Bilmek istediğin her şeye ulaş

Dijital Artist & Kullanıcı Arayüz Tasarımcısı Mehmet Saygin inploid.com'da 2 soru sordu, 5 soru yanıtladı ve 1 takipçisi var.

Eylül 2014

Mehmet Saygin bir yanıta alt yorum yaptı

Teşekkür ederim Ozan Bey.

Tam ifade edememişim, siz cevaplayınca anladım.

Her iki reklam da Facebook üzerinde yayınlanıyor ancak birine tıklandığında bir Facebook sayfasına gidiyor, diğerine tıklandığında bir başka domaine gidiyor. İki oran arasında da bir uçurum var.
Bir ziyaretçinin facebook sayfası üzerinden o sayfanın websitesine ulaşması başka websitesi üzerinden o sitenin facebook sayfasına ulaşması başka bir şeydir.

Burada başarılı sonuç sitenin ziyaretçinin gözünde olumlu bir izlenim bırakmasıdır. Ziyaretçi facebook sayfası üzerinden ulaştığı siteye daha çok güvenir.

Facebook bunu hesaplar ve kendi menfaati için kullanır.
Eylül 2014

Mehmet Saygin bu yanıtı beğendi:

İki kelimeden oluşan bir alan adı alırken kelimelerin sırası ne kadar önemlidir? Örneğin yesilelma.com ile elmayesil.com arama motorlarında birbirine göre ne kadar farklı sonuç verir?

Yeşil elma mı akılda kalır elma yeşil mi ? Arama motorunda yeşil elma mı yazarlar elma yeşil mi ? Vereceğin cevap neyse aradığın cevap da odur.
Eylül 2014

Mehmet Saygin bir yanıt verdi.

PNG formatındaki fotoğrafın içerisindeki boşlukları almaksızın flash içerisine almak mümkün müdür?

Çok zaman geçmiş üzerinden ama yanıtlayayım, eğer başka bir yazılımda png'yi kopyalar ve Flash içine yapıştırırsanız, transparan alanları kaybedersiniz. Ancak png dosyanızı Flash içerisinden import ederek alırsanız, transparan alanları kourmuş olursunuz.
Ayrıca png görseli flash içerisinde kütüphanede bulup, Özelliklere'e girmeli ve ”Allow smoothing” seçeneğini tıklamalı ve Compression seçeneğini de Lossless png olarak seçmelisiniz. Böylece yayınlanan dosyada görsel kalitesi bozulmamış olur.

Allow smoothing, bitmap görseli Flash içerisinde animasyonla hareket ettirirseniz piksellenmesinin önüne geçer.
Mart 2013

Mehmet Saygin bu yanıtı beğendi:

Adobe ürünlerinden Illustrator ve Photoshop arasındaki fark nedir?

Photoshop genel itibarı ile piksel tabanlıdır ağırlıklı imaj düzenlemek amacı ile kullanılır, Illustrator ise vektörel tabanlı bir programdır. Photoshop ile shape'ler kullanılarak vektörel tabanlı çalışılabilir ancak çok verimli olmayabilir. Illustrator'deki araçlar ise tamamen vektörel çalışma için geliştirilmiştir. Vektörel nedir diye sormak isteyen olabilir, kısaca vektörel çalışmaları istediğiniz ölçülerde büyütüp küçültebilirsiniz bozulma olmaz ancak piksel tabanlı dosyaları (fotoğraf gibi) küçültüp tekrar büyüttüğünüzde ya da zaten küçük boyutlara sahip bir imajı büyüttüğünüzde bozulma yani pikselleşme olur, bunu düzeltmeniz çok zordur, genelde baskı amaçlı işlerde imaj gerektirmeyen durumlarda vektörel çalışmak gerekir.
Mart 2013

Mehmet Saygin bir yanıt verdi.

Kendi kendime "Flash" ve "Photoshop" programlarını nasıl öğrenebilirim?

yazarlikyazilimi.meb.gov.tr/egitim/flash/index.html adresinden MEB'nın ücretsiz Flash eğitim videolarına ulaşabilirsiniz. Sadece izleyerek öğrenme şansınız yok, uçup gider bilgiler. Her video dersten sonra örnek çalışmalar yaparsanız ve hepsini bir proje oluşturacak şekilde planlarsanız hızla yol alırsınız.
Mart 2013

Mehmet Saygin bu yanıtı beğendi:

Çizim tableti olarak hangi tableti önerirsiniz?

Çizim tableti olarak çok kritik bir dönemde olmakla birlikte, öncelikli olarak belirtmeliyim ki 2 yıl Bamboo Pen&Touch kullandım. Gayet başarılı, özellikle parmaklarınız yatkın ise "touch" fonksiyonu gündelik basit bilgisayar kullanımında mouse veya kalem tutmadan çok güzel bir rahatlık sağlamakta. Öte yandan kalem söz konusu olduğunda "responsiveness" "sensitivity" "pressure" gibi konularda başarısı tartışılmaz olan Wacom kalitesini hissedebiliyorsunuz. Ancak! Eğer çizim konu ise, yani tableti almaktaki amacınız "çizim yapmak" ise, kesinlikle yeterli değil. Fırça boyu - şeffaflığı, veya kısa yol düğmelerinin temel seviye oluşu ve az oluşu (4 adet), kesinlikle tableti Intuos4 ile kıyas kaldırmaz şekilde etkisiz bırakmakta. Kesinlikle mevcut paranın üzerine bir mikltar daha konulup Intuos 4 alınması gerekiyor. Ve bu konu dallanıp budaklanıyor, çünki Intuos'ların akabinde Cintiq'ler geliyor, ekran üzerine çizim, bu konuda fiyat açılışı 1000$'dan başladığı için günümüzde ipad3 gibi tabletlere yüklenebilen alternatif çizim programları geliyor. Ipad gibi tabletlerin eksi yönleri: Pressure kontrol bulunmaması (üzerine çalışılıyor). Ancak çok ciddi artı yönleri var, öncelikle wacom gibi tabletler kesinlikle bilgisayar ve bir düzen istiyor, ipad her an heer yerde sketch'den bitişe hizmet verebiliyor, program desteği olarak ProCreate (procreate.si/) adlı program şu an için piyasanın lideri, ve düzenli olarak update görmekte. Şu an için 2048x2048 px bir resime 40 katman layer ekleyip photoshop'dan geri kalmayan bir araç - brush skalası ile çizim yapabiliyor olmak, ve bunları bilgisayarsız - otobüsde barda kumsalda yapabilmek büyük farklılık yaratıyor.


Üzücü bir şekilde android OS'li hiç bir tablet henüz ipad'in stabilitesine ve hızına yanaşamamakta, oysa gönül gerçekten de android taraftarıydı.Bir önemli detay konu ise, wacom tabletlerde fiyatların tablet boyu ile doğru orantılı oluşu, oysa elinizin altında bir "cintiq" yani "ekran" olmadıktan sonra, büyük tablet sadece bilek ağrısı yaratmakta, yani aslında küçük tabletin daha pahalıya satılması gerekirdi mantık gereği, çünki bütün profesyöneller gündelik kullanımda tabletin içinde "hazır gelen" bir ayar ile "tabletin sadece belirli bir kısmını tam ekran olarak algılamaya" yarayan bir sistem sonucu ellerini sadece bilekten kıpırdatarak bilgisayarın her noktasına hakimiyet kazanmaktalar, kesinlikle bütün kullanımda tam boyut tablet mümkün değil. Çizim aşamasında biraz alan işe yarasa da, XL tablet asla pratik olmamıştır kullanımlarımda.Sonuç olarak Tavsiyem illa Bilgisayar destekli ise "Wacom Intuos4", yok çizim çok da detaylı değil sadece sketch tadında ise "Wacom Bamboo", hayır gerçekten ciddi çizim yapacağım - prof anlamda diyorsanız zaten Cintiq'den gidersiniz veya IPad alırsınız, sonuçta ipad'deki döküman photoshop'a aktarılabiliniyor PSD olarak filan... Biraz daha araştırın derim...Not: 8 ayrı android tablet, ipad2 ve ipad3, galaxys3 - huawei u8800, intuos4, cintiq ve bamboo kullanmış birisiyim birisiyim, kimisi uzun süreli, kimisi araştırma aşamasında deneme amaçlı, sonuç olarak ipad3-procreate'e karar verdim, kişisel tercih detayları fazla, kendinize uyarlayın +'ları -'leri.

Şubat 2013

Mehmet Saygin bu yanıtı beğendi:

"Sayfa Gösterimi" ile "Ziyaret" arasındaki fark nedir?

Bir web sayfası sahibiyseniz ve bu sizin işiniz ise, içeriğiniz tamamen hedef kitlenize uygun olmalıdır. Bu bağlamda da istatistik elde edebiliyor ve takip edebiliyor olmanız şart.
Web Siteleri

Bu istatistiklerden en önemli ikisi "sayfa gösterimi" ve "ziyaret" tir. Sayfa gösterimi diğer şartlardan bağımsız olarak web sayfasının kaç kez yüklendiğinin sayısıdır, ziyaret ise siteye kaç kişinin girdiğinin sayılmasıdır.

Her bir ziyaretçi geldiğinde ziyaretçi sayısı bir artar fakat ziyaretçi sitede görüntüleme yaptıkça sayfa gösterimi 1 den fazla artabilir.Ancak son günlerde sayfa gösteriminin önemi web sayfaları için azalmaktadır. Bunun nedeni de değişen web tasarım ilkeleridir.

Web Siteleri

Tüm sayfayı tekrar yüklemek browserda bazı aksaklıklara neden olabiliyor, özellikle sadece sayfada küçük bir bölümün değişeceği kısımlarda. Bu nedenle arka planda aktarımı kolaylaştırmak için tüm sayfayı yeniden yüklemek yerine sayfanın bir kısmını yükletmenin daha iyi olacağı düşünülmektedir. Fakat bu durum sayfa bir daha asla tamamen yüklenmeyeceğinden sayfa gösterim istatistiklerini etkileyecektir.

Bu ikisi arasında bence en önemlisi ziyaret sayısıdır. Sitenize olan mevcut ilgiyi ve hedef kitleye ulaşıp ulaşamadığınızı gösterir. Sitenizin sağlıklı çalışıp çalışmadığını anlamak için ise artık sayfa gösterimi istatistiğini pek kullanamayacaksınız gibi..

Özetlersek;
  • Sayfa gösterimi sitenize gelen ziyaretçi sayısı ile direk olarak ilgilidir.
  • Bir ziyaretçi ile bir çok sayfa görünümü olabilir.
  • Sayfa gösterimleri artık çok önemli olmasa da ziyaretçi sayısı hala web sayfası sahipleri için çok önemlidir.
Şubat 2013

Mehmet SayginSerkan Köse kişisini takip etmeye başladı

Serkan Köse, Girişimci, @serkan

inploid.com kurucu ortağı, fotoğraf meraklısı (https://www.flickr.com/photos/koseserkan/ ve https://instagram.com/koseserkan/), motosiklet sevdalısı, elektronik yüksek mühendisi, insan ve bir adam. Dünyanın değişebileceğine inanan bir adam...

Şubat 2013

Mehmet Saygin bir yanıt verdi.

Fotoğraf felsefesi üzerine bir kaç kitap tavsiye eder misiniz?

  • Geniş Açı dergisi arşivi
  • Susan Sontag - Fotoğraf Üzerine
  • Mehmet Bayhan - Yazılarla Fotoğraf
Eylül 2012

Mehmet Saygin bir yanıt verdi.

Karikatür çizimi konusunda kendimizi nasıl geliştirebiliriz?

Bana göre bunun tek yolu binlerce kez, tekrar tekrar çizmek. Öncelikle beğendiğiniz çizerlerin çalışmalarını bakarak kopyalamaya çalışın, farklı tarzda bir çok çizerden kopyalar yapın. Korkmayın günü gelince özgün çizginiz çıkacaktır.

Boş kağıda bakıtğınızda aklınızdaki görseli kağıda yansıtmak başlarda zor gelecek, sahneyi nasıl kuracaksınız, geri planı nasıl çizeceksiniz, karakterleri nereye yerleştireceksiniz zorlanacaksınız. Ancak çok çizim yaptıkça, beyin ve el işbirliği bunu kendi kendine yapıyor olacak.


İlk başlarda bir karikatür çizerken nasıl kuracağıma karar veremez, dergilerden benzer bir kare arardım, kopyasını yapmak için. Sonra bir işe girdim, isimsiz şekilde ayda 20 sayfa karikatür dergisi hazırlamam gerekiyordu. Çok zor oldu ilk başta ama 3 ay sonra, tüm kareleri hızla hiç bir yere bakmadan kendim kuruyor hale gelmiştim. Yani 3 aylık sıkı bir çalışma bile sizi çok ilerilere götürebilir.


Her gün kısa bir hikaye düşünüp, bunu storyboard şeklinde sayfaya yerleştirmeye çalışmak ya da sevdiğiniz bir karikatürü başka bir açıdan yeni karakterlerle çizmeye çalışmak da iyi birer çalışma olacaktır.


Kolay gelsin.

Eylül 2012

Mehmet SayginTolga Tatari kişisini takip etmeye başladı

Tolga Tatari, Girişimci, @tolgatatari

Co-founder of Markafoni, Zizigo, Misspera...etc. Angel Investor @ Akinon

Eylül 2012

Mehmet SayginHakan Köse kişisini takip etmeye başladı

Hakan Köse, İnternet Girişimcisi, @hakank

Web Application Development, ASP.NET, C#, SQL Server, Web Design and some passion..

Eylül 2012

Mehmet SayginSina Afra kişisini takip etmeye başladı

Sina Afra, İnternet Hizmetleri, @sinaafra

Eylül 2012

Mehmet Saygin bu yanıtı beğendi:

Tutacağını düşündüğümüz bir web projemiz var. İş modeli "ücretli üyelik" olan bir web sitesi. Yapılması gereken adımlar sırasıyla nelerdir?

Eğer iş modelini çok iyi analiz ettiyseniz ve elinizde projenin genel bir dökümanı varsa, bence ilk işiniz işe koyulmak olsun. Herkesin sıralaması farklıdır ancak b e nce genel sıralama şu şekilde olmalıdır:
  1. Veritabanı Tasarımı (Çok iyi/dikkatli düşünerek kapsamlı tasarlanmalı)
  2. Grafik Tasarım
  3. Çekirdek Kodlama (Veritabanı tasarımı ve proje detaylarına göre nesnelerin ve bazı fonksiyonların, katmanların... vs oluşturulması)
  4. Aktif Kodlama (Tasarım + Proje Detayları + Development)
  5. Test & Test & Test (Test edin ve çözümleyip yeniden test edin)
  6. Private Beta + Feedback
  7. Bundan sonrasında bir süre 5 ve 6 numara arasında devamlı gidip gelin
Bu arada tüm bu maddeler gerçekleşirken 5 numaraya geldiğinizde ya da yaklaştığınızda daha aktif bir şekilde olmak üzere, İş Geliştirme yetisine sahip bir arkadaşınızın " Projenin Geleceği "ni kovalaması lazım.
Bence çekirdek bir ekip; en az 2, mümkünse 3 kişiden oluşmalıdır.
  1. İş Geliştirme yetisine sahip, öngörüleri olan ve içinde bulunduğuz alanlarla alakalı ülkeyi ve dünyayı çok iyi takip eden ve bu bilgilerden yaptığınız iş ile ilgili sonuçlar ve öngörüler çıkaran, ve mümkünse gerektiğinde çok cesur kararlar alabilen bir "Yönetici" gerekir.
  2. Teknik konulara hakim ve ne yaptığını, ne yapacağını ve neyi yapmaması gerektiğini iyi bilen, olası durumda ekip büyüdüğünde projeyi ve ekibi bir arada tutabilecek ve İş Geliştirme tarafı ile kesintisiz bağlantı halinde olabilecek bir "Yazılımcı".
  3. Mümkünse kendini sürekli geliştiren ve gözleri dünyayı farklı görebilen, yaptığınız işin yüzünü tasarlayabilecek ve bunlara ek olarak mümkünse UX (User Experience) tarafında akıl yürütebilen yetenekli bir "Tasarımcı".
Bu tabi bence "Minimum System Requirements" olarak adlandırabileceğim, minimum konfigürasyon :)
Bir çok girişimcinin başlangıçta yaptığı gibi (!), fikir aşamasındayken, ortaya bir şeyler (en azından bir prototip) çıkarmadan önce, ihtiyaçlarını elindeki imkanlardan ziyade, parlak fikrine yatırım alacak ve sonra da kuracağı geniş bir ekibi düşünebilirsiniz. Böyle düşünüyorsanız, yataktan kalkıp bir yüzünüzü yıkayın ve kendinize gelin derim, bununla kendinizi kandırmayın ve zamanınızı harcamayın derim. Çünkü, bu durum siz bir şeyler ortaya çıkarmaya başlamadan gerçekleşmeyecek.
O sebeple, özetle, projenize güveniyorsanız, inanıyorsanız, projenizi birlikte yürütebileceğiniz, "minimum konfigürasyon" ortamını sağlayabileceğiniz, ve sizinle beraber uzun bir yolculuğa çıkmaya hazır olası kişilerle paylaşın ve onları projenize dahil edin. Böylelikle, yola çıkmaya hazır hale gelirsiniz.
Projeniz yaygınlaşmaya ve iş büyümeye başladığında artık daha fazla paraya ve daha fazla iş gücüne ihtiyaç duyabilirsiniz. O durumda yeni kapılar çalmaya/açmaya çalışarak projenin uzun süre daha ayakta durmasını sağlamalısınız. Sonunda, siz ve tüm ekip hazır hissettiğinizde, "Gelir Modeli" aşamasına geçebilirsiniz.
Gelir Modeli konusunda tek tavsiyem şudur ki: "Önce, sadece deneyin!"
Gelir modeliniz ne olursa olsun, bu modeli, private bir kitle ile, ya da kullanıcılarınız ile ve mümkünse az miktarda bir kitle ile "deneyin". Bu denemeyi yaparken, sadece modelinizin çalışıp çalışmayacağını değil, kullanıcılarınız tarafından kabul görüp görmediğini de test etmiş olacaksınız ve tabi daha net olarak modelinizin size ne kadar kazandırabileceğini de daha net ortaya koymuş olacaksınız.
Aslında tüm bu yazdıklarımızdan çıkan ana sonuç bence tek kelimeden ibaret; "Deneyin".
Umarım faydası olur, projenizde başarılar dilerim.
Eylül 2012

Mehmet Saygin bir yanıt verdi.

Gelmiş geçmiş en iyi uzun metrajlı anime hangisidir?

Bana göre Spirited Away.


Maketi, kitabı da olan bir koleksiyoner DVD'si de var ki, aklı baştan alır;

ghibliworld.com/spiritedawaycollection.html

Daha Fazla