Bilmek istediğin her şeye ulaş

Sedef Say, 

Çevirmen

we all fucked up.

Kasım 2016

Sedef Say bir yanıt verdi.

Bu sene sınava gireceğim. Tercihim yabancı dilden yana. Mütercim tercümanlık, çeviribilim gibi bölümlerde okurken çok zorlanır mıyım?

Bu soruya cevap verebilmem için sizin yabancı dille olan geçmişinizi, lise eğitiminizi, yabancı dil seviyenizi ölçen bir sınavın sonucunu ya da enazından güncel olarak sahip olduğunuz yabancı dil bilginizi, hangi okulu yazmak istediğinizi, hangi mesleği yapmak istediğinizi, spesifik olarak hangi bölüme gitmek istediğinizi bilmem faydalı olurdu fakat genel olarak önce şunun ayrımını yaparak başlayabilirim:
Mütercim- Tercümanlık, Çeviribilim ve Dil-Edebiyat bölümleri arasında fazlasıyla fark vardır. Her ne kadar Türkiye'de bazı üniversiteler haricinde bu farkı gözeten pek bir üniversite olmasa da -Hepsi yabancı dille alakalı nolacak.. Vs gibi bir yaklaşım varsa bundan vazgeçilmelidir. Her bölüm farklı yetkinlikler gerektirir.
Çeviribilim bölümünde ağırlıklı olarak sözlü ve yazılı çevirinin teorisi üzerinde durulur. Yani Mütercim ve Tercumanların çevirdikleri metinleri dilbilim, felsefe, edebiyat, göstergebilim vgibi alanları temel alarak inceleme, otopsi etme amacı güder. Fazlasıyla kuramsaldır, bölümü bitirdiğinizde bir çevirmen değil çeviri kuramcısı olursunuz. Bir ressam değil; bir tablo koleksiyoncusu ya da sanat eleştirmenisinizdir.
Mütercim-Tercümanlık bölümünde ise yine çeviribilim ve kuramları üzerine dersler alırsınız fakat hedefiniz çeviri uygulaması konusunda daha aktif bir dönem geçirmektir. Çeviribilimciler, dilbilimciler ve teorisyenlerin eleştiri ve teknik bilgilerinden faydalanırsınız ama nitekim amacınız tercüme edilen metinleri dil, göstergebilim ya da yapısökümcülük kuramlarıyla betimlemek değil, betimlenecek olan metinleri hayata getirmektir - tabii bunun için kaydadeğer bir tercuman olmanız gerekli-
Dil- Edebiyat bölümü ise fazlasıyla kapsayıcıdır. Hem dilbilim, hem çeviribilim, hem dünya edebiyatı, hem dil psikolojisi, hem kuram eleştirisi, hem gramer üzerine sizi donatır. Bazı dilleri öğrenmek ve edebiyatlarına, kültürlerine hakim olmak için 4 ya da 5 yıl yeterli değildir. Üniversitelerin de böyle bir iddiası yoktur zaten. Japonca, Çince, Rusça gibi diller, özellikle de Çince ve Japonca hem alfabesi hem de edebiyat tarihi ile en zorlayıcı olanlardandır. Mutlaka ekstra çaba ve o coğrafyada bir süre yaşamayı gerektirir. Velhasıl dil-edebiyat okuduktan sonra hangi alana yöneleceğiniz size kalmış. Çeviri de yapabilirsiniz, herhangi bir şirkette de çalışabilirsiniz, garsonluk da yapabilirsiniz.Formasyon alıp öğretmen olurum diyorsanız lütfen İngilizce Öğretmenliği okuyunuz -ataması çok oluyor diyorlar- :)
Ekim 2016

Sedef Say bir yanıt verdi.

İngilizce'de en çok kullanılan kelimeler hangileridir?

Öncelikle şunu söylemeliyim ki herhangi bir dilde en çok kullanılan kelimeleri tam olarak belirlemek imkansız. Sokak dili, edebi dil, kültürel ve bölgesel farklılıklar gibi faktörlerden ayrı bir araştırma yapmak mümkün değil. O yüzden bir sonraki cümlemde belirteceğim araştırma kapsamlı; fakat yetersiz bir araştırmadır. Yine de bize kelimelerin kullanımıyla ilgili bilgi veriyor.
Oxford English Dictionary kaynaklı bir araştırmaya göre - edebi romanlar, bloglar, gazeteler, kişisel diyaloglar dahil olmak üzere- internet üzerinde en çok aratılan ve kullanılan İngilizce kelimelerin bir analizi yapılmış.
Ben sen o, fakat, ama, çünkü, nerede, nasıl gibi zamir, zarf grubundaki kelimeleri geçerek dünya üzerinde en çok kullanılan İngilizce isimlerden bazıları şunlar - ki o kültür ve coğrafyanın insanı ile ilgili güzel fikirler verebilir bize:
" time, person, year, man, world, problem, goverment, way, child, eye, place, day, group"

en çok kullanılan sıfatlardan birkaç tanesi :
"good, new, long, old, big, important, different, young, bad"

fiiller ise:
"do, say , go, know, think, use, find, work, feel, try, leave, see, want" gibi kelimeler.
Her ne kadar mesleğine, çevresine, eğitim seviyesine göre değişse de ortalama bir insan günde 2bin-3bin kelime kullanıyor. Bu kelimeleri de kullanım değerine göre 500-600e düşürebiliriz. Bu orana baktığımızda aslında ortalama bir Amerikalı ya da İngiliz'in sosyal ve iş hayatına sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için 1bin kelime bilmesi yeterlidir.
Temmuz 2016

Sedef Say bu yanıtı beğendi:

İngilizce'yi speaking-reading-writing anlamında üst seviyelere çıkarma konusunda tavsiyeleriniz nelerdir?

hemeningilizce.com bu sitede ingilizce öğrenmeyi kolaylaştırıcı bir yöntem deneniyor ve kullananlardan oldukça olumlu geribildirimler duydum..

GÜNCELLEME: voscreen.com da canli video parcalari ve dinleme ve anlama yetilerinizi eğlenerek geliştirmenizi sağlayan bir gişirim.
Temmuz 2016

Sedef Say bir yanıt verdi.

Bir toplumun ahlaklı olması için ne yapılmalıdır?

Soruya soruyla karşılık vereyim. Ahlak nedir?
Temmuz 2016

Sedef Say bir yanıt verdi.

İngilizcemi geliştirebilmek için konuşabileceğim arkadaşı nasıl bulabilirim?

Bulunduğunu şehirdeki ingilizce konuşma gruplarına ulaşmaya çalışın. Genelde haftanın belirli günlerinde toplaşıp native speaker arkadaşlarla birlikte hem konuşma hem de sosyalleşme imkanı bulmak için güzel bir yöntem. Aynı zamanda couchsurfing.com gibi sitelerden, kullanım amacını aşmayarak bulunduğunuz şehirlerdeki toplantıları ve etkinlikleri takip edebilirsiniz.
Mart 2016

Sedef Say bu yanıtı beğendi:

En iyi öğrenme tekniği sizce nedir?

Kişiye göre değişmesinde hemfikirim. Aynı zamanda beynin hangi tarafının daha baskın, aktif olarak çalıştığına göre de değişir. Bununla ilgili araştırmalar ve kitaplar var, ben de birkaç yazı okumuştum. 8 çeşit öğrenme var; linguistic, logical/mathematical, visual/spatial, kinesthetic/bodily, musical, interpersonal, intrapersonal, naturalist. Daha çok bilgi için, (İngilizce) [link] , Türkçesi yok maalesef. Bulursam yazarım.
Mart 2016

Sedef Say bu yanıtı beğendi:

Tanrı var mıdır? Neden?

"Şirinler var mıdır? " gibi bir soru olmuş. Tartışmaya deyecek türden değil, cevabı belli.
Mart 2016

Sedef Say bu yanıtı beğendi:

İlişkide heyecanı kalmayan biri nasıl canlandırılır?

Ayrılarak tabi . En azından bir taraf için heyecanlı olabilir.
Mart 2016

Sedef Say bu yanıtı beğendi:

Devlet eliyle din eğitimi verilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Devlet eliyle din eğitimi verilmesi, bir ülkenin çağdaşlaşmasının önündeki temel engellerden biridir. Birçok ülke bunu çoktan terk etti. Bana göre devlet dediğimiz mekanizmanın dini olmaz. Devlet yönetimi, dini öğretilere dayanmaz. Dini eğitim, (inanış var ise verilmesi önemlidir) aile içerisinde verilmelidir. Bu da belki devlet eliyle sağlanacak aile eğitimi ile mümkün olur.
Ocak 2016

Sedef Say bu yanıtı beğendi:

Devlet eliyle din eğitimi verilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Dayatma şeklinde bir din eğitimi ister devlet ister özel olsun hiçbir şekilde kabul edilemez. Aksi de geçerlidir. Dayatma şeklinde dinsiz ya da maddeci bir eğitim de kabul edilemez. Çünkü din bir iman meselesidir. Yani gönül işidir. Asıl olan devletin dini yada değil eğitimde vatandaşlarını özgürleştirmesi ve herkesin istediği eğitimi sağlıklı ve eşit şekilde alması için ortam hazırlamasıdır.
Kasım 2015

Sedef Say bu yanıtı beğendi:

Dilber dudağı tatlısı ismini nereden alır?

Osmanlı döneminde ünlü bir aşçı varmış bu aşçı Dilber adında bir kadını seviyormuş. Kadın da bu adamı seviyormuş ve birbilerine çok bağlılarmış. Bir gün kadın ölmüş, adam ansızın kalakalmış. Adam da kokuna, o tatlı dudağına doyamadım diye üzülürken anısını yaşatmak için o kadının dudağına benzer bir tatlı yapmış adını da Dilber Dudağı koymuş. Dikkat ederseniz Dilber Dudağı tatlısının bir boyutu ve şekli vardır.Normal dudaktan biraz büyüktür. Bu durum kadının iri dudaklı oluşundan gelmektedir.Sonra sarayda bu tatlı çok tutmuş herkes beğenmiş ve padişah'ın sofrasının daimi tatlılarından biri olmuş. Günümüze kadar da bu isimle gelmiş.

Bu konuyla ilgili bir bilgim yok, internetten araştırmalarım da bir sonuç vermedi. O yüzden ben de kendimce böyle bir teori(sallamasyon) geliştirdim.Soran olursa da öyle dersin doğrusunu öğrenene kadar sorun olmaz heralde :)
Kasım 2015

Sedef Say bir yanıta alt yorum yaptı

Bir erkeğin 4 eşinden biri olmak ister miydiniz başlığının altına birbiriyle evlenen 3 kadının haberini koydum. Fikir yürütmeniz için daha nasıl bir alternatif üretebilirim bilmiyorum.Nato kafa nato mermer.
Massachusetts'de birbirlerine aşık olup evlenen 3 kadın, bebeklerini kucaklarına almayı bekliyorlar < 3 haber aşağıda;

dailymail.co.uk/femail/article-2611020/...
Kasım 2015

Sedef Say bir yanıta alt yorum yaptı

Eşcinsel leylekler getirmiş
Massachusetts'de birbirlerine aşık olup evlenen 3 kadın, bebeklerini kucaklarına almayı bekliyorlar < 3 haber aşağıda;

dailymail.co.uk/femail/article-2611020/...
Kasım 2015

Sedef Say bir yanıt verdi.

Kokoreç seven kız itici midir?

Soruyu bir de şu şekilde soralım;
"Bağırsak yemek itici midir? "
Kasım 2015

Sedef SayAyhan Şimşek kişisini takip etmeye başladı

Ayhan Şimşek, Gezgin, @zindoz98

İnsan iradesinin özgürlüğüne kavuşmasını istiyor. Bireylerin özgürce bir araya gelmesinden oluşan toplumsal bir düzende yaşamak istiyor. Gerçekleşmesi mümkün tezat ütopyaları burada olma nedenlerinden biri. Aşka inanıyor sahiplenmeye karşı çıkıyor.

Kasım 2015

Sedef Say bir yanıt verdi.

Bir erkeğin dört eşinden biri olmak ister miydiniz?

Massachusetts'de birbirlerine aşık olup evlenen 3 kadın, bebeklerini kucaklarına almayı bekliyorlar < 3 haber aşağıda;

dailymail.co.uk/femail/article-2611020/...
Kasım 2015

Sedef Say bu yanıtı beğendi:

Bir erkeğin dört eşinden biri olmak ister miydiniz?

Eger benim de 4 adet esim olacaksa, olabilir.
Kasım 2015

Sedef Say bir yanıt verdi.

Kadınların mastürbasyonu neden daha uzun sürede oluyor? Yoksa bunu kadınlar mı istiyor? 'Biz erkekler sürekli yaparız ama hemen yaparız oldu bittiye getiririz ama kadınlar az yapar yaptımı da uzun süreli yapar' diye biliyorum ne kadar doğru bu?

Kadınların mastürbasyon yaparak orgazma ulaşma süresi değişkendir.Belirli bir süresi yoktur, nasıl uyarıcılar kullandığı, nasıl bir cinsel psikolojiye sahip olduğuna göre değişir. Bu durum erkekler için de geçerlidir. Ayrıca bu süreleri neden karşılaştırıyoruz? Kadınların daha az mastürbasyon yaptığını ya da erkeklerden daha az yaptığını bilmek sizin cinsellikle alakalı birikiminize -daha çok boşluğunuza- nasıl bir katkıda bulunacak? Acaba bu soru 'benim pipim senden daha büyük eki eki' kafalarında sivilceli bir adam tarafından mı sorulmaktadır? Merak etmekteyim.
Kasım 2015

Sedef Say bu yanıtı beğendi:

İnsanlar neden çıplaklar kampına gider?

Tamamen kendi kişisel tercihleri olduğundan. İster altında fantezi düşüncesi olsun, ister olmasın burada verilen "abazanlıktan" veya "hayvanlıktan" tarzı cevaplar dahil olmak üzere nedeni önemli değildir.

Bu bir tercih özgürlüğüdür, ve kimseyi rahatsız etmeden, başkalarının özgürlük alanlarını ihlal etmeden yapıldığı sürece sorgulamak da kimseye düşmez.
Kasım 2015

Sedef Say bu yanıtı beğendi:

Eşcinsellik zihinsel bir hastalık mıdır?

Hastalık nedir?

Onu bilmek gerekli öncelikle. Hastalık, bireyin organ ya da sistemlerinin normal fonksiyonunu yerine getirememe sonucu oluşan biyolojik ve fizyolojik değişikliklerdir.

Sağlık ise yalnızca biyolojik olarak değil psikolojik ve sosyal olarak tam bir iyilik halidir.

Eşcinselliği hastalık olarak kabul etmemiz için, normal fonksiyonları yerine getirememesi gereklidir. Birey kendini bu şekilde hissetmiyor ve psikolojik olarak sağlıklıysa hastalık olarak kabul edilemez.

Cinsel kimliği belirleyen durumlar;

  • Eşeylik kromozomları
  • Eşeysel salgılar
  • Çekirdek cinsel kimlik
  • Yaşamın ilk yıllarındaki yaşanan deneyimler
  • Bireyin ilk sevgisi, annesi
  • Aile içinde cinselliğe karşı olan ağır tutum
  • Kültür ve çevredir.
Daha Fazla