Bilmek istediğin her şeye ulaş

Basın

Türkiye

yönlendirme Basın-Yayın

Mart 2016

Gökhan Biçer  yeni bir  gönderide  bulundu.

KURU FASULYE NASIL PİŞİRİLİR?

Yusuf Yerkelin Tekmelediği Madenci Erdal Kocabıyıka 10 Ay Hapis Cezası Haberi ve Son Dakika Haberler Mynet

Yusuf Yerkelin Tekmelediği Madenci Erdal Kocabıyıka 10 Ay Hapis Cezası haberi ve daha fazla haberler için hemen tıklayın! En güncel haberler ve son dakika haberleri Mynet Haber'de!
Aralık 2014

Gökçe`n, bir soruya yanıt verdi.

Aralık 2014

Erkan Tufan, bir soruya yanıt verdi.

Türkiye'de medyanın temel problemleri sizce nelerdir?

Yalan ve çarpıtma, gereksiz ve boş haber, rasyonel olmama, taraf tutma. Bu tüm medya için geçerli. Halk da istediğini okuyor zihniyetine göre ve yanlış bilgilerle doluyor. Mesela akp ye sövmek isteyen sözcü okuyor (taraflı gazete) akp ye yandaş olan akit okuyor (taraflı gazete). İkisi de bariz taraf tuttuğu için yanlış siyasi bilgilere maruz kalırsınız.
Kasım 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Türkiye'de medyanın temel problemleri sizce nelerdir?

Hükumetin medyayı gerek korkutarak, tehdit ederek gerekse de satın alarak güdümüne almış olması. İtiraz eden gazetecileri de ses hızından hızlı bir şekilde içeri alması, özgür haberciliğe izin vermemesidir Türk medyasının en önemli problemidir. Dünya basın özgürlüğü-ülkeler sıralamasında 180 ülke içinde 154. Olmamız zaten durumu açıklamaktadır.

Sıralama için linke tıklayın.
Kasım 2014

Ali Galip Okur, bir soruya yanıt verdi.

Türkiye'de medyanın temel problemleri sizce nelerdir?

Etik İlkeli Tarafsız olmak için zorlanıyor olmalarıdır :)
Eylül 2014

Belgi Saygı, bir soruya yanıt verdi.

Türkiye basını hakkında ne düşünüyorsunuz?

Hiç iyi düşünmüyorum. Tarafsız diyeceğim ama yine tarafı insan olan, tarafı insanın bilgi alma özgürlüğü olan bir basın olması gerektiğini düşünüyorum. Bu sebep ve başka sebeplerle de Türkiye'de basını takip etmiyorum. Bir zamanlar (bundan 15 sene önce) düzenli bir gazete okuyucusuydum. En güzeli de pazar ekleri idi. Hafta sonunu zor beklerdik, bilim-teknik okumak için. Belki de işlevselliğini yitirdiğinden, o bilgiye ulaşmak için hafta sonunu artık beklemeye gerek kalmadığından olsa gerek... Onu da bıraktık :(
Eylül 2014

Uğur Çakmak, bir soruya yanıt verdi.

Türkiye'de basına ne kadar güveniyorsunuz?

Türkiye'ye güvenmiyorumki basınına güveneyim. Memleketimi ve insanlarını çok seviyorum ama güvenmek başka birşey
Ağustos 2014

Russel Westbrook, bir soruya yanıt verdi.

En güvendiğiniz basın yayın organları nelerdir?

NBA TV ve Belgesel kanalları dısında alayı fiyasko
Temmuz 2014

Fortuna Zafer, bir soruya yanıt verdi.

En güvendiğiniz basın yayın organları nelerdir?

Her izleyici kendi düşüncesine yakın bulduğu yayın organını güvenilir olarak tanımlar. Her yayın organı sahibi, kendi ''siyasi'' düşüncesini gizli ya da açıktan ekrana yansıtacak şekilde yayın organı kurar. Kanalların logo biçimlerinden, renk seçimlerine kadar biz profesyonellere önemli sinyaller verirler. Normal izleyici bunları pek farkedemese de kurumsal kimlik çalışmaları bizlere önemli detaylar vermektedir.
Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

AKP yandaşı gazetenin yazarı, Türkiye'yi yasa boğan maden faciası için 'darbe girişimi' dedi.

AKP yandaşı gazetenin yazarı, Türkiye'yi yasa boğan maden faciası için 'darbe girişimi' dedi.

1285

Kanal 24'te yayınlanan Söz Bitmeden programına katılan Akit Gazetesi Genel Kordinatörü Hasan Karakaya, Soma'da meydana gelen maden faciası için skandal ifadeler kullandı.
Sunuculuğunu Elif Çakır'ın yaptığı programda gündeme dair soruları yanıtlayan Hasan Karakaya Soma'daki maden faciası için "darbe girişimi" dedi.
Karakaya canlı yayında, Akit yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu'nun yazısını okuyarak maden faciasının bir darbe girişimi olabilceğini söyledi. Karakaya, " Bu yazıyı okudum. Yetkililer bunu ihbar kabul edebilirler.
Baz istasyonundan görüşmeler tespit edilirse öyle sanıyorum ki burada ne numaralar döndüğü ve bizim 301 vatandaşımız üzerinden kimlerin hangi darbeyi gerçekleştirmek istedikleri ortaya çıkacaktır" dedi.
Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Dünya Basınının Gözünden Soma Katliamı

378

İngiliz basını, Soma'da yaşanan maden faciasının siyasi etkilerine ve ülke çapında yaşanan protestolara yer verirken, özellikle Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel'in bir protestocuyu tekmelerken çekilen görüntülerin yarattığı öfkeye dikkat çekiyor.



EKONOMİST: “SOMA’DAKİ TRAJEDİ SİYASETTE DE HİSSEDİLİYOR”


BBC Türkçe’ye göre, İngiltere'de yayınlanan haftalık Economist dergisi Soma faciasını, "Yeraltında ölüm: Soma'daki trajedi siyasette de hissediliyor" başlığıyla haberleştiriyor. Dergi, yazısında "Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, ülke tarihindeki en kötü endüstriyel kazanın ardından, halkın öfkesiyle yüz yüze... Facia, geçen yaz ülkeyi sarsan protestolar benzeri yeni gösterilere yol açabilir" deniliyor.
Dergi, Türkiye'de son günlerde yaşanan eylemlere değindikten sonra, "Bunlar, 30 Mart'taki yerel seçimlerdeki galibiyetle sevinen ve gözünü Ağustos'ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine dikmiş olan Erdoğan için tatsız haberler" yorumunu yapıyor.
Erdoğan karşıtları ve Gülen cemaatinin Soma faciasının üzerine gideceğini yazan dergi, Erdoğan'ın Soma'daki konuşmasında halkı "Bu trajediden faydalanmak isteyen aşırı uçlar olacaktır" diyerek uyardığını, ancak Ak Parti yandaşı bazı yorumcuların bile enerji ve çalışma ve sosyal güvenlik bakanlarını istifaya çağırdığını belirtiyor. ”




İNDEPENDENT: “TRAJEDİ ERDOĞAN’IN OTORİTER YÖNETİMİNE YENİ BİR DARBE”


İlk sayfasını Soma faciasına ayıran Independent ise, haberi "Acı içinde bir ülke: Ölü sayısıyla birlikte öfke de artıyor. Türkiye ölü madencilerini topraktan çıkarıyor" başlığıyla veriyor. Gazetede, Orta Doğu uzmanı yazarı Patrick Cockburn'ün Soma'da yaşanan facianın siyasi etkileri üzerine yazdığı bir analiz yazısı yer alıyor. "Trajedi Erdoğan'ın otoriter yönetimine yeni bir darbe" başlığı taşıyan yazı şöyle devam ediyor:
"Son facia gibi, Türkiye'de geçen yıl yaşanan her gelişme, ülkedeki kutuplaşmayı daha da artırdı... Son olay, tam da Erdoğan'ın Ağustos'taki cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylığını açıklaması beklenirken yaşandı... Erdoğan ve partisi, facianın bir kısım sorumluluğunu her zaman üzerinde taşıyacaktır, çünkü 2002'den beri iktidardalar, ve inşaat ve maden şirketleriyle olan sıkı ilişkileri de biliniyor... Son gelişmeler Erdoğan'a siyasi olarak ne kadar zarar verebilir? ... Türkiye'de ne zaman seçim olsa, ılımlı İslamı savunan merkez sağ partiler kazandı. Erdoğan ayrıca ülkenin ekonomik gelişimini sağladı ve hayat standartlarını yükseltti... Erdoğan seçim zaferi kendisine gücü kendi tekeline alma hakkı vermiş gibi davrandı. Polisi, orduyu ve yargıyı başarıyla parçalayarak herşeyin üzerinde bir otorite yarattı. Ama bu durum aynı zamanda onun Soma gibi her kötü olayda suçlanacağı anlamına da geliyor. "




FİNANCİAL TİMES: "TEKMELEME, BAŞBAKAN AÇISINDAN BİR HALKLA İLİŞKİLER FELAKETİ"


Ekonomi gazetesi, Financial Times da, Soma halkının ilgisini, yetersiz güvenlik önlemleri ve bölgeyi ziyaret eden siyasilere çevirdiğini yazıyor. Gazetenin Soma'dan bildiren muhabiri, yakınını kaybetmiş bir çok kişinin yetersiz güvenlik önlemleri, kötü çalışma koşulları, düşük ücretler ve yöneticilerin faciaya karşı "hissiz" yaklaşımdan yakındığını ve kızgınlığın giderek arttığını söylüyor.
Gazete, bu kızgınlığın bölgeye giden siyasetçilere yöneltildiğini anlatırken Çarşamba akşamı bölgeye giden Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'na gösterilen sert tepkileri yansıttığı haberinde Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel'in bir protestocuyu tekmelerkenki görüntülerine de "Başbakan açısından bir halkla ilişkiler felaketi" yorumunu yapıyor.
Gazete öfkenin Soma'yı aşıp bir çok kente yayıldığını, protesto gösterileri düzenlendiğini belirtiyor ve yazı bu gösterilerden bir slogan ile son buluyor: "Soma'yı Toma ile söndürebilir misiniz? "




GUARDİAN: “ERDOĞAN İÇİN SİYASİ SONUÇLAR OLABİLİR”


3. Sayfasını tamamen Soma faciasına ayıran Guardian ise, haberde bölgedeki madencilerin çoğunun faciadan özelleştirme ve taşeronlaşmayı sorumlu tuttuğunu, özel maden işletmelerini kârı güvenliğe tercih etmekle suçladıklarını belirtiyor.
Ancak gazete herkesin yaşananlardan hükümeti sorumlu tutmadığına da dikkat çekiyor ve Soma halkının çoğunun, Başbakan Erdoğan'ı destekleyen kitlenin omurgasını oluşturan "muhafazakar işçi" sınıfından olduğunu vurguluyor.
Soma faciasının Başbakan Erdoğan için siyasi sonuçları olabileceğinin de belirtildiği yazıda, "Geçen yaz yaşanan Gezi protestoları ve Erdoğan'ın ailesini de içeren yolsuzluk iddialarının ardından gelen bu yeni dalga hoşnutsuzluk, bazılarına göre onun cumhurbaşkanı olma hevesini kursağında bırakabilir" deniyor.
Bu arada gazete Başbakanlık Müşaviri, Yusuf Yerkel'in Soma'da bir protestocuyu tekmelerken çekilmiş fotoğrafıyla birlikte olayın detaylarına da özel bir bölüm ayırıyor.




TİMES: “BAŞBAKANLIK KENDİSİNİ TEKMELEME OLAYINDAN UZAK TUTMAYA ÇALIŞIYOR”

Times gazetesi de Yerkel'in tekme atarken çekilmiş büyük bir fotoğrafını kullanıyor. Gazete Başbakanlık ofisinin "Bu Yerkel'in kendi sorunu" diyerek kendisini bu olaydan uzak tutmaya çalıştığını belirtiyor.
Yazıda bazı maden işçilerinin dile getirdikleri “AKP mitinglere katılmak için zorlandıklarını, muhalefet partilerini destekleyenlerin işten çıkarıldığını ve daha iyi çalışma koşulları isteklerinin görmezden gelindiğini” savlarını yansıtılıyor. Gazeteye konuşan, ismini vermek istemeyen bir madencinin bu iddiası da aktarıyor:
"Mart ayındaki yerel seçimlerden önce yevmiyemizi ödeyerek bizi Başbakan'ın Manisa'da yaptığı mitinge gitmeye zorladılar. 3 bin madenci, ailelerimizle birlikte mitinge gittik. Gitmesek o günlük ücretimizi keseceklerdi. Seçimlerden sonra da CHP'yi desteklediği ortaya çıkan 50-100 madenci işten kovuldu. "




WSJ: “GÖRÜNTÜLER SİYASİ KUTUPLAŞMA HİSSİYATINI DERİNLEŞTİRDİ”

Wall Street Journal, “Türkiye’de siyasi tepkilere öfke tırmanıyor” başlığını kullandığı haberine, Türkiye, ülkenin tarihinde en ölümcül maden faciası için yas tutarken hükümet yetkililerinin trajediye tepkilerini gösteren videolar, ulusal öfkeyi alevlendirdi ve siyasi kutuplaşması hissiyatını derinleştirdi” sözleriyle giriyor.
Başbakanlık Müşaviri Yerkel’in bir protestocuyu tekmelerken çekilen fotoğraflar için “Görüntüler, sosyal medyada vahşi bir yangın gibi yayıldı ve eleştiriler çekti” yorumunu yapan gazete, Başbakan Erdoğan’ın market içindeki görüntülere de değindikten sonra “hükümetin sosyal medyaya müdahale ettiği yönünde herhangi bir işaret bulunmadığını” da belirtiyor.
“Ancak kamuoyunda ve sosyal medyadaki toksik tartışmalar, Türkiye’de siyasi kutuplaşmanın, ulusal birlik hissiyatını güçlendirmesi gereken meseler dahil, her konuyu nasıl etkilediğine vurgu yapıyor” yorumunu yapan gazete, bir uzmanın “Hükümetin kutuplaşma politikasının mirasını reel zamanda izliyoruz” yönündeki eleştirilerini de yansıtıyor.



NYT: “GÖRÜNTÜLER ÖFKEYİ KÖRÜKLEDİ”

New York Times, “Türk yetkilisinin, protestocuyu tekmelerken çekilen görüntüler öfkeyi körükledi” başlıklı haberinde tekmeleme olayı üzerinde duruyor.
Başbakan Erdoğan’ın “yuhalandığı” Soma ziyaretinden bir gün sonra “en üst düzey danışmanlarından birinin, polisin tuttuğu bir protestocuyu tekmelediğini kabul etmek zorunda kaldığı”nı savunan gazete, “Sayın Yerkel’in görüntüleri, Türk blogcularını öfkelendirdi” diyor.




NYT: “SOMA ÖFKE İLE DOLU”

Soma gelişmelerini Soma'dan “Halk arasındaki memnuniyetsizlik artıyor” başlıklı geniş haberinde değerlendiren New York Times, Soma kaynaklı haberinde “Soma kömür madeninde yangın tetiklediğini sanılan patlamadan iki gün sonra bu kent şimdiye kadar teyid edilen 284 ölüm nedeniyle acı, cesetlerin çıkarılması yavaşlığı yüzünden hayal kırıklığı, teselli etmekten veya sorulara yanıt vermekten aciz gibi görünen hükümet yetkililerine öfke ile doluydu” sözlerini kullanıyor.
Başbakan Erdoğan bir markete sığınmaya mecbur kalırken Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel’in bir protestocuyu tekmelerken görüntülendiğini anlatan gazete, sendikacıların “madenlerin özelleştirilmesine kazalarda keskin bir artışa açtığı” eleştirilerine de yer veriyor.



WSJ: “KURTARMA UMUTLARI ADETA YOK ULURKEN GERİLİMLER TIRMANIYOR”

Hala madende bulunan işçilerin canlı kurtarılması umutlarının adeta yok olduğunu belirten Wall Street Journal, hükümete duyulan öfkeye vurgu yapıyor.
WSJ, hükümetin “Devlet burada. Herkes sizin için burada” demesine rağmen “sendikalar bir günlük greve giderken ülke çapındaki protestolar çok farklı bir tablo sundu” dediği haberinde CHP’nin araştırma önergesinin iktidar partisince reddedilmiş olmasının öfkeyi daha da büyüttüğünü yazıyor.
Başbakan Erdoğan’ın Soma’daki açıklamalarına da dikkat çekildiği haberde “Cumhurbaşkanının tonu ve duyguları, Sayın Erdoğan’ın meydan okuyan tutumu ile tezat oluşturdu" yorumunu yapıyor.



LOS ANGELES TİMES: “ERDOĞAN SAVUNMADA”

“Türk Başbakanı maden felaketi konusunda savunmada” ifadesini başlığa çıkartan Los Angeles Times ise, “Yetkililerin Türkiye’nin en ölümcül maden kazası olarak niteledikleri olayda ölülerin sayısının artması ile halkın öfkesi artarken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, felakete verdiği tonsuz yanıttan sonra kendisini savunmada buldu” değerlendirmesini yapıyor.
LA Times, Soma kazasının Türk madencilerin “sert ve tehlikeli” çalışma koşullarına vurgu yaparken “hükümet ile maden sahipleri arasındaki yakın samimi ilişkilerin” daha sıkı güvelik standartların olmamasına yol açtığı yönünde soru işaretlerini yarattığını savunuyor.
Erdoğan'ın başka ülkelerde maden kazalarını sayarken tepki çektiğini kaydeden gazete, Hükümetin, rolü nedeniyle büyüteç altında kalması beklentisine de yer verdi.
Odatv.com

Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Alp Gürkan'a kim sahip çıkıyor?

Hükümet yanlısı gazetelerde Soma Holding'in sahibi Alp Gürkan'ın medya tarafından korunduğuna yönelik iddialar çıktı. Ancak Alp Gürkan'a sahip çıkan hükümetti. Alp gürkan olayın ertesi günü gün boyu bakanlarla birlikteydi. Başbakan'ı karşılayanlar arasında da gürkan vardı. Üstelik hükümet yetkilileri tüm açıklamalarında gürkan'ı hararetle savunuyor.

Soma faciasının gerçekleştiği gün, Soma Holding’in ihmalleri sıralandı. Maden işletmesinde 15 yaşında çocukların çalıştırıldığı ve bir çok ihmal sıralandı. Gün boyu yaralı ve hayatını kaybeden yurttaşlarla ilgili de sağlıklı bir bilgi verilmedi. Açıklama yapan tek yetkili hükümet kanadından bakan taner yıldız idi.


'BAKANLARLA TOPLANTIDAYIM' YANITI

İddiaları ve işletme sahibinin faciada ihmalinin olup olmadığını işletme sahibi alp gürkan’a sormaya çalıştık. Alp gürkan, çeşitli aramalarımızda telefonu açtıktan hemen sonra hiçbir yanıt vermeden kapattı. Israrlı arayışımız sonucu Radikal Gazetesi’nden aradığımızı söylediğimizde telefonda “Ama şu an ben toplantı halindeyim Bakan Bey burada, diğer bakanlar da burada. Onun için bu toplantı bitmeden bir bilgi verme imkanımız yok. Çünkü ben de bir şey bilmiyorum” yanıtını verdi. Konuşmaktan kaçınmasına rağmen kamuoyunun kendisinden yanıt beklediği soruların yanıtı almak için verdiği cevabı dikkate almadan sorularımızı yönelttik. Elektrik mühendisi uzmanlarla görüştüğümüzde uzmanlar, işletmenin ya yalan söylediğini yada trafonun ve elektrik malzemelerinin patlamaya dayanıklı olmayan kalitesiz malzemelerden kullanıldığı yanıtını verdi. Bu ihmali, “Trafoda kalitesiz malzeme mi kullandınız? Uzmanlar patlamanın bu yüzden çıkabileceğini söylüyor…” diye kendisine yönelttik. Gürkan soruya, “Tamamen yalandır. Malzemelerimizin tamamı Ex-proof. Bu işletmede her sene en az 2 kere iş güvenliği müfettişleri gelir ve burayı denetler. 2 Defa denetimden geçtik” yanıtı verdi.


'DENETİM' İDDİALARINI SORDUK

Kamuoyunun yanıt aradığı denetim öncesinde önlem aldıkları ve çocuk işçi çalıştırdıkları iddialarının yanıtını aradık. “Bazı işçiler sadece denetim sırasında gerekli tedbirlerin alındığını ve denetimden geçtikten sonra ise herhangi bir önlem alınmadığını ifade etti. Buna ne diyorsunuz? ” şeklindeki sorumuzu ise “Bunların hepsi tevatür… Her sene en az 2 kez denetlemeden geçeriz. Müfettişlerin verdikleri denetlemelerin hepsinde iş yerimizin 1. Sınıf iş yeri olduğunu ve her türlü şeyin yerinde olduğunu resmi evrakla bildirirler. Bunların hepsi bizde kayıtlı. İş güvenliği müfettişlerinin söylediğine mi inanacaksınız, başka birinin söylediklerine mi? ” şeklinde yanıtladı. “15 Yaşında bir çocuğun madende çalıştırıldığı belirtildi. Çocuk işçi mi çalıştırıyorsunuz? ” sorusuna “Öyle bir şey olması söz konusu değil. Burası sendikalı bir iş yeridir. Sendikalı bir iş yerinde çocuk çalışamaz. Böyle çok şeyler dolanıyor” yanıtı verdi. Facianın neden kaynaklandığının belirlenip belirlenmediğini sorduğumuzda ise şu yanıtı verdi: “Hayır, epey bir zaman gerekir. Yangın temizlenecek. Hayli bir zaman ister. Şu an tam gerekçe bilinmiyor. Müsaade edin şu an bakanlarla beraberiz yanımda bekliyorlar…”
Özellikle ihmalleri olduğu iddia edilen ve kamuoyuna hesap vermesi gereken bir maden işletmecisinin Telefona cevap verdiğinde de telefonu kapattığında da bakanlarla beraber olması haberin yayınlanması sonrasında şaşkınlıkla karşılanmış, Radikal yazarları bu durumu da köşe yazılarında eleştirmiştir.

AK PARTİLİLER: İŞLETME MÜKEMMEL

Maden faciasının ilk 3 gününde ak partili vekiller ve bakan taner yıldız, işletmeye tek bir söz dahi söylemedi. Milletvekilleri, CHP ’nin Soma’daki işletmelerin denetlenmesiyle ilgili verdiği araştırma soru önergesine denetimlerin düzgün şekilde yapıldığını ve işletmenin de gayet düzgün çalıştığını ifade etti. Bakan yıldız ve diğer bakanlar, işletme ile ilgili eleştiride bulunmak bir yana işletme sahibiyle toplantılar gerçekleştirmiştir ve bunu da işletme sahibi alp gürkan Radikal’e yaptığı açıklamada itiraf etti.

AÇILIŞTA BAKAN KONUŞMUŞTU

9 Temmuz 2013′te Soma’ya giden bakan taner yıldız, Işıklar bölgesinde şirketin yeni aldığı kömür madeninin açılışında konuşmuştu. İftarını işçilerle birlikte açan ve işletmeye ait Soma Grup yazılı ve logulu önlüğü de giyen yıldız, işletmenin örnek alınacak niteliklere sahip olduğunu ve ocağın işçi güvenliğini ön planda tuttuğunu belirtmişti. Törende konuşan Soma Grubu Yönetim Kurulu Başkanı alp gürkan “Soma’da 30 yıl sonra bugünlerde 6 bin 400 çalışanımız bulunuyor. Bugün Işıklar Ocağımızın açılışını sayın bakanım bizi onurlandırarak yaptı. Bu işi yaparken bize yoldaşlık yapan bütün arkadaşlarımıza, yöneticilerimize ve devlet büyüklerimize çok teşekkür ediyorum” açıklamasında bulunmuştu.

alp gürkan PROTOKOLDE

İşletmeyi övmekle yetinmeyen hükümet yetkilileri, maden faciasını incelemek üzere bölgeye giden başbakan erdoğan’ı karşılayan protokolde de işletme sahibi alp gürkan’a yer vermişti. Gürkan’ın başbakan’ı karşıladığı ve başbakan ile tokalaştığı görüntüler de Doğan Haber Ajansı tarafından abonelerine sunuldu.

İHMALLERİ SORGULAYANLAR HEDEF ALINIYOR

284 vatandaşın hayatını kaybettiği maden faciasıyla ilgili habercilik refleksiyle hareket etmeyen bazı medya kuruluşları, gazeteciliğin gereği olarak kamuoyunun işletme sahibinden cevap beklediği soruların yanıtını aramayı düşünmek bir yana, bunu yapan, ihmalleri olduğu düşünülen sorumluları sorgulayan gazeteleri ve gazetecileri de hedef aldı. Söz konusu gazetelerine bakıldığında ise faciada ihmalleri bulunanlara dair tek bir eleştiri görmek mümkün değil.

kaynak:radikal.com.tr/turkiye/alp_gurkana_kim_s...
Mayıs 2014

Engin Ergül   yeni bir  gönderide  bulundu.

Nisan 2014

Cengizhan Eren, bir soruya yanıt verdi.

Elbette hiçbir basın yayın organı homojen değildir. Ama objektif şekilde haber yaptığını düşündüğünüz en iyi gazete hangisi? Neden?

Öncelikle tarafsız haber ya da objektif haber diye bir şey yoktur, doğru haber ve yanlış haber ya da yalan haber vardır. Buna ilave olarak gazeteler yayın politikaları gereği bazı haberleri bazen görmek istedikleri şekilde verirler.

Buradaki politikalarını okuyucu profilleri etkilemektedir. Bu yüzden bazı ayrıntıları özellikle atlarlar ya da görmezden gelirler. Böyle olunca da tek bir gazeteden gündemi takip eden okuyucular, manipülasyona uğrar, eksik bilgi edinir. Farklı gazetelere bakan okuyucu ise haberin ayrıntılarını da öğrenme şansını yakalar. Bu yüzden haberi öğrenmek, haberi yapmak kadar değerli bir iştir. Fakat Türkiye'de insanlar, nasıl olsa birileri bizim için en güvenilir haberi önümüze getirir mantığında olduğu için tek bir gazeteyi takip etmeyi yeğliyor.


Tüm bu sebeplerden ötürü doğru haberi elde etmek, haberi yapanın olduğu kadar, haberi takip edenin de sorumluluğundandır. Örneğin şimdiye kadar hep Sözcü ya da Akit okuyarak gündemi takip ediyorsanız, mutlaka bazı noktalarda eksiklikleriniz olacaktır. Çünkü bu gazetelerde belli bir dünya görüşüne sahip kişilere hitap edilmektedir ve o gazeteler bu durum ele alınarak hazırlanır.
Sadece Hürriyet ya da Habertürk okuyorsanız, olayların daha yüzeysel ve magazinel yönünü elde edersiniz. Radikal ya da Zaman gibi inceleme ve araştırma haberlerini okursanız, bu da sizi bazen olayın ana hatlarını öğrenmekten alıkoyabilir.

Bu gibi örnekleri daha da artırabiliriz fakat esas olan şudur ki, hiçbir yayın organı tek başına size bir konuyla ilgili bütün ayrıntıları veremez. Bu onların yalancı olduklarını da ortaya koymaz. Netice de her olayın pek çok önem arz eden yanı olsa da gazeteler bunlardan yalnızca birini tercih etmek zorundadır.

Kısaca tavsiyem olabildiğince farklı gazetelerin okunması isim ayrımı yapılmamasıdır. Gazetelerin ismi değil, verdikleri bilgi önemlidir.
Mart 2014

Faruk Altınay, bir soruya yanıt verdi.

Yazmak bir eylemdir doğrular yüklemleşiyorsa... Topraklarında düşüncenin ve ifade etmenin yeşermediği bütün devletler birer ceazevidir her dürüst gazeteciye. Bu coğrafyada hala kaç gazeteci tutuklu?

CPJ’nin raporuna göre, cezaevinde bulunan 49 gazeteci ile ‘dünya birincisi’ olan Türkiye’yi, 45 gazeteci ile İran, 32 gazeteci ile Çin, 28 gazeteci ile Eritre, 15 gazeteci ile Suriye, 14 gazeteci ile Vietnam, 9 gazeteci ile Azerbaycan, 6 gazeteci ile Ethiopia, 4’er gazeteci ile de Özbekistan ve Suudi Arabistan izledi.
Eğer tam liste istiyorsanız aşağıda belirtilen 2 siteye bakabilirsiniz.
  1. tutuklugazeteciler.blogspot.com.tr/
  2. ufa.lt/a8w2mo (Burada Türkçe ve ingilizce son durumları izleyebilirsiniz)
Daha fazla