arabayı kullanılamayaca hale getirip üzerine aklınızın alamayacağı küfürler yazdılar. Satılmış medyaz yazdılar. Provakatörlükse bu ben provakatörüm Hacı. Gitse o bu yapsa zoruma gitmezdi bu kadar, NTV'sin lan sen günlerce karartma yaptılar Allahsızlar! Gram vicdan azabı duymuyorum.

Sakın basın emekçisi bilmem ne diye kimse savunmasın. Bu yavşaklar polisten beter. Polis gaz sıkar binlerce kişi etkilenir. Bunlar ekran yoluyla milyonları zehirlediler. Ama basın emekçi!
Mayıs 2013

Karl Engelpert bir yanıt verdi.

Taksim Gezi Parkı'nda yaşanan olaylar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Nöbete devam ama bilgisayar başında değil. Klavyeleri bırakın akşama bekliyoruz!

Bu defa duvara tosladılar!
Daha fazla göster

En Beğenilen Yanıtları

+5 OY

Benzer Kişiler