Bilmek istediğin her şeye ulaş

Bilim Adamı

Bilim

Bilim İnsanı, geniş anlamda bilgileri elde etmek için sistematik bir faaliyet yapan kişi. Daha sınırlı anlamda ise bilimsel yöntem kullanan bir bireydir. Kişi bilimin bir veya birden fazla alanında uzman olabilir. Bilim insanları; fiziksel, matematiksel ve sosyal alanlarda da dahil olmak üzere doğanın tüm alanlarında araştırmalar yaparlar.

Mayıs 2012

Gonca Köse @GNCKSE

Stephen Hawking

1942 yılında İngiltere'de dünyaya gelmiştir.Çağımızın en ünlü bilim adamıdır.Fizik,matematik ve evren bilimcidir.Bedensel engelli bu büyük bilim adamı bugün tüm dünyanın saygı duyduğu bir teorisyen. Hawking çok çalışkan bir öğrenci olmamasına rağmen fizik ve matematik derslerini çok kolayca anlıyordu.Üniversitede fizik eğitimi aldı daha sonra kozmoloji üzerine çalışmaya karar verdi.Hawking 21 yaşındayken tedavisi mümkün olmayan bir sinir sistemi hastalığına yakalandı.Tekerlekli sandalyeye mahkum oldu.Bu hastalık tüm vücudunu sardı tek elini kullanabilir hale geldi ancak bu hastalık zihinsel fonksiyonlarına zarar vermedi.Hawking'in ses telleri de zarar görüp konuşamaz hale gelince,tekerlekli sandalyesine yerleştirilen yazıları sese dönüştüren bir bilgisayar sayesinde insanlarla iletişim kurabildi.Tekerlekli sandalyesinde evren ve kara deliklerle ilgili teoriler geliştirdi ve bilim dünyasında giderek ünlendi.Tüm teorilerini anlattığı ''Zamanın Kısa Tarihi:Büyük Patlamadan Kara Deliklere'' adlı kitabı tam 40 dile çevrilerek milyonlarca sattı bu kitap onu üne kavuşturdu.Bir röportajında:''Engelli olduğum için öfkelenmiyorum.Öfkelenmek boşa zaman harcamaktan başka bir şey değil.İnsan engelli bile olsa yoluna devam etmeli.'' demiştir.
Tarihi Kişilikler

Aralık 2013

Osman Tüysüz @osmanraul7

Amerikan Science dergisi, bilim ve teknolojide 2013'ün en önemli 10 olayını liseteledi

Amerikan Science dergisi, bilim ve teknolojide 2013'ün en önemli 10 olayını belirledi. Listeye göre ilk sırayı, kanserle mücadele için vücudun doğal savunma sistemlerini harekete geçirerek, hastalıkla mücadeleyi organizmanın yapmasını sağlayan immünoterapi aldı.
Geride bırakmak üzere olduğumuz yıla damgasını vuran önemli bilimsel olayların lisetesi Deutsche Welle Türkçe'de şöyle yer aladı: 2013
Immünoterapi: Listeye göre ilk sırayı, kanserle mücadele için vücudun doğal savunma sistemlerini harekete geçirerek, hastalıkla mücadeleyi organizmanın yapmasını sağlayan immünoterapi aldı. Artık birçok uzmanın bu yöntemin kanser tedavisinde bir dönüm noktası olduğuna ikna olduğu ve yıllarca önce ortaya atılan immünoterapinin meyvelerini vermeye başladığı vurgulandığı immünoterapide kanserli hücre değil bağışıklık sistemine odaklanılıyor; bağışıklık hücreleri de kanserli hücrelerle mücadeleye sevk ediliyor.
Uyku araştırması: İkinci sırada, uykunun beyni temizleyip onardığına dair bir araştırma var. Rochester Üniversitesi’nde yapılan araştırma, beyindeki hücrelerin uyku sırasında büzüldüğünü, böylece sinir hücrelerinin arasının açılarak sıvının beyni ‘temizlemesine’ izin verdiğini ortaya koymuştu. Beyin bu yöntemle zehirli toksinlerden arınıyor.
Minyatür organlar: Araştırmalarda kobay yerine minyatür organların kullanılması öngörülüyor. Geliştirilen minyatür organlar arasında karaciğer, böbrek ve beyin bulunuyor. Minyatür beynin şizofreni, otizm ve alzheimer gibi nörolojik hastalıkların anlaşılması ve tedavisinde çığır açacak gelişmelere yol açması bekleniyor.
Bakteri araştırması: Araştırma bakterilerin insan için taşıdığı önemi ortaya koyarken, bağırsak florasında görev yapan bakterilerin beslenme yetersizliğine etkisine işaret edildi. Araştırma sonuçlarında, terapi yöntemleri geliştirilirken bakterilerin daha fazla dikkate alınması gerektiği kaydedildi.
Kök hücre: Amerikalı uzmanlar bu yıl klonlanmış insan embriyosundan kök hücre elde etmeyi başardı. Kopyalanmış embriyolar, tedavisi mümkün olmayan hastalıklarda kullanılmak üzere uyumlu doku ve organ elde edilmesine yarayacak.
CRISPR: CRISPR adlı teknik , genlerimizde bulunan ve geçmişte maruz kaldığımız virüslere karşı kalıcı bir bağışıklık geliştirmemize imkân sağlıyor. Söz konusu mekanizma sayesinde, insan genomunun en ufak parçalarının bile hatasız şekilde yeniden yazılabilecek. Üstelik bu mekanizma yalnızca birçok hastalığa çare bulunmasını sağlamakla kalmayacak, tarım alanında da yeniliklerin önünü açacak.
CLARITY: Stanford Üniversitesi’nden uzmanlar bir fare beyninin tamamını ve bir insan beyninin bir parçasını saydamlaştırarak, beyin içindeki nöronların ve nöron ağlarının nasıl çalıştığını renkli ve 3 boyutlu olarak görüntüledi. Söz konusu tekniğe CLARITY adı verildi. Science, yeni tekniğin, araştırmacıların bu karmaşık organı inceleme tarzını değiştireceğine dikkat çekiyor.
Ve diğelerleri: Kozmik ışınların kaynağına ilişkin bir araştırmanın sonuçları, güneş panellerinin daha ucuza üretilmesini sağlayacak yeni bir teknoloji ve çocuk hastalıklarıyla mücadele amacıyla geliştirilen yeni aşılar yılın bilimsel olayları listesinde yer alan diğer önemli keşifler olarak sıralanıyor.
Şubat 2014

Şaman @chamacon

Uzay Uçuşu Eğitim Programına FFA Onay Verdi

1192

Çok yakında sen de uzay uçuşuna katılabileceksin fakat bunun için vücudunun bazı eğitimleri almaya ihtiyacı olacak. Bu haftanın başlarında, Waypoint 2 Space adlı ticari bir uzay uçuşu eğitim şirketi, bu bahar sonrası belirlediği programlara başlamak için FAA güvenlikli onayı aldı. Bu şirket özel uzay gemisi ile bir yolculuk hayalini gerçekleştirmek isteyenler için gerekli hizmetlerin ve programların büyümekte olan endüstrisine katılmıştır.

Waypoint 2 Space’in çoklu seviyeli eğitim programı, sınırlandırılmış uzayda faaliyet gösterebilmesi için;

  1. Yerçekimsiz alana adapte olabilmek,
  2. Uygun elbise giymek
gibi temelleri içermektedir. Ve bu eğitim programı suborbital (yörünge altı) eğitimle başlayarak Orbital (yörünge) eğitimi ile sonlamaktadır. Bu eğitimlerden Suborbital eğitimi, bir uzay uçuşu boyunca sıfır yerçekimli alanda 5 ile 7 dakikada katılımcının tam yarar sağlayabilmesi için kişiyi hazırlarken; Orbital eğitimi ise 2015'te olması planlanıp 7 haftalık bir süreçte öğrencilere uzay uçuşunun fiziksel ve psikolojik değişimleri ile nasıl baş edilebileceğini göstermeyi amaçlamaktadır.

Fiyatı 45 bin dolar dolaylarında olabileceği düşünülmektedir ki bu fiyat Virgin Galactic'in bilet fiyatının yüzde 18'i kadardır. Fakat başından sonuna kadar, astronot adayı eğitimleri, uzay için ayırtılmış bir bilete ihtiyaç duymamaktadır. Ve bu program şu anda NASA ile işbirliği yapan Houston'daki Johnson Uzay Merkezi'nin haricinde temellendirilmiştir.

Kaynak: muhendisbeyinler.net/uzay-ucusu-egitim-p...
Mart 2014

Oğuzhan Eker @ucanmoruk

Bir Bilim Adamının 10 Özelliği

Bilim; neden, merak ve amaç besleyen bir olgu olarak, fiziki ve doğal evrenin yapısının ve hareketlerinin birtakım yöntemler aracılığıyla sistematik bir şekilde incelenmesini de kapsayan entelektüel ve pratik çalışmalar bütünüdür.

Bilim adamı ya da bilim insanı ise bir bilim dalında yetişmiş, bilgin, sistemli bir şekilde çalışmalar da bulunan, araştırmalar yapan kimse demektir.

Bilim adamlarının ortak ve belirgin özellikleri vardır. Sizde de bu özellikler mevcutsa neden bir bilim adamı olmayasınız ?

İşte size bir bilim adamının 10 özelliği:
  1. İyi bir gözlemcidir.Çevresini sürekli gözlemler. Her şey gözlemlemek ile başlar. Soruların kaynağı da, çözümlerin kaynağı da bu gözlemlerin sonucudur. Baktığınız objeyi veya olayı tek tek parçalara ayırıp bütün ayrıntıları görebilmek ve sonra bu parçaları yeniden birleştirip bütün olarak algılamak, gözlem yapabilmenin sırrıdır. Gözlem yapmak sanıldığı kadar kolay bir iş değildir ama doğuştan gelen bir yetenek de değildir. Zamanla çalışarak geliştirilebilecek bir özelliktir. Gözlem yeteneğinizi nasıl geliştireceğinizi öğrenmek istiyorsanız sizi buraya alalım.
  2. Meraklı ve araştırmacıdır. Bilim adamı meraklıdır. Etrafını gözlemlerken aklına binbir çeşit soru takılır. Neden böyle, nasıl böyle oluyor? Evrende cevabını bilmediğimiz o kadar çok şey var ki. Bilim insanı bu merakı doğrultusunda araştırma yapar. Çok okur. Öğrenmek için hiçbir fırsatı kaçırmaz. Soru sormaktan çekinmez. Bugün dünya bu konuma geldiyse, bilinmelidir ki, bu merak ile ortaya çıkan sorgulama ve bu yönde yapılan araştırmaların bir sonucudur. Bilgi bir bilim adamının anahtarıdır. Sizin merakınızı çeken nedir? Neyi en çok merak ediyorsunuz? Merakınızın peşinden gidin.
  3. Deney yapar. Her zaman teorik bilgi tatmin etmez ya da yeterli gelmez. Deneyip görmek, işleyişi anlamak çoğu zaman daha iyi bir öğretmendir. Bu yüzden merak ettikleri bir konuda veya bir gerçeği göstermek, kanıtlamak için deney yaparlar. Birbirinden eğlenceli deneyleri burada bulabilirsiniz.
  4. Not tutar. Bir bilim adamı çalışmalarını kayıt altına alır. Hafızasına güvenmez. (Elbette güvenir ama işini sağlama alır.) Araştırmalarından notlar çıkarır kendisine, deneylerde elde ettiği sonuçları hangi durumlarda neler olduğunu her zaman not eder. Kendinize bir not defteri edinin ve ilk sayfasına “Bilim Adamının Not Defteri” başlığını atmayı unutmayın.
  5. Sabırlıdır. Kararlıdır. Araştırmaları sonucu her zaman yeterli bilgiye edinemeyebilir. Deneyler yapar. Deneyler sonucu bir sonuç alamayabilir ama yılmaz, tekrar tekrar dener. Değişkenleri değiştirip tekrar deneyler yapar. Ama pes etmez, çalışmalarını sonuca ulaşıncaya kadar sürdürür. Başarmak istiyorsanız sorunlardan kaçmamalısınız. Sonuca, bilgiye ulaşmak her zaman çok kolay bir iş değiştir. Bazen uzun yıllar bile sürebilir bu işlem. Genelde biz her zaman pozitif bir sonuç bekleriz ama unutmayın ki olumsuz da bir sonuçtur. Belirlediğiniz yolun sonuna ulaşacak kadar sabırlı mısınız? Posta pullarının gideceği yere varasıya kadar mektuba yapışıp kalmasından ötürü çok değerli olduğu söylenir. Posta pulu gibi olun ve başladığınız işi bitirin.
  6. Gelişmeleri takip eder. Günceldir. Sadece ülkemiz de değil, dünyanın her yerinde sizin çalışma alanınız ile ilgili çalışmalar yapan mutlaka birileri vardır. Sadece kendi alanınız ile ilgili olmasına gerek yok. Başka birisinin bir çalışması da size ilham kaynağı olabilir. Bilim hergün hızla gelişen bir alan ve takip etmezseniz geride kalırsınız. Sizin bulduğunuz bir sonucu belki bir başkası çoktan bulup yayınlamıştır…Bu noktada yabancı dil büyük bir gereksinim. Ülkemiz de bilim diğer bazı ülkelere göre yeteri kadar gelişmiş değil malesef ama gelişmiş olsa idi bile dünyayı takip etmek açısından en azından evrensel dil olarak birçok ülkede kabul edilen ingilizce öğrenmeniz şart.
  7. Hayalperest ve yaratıcı bir zekaya sahiptir. Bilim adamı geniş bir hayal ve yorumlama gücüne sahiptir. Hayal gücünüz geleceği belirler. Eskiden uçmak insanlar için bir hayalden ibaretti ama hep birilerinin hayali idi. Sonra birileri araştırdı, deneyler yaptı ve başardı. Artık uçaklar aracılığı ile insanlar istedikleri yere uçabiliyor. Hatta uzaya bile çıkabiliyorlar. Bilginizi hayal gücünüzle birleştirdiğiniz takdirde gerçek başarıya ulaşabilirsiniz. Küçükken sık sık duyduğunuz “icat çıkarma! ” lafının etkisinde kalmışsanız bile bir an önce kurtulun, icat çıkarın.
  8. Tarafsız ve objektiftir. Bilim adamı her zaman objektif davranır. Kişisel çıkar ve isteklerinden ziyade bilginin peşinden gider. Önyargıları, kişisel dugu ve düşünceleri ile işini ayırt etmeyi bilir. Aynı zaman da eleştiri yapar ve eleştiriye de açıktır. Eleştirileri değerlendirerek moralini bozmak yerine çalışmalarını daha iyi hale getirmeye çalışır. ,
  9. Kendine güveni tamdır. Bilim adamı kendi alanında bilgi sahibidir. Bilginin sonsuz bir kavram olduğunu ve bugün doğru olan bir bilginin yarın yanlış bir bilgi haline dönebileceğini bilir. Hata yapmaktan korkmaz. Hiç hata yapmamış bir insan yeni birşey denememiş demektir.
  10. Güzel ahlak sahibidir. Bilim iyi veya kötü değildir. Ancak her ikisi için de kullanılabilir. Bilim adamının amacı insanlığa faydalı olmaktır. Bilgi ve buluşlarını kötü amaçlar için kullanmaz.
Etrafınızda bu niteliklere sahip birileri varsa ve size bilim adamı olmadığını söylediyse, şüphelenmemeniz için hiç bir sebep yok diyorum. Şüphelendiniz mi? Eğer öyleyse siz de bir bilim adamı olma yolunda ilerliyorsunuz.

Yazının orjinali : kimyaca.com/bilim-adaminin-10-ozelligi
Mayıs 2014

Gökhan Biçer @Denizcigokhan

Dünyanın Önde Gelen Bilim İnsanları

Kitaplarda adları geçen, bazılarının resimlerini gördüğümüz; bazılarınınkini hiç görmediğimiz bilim insanlarından bazıları bu karede.

990
Mayıs 2014

Şaman @chamacon

Bir bilimadamı/kadınının hayatının kuralları. Sanırım bilimadamı olmayanların da hayatına uygunlar.

990

Paylaşandan naçizane Türkçe meali:

  1. Başarısızlığı başlangıç olarak gör, son olarak değil.
  2. Hiçbir zaman öğrenmeye son verme.
  3. Hiçbir şeyi varsayma, her şeyi sorgula.
  4. Bildiklerini diğerlerine öğret.
  5. Analizlerin nesnel olsun.
  6. Alçak gönüllü ol.
  7. Yapıcı eleştirilere kulak ver.
  8. Sonuçlara inan.
  9. İnsiyatif al.
  10. Zor soruları önden sor.
  11. Yaptığın işi sev ya da terk et.
Temmuz 2014

Hilal Korkmaz @korkmazhi

Isaac Newton

996

25 Aralık 1962 , Woolsthorpe\ İngiltere

Çiftçi bir ailenin çocuğu olan Newton Noel zamanında dünyaya gelir. Babası Newton doğmadan 3 ay önce hayata veda eder.

Newton ilk doğduğunda çevresindekilerin hiçbiri yaşayacağına inanmıyordu çünkü çok zayıf ve çelimsiz bir şekilde doğar.

996

Babası öldükten sonra annesi ikinci evliliğini yapar. Bunun üzerine Newton' un bakımını anneannesine kalır. Bu yeni evlilikten 3 tane üvey kardeşi olur.

Çocukluğunda Newton yaşıtları gibi canlı, hareketli bir çocuk değildi. Çoğu zaman arkadaşlarının aktivitelerine katılmazdı. Oyuncaklarını kendi tasarlamıştır.
Su çarkları, güneş saatleri, ...

996

Newton' un bu zekasını ilk fark eden kişi dayısı William dır.
Bu sırada annesi ikinci kocasını da kaybeder. Annesinin şehre dönmesi üzerine Newton annesiyle birlikte yaşamaya başlar.

Dayısı Newton' un üniversiteye gitmesini istiyordu bunun için annesini ikna eder. Bunun üzerine 1661 yılında Cambridge'deki Trinity College' ine girer.

996

İlgilendiği alanlar: fizik, matematik, astroloji, filozofi, ilahiyat

Bulduğu konuları yayınlamak için ( Hareket Kanunu, Yerçekimi Genel Kanunu) tam olarak 20 yıl bekler. Bunun tek sebebi Newton'un tenkit edilmeye tahammülü olmayan yapısından dolayıdır. Ufak bir itiraz da dahi hep huzursuzluk yaşardı.

En önemli buluşları difarensiyel ve integral hesaplarıdır.

996

Newton diğer bilim adamlarına karşın hayatı daha değişik yaşamıştır. Birçok bilim adamının hayatı zorluk ve sıkıntı ile geçmesine rağmen Newton' un rahat ve mutlu bir yaşam sürdüğü söylenir. Ve yaptıklarıyla buluşlarıyla takdir görmüştür.

20 Mart 1727 yılında( 85 yaşında) hayata veda eder.
Temmuz 2014

Hilal Korkmaz @korkmazhi

Charles Darwin

Charles Darwin

12 Şubat 1809 Shrewsbury, Shropshire, İngiltere

İngiliz Biyolog ve Doğa tarihçisi

Günümüz biyoloji biliminin temelleri Darwin' in fikirlerinden yola çıkarak oluşturulmuştur.
Modern evrim teorisini oluşturmuştur.

1817 yılında annesini kaybeder.

Darwin 1825 yılının yazını babasına asistanlık yaparak geçirir. Babası fakir insanları tedavi ediyordu.
Charles Darwin



Ailesinin dini inanışı üniteryan dı ama Darwin agnostik denilen bilinmezci bir düşünce yapısına sahipti.

Üniversite eğitimine İskoçya da ki Edinburg Üniversitesinde başlar. O dönemin ameliyatlarını çok acımasız bulduğundan tıp bilimine hiç alışamaz.

Okulunda çalışan bir kişiden hayvan doldurma sanatını öğrenir.

1822 yılında kardeşleriyle birlikte bir kimya laboratuvarı kurar. Bilimsel deney prensiplerini bu laboratuvar sayesinde öğrenir.

Charles Darwin

Okulda ki ikinci senesinde doğa bilimiyle ilgilenen bir gruba katılır. Burada evrim teorisini öğrenir. Bir hocasıyla birlikte deniz canlılarını inceler. Bu araştırmalar sırasında Darwin birbirinden farklı türlü canlıların aynı temel yapıya sahip organlarının bulunduğunu keşfeder.( Homoloji)

Ayrıca bir öğretmeninden bitkilerin sınıflandırılmasıyla ilgili bir ders alır ve hocasının koleksiyonunu düzenlemesinde ona yardımcı olur.

Charles Darwin

1827 yılında babası Darwin' i tıp okulundan alarak teoloji eğitimi alması için Cambridge Üniversitesi’ne bağlı Christ’s College’a kaydettirir. Bu dönemde kuzeni ile birlikte böcek toplamaya başlar.


1828 yılında bir botanik profesörü ile tanışır ve yakın arkadaş olurlar. (John Stevens Henslow) 1829 yılında ise bir böcek bilimciyle tanışır. Böcekler hakkında uzun yıllar konuşurlar. Darwin' e böcek koleksiyonunda çok katkı sağlamıştır.

Charles Darwin

1831 yılında Günay Amerika ya yolculuk yapacak bir geminin doğa bilimciye ihtiyacı olur ve Darwin bu gemiye kabul edilir. 1832 yılında gemi Santa Cruz limanına ulaşır ancak o dönem kolera salgını olduğundan gemide 12 gün boyunca karantina altında tutulurlar.

İki yıl sürmesi planlanan bu yolculuk 5 yıl sürer. Bu yolculuk sırasında Darwin birçok jeolojik oluşum ve canlı türü, fosil keşfeder ve bunlardan örnekler toplar.

Bu yolculuk sırasında birçok hastalıklarla uğraşmıştır. Bir ara bir ay yataktan çıkamaz hastalıklar yüzünden.

Charles Darwin

Bu uzun yolculuk Darwini çok geliştirmiş ve canlılar hakkında birçok keşif ve bilgi öğrenme şansı olmuştur.

1837 yılında aşırı stres ve çalışmalarından dolayı kalbiyle ilgili sorunlar yaşar. Kısa birsüre sonra çalışmalarına ara verir.

29 Ocak 1839 yılında kuzeni Emma ile evlenir. Aynı sene 27 Aralık da ilk çocukları dünyaya gelir. 1841 yılında ikinci çocukları dünyaya gelir. 1845 de üçüncü, 1847 de dördüncü, 1848 de beşinci çocukları olur.

Mayıs 1842’de, araştırma serilerinden "The Structure and Distribution of Coral Reefs" yayınlandı. Aynı yıl darwin türlerin değişimi ve doğal seleksiyon ile ilgili yazılar yazdı. Bu yazılarında Darwin, doğa kanunlarının oluşumunu dinle temellendirdi.



Charles Darwin


Charles Robert Darwin yaşamı boyunca bilime büyük katkılarda bulunmuştur. Evrim teorisiyle özdeşleştirilmesine rağmen, birbiriyle ilişkili birçok farklı bilim dalının gelişmesine ve temellerinin atılmasına önayak oluştur. Oluşturduğu evrim teorisi bugün, paleontoloji, genetik ve embriyoloji gibi bilimler tarafından geliştirilmektedir.


1880 yılında rahatsızlıkları giderek artar 19 Nisan 1882 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu Londra da hayatını kaybeder.

Ağustos 2014

Rıdvan Bayhan @ridvan_bayhan

Çok bilinmeyenli denklem; Evren.

990

Abd’ den John Wheeler’ in (1911-2008) hemen kozmoloji kitaplarında yer alan aşağıdaki ifadesi, okuyucuların ve meslektaşlarının yalnız kafasını karıştırmakla kalmıyor; aynı zamanda mantık açısından da anlaşılması güç bazı sonuçlara bizi taşıyor.

“Mesela ne gibi? ”

Ünlü fizikçi diyor ki, “İçinde bulunduğumuz evren hakkında ne kadar çok bilgi sahibi olursak, evren o kadar anlamsızlaşır! ”

“Ne demek bu? ”

Kozmosun bu harikulade işleyişinin izah ve ispatında yer alan bilimdeki değişmez sabitlerin fizik yasalarındaki o esrarlı birlikteliğinin mükemmelliği karşısında duyulan derin bir acizlik! Bilimde, bildiğimizi sandığımız o eşsiz ve mükemmel denklemlerin sırlarla kaplı derinliklerine ne kadar inersek inelim; yine örtülü, gizli ve kalın perdeli bir engelle karşılaşıyoruz. Her buluşumuz, her keşfimiz, bize yeni ufuklar açmakla beraber; bu ufukların ötesini bir türlü göremiyoruz. Sanki buğulu bir camın arkasında bazı kıpırdanışlar, irili ufaklı gölgeli hayaller fark ediyoruz ama yine de açık ve net bir görüntüyü yakalayamıyoruz. Karşımıza çıkan her perdeyi kaldırdığımızda, bu defa yeni bir perde ile yüz yüze geliyoruz. Bu hep böyle oluyor.

Kaynak: Muhteşem Tasarım, Taşkın Tuna, Syf: 420-421
Eylül 2014

Rıdvan Bayhan @ridvan_bayhan

Soluk Mavi Nokta / Carl Sagan Yorumu

Soluk Mavi Nokta, Dünyanın Voyager 1 sondası tarafından rekor uzaklıktan çekilen bir fotoğrafı. Fotoğraf, dünyayı uzayın sonsuzluğu içinde tek başına gösterir.

"Soluk Mavi Nokta", Carl Sagan'ın bu fotoğraftan esinlenerek 1994'te yazdığı kitabının da adıdır. Fotoğraf, 2001 yılında space.com tarafından en iyi on uzay fotoğrafından biri seçilmiştir.

990

11 Mayıs 1996'da, Carl Sagan, bir konuşmada fotoğrafı yorumlamıştır:

"Bu uzak gözlem noktasından dünya pek ilgi çekici görünmeyebilir. Ancak bizler için durum farklıdır. Şu noktayı tekrar düşünelim. O burası. O yuva. O biziz. Üzerinde; tüm sevdikleriniz, tanıdıklarınız, duyduğunuz herkes, gelmiş geçmiş tüm insanlık hayatlarını yaşadı. Tüm neşemizin ve kaderimizin toplamı, kendinden emin binlerce din, ideolojiler ve ekonomik doktrinler; bütün avcı ve toplayıcılar, tüm kahraman ve korkaklar, uygarlığın bütün kurucuları ve yıkıcıları, bütün krallar ve çiftçiler, bütün genç aşıklar , bütün anne ve babalar, umutlu çocuklar, mucitler ve kaşifler, ahlak öğretmenleri, yozlaşmış siyasetçiler, her süper star, her yüce önder, türümüzün tarihindeki bütün azizler ve günahkarlar orada yaşadı - bir güneş ışını üzerinde asılı duran bir toz zerresinin üzerinde.

Dünya, muazzam kozmik boşlukta çok küçük bir sahnedir. Şan ve zafer içinde bir noktanın küçük bir bölümünün bir anlık efendisi olabilmek için bütün o generaller ve imparatorlar tarafından akıtılan kan nehirlerini düşünün. Bu noktacığın bir köşesinde yaşayanların, başka bir köşesinden gelen ve kendilerinden neredeyse hiç farkı olmayanlar tarafından uğradığı bitmek bilmeyen zorbalıklarını düşünün. Yanlış anlaşılmalar ne kadar olağandı, birbirlerini öldürmek için ne kadar hevesliydiler, düşmanlıkları nasıl da ateşliydi. Böbürlenmelerimiz, hayali ben-merkezciliğimiz, evrende özel bir konumumuz olduğuna dair yanılgımız bu soluk ışık noktası tarafından hiçe sayıldı. Gezegenimiz, onu saran devasa kozmik karanlığın içinde ıssız bir benek. Bilinmezliğimizin içinde, Bu muazzam boşluk içinde, bizi kendimizden kurtarmak için bir yerlerden yardım geleceğine dair hiç ipucu yok.

Dünya, üzerinde hayat barındırdığını bildiğimiz tek gezegen. En azından yakın gelecekte, türümüzün göç edebileceği başka bir yer yok. Ziyaret, evet. Yerleşme, henüz değil. Beğenin veya beğenmeyin, Dünya şimdilik sığınabileceğimiz tek yer. Gökbilimin mütevazi ve karakter geliştiren bir deneyim olduğu söylenmiştir. Muhtemelen insan kibrinin ahmakça olduğunun, küçücük dünyamızın bu uzak resminden daha iyi bir kanıtı yoktur. Bana göre, bu birbirimize karşı daha iyi niyetli davranma ve bildiğimiz tek yuva olan ‘soluk mavi nokta’yı koruma ve değer verme sorumluluğumuzun altını çiziyor. "

990
Carl Sagan


Kaynak: Wikipedi
Eylül 2014

Rıdvan Bayhan @ridvan_bayhan

Galileo Galilei


990


"Böyle etkilerin doğada nasıl gerçekleştiğini anlamak benim için gerçekten yorucu bir işti. Yine de sonunda çok işime yarayan bir şey keşfettim. Bir bakıma bu neredeyse inanılmaz bir şey. Demek istediğim, bizim için şaşırtıcı ve inanılmaz olan şeyler Doğa için öyle değil; çünkü bizim aklımızı sürekli şaşırtan şeyleri Doğa son derece basit ve kolay bir şekilde geçekleştiriyor; bizim için kavranması bile çok zor olan şeyleri O çok kolayca yapıyor. "


-Galileo-


Kimdir? : tr.wikipedia.org/wiki/galileo_galilei
Eylül 2014

Rıdvan Bayhan @ridvan_bayhan

Şüphe, Buluş ve İdam...

990


Suyun garip davranışlarıyla ilgili doğru (ve aynı zamanda şaşırtıcı) bir sonuca ilk kez ulaşan kişi Sicilyalı bilgin Arkhimedes olmuştur. Syrasuka hükümdarı II. Hieron'un, yeni tacının yapımında kullanılan metalin saflığını kontrol etmenin herhangi bir yöntemi olup olmadığını merak etmesiyle başlamıştı. Tacın saf altından yapılmış olması gerekiyordu, ancak kral, kraliyet kuyumcusunun altına gümüş karıştırdığından şüpheleniyordu.

Bu çok çetrefil bir problemdi, çünkü taç, ne örnek almak amacıyla parçalanabilir ne de herhangi bir biçimde tacın görünümü bozulabilirdi. Arkhimedes gece gündüz bu problemi düşünmüş, ama bir çözüm yolu bulamamıştı. Bir gün öğleden sonra, hamama gidip yıkanmaya karar verdi.

Beynini dinlendirmenin bir yolu olarak bunu sıkça yapıyordu. Aslında iri bedenini içi su dolu küçük havuzlara binlerce kez bırakmışsa da, hiçbir zaman su seviyesinin çok az bir miktar da olsa yükseldiğine dikkat etmemişti; ancak bu defa durum farklıydı.

990


Buluşu Arkhimedes'i o denli heyecanlandırmıştı ki, elbiselerini giymeden eve doğru koşarken bir yandan da çıplak bir deli gibi, "Buldum, buldum! " diye bağırmıştı. Bulduğu şey, daha sonra Yüzen Cisimler Üzerine adlı kitabında da açıkladığı gibi, Kaldırma Kuvveti Yasası'ydı. Buna göre, yüzen bir cisim daima kendi ağırlığına eşit miktarda suyu hareket ettiriyordu.

Arkhimedes ayrıca, suyun üzerinde yüzmeyen -yani tümüyle suya batmış haldeki- bir cismin kendi hacmine eşit miktarda suyu hareket ettirdiğini de keşfetmişti (günümüz aşçıları, hacmi ölçmek için bir kaşık yağı içi su dolu dereceli kaba atarken, bu ilkeyi kullanıyor) . Arkhimedes, tamamen rastlantı eseri, krala yardımcı olacak bir yöntem bulmuştu.

Arkhimedes, yeni buluşunu kullanarak Hieron'un ağır metal tacını -ki suda yüzmüyordu- dereceli bir su kabına koyup, tacın hacmini buldu. Sonra, tacı tarttı. Artık ağırlığını hacmine bölmek suretiyle tacın yoğunluğunu bulabilirdi.

Sonuçta tacın yoğunluğu, sırasıyla gümüş ile altının yoğunlukları olan 10,5 ile 19,3 gram/santimetre küp arasında bir değerde çıkmıştı. Böylece Arkhimedes, kralın tacın saf altından yapılmadığı yönündeki şüphelerinin doğru olduğu sonucuna vardı. Bunun üzerine kraliyet kuyumcusu idam edildi.

Kaynak: Dünyayı Değiştiren Beş Denklem / Michael Guillen - Syf: 86-87-88
Ekim 2014

Rıdvan Bayhan @ridvan_bayhan

Kuyruklu Yıldızla Kayan Şöhret

990
*Tycho Brahe

... Aniden yeni, parlak bir yıldız görünmüş (gökbilimciler daha sonra bunun patlayan bir yıldız veya süpernova olduğu sonucuna vardılar) ve dünyanın her köşesindeki insanların merakla gözlerini gökyüzüne çevirmesine yol açmıştı. Tycho Brahe adındaki Danimarkalı gökbilimci, "Bu gerçekten de bir mucize... Dünya'nın başlangıcından bu yana doğada meydana gelen mucizelerin en büyüğü" diyerek hayranlığını dile getirmişti.

Aristoteles'in teorisi açısından bu mucize, teorisinin en önemli dayanağı olan göklerin değişmez ve bozulamaz olduğu ilkesini yıktığı için tam bir felaketti. Sadece dünyevi alemde her şeyin gelip geçici olması beklenebilirdi.

990
**Aristoteles

Bundan beş yıl sonra, ikinci bir işaret felaketi daha da büyütmüştü. Bu kez işaret, Avrupa'nın tamamında gün ışığında bile görülebilecek kadar parlak bir kuyrukluyıldızdı. Yıldız yeterince şaşırtıcıydı, ancak gökbilimci Brahe ıraklık açısını ölçtüğünde daha da şaşkına döndü.

Iraklı açısı gökbilimcilerin meslek sırlarından biri olacak kadar yararlı gördükleri bir optik yanılsamadır. Bir cisme önce sağ, sonra da sol gözle bakıldığında, cisim arka plana göre yer değiştirmiş gibi görünür. Cismin gözden uzaklığı arttıkça, yer değiştirme miktarı, yani ıraklı açısı azalır (işaretparmağınıza farklı uzaklıklardan bakarak bunu kendiniz de görebilirsiniz) .

Kuyruklu yıldız söz konusu olduğunda, sağ göz rolünü Danimarka kıyılarının açığındaki bir adada gözlem yapan Brahe, sol göz rolünü de Prag'da gözlem yapan meslektaşları oynuyordu. Bu iki bakış arasındaki fark, yani ıraklık açısı, Brahe'ye kuyruklu yıldızın Dünya'ya Ay'dan dört kat daha uzakta olduğunu hesaplama imkanı verdi.

990

Gökbilimciler buna inanamıyordu. Aristoteles, kuyruklu yıldızların Dünya'nın atmosferindeki şiddetli bir karışıklıktan kaynaklandığını ve bulutlardan daha uzakta olmadıklarını söylemiş ve gökbilimciler de buna daima inanmışlardı. Bir kuyruklu yıldızın gökyüzünde, Ay'dan daha uzakta bir yerlerde dolaşması düşünülemez bir şeydi.

Dolayısıyla, birdenbire ortaya çıkan bu yeni yıldız ve kuyruklu yıldız, Aristoteles'in yıldızlarla ilgili şöhretine gölge düşürmüştü. Gelecek açısından önem taşıyan bu yıllarda Aristoteles'i haklı çıkaran tek şey, kuyruklu yıldızların kıyamet habercisi olduğuna dair inancıydı. Kuyruklu yıldız onun Evren'le ilgili teorisinin sonunu getirmiş ve bu açıdan gerçekten de haklı çıkmıştı.

*Tycho Brahe --- tr.wikipedia.org/wiki/tycho_brahe
**Aristoteles --- tr.wikipedia.org/wiki/aristoteles

Kaynak: Dünyayı Değiştiren Beş Denklem / Michael Guillen - Syf: 34-35