Bilmek istediğin her şeye ulaş

Akarsu

Akarsu nun farklı anlamları:

Haziran 2014

Hilal Korkmaz, bir soruya yanıt verdi.

Akarsu havzası nedir?

Akarsu havzası; bir akarsuyun kaynağı ve sonlandığı yer arasında kalan tüm alanı kapsamaktadır. Yani tüm kollarıyla birlikte toplandığı yere verilen isimdir.

Akarsu Akarsu

Açık Havza; akarsuyun suları denize ulaşıyorsa açık havza denir. Ülkemizdeki örnekler; Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya, Susurluk, Seyhan, Ceyhan, Fırat, Dicle, Çoruh,

Akarsu

Kapalı Havza: Denize ulaşmıyorsa kapalı havza denir. Tuz gölü kapalı havzası, Van gölü kapalı havzası
Akarsu
Haziran 2014

Kaan Uğrasız, bir soruya yanıt verdi.

Tufan misali yağan yağmurlara rağmen su kıtlığı uyarısı yapılması sizce ne kadar gerçekçi?

Bir bölgeye kilogramlarca yağış düşebilir fakat bu suyu, içme ve ihtiyaç suyu olarak kullanacağınız rezervlere (akarsulara ve akarsuların döküldüğü barajlara) aktarmak için kullanacağınız altyapınız olmasa suyu kaybedersiniz. Bir barajın üstüne istediği kadar yağmur yağsın; 'metrekareye xyz kg yağış düştü' bilgisini barajın yüz ölçümü ile çarparsanız oraya o kadar su düşmüş olur; hadi varsa etrafındaki eğimli araziden de bu miktarın yarısı kadar su giriş yapmış olsun.

Su kıtlığı uyarısı yapılıyor, çünkü şehirler kurulurken altyapıları yağmur sularını kontrol edecek mekanizmalarla uyumlu şekilde tasarlanmıyor. Dolayısıyla günlerce yağan yağmuru aslında barajlara yönlendirip stoklamak yerine yer buharlaşma yoluyla yeniden gökyüzüne gönderiyorlar yada lağım sistemleri ile kullanılamayacak hale getiriyorlar.
Haziran 2014

Hilal Korkmaz, bir soruya yanıt verdi.

Tufan misali yağan yağmurlara rağmen su kıtlığı uyarısı yapılması sizce ne kadar gerçekçi?

Türkiye su kaynağı bakımından yağışlara bağımlı bir halde. Bu kadar gölümüz, deremiz, yer altı su kaynağımız var diyebilirsiniz. Şehirlere birçok baraj yapılıyor suyu saklayabilmek için ama gene de su sıkıntısını çekiyoruz. Çünkü yağmur ve kar yağmaz ise dereler, barajlar ve yer altı kaynakları da kuruyor.

En çok su sıkıntısı çeken ülke olarak Afrika ya baktığımızda bazı bölgelerinde aylarca yağmur yağmıyor. Ama bazı bölgelerinde de senede 2-3 defa 2-3 ay şiddetli yağmur gözükmesine rağmen kalıcı olmadığından gene kuraklık çekmektedir. Ek olarak verimli arazileri de süpürüp gitmektedir.

Hakan Köse' nin dediği gibi bölgesel yağışlar ülkenin su sıkıntısını gidermekte yetmiyor. Zaten suyun büyük bir bölümü sulamada tarımda kullanılmaktadır. Az yağışlı zamanlarda tarım sektörü de çöküşe uğruyor.

Türkiye yarı kurak iklim tipine sahip. Kendi bölgeleri içinde yağış bakımından çok büyük farklılıklar içermektedir.

Ortalama yağışı ise 643 mm, bu da yılda 501 milyar m3 su büyüklüğünü ifade ediyor.

Ülkede buharlaşma da fazla olduğundan suyun bir kısmı da bu şekilde kaybolmaktadır. Bir kısmı da yeraltı sularını beslemektedir.

Bir ülkedeki toplam kullanılabilir su varlığına göre, yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1.000 m3’ten daha az ise o ülke su fakiri olarak, 2.000 m3’ten daha az ise su azlığı yaşayan ülke olarak , 8.000-10.000 m3’ten daha fazla ise su zengini ülke olarak adlandırılıyor. Türkiye kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1.519 m3 olduğundan “su azlığı yaşayan ülke” sayılıyor.
Haziran 2014

Hakan Köse, bir soruya yanıt verdi.

Tufan misali yağan yağmurlara rağmen su kıtlığı uyarısı yapılması sizce ne kadar gerçekçi?

Benim duyduğum kadarı ile son günlerde (2014 Mayıs sonu - Haziran başı) arasında yağan çılgın yağmur barajların dolmasında pek etkili olmadı. Sebebi ise, yine duyduğum kadarı ile bu yağmurların bölgesel oluşu. Yani bu yağmurlar görece daha küçük alanlarda bölge bölge gerçekleşti, yani geniş alanlara yayılmadı. Bu sebeple de -belki dikkatinizi çekmiştir- örneğin İstanbul'da Kadıköy'de çok şiddetli yağış var iken aynı anlarda Maslak civarında neredeyse hiç yağmur yağmıyordu. Dolayısıyla bu yağmurları getiren bulutlar sadece kendi bulundukları bölgede yoğun bir yağışa neden oldular ve geçip gittiler diyebiliriz.

Bir diğer durum ise bence daha önemli ve daha çok konuşulması gereken bir durumdur ki o da betonlaşma kavramıdır. Bildiğiniz üzere yağışların ve bu yağış dengesinin en önemli ayaklarından biri yeşil alanlardır. Özellikle son dönemlerde yaşadığımız bu betonlaşma sevdası nedeni ile yağışların normal dengesini kaybetmeye başladığını açık bir şekilde görebiliriz. Aynı zamanda sıcaklıklar, mevsimlerin zamanlarının değişmesi veya farklılaşması gibi olaylar insan (hayvan) oğlunun para kazanmak istemesi nedeni ile yapılan uygulamalardan besleniyor ve bence bunları dönüştürmek neredeyse imkansız. Doğa bir kez değişti mi, onu eski haline getiremezsiniz.

7 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.