Bilmek istediğin her şeye ulaş

Beyin Fırtınası

Beyin fırtınası veya fikir fırtınası, yaratıcı düşünceyi destekleyen, takım çalışanlarını motive ederek kısa sürede çok fazla fikrin üretilmesine ve süreçlerin neden başarısız olduğuna dair çıkarımlar yapılabilmesine olanak sağlayan bir sürekli kalite geliştirme aracı. Bu kavram bir reklamcı olan Alex Osborn tarafından geliştirilmiştir. Beyin fırtınası, tek başına veya bir grupla yapılabilir. Fikirlerin, akla gelir gelmez açığa çıkması istenir. Fikirler başta yargılanmaz ve eleştirilmez, hiçbir fikir saçma olarak değerlendirilmez, böylece kişinin tüm fikirlerini çekinmeden, aklına geldiği gibi sunması sağlanmaya çalışılır. Yargılama yapılmadığı için fikirlerin birbirini besleyeceği ve evrileceği varsayılır. Bir konuya çözüm getirmek, karar vermek, hayal yoluyla düşünce ve fikir üretmek için kullanılan üretimci bir tekniktir.

Aralık 2016

Birkuklanınrüyası, bir soruya yanıt verdi.

Beyin jimnastiği için neler yapılabilir?

Yerinden kalkmaya üşenenler için lumosity
hızını alamayanlar için bol oksijenli bi yürüyüş yada koşu iş görür
Ağustos 2016

Gökhan Soyulmaz, bir soruya yanıt verdi.

Beyin jimnastiği için neler yapılabilir?

5 km yürüdükten sonra, son 100m yi geri geri yürüyünce bacaklarımın daha fazla çalıştığını ve müthiş terlediğimi hissediyorum. Olay bence rutinden çıkmada. İşe gidip gelirken farklı bir yol ya da araç kullanmak bile beyin için bir egzersizdir. Hayatta amacımız ertesi günü aynı şekilde yaşamamak olmalı. Her gün yeni bir tuğla koyalım ama onu bile bir sağdan bir soldan bir ordan bir burdan yapmaya gayret edelim.
Ocak 2016

Siran Camgöz, bir soruya yanıt verdi.

Beyin jimnastiği için neler yapılabilir?

Gunun yogun stresinden kurtulmak için beyni biraz dinlendirmekte fayda var. Farklı şeyler ile uğraşmak veya en az 1 saat beyne bilgi yollamamak. Spor bu konuda cok etkili. Vucudumuzhnvcalismasingibi beynimiz de çalışıyor netice de kol ve ayaklarınıza yapılacak hareketlerin emrini veren beyindir. Senkronizasyon spor ile ortaya çıkan bir durumdur, kitap okumak, bulmaca çözmekte diğer alternatifler arasında olsa da bana gore kitap belli basina bir gerekliliktir hem genel kultur hem de beyin icin.

Bulmaca, satranç ve sudaki gibi ugraslarin yani sıra yazi yazmak, gunluk tutmakta cok etkili. Zamanla artik kelimeli ve cumleleri belli bir ahenk içinde yazmaya da önem verdiğinizi kendiniz göreceksiniz. Aslinda tum bu ugraslar belki zaman sonra hayat akiisiniz oluyor.
Aralık 2015

Bora Kasap, bir soruya yanıt verdi.

Beyin jimnastiği için neler yapılabilir?

Bilgisayar oyunları:

- Sherlock Holmes - The Mystery Of The Mummy
- Cameron Files
- Syberia
- URU - Ages Beyond Myst
- Myst Serisi
- Realms of Illusion (şiddetle öneriyorum)

Klasik oyunlar:
- Satranç
- Anagram
- Puzzle
- Sudoku

Genel yorumum:
- Oyun oynayın!
Aralık 2015

Gökhan Biçer, bir soruya yanıt verdi.

Ekim 2015

Sezer Çevik, bir soruya yanıt verdi.

Beyin jimnastiği için neler yapılabilir?

Kelimelik oyunu oynayabilirsiniz, rubik küp çözmeye çalışabilirsiniz, satranç oynayabilirsiniz, ilgilendiğiniz bir alana ait kitaplar okuyabilirsiniz, matematik problemleri çözebilirsiniz, sudoku çözebilirsiniz, fiziksel spor yapabilirsiniz. . . vs
Ekim 2015

Mithat Koç, bir soruya yanıt verdi.

Beyin jimnastiği için neler yapılabilir?

Squash oynamayı tavsiye ederim. Tam anlamıyla çok yönlü bir spordur ve asıl amaç fizik gücünü beyin gücüyle birleştirmektir.
Ekim 2015

Yasin Eren, bir soruya yanıt verdi.

Eylül 2015

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Bir fikre yatırım bulmak için nereden başlamamız gerekir?

Fikre yatırım bulamazsınız. Kimse kimsenin kafasındaki bir fikre yatırım yapmaz. Yaparsa da hata eder ve o fikirden hiçbir şey olmaz. Yatırım girişime yapılır. Fikri girişilecek kadar olgunlaştırın, hatta elinizdeki imkanlarla bir de girişin, iste o zaman yatırım bulmaya hazır hale gelirsiniz.
Eylül 2015

Ayhan Şimşek, bir soruya yanıt verdi.

Bir fikre yatırım bulmak için nereden başlamamız gerekir?

Bir fikre yatırımcı ortak bulmak için öncelikle gerçekçi bir ön fizibilitenin yapılması gerekir.
Ağustos 2015

Ayhan Şimşek, bir soruya yanıt verdi.

Beyin jimnastiği için neler yapılabilir?

Bu tarihe kadar verilmiş tüm önerileri değerlendirdiniz olmadı mı?
Hiç takmayın kafanıza! Koşmayla aranız, kilonuz, kondisyonunuz iyi ise yayan olarak; değil ise bir araba çalarak işe koyulabilirsiniz.
Her halükarda, hızlandırılmış beyin jimnastiği için bir polis buluyorsunuz ve çarpar gibi yaparak korkutuyorsunuz, e'biraz da el/kol hareketiyle süslerseniz kompozisyonu, göreceksiniz ki kafa çalışmaya başlayacak. Rahat olun, tüm bu esnada bile kafa hala çalışmıyorsa size yardım edecek bir savcı mutlaka bulunacaktır. Bu durumda kendinizi ifade etmeye çalışıp beyninizi yormayın, sadece size uzatılan evrakları imzalayın. Ki, size beyin jimnastiği konusunda yardımcı olacak arkadaşlar versinler.
Sonra 3 öğün yemek ve yatak da verecekler.
Her şeyin; sizin çalışmadan, fatura, kira ödemeden ve kafanıza hiçbir şeyi takmadan beyninizi rahatça geliştirmeniz için yüce devletimiz tarafından sağlandığına şahit olacaksınız.
Endişe duymayın. Köylü milletin efendisidir! . . .
Ağustos 2015

Dilara, bir soruya yanıt verdi.

Beyin jimnastiği için neler yapılabilir?

Satranç, briç oynamak, kimseyi bulamazsanız İnternet'de oynamak da iyi beyin jimnastiği oluyor. Eğer ekran sevmem diyorsanız kendinize ucuz bir satranç bilgisayarı alıp onunla da oynayabilirsiniz. Linkteki ucuz bilgisayarlar bile yeterli beyin jimnastiğini sağlayacaklardır:ebay.com/bhp/electronic-chess-set

Para da harcamayayım diyorsanız İnternet'den Sudoku oyunları indirip yazdırabilirsiniz. Satranç ya da briç kadar boyutu yoktur ama yine de beyninizi diri tutacaktır.

Burada bir sürü bedava, yazdırılabilir Sudoku var:puzzles.ca/sudoku.html
Mayıs 2015

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Kültürel, etnik veya dinsel bakımdan derin bir şekilde bölünmüş bir ülkede, bir veya daha fazla grup kendi bağımsız devletlerini kurmak istiyorsa, ülkenin bütünlüğünün korunmasının çareleri neler olabilir?

Öncelikle ülkenin bütünlüğünü korumanın tüm halkın mutluluğundan daha mı önemli olduğu düşünülmeli. Tarih de araştırılmalı, bin yıl öncesinden bile olsa bu bahsettiğiniz halklar boyunduruk altına alınmış, toprakları işgal edilmişse tabii ki o halkların ayrılma talepleri dinlenmeli, belki de o bölgede yapılmış olan yatırımlar için belli bir vergi talep ederek halklar serbest bırakılmalı ya da ekonomik olarak destek olarak o halkların ülke içinde kalmasına çalışılmalı. Unutulmamalıdır ki hiçbir halk toprağını almadan haklı savaşına son vermeyecektir (Martin Luther King). Uygar dünyaya baktığınızda birleşenleri, ilkel kısımda ise ayrılanları görüyoruz. Uygarlığa ulaşmanın tek yolu özgürlükten geçer, baskı olan hiçbir devlette ise uygarlığın olmadığını görüyoruz. İlk olarak değerlendirilmeli ki uygar dünyanın bir parçası mı olmak istiyoruz yoksa Hotantolar'dan bir basamak ilerideki evrim basamağında kalmış pis katiller olmaya devam mı etmek istiyoruz. Yani alınmayın, yukarıda bahsi geçen ütopik devletten bahsediyorum, yarası olmayanlar lütfen gocunmasın. Bu derin bölünme durumu da tabii ki incelenmeli. Hani Avrupa'da Katolik ve Protestanlar mutlu mesut beraber yaşayabiliyorlar. Yalnız Katoliklerin de Protestanların da dini ihtiyaçları kendi cemaatleri (dikkat edin devlet değil) tarafından doyuruluyor. Dinsel ayrılık, hele ki mezhep ayrılığı ise büyük bir ayrılık sayılmaz. Bin yıldır aynı ülkede yaşayan insanların etnik farklılığından da çok söz edilebileceğine nedense inanasım gelmiyor. Devlet bu sözde farklılıkları kayırmazsa sanırım yine beraber yaşayabilmek için bir tabanda anlaşılabilir. Bütün etnik grupların dillerini resmi dil yaparak başlanabilir mesela. Avrupa'nın bir çok ülkesinin bir çok resmi dili var ve başlarına taş yağmıyor, ekonomileri de bu bahsettiğiniz ülkeden muhetemelen çok daha iyi. Kültürel dediğiniz şey gerçekten Avrupa'da köyden köye değişiyor ve bırakın köylerin birleşmesini devletler bile birlik olma çabasında. Bence bir ülkede adalet varsa, devlet ayrımcılık yapmıyor her bireyine eşit davranıyorsa, milletin inancından elini tamamen çekiyorsa, bir bütün olarak kalkınma çabasındaysa orada yaşayan tüm halklar barış içinde, beraber yaşayabilir.

Eğer bu tür bir ülkenin bütünlüğünü korumak amaç edinilmişse iktidar, para, güç hırsıyla yanıp tutuşan ayrıştırıcı, faşist iktidarlar yerine sosyal adaleti sağlayabilecek dürüst politikacılar seçilmeli ve ülkenin adaletli bir şekilde her yöresinin kalkınması için planlar yapılmalıdır. Devlet dinden tamamen elini çekmelidir nasıl ki kilise ya da kiliseler başlı başına otonom kurumlarsa bu ülkenin dini cemaatleri de kendi yağlarında kavrulmalıdır. Dil için de mesela %10'u geçen her etnik popülasyonun dili resmi dil olabilmeli, o dilde eğitim alabilmeleri için yeterli çaba gösterilmelidir. Devlet üniversitelerden de elini çekip onları bilim yapmakla baş başa bırakmalıdır. O devlet basınını, sanatçılarını tamamen özgür bırakmalıdır. Dürüst bir yönetimin saklayacak bir şeyi olmayacağı için hiçbir kurum üzerinde baskı kurmasına ihtiyacı yoktur. O devlet zengininden çok fakirinden az vergi almalıdır ki milli gelir gerçekten tabana yayılabilsin. O devlet kesinlikle yolsuzluğa, hırsızlığa müsamaha etmemeli ve hırsız kim olursa olsun gerektiği şekilde cezalandırmalıdır ki halkın geri kalan kısmı da bu hırsızlıklara özenmesin. O devlet öğrencileri köylerinde tek göz kerpiç okullarda tüm sınıflar bir arada eğitim görürken saray yaptırmamalıdır. Eğitim seviyesi, icatlar, sanat, insan hakları devletlerin saygınlığını arttırır en büyük saray, en çok Mercedes değil. O devletin adaleti adalet saraylarından kat be kat büyük olmalıdır ki halkın da devletine saygısı artsın. Yaşam kalitesi devletin her bireyi için eşit seviyede olan devletlerde hiçbir dini, etnik ya da kültürel grup devlete baş kaldırmaz, aklı olan bunun için mücadele eder ya da saltanatı ne kadar sağlam olsa da bir gün devrilmeye hatta belki de idama mahkum olur. Beğenmediğimiz Arap ülkelerinde birbiri ardına devrilen diktatörleri gördük, bahsi geçen ütopik devlette de bunun olması sadece zamana bağlıdır.

142 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.