Bilmek istediğin her şeye ulaş

MÜZİKFOTOĞRAFSEYAHATTEKNOLOJİHUKUKEĞİTİM hakkında soru sor, yanıt ver, yazı yaz...

Elif Ersen
Paz - 21:06

HENÜZ ÜNİVERSİTEDEYKEN İŞİNİ GARANTİLEME ÖNERİLERİ

Yazımın başlığı sakın size iddialı gelmesin. Potansiyelinizi ileri taşımak zannettiğinizden çok daha kolay.

Yaklaşık 14 yıl önce endüstri mühendisliği hayalime adım atmamla , kendini geliştirme kavramıyla tanıştım.Pek çok sınıf arkadaşımla ne yapmalıyız, nasıl adımlar atmalıyız ki mesleki gelişimimize fayda sağlayalım konulu sohbetler ederken, kursa mı gidelim, hangi seçmeli dersleri alalım, nerelerde staj yapalım derken yoğun bir mesleki arayış içerisindeydik.

Bunları yazmamın temel amacı bugün üniversitede okuyan ya da yeni mezun olmuş arkadaşlara neden faydalı olmayı amaçladığımı anlamanız içindir. Şimdiki nesil diye başlayan cümleler için henüz erken, ben sadece sizlere iş bulma stresine girmemenizi öneriyorum.Ben 3. Sınıfta bu stresi yoğun olarak yaşamaya başlamıştım.

Şimdi kağıdı kalemi alın size nacizane birkaç küçük tavsiye vermek istiyorum.

Birincisi okuduğunuz okulun kütüphanesinden maksimum şekilde faydalanın.Kitap almak , dergi abonesi olmak mali gider gerektirdiğinden , siz elinizin altındaki bedava kaynaktan yararlanın.Mesleğinizle ilgili en az 1 süreli yayını takip edin.

İkincisi sektörünüzde yaygın olarak kullanılan bilgisayar programlarını tespit edin ve internetten araştırma yapın. Bilgi edinin. Mümkünse demolarını indirin. Üzerinde çalışın.Denemeler yapın. Konuyla ilgili zaman geçirin.

Eğer Endüstri Mühendisliği öğrencisiyseniz ERP bilmeden mezun olmayın.SAP, AXAPTA, BAAN sektörden bağımsız en çok kullanılan programlardır.ERP mantığını anladığınız an, farklı paket programlarına ve versiyonlarına adaptasyonunuz rahat olur.Sadece ERP üzerinde araştırmalar, çalışmalar yaparak bile rakiplerinizin önüne geçebilirsiniz. Yalnızca bu konuda kendinizi geliştirdiniz diye bile sizi işe alırlar.

Yine kendi bölümüm olan Endüstri Mühendisliği için tavsiyem Excel bilginizi uçurun. Tabirde bir hata yok.excel konusunda kendinizi öyle bir geliştirin ki, iş görüşmelerinde arkanıza yaslanıp çayınızı yudumlarken, ben profesyonellik derecesinde makro yazabiliyorum deyin. İşletmenizde manuel olarak oluşturduğunuz raporlarınızı makroya uyarlayıp, hazırlama sürenizi kısaltabilirim deyin.

Süreçlerinizi inceleyip uzun işlem süresi olan veri operasyonlarını yönetebilirim.ERP'nin maksimum düzeyde kullanımı sağlayarak veri kirliliğini ortadan kaldırabilirim.

İşte bunları diyebilmek için de bu endüstri mühendisi ablanızın sözlerine kulak verin.

Bu söylediklerimi uyguladığınız anda işsiz kalmazsınız.

Bir diğer önerim İngilizcedir.İngilizce konusunda ne seviyede olursanız olun, mutlaka minimum upper intermediate seviyesine yükseltin. Tabi gönül ister ki advanced , native gibi çıtayı yüksek tutun.

İngilizce sizin dünyaya açılan kapınızdır. O kapıyı kilitli tutmayın.Zamanın neler göstereceği hiç belli olmaz. Akademik kariyer yaparsınız, işiniz yabancı paydaşları içerir ya da bunların hiçbiri olmaz da sadece mesleki gelişim için yabancı yayınları takip edebilirsiniz.

Bunlar uzak kavramlar değil. Birkaç yıl ötenizde sizleri bekliyor.

En son tavsiyem okuyun.Ama öyle roman, çok satanlar v.b. Şeyleri kastetmiyorum. Onları da okuyun tabi ama önceliğiniz mesleğiniz olsun. Bölümünüzle ilgili hangi kaynaklara erişebiliyorsanız onları mutlaka okuyun, yorumlayın.Arkadaşlarınızla, hocalarınızla fikir telakisinde bulunun.

Okumak geliştirir. Hem de öyle bir geliştirir ki, bir gün kendi yaptığınız bir yoruma şaşarsınız.Ben bu bölüme başladığımda bu kadar ilerleyebileceğimi öngöremiyordum kelimeleri dökülür dudaklarınızdan . Birikiminiz başlangıç çizgisinde yanınızda olanları hayrete hatta hasete düşürür. Bunların hepsi tecrübeyle sabit.

Yaşam enerjinizi ve zekanızı boşa harcamayın. Bilgi güçtür. Bunu asla unutmayın.

En az bir kişinin hayatına dokunabilirsem ne mutlu bana.

Sizlere başarılar dilerim arkadaşlar.

Sevgiler.

Elif ERŞEN
Cemile
Paz - 14:20

23 yaşındayım ama daha kendimi keşfedemedim. Ne tür zekaya sahibim, hangi işi zorlanmadan yaparım, neye yeteneğim var, neye ilgim var, hangi sektörde olmalıyım hiçbirinin cevabını bilmiyorum. Kendimi nasıl keşfederim?

Seninle aynı durum ve hislerdeyiz şu an ama tek falan ben kendimi nasıl keşfedeceğimi biliyorum . Sadece uygulayamıyorum. Sosyal fobi asosyallik vs bilirsin işte. Şimdi ilk önce eline kagit kalem alacaksın. Ilk önce kendi alanın ile ilgili sonra da hiç yapmadığın ama merak ettiğin yapmak istediğin ya da bu ilginç ya yapılabilir aslında dediklerini yazacaksınız . Kendimden örnek veriyorum . Ben inşaat Müh okuyorum. En başta bir firmaya gidip ben hem okuyan hemde burda bedavaya sizinle çalışmak istiyorum deyip uni süresince hiçbir baskı hissetmeden kendimia alanima hazırlamak istiyorum. İkinci olarak stajlar dışında kalan yaz süresince kendi ülkemin her şehrini yanımda bir arkadaşım ile baya çıka kaybolarak gezmek istiyorum. Erasmus ve work and travel yapmak istiyorum . Unjveristedeyken aynı zamanda bir ilkokulda dersler vermek istiyorum tabiki gönüllü . Dershane özel ders vs gidemeyenler var ve eksik olduklarını düşünüyorlar bende hazırlık dönemi onlardan biri oldum hep bu düşüncelerinin yanlış olduğunu göstermek istiyorum. Yüzmeyi öğrenmek istiyorum. Hiç kayak yapmadım kayak yapmak istiyorum , bir müzik aletini çalmaya en azından başlamak istiyorum . Karakalem de yapmak istiyorum. Okulum bitmeden bir kaç projede imzam olsun istiyorum . Daha bir çok şey varda okumaya üşenirsiniz. Sonuç olarak bu tarz şeylere karar verip başlayabildiklerine başla o zaman yeterli çaba gösterdikten sonra hangisinde iyisin neyi sevip sevmedin neyi başarabiliyorsun zaten görmüş olacaksın . Öyle masada oturup ben neydi iyiyim ya demekle bulunmaz kendine kanitlayacaksin
Elif Ersen
Cmt - 22:50

Dünyayı kurtarmak için ne yapıyorsunuz?

İki elimin erdiğini mutlu etmeye çalışıyorum. Bu beni de çok memnun ediyor. Herkes mutlu ben mutlu. Tam bir kazan kazan felsefesi.
Ferhat Orhan
Cmt - 15:16

Kişilik ve Karakter Gelişimi . Özgüven Nasıl Kazanılır?



Hayatımızda çoğu zaman duygusal bakımdan dolayı boşluğa düşmüşüzdür. Bu boşluktan kurtulmanın kolay olmadığını ve aynı zamanda imkansız olmadığını da belirtmek isterim. İnternette gezinirken Nouman Ali Khan ın bu videosuna denk geldim. Bu video beni derinden etkiledi. Videoyu izledikten sonra Youtube un kenarında beliren videolara da göz gezdirdiğim zaman bu kişinin ve benzeri insanların amacının kişilerin daha huzurlu ve mutlu yaşamını sağlamakla birlikte insanların kişilik ve karakterlerini de geliştirmeye çalıştıklarını gördüm. Ben lise zamanlarında dersleri iyi olmayan, insanlarla doğru düzgün iletişim kuramayan içine kapanık , özgüven yoksunu bir insandım. Lise zamanlarımda bu durumdan dolayı kendimden nefret ediyordum. Arkadaşlarımı çok yüksek yerlerde görürken kendimi berbat hissediyordum. Onların hep doğrularıi yaptığını kendimin ise tam tersine yanlışları yaptığımı düşünürdüm. Sanıyorum bu durum karakterimin tam olarak oturmamasından dolayıydı. Daha sonra oturup düşünmeye başladım. İnsanları inceleyip yaşam içerisinde nasıl davrandıklarını gözlemlemeye çalıştım. Ben Allah ı anlamaya çalışıp efendimiz Hz. Muhammed(sav) ' in hayatını detaylı olarak okuyup sahabe efendilerimizin hayatlarını araştırdım. Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'i okuyup anlamaya çalıştım. Bir yandan da youtube dan daha önce ön yargıyla yaklaşıp sonradan tamamıyla yaşam biçimimi olumlu yönde ciddi anlamada etkileyen videolar izlemeye başladım. Bunları yaparken kendimde ciddi bir değişiklik hissetmeye başladım. Bir süre sonra özgüvenimin çok iyi bir seviyeye gelmesiyle sınav notlarımda çok önemli bir artış olup arkadaşlarımla çok iyi geçinmeye başladığımı gördüm. Hatta birçok arkadaşlarım bana hayran olduklarını nasıl bu seviyeye geldiğimi sordular. Sevgili dostlar... İşte tam bu esnada işin içine başka bir iş karışıyor. Kibir... Çok şükür Allah'ın izniyle nefsime uymayıp onlara muhteşem biri olmadığımı ama bu zamana kadar yaptıklarımı onlara tavsiye ettim. Bu yazıyı yazmamdaki amacım daha önceden benim yaşadığım olayları yaşayan başka bir kardeşim varsa onlara yardımcı olabilmektir. Çünkü şükürler olsun ki hepimiz güzel ülkemiz Türkiyemizin insanlarıyız. Bırakın başka insanlar sizin hakkınızda ne düşünürse düşünsün. Bizim hesap vereceğimiz tek kişi var o da Rabbimiz Cenab-ı Hak. Onun için doğru kaynaklardan araştırıp dürüst arkadaşlıklar edinin. Youtube da sizi yönlendirecek çok güzel videolar var. Onları kesinlikle izleyin ve mantığını anlamaya çalışın. Örn: Nouman Ali KHan, Omer Suleiman gibi. Umarım dünyada ve ahirette mutlu oluruz sevgili kardeşlerim....


Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.

EN'AM Suresi 116. ayet meali
Elif Ersen
Cmt - 08:05

Linkedin hakkında tam olarak bilgisi olan var mı? Markalar için mi yoksa kişilerin kariyerleri için mi?

Kişilerin kariyerleri açısından önemli. Bana çok faydası oldu. Hahgi konularda diyecek olursanız tecrübeli iş insanlarının fikirleri, yorumları, sorulan sorulara verilen cevapların kalitesi v.b. nedenlerden dolayı Linkedin ciddi bir kaynak. Kullanılmalı. Hatta sömürülmeli 😄Ciddi bir kariyer gelişim sitesi.
Aykut Başyiğit
Per - 04:44

Ücretsiz Backlink Alma Yöntemleri

Sosyal İmleme
Sosyal imleme siteleri SEO için oldukça işe yarar. Geçen haftaki yazımda da en iyi sosyal imleme sitelerini paylaşmıştım. Oradaki listeye göz atabilirsiniz. Bu tarz sitelerde profil oluşturarak sitenizde yayınladığınız içerikleri buralarda paylaşın. Bu sayede siteniz backlink kazanır.

Forumlar
Sitenize paylaştığınız içerikleri alakalı forumlarda paylaşarak backlink elde edebilirsiniz. Ayrıca imzanıza sitenizin linkini ekleyerek de backlink kazanabilirsiniz.

Dosya Paylaşım Siteleri
Dosya paylaşım siteleri ile backlink kazanmak çok kolaydır. Bu sitelerde profil oluşturarak backlink alabilirsiniz. Ayrıca oluşturduğunuz dökümanların içine site linkinizi ekleyip bu sitelerde paylaşarak da backlink kazanabilirsiniz. Yakın zamanda bu sitelerle ilgili detaylı yazı yazmayı düşünüyorum, şimdilik en popüler olanları inceleyebilirsiniz; Issue, Slide Share, Scribd.

Misafir Bloglama
Ülkemizde pek yaygın olmasa da backlink kazanmak için sık kullanılan bir yöntemdir. Eğer alanınızla ilgili sıralamalarda yüksek sitelerde yazarlık yaparsanız bu sitelerden hem backlink hem de ziyaretçi kazanabilirsiniz.

Yorum Yapmak
Bir diğer dofollow ya da nofollow backlink kazanma yöntemi de yorum yapmaktır. Yüksek değerli sitelere yorum yaparak sitenize backlink kazandırabilirsiniz. Abartıya kaçmadan yaparsanız ve alanınızla ilgili sitelere yorum yazarsanız faydalı olacaktır.

Video ve Ses Paylaşım Siteleri
Oluşturduğunuz video ya da ses dosyalarını bu tarz sitelere yükleyerek backlink kazanabilirsiniz. Ayrıca bu sitelerde oluşturduğunuz profiller sayesinde de backlink kazanırsınız. En popüler video paylaşım siteleri; Youtube, Vimeo, en popüler ses paylaşım siteleri; Soundcloud, Last.fm, Pandora.

Dizinler
Site adresinizi dizinlere kaydederek backlink elde edebilirsiniz. Ücretsiz bir çok kaliteli dizin vardır. Bunlardan en popüleri DMOZ dizinidir. Buraya sitenizi kabul ettirmek biraz zahmetlidir ve DMOZ, site değerinin belirlenmesi için önemli bir ölçüttür.

İnfografikler

Son yıllarda infografikler oldukça popülerleşti. Eğer siz de infografikler hazırlayıp sitenizde paylaşırsanız başkaları bunları kendi sitelerinde ya da forumlarda paylaşacaklardır. Paylaşım yaparken sizin de sitenizi kaynak olarak gösterirler, bu sayede ücretsiz backlink kazanmış olursunuz.

Google+ Profili
Google+ profili oluşturup backlink kazanabilirsiniz. Yapmanız gereken şey profilinizin hakkında kısmını doldurmak ve site adresinizi yazmak.

Reddit
Reddit çok popüler bir sosyal imleme sitesidir. Sitenize eklediğiniz içeriklerin linkini burada ilgili kategoriyi seçip paylaşarak kolayca backlink kazanabilirsiniz.


Kaynak:aykutt.com/backlink-alma-yontemleri
Elif Ersen
Çar - 22:08

Teknoloji ile sosyalleşir miyiz yoksa yalnızlaşır mıyız?

Teknoloji bizi yalnizlastiriyor. Tamam bilgiye ulaşmak konusunda oldukca iyi.Ama akraba ziyaretleri, komsuluk ilişkileri ve daha pek çok şey azalmaya başladı. Apartmanimizdaki komsularimizi tanımıyoruz.Selamlasmiyoruz.Baska da ornek vermeye gerek yok.
Elif Ersen
Çar - 22:00

Dünyada gelmiş geçmiş en çok sevip örnek almaya çalıştığınız kişi kimdir? Neden?

Atatürk'tur elbette.Cunku sabırlıdir.Egitime önem verir.Cok iyi yetişmiştir.Adildir.Durusttur.Yenilikcidir. Ozu tertemiz dışı modern ve ilericidir. O dogustan farklı biridir.Bizdendir. Koylunun karşısında icsellestirdigi hizmet anlayışıyla durur . Çocukları sever.Gencleri sever.İnsanlari sever.Ben de onu seviyorum.Cok saygı duyuyorum.Rol model belirliyorum. Ornek alıyorum.
Elif Ersen
Çar - 21:53

Endüstri Mühendisliği okurken, eğitim nasıldır?

Çok genel bir soru olmuş. Endustri Mühendisliği okuması en eğlenceli Muhendislik dalıdır.Ancak ilgisini cekmeyenler için eziyet de olabilmektedir.Ben tavsiye ediyorum.Kisisel farkındalığı arttıran, hayata uygulanacak bir eğitimdir. İyi ki de vardır. Bu meslek yaşamını şölene çevirmiştir.
Elif Ersen
Çar - 21:49

Üniversiteyi bitirdikten sonra direk MBA yapmak nasıl bir fikir? İş tecrübesi olmadan MBA yapmak pek işe yaramaz diyenler var. Aksi örnekler hiç mi mevcut değil?

Eğitimin ise yaramamasi siz konusu bile olamaz.Ancak birkaç yıl iş tecrübesi olursa daha net anlarsın.Egitime yorumunu katabilirsin.Bence de önce çalış sonra MBA düşün
Elif Ersen
Sal - 20:18

İş başvurusunda mühendislerin not ortalaması dikkate alınıyor mu?

Bu soruyu zamanında bizler de sorduk. 8yildir çalışan bir mühendis olarak şunu diyebilirim ki, not ortalaması için çalışmayın.Merak ettiğiniz için, gelismek için, hem kendine hem de ulkene faydalı olmak için çalışmak lazim . Başarı zaten gelir. . .
Elif Ersen
Sal - 20:15

Mühendislik maddi ve manevi olarak nasıl bir meslektir?

Ben endustri muhendisiyim ve herkese bu bölümü tavsiye ederim.Muhendislik manevi olarak tatmin eder insanı . Ortaya somut birşeyler koyabilirsin.Maddi olarak ise o tamamen nasip işi. Ayni okulu bitirirsin bi arkadaşın Senin 3 katı maaşını alabilir. Tam tersi de olabilir.Kendini gelistirmene bağlı. Bir de dediğim gibi kısmet isi
Hüseyin Boyacı
Mayıs 11 - 00:08

İnsan niye hep daha fazlasını istiyor?

Aslında her şeyde daha fazlasını istemiyoruz bazen daha azını da istiyoruz. Daha az sorun örneğin. Muhtemelen tam hangi kıvamda mutlu olacağımızı çok iyi bilmiyoruz ve bu sebeple yolumuzu bulmaya çalışırken biraz bocalıyoruz. Özellikle sürekli 'daha iyisi ve daha fazlası' nın daha çok mutluluk getirdiğine bizi ikna etmek için çok yüklü miktarda paralar harcayan kapitalist sistemin uyarıcılarına da biraz fazla maruz kalıyoruz ve etkileniyoruz. Her gün televizyonda ve internette 'daha fazlasına sahip olun' yerine 'hayatınızda uyum ve dengeyi yakalayın' konseptlerine daha fazla maruz kalsak belki farklı davranışlarımız olurdu :)
Hüseyin Boyacı
Mayıs 11 - 00:02

Üstün zekalı olduğumdan şüpheleniyorlar ama ben tam tersini düşünüyorum. Matematiğim berbat, dikkatsizim, matematikten hiç anlamam ama tarihi benden iyi bilen yok. Siyasetten acayip anlarım ama dikkat dağınıklığı, bir şeyi aklında tutamama, mesela film izlediğimde az önce ne olduğunu anlamakta zorluk çekiyorum.

Her insanda olduğu gibi sende de birşeyler fazla ve birşeyler eksik bence hocam. Kendini tanımaya, keşfetmeye devam et ve mutlu olacağın şekilde yaşamaya çalış derim. Hayatında ciddi sıkıntılar hissediyorsan ama elbet profesyonel destek almalısın.
Hüseyin Boyacı
Mayıs 10 - 23:58

Günlük hayatta kriz anı nasıl kontrol edilir. Bir olay karşısında söyleyemediğim ve yapamadığım şeyler için pişman oluyorum. O anda aklıma gelmiyor veya doğru karar veremiyorum. Pratik zekayla mı ilgili? Bunun üstesinden gelebilir miyim?

Öncelikle bu konuda uzman değilim sadece şahsi fikirlerimi yazıyorum.
Durumun bence kendine has bir zeka türüyle ile kesinlikle alakası var. Ama bence ortada gerçekten bir kriz anı olup olmadığına çok iyi karar vermek gerekir. Çünkü sıkıntılı durumlarda verilen ani tepkiler büyük çoğunlukla yanlış tepkiler oluyor (burda doğru ve yanlış konusunda aldığım referans kişinin kendisi. Yani kişi kendine göre yanlış olarak nitelendirdiği bazı davranışları 'kriz' anında sergileyebiliyor.). Ben kriz olarak görülen çoğu durumun aslında kriz olmadığını düşünüyorum. Aşırı duygu yoğunluğu yaşanılan anlar tepki vermek veya karar vermek için en yanlış zamanlar olabilir. Biri bize kızıp bağırdığında otomatik olarak karşısında pozisyon alıp cevap vermek isteyebiliyoruz. Verebiliyorsak da veremiyorsak da pişman olma ihtimalimiz yüksek bence. Bu durumlarda cevabı ve tepkiyi ertelemek en doğru karar diye düşünüyorum. Yani cevap veremiyor olmanız aslında bir avantajdır belkide ve buna mutlu olmanız gerekiyordur :)

Ola ki gerçekten bir kriz anı varsa ve gerçekten birşeyler yapılması gerekiyorsa (bir zaman sınırı vs olabilir bir proje için) bu durumlarda doğru kararları verebilmek çok büyük bir yetenektir ve fazla kişide de bulunmaz diye düşünüyorum. Gerçek liderler bu konuda oldukça başarılıdırlar bence.
Hüseyin Boyacı
Mayıs 10 - 23:47

Bu aralar hobi arayışına girdim ama bir türlü bulamadım kendime göre. Böyle uğraşabileceğim bir şeyler yapmak istiyorum, zamanım çok boş geçiyor. Hobi önerileriniz nelerdir?

Genellikle hatırlayabildiğiniz kadarıyla çocukluk hatıralarınızdan faydalanabilirsiniz. Bizi nelerin heyecanlandırdığı, nelerin hayranlık uyandırdığı veya bizim neleri iyi yaptığımız gibi pek çok durum o zamanlarda şekilleniyor.

Eğer amacınız sadece dinlenmek ve huzur bulmaksa hiçbir amaca hizmet etmeyen kendinize has şeyler bulabilirsiniz çok saçma görünse de . Örneğin eskiden çatılarda halı yıkanırken köşelerde toplanan köpüklerini, suda dağılıp tekrar birleşmelerini falan seyretmek aşırı hoşuma gider benim hala ve kafayı tamamen boşaltır :)

Eğer biraz daha elle tutulur, sonunda bir ürün veya amaca hizmet eden bir şeyler yapmak istiyorsanız yine aynı özelliklerinizi düşünerek bu sefer biraz da yaratıcılık katarak bir şeyler bulabileceğinize eminim. Ama önerileriniz size has ve sizden çıkmalı bence kesinlikle :)
Hüseyin Boyacı
Mayıs 10 - 23:40

İnsanların iş hayatlarında başarısız olma nedenleri nelerdir?

Cevap spektrumu oldukça geniş bir soru. 'Tüm nedenler' den başarılı olma nedenlerini çıkarmak daha mantıklı bir yaklaşım olabilir.

Yine de benim aklıma ilk gelen sebep (bu ülke için konuşuyorum diğerleri hakkında ayrıntılı bilgim ve fikrim yok) çalışma şartlarıdır bence. Bu ülkedeki çoğu çalışan, 'iş' yapmak yerine 'iş yapıyor gibi görünmek' zorunda bırakılıyor. Ustalar, şefler, yöneticiler vs iş kalitesinden ziyade şahsi çıkarlarını ön plana koyuyor. Yapılan işte 'iş' in hiçbir önceliği yok.
İnsanlar çalışıyor gibi görünmek için uykularını alamadan çok erken saatlerde işyerinde olmak zorunda bırakılıyor. Çok uzun saatler mesai yapmak zorundalar. Ve bu süreçte iş dışında birşeyler ile ilgilenmeleri yasaklı bir hareket (en azından hoş karşılanmayan). Bu kadar zamanda insanın çalışması mümkün olmadığı için geçen zaman ya işle, ya da boş geçmiş oluyor. Akşam geç saatlere kadar orda kalıp dinlenemeden eve dönüyorlar ve döngü tekrarlanıyor. Böylece kimse 'düşünmeye' fırsat bulamıyor.
Ülkedeki işsizlik durumu sebebiyle bu döngünün dışına çıkıp özgür hareket etmeleri mümkün olamıyor çünkü ne kendilerinin ne ailelerinin karnını doyurmanın başka hiçbir yolu yok. Çocuklarını rahat ettirebilmek için onlardan uzak kalmak zorunda bırakılıyorlar.
Bir iş yerinde sabahtan akşama bulunan biri için çalışmak kökünden türetilen 'çalışan' kelimesi belki de hiç doğru bir tercih değil. Belki de kendisine ve ailesinin minimum düzeyde fiziksel ihtiyaçlarını karşılayabilmek karşılığında 'hayat enerjisini', 'düşüncelerini' veya 'ömrünü' kendisine belirlenen bir alanda ve hareketleri son derece kısıtlanmış bir şekilde harcayan 'köleler' olarak değerlendirmek daha doğru olur.

Son ifade biraz ağır görünebilir. Ama düşündükçe çıkabildiğim yerler bunlar benim. Daha iyimser bir noktaya varabilen varsa beni ikna etmesini canı gönülden isterim :)
Mustafa Sevim
Mayıs 04 - 22:17

Türkiye'nin gelişimine yardımcı olabilecek yerel projeler neler olabilir?

Türkiye'de teknolojik ve sanayi gelişmesi için;
TÜBİTAK'a 3,2 milyar lira
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 806.373.000
Toplam bütçe 499.863.202.000
Bilim, sanayi ve teknolojiye aktarılan pay binde yaklaşık 16.pay bu konuda tekelleşmiş ülkelere çok çok düşük bir bütçedir.
Buralara yatırımların daha çok olması gerekir.Gerçekten bu işi yapan özel kurumlara destek verilirse yerli teknoloji ve sanayi daha iyi duruma geleceğine inanıyorum.
Mustafa Sevim
Mayıs 04 - 22:00

Schengen vizesi nedir? Nasıl alınır?

Bir tane sitesi var oradan ön başvuru yapılıyor.Normal üye olunup ön kayıt için bilgiler doldurmaya çalışıyorsunuz.siteleri js çalışmıyor sıkıntılı biraz uğraşıyorsunuz ama kayıt oluyor. Konsolosluğu arayarak onaylanıyor.Sonra o siteden iki belge var biri doldurduğunuz bilgileri pdfsi ve konsolosluğa gitmek için tarih saat alıyorusunuz onun pdfsi indirip çıktısıyla birlikte o tarihte konsolosluğa gidip kesin kaydınızı yapıyorsunuz.Sonrası onay beklemek zaten. .
Dursunali Şimşek
Mayıs 04 - 00:18

İçerik/fiyat olarak en uygun en faydalı köpek maması markası hangisidir size göre?

Proplan olabilir fiyat biraz yüksek ama kalite istediğiniz için dengelisi bunun olacigini duşunuyorum
Orhan Tutum
Mayıs 03 - 20:21

PHP 5 ile PHP 7 arasında syntax farkları nelerdir?

Ben (yaklaşık 7 yıldır) 5.3 yazdığım (uygulamalarımın sunucularının ve tecrübemin bölünmesini istemediğim) için yeni sürümlere geçemiyorum. O yüzden doğrudan php7 hakkında yardımcı olamayacağım fakat yeni öğrenen birine kesinlikle ve kesinlikle son sürümü öğrenmesi gerektiğini tereddüt etmeden söyleyebilirim. (Hatta yazılım sektörünün kuralı olmalı bu :)
Halihazırda bir setin varmış aslında o set ile php7 yazabileceğini düşünüyorum. Veritabanı bağlantıları gibi uç görevleri aştıktan sonrası için o setteki hemen hemen her kodun sağlıklı bir şekilde php7'de de çalışacağını düşünüyorum. Veritabanı bağlantısı için ise hangi sürüm olursa olsun farketmez şuan PDO connection öğrenmen gerektiğini düşünüyorum (tüm sürümlerinde aynı anladığım kadarıyla. Şuan bende pdo kullanıyorum)
Muhammed Beraat
Mayıs 03 - 16:32

EMDR tekniği kendi kendine yapılabilir mi?

İnsanın kendini gıdıklayamaması gibi bu teknikte tek başına yapılamaz sanıyorum.
Daha fazla göster

INPLOID NEDİR?


DAHA FAZLA BİLGİ
şifremi hatırlat
Sosyal hesaplar ile  Giriş Yapın