Bilmek istediğin her şeye ulaş

Bilim Ve Teknoloji

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin using the new format, pass an empty string for 'continue' in the initial query.

Kasım 2015

Gökhan Biçer  yeni bir  gönderide  bulundu.

İNSAN BEYNİNİN SİMÜLASYONU MÜMKÜN MÜ? | Vedat Karaarslan | LinkedIn

Antalya'da halen devam etmekte olan G20  toplantılarında Dünya Beyin Haritalaması ve Tedavileri Bilimsel Zirvesi’ nde, beyin çalışmalarıyla ilgili so
Ağustos 2015

Hızır  yeni bir  gönderide  bulundu.

Robot can leap from water's surface - BBC News

Scientists in South Korea develop a tiny robot - based on the water strider insect - that can jump on water
Mart 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Uzay neden genişlemektedir?

Büyük patlama teorisine göre oluşan bütün madde patlama noktasından dışarı doğru ivmelenmiştir. Boşlukta onları durduracak herhangi bir güç olmadığından dışa doğru hareket devam etmektedir.
Eylül 2013

Yavuz Gedik, bir soruya yanıt verdi.

Popular Science Türkiye dergisinin içeriğini nasıl buluyorsunuz? Ne yönde geliştirilebilir?

Bir çok bilim dergisine göre çok fazla canlı içeriğe sahip bir dergi. Fiyat olarak da piyasadaki en ucuz dergiler arasında. Yazım dili, ilgili herkesin anlayabileceği düzeyde. Hali hazırdaki yayın düzeni beğeniyorum. Bunlara ek olarak biraz daha bilişim konusuna eğilim gösterilmesini isterim.
Haziran 2013

Hakan, bir soruya yanıt verdi.

Son 200 yılda bilime en çok katkısı olan Türk kimdir?

Hulusi Behçet kendi adıyla anılan hastalığı 1937 yılında teşhis ederek dünya tıp literatürüne geçti,

Cahit Arf, matematikci Arf değişmezi , Arf halkaları ve hasse Arf teorisi ile dünya matematik literatüründe yerini aldı. Bugün kullandığımız 10 TlL üzerine resmi ve bir formulunun gorseli bulunmaktadır.
Nisan 2013

Ahmet Avcı, bir soruya yanıt verdi.

Bilim ve din bir arada yürür mü?

Bilim şüphedir, din iman.

Dünyayı bilimle anlamaya ve açıklamaya çalışan insanla, dünyayı din ile anlayıp açıklayan insan çatışır.

Bunu çözmek ve ortak taban yaratmak adına, prensip icat etmeye çalışmışlar; Herkesin din ve vicdan özgürlüğü vardır, kimse diğerine karışamaz, saygı duymalıdır. Din işleri ve dünya işleri ayrı yürütülür birbirine karıştırılmaz, denmiş.

Lakin, bu prensibin din ve vicdan özgürlüğü boyutundan güç alanlar, din sadece Allah ile Kul arasında kalamaz, din bir yaşam biçimidir dediklerinde, akabinde kendi içlerinde tabi oldukları doktrinle tutarlı kalabilmek adına, devlet de dine göre idare edilmelidir demeye başladıklarında, toplumda din ve dünya işleri karışmaya başlıyor.

Yani prensip kendi içinde paradoks taşıyor, zira dinin devlet idaresine, adaletin icrasına, miras hukukuna kadar birçok idari konuda da düzenlemesi var ve ayrı tutulması noktasında ideolojik sıkıntı var.

Din, toplumla devleti bütünüyle düzenlemek ister. İslam dininde özünde yok ama, Hristiyanlık dininde ya da 4000 yıllık antik Mısır'ın çok tanrılı dininde mesela, ruhban sınıfının muazzam bir güç talebi var ve bu talepten de kaynaklanıyor, dinin devlete müdahalesi.

Din, bilimi, felsefesinden ayırıp, sadece tekniğini kullanmak ister. Bu çerçevede bilimin her yeni keşfine acilen din açısından bir anlam katma kaygısıyla hareket eder ve yorum getirir. Klonlama konusunda Hristiyanlığın bile kaygılarını yakın dönemde izledik.

Öte yandan, Avrupa toplumunun bugünkü medeniyeti, engizisyon dönemi gibi bir karanlık çağdan sonra toplum devrimi ile bugüne şekillenmiş, din ve toplum evrilmiş. Bu konu toplumda ve devlet idaresinde bu dibe vuruş nedeniyle köklü ve katı prensiplerle aşılmış, nihayetlenmiş bir çok anlamda.

Lakin bizde hiçbir zaman Hristiyanlıkta olduğu gibi bir karanlık çağ yaşanmamış, bunda elbette Osmanlı Medeniyetinin muazzam medeniyet algısı baş faktör. Var olan muazzam güç imparator, hükümranlık sahasındaki bütün toplumları alabildiğine serbest bırakırken, din ve bilim çatışmasında hep pragmatik davranmış. Tabi bunu Osmanlının hükmettiği dönemin geneline dair söylemek doğru, ara ara dönemlerde farklılıklar olmuş tabi. 600 yıl ile Cumhuriyetimizin 90 yılını yan yana koyup öyle bakmak lazım.

Dolayısıyla bizde hiçbir zaman dinen karanlık bir çağ yaşanmadığı için toplum devrimi yaşanmamış, son halindeki uygulamaların çoğu, Avrupa medeniyetinden direk alıntı yapılmış durumdadır. Şu anki uygulamada yaşanan sorunlar biraz da bundan. İlla açmak gerekirse, bizde de 1500-1600 lü yıllarda örneğin, ruhban sınıfının da aşırılaşması ve baskısıyla padişah, dinin uygulama sahasını baskı, zorlama, zulüm, işkence şeklinde imparatorluk güdümündeki bütün toplumlara dayatsaydı, ve artık öyle bir noktaya gelinse ve toplum yapısı çökseydi, cehalet ve veba kıyım halinde ortaya çıksaydı, nihayetinde toplum ayaklanıp idareyi ele geçirseydi, sonrasında sağlanan konsensus şu an günümüzdeki uygulamaların tabusu olup, tartışılmaz düzenlemeleri ile din ve devlet idaresini düzenleyecekti.

Formül, hoşgörü ve saygı kültürü, toplumsal barış. Anahtarı ise eğitim.
Mart 2013

Alçay Yıldız, bir soruya yanıt verdi.

Mustafa Kemal Atatürk'ün bilime bakış açısı nasıldı? Bu alanda ne gibi çalışmalar yapmıştır?

  • Tevşik-i Sanayi Kurumu'nu kurdu.
  • Türk Dil Kurumu'nu kurdu.
  • Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'nü kurdu.
  • Başta Ankara Etnografya Müzesi olmak üzere bir çok müze açtı.
  • Devlet konservatuarlarını kurdu.
  • Türkçe'ye yeni matematik terimleri kazandırdı. (Bölme,çarpı,çarpan,bölünebilme,ondalık,sadeleştirme...)


Atatürk'ün bilim ile ilgili söylediği bazı sözler:

"Bilim gerçeği bilmektir."

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir."


"Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız."


"Ben, manevî miras olarak hiç bir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki gayelere tamamen eremediğimizi fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir."



Mustafa Kemal Atatürk



Şubat 2013

Duygu Avcı  yeni bir  gönderide  bulundu.

-

Antik dilleri hayata döndürecek yazılım - Yazılım - Oyun- ntvmsnbc.com

Bilim insanları, yok olmaya yüz tutan dilleri kurtarmak için eşi benzeri olmayan bir yazılım geliştirdi.
Ocak 2013

Hakan, bir soruya yanıt verdi.

Bilim ve din bir arada yürür mü?

Çok ilginç cevaplar verilmiş ama nedense ya din yada bilime kılıflar giydirilmiş. Bilim kanıtlayamadigini reddetmez bir kere ilk düzelteceğim konu bu. Eğer öyle olsa teoriler olmazdı, bugün yüzlerce teori var bilim adamlarının on gördüğü kanıtlayamiyorlar ama reddetme de yok.

Din de varsayımlar ve iddialar değildir, olduğuna inanılan ve şahitleri olan iman etme vasıtasıdır. iman sorgusuz yapılan ve bireysrl olarak çok güçlü olduğu için 3. Kişiler tarafından da sorgulanamaz.

Gelelim asıl soruyu din ile bilim bir arada olur mu? Olur ama zor olur, örnekleri tarihte var hristiyanlar çatır çatır bilim adamı kesmiş mesela, islamda kesilen yok ama sürgünler var. Bilim adamları islamda daha rahat olmuşlar ama yine de sıkıntı çekmişler. Misal kadavra bulamamış hayvanlar ile yetinmisler. Büyücü denir diye kimyadan cekinmisler yani eski zamanda din ve bilim zor ikili olmuş ama şimdi ki aydınlık çağda bu daha kolay.
Ocak 2013

Hakan Damar, bir soruya yanıt verdi.

Bilim ve din bir arada yürür mü?

Bilim ispata, din iddaya dayalıdır.
Gram aklı, mantığı olan bir kişinin bu iki kavramın bir arada bir denge sağlamayacağını bilir!
İnsan yapısı gereği ve öğretilmiş olan değerlerine göre bir şeylere inanmak ister. Bu ondaki güven duygusunu besler. Bir boşluğa doğru ilerlemektense, orada güzel bir şeyler vardır. Öyle diyorlar diyip ilerlemesi ona daha çok huzur verir. Hatta bu huzuru yok etmemek adına hiç sorgulama ihtiyacı bile duymaz.
Bu bağlamda bilim daha realist kaldığından dolayı din ile çelişir. Geçmişe baktığımızda da çoğunlukla insanların ölmesine ve savaşların çıkmasına hep dinler/inanışlar sebeb olmuştur.
Normal şartlarda gelişmiş insan topluluklarında inanışların ön yargıları oluşturmaması gerekir fakat günümüzde bırakın ön yargıyı sırf kendi inandığına inanmadığı için şiddete uğrayan (her din/inanış için söylüyorum.) ve kendi inanmadığı bir inanışın kurallarına göre yargılanıp, öldürülen insanlar var.
Unutmayın; kendi inanışlarınıza ve görüşlerinize saygı duyulmasını istiyorsanız, öncelikle siz saygı göstermeyi denemelisiniz.
Din yazıldığında otomatik olarak kendi dininizi düşünmeyin. Dünya'da sadece tek bir din(müslümanlık) yok. Size göre tek bir inanış olabilir fakat unutmayın belki sizin inandığınız dinden farklı bir dine inanan daha çok insan olabilir... Bu nedenle genel yorumlama yapmaya çalışın.
Ocak 2013

Duygu Avcı  yeni bir  gönderide  bulundu.

-

Göz kırpmak beyni resetliyor

Yapılan bir araştırma, göz kırpmanın beynin işleyişini olumlu etkilediğini ortaya çıkardı. Araştırmayı yapan Japon bilim insanları, göz kırptıktan sonra beyin işlevinde meydana gelen değişimi, 'resetleme'ye benzetti.
Daha fazla

61 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.