Bilmek istediğin her şeye ulaş

Metindemirr, 

Pazarlama Uzmanı

Pazarlama Uzmanı Metindemirr inploid.com'da 2 soru sordu, 29 soru yanıtladı ve 7 takipçisi var.

Mayıs 2017

Metindemirr bir yanıt verdi.

İnsanların iş hayatlarında başarısız olma nedenleri nelerdir?

Eğer sektörel anlamda bir girişim başarısı yada başarısızlığı ile ilgi soruyorsanız şunu söyleyebilirim. Ben 1986 yılından beri ticaret ile iç içe birisi olarak, bugüne kadar gelen süre içerisinde ticaretin geçirdiği her evrimi yaşadım.

Yani sözün senet olduğu bir dönemde yapılan ticaret dönemi ile, para bir tarafa mal bir tarafa diye tabir ettiğimiz bugünkü ticaret dönemi olarak ikiye ayırabiliriz. Kişisel kanaatimdir; katılırsınız yada katılmazsınız. Fakat ilk ticaret dönemlerinde girişimcilik yapanlar, sıfır sermaye ile girdikleri işlerde ciddi kazanımlar elde etmişlerdi. Enflasyon oranlarının %100 - %120 olduğu dönemlerden bahsediyorum. İnsanlar sadece alıp sattıklarından değil, aynı zamanda stoklarında bulundurdukları ürünlerin zamlanması ile de ayrıca kazançlarını arttırıyorlardı. Üstelik kar marjının %10 - 15 gibi olduğu zamanlardan bahsediyorum.

Bugün enflasyon tek haneli rakamlara gerilemiş durumda olmakla beraber, bazı ürünlerde kar marjı %200 olsa dahi, işletmecilerin ayakta durmakta zorlandığını görüyorum. Üstelik sadece görmüyor, bizzat bu şekilde imalat ile iştigal eden biri olarak ben de yaşıyorum. İşe ilk başladığımda yaptığım araştırma yada fizibilite ne derseniz deyin, asla hesapladığım sonuçları elde etmeme yetmedi. İşe girmeden önce yapılan matematik o kadar kolay ki; sadece her gün 20 adet satıp, tanesinde 20TL kar etmek üzere günde toplam 400 TL ve 30 günde 12.000 TL kazanacaktım. Ne yaparsam yapayım 30 senelik ticari tecrübem ve pazarlama yeteneğim bu hesapların boşa çıkmasını önleyemedi.

Çünkü üretip sattığım şey oldukça popüler bir gıda ürünü olmasına rağmen, ekonomik sıkıntı çeken insanlar için asla bir öncelik değildi. Evet bu bir tatlı çeşidi. Ne olduğunu söyleyeyim; Vatandaş öğlenleyin karnını doyurmak istediğinde, 12 TL'lik dürüm kebap yerine bir kır pidesi ve ayran ile 4 TL'ye doyurmak durumunda kaldı. Yada simit, peynir ve çay üçlüsüne ödeyeceği 5 TL ile karnını doyurabiliyor. Tatlı yemese ölmez ama karnını doyurmak zorunda. Ekmek arası tavuk ve ayrana biçilen 3 TL'ye "pahallı" diyerek sırtını dönüp giden insanları gördüm. Şimdi imalat, ithalat, toptan veya her neyse; bir iş yapmayı planlayanlar, eski fizibilite kriterleri yerine anlattığım şeyleri hesaba katarlar ise, yapacakları işin kendilerine getiri veya götürülerini daha iyi hesaplayabilirler.

Bu arada cep telefonu sektörünü ayrı tutuyorum. Bu konuda girişimcilik yapmak isteyenler, rekabet ortamı iyice sarpa sarmadan bunu deneyebilirler. Çünkü karnını doyurmak için kır pidesi yiyen vatandaş, telefonundan, internetinden ve kontüründen asla vaz geçmiyor. Kredi kartıyla boçla harçla bu ihtiyaç gördüğü şeyi mutlaka tedarik etmek istiyor. Bu yüzden telekominikasyon sektörü iyi kazanç sağlamaya devam ediyor.

Herkese sevgi ve saygılar
Ekim 2015

Metindemirr  yeni bir  gönderide  bulundu.

Siyasi Kutuplaşma ve Toplumsal Bölünmenin Tehlikeleri

İdeolojiler, siyasi partilerin iktidara gelmek yada, mevcut iktidarlarını kalıcı hale getirmek için oluşturdukları yapay bir oluşumdur. Çok partili siyaset dönemine geçilene kadar ülkemizde ideolojilerin olmadığı bilinmektedir. 1945 yılından itibaren, çok partili bir dönemin başlaması ile beraber, ideolojik tabanlar oluşturulmuştur.

Bu ideolojik farklılıklar zaman içerisinde siyasete hizmet ederken, bazı dönemlerde iç savaşlar yaşamamıza ve hatta bundan dolayı askeri darbelere maruz kalmamıza neden olmuştur. Bugün gelinen durum ise, 1980 darbe öncesi gibi olmaya başladı. Askerlerimize ve polisimize yapılan saldırılar ve çok sayıda şehit olması ile beraber, saldırılar mitinglerde 100'e yakın insan ölümleri ile sonuçlanabilecek seviyelere gelmiştir.

Tüm bunlar haricinde, toplum içinde başlayan siyasi anlamda bir kutuplaşma ve kavga söz konusudur. Bu kavgalar şimdilik sosyal medya platformları ile sınırlı gibi görünse de, ileride sokağa taşması da pek olası görülmektedir. Özellikle son yıllarda Facebook ve Twitter gibi önemli sosyal paylaşım platformlarının etkili bir şekilde kullanıldığını görüyoruz. Şimdiye kadar olmadığından çok daha fazla politize olan halk, siyasi paylaşımlarda aşırılık anlamında sınır tanımayarak, arkadaş, eş, dost ve akraba demeden birbirlerini kırabilecek seviyeye geldiler.

Yakın zamanda insanlar aklını başlarına alıp, siyasi parti ve lider fanatizminden kendilerini ve esir alınmış beyinlerini kurtarmadıklarında, sosyal medyada yaşananların sokaklara taşması ve daha vahim bir çatışma ortamına gebe olduğumuz anlamına gelmektedir. Bir an önce sosyal paylaşım platformlarındaki siyasi paylaşımlara son vererek, sağduyunun hakim olduğu toplumsal barışa dönmemiz gerekmektedir. Bunun ilk olarak sosyal paylaşım sitelerinden başlatılması gerekmektedir.

Kişilerin inançlarına, siyasi görüşlerine ve tüm farklılıklarına demokratik bir yaklaşım ile saygı göstermek, toplumsal barış için atılacak adımların ilk temellerini oluşturmaktadır. Bu sayede, bölünemez milli bir bütünlüğe sahip olarak, barış, huzur ve kalkınma yolunda hızla ilerlemiş olacağız.
Ekim 2015

Metindemirr bir yanıt verdi.

Forex kullanan var mı?

Forex yani (Forein Exchange) kısaltması. Parite farkına göre uluslarası piyasada paara kazanmanıza yada kaybetmenize aracılık yapan bir sistem. Kazandığınızda gerçekten çok kazanabileceğiniz fakat kaybettiğinde, sizi kimsenin kurtaramayacağı kadar batabileceğiniz bir sistem. Ülkemizde ilk başlangıç zamanı 1993 yılına tekabul eder. Bir kaç aylık faaliyeti sonrasında, faliyeti devlet tarafından durduruldu. Kurucuları ise yanlış hatırlamıyorsam adliyeye sevk edilmişlerdi o zaman. Şimdiki kurucuları kimdir bilmem fakat, daha sonra uzun yıllar kullanılmayan bu sistem, ülkemizde birkaç yıldır yeniden kullanılmaya başlandı. Aradaki fark, internet üzerinden online olarak kullanılabilir olmasıdır. Ben kullanmam. Siz ise size kalmışsınız.
Aralık 2014

Metindemirr bir yanıt verdi.

Kasım 2014

Metindemirr  yeni bir  gönderide  bulundu.

makale-yorum.blogspot.com.tr/2014/11/ant...Para kazanma hırsı ile hayatımızı hiçe saymadan üretim yapanlar, sinsile yolu ile dönüp dolaşıp kendilerine de zarar veriyorlar. Hemde hiç farketmeden. Kötü kaşar peynirini, sucuk üreticisi ve ailesi alıyor, kaşar üreticisi kötü sucuk alıp yiyor, sağlıksız ekmek üreticisi, tavuk yumurta ve hepsini alıyor. Glikozlu bal ve baklava üreten de, zarar verdiği gibi zarar görüyor. Dönüp dolaştırmadan şunu söylemek istiyorum; eninde sonunda ne yaparlarsa yapsınlar, kendilerine de zarar veriyorlar. Üreticilere seslenmek istiyorum; " Ey güzel kardeşlerim, gelin hepiniz organik üretim yapında, hepimizin sağlığı üzerindeki tehlike kalksın. Yoksa hepimiz genç ölümlere üzülmeye hazır olalım şimdiden"

Antibiyotik İle Üretilen Tavuk ve Yumurta, Sağlığı Tehdit Ediyor - Günlük Makaleler

description
Kasım 2014

Metindemirr bir yanıt verdi.

Cafe-Restoran gibi hizmet sektöründe yer alan işletmeler için sosyal medya üzerinde ne gibi çalışmalar yapılabilir?

İnternet platformları, sadece kafe ve restaurantlar için değil, bir çok işletme için, sanal ortamdaki vitrindir. Buna karşın sosyal ortamda yapılabilecek çalışmaların, hedef kitleye ulaşması kısıtlı ölçüde olacaktır. Amaç işletmenin verimliliği ise, yemeksepeti.com kesinlikle satışları arttırma konusunda çok etkili bir araçtır. Sosyal medya ortamlarında paylaşabileceğiniz kişisel veya grup sayfalarınız mutlaka olsun. Hatta mümkünse işletmenizi tanıtan bir websiteniz de olsun. Sizin için ne kadar profesyonel bir cevap olmuştur bilemem ama, ben kendime ait websitemin tanıtımını bu şekilde yapıyorum.
Ekim 2014

Metindemirr bir yanıt verdi.

Piyasada ürünümüzün hem en kaliteli hem de ucuz olmasına rağmen diğer pahalı ve kalitesiz ürünlere göre satılamamasının sebebi ne olabilir? Bu durum insanların alıştığı üründen vazgeçmemesi mi?

Ben bu ülkede 1986 yılından beri çeşitli sektörlerde pazarlama yapmış, sonra sizlerin de yaşamış olduğu sıkıntılardan yorulup, şirketler adına pazarlamadan vazgeçip, artık kendi adına bir takım işler yapan eski bir pazarlamacıyım. Akademik bir eğitim geçmişim olmamasına rağmen, sorunuza geçmişimin referansı ile cevap vermeye çalışayım.

Kaç yıllık bir üretici firma olduğunuzu bilmiyorum. Rakipleriniz ise Ateş Tuğla ve benzer firmalar olmalı her halde. Ayrıca rakip firmalar ile aranızdaki marka bilinirliği nedir bunuda bilmeden bir şeyler söylemek isterim. Özellikle kaliteli üretim yapma konusunda ısrarcı olan ve marka bilinirliği olmayan yeni firmaların sıklıkla yaşadığı bir sorundur. Henüz marka olmamış firmaların ürettikleri ürünün karşılığını alabilmeleri için belirledikleri fiyatlar, alıcı firmalar tarafından marka ürünlerle karşılaştırılmakta olup, ürüne o fiyatı ödemenin gereksiz olduğu görüşüne varılır. Bunda haklı oldukları bir taraf olduğunu düşünmesemde, ülkemizde alımlar bu ölçülere göre yapılıyor ne yazık ki. Halbuki, ürünü alacak olan firma, kalitesine inandıktan sonra, kendi referansı ile ürünü satmakta çok zorlanmayacağını düşünüyorum.

Tüketici bilincinin henüz daha olgunlaşmadığı ülkemizde ki bu tip alıcı yaklaşımları, üreticileri ürünlerini satmak adına maliyeti düşürücü yöntemlere sevk etmektedir. Ülkemizde bana göre üç çeşit üretici modeli bulunmaktadır. Küçük sermayeli, orta sermayeli ve büyük sermayeli. Bunlardan küçük sermayeli olanlar, genellikle merdiven altı diye tabir ettiğimiz ve işletme giderleri çok düşük olanlardır. Bu firmalar ürünlerini oldukça ucuza mal ederek, az üretir, az satar, fakat piyasada daha kolay rekabet imkanı kazanır. Büyük sermayeli üretici firmaya gelince; üretim gücü inanılmaz yüksektir. İşletme giderleri ne kadar yüksek olursa olsun, ürettiği miktar ve buna bağlı satış sürümü ile, neredeyse diğer imalatçılara göre en ucuz üretim yapandır. Zaten reklam desteği ile satış yapması ise son derece kolaydır ve pazar sorunu hiç yoktur. Orta sermayeli üreticinin işi ise son derece zordur. Merdiven altı üretici ile, büyük sermayeli üretici arasında sıkışır kalır. Çünkü yüksek işletme giderlerinin, üretim maliyetlerine yansıması yüzünden, fiyat rekabetinden başarılı çıkamaz.

Bu arada ülkemizdeki tüketici bilincinden bahsetmişken; bu ülkede tamamı glikoz şerbeti olup, içinde fıstık yerine öğütülmüş bezelye olan ve en ucuz margarinden yapılıp, kilosu toptan 6TL den çıkıp, tezgahta 15 TL'den satılan, tadı baklavadan başka her şeye benzediği halde adına "baklava" diyerek ürün alan tüketicilerin olduğu bir ülkedeyiz. Yarım ekmek arası tavuk döneri ve ayranın fiyatını sorup, karşılığında "1.5 TL" yanıtını aldıktan sonra, simitin bile 1.25 TL olduğu bir zamanda, döner ekmek fiyatına "pahallı" diyerek dükkandan çıkıp giden tüketicinin olduğu bir ülkedeyiz. Adına 3x1.5 TTR denilen, ama asla TSE'nin öngördüğü 3x1.5 standardında olmayan ve içinde bakır yerine alümünyum tel olan kabloların alındığı bir ülkedeyiz. Adam yansa umrunda değil. İşte bu kriterlerin tamamını esas aldığınızda, tahmin ediyorum ki bazı cevaplara topluca ulaşmış olacaksınız. Allah yardımcınız olsun diyorum.
Ekim 2014

Metindemirr bir yanıta alt yorum yaptı

yazilimara.com oldukça başarılı bir sitedir.
kickass.to film oyun program ne ararsan buraada
Ekim 2014

Metindemirr bir yanıt verdi.

Btg option hakkında ne düşünüyorsunuz? Güvenilir midir?

Arkadaşlar bu şekildeki kazanç yöntemlerini denemek istiyor olmanız çok normal fakat, kesinlikle kazanmayı hedefliyorsanız bunun %100 garantisi olmayacağı gibi, kaybetme ihtimalinizde, en az kazanma ihtimaliniz kadardır. Kesin kazanmanın ise uzmanlık gerektiren bir püf noktası yoktur. Tamamen şansınıza bağlıdır.

Aşağı yönlü yatay bir eğilimde olan kur, ani bir spekülatif hareket ile yukarı yön değiştirebilir. Bunlar ülke ekonomilerinde çok olağandır. Sizin aşağı yönlü güvenerek yaptığınız işlem size kaybettirdi demektir. Yani yaptığınız işin kumardan çok bir farkı yoktur.

Forex olayına gelince; BTG yönteminden çok bir farkı yoktur. Kazanmanız için uzman olmanız bile yetmez. Tamamen şansa dayalı işlemlerin tümü için kumar diyebiliriz. Fakat bu noktada bir at yarışı, loto, sayısal ve piyangoya göre şansınız biraz daha fazla gibidir. Kazandığınız zaman çok kazanıp, kaybettiğinizde ise saçınızı başınızı yolsanız bile altından kalkamayacağınız kadar kaybedersiniz.

Bunları nereden mi biliyorum? Çooook eskiden yani 90'lı yıllarda bu sistemleri hiç kimse bilmiyorken, ben biliyordum diyelim olsun bitsin.
Eylül 2014

Metindemirr bu yanıtı beğendi:

ASTRAL SEYAHAT yapan var mı? Nasıl bir deneyimdir?

Ankaradan, çubuğa gidip bi turşu yiyemiyoruz ne astral seyahatı, :)
Eylül 2014

Metindemirr bu yanıtı beğendi:

ASTRAL SEYAHAT yapan var mı? Nasıl bir deneyimdir?

Dünyada, bilimsel olarak denetlenebilir koşullar altında astral seyahat yapıp bunu ispatlayabilmiş kimse yoktur. Astral seyahatlerin hepsi kişisel iddialardan ibarettir ve bilimsel açıdan astral seyahat bugün için sahte-bilimdir.
Eylül 2014

Metindemirr bir yanıt verdi.

ASTRAL SEYAHAT yapan var mı? Nasıl bir deneyimdir?

Valla ben yapmadım ama bu konularla ilgili bir takım bilgilere baktığımda, kişinin kendi ruhunu bedeninden ayırarak, farklı yerlere seyahat etmesi durumudur. Riskleri varmıdır yokmudur çok bir bilgiye sahip değilim ama, işin nasıl yapıldığına baktığımda, ruhun bedenden ayrılması olayı bana oldukça ürkütücü geliyor. Böyle bir deneyim yaşamak isteğine ise pek akıl erdiremiyorum. Yani başka bir boyutlarda seyahat etmenin kime ne faydası olabilir ki?

Yani almak istediğin bir şeyi, kestirmeden ruhunla gidip alabilecekmisin? Tahsilat ffelan yapabilirmisin? Eeee ne o zaman? Adamlar merak salmış forum sitelerinde nasıl gider nasıl gelirim diyip duruyorlar. "Dönmek için ne yapmam lazım bedenimin üstünemi oturayım" gibi komik komik sorular sorup duruyorlar. Bırakın bu işleri. Dünya işlerine bakın. Nasıl olsa bir gün ruhunuz bedeninizden çıkacak. Hiç gerek yok böyle şeylere. O gün geldiğinizde merakınızı tatmin edersiniz.
Eylül 2014

Metindemirr bir yanıt verdi.

Bir Psikolog iyi derecede bir websitesi teması ve yazılım sistemi (fikirsel açıdan) hazırlamaya yardımcı olabilir mi? Bu Türkiye'de uygulanabilir mi?

Hazırlanacak websiteleri, birden fazla amaca ve çok sayıda insana hitap etmektedir. Örneğin işlevsellik olarak günde 100.000 ziyaretçisi veya çok daha fazla ziyaretçisi olan siteler bulunmaktadır. Böyle bir site için, ulaşmak istediği insanlar ve işlevsellik adına hiç bir psikolojik alt yapı çalışmasına ihtiyaç duyulmamıştır. Çünkü hedef kitleler sayısal olarak çok fazla ve her biri kendine göre farklı psikolojilere sahiptirler. İnsanlar için oluşturulabilecek ortak bir psikoloji söz konusu olsaydı, bu istenilen gerçekleşebilirdi.
Eylül 2014

Metindemirr bir yanıt verdi.

Domain nedir? Host'a nasıl bağlanır, nasıl yönlendirilir?

Domain kısaca, kurmak istediğiniz websitesi için alacağınız alan adıdır. benimsitem.com gibi.

Herhangi bir host firmasından, çalıştıracağınız siteye uygun bir snucu kiraladıktan sonra, kiraladığınız sunucuya ait DNS IP numaralarını, alan adını tescil ettiğiniz sitedeki size ait yönetici paneline girerek, alan adı yönetim kısmındaki DNS değişikliği yerinden değiştireceksiniz. DNS değişikliği 24 saatlik bir süre içinde gerçekleşecektir.

Daha sonra site dosyalarınızı FTP aracılığı ile sunucunuza göndermeniz ile birlikte, siteniz çalışmaya başlayacaktır.
Eylül 2014

Metindemirr bir yanıt verdi.

İnsanı çıkarları mı yönetir istekleri mi?

İnsanların yaşadıkları sürece ihtiyaçları vardır ve hep olacaktır. Bazıları kolay temin edilse de, bazıları uzun vadeli hedefler ve bu uğurda çalışma gerektirir. İşte elde edilmesi zor olan ve hedef gerektiren amaçlar, kazanma çabalarını ihtirasa ve hırsa dönüştürür. Hırs ve ihtiraslar doğal olarak bir çıkar ve kazanım isteğiyle oluşur. Dolayısı ile çıkarların insanları yönettiği düşünülebilir.
Eylül 2014

Metindemirr bir yanıt verdi.

Tarayıcılarda gizli sekmeden gezilen sayfalar bilgisayarda herhangi bir yerde kayıt altına alınır mı?

Çıkışta otomatik silme ayarları yapılmışsa, siteden çıkıldığında çerezleri siler, aksi takdirde web geçmişinizin logları bilgisayarınızda tutulur.
Eylül 2014

Metindemirr bir yanıta alt yorum yaptı

Tabi bu noktada ileriye dönük sıkıntılarıda beraberinde getirecek bir buluş. Öncelikle dünya üzerindeki nüfusun yarıdan daha fazla artmasına sebep olarak, ekolojik, ekonomik, siyasi, kaynak tüketimi, iç savaşlar ve saymakla bitiremeyeceğim büyük sıkıntıları beraber getirecek bir buluştur. Ayrıca kimler bundan faydalanacak gibi bir sorun ortaya çıkıyor. Çok parası olanlar mı, herkes mi? Sokakta araba park edecek yer, arabayı kullanabileceğimiz yol yok. Gerisini insanlık düşünsün.
Eylül 2014

Metindemirr  yeni bir  gönderide  bulundu.

Eylül 2014

MetindemirrEmel Gerçek kişisini takip etmeye başladı

Emel Gerçek, Arkeolog, @cenin

herşey mümkündür!

Eylül 2014

MetindemirrAhmet Avcı kişisini takip etmeye başladı

Ahmet Avcı, Aşçı, @Simsiyah

Daha Fazla