Bilmek istediğin her şeye ulaş

İnsan Kaynakları Yöneticisi Esra Yılmaz inploid.com'da 0 soru sordu, 4 soru yanıtladı ve 10 takipçisi var.

Haziran 2014

Esra YılmazGöksel Kurtuluş kişisini takip etmeye başladı

Göksel Kurtuluş, Çevre Ve İş Güvenliği Uzmanı, @goxel

Mezun olduktan sonra işini yapmak için almak zorunda olduğu bir ton belgeyi alan ama bunlar yetmez daha da al diyen bir devlete eksiksiz vergi ödeyen kişi, çevre mühendisi, iş güvenliği uzmanı, denetçi, kaliteci, çiçekçi, kahveci, gazozcu...

Haziran 2014

Esra Yılmaz bu yanıtı beğendi:

Seslendirme yapmak istiyorum. Hangi yolları izlemeliyim?

İstanbul dışındaki ajans durumlarını net olarak bilemiyorum ancak ben de bir dönem merak saldım ve bir aşamaya kadar geldim. Yaşadıklarımı özetleyeyim. Öncelikle seslendirme ajanslarını tespit edip bunlarla temasa geçmeniz gerekiyor.

Seslendirmeden para kazanabilmek için uzun bir yoldan geçmeniz ve sesiniz, tonlamanız, diksiyonunuzla kendinizi kanıtlamanız şart. İlk gittiğinizde size deneme için bir seslendirme parçası veriyorlar. Genelde belgesel seslendirmesi oluyor bunlar. Bunu gerçekleştirdikten sonra inceliyorlar ve size dönüyorlar. Benim staj dediğim bir süreç başlıyor (bu kelimeyi benzetme için kullanıyorum). Belgesel türünde devam ediyorsunuz ve hem kendinizi ve tonlamanızı geliştiriyorsunuz hem de işe adapte oluyorsunuz. Sonra sesinize uygun işler geldikçe sizi çağırıyorlar ve artık bir nebze olsun para kazanmaya başlayabilirsiniz ama bu süreç oldukça uzun da olabiliyor. Tek iş olarak seslendirme yapmak belki çok mantıklı olmayabilir -tabii sesiniz ve tonlamanızı bilemiyorum- ama ek ş olarak uzun bir sürece katlanırsanız belki daha hızlı bir tatmin gerçekleşebilir. Ben oraya gittiğimde meşhur bazı sesler de orada çalışıyordu ve izlememize izin verdiler. Valla profesyonel olarak bu işi yapanlar çerez gibi giriyor saat senktonizasyonu ile pasajını okuyor ve çıkıyor. O kadar hızlı ve o kadar düzgün bir tonlama ile bu işi yapıyorlardı ki şaşırdım kaldım :).

Seslendirme odalarında seslendirilecek olan görüntü bir ekranda altındaki senkronize saat sayacı ile birlikte oynuyor, sizin elinizde saatler ile birlikte pasaj da oluyor. Sizin sesinizin olduğu bölümlere atlanarak tüm bir film ya da dizi ya da belgesel -her ne ise- bitirilip, diğer karaktere geçiliyor. Bazı olmazsa olmaz durumlarda aynı odada diğer karakterler de bulunuyor ve aynı anda seslendiriliyor.

Benim yaşadıklarım bunlar. Umarım bir fikir vermiştir :).
Haziran 2014

Esra Yılmazfatihtopcu kişisini takip etmeye başladı

-, İnsan Kaynakları Yöneticisi, @fatihtopcu

Haziran 2014

Esra YılmazHalil Öztürk kişisini takip etmeye başladı

Halil Öztürk, Human Resource Executive, @halilozturk

Haziran 2014

Esra Yılmaz bir yanıt verdi.

Oligarşi nedir?

Az ve belirli sayıda kişinin, bir ülkenin veya müessesenin idaresini ellerinde bulundurup, hakimiyet teessüs etmeleri. Gerçek iktidarın birkaç kişinin, bir grubun, birkaç ailenin veya bir sınıfın elinde bulunduğu idare tarzıdır.
Haziran 2014

Esra Yılmaz bir yanıt verdi.

Çocuğunuzun hangi mesleği seçmesini istersiniz?

Yarının hesabını yapamıyorken çok ilerisi hakkında yorum yapamayacağım.
Haziran 2014

Esra Yılmaz bu yanıtı beğendi:

Üniversite için en uygun şehir ve üniversite hangisidir?

Ne okuyacaksın ki? Mesela Tıp için Ankara Hacettepe, mühendisliklerin bir çoğu için Ankara, İstanbul ODTÜ, Boğaziçi, İTÜ, siyasal bilgiler yine Ankara Mülkiye, İletişim Eskişehir Anadolu Üniversitesi...
Haziran 2014

Esra Yılmaz bir yanıt verdi.

Büyükşehir belediyeleri ile normal belediyeler arasındaki farklar nelerdir?

Büyükşehirler 10.7.2004 tarihli 5216 sayılı kanuna göre çalışırlar.
5216 --> mevzuat.gov.tr/metin.aspx? Mevzuatkod=1.5...

Sınırları içerisinde ilçe belediyeleri ve orman köyleri bulunur. Daha çok kentin genelini ilgilendiren konularla uğraşırlar. Büyükşehir belediyelerini altındaki İlçe Belediyeleri ise daha çok mahalle ve sokaklar ile ilgilenir. (Örneğin meyve sebze halleri ile Büyükşehir ilgilenir, semt pazarları ile ilçe belediyeleri)
Nisan 2014

Esra YılmazSerkan Köse kişisini takip etmeye başladı

Serkan Köse, Girişimci, @serkan

inploid.com kurucu ortağı, fotoğraf meraklısı (https://www.flickr.com/photos/koseserkan/ ve https://instagram.com/koseserkan/), motosiklet sevdalısı, elektronik yüksek mühendisi, insan ve bir adam. Dünyanın değişebileceğine inanan bir adam...

Nisan 2014

Esra YılmazAşkın Demir kişisini takip etmeye başladı

Aşkın Demir, Tarım & Hayvancılık, @askindemir

Tarım Hayvancılık ve Yenilebilir Enerji Kaynakları Araştırmacısı, Çevreci, Hayvan Dostu. Laborant ve Veteriner Sağlık Öğrencisi.

Nisan 2014

Esra YılmazZekiye  kişisini takip etmeye başladı

Zekiye , Öğrenci (İtalyan Lisesi), @zekiye1

Bir insanı seviyorsun ama karşındaki insan seni başkasıyla aldatıyor ne yapardınız

Şubat 2014

Esra YılmazÖzden Alperen Çal kişisini takip etmeye başladı

Özden Alperen Çal, Otomotiv Mühendisi, @ozdencal

Karabük Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği, KBÜ Taşıt Teknolojileri Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi, Karvolt Elektromobil Software Development Specialist, Co-Founder of Yuki 3D www.yuki3dp.com

Şubat 2014

Esra Yılmaz bir yanıt verdi.

Çalışma programı yapmak istiyorum, sizce nasıl yapmalıyım?

Program yapmadan önce ne istediginize odaklanın, öncelikli olarak yapabildiğiniz konulardan başlayın bu motivasyonunuzu arttırma da yardımcı olacaktır. Çalışmak için mutlaka sabahın erken saatlerini tercih edin, bu kafanızı mesgul eden düsüncelerden uzaklasmanıza ve kendinizi calıstıgınız konuya verebilmenize kolaylık saglayacaktır.
Şubat 2014

Esra YılmazHakan Köse kişisini takip etmeye başladı

Hakan Köse, İnternet Girişimcisi, @hakank

Web Application Development, ASP.NET, C#, SQL Server, Web Design and some passion..

Şubat 2014

Esra YılmazSosyal Yaşam konu başlığını takip etmeye başladı.

Sosyal Yaşam

Ne varsa, sokakta var!

Şubat 2014

Esra YılmazGenel Kültür (Muhabbet) konu başlığını takip etmeye başladı.

Genel Kültür (Muhabbet)

Genel Kültür bilgilerinin derinlemesine incelenebildiği tartışılabildiği uzmanlık ağıdır.

Şubat 2014

Esra YılmazKadın Erkek İlişkileri konu başlığını takip etmeye başladı.

Kadın Erkek İlişkileri

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin u...

Şubat 2014

Esra Yılmaz  bu yazıyı beğendi:

Biz kadınları hiç sevmedik!

Saçlarını sevdik, hele bir de sarışınsa daha çok sevdik
Ağızlarını sevdik, hele bir de şehvetli ve dolgun ise daha çok sevdik.
Göğüslerini sevdik...
Bacaklarını sevdik, hele bir de sütun gibiyse bayıldık.
Kalçalarını sevdik...
Gerçekten güzel vücutlu ve "çıtırsa" daha çok sevdik...

Yolda, arabada, televizyonda, internette onlara hep "baktık"
Her yerlerine iyice ve dikkatle baktık.
Pek iyi görememiş olacağız ki bir daha baktık.
Bir daha ve bir daha...
Kadınların her yerlerine baktık ama gözlerine ya hiç bakmadık ya da baktığımızda çok geç olmuştu...

Biz kadınlara çok dokunduk! Onlar istese de istemese de dokunduk.
Son yıllarda dini motiflerden güç bulanlarımız oldu.
Eh! Yozlaşan toplum ve geç gelen hatta hiç gelmeyen adalet olunca da 13-14 yaşındaki çocuklara bile dokunmaya başladık! Sapık damgası yemeyi göze alanlar bile şaşırdı çünkü sapık diye haykıran ne kadar azdı!

Kadınlara dokunmada dünya sıralamasında üst yerlere geldik... 2009 itibariyle rakamlar oldukça "umut verici!!! "

% 40 ını sürekli dövdük
%45 ine duygusal şiddet uyguladık (küfür, hakaret, küçük düşürme)
%16 sına zorla sahip olduk (ve olmaya devam ediyoruz)

Tüm bunlara maruz kalan her 3 kadından biri intihara kalkıştı ama biz hiç oralı olmadık (hem bize ne değil mi? Fener ya da Cimbom maç kaybedince çok üzüldük ama kadınlar söz konusu olunca pek oralı olmadık)

% 9 una daha masum birer çocukken bile dokunduk.

Ama onlar hep sustular. Çünkü konuşsalar kimse inanmazdı. "kim bilir neler yaptın ki sana tacizde ya da tecavüzde bulundu amcan ya da komşun" bu da sana ders olsun, türünden tepkiler görecekti.

Ama bu ders o kadar acıdır ki biz erkekler bilemeyiz. Bizlere sorduklarında %25 imiz "bazı durumlarda kadın dövülür" demeyi doğal bir şey gibi dile getirdik. İslami öğreti yalanları ile kadınları, kız çocuklarını bizlerin kölesi yapmaya başladık ve bu çabalar sonuçlarını vermeye başladı. Artık kadınlar o bildiğiniz kadınlar değil! .

% 51'i erkekler ile tartışmayı bile "saygısızlık" sanıyor artık. %36'sı kendisi para kazansa bile parasını nasıl harcayacağına karar veremeyeceğine inanmış ya da inanmak zorunda kalmış. % 52'si "erkek kadından sorumludur" diyecek kadar kadınlığını unutmuş ya da unutturulmuş. % 49'u "erkek ne zaman isterse bana sahip olabilir benim itiraz hakkım olamaz" diyecek konuma gelmiş ya da getirilmiş!

Hal böyleyken kabul edelim biz kadınları kullanmayı çok sevdik. Evde, işte, siyasette, okulda kısacası her yerde...

Parti kongrelerinde sözde liderler konuşurken arka fonda 3-4 kadın vardı hep. Onlardan vitrin yaptık, imaj yaptık. Başörtülü, normal türbanlı, modern türbanlı ve türbansız...

Parti çalışmalarında kapı kapı dolaşanlar hep kadınlardı. Koşturan ve çabalayan hep kadınlardı. Miting olduğu zaman onları ön sıralara toplayıp karanfiller attık üzerlerine ve iki lafın birinde anam, bacım edebiyatı yaptık ama "ananıda al git" demek bize daha çok yakıştı!

"Cennet anaların ayakları altında" diye diye büyütüldük ama anaları hep ayaklarımız altında çiğnedik, ezdik, tepikledik...

14 şubat sevgililer günü ya da anneler gününde bir kaç saat ara verdik ama sonra yine ezmeye devam ettik.

İş verirken bile onları hep düşündük! İş yerinde gözümüz gönlümüz açılsın ya da malum niyetler ile bayan eleman aranıyor ilanı vermeyi çok sevdik.

Bu ülkede kadın olmanın ne kadar zor olduğunu biz erkekler bilemeyiz. Çünkü artık konuşmuyorlar, konuşamıyorlar, konuşturulmuyorlar.

Dini sömüren ve kullanan karanlık zihniyet kendi kadınlarını yetiştiriyor. Susan, itaat eden ve kaybolmuş kadınlar... Kızlar... Hatta çocuklar... Arada vizyon ya da imaj için ortaya "sürülen" kadınlara bakmayın siz onlar da biliyor "kullanıldıklarını" ama artık düzen kurulmuş.

Bu ülkenin kurucusu Atatürk 1930'lu yıllarda Türk kadınına dünyadaki birçok çağdaş ülkeden önceden hak ettiği hakları verdiğinde umutlanmıştık. Çünkü o Atatürk'tü ve Kurtuluş Savaşında bebeğinin kundağında mermi taşıyan anayı ya da cephede erkeği ile göğüs göğüse savaşan bacısını unutmamıştı. İhanet edemezdi ve etmemişti de. Ama biz ihanet ettik! Türkiye nereye gidiyor? Diye soruyor herkes birbirine.

Oysa cevap ne kadar da açık değil mi? Türkiye hızla ve şevkle karanlığa gidiyor. Hatta koşuyor...

Çünkü kadın yok oluyor, yok ediliyor...
Benim annem, kız kardeşim, sevgili kızım yok oluyor...

Kadını yok olan ülkenin gideceği yol bellidir. Karanlık ve onursuz bir gelecek...

Bu işi planlı yürütenler islami motifler ya da örnekler ile kadının ikinci sınıf konuma gelmesini doğal karşılamamızı bekliyorlar. Bu işe Kuran-ı Kerim'i ortak koşmaları ne acı... Mesela miras hukuku; erkek çocuğa 2 pay, kız çocuğa 1 pay ya da kadının erkeğe itaat etmesini empoze eden garip ayet ya da sureler... Belli ki burada büyük bir istismar var. Çünkü tüm Tanrı'nın kendi yarattığını aşağılaması söz konusu bile olamaz değil mi? Kuran'ı kendi amaçları için yorumlayanlar kadını ikinci plana atmayı çok seviyor olabilir ama biz hiç sevmedik.

Lütfen artık kadınlara beyinleriniz ve gözlerinizle bakmaya başlayın.

- *Yazarı için lütfen yorumları okuyunuz..

Kadınlar
Şubat 2014

Esra Yılmazİnsan Kaynakları konu başlığını takip etmeye başladı.

İnsan Kaynakları

İnsan kaynakları; bir işletme veya kurumun ürün ve hizmet yaratmak amaçlı kullandığı kaynaklardan biridir. İnsan kaynakları ürün ve hizmetle...

Şubat 2014

Esra YılmazŞaman kişisini takip etmeye başladı

Şaman, İnşaat Mühendisi, @chamacon

En musica verdades.

Daha Fazla