Bilmek istediğin her şeye ulaş

Bilim Adamı

Bilim

Bilim İnsanı, geniş anlamda bilgileri elde etmek için sistematik bir faaliyet yapan kişi. Daha sınırlı anlamda ise bilimsel yöntem kullanan bir bireydir. Kişi bilimin bir veya birden fazla alanında uzman olabilir. Bilim insanları; fiziksel, matematiksel ve sosyal alanlarda da dahil olmak üzere doğanın tüm alanlarında araştırmalar yaparlar.

Aralık 2015

Gökhan Biçer, bir soruya yanıt verdi.

Kepler kimdir? Kepler yasaları nelerdir?

Saygı duyulan bir bilim adamı. İkinci Dünya Savaşı sona ererken, Almanya'ya giren müttefik devletlerin bir birliğinin komutanı, topçu ateşine tutmakta oldukları yerleşim yerinin Kepler'in doğum yeri olduğunu öğrenince ateşi kestirmiştir.
Ekim 2015

Seda AVCI, bir soruya yanıt verdi.

Karadelik sizce gerçek mi? Gerçekse karadeliğin öbür tarafında yeni hayat var mıdır?

"Bilimin en güzel yanı inansanız da inanmasanız da gerçek olmasıdır. "
Neil Tyson < 3

Einstein'in İzafiyet Teorisi karadelikleri de açıklıyor.Brain Green'in belgesellerini tavsiye ederim. Interstellar Bilimi belgeselini de tavsiye ederim. Bilim insanları karadeliklerin fotoğraflarını bile çekebiliyorlar teleskoplarla :) Ama ardında yaşam var mı? Ya da ne var? Bundan sonrası bilim kurguya girer. Yaygın bir teoriye göre bizim evrenimiz bir karadeliğin yansıması sadece.Sonra karadeliğe girdiğimizde atomlarımıza ayrılacağımız görüşü de var ve öyle zaten gerçi.Ama bu cisimler başka bir boyuta mı geçiyor? Yoksa yok mu oluyor? Bu bir bilmece. Evren çözülmesi gereken sorularla dolu.
Şubat 2015

Artpro, bir soruya yanıt verdi.

Karadelik sizce gerçek mi? Gerçekse karadeliğin öbür tarafında yeni hayat var mıdır?

Karadelikler hakkındaki en kesin bilgi kabul edilmiş fizik kanunlarının geçerliliğini yitirdiği yerler. Aynı zamanda bir solucan deliği olması bilimkurgu gibi geliyor ama kesin bir şekilde kim olur veya olamaz diyebilirki.
Ocak 2015

Açılın Ben Fizikçiyim, bir soruya yanıt verdi.

Karadelik sizce gerçek mi? Gerçekse karadeliğin öbür tarafında yeni hayat var mıdır?

Samanyolunun neyin etrafında döndüğünü, samanyolunun keşfinden beri bilim insanları ve diğerleri(?) için merak konusuydu. En gelişmiş teleskoplar bile, samanyolu ile dünyamızın arasına birikmiş gaz bulutunun arkasını gösteremiyordu. Önemli bir fizikçi (keşke ismini hatırlayabilseydim, çok büyük haksızlık oldu) toz bulutunun arkasını görmenin yolunu keşfetti. Haftalarca bu toz bulutunun arkası fotoğraflandı. Yıldızların merkezde bir nokta etrafınsa, tıpkı güneş sistemimizdeki gezegenlerin güneşin etrafında dönmesi gibi, belli bir yörüngede döndüklerini fark ettiler. Yıldızların dönme hızları o kadar yüksekti ki, o denemlerde henüz teori niteliğini taşıyan "karadelik" düşüncesini ispatlamaya yetti.

Karadeliğin isminin "kara"delik olmasının sebebi, ışığın kaçmasına izin vermeyecek kadar güçlü olmasıdır. Bu sebeple bir karadeliği "karanlık" uzayda gözlemleyebilmek için bilim insanları akıllıca bir yol keşfetmişler.

Saydam bir kahve bardağındaki kahvenizi bir güzel içtiğinizi hayal edin. Bardağı dürbün gibi kaldırın ve laptoptan çıkan ışıkla gözünüzün arasına getirin. Ekranınızda yazan yazıların tiplerinin kaymasından, ışığın kırıldığını anlayabilirsiniz. Uzayın çekilen fotoğraflarında, bazı galaksilerin şeklinin tıpkı bir bardağın dibinden geçmiş gibi bozulduğunu biliyoruz. Öyleyse uzayda ya kocaman bir bardak var, yada ışığı bükebilecek bir madde.

Buraya kadar yazdıklarım karadelik var mıdır sorusuna getirmeye çalıştığım cevaptı. Buradan sonrası sadece "yorum"larımdan ibaret...

Bana göre karadelikler, plazma halindeki maddelerin parçacıklarının dahi parçalanıp oluşan materyalin boşluk kalmayacak şekilde (yada olabilecek en az boşluklu şekilde) sıkışmasıyla oluşan, evrende var olan en parlak kusursuz yuvarlaklardır. Tabi bu parlaklığı hiçbir zaman göremeyeceğiz. :) Buna göre de "karadelik" bir "delik" değil, (komik geldiğini biliyorum ama gerçekten böyle düşünüyorum) maddenin plazma halinden sonraki haliyle oluşmuş bir yıldızdır. Ben burada öbür tarafa açılan bir kapı göremiyorum.

Uzay-zamanın, karadeliğin kütleçekiminin etkisiyle yırtılıp, yeni bir kapı (geçit, tünel, delik, zaman makinesi, öteki taraf) açılır mı diye soracak olursak, sabaha kadar tahminlerde bulunabiliriz. Bana göre uzay zamanın yırtılması söz konusu olabilir mi bunu tartışmalıyız önce, Buyrun efenim...inploid.com/t/uzayzaman-dokusu-delinebil. . .
Kasım 2014

Oğuzhan Eker  yeni bir  gönderide  bulundu.

Kimya Bilimci Olduğunuzun 12 Kanıtı | Kimyaca

Her mesleğin kendine göre özellikleri ve güzellikleri vardır elbette. Ama biz kimya bilimci olarak, kimya biliminin çok daha havalı olduğunu düşünüyoruz.
Ekim 2014

Nazlı Derya Öztürkmen, bir soruya yanıt verdi.

Karadelik sizce gerçek mi? Gerçekse karadeliğin öbür tarafında yeni hayat var mıdır?

Soru gerçekten çok yanlış. Soru fizik-astrofizik-astronomi gibi alanların altında incelenen karadelikleri içerdiği için dünya üzerindeki her hangi bir insana "karadelik sizce gerçek mi" diye sorulmaz. Çünkü sorulunca aşağıdaki gibi ya ezbere 3-5 cümle kurulur ya da boşu boşuna yaşanmış hayatların yansıması olan cümleler kurulur.

Konuyu cinlerin varlığına bağlayanların gezegenimizdeki öz kaynakları şuursuzca tükettiği kanaatindeyim.

Şimdi biraz astrofizik konuşalım. Burası bilgi platformu olduğuna göre "bence" diyerek hakkında konuşulacak en son konulardan biri karadelikler. Öte yandan hiç te o kadar ulvi ve esrarengiz anlamlar yükleyeceğiniz bir konu da değil. Evet hepimiz "I want to believe" kıvamındayız. Balkonda kahve içerken hepimiz uzaylılar o anda mahalleyi bassın istiyoruz fakat bu alt tarafı bir astrofizik konusu.

Kaldı ki gerekli şartları sağlarsanız her cismi karadelik haline getirebilirsiniz. Çünkü astrofizikte karadelik çekimsel içe çökmenin son aşaması-sonucu olarak tanımlanır. Çok basit bir tanım ile Örneğin Güneş’in yarıçapını yaklaşık üç kilometre olacak şekilde sıkıştırabilsek bir kara delik olur. Dünyayı birkaç santimetre küplük bir hacim içine sıkıştırısak al sana başka karadelik. Peki bu çılgın fikir size nasıl bir matematiksel ilişkiyi hisetiriyor?
Dur bakayım ortada kütle var birde yarıçap dedik...
Senin benim gibi sıradan vatandaşlar bunu hissedene kadar yapan yapmış. Schwarzschild yarıçapı denen bir bağıntı yani r=2gm/c² kimi hangi yarıçapa sıkıştırısam karadelik olurun yanıtını vermiş. O yüzden sen şimdi ara ver face'te takıl beynini çok zorlama canım. Unutmadan bu ifadedeki g: evrensel kütleçekim sabiti, m: cismin kütlesi, c: ışık hızı.

Şimdi daha da basit konuşalım. Yıldızları biliyorsunuz. Yıldızların evrim süreçleri vardır ve bu süreçlerin sonu kütlelerine bağlıdır. Aşağıdaki sınıflandırmada Myıldız söz konusu yıldızın kütlesini temsil edecek. Mgüneş ise Güneş'in kütlesini. Anlaştık mı?

Myıldız < 0,8 Mgüneş ise evriminin sonunda kahverengi veya Kara cüce olur

0,8 Mgüneş < Myıldız < 1,44 Mgüneş ise evriminin sonunda beyaz cüce olur

~1,35 Mgüneş < Myıldız < ~2,1 Mgüneşnötron yıldızı olur

Myıldız > ~3 Mgüneş ise evriminin sonunda karadelik olur.

Biraz yukarıda kalın kalın yazdığım basit bir tanım vardı. Yüzeyinden ışığın bile kaçamadığı yüksek yerçekimine sahip nesneler. Işık ve kaçmak nedir diye depresyona girmemen için yine gözünde büyütmeyeceğin bir bağıntı vereyim. Ama önce bir örnek: Bir roket yaptın ve onu dünyadan uzaya fırlatmak istiyorsun. Yani olacak iş değil de velev ki yapacaksın. Bu roketin bir kütlesi var ve yerden kalkıp uzaya gidebilmesi için yani yer çekimine karşı koyup basıp gitmesi için bir hızı olmalı.

½ m v^2 = G M m / R

(Dostum Hakan Köse (@hakank) inploidde formül yazmak mı zor yoksa ben mi beceremiyorum)

Neyse malum burada iki tarafta m leri götür ıvır zıvır iş yap

vkaçış = √2 GM/R

kalır. Yani kaçış hızı kütlenin karekökü ile artar, yarıçapın karekökü ile azalır. Mesela sen dünyanın kütle çekiminden kurtulup çıkıp gitmek istersen 11.2 km/s ile süreklli gitmen lazım. Veya Ay için bu değer 2.4 km/s veya Güneş için 617.5 km/s

Demek ki karadelikten ışığın bile kaçamayışının altında ne yatıyor? Karadeliğin kaçış hızı ışık hızında.

Dertsiz başına dert almak istersen işin gücün yokmuş gibi popüler bilim kitapları içinde özel görelelik genel görelelik yok stephan hanwking falan oku. Oku elbet ama allah aşkına daha karadeliğin tanımını anlamadan zaman yolculuğu yapma hevesi içine girme.

Şimdi sıkıldım burada bitiriyorum.
Ekim 2014

Mustafa Kemal Taştekin, bir soruya yanıt verdi.

Karadelik sizce gerçek mi? Gerçekse karadeliğin öbür tarafında yeni hayat var mıdır?

Bu konuda Erhan Kılıç arkadaşımız gerekenleri söylemiş. Muteber bilgi odur. Stephen Hawking in Zamanın Kısa Tarihi kitabını tavsiye ederim. Benim ekleyeceğim bazı islam alimleri Ay'a gidilmediğini ve gidilemeyeceğini çünkü cinlerin Ay'da bir krallık kurduğunu ve kimseyi yaklaştırmadığını ifade eder. Aynen Bermuda şeytan üçgeni'nde olduğu gibi.
Ekim 2014

Ömer Ülger, bir soruya yanıt verdi.

Karadelik sizce gerçek mi? Gerçekse karadeliğin öbür tarafında yeni hayat var mıdır?

Karadelik diye bir şey vardır. güçünü yitirmiş olan yıldızlar bir araya gelerek karadeliği oluşturur.
Karadeliğin öbür tarafı yoktur çünkü karadelik yuttuğu şeyleri atomlarına ayırarak yutar ve genişler ..
Ekim 2014

Erhan Kılıç, bir soruya yanıt verdi.

Karadelik sizce gerçek mi? Gerçekse karadeliğin öbür tarafında yeni hayat var mıdır?

Soru yanlış. Gözlemleri yapılmış, doğrulanmış ve bilimsel olarak kanıtlanmış şeyler (Karadelik gibi) için sizce gerçek mi sorusu sorulamaz. Evet gerçek. Gözlemlendi. Hemde bir çok kez. Ama karadelik tanımında değişiklikler yapılabilir ve nasıl oluştuğu ile ilgili. Neden?
Karadelik normalde Genel Göreliliğin bir matematiksel formülü olarak ortaya çıktı. Daha sonra gözlemlendi ve doğrulandı. Fakat bir çok bilimsel kural ile ters düşüyordu.
Stephen Hawking bunu ortaya sürdüğü Hawking Radyasyonu ile bertaraf etmeye çalıştı. Fakat bu seferde Genel Göreliliğin bir kuralı ile çakıştı. En son halinde de gri delik dediği kavramı ortaya attı.
Bunun hakkında yazım buradadır.

erhankilic.pro/kara-delik-var-mi-yok-mu/

İkinci sorun ise karadeliğin öbür tarafından kastın nedir? Öbür tarafın varlığındaki kanıtların nedir ki buna dayanarak soru soruyorsun?
Karadeliğin bir diğer ucu akdeliklere açılıyor mu diye soruyorsan bilinmiyor. Bilinmeyen bir şeye cevap verilemez.
Hipotezler oluşturulabilir. İspatlanır veya ispatlanmaz. Stephen Hawkingin hipotezlerine göre akdelik ya da karadeliklerin paralel evrenlere bağlanması gibi şeyler de yok.
Ekim 2014

Ayhan Şimşek, bir soruya yanıt verdi.

"Occupy together" eylemi hakkında ne düşünüyorsunuz?

17 Eylül 2011'de Halkın KÜRESEL SERMAYE GRUPLARINI ve BANKALARINA YETER diyerek Wall Street'i işgal etmesiyle başlayıp dünyaya yayılan ve ardından Arap baharlarının ardı ardına patlamasıyla devam eden kapitalizme karşı yapılmış bir dizi küresel domino etkisiydi.

Ülkemize de sevimli bir şekilde uğramış olan bu hareket sonraları Gezi Parkı Eylemlerinin öncü tetikleyicisi olarak başbakanın ağzına sakız olacaktı ve Memet Ali Alabora tüm bu hareketin ele başı olarak kaka adam ilan edilecekti... Ve cahil halk ve basın ve koca devlet kına yakıp alakasızca söylevlerde bulunan başbakanlarının ardından Memet Ali Alabora'ya can güvenliğim yok diyerek savcılıktan koruma talep ettirecek kadar üstüne gidecekti.
VIDEO-1


VIDEO-2
Ekim 2014

Ayhan Şimşek, bir soruya yanıt verdi.

Karadelik sizce gerçek mi? Gerçekse karadeliğin öbür tarafında yeni hayat var mıdır?

Karadelik vardır. Ve zamanı geldiğinde her karadeliği yutan bir başka karadeliğin daha olma ihtimali mümkündür.
Karadeliğe girince tahmin ediyorum ki her şey paramparça aşklar ve köpekler... Fakat; her girişin bir çıkışı olması gerektiğinden kasıtla, o karadelik çıkışında moleküllerine ayrışmış olan her bir şey tekrardan birleşmek için kendilerine uygun çekim alanlarının oluşmasını bekliyordur bence. Ve tabii ki bu birleşmenin sonu bir yerlerde yeni hayat formlarının ortaya çıkması anlamını taşıyor.
Taki döngüsünü tamamlayan bu oluşumun yolu, tekrardan bu karadelikle karşılaşana dek...
Ölmek yok yaşama inan... .
Sevimli bir karadelik filmi: imdb.com/title/tt0477139
Ekim 2014

Rıdvan Bayhan  yeni bir  gönderide  bulundu.

Kuyruklu Yıldızla Kayan Şöhret

990
*Tycho Brahe

... Aniden yeni, parlak bir yıldız görünmüş (gökbilimciler daha sonra bunun patlayan bir yıldız veya süpernova olduğu sonucuna vardılar) ve dünyanın her köşesindeki insanların merakla gözlerini gökyüzüne çevirmesine yol açmıştı. Tycho Brahe adındaki Danimarkalı gökbilimci, "Bu gerçekten de bir mucize... Dünya'nın başlangıcından bu yana doğada meydana gelen mucizelerin en büyüğü" diyerek hayranlığını dile getirmişti.

Aristoteles'in teorisi açısından bu mucize, teorisinin en önemli dayanağı olan göklerin değişmez ve bozulamaz olduğu ilkesini yıktığı için tam bir felaketti. Sadece dünyevi alemde her şeyin gelip geçici olması beklenebilirdi.

990
**Aristoteles

Bundan beş yıl sonra, ikinci bir işaret felaketi daha da büyütmüştü. Bu kez işaret, Avrupa'nın tamamında gün ışığında bile görülebilecek kadar parlak bir kuyrukluyıldızdı. Yıldız yeterince şaşırtıcıydı, ancak gökbilimci Brahe ıraklık açısını ölçtüğünde daha da şaşkına döndü.

Iraklı açısı gökbilimcilerin meslek sırlarından biri olacak kadar yararlı gördükleri bir optik yanılsamadır. Bir cisme önce sağ, sonra da sol gözle bakıldığında, cisim arka plana göre yer değiştirmiş gibi görünür. Cismin gözden uzaklığı arttıkça, yer değiştirme miktarı, yani ıraklı açısı azalır (işaretparmağınıza farklı uzaklıklardan bakarak bunu kendiniz de görebilirsiniz) .

Kuyruklu yıldız söz konusu olduğunda, sağ göz rolünü Danimarka kıyılarının açığındaki bir adada gözlem yapan Brahe, sol göz rolünü de Prag'da gözlem yapan meslektaşları oynuyordu. Bu iki bakış arasındaki fark, yani ıraklık açısı, Brahe'ye kuyruklu yıldızın Dünya'ya Ay'dan dört kat daha uzakta olduğunu hesaplama imkanı verdi.

990

Gökbilimciler buna inanamıyordu. Aristoteles, kuyruklu yıldızların Dünya'nın atmosferindeki şiddetli bir karışıklıktan kaynaklandığını ve bulutlardan daha uzakta olmadıklarını söylemiş ve gökbilimciler de buna daima inanmışlardı. Bir kuyruklu yıldızın gökyüzünde, Ay'dan daha uzakta bir yerlerde dolaşması düşünülemez bir şeydi.

Dolayısıyla, birdenbire ortaya çıkan bu yeni yıldız ve kuyruklu yıldız, Aristoteles'in yıldızlarla ilgili şöhretine gölge düşürmüştü. Gelecek açısından önem taşıyan bu yıllarda Aristoteles'i haklı çıkaran tek şey, kuyruklu yıldızların kıyamet habercisi olduğuna dair inancıydı. Kuyruklu yıldız onun Evren'le ilgili teorisinin sonunu getirmiş ve bu açıdan gerçekten de haklı çıkmıştı.

*Tycho Brahe --- tr.wikipedia.org/wiki/tycho_brahe
**Aristoteles --- tr.wikipedia.org/wiki/aristoteles

Kaynak: Dünyayı Değiştiren Beş Denklem / Michael Guillen - Syf: 34-35
Eylül 2014

Rıdvan Bayhan  yeni bir  gönderide  bulundu.

Şüphe, Buluş ve İdam...

990


Suyun garip davranışlarıyla ilgili doğru (ve aynı zamanda şaşırtıcı) bir sonuca ilk kez ulaşan kişi Sicilyalı bilgin Arkhimedes olmuştur. Syrasuka hükümdarı II. Hieron'un, yeni tacının yapımında kullanılan metalin saflığını kontrol etmenin herhangi bir yöntemi olup olmadığını merak etmesiyle başlamıştı. Tacın saf altından yapılmış olması gerekiyordu, ancak kral, kraliyet kuyumcusunun altına gümüş karıştırdığından şüpheleniyordu.

Bu çok çetrefil bir problemdi, çünkü taç, ne örnek almak amacıyla parçalanabilir ne de herhangi bir biçimde tacın görünümü bozulabilirdi. Arkhimedes gece gündüz bu problemi düşünmüş, ama bir çözüm yolu bulamamıştı. Bir gün öğleden sonra, hamama gidip yıkanmaya karar verdi.

Beynini dinlendirmenin bir yolu olarak bunu sıkça yapıyordu. Aslında iri bedenini içi su dolu küçük havuzlara binlerce kez bırakmışsa da, hiçbir zaman su seviyesinin çok az bir miktar da olsa yükseldiğine dikkat etmemişti; ancak bu defa durum farklıydı.

990


Buluşu Arkhimedes'i o denli heyecanlandırmıştı ki, elbiselerini giymeden eve doğru koşarken bir yandan da çıplak bir deli gibi, "Buldum, buldum! " diye bağırmıştı. Bulduğu şey, daha sonra Yüzen Cisimler Üzerine adlı kitabında da açıkladığı gibi, Kaldırma Kuvveti Yasası'ydı. Buna göre, yüzen bir cisim daima kendi ağırlığına eşit miktarda suyu hareket ettiriyordu.

Arkhimedes ayrıca, suyun üzerinde yüzmeyen -yani tümüyle suya batmış haldeki- bir cismin kendi hacmine eşit miktarda suyu hareket ettirdiğini de keşfetmişti (günümüz aşçıları, hacmi ölçmek için bir kaşık yağı içi su dolu dereceli kaba atarken, bu ilkeyi kullanıyor) . Arkhimedes, tamamen rastlantı eseri, krala yardımcı olacak bir yöntem bulmuştu.

Arkhimedes, yeni buluşunu kullanarak Hieron'un ağır metal tacını -ki suda yüzmüyordu- dereceli bir su kabına koyup, tacın hacmini buldu. Sonra, tacı tarttı. Artık ağırlığını hacmine bölmek suretiyle tacın yoğunluğunu bulabilirdi.

Sonuçta tacın yoğunluğu, sırasıyla gümüş ile altının yoğunlukları olan 10,5 ile 19,3 gram/santimetre küp arasında bir değerde çıkmıştı. Böylece Arkhimedes, kralın tacın saf altından yapılmadığı yönündeki şüphelerinin doğru olduğu sonucuna vardı. Bunun üzerine kraliyet kuyumcusu idam edildi.

Kaynak: Dünyayı Değiştiren Beş Denklem / Michael Guillen - Syf: 86-87-88
Daha fazla