Bilmek istediğin her şeye ulaş

Bakış Açısı

Bakış Açısı ya da İngilizce adıyla Vantage Point, Pete Travis tarafından yönetilen 2008 yapımı Amerikan gerilim-dram filmi. Film, ABD'de 22 Şubat 2008'de gösterime girmiştir.

Ekim 2014

Cem Turan, bir soruya yanıt verdi.

Başarıya ulaşmak için önemli olan plan mıdır yoksa hayat felsefen midir?

En büyük toplumsal sıkıntılarımızdandır, bir aleti ya da yoldaki bir trafik levhasını amacından çıkarıp bir amaç haline getirmek. Başarı da bunlardan biridir maalesef ve bu yaygın algısal hata bizi ne derin uçurumlara sürüklemektedir, görmek için başımızı kaldırmamız gerekir.

Başarı bir hedef, yaşam amacı değildir. Başarı bir aracın gösterge panelindeki kadranında bir skala belirtecidir. Kadranda yazan bir değerdir sadece. Yaptığımız işlerin sonucunda okunabilecek değerler kümesinden bir elemandır. Asla amaç olamaz, olmamalıdır, sağlıklı ve değerler dünyasında bulunmak isteyen bir ruh için.

Başarıyı eylemin sonucunda göstergede okunan bir değer olmaktan çıkararak bir amaç haline getirmek şöyle trajikomik bir durum oluşturur: Siz bir otomobile bindiniz, kontak anahtarını çevirdiniz ve gaza bastınız. Yapmak istediğiniz tek şey var, 200 km/saat hızına erişmek. İşte budur başarı, paneldeki 200 km/saat yazan çizgidir. Bu araca neden bindiniz, nereye gitmek istiyorsunuz, nasıl bir yoldan gitmek istiyorsunuz... Bunların hiçbirinin sizin için önemi yok ve siz sadece ibreyi 200 km/saat hız gösterecek konuma getirmek istiyorsunuz. Mantığa aykırı, insanı var eden değerler manzumesi ile taban tabana zıt bir yönelimdir başarıyı bir amaç olarak veya yaşam felsefesi olarak görmek. Bizler araca bir yere ulaşmak için, bir hedefle bineriz ve hızımızı yol, hava ve trafik koşullarına göre ayarlarız. Hızlı gitmek değildir yegane amacımız. Ancak yolculuğun sonunda döner bakar, yolumuz ve harcadığımız zamana göre hızımızın tahminlerimizin neresinde olduğunu göreceyle ölçerek "hızlı gittim" veya "fazlaca oyalandım, yavaş geldim" deriz.

Dolayısıyla; hız tutkunu olarak yaşamak; amaçsız, idealsiz, hedefsiz, hayalsiz bir başarıya odaklanmak, diğer bir ifade ile başarıperest olmak, bugünün kişisel gelişimcileri ve öğretim sistemleri tarafından pompalanan bir değersizliktir, insanı insanlıktan çıkarıp mekanikleştirmeyi amaçlar.

Hiçbir öğrenci "ben yüz alacağım" diye bakmamalı sınavlarına. Ne sınavı olduğu, o sınavın kendisini neye hazırladığı, o sınava hazırlanırken neleri gözden geçirip eksiklerini kapattığı daha önemliyken, sırf bu agrasif, materyalist ve mekanik yaklaşım yüzünden sınavlar sadece geçilmesi gereken birer not bonusu olarak görülmemekte midir? Hanginiz, sınavdan 15 gün sonra sınav günü yüklenmiş olduğu bilgilerin tamamını hafızasında koruyor? Sınava konu bilgiye mi önem veriyor öğrenciler yoksa amaç olması gereken bilgiyi araçlaştırıp, motive edici bir araç olması gereken ama yegane amaç haline getirilen bir sonucu (ki bu başarı göstergesi olarak kabul ediliyor, olmamasına rağmen) elde etmek için kullanılırsa elbette ömrü kısa olur. Okulun son günü onca emeği ve bilgiyi üzerinde barındıran defterler, kitaplar, ders notları yırtılıp çöpü boylar. Neden? Çünkü amaç elde edilmiştir. Amaç sınıfı geçmektir yani güya başarılı olmaktır ve olmuştur. Artık bilgiye gerek yoktur.

Herkesin bilgece bilirmiş gibi yaptığı ama hakkında hiç de doğru fikre sahip olmadığımız, dolduruşa geldiğimiz, ön şartlandığımız bir konudur, başarı. Oysa gerçek başarı global çıktıları ile değerlendirilir: Konu öğrencilikse, ne öğrendiniz, o öğrendiklerinizle ne ürettiniz, nasıl bir aydınlanma sağladınız etrafınıza, çalıştığınız kurumlara, insanlığa... Bunlardır başarının değerlendirilme kıstasları. Hayatta başarı, mutlu olabilmektir ve mutlu edebilmek. Bu tanıma göre köylü bir nine ile dede yıllar süren mutluluk dolu, etraflarına yaşam enerjisi sağlayan hayatlarıyla bir profesörden, bir cumhurbaşkanından çok daha başarılı olabilmiştir belki de. Mutlu olmak ve mutlu edebilmek arasında da üretken olabilmek, hayata özgün bir lezzet, değer katabilmektir, başarıyı tamamlayan.

Hepimiz limitli bir ömrü yaşıyoruz, sanki hiç bitmeyecek gibi. Asıl başarı; bu yolculuğun sonlarında, dünya sahnesini terketmeden önce geriye dönüp baktığınızda "evet, bu ömre bedeldir. İyiki yaptım. " diyebileceğiniz bir iz bırakabilmektir.
Ekim 2014

Düşünce Hırsızı, bir soruya yanıt verdi.

Başarıya ulaşmak için önemli olan plan mıdır yoksa hayat felsefen midir?

Elbette ki felsefen. Yani seni sen yapan değerler; kişiliğin. Bir plan kuracak bile olsan bunu kendi kişiliğinin şekillendirmesi çerçevesinde kurarsın. Öte yandan kelime benzeşmesi bakımından başarıya ulaşmak için planın önce felsefene göre hareket etmekse, birbirine girdiğini de görebilir bu sefer de. Yine de felsefe önce gelir diyorum.
Mayıs 2014

Gökhan Biçer  yeni bir  gönderide  bulundu.

Bakış Açısı

Bakış açısı yani bir anlamda algılama farklı olduğu için ortaya konan da farklı olabilmekte ve bu ortaya konanı da algılama farklı olmakta ve bu böyle sürüp gitmekte. Altında art niyet yoksa ya da felakete doğru yol almıyorsa insanların bakış açılarını yargılamayın.

3691
Nisan 2014

Selçuk Küçük, bir soruya yanıt verdi.

Farklı bakış açıları ile bakma niteliği nasıl kazanılır?

Farklı bakış açısı otomatik yaşamadan uzaklaşılarak yapılır. Zihni aptalca da olsa farklı bakış açısı kazanılması gereken konu ile soru bombardımanına tutarak kazanılarak yapılabilir. Zihnin kazandığı düşünce engellerini ortadan kaldırarak buna ulaşmak da mümkündür. Çoğu sanatçının maaşlı bir çalışan olmak istememesinin yegane sebeplerinden biri budur özgür düşünebilmek. Soyut kavramların izlerini somut varlıklar üzerinde aramak en güzel zihin cimnastiğidir farklı bakış açısı kazanmak için.
Mart 2014

Belgi Saygı  yeni bir  gönderide  bulundu.

Anlamayanlara..

Ben görevimi yapıyorum. Bana da çocuğuma da bir şey olmuyor... Ee Berkin? Onun eceli gelmişmiş. Allah anasını babasını imtihan ediyormuşmuş... Deli insan, akıldan yoksun insan!



Hani bir fıkar vardı (tam hatırlayamıyorum ama) zamanın birinde mekanın da birinde sel olur. Herkes evlerini terk etmeye başlar, adamcağızın biri de öylece bekler. Etrafındakiler de "Kaçsan neyi bekliyorsun? " Adam cevap verir: "Allah beni korur. Bana bir şey olmaz der. " Neyse sel gittikçe artar. Evleri aşar bu sırada kayıkla biri gelir yardıma, ona da aynı cevabı verir. Helikopter gelir aynı cevabı verir.




Tabii en sonunda öteki dünyayı boylar adam. Allah'ın karşısına çıkar; "Tanrım ben ne kusur işledim de beni kurtarmadın" der. O da şöyle cevap verir; "Ben daha ne yapayım; göndermediğim adam kalmadı e şaşkın! "... Sözün özü; yapılmayan iş kalmadı; anlaman için başına mı gelmesi gerekiyor, eh be şaşkın!!


Eylül 2013

Dr. Özge Mergen, bir soruya yanıt verdi.

Farklı bakış açıları ile bakma niteliği nasıl kazanılır?

Farklı bakış açıları ile bakma niteliği ancak ve ancak kendi farklı yanlarımızı fark ve kabul etmekle mümkün olur. Kendi içimdeki farklı özellikleri, tarafları, yargıları bilmezsem başkasındakini de göremem haliyle onun gibi de bakamam. Aynı zamanda ne kadar farklı tarafımı biliyor ve tanıyorsam bir konuya o kadar değişik taraftan eğilebilirim.

Kendini fark etmenin iki yolu var:
  • Çok çeşitli deneyimler edinmek ve farklı yaşantılara açık olmak bu yollardan ilki... Her yeni deneyim farklı bir yanımızla temas etmemizi yani yanımızı keşfetmemizi sağlar.. Keşif oldukça bakış açısı genişler..
  • Terapi de ikincisi... O da aynı yola hizmet eder...

Size uygununu seçerek bu beceriyi kazanabilirsiniz.
Nisan 2013

Fatma Büşra Erbil, bir soruya yanıt verdi.

Farklı bakış açıları ile bakma niteliği nasıl kazanılır?

Hiç görmediğimiz ve bilmediğimiz bir şeyi uygulamamız mümkün olmadığı için önce farklılıklara açık olunmalı. Hatta mümkün olduğu kadar bu farklılıkları arayıp bulmaya çalışılmalı. Mesela sizinle aynı noktada bulunmayan, farklı deneyimler edinmiş, farklı duygular tatmış insanlarla iletişim kurmak ve zaman zaman onlar gibi düşünmeye çalışmak fikirleri geliştirir ve bakış açılarını çoğaltır. Bir fikre ya da duruma vakıf olduğumuzu düşünmeden önce kendimize sorular sorup, kendimizi çürütmeye çalışırsak eksiklerimizi ve bakış açımızdaki yanlışlıkları görmemiz kolaylaşır. Bu da zaman olaylara faklı pencerelerden bakabilmemize yardımcı olacaktır. Farklı karakterleri ve bakış açılarını tanımamız için filmler ve kitaplar çok yardımcı olur ancak birebir ve sahici diyaloglar hayatta gerçekten de farklı düşünce tiplerinin olduğuna bizi inandırır.
Mart 2013

Ece Naz Sonat, bir soruya yanıt verdi.

Farklı bakış açıları ile bakma niteliği nasıl kazanılır?

Kitap okumak ve önyargılarınız olmadan insanların düşüncelerini dinlemek daha fazla düşünmenize ve değişik bakış açılarından bakmanıza yardımcı olacaktır.
Eylül 2012

Sen Ben  yeni bir  gönderide  bulundu.

Aşk zor Zanaat

bazen diyorum ki ben mi yanlış yaşıyorum yoksa insanlar mı yanlış hayatımda. güncel konulardan uzak ama bi o kadar hayatında içinde olmak ne kadar zor biliyor musunuz? sizce de insanlar hep muhteşemlikleri yaşamak istemezler mi? ama ne zaman birine ya da bir şeye muhteşem deseniz sonunda hep hüsranla sonuçlanmadı mı? bilmiyorum ya benim şanssızlığım yada bahtsızlığım olmalı ki hayatımda dostlarım dışında geri kalan insanlar hep gereksiz olmuşlardır. AŞK yaşadıklarım dahil. hep dengesizlerdir. umudum yok insanların değişceğine dair fakat impossible is nothing diye bir kavram var belki bende o kavrama ulaşabilirim diyorum ve muhteşem olan o insanlarla tanışır dostluklarım dışında daha güzel şeyler yaşayabilirm.
Eylül 2012

Fatih Gündoğan  yeni bir  gönderide  bulundu.

SAHA 101 - 3

Hiç bir iş, "bir günlük" değildir.

11 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.