Bilmek istediğin her şeye ulaş

MÜZİKFOTOĞRAFSEYAHATTEKNOLOJİHUKUKEĞİTİM hakkında soru sor, yanıt ver, yazı yaz...

Uğur Çakmak
Pzt - 08:58

Türkiye'de yazılım sektörü ne boyutta ve ilerisi için ne düşünüyorsunuz?

Geçen yılın verilerinden yola çıkarak Türkiye'de 11 milyar dolarlık bir yazılım sektörü olduğunu söylüyorlar. Bu da Türkiye'nin geçen sene ki bütçesinin 1/40'na denk geliyor. Muazzam bir sayı fakat bu kadar para servislere, lisans ücretlerine, outsource işlere, bakımlara vs gidiyor çünkü ortada adam gibi bir ar-ge göremiyorum. Firmaların ezici çoğunluğu ürünü customize ederek kullanıyor, sıfırdan yazmak yok. Bazı durumlarda elbette sıfırdan yazılması mantıksızdır ama siz aylık bir kaç milyon dolar ciro yapıyorsanız ve hazır bir ürünü customize edip kullanıyorsanız, yarın öbür gün ürünün yeni versiyonu çıktığında güncelleme yapamazsınız çünkü customize ettiğiniz yerleri ne yapacaksınız? Bu durum Türkiye'de ki kurumsal firmaların hepsinde var deseniz çok yanılmazsınız. Ar-ge yok, kendi geliştirme yok.

Türkiye'de kaç kişi test kodu yazıyor? Yazmıyorlar çünkü iş kültürümüzde yok. İngiltere'de ki bir firmaya başvuruyorsun adam sana şu şu testleri biliyor musun diyor listenin sonu yok. Biz de unit test yazan test konusunda tanrı oluyor çünkü yazan sayısı 100 programcıda 5 falandır belki daha az. Adamlarda test yaklaşımlarının yanında test ekibinin kullandığı araçlar oluyor. Senin kodunu alıyorlar tool'a veriyorlar, tool'da işte burdaki fonksiyonu şu şekilde daha iyi yazabilirdin, şu şu variable'lar gereksiz gibi çıktılar veriyor. Onlarla aramızda resmen uçurum var.

Adamlar şu problem için go dilini kullanmışlar, bu problem için jpyhton kullanmışlar diyosun, el cevap: Adamlar heyecan arıyor abi! Neden böyle çünkü derinlemesine öğrenme yok. Framework programcılığı var bizde.

C# yada java'nın herşeye yetebileceğini düşünüyorlar çünkü hep vasat işlerle uğraşıyoruz. Halbuki C# ve java ikisi de imperative stilde programlama dilleridir. Imperative, declarative,functional paradigm'daki dillerden bir tanesi bilmenin yanı sıra diğerlerinin de en azından hangi sorunlara çözüm olarak geliştirildiğini bilmek gerekir.
Ali Suat Tunçel
Paz - 14:30

Agar.io, slither.io, splix.io gibi bir oyun yazmak için ne kadar JavaScript bilgisi gerekmektedir? Back-end dili ve diğer bütün ihtiyaçlar için ne gibi teknolojiler kullanılabilir?

Dibine kadar java-script ve arka planda başka diller gerekir. Ama yapılmamış bir fikre yönelmek mantıklı zaten yapılmış birşeyden verim alamazsın. Hayal gücü geleceğin gerçeğinin yansımasıdır. . .
Muhammed Beraat
Cmt - 23:50

Üniversite öğrencisiyim, elektrik elektronik mühendisliği (1.sınıf) okuyorum. Ancak laboratuvar derslerinde öğretmen dolayısıyla sıkıntı çekiyorum. Bu dersleri daha verimli nerede öğrenebilirim?

İstediğinin dışında olacak ama hoca dersinin ehliyse kendi menfaat ve karekterin için haksız da olsa alttan alıp idare etmeyi öğrenmen alanında hem iyi olabilmeni hem de daha iyi karekterli olmanı sağlayabilir.
Muhammed Beraat
Cmt - 23:48

Evde, kütüphanelerde kendi imkânlarımla yaptığım denemelerde başarılı oluyorken, ciddi sınavlarda stres (baş ağrısı, mide bulantısı, dikkat bozukluğu) nedeniyle başarılı olamıyorum. Buna çare olarak öneriniz nedir? Dikkat toplayıcı haplar olduğunu duydum, aranızda kullanan var mı? Faydalı buluyor musunuz?

Hapları kesinlikle önermiyorum kaygıyı azaltmak için kaygı duyulan durumu yani sınav ölüm kalım meseleseymiş gibi görmeyi bırakman kaygıyı azaltabilir kendini çok salmakta başasırızlığı getirebilir ikisinin arasını bulmak gerek. Sınav olmazsa yapabileceğin alternatifler olmalı ki beyin rahatlasın aynı zamanda da sınavında sana getirilerini iyi bil böylece inşallah gerektiği kaygıyı elde edebilirsin.
Muhammed Beraat
Cmt - 23:18

Sürekli tuzlu şeyler yeme ihtiyacı neden kaynaklanır?

Aşırı tuz tüketimi duyuluyorsa hastanede mutlaka bir test yaptırmalı.
Muhammed Beraat
Cmt - 23:16

Uykuya dalarken sıçrama bir sorun belirtisi olabilir mi?

Bildiğim en mantıklı cevabı beyin, sinyal göndererek ölüp ölmediğini öğreniyor.
Muhammed Beraat
Cmt - 13:24

İnsan niye hep daha fazlasını istiyor?

Allah'ın Kuranı Kerimde de dediği gibi insanoğlu nankördür. İmtihan olarak gönderildiği bu dünyaya da gücü yetebilecek kapasitede zor bir nefisle gönderilmiştir.

Onda olmayıp da başkasında olana bakar halbuki onda olup da başkasında olmayana baksaydı nankörlük etmeyebilirdi.
Muhammed Beraat
Cmt - 13:01

Çay şekerli mi içilmeli yoksa şekersiz mi? Neden?

Şekeri hayatımdan kaldırmak için karar aldığımda çaykolik biri olduğum için ilk başta çayımın yanında tatlı birşeyler yiyerek başladım çikolata, aromalı şeker gibi. Gittikçe bunları da bırakarak sadece limona geçtim şu an limonlu çay şekerli çaydan çok daha hoş geliyor eskisi gibi çok tüketerek sağlığıma zarar vermemekle birlikte limonsuz da içebiliyorum bir iki bardak. Kendimi sıkmamak adına da kesinlikle içemezsin demiyorum aldığım çay şekersiz içememeden dolayı israf olacaksa veya şeker olmadan içemiyorsam bir kaşık veya bir tane atıyorum nadiren.

Birden bırakmak yerine etkili olarak hızlı bir kararla edim adımlarla bırakmalı.
Süleyman Gönülkırmaz
Çar - 23:36

BESLENME ve ÇOCUK ZEKÂSI

Çocukluk dönemi beyin gelişiminin en kritik aşamalardan birisidir. Beslenme çocuğun öğrenme, odaklanma ve kişisel becerilerini etkilemektedir. Beyinin tam gelişmesine katkı sağlayan gıdaların doğal ve dengeli olması önemlidir.
Beyin için yaşamsal olan önemli yiyeceklerin üzerinden geçelim.
1-Yumurta:Doğal yumurta tek başına tam proteindir. Yumurta biyolojik olarak yeni bir canlı oluşturulması için formüle olması nedeniyle besinleri dengeli taşıyan en güzel beyin gıdalarından birisidir. Ayrıca,
çocukları bir sonraki öğüne kadar uzun süre tok tutmada da başarılıdır. Önemli olan yumurtayı çocuğun az veya çok bir şekilde tüketmesini sağlamaktır. Yumurta haşlanmış, yağda, salatada, sandviç içinde de
tüketilebilir.
2-Yoğurt:Tam yağlı doğal yoğurdun sahip olduğu besin değeri özellikle içerisindeki yağ beyin sağlığı için bulunmaz bir değerdir. Yapılan deneyler yoğurt tüketenlerin zihinsel kapasitelerinin arttığını göstermiştir. Yoğurt stresi azaltmada, bağırsaktaki probiyotikleri artırarak bağışıklığının devamını sağlamada başarılı bir
doğal besindir.
3-Tohumlar:Ceviz, fındık, fıstık, keten tohumu ve badem bu tohumların en önemli özelliği esansiyel yağ asitleri, vitamin ve minerallerle dolu olmasıdır. Beyinin oluşmasını, gelişmesini ve fonksiyonunu üst düzeyde sürdürmesinde bu tohumların yerine geçebilecek hiç bir gıda yoktur.
4-Yeşillikler: Pek çok yeşilliğin kimyasını iyi bildiğimi söyleyebilirim. Bu yeşilliklerin içerisinde bir kimyasal dünya var. Beyin hücrelerinin oluşmasına ve büyümesine bu yeşilliklerde yer alan antioksidanlar önemli katkılar sağlar. Önemli saydığım bazı yeşillikler ise; Maydanoz, nane, fesleğen, radika, semizotu, ısırgan, soğanı sayabilirim.
5-Doğal tatlılar: Kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı, dut kurusu doğal tatlılardır. Glikoz vücudun her hücresi için ana enerji kaynağıdır. Beyin nöronlarla (sinir hücreleri) çok zengin olması nedeniyle vücuttaki tüm şeker enerjisinin yarısını kullanan bir organdır. Beyin ile şekerin ilişkisi çok önemlidir. Beynin istediği şeker; Bir dizi kimyasal işlemlerle ortaya çıkarılmış, modifiyeli şeker değildir. Bizim biyolojik yapımız şekeri meyve ve sebzelerden almaya göre programlanmıştır.
6-Balık: Beyin hücrelerinin içi yağ deposudur. Bu yağların en önemlisi de omega-3’tür. Sağlıklı bir çocuk beyninin yaklaşık %10’u omega-3’tür. Omega-3 içeren her gıdanın alınması beyini güçlendirir ve korur. Somon, ton balığı ve sardalye omega-3 yönünden zengin balıklardır. Haftada 300 gram balık yenmesinin yeterli olduğu kayıtlarda vurgulanmaktadır.
Anne/Babaya Hatırlatma Notu:
-Bazı Ebeveynler doğal yoğurt ve doğal yumurtayı marketlerde bulamadıklarını söylerler. Söz konusu olan sağlık ve çocuğunuz ise; Neden her şeyi marketlerden arama gibi bir kolaylığı seçiyoruz. Doğal yoğurdu evlerde kolaylıkla herkes yapabilir. Kaldı ki yoğurt 10 yıla kadar herkesin evinde yapılırdı. Yoğurdun ekşimesi ve bozulması güzeldir. Bu değişim doğallığını gösterir. -Ülkemizin hala %25’i çiftçilikle uğraşmaya devam etmektedir. Tanıdığınız bir iki çiftçi ailesi olsun, arkadaş olun çiftçilerle yumurta, salça, badem, ceviz, zeytinyağı isteyin onlardan. Kaldı ki son yıllarda organik pazarlara
ulaşmak kolaylaştı. En son çözüm de kargo ile istemek. -Şeker, çocuklar için çok riskli bir beslenme şekli haline geldi. Araştırmalar şaşkınlık verici. Ödül olarak şeker ve çikolatayı lütfen azaltın ya da kaldırın derim. Yemek ve çalışma masalarına küçük ölçekte kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı, dut kurusu, ceviz, fındık, fıstık ve badem
bırakın, çocuklar bir şekilde onları yerler. Ceviz, fındık, fıstık ve bademi kavurulmamış olanları tercih edin derim.
besthaber.com.tr/2017/03/22/beslenme-ve-. . .
Muhammed Beraat
Çar - 21:05

Aşk bir takıntı mıdır?

Aşkın takıntısı alışkanlığı olmaz. Değerli bir hazinedir herkese verilmez.
Muhammed Beraat
Çar - 21:03

İstikrarsızlık, bir işin bilincinde olmamak, tembellik ve bunun sonucunda bir baltaya sap olamama sorunu nasıl çözülür?

Fazla planlardan kaçınır, kaldırmayacağı şeyleri yüklenmez, yapabildiklerine odaklanır. Fedakarlık yapar. Vazgeçmeyi kabul eder. Miskinliğe götüren etkenleri kaldırır böylece miskinliği Allah'ın izniyle çözülür.
Muhammed Beraat
Çar - 21:02

Bencil ve egoist insanlar aynı zamanda duygusuz insanlar mıdır?

Duygularını bastırmışlardır. Damar yolunu kapayan pıhtı gibi duyguları da aynen böyle kapatılmıştır adeta. Öfkeleriyle konuşurlar.

Yanlız dikkat edilmelidir bencil ve egoist insanlar için böyledir böyle görünenler için değil.
Muhammed Beraat
Çar - 21:01

Odaklanabilmeyi nasıl başarabilirim?

Kendisine çok fazla yüklenen birey odaklanamaz. Kaldıramayacağınız görevler edinmemeli yapabildiklerinize yoğunlaşmak odaklanmayı getirebilir.
Muhammed Beraat
Çar - 20:58

İnsan neden kıskanır? Kıskanmak ya da kıskanılmak güzel bir şey midir?

Bence kıskançlık olmalıdır tabii her şeyin fazlası zarar. Ama kıskanan bir insan seviyorum diye haykırır adeta.
Muhammed Beraat
Çar - 20:55

Bir kadın blogundan beklentileriniz nelerdir?

Kadın, biz erkeklere göre duygusu daha baskın zekası daha değişik yegane değerimiz.
Hal mesele böyle olunca erkeklerin yaptığı ve kadının da yapabileceği alanlarda aktif olmasını isteriz.

Esasında şunu şunu yapmalı diyemem. Aykırı olmayacak şekilde ilgi ve yeteneği doğrultusunda aktif olmalı.
Özden Günhan
Çar - 18:51

2 hafta içinde hızlıca kilo (6-7 kilo) verebilmek için neler yapmalıyım?

Merhaba; lütfen böyle 5 günde 10 günde şu kadar kilo vermem lazım gibi düşüncelerden sağlıklı yaşamak istiyorsanız vazgeçin.Genelde böyle kısa sürede kilo vermeyi nişan veya düğünü olan genç kızlar isterler. Ve yanlış yaparlar. Sşze tavsiyem madem spora başladınız günde ortalama 5-6 km.tempolu yürüyün.Beslenmenizide eski beslenmenizin yarısına kadar indirin.(Tabi bu öneriler yaşınız 40 un altında ve herhangi bir sağlık sorununuz yoksa geçerlidir). Umarım faydalı olmuşumdur.
Serkan Köse
Sal - 10:17

İnsanın sesinin dinlediği ile gerçekteki arasında bir fark var mıdır?

Kendi sesimizi iki şekilde algılarız. Konuşurken oluşan ses dalgalarını dışardan kulağımıza gelişi ile ve ses telleri titreştiğinde vücudumuzun içinden boynumuzdaki ve başımızdaki kemikler ve iç titreşimimiz tarafından. İçerden gelen ses ile havada yayılan sesin frekansı birleşerek bize ulaşır. Yani biz kendi sesimizi bu ikisinin birleşimi olarak algılarız.

Video ya da kayıt cihazları ise sadece havada yayılan ses dalgalarını algılar bizim vücudumuzun içinden bize iletilen kısımları kaydedemez. O yüzden ses kendi dinleyenine farklı gelir ama diğer dinleyenler havada yayılan şekli ile duyar.
Kufu
Sal - 09:39

Teknolojinin son 50 yılda yükselmesinin sebebi nedir?

Ben de Orhan'a basitleşen iletişim konusunda katılıyorum bu en önemli sonuçlardan biri. Yalnız teknolojinin gelişimi tüketicinin isteğine göre şekilleniyor olmasını tartışa biliriz. Biraz uzun bi konu...

Aslında son 50 yıldaki hızı anlamak için biraz daha geriye gitmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Mesela son 200 yıldır çok garip şeyler oluyor.

Teknoloji

bu grafik milattan sonra yıllara göre insan popülasyonunu gösteriyor. Milattan önce 10.000' den M.S. 1000 yılına kadar dünya üzerindeki insan sayısı 250 milyonu geçememiş. Yalnız 1800 lere gelindiğinde yaklaşık 1 milyara çıkıyor nüfus. İşin en ilginç tarafı yaklaşık 12.000 yılda 1milyar kişiye ulaşabilmişken tamda 1800-1850 arasında bişi oluyor sonuç 7,6 milyar...

Tahmin edin ne oluyor :) elektiriği keşfediyoruz... Elektriği bilim ve sanayide kullandıkça ölüm oranlarımız azalıyor. Üredikçe ürüyoruz, dünya savaşları vız geliyor 1918-20 arasında ispanyol virüsünden yaklaşık 75-80 milyon kişi ölüyor (öldürülüyor tartışılır) genede ivmelenmemizde bir değişiklik olmuyor. Dolayısıyla insan sayısı arttıkça teknolojiye ve bilime kafa yoran insan sayısıda artıyor.

(Kafamı kurcalıyan şey elektirik keşfedildiğinden bu yana 150 yılda neler yaptı... Torunu geleli 30 yıl olmasına rağmen şimdiden dünya kültürünü değiştirdi. Bir adım sonrası İOT.. O zaman neler olacak hayal edebiliyor musunuz ?)
Kufu
Pzt - 14:59

İnsanı biyolojik olarak yöneten organ aslında hangisidir?

Soruda yönetim sorulunca biraz garip oluyor. Bu bir çemberin başlangıç yerini düşünmek gibi bir şey.

Yalnız organ yerine organel sorulsaydı kısa bir süre için yönetiyor kelimesinin cevabı olabilirdi.
Örneklersek,
Temelde yumurta ve spermden gelen kalıtım materyalinin karışımı zigotu yöneterek ikiye bölünmesini sağlar. Morula(32 hücreli) evresinden sonra yönetim kendisini denetlemeye bırakır.

Yani,

İlk düşünüldüğünde akıllara ''kesin bunlarıda yöneten birisi olmalı '' düşüncesi gelebilir. Nedeni, zihnin gördüğü şemaları tekilleştirme eğiliminden kaynaklıdır. ( Örneğin, EGO; ''ortada bir topluluk varsa yöneten biri olmalı ve o ben olmalıyım'' der. )

İşin aslı vücudumuzda yönetimin mekanizmalarının değil denetleme mekanizmalarının olduğudur. Tüm doku ve organlar birbirini denetleyerek hayatta kalır ve varlıklarını sürdürürler. Böylelikle ben, sen ve o olabilir. Tabi kansere yakalanmadığımız sürece. . .
Cumali Yalçın
Mart 16 - 22:13

Şimdiye kadar okuduğunuz kişisel gelişim kitapları?

Aklımdan çıkmayan, beni etkilen bir kişisel gelişim kitabı olan "Mazeret Yok" kitabıdır. Lise yıllarımda fizik dersindeydik. Derse de stajer öğretmen geldi. Arka sırada oturuyordum, yanım da boş idi. Yanıma oturdu, önümde de arkadaşlar stajer öğretmene bakarak dinliyordu. Genel anlamda sohbetler ettik. Bir kitap önerdi ve beni çok etkilemişti. Size de öneririm.
Orhan Tutum
Mart 15 - 22:47

Sizce referandumda neden evet veya hayır demeliyiz?

Bir ülkeyi dış etkenlerden kurtarmak istiyorsan güce ihtiyacın var. O gücü elde edemezsen ömür boyu gelişme sürecinde olan bir ülke "gelişecek" diye beklersin. Beklersin ama her ağızdan çıkan sözlerle hele bir de paranın kulu olmuş insanların ağzından çıkan sözlerle malesef bu pek mümkün değil.

Sonra da bi bakmışsın dışardan dışardan adamalar senin ülkenle satranç oynar gibi oyun oynuyorlar. Arada bir de afiyetle üzümünü bağını yiyorlar. E hal böyle olunca bir kaç önlem alıp bağzı arkadaşlara ülkesinin neresi olduğunu sormak gerekir.

Bir ülkenin padişahı olursan ya o ülkeyi yaşatırsın ya da yok edersin.
Bu kadar basit.

Yok olmaktan mı korkuyorsunuz?
Ben korkmuyorum. Yok olursam daha öncelerden olan gibi ve hala olmaya devam eden ŞEHİTLERİM gibi şehit olacağım çünkü. (Allah'ım ailelerine sabır versin)

Yoksa ömür boyu aynı Türkiye'ye mi sövmeye devam edeceğiz. Yok bizim ülke şöyle. Bizim ülke böyle.

E artık birşeylerin değişmesi gerektiğini düşünüyorum.
Artık "Türkiye teknoloji dalında büyük atılımlar yaptı. " cümlesini sık sık duymak isyitorum.
Artık "Kendi ülkemin mallarını satın alayım da dışarı para çıkmasın. " demek istiyorum.
Artık "Bir kaç oyun yapayım da dış ülkeler tarafından satın alndıkça ülkeme ekonomi girişi yapılsın. " tarzında düşüncelerde bulunmak istiyorum.
Artık "Kosgeb den ordan burdan destek alıp projeme başlamaya kalksam çok sıkıntılı durumlara düşer miyim? " sorularıma sakin kafayla, gerçekten ülkesini düşünen ustalarımla oturup bir bir tartışmak istiyorum.
Bir de sevdiğim var hayırlısıyla onu istiyorum.

Arkadaş çok mu şey istiyorum? :)

Ayrıca Mustafa Kemal ATATÜRK paşam da ne derse o olurdu.
Hakan Özerdem
Mart 13 - 13:04

3d MAX ve Autocad gibi programların orjinallerini kullanmamak ne gibi bir durumda bize sorun olarak çıkar?

Kısa ve öz yazayım.
Kurumsal çalışıyorsan amiyane tabirle "inletirler". Hatta denetime bir hakim eşliğinde gelirler, bilgisayarlarda ne kadar lisanssız uygulama varsa onları da eklerler. Tabii bilir kişi ve hakim olarak gelen ekibe bir de terslik olursa ne ala.
Kişisel çalışmalarda ise bazı kuruluşlar (ender de olsa) yaptığınız çalışmanın hazırlandığı yazılımın lisans bilgilerini isteyebilirler.
İlker Aksoy
Mart 13 - 02:35

Gerçekten yok olan bir şeyi gösterebilir misiniz ki, 'yok''u ispat edebilesiniz?

Mantık argümanlarında kural şudur: Bir şeyin varlığı ve yokluğu arasında bir tartışma varsa, var olduğunu iddia eden varlığı ispat etmek zorundadır; yok olduğunu iddia edene ispat yükü yoktur. Tabii, bir şeyin varlığının ispat edilememesi, mutlak yokluğa da delalet değildir. Velhasıl, yokluğun ispatı yoktur.
İlker Aksoy
Mart 13 - 02:33

Rüyaları gerçekten ayırt etmek çok zordur. Etrafınızda gördüklerinizin ve kendinizin gerçekten var olduğunu nasıl kanıtlarsınız? Hadi bir rüyaysa?

Ben, bunla ilgili sürekli bir telkinle, kendi bilinçaltıma "uçma" olgusunu oturttum. Rüya sırasında, rüya olduğundan şüphe duyduğumda zıplayarak uçmaya çalışıyorum. Yer çekiminin azaldığını ve çok yükseğe zıplayabildiğimi fark ettiğimde rüyada olduğumu anlamış oluyorum. Hatta birkaç kez gerçek hayatta da, uçmaya çalışmayı deneyimleyerek rüyada olmadığımdan emin olmuşluğum vardır.
İlker Aksoy
Mart 13 - 02:21

Asker olup da dayak yemeyen var mıdır?

Askerliğini yapan birisi olarak, askerde dayak uygulamasının olduğu iftirasıyla şanlı Silahlı Kuvvetlerimizin lekelenmesine karşı çıkıyorum. Zannediyorum ki eskiden maalesef varmış, ancak günümüzde görmedim, duymadım. Diğer yandan: asker, tüm kurallara uyarsa, dayak gibi bir muameleye karşı çıkma kudretine de sahip olur. Örneğin, namus sayılan nöbet sırasında uyuyan bir asker, dayağa maruz kaldığında, kendini savunmaya kalktığında çok ciddi cezalarla karşı karşıya kalacağını bildiği için şahsi olarak dayağa razı olabilir. Ancak, tüm kurallara uyan bir asker, böyle bir muamele ihtimalinde buna karşı çıkarak hakkını arayabilir.
Daha fazla göster

INPLOID NEDİR?


DAHA FAZLA BİLGİ
şifremi hatırlat
Sosyal hesaplar ile  Giriş Yapın