Bilmek istediğin her şeye ulaş

Alevilik

Mezhep

Alevîlik, (Arapça: عَلَوِیُّون‎) Türkiye’de Sünnîlik’ten sonra en fazla mensûba sahip olan İslâmî bir i’tikadî düşünce ekôlü ve tarikâtıdır. Bu inancın temsil ettiği tarikât mensûpları "Alevîler" olarak adlandırılır. Alevîlik’te, Muhammed’in son peygamber olduğu, Ali’nin ise Velî’liği (İmam’lığı) esastır. Sünnîlik’teki "Allah-Muhammed-Dört Büyük Halife" tamamlamasından farklı olarak, Onikicilik i’tikadının da temelini teşkil eden "Hak-Muhammed-Ali" tanımlaması ile, Ehl-i Beyt ve On iki İmamlar sevgisini esas alan Anadolu’ya özgü "nev’î şâhsına münhâsır" islâmî bir inançtır.

Temmuz 2016

sarmacigara, bir soruya yanıt verdi.

Alevi - Sünni çatışmasının altında yatan sebepler nelerdir?

Burada önceliklea kimin çatışmayı istediği, kimin çatışmayı istemediği, kimin söylediği doğru kimin söylediği yanlış, kim haklı kim haksız tespit etmek lazım. Daha sonra çatışmayı başlatan ve sürdüren taraf acaba, haktan yana olan ve doğru sözlüler mi yoksa batıldan yana olan ve yanlış sözlüler mi karşılaştırıp bakmak lazım.

Kuran, insanları düşünmeye, araştırmaya, haktan yana olmaya davet ediyor.
Nisan 2016

Melek Özaslan, bir soruya yanıt verdi.

Alevi - Sünni çatışmasının altında yatan sebepler nelerdir?

Net bir çatışmanın varlığından söz edilemez, genellikle sünni mezhebinde olan kişiler, alevilere karşı pek doğru bir tutum sergilememektedir. Hoşgörü dininin altındaki mezhebin, diğer mezhepteki insanlara karşı saygılı olmaması da ayrı bir ironidir. Nasıl zorlayabilirsiniz?
Ailemin tayini sebebiyle, ülkemizin uç noktasındaki bir köyde doğdum. Sünni mezhebine mensubum fakat dört farklı mezhebe ait insanların birlik içinde yaşadığı -bana göre en güzel- şehirde büyüdüm. Tabiri caiz ise; diliniz, gelenekleriniz görenekleriniz farklı olsa da unutulmaz yıllarımın içindeki en nadide anılarımdır. Aleviler kadar kendini yetiştiren, sevgi dolu olan kimseler de görmedim. Aslına bakarsak (ailemin de katkısı yadsınamaz) hiçbir ayrımı bilmiyordum fakat son yıllarda hükümet tarafından aşılanan politikaları gördükçe yine tek taraflı bir anlaşmazlığın maksimize edildiği bir gerçek var, oldukça mide bulandırıcı.
Şubat 2016

Ege Akdeniz, bir soruya yanıt verdi.

Alevi - Sünni çatışmasının altında yatan sebepler nelerdir?

Sürü psikolojisi, toplumsal muhakeme yetersizliği. . .
Eylül 2015

Dilara, bir soruya yanıt verdi.

Alevi - Sünni çatışmasının altında yatan sebepler nelerdir?

Alevi Sünni çatışması diye bir şey yoktur. Alevilerin Sünnilere saldırdığı, onların kafasını kestiği vb görülmüş bir şey değildir. Sünnilerin Alevilere karşı bir düşmanlığı vardır, altında da cehalet yatar. Bir insanın aynı dinden insanları din uğruna öldürmesi için oldukça cahil olması gerekir ki Sünnilerin büyük çoğunluğu hayatlarını tek bir kitabı okuyarak geçirdiklerinden o mertebeye erişmiş olarak yaşamaktadırlar. Türkiye'deki son zamanlarda hasıl olan Alevi düşmanlığının ise üç nedeni vardır:
  1. Recep
  2. Tayyip
  3. Erdoğan
Kasım 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu demezler mi sözde çözüm süreci yalanlarına... Derler tabii, demişler de. Zaten neden demesinler? Halkın yarısını kandırdı diye diğer yarısı da inanacak değil ya yalanlara... Çözüm süreci bir senedir falan devam ediyor, çözülmüş bir şey gören oldu mu?.. Hala kendi öldürdüğü çocuğun annesini alevi diye yuhalatıyor mu? Sadece o değil hamisi de aynını yapıyor mu?

Alevilerden 12 maddelik talep listesi!

Listede Alevi köylerine cami yapılmaması, aşure gününün tatil olması gibi istekler var.
Temmuz 2014

Engin Ergül   yeni bir  gönderide  bulundu.

ÜMİT ZİLELİ/ İlelebet payidar kalacak!.. Aydınlık

Türkiye'de hiç, ilaç için bir tane bile Alevi olmadığını biliyor musunuz? ! ... Ben söylemiyorum, Diyanet İşleri böyle buyuruyor! ... Şeyhülislam hazretleri, pardon Diyanet İşleri Başkanı sıfatlı muhterem, bastırmış 550 bin TL'yi, Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK'e Türkiye çapında "Dini Hayat" araştırması yaptırmış. TÜİK, ülkenin dört bir yanında 21 bin 632 kişi bulmuş, hepsine çuval dolusu soru sormuş. Sonuç? Türkiye'de her bi mezhepten şu kadar ya da bu kadar Müslüman var çıkmış, ama bi tanecik olsun Alevi çıkmamış, iyi mi? . Pekii, Diyanet milyonlarca Alevi'yi nasıl sıfırlamış sizce? . Çok kolay ve de dahiyane bir buluşla:
-O kadar kişiye mezhepleri sorulurken, Alevi olup olmadıklarına dair tek bir soru bile sorulmamış! ...
Nasıl, çok cingözce değil mi? ! ... Böylece, bu toprakların en kadim, Anadolu Aydınlanmasının en temel topluluğu buharlaşmış, yok oluvermiş! . Ne o şaşırdınız mı? . Ben hiç şaşırmadım, hatta bu tür ayak oyunlarını uzun zamandır bekliyordum bile denebilir! ...
-Çünkü, bu kafa için Aleviler ve Türkler hiç olmadı! ...
11. YÜZYILDAN BU YANA
Yok saymanın tarihi taa 11. Yüzyıla, Nizamülmülk'e kadar uzanır...
Aslında bir İranlı, yani Fars olan Nizamülmülk, 1064-1092 arasında tam 29 yıl, Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun kaderini elinde tutan kişiydi ve bu süre içinde imparatorluğun yayıldığı Anadolu ve Arap yarımadasında Sünnilik politikasının yaratıcısıydı. Bu amaç, Alp Arslan'ın ölümüyle tahta geçen Melikşah'ın fetihçi amacıyla birleşince çok etkili oldu.
-Alevilik ilk büyük darbeyi bu devirde aldı...
Osmanlı, atalarından almış olduğu mirası yüzyıllar içinde pekiştirdi ne yazık ki... Osmanlı sarayındaki son Türk sadrazam Çandarlı Halil Paşa'ydı. İstanbul'un fethinden hemen sonra Fatih Sultan Mehmet'in emriyle katledildi. O günden yıkılışına dek bir daha Türk asıllı bir sadrazam görmedi o makam...
-Diğer bir deyişle, artık devlet yönetiminde Türk ve Alevi yoktu! ...
Muhteşem Süleyman dizisinde, tonton, adalet sever, hakkaniyetli olarak gösterilen Şeyhülislam Ebu Suud Efendi, "Kızılbaşların topluca öldürülmeleri elbette dinimize göre helaldir. Bu, en büyük, en kutsal savaştır. Bu yolda ölmek de şehitliğin en ulusudur" derken, Alevilik, var mı sayılıyordu sizce? ...
Tarihin en gaddar yöneticilerinden, 30 bin Alevi'yi kuyulara doldurarak katleden Kuyucu Murat Paşa, "Türk, başı vurulması gereken pis" derken, Türk ve Alevi'nin yalnızca yok sayılması değil, yok edilmesinin amaçlandığı açıkça ortada değil mi? ...
Son padişah, İngiliz Malaya zırhlısına binip ülkeyi terk eden Vahdettin, "Türk dini, soyu, sopu belirsiz, karmakarışık cahiller sürüsüdür" derken kimi yok sayıyordu, kimlerin padişahı olduğunu ilan ediyordu acaba? ...
-Örnek çok, yüzlerce ama bu kadar yeter! ...
İKİ FOTOĞRAF
Aleviler niçin evlerinin başköşesine, Hz. Ali'nin hemen yanı başına büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk'ün resmini asarlar, bilir misiniz? .
Çünkü yüzyıllar süren yok sayılma ve soykırımdan, onun kurduğu cumhuriyet sayesinde kurtulmuşlardır da ondan! ... Ancak, Atatürk'ün ölümünden sonra, önce duraklayan, sonra on yıllar içinde gerileyen, yok sayılan Aydınlanma Devrimi'nin sonuca ulaşamaması, karşıdevrimin iktidara uzanması, Cumhuriyetle birlikte gömüldüğü sanılan gericiliğin ve barbarlığın hortlamasına yol açtı...
İşte Diyanet'in son anketi bunun en açık, en belirgin örneği! ... Türk ve Alevi'yi yok sayan Nizamülmülklerin, Osmanlıların hortlayışı! ... Hortlayan gericilik önünde sonunda layık olduğu yere gönderilir... Bin küsur yılın bu topraklardaki temel direği ise büyük devrimcinin dediği gibi:
-Toprağıyla, vatanıyla ilelebet payidar kalacaktır...
aydinlikgazete.com/yazarlar/umit-zileli/... .
Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Haziran’ın yıldönümüne doğru Erdoğan hedef büyüttü: Gezi, Aleviler, Pir Sultan, Berkin, ‘o kadın muhabir’!

Tayyip Erdoğan, AKP meclis grup toplantısında saldırgan, suçlayan, ötekileştiren ve saflaştıran söylemini sürdürdü. Yıldönümü yaklaşan Haziran İsyanı’ndan Köln’deki protestolara, Pir Sultan’dan Berkin Elvan’a, Hüseyin Aygün’den Cem Özdemir’e, Merkez Bankası’ndan ‘paralel’ yargıya kadar geniş bir kesim Erdoğan’ın hedefindeydi.

11665

Devletin Alevileri ve Kürtleri asimile eden politikalarının Osmanlı’nın yıkılış ve cumhuriyetin kuruluş dönemlerinden bu yana sürdüğünü söyleyen Erdoğan, her iki kesimin sorunlarının “dış mihraklar” tarafından “Türkiye’nin başına dert açmak” için kullanıldığını, içerideki “birtakım karanlık ellerin” de işbirliği içerisinde olduğunu öne sürdü.

Erdoğan’ın bir yıllık kabusu: ‘Neymiş? 12 ağaçmış! ’

AKP’nin özellikle kendi tabanına yönelik süreklileşen “ekonomik istikrar” söylemini dillendiren Erdoğan, yıldönümü yaklaşan Haziran İsyanı’nın da benzer iç ve dış güçler eliyle yapıldığı iddiasında bulundu. Demokrasi, istikrar, barış, borsa, Merkez Bankası rezervi, IMF borcu, ihracat, enflasyon, faiz, nükleer, ihaleler gibi konularda “Türkiye adeta şaha kalkmış” güzellemesi yapan Erdoğan, halkın hakları ve özgürlükleri için ayağa kalktığı Haziran İsyanı’nı şu sözlerle suçladı:

Ama sonra bir şey oluyor. İstanbul’da Gezi Parkı’nda başlayan eylemler. Neymiş? Ağaçlar sökülüyormuş. 12 tane ağaç başka yere nakledilecek ve bu istismar edilerek dalga dalga bunu ülke geneline yayıyorlar. Düğmeye basılıyor, legal illegal örgütler huzuru bozacak bir noktaya bu işi ulaştırıyorlar. O kadar hazırlıklı bir saldırı yapılıyor ki, aynı anda huzur istikrar ve ekonomi hedef alınıyor.
Borsa gerilemeye, faiz ilerlemeye başlıyor. İçerde şu ifadeyi kullanıyorlar ‘tüketmeyin ekonomi dursun’. Her gün sokaklarda şiddet, vandallık görüntüsü. Dünyaya sanki Türkiye’nin genelinde bir terör esiyor gibi servis ediliyor. Ana muhalefet olayların büyümesi için kışkırtmalar yapıyor. Milletvekilleri aktif rol alıyor. Bakıyorsunuz erzak para dağıtıyor. Polislere hakaret ediyor. Yandaş medyaları her türlü yalanı yazarak insanları sokağa dökmek için elinden geleni yapıyor. Malum işverenler işveren örgütleri sorumsuzca açıklamalar yapıyor.
O malum işverenler ve işveren örgütleri, işçi örgütleri bunlar da var. Memur örgütleri de var. El birliği ederek sanki bütün bu olayların adeta sorumlusu olarak da bizleri göstermeye gayret ediyorlar. Ortada herhangi bir şey yok. Tek gerekçeleri ne? 12 tane ağaç!
Köln protestosu: Sabote amaçlı Ali’siz Alevi mitingi

AKP’nin yönetememe krizini derinleştiren Haziran İsyanı ile 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarının aynı güçler tarafından yapıldığını ileri süren Erdoğan, konuşmasının devamında konuyu tekrar Alevilere getirdi.
Almanya’da on binlerce Alevinin katıldığı protesto eylemlerini “Ali’siz Alevi mitingi” sözleriyle nitelendiren başbakan, en demokratik protestolara dahi duyduğu öfkeyi “Dert bizim yaptığımız veya yapacağımız toplantıyı acaba nasıl sabote ederiz, bunun gayreti içerisindeler. Alınan önlemler başarılı olduğu için hiçbirisi arzusuna ulaşamadı” sözleriyle dile getirdi.

Pir Sultan’ın sözleri asırlar öncesinde kalmış!

Alevilerin evlerinin işaretlenmesini, Reyhanlı’da, Hatay’da, Malatya’da Alevilere yönelik saldırıları, Haziran İsyanı’nı ve 1 Mayıs’ı sıralayan Erdoğan, CHP’yi suçlarken, CHP Dersim Milletvekili Hüseyin Aygün’ü ise özel olarak hedef gösterdi.
Erdoğan’ın konuşmasında dikkat çekici noktalardan birisi de Pir Sultan Abdal’ın sözlerine yönelik ifadeleri oldu. Erdoğan, Pir Sultan Abdal’ın “Açılın kapılar şaha gidelim” sözlerinin ve medet aramanın asırlar öncesinde kaldığını dile getirdi.

‘O kadınların aslında başı açık, üstü şişhane altı kaval’

Erdoğan, konuşmasında geçtiğimiz haftaki grup toplantısında Soma haberleri nedeniyle hedef gösterdiği BBC Türkçe ve muhabiri Rengin Arslan’a yönelik suçlamalarını da yine isim vermeden tekrarladı. Arslan’ın iki kadını figüran olarak kullandığını, yalan haber yaparak bütün dünyaya servis ettiğini ileri süren başbakan, iddiasını kadınların başının açıklığı-kapalılığı üzerinden savundu:

Aslında bu kadınlar başı açık. İkisinin de başları örtük. Üstü şişhane altı kaval. Sırıtıyor. Ya göründüğün gibi ol. Bununla bizim insanımızı farklı gösterecek. Böyle bir gayretin içine giriyor ama devran değişti. O aleyhe bir kampanya yapacağını zannederken, suçüstü yakalanıyor.
‘Soma’ya taşınan Aleviler’, ‘teröre sokulan Berkin’

Alevilere yönelik saldırılarını Alevilerin “sağdan soldan toplanarak” ilçeyi karıştırmak için Soma’ya taşındığı iddiasıyla pekiştiren Erdoğan, iktidarının “kardeşlik” mesajını ise yine Berkin Elvan’ın adını ağzına alarak yaptı:

Yaşanan onca tahrike rağmen, Allah’a sonsuz şükürler olsun bu millet oyuna gelmedi. Bu yetmez, biz yeni Burakcan’ların, terörün içine sokulan yeni Berkin’lerin, Okmeydanı’nda olaylarda ölen Umut’ların, Ayhan’ların ölmesine yitip gitmesine tahammül gösteremeyiz. Bir olmak, iri olmak, diri olmak böylece 77 milyon Türkiye olmak kardeş olmak için hepimiz hassasiyet göstereceğiz.
‘Sözde Türk’ haddini bilecek, MB ve paralel yargı hesap verecek

Tayyip Erdoğan’ın Almanya ziyaretinde Merkel’in yuhalanmasının çok çirkin olduğunu, Erdoğan’ın olumsuz Türkiye’nin simgesine dönüştüğünü söyleyen ve “Erdoğan Almanya’yı yüzde yüz kaybetmiştir” diyen Almanya Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir de konuşmadan nasibini aldı.
Erdoğan, Özdemir için “Sözde bir Türk, bir siyasi partinin eş başkanı. Sen nasıl demokratsın? Seni Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanının oraya gelmesi bu kadar rahatsız mı ediyor? Sen kökenin itibariyle, mensubu olduğun ülkenin Başbakanı’na bu şekilde konuşma hakkına sahip değilsin. Nerede milletvekili olursan ol önce haddini bileceksin” sözlerini sarf etti.
Erdoğan, konuşmasının devamında faizleri indiremeyeceklerini söyleyen Merkez Bankası’nın, düzmece mahkemeler kuracağını söylediği “paralel yargının” hesap vereceğini söyledi.

Sendika.Org
Mayıs 2013

Batuhan Bulut, bir soruya yanıt verdi.

Tayyip Erdoğan'ın Suriye'ye karşı cephe almasının nedeni Esad'ın Şii kökenli olması mıdır?

Esad, zannedilenin aksine kendi vatandaşlarına zulüm yapan, onlara insanlık dışı muamele gösteren bir ülke lideri değildir. Hatta Esad, ülkeyi dini boyuttan çıkarıp daha laik temellere oturtmak istemiştir. Bu durumu gören ABD ve Avrupa devletleri ise olaya müdahil olmuşlar ve o coğrafyada işlerine gelmeyen bir rejimi, özgür insanları istememişlerir. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı da bunlara yanlış politika sebebiyle alet olmuştur. Ayrıca Erdoğan, laik komşular yerine eski sistemle devam eden komşusunu istemektedir. Olayın Şiilik boyutuna indirgenmesi bu aşamada söz konusu değildir.
Mayıs 2013

Turan Söylemez, bir soruya yanıt verdi.

Aleviler orucu ne zaman ve nasıl tutarlar?

Mehmet Volkan Balbay (@mvolkanbalbay)'ın da dediği gibi Aleviler'de muharrem orucu vardır ve bu oruç Hz. Hüseyin'in öldürülme zamanına denk geldiği için yas orucu olarak da adlandırılır. Kurban Bayramının ilk gününden başlayarak 20 gün sayılır. Yirminci günün akşamı muharrem orucu için niyet edilir ve oruç başlar. Niyet edildikten sonra gün doğumu ile gün batımı arasındaki sürede hiçbir şey yenilmez ve içilmez. Gün batımı ile iftar açılır. Oruç süresince (12 gün boyunca) düğün, nişan, sünnet ve benzer törenler/etkinlikler yapılmaz, kurban kesilmez, et yenilmez. Kerbela şehitlerinin çektikleri susuzluğu hissetmek için su içilmez (Su saf olarak içilmemektedir. Vücudun su ihtiyacı yenilen yemeklerden; çay, kahve, meşrubat, meyve suyu,ayran gibi sıvı içeceklerden karşılanır). 12 gün sonunda aşure pişirilir ve oruç sonlanır.
Mayıs 2013

Hakan, bir soruya yanıt verdi.

Tayyip Erdoğan'ın Suriye'ye karşı cephe almasının nedeni Esad'ın Şii kökenli olması mıdır?

Tayyip için din, dil, Irk, milliyet farkı yoktur tek hedefi elindeki gücün gitmemesi. Esad ile ailecek bodrumda kamp yapmışlardı, akşam yemeklerine gidip gelirken esad halkına zulüm yapmıyormuydu, tayyip sadece abisi ABD ve kankası israilin suriyeye vur emrini almamıştı. Abd ve israil, suriye yi gözden çıkarınca aynı gece esad ile tayyip arasındaki o büyük dostluk bitti insan insana böyle birşeyi kavga da yapmaz. Ama emir büyük yerden olunca daha dün akşam yemeğine gidip geldiği esad , tayyibin 40 yıllık azılı düşmanı oldu.

Allah kimseye böyle dost vermesin.
Mayıs 2013

Ahmet Kılıç, bir soruya yanıt verdi.

Tayyip Erdoğan'ın Suriye'ye karşı cephe almasının nedeni Esad'ın Şii kökenli olması mıdır?

2002 yılı ve sonrası itibariyle Türkiye-Suriye ilişkilerinin düzeldiği ve komşu ilişkilerle sıfır sorun politikasını gidildiği bir döneme girildi. Erdoğan ve Suriye halkı Esad'dan ülkesi için reform beklerken, ilişkiler de iyiye doğru gidiyordu. İki ülke arası ilişkilerin iyi olduğu bu sırada da Esad Şii kökenliydi, sadece mezhep üzerinden politika izlense Erdoğan'ın başta olduğu o dönemde de ilişkiler düzeltilmezdi. Keza 2000 öncesinde de Suriye ve Oradoğu ile ilişkilerimiz iyi değildi, ülkemiz ABD'ye yönelmişti. O dönem için de Ortadoğu Şii o yüzden Hristiyanlara yöneldik gibi bir kaidenin savunulacağını düşünmemekteyim. Nitekim Esad reform yapmak yerine babasının getirdiği baskı ve şiddetin arkasında olduğunu belirtip bu şiddeti daha da artırınca, iki lider arasındaki iyiye giden ilişkiler bozuldu. Bu hem Esad'ın ülkesine yönelik şiddet politikalarından kaynaklanmaktadır, hem de Esad sonrası Suriye için bir hazırlıktır.
Mart 2013

Mehmet Volkan Balbay, bir soruya yanıt verdi.

Şiilik ve Alevilik arasındaki farklar nelerdir?

  • Şiilik tasavvuf ve tarikat yollarını kabul etmez oysa Alevilik'te mürşit, muhip, yol, oğlu gibi kavramlar vardır. Dolayısıyla alevilik bir tasavvuf ekolüdür
  • Şiilik şerrî kaidelere bağlıdır. alevilik ise şerrî kaidelerin yanına tarikat, marifet, hakikat gibi tasavvufî kaideleri de ekler
  • Şiilik muta nikahını kabul eder ancak alevilik kabul etmez. Aleviler tek eşlidir
  • Şiiler zikir, semah ve ibadette enstruman kullanımını kabul etmezler oysa bunlar aleviliğin temel düsturlarındandır

15 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.