Bilmek istediğin her şeye ulaş

Bahçe

Tarım / Ziraat / Peyzaj mimarlığı Bahçe - Sebze yetiştirilen yer, bostan. Bahçe - İnsanların doğa ve temel ihtiyaçlarının karşılandığı alanlardır. Yapıların önünde, arkasında, yanında yer alan mekanlar, avlular İlçe: Bahçe - Osmaniye iline bağlı ilçe Köyler: Bahçe - Ağrı ili Tutak ilçesinin köyü Bahçe - Bitlis ili Ahlat ilçesinin köyü Bahçe - Diyarbakır ili Bismil ilçesinin köyü Bahçe - Diyarbakır ili Silvan ilçesinin köyü Bahçe - Erzurum ili Horasan ilçesinin köyü Bahçe - Muş ili Malazgirt ilçesinin köyü

Mayıs 2015

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Mayıs 2014

Turan Söylemez, bir soruya yanıt verdi.

Bahçe aydınlatılırken nelere dikkat edilmelidir?

Aydınlatma aracı alırken sadece geceyi düşünerek almayın. Aydınlatma, gündüzleri de kullanılan bir dekorasyon unsurudur. Aydınlatıcınız geceleyen hoş bir ışık sunarken gündüz de peyzaja uysun, göze bir aksesuvar gibi görünsün. Ayrıca kriteriniz son derece parlak bir ışık olmasın. Bahçenizin loş olması veya güvenliği sağlayacak kadar aydın olması yeterlidir. Aksi durumda bahçeniz hep gündüz olur ve gecelerin zevkini çıkaramazsınız (Yani lokal aydınlatmayı tercih edin) .

Ayrıca aydınlatma ürünü alırken bahçenizdeki rüzgar etkisini, deniz kenarında olup olmaması durumunu göz önüne alın ki bunlar doğrudan aydınlatma elemanını etkileyen unsurdur. Rengi konusuna gelince gün ışığı renginde bir aydınlatıcı öneririm. İnsan gözünün en rahat olduğu renktir. Hatta bazı lambaların üstünde kelvin değeri denilen ışık miktarı yer alır. Bu değer 2700-3750 aralığında olsun.

Spot tarzı lambaları tavsiye etmem. Direkt bir noktaya vurmaları pek hoş olmuyor veya direk göze temas edince de bahçe keyfi bırakmıyor. Bunun yerine avize başlıklarındaki gibi veya bir küre içinde bulunan ışıklar gibi ışığı dağıtan aydınlatıcılar kullanın. He bir de, spot tarzını kullanacaksanız ışık direkt bitkilere vursun. O zaman çok farklı bir atmosfer oluyor.

Fikir olsun diye beğendiğim bazı fotoğrafları da paylaşayım:
Dekorasyon

Dekorasyon

Dekorasyon

Dekorasyon

Dekorasyon
Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Mart 2014

Ebru Özkan, bir soruya yanıt verdi.

İstanbul'da yeni açılan Botanik Bahçesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

İstanbul'da bulunan Atatürk Arboretumu, Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi gibi çok güzel botanik bahçeleri mevcut. Yeni açılan bahçe de Bakırköy Botanik Bahçesidir. Bu tarz alanların olması tabi ki güzel. Yeşil alan ve doğal ortamların yok edilmesine karşı yapay olarak oluşturulması bizi mutlu ediyor.

Bakırköy Botanik Bahçesi
  • İncirli E-5 otoyolunun bitişiğinde, 90 bin metrekarelik alana yayılmıştır. E-5 kenarında Merter-Bakırköy istikametinde giderken sol tarafta, İncirli kavşağından hemen önce yer almaktadır. Parkın hemen yanında Forum Marmara Alışveriş merkezi bulunuyor.
  • 11,50 metrelik Türkiye'nin en yüksek oyun kulesi, 5 adet konuşan dinozor heykeli ve su oyun ekipmanları da yer alıyor.
  • Mutfak ve Şifalı Bitkileri Bahçesi ile çiçek renklerine ve çeşitlerine göre yapılmış 11 adet tematik bahçe alanı bulunuyor. Yaklaşık 50 yaşında ağaçlara ve toplam 262 bin 563 adet bitkiye sahiptir.
  • Biyolojik arıtma ile yapılmış doğal kaynak suyu ile oluşturulmuş bir gölet de mevcuttur. Ördek, kuğu ve su kaplumbağalarının yanı sıra çeşitli balıklar için de yaşam alanı olmuştur.
  • Çocuklar için kocaman ve zevkli bir oyun alanı bulunuyor.
  • Haftanın her günü sabah 07.00’den itibaren ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.
İstanbul

İstanbul

İstanbul

İstanbul
Aralık 2013

Ya Ko  yeni bir  gönderide  bulundu.

Winter is coming...

Aralık ayında hala bahçe mi bakacağız diye şaşırmayın bakarsak bağ olur, bakmazsak bahara daha çok işimiz olur : ) Aralık ayı işleri aslında kasım ayı işlerinden pek farklı sayılmaz, daha çok onların bir devamı, tekrarı ya da yetişemeyenlerin telafisi gibi. O yüzden aralık işlerine kasım işlerini tekrar bir okuyarak başlamanızı tavsiye ederim, tıklayınız...

Bahçe

Bahçe temizliği
Yine temizlenecek bir şeyler kaldıysa temizlemek en esas işimiz. Şiddetlenen rüzgarlarla son dökülen yaprakları da toplamak, ağaçların çalıların diplerini iyice açmak baharda daha az haşere / zararlı problemi yaşamanızı sağlayacaktır.

Bahçe

Bu ay temizlik işlerine bazı illerde kar temizliği de eklenecek. Bahçenizi kardan temizlerken dikkat edilmesi gereken bir kaç konu var:

- Bahçeyi örten kar örtüsünün bir yere yığılmaması, aşırı baskı yapmaması, eşit şekilde yayılması önemli, o sebeple rüzgar benzeri sebeplerle bir yerde birikme olursa kürekle dağıtmanız gerekecek.

- Yoldaki karları kürerken bahçeye veya bir ekim alanına doğru atıyorsanız yolu tuzlamamış olmalarına dikkat etmeniz gerekir. Eğer siz kendiniz otopark ya da bahçe yollarınzı tuzluyorsanız bitkilerinize zarar vermemek için ev hayvanları için zararlı olmayan tür tuzlardan almalısınız ki bitkileriniz de zarar görmesin.

- Ağaçlarda biriken karların dallara yük yapıp kırmaması için temizlenmesi gerekir. Ama bunu yaparken vurarak değil, hafifçe silkeleyerek yapmalısınız. Donan dallar kolayca kırılabilir.

- Dallarda buz sarkıtları oluşmuşsa en iyisi hiç dokunmamak ve buzun kendi kendine erimesini beklemek. Yoksa buzları kıracağım derken donmuş dallara zarar vermeniz de olası.

Kıştan koruma önlemleri
Bahçe

Bahçenin kullanılmayan sebze meyve ekim yatakları ve yıllık çiçeklerin dikili olduğu tarhlarını 5-8 cm arası malç ile kapatabilirsiniz. Fareleri sevindirmemek için daha kalın dökmemeniz tavsiye edilir : )

Dışarıda duran, gübre, ilaç benzeri kimyasallarınızı aırı soğuklardan korumak için kapalı mekanlara almak gerekir yoksa bazıları etkilerini yitirebilirler. Kötü kokuyorsa da bir kaç kat torba içine koyup sıkıca ağzını bağlayabilirsiniz.

Bahçedeki fıskiyeler, süs havuzlarını kapatmanın da vakti geldi. Aynı şekilde eğer akaryakıtla çalışıyorsa çim makinasının deposunu da boş tutmanız gerekir.

Bahçe

Bu mevsim kuşları da unutmamak gerekir. Sadece yem değil, taze içme suyuda koymalı, suyun donmadığından emin olmalısınız. Bahçede elinizden geldiğince toprak havalandırma yaparsanız kuşları çıkan böceklerle de mutlu edebilirsiniz hem de toprağınız havalanmış olur.

Artık dal ve odun parçalarını gelişi güzel bir yere yığarak, kirpiler için güzel bir kış uykusu yuvası yapabilirsiniz.

Seranız ya da kapalı balkonunuzda ısıtma ile ekime dikime devam edecekseniz, ısıtıcıların durumunu önceden bir kontrol etmekte fayda var.

Bahçe

Bahçe Bakımı

Elma ve armut ağaçlarını budayabilirsiniz.

Huş, akçaağaç ve sarmaşıklarınızı budayabilirsiniz.

Genel olarak tüm ağaç ve çalılarınızdaki ölü, kuru, kırık, hastalıklı dalları, kök sürgünlerini ve dik sürgünleri budamaya devam edin.

Çalılarda ve odunsu bitkilerde uç budaması yapabilirsiniz. Budadığınız parçalar ile yılbaşı için çok ilginç süsler ve güzel hediyelik eşyalar yapabilir, bahçenizi evinize dekor olarak taşıyabilirsiniz.

Mor çiçekli çim olarak da bilinen liriope, gün güzeli, solucan otu, gülhatmilerin tepeleri hala yeşil ise tümüyle kesmeye gerek yoktur, sadece kuruyan yaprakları temizlemeniz yeterli.

Toprak donmadıysa yaprak döken ağaçları dikmeye ve yerlerini değiştirmeye devam edebilirsiniz.

Soğuklar iyice bastırdığında mümkün mertebe çim alanınızın üzerinde yürümekten kaçının.

Çiçek diplerini çamur sıçramasını önlemek için malç ile kapatın ve sık sık siyah lekeli yaprak var mı diye kontrol edin, varsa temizleyin. Bu sayede mantari hastalıklardan korunabilirsiniz.

Bahçe

Bahçe ya da balkonda soğuğa maruz kalacak saksıların altına soğuktan korumak için ayak koyabilir ve gerekirse saksıları çuval bezi pıt pıt kağıt benzeri bir şeyle sarabilirsiniz. Kışı dışarıda geçiremeyecek genç bitkilerinizi ise artık eve almalısınız.

Güllerden kızaran tohum keselerini/kafalarını (artık ona her ne deniyorsa) toplayabilirsiniz. Bu tohumlar soğuk katlamadan sonra baharda ekmeye hazır olacak.

Soğanlı, yumru köklü bitkilerinizi çürüme var mı diye bir kontrol edin.

Yeni dikilen ağaçların, çalıların ve odunsu bitkilerin sulamasına devam edin.

Ekim / dikim

Eğer elinizde hala dikmediğiniz bitki soğanı kaldıysa, toprak da hala donmadıysa çok çok acil olarak dikmelisiniz. Biraz geç de olsa baharda açacaklardır.

Toprak ıslak yada donuk değilse meyve ağaçlarının ekimine devam edilebilir.

Pırasa, lahana, yaban havucu ve benzeri kök ürünlerini toplayabilirsiniz. Bürüksel lahananız var ise hala dayanacaktır. Brüksel lahanası kar altında bile kalır.

Bahçede boş kalan yerlere menekşe ya da funda gibi kışa dayanıklı çiçekler, çalılar dikebilirsiniz.

Bahçe

Yalın kök bitkileri ekebilirsiniz.

Evdeki bitkiler

Bahçe

Bu soğuklarda kompostu karıştırmak için bile balkona çıkmaya kendimi zor ikna ediyorum o yüzden bütün ilgi ve dikkat ister istemez ev içindeki bitkilerde. Gerçi onların da bir çoğu dormansi sürecine giriyor ve sulamayı azaltıyoruz ama yine de yapılacak işler var.

Özellikle balkondan içeriye alınan çiçeklerinizin yapraklarını nemli bir bezle silerek tozu ve ilaçlama artıklarını alabilirsiniz. Ayrıca sadece bahçedeki ağacın çalının değil onlarında saksı diplerini temizlemek gerekir.

Dışarıdan eve alınan bitkileri böcek için kontrol etmek ve ilaçlamakta fayda var. Bazı böcekler evin sıcak nemli uygun koşullarında hızla çoğalıp sonra başınıza dert olabilirler. Bu dönemde özellikle örümcek, unlu ve kabuklu bit için gözünüz hep çiçeklerin üzerinde olmalı. Eğer işler kontrolden çıkmadan evvel durumu farkederseniz yıkama, alkol ile silme, arap sabunu + sıvı yağ spreyi gibi kimyasal olmayan yöntemlerle durumu kurtarabilirsiniz. İşler çığrından çıkar ise çiçekleri balkona çıkartıp ilaçlamak için hava şartları uygun olmayabilir ve zor durumda kalırsınız.

Bahçe

Nergis soğanlarınızı toprağa bile değil, çakıl taşları üzerine yerleştirip, soğanın hemen altına gelecek kadar su koyarak filizlendirebilirsiniz, 2 haftada bir yeni bir parti suya koyup hazırlarsanız kış boyunca evinizde taze çiçek dekorunuz devam eder.

Yine benzer şekilde nergis zambaklarınızda bu kış evinizi süsleyebilir, bir kere sulayıp aydınlık bir yere yerleştirin ve bekleyin bir kaç hafta bir hareket olmaz ise tekrar sulayın. Ama kesinlikle sürekli sulamayın çürümesine sebep olabilirsiniz, 2 haftada bir su verip sonra sabırla bekleyin.

yakoyesilev.blogspot.com/2013/12/winter-...
Kasım 2013

Ya Ko, bir soruya yanıt verdi.

Bahçedeki yabani otlar ilaçsız nasıl yok edilir?

2 değişik yöntem daha;

- 2 bardak sirke, 1 kaşık sıvı sabun, 1 kaşık tuz. Kendi bitkilerinizi koruyarak uygulayınız yoksa onları da yakar.

- Otlardan kurtulmak istediğiniz veya sebze bahçesi yapmayı düşündüğünüz alan için son baharda yabani otları biçip alana 2 kat oluklu mukavva serin. Taşlarla ağırlık yaparak sabitleyin üstüne mukavvaları dış ortamdan bir nebze korumak için malç atın. Bu yöntem ilk baharda başetmeniz gereken yabani ot miktarını büyük oranda azaltır. Bu örtmeyi siyah naylonla yapan da var ama ben toprağın üzerine naylon sermeyi sevmiyorum, karton daha iyi.
Kasım 2013

Ya Ko  yeni bir  gönderide  bulundu.

Baltalimanı Japon Bahçesi

Bilmiyorum hiç gittiniz mi ama Baltalimanı Çayır caddesi ile Baltalimanı Hisar caddesinin kesişiminde, Metin sabancı Kemik Hastalıkları Hastanesinin tam çaprazında çok güzel bir Japon Bahçesi var. Çok büyük bir yer sayılmaz (büyük değil diyorum ama içinde 4850 adet ağaç ve bitki kullanılmış) . Her tarafa süs kirazı ve japon akçaağaçları serpiştirilmiş. Biz ilk defa sonbaharda gittiğimizden ötürü ancak akçaağaçların o kızıl yapraklarının keyfini sürebildik ama eminim ilk baharda kirazlar çiçek açtığı zamanda park çok güzel bir yer oluyordur.

Tohum

Park 2003 Japon yılı sebebiyle yapılmış. Giriş ücretsiz, halka açık bir park. Etrafta dolaşan 1-2 tane bakıcısı / bekçisi var, belediye çalışanları. Girişte hemen solda çakıl ve taşlarla yapılmış Japonya’nın 12 büyük adasını temsil eden bir zen bahçesi var ama biraz bakımsız, çakılları tırmıkla taramamışlar, bazı yerlerde aralarda ot bitmiş. 12 büyük ada olayını da oradaki sadece bakıcı söylediği için kesin bir bilgi veremiyorum, başka bir kaynaktan teyit edemedim, ama uyduracak hali yok adamın : )

Tohum

Tohum

Girişin sağında ise bir Japon Çay Evi var, girişteki çitler ve bahçe kapısının bambuları plastik olsa da yine de bence güzel olmuş, evin diğer kısımlarında doğal ahşap kullanıp durumu kurtarmışlar. Evin arka tarafından bahçeye doğru giden patika çok hoş, her gün o patikadan yürüse insanın ömrü uzar. Maalesef ki bu çay evi faaliyette değil, sadece gösterim amaçlı. Parkın içinde hiç bir şekilde yiyecek içecek satışı yok. Piknik yapmak ve köpek gezdirmek de yasak. Belli ki parkı temiz tutmanın yolunu böyle bulmuşlar.

Tohum

Tohum

Girişin karşısında ise anı levhaları hazırlanmış, parkın Şimonoseki Hiyonoma parkı ile kardeş park olduğunu. Bizim de onlara lale soğanı gönderdiğimizi burdan öğreniyoruz. Hatta bir de koi-nobori (sazan balığı flaması) astıkları direk var ama artık flamalardan eser kalmamış belki 5 Mayıs’ta yine asılıyordur, bekleyip göreceğiz. Ben internetten flamalı bir resim buldum yine de : )

Tohum

Tohum

Tohum

Evin arkasında yapay bir gölet ve ortasındaki adacıkta da bir kamelya var. Baharda ve yaz aylarında akşamüstü bir termos çay, bir sandviç ve sevdiğiniz bir kitapla çok keyifli vakit geçirilebilecek bir yer. Park çok kalabalık olmuyor o yüzden kafa dinlemek isteyenler için çok güzel. Yapay göletin etrafı Japon akçaağaçları ile çevrili, ayrıca nilüferler de var. Nereye baksan güzel : )

Tohum

Tohum

Sonbaharda gittiğimizden akçaağaçlar tohum döküyordu haliyle biz de hemen bolca tohum topladık. Ağaçlar.net’de akçaağaç tohumu ekmek için bir çok farklı yöntemlerden bahsediyordu siz de bu bağlantıdan bakabilirsiniz. Farklı gözükseler de temelde hepsi benzer; tohumları suda beklet nemlendir, nemli ve soğuk ortamda beklet, sonra ısıyı yükselt. Ben hepsini 48 saat ılık suda beklettim, sonra 1 gün kadar kağıt havlu arasında beklettim iyice süzülsün ıslak kalmasın diye, sonra hafifçe nemlendirdiğim toprağa ektim ve üstlerini nemi kaçmasın diye kapattım. 4 kutu buzdolabında 3 kutu ise balkonda duruyor. Bakalım hangisinde daha yüksek çimlenme oranı olacak.
Tohum

Tohum

Tohum

Tohum

Tohum

Tohum

Tohum

Eğer siz de akçaağaç tohumu ekmek istiyorsanız. Tohumların düşmeye başladığı ama hala bir kısmının ağacın üzerinde olduğu zamanda tohum toplamalısınız. Tohumların yandaki kanatçıklarını tohuma zarar vermemeye özen göstererek kesin diyenler de var kesmeyip öyle kanatçıklarıyla ekenler de var. Sonra tohumları 1-2 gün ılık suda bekletin, gerçi taze tohum ekiyorsanız su da bekletmeye de gerek yok diyorlar. Sonra süzdürüp kutulara ekebilirsiniz. Akçaağaç tohumları 90 ile 120 gün soğuk katlama gerektiriyor. Bilmeyenler için basitçe katlama; tohumu belirli bir süre belirli bir ısı koşuluna maruz bırakmak. Yani kasım sonu gibi dolaba koysanız mart ayına kadar orada kalacak.

Tohum

Yukarıda bahsettiğim ağaçlar.net konu başlığı altında japon akça ağacı çimlendirmek üzerine çok güzel iki video da bulunuyor onları da aşağıda paylaşıyorum. İngilizce bilmeyenleriniz için basitçe adam kuru tohumlardan çimlenme oranının çok düşük olduğunu ve mutlaka taze tohum kullanılması gerektiğini söylüyor. Kuru tohuma örnekler gösteriyor. İnternetten aldığınız tohumların bir çoğu böyle eski tohumlardır diyor. Taze tohumları kasım aralık gibi plastik buzdolabı poşetine koyun buzdolabına atın yeter sonra martta nisanda çıkartıp ekersiniz diyor. Gerçekten de buzdolabı torbasından çıkarttığı tohumları çimlenmiş vaziyette, sadece kök salanları alıp saksıya geçiriyor.

Tohum

Tohum

Umarım ben de bu tohumlar konusunda başarılı olurum. Tüm tohumlarımı bu sene kendim topladığım için en azından taze olduklarına eminim. Siz de benim gibi bu güzel kırmızı yapraklı ağaçlara hayransanız ya da biraz kafa dinlemek istiyorsanız mutlaka Baltalimanı Japon Bahçesine uğramalısınız. Yol bilgisine bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

yakoyesilev.blogspot.com/2013/11/baltaliman-japon-bahcesi.html
Ekim 2013

Ya Ko, bir soruya yanıt verdi.

Çiçeklerle konuşmak gerçekten de onların gelişimini olumlu yönde etkiler mi?

Ben konunun konuşmakla birebir ilgili olduğunu düşünmüyorum.

Ama bir mantık çıkarımı yaparsak; deli olmadığınız var sayımından yola çıkarak, çiçeğinizle konuşuyorsanız onu seviyorsunuzdur. Sevdiğiniz için hep ilgilenirsiniz, iyi bakarsınız ve o da büyür, serpilir, güzelleşir.

Özetle, bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur... :)
Ekim 2013

Ya Ko  yeni bir  gönderide  bulundu.

Hortus Botanik Bahçesi - Amsterdam

Hollanda deyince akla gelen ilk şeyler; kanallar, laleler, bisiklet gezintileri, müzeler, Van Gogh... Ama bundan sonra aklınıza bir şey daha gelsin Hortus Botanicus! Bu seneki tatilimizde bir fırsat bulduk, oraları gezdik ve çok beğendik.

Bitki

Amsterdamdaki Hortus Botanicus dünyadaki en eski botanik parklardan bir tanesi. Küçük bir alanda binlerce çeşit bitki barındıran bir harikalar diyarı adeta. Plantage bölgesindeki yerine taşındığı yani kurulduğu diyebileceğimiz tarih 1682. Hesaplamaya üşenenler için söyleyeyim 331 sene önce. İlk kurulduğunda Hollanda’nın ünlü Formal Bahçelerindeki gibi dikdörtgen ya da dairesel şekillerde yapılmış çiçek tarhları ile düzenlense de 19. Yüzyılda ağaç sayısı arttırılmış, ağaçların arasında dolaşan patikalar eklenmiş ve parka daha doğal bir atmosfer verilmiş. Açık havada parkında dört adet özel koleksiyon da bulunuyor; şifalı bitkiler, fuşyalar, etobur bitkiler ve bitkilerin genetik yakınlıklarına göre sınıflandırıldığı bir sistematik bahçe de var.

Bitki

Bitki

Bu koleksiyonların yanı sıra bahçede bir çok yüzyıllık ağaç bulunuyor. Girişte kocaman bir Turner meşesi var, gezdikçe muhteşem bir kızıl meşe, çok acayip bir mantar ağacı, 350 yıllık bir palmiye ve 200 yıllık bir Türk fındığı ile de karşılaştık. Parkta koruma altındaki türler de bulunuyor.

Bitki

Bitki

Bitki

Çok gösterişsiz olduğu için hiç farkına varmadan yanından geçip gideceğimiz bir çamın demir kafes içinde olduğunu görünce meraklanıyor insan. İsmi Wollemi çamı, yaşayan bir fosil çünkü 1994’de Sidney’e 200 km mesafede bir doğal parkta bir park bekçisi tarafından keşfedilene kadar sadece fosillerden biliniyormuş. Tek doğal yaşam alanı Mavi Dağların arasındaki 2 dar vadi olan tarih öncesi devirden kalma bu endemik tür keşfedildiğinde sadece 60 erişkin bitki kalmış durumdaymış. Ekoloji konusunda hassas Avustralyalılar tabi ki hemen olaya el atmış, tohum, çelik her türlü yöntemle deli gibi ağaçları üretmeye başlamışlar. Bizim başımıza bir şey gelir, bu en nihayetinde dünya mirası diye düşünüp ürettiklerini dünyanın dört bir tarafına da göndermişler. Peheeeyyy! Avustralyalı deyip geçmeyin işte bir kıytırık çamın peşinde adamlar helak oluyor.

Bitki

Bitki

Bitki

Dışarıdaki bahçeyi dinlene dinlene gezmek gerek çünkü parkta ayrıca inanılmaz seralar da var. Bir palmiye serası var ki içinde hayatımızda gördüğümüz en yaşlı şeyleri gördük; 350 yaşında bir sago palmiyesi vardı. Klasik tarzda çok güzel bir kış bahçesi, kışın dışarıdaki bazı bitkiler de buraya konuyormuş içerisi epeyce kalabalıklaşıyormuş.

Bitki

Bitki

Bitki

Palmiye serasını geçince yanyana çok daha modern görünümlü 3 iklim serası var; subtropik, çöl ve tropik iklimler için farklı sıcaklık, nem ve havalandırma ayarları yapılmış dev cam seralar. Astropikal serasının en keyifli yönlerinden biri aşağıdaki patikaların dışında bir de yüksek gezinti platformu olması. Yukarıda ağaçların dalları arasında çok farklı bir bakış açısıyla gezebiliyorsunuz. Önce subtropik iklimde rahattık, keyifli keyifli gezdik, fotoğraflara poz verdik ama çöl serasına geçince birden afakanlar bastı.

Bitki

Bitki

Okluk ağaçlarına bayıldık. Aslında bir sarısabır (aloe) türü ama bildiğimiz ağaç gibiler. Her kafamızı çevirdiğimiz yönde bir sürprizle karşılaştık. Yer gök kaktüs ve sukulent olduğu için de uzun süre oyalandık. Sonunda ay o ne kadar şahane, ay bu ne kadar ilginç, şuna bak ne harika derken resmen beynimiz pişti. Ben artık fenalaşıyorum sanki derken kendimizi bir gayret yan seraya attık ama yağmurdan kaçarken doluya tutulduk orası da tropikal iklim serasıymış, o sıcağın üzerine bir de nem eklendi terden sırılsıklam olduk. Bu üçüncü serayı tam hatırlayamıyorum çünkü tüm konsantrasyonumu nefes alıp verebilmeye ayırmak zorunda kaldım. Bir tek benden büyük yaprakları olan ağaçlar vardı onlar kalmış aklımda.

Bitki

Bitki

Bitki

Parktaki 3 büyük iklim serasının dışında bahçede bir de küçük seralar var. Bir tanesi yine için kaktüs ve sukulent dolu olan Meksika Serası. Bu serada bulunan en ilginç bitki ölmeyen “Welwitschia Mirabilis”. Güney Afrika ismi olan “tweeblaarkanniedood” isminin anlamı bir nevi "ölmez iki yaprak". Bitkinin yuvarlak kısa gövdesinden çıkan iki yaprak sürekli uzuyor; uzuyor uzuyor uçlardan kuruyor, uzuyor uzuyor uçlardan kuruyor... Ölmeyen denmesinin sebebi 2000 yaşına ulaşan bitkiler olması. Pek tabi ki bu da endemik bir tür, sadece Güney Angola ve Nambia’daki Namib Çölü’nde bulunuyor. Çok şükür ki oralara gitmek zorunda kalmadan görmüş olduk. İhtiyacı olan suyu yaprakları vasıtasıyla sabah sisinden yakalıyor. Bana lazım değil sudur, besindir, bir sis vursun sabah yeter diyebilecek kadar kanaatkar olunca 2000 yıl yaşamak mümkün olabiliyor demek ki...

Bitki

Bitki

Meksika serasının hemen yanındaki serayı ise kısaca harikalar diyarı olarak adlandırabiliriz. Çünkü çarkıfelek çiçeklerinin arasında süzülen kelebekler o kadar güzel, o kadar narin ki insan kendini masal alemine girmiş gibi hissediyor. Herhangi bir uyarı levhası olmamasına rağmen herkesin o büyülü atmosferi bozmamak için söz birliği etmişcesine fısıltı ile konuşması çok hoştu, belli ki içerideki herkesin bizimle aynı şeyleri hissediyordu. Bir yerde bir kelebek evi tabelası görürseniz asla fırsatı kaçırmayın!

Bitki

Bitki

Hortus’un ayrıca büyük bir etçil bitki koleksiyonu var, hem astropikal iklim serasında hem de dışarıda bir çok etçil bitki türü görme şansımız oldu. Fotoğraflar tabi ki de buradakiler kadar değil devamına facebook, google+ ya da flickr hesaplarımızdan bakabilirsiniz.

yakoyesilev.blogspot.com/2013/10/hortus-. . .
Ekim 2013

Ya Ko  yeni bir  gönderide  bulundu.

Lavantin - evimizin uzaylısı

Bauhaus bahçe bölümünde ilk gördüğüm anda bayıldığım bir bitki lavantin. Pütür pütür gövdesi, çok sade sarı çiçekleri ve soğuk girimsi harika rengi bitkiyi o kadar acayip ve fütürist gösteriyor ki herhangi bir bilim kurgu filminde baş role koyabilirsiniz : )

Lavantin

Basitçe tanıtırsak, orjinal adı Santolina chamaecyparissus. Türkçede lavantin, santolin ya da kıbrısotu deniyor. Yabancı dilde kaynak arayacaksanız santolina diye arayabilirsiniz kimse o garip botanik ismini umursamıyor. İngilizcede lavender cotton olarak da biliniyor. Her daim yeşil küçük bir çalı. Rengi, örtücülüğü, hızlı büyümesi, şekil verme ve bakım kolaylığı nedeniyle peyzaj düzenlemelerinde de çok tercih ediliyor(muş).

Lavantin

Ayrıca aromatik bir bitki. Çayının iyi geldiği bir sürü şey var, hatta o kadar çok şey var ki burada yazmak çok anlamsız. Herşeye iyi geliyor denebilir. Google herşeyi biliyor merak edenler ona sorsun J. 1 litre suya 1 tatlı kaşığı atıp 10 dk demleyip aç karnına içilir diye okudum ama açıkçası hiç denemedik. Bizim bahçede koca çalımız yok valla evde bir minik, büyümekte olan çalıcığımız var onu da çay yapacağız diye yolamayız J. Beni asıl meraklandıran çay yapmaktan çok genelde yabancı sitelerde böcek ve parazit kovucu olarak kurutulmuş yapraklarının satılması olmuştu. Ama bir yer diyor böcek kovuyor bir yer diyor örümcek yapıyor hangisi doğru tecrübe ile sabit bir bilgimiz yok.
Lavantin

Güneş seven bir akdeniz bitkisi dedikleri için önce güneşin alnına koyduk bol bol suladık neredeyse kuruyup ölüyordu. Meğerse su sevmiyormuş. Su verince kuruyor, işte uzaylı bitki demiştim. Kuruyunca çok bakımsız çirkin gözüküyor. Ay kurudu bu gitti derken kuru dalları budayıp temizleyince tekrar güzel soğuk renkli canlı görüntüsüne ulaştı. Az sulamak gerek burası kesin, hatta yazın haftada bir verin kışın daha bile az diyorlar ama ben niyeyse dayanamıyorum 4-5 günde bir suluyorum. Şimdilik keyfi yerinde rengi canlı durumu iyi. Kumlu drenajı iyi toprak ister dediler, normal saksı toprağına diktim bir şikayeti olmadı henüz.

Lavantin

Bu güzelim çalıyı tabiki kendi haline bırakalım da güzel güzel büyüsün diye almadık J onunla ilgili bir takım planlarımız var. Lavantinin çok güzel bonzai örnekleri var ama şu anda daha o işe girişecek vaktimiz ve cesretimiz olmadığı için biz bir süs çalısı yapmaya karar verdik. Bonzaileri kışın araştırıp çalışacağız kısmetse, şimdilik budama ile idare ediyoruz.

Lavantin

Lavantin budamak kolay bir iş genelde yapılan tek uyarı çiçeklenme dönemi sonrası budayın diye. İlk baharda budarsanız çiçek vermesini engelleyebilir uyarıları da var. Ayrıca hızlı büyüyen bir bitki olduğu için hemen bir senede güzel bir çalınız oluyor. Şekil olarak yılbaşı ağacını seçtik çünkü bu bitkiye çok yakıştığını düşünüyoruz ve yakında yanına bir de top şeklinde biberiye ekleyeceğiz J yanyana süper olacaklar. Biz birebir bu videonun direktiflerini uyguladık çünkü tam da yapmak istediğimiz şeyi anlatıyordu. Ama gavurca bilmeyenler için basitçe aşağıda bizim resimli anlatımımız da mevcuttur :) Ayda bir yeni fotoğraflar ekler gelişmesini paylaşırız.

video.wpt.org/video/2130747509

Öncelikle yukarı gitmesi için seçtiğimiz ortadan bir dalı çubuğa bağlıyoruz. Sonra diğer dalların 1/3'ünü keserek buduyoruz. Sonrası beklemek J Videoda gösterdiğine göre 2 ayda bir tekrar bir budama gerektiriyor. Bu budamalar düzeltme budaması gibi, kafanızda yılbaşı ağacı şeklini düşünerek biraz uçlardan kırpıyorsunuz.

Lavantin

Lavantin Lavantin

Biz kuruduğunda tam ortadaki dalları kesmişiz mecburen ama yine de idareten ortaya yakın bir dal buldum, merkez çok kaçmadı. Beni endişelendiren bir başka konu da sağdaki, açığa düşen dal. Umarım ileride şekil bozukluğuna sebep olmaz. Bu arada bu ilk budamada kestiğim dalları da alt taraflarını tıraşlayıp diktim. Normal çelikten biraz kısalar ve köklendirme hormonum yok ama belli mi olur, belki biri tutar. Kalan en kırpık dalcıkları da kurumaya bıraktım, keseye doldurup böcek kovucu olarak kullanacağım. Özetle bir lokmasını bile ziyan etmedik : )

Lavantin

Lavantin

yakoyesilev.blogspot.com/2013/08/lavanti...
Eylül 2013

Devrim Güren  yeni bir  gönderide  bulundu.

Eski Teneke Kutuları Kullanarak Bahçe Aydınlatın

Akşamları bahçenize güzellik ve aydınlık katacak kendi aydınlatma sisteminizi oluşturun.
  1. Tenekenizi alıp etiketlerini çıkarın, sabunlu su ile yıkayınız. Sonrada güzelce kurulayınız. Bahçe
  2. Tenekenin ¾ üne kadar kum doldurun. Kum teneke kutunun şişmesini önlemek içindir (su donarken genişler).Bahçe
  3. Su ekleyin. Bahçe
  4. Teneke kutuyu dondurucuya koyun. Bahçe
  5. Su donana kadar bekleyin ve su donduktan sonra dondurucudan çıkartın. Bahçe
  6. Teneke kutuya resmi çizmek için uygun bir yaprak seçin. Teneke kutuyu çekiçle desen vermeden önce yaprağı güzelce yerleştirin. Bahçe
  7. Yaprağın damarlarını çivi ve çekiç yardımıyla dikkatlice delik açın. Bahçe
  8. Çiviyi çıkartın ve yaprağı alın. Teneke üzerindeki çivi delikleri ile yaprak deseniniz oluşmuştur. Bahçe
  9. Kutuyu istediğiniz renkteki sprey ile boyayın. Bahçe
  10. Kutuyu serin bir alanda kurumaya bırakın. Boya 3 saat içinde kurur. Rengin daha canlı olması için 24 saat bekletin. Bahçe
  11. Kutunun ¼'ünü kum ile doldurun. Bahçe
  12. Kumun üzerine tam ortaya gelecek şekilde mum (veya pille çalışan ışık) yerleştirin. Bahçe
  13. Aydınlatma lambanız hazır. Bahçe
Ağustos 2013

Devrim Güren, bir soruya yanıt verdi.

Bahçedeki yabani otlar ilaçsız nasıl yok edilir?

İçerdikleri kimyasallar nedeniyle bitki ilaçlarının zararlarını hepimiz biliyoruz. Bu yüzden bahçenizdeki yabani otlardan tam olarak kurtulamasanız da önemli ölçüde azaltabileceğiniz birkaç basit önlem var:
  • Elinizle sökün, kökünden... Biraz bilek gücü :)
  • Yabani otların üzerine kaynar su dökün. Kaynar su bitkiyi anında öldürür.
  • Bir sprey şişesine sirke doldurun ve güneşli bir ara bunu yabancı otların üzerine sıkın. İki üç gün sonra kuruduklarını göreceksiniz.
  • Çiçeklenmeden önce otları biçin. Böylece tohumların yayılmasını engellersiniz.
Temmuz 2013

Turan Söylemez, bir soruya yanıt verdi.

Bahçede mısır nasıl yetiştirilir?

BahçeMısır sıcak iklim ve bol güneşi sever. Aşırı sıcak da yetişmesi için uygun değildir. Yetiştireceğiniz toprağı bol gübreler ve sularsanız lezzetli mısırlar elde edersiniz.

Uygun ekim ayı Nisan-Mayıs'tır. Bahçeye tohum olarak dikilir. Tohumları toprağa tek sıra şeklinde yerleştirmek gerekir. Ayrıca araları sık olmamalı, mısır büyüdükçe yayılır. Sık hasat almak için de 2 haftada bir tohum ekin. Toprak iyi havalandırılmış ve nemli olursa hızlı yeşillenir.

Bahçeye ektikten sonra mısırı az sulayın fakat çiçek açmaya başlayınca bol sulanma ister. Eğer sabah saatlerinde yaprakları kıvrılmışsa suya ihtiyacı var demektir. Kökü kısa olur ama büyüdükçe boyu uzar. Yaklaşık 2-3 metreyi bulabilir. Bu yüzden rüzgarda çabuk kırılabilir. Eğer toprağı iyi gübrelerseniz kök sağlamlaşır ve bunun önüne geçebilirsiniz.

Hasat vaktini anlamak için mısırın koçanına bakılır. Püskülleri kahverengiyse mısırı hasat edebilirsiniz.Bahçe

18 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.