Bilmek istediğin her şeye ulaş

Botanik

Botanik veya bitki bilimi, bitkileri inceleyen bilim dalına denir.

Haziran 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

2012 Yılının Yeni Keşfedilen En İlginç 10 Türü!

990

Her yıl binlerce yeni tür tanımlanmaktadır. Ve her yıl, en azından son 6 senedir, Arizona Eyalet Üniversitesi'ndeki Uluslararası Tür Araştırmaları Enstitüsü, kendilerinin en favori 10 yeni türünü ilan etmektedir. Geçtiğimiz senenin en iyi 10 türü 23 Mayıs 2013'te ilan edildi. Bu türler, nadir veya erişmesi zor yaşam alanlarına bakılarak veya beklenmedik özelliklerine göre seçilmektedir. Bu türler, Güney Amerika'dan Afrika'ya, Çin'e kadar olan geniş bir alandan seçilmiştir ve içlerinde Dünya'nın en küçük omurgalısı, minnacık bir çiçek ve antik mağara sanatını tehdit eden bir siyah mantar da bulunmaktadır.

Enstitü'nün kurucusu Quentin Wheeler bir basın toplantısında şunları söyledi:

"Onlarca yıldır, her yıl ortalama olarak 18.000 yeni tür keşfetmekteyiz. Ancak buna rağmen yaşayan tahmini olarak 10-12 milyon türün sadece 2 milyonunu tanımlayabildik. Üstelik buna mikrobik dünyanın neredeyse hiçbir türü dahil değil. Her sene keşfettiğimiz türler sebebiyle mi, yoksa bir üyesi olduğumuz biyoçeşitliliğin derinlikleri konusundaki cahilliğimiz konusunda mı büyülenmeliyiz, bilemiyorum. "


Ayrıca Wheeler, her ne kadar keşif hızının etkileyici olsa da, halen yeterli olmadığını da ekledi:

"Şimdi, milyonlarca türün 21. Yüzyılın sonunu göremeyecek olduğunu bilerek, hızımızı almamızın tam zamanıdır. NASA-benzeri görevlere çağrıda bulunarak gelecek 50 yıl içerisinde 10 milyon türü keşfetmeyi hedefliyoruz. Bunu başarabilirsek biyosferin kökenlerini koruyarak çok daha yaşanabilir bir gelecek inşa edebiliriz. "


İşte 2012 yılının en iyi 10 türü!

1) Cüce menekşe (Viola lilliputana) : Dünya'nın en küçük menekşelerinden biridir ve boyu sadece 1 santimetre civarındadır. Peru'nun yüksek Ant Dağları'nda bulunur ve ilk olarak 1960 senesinde toplanmıştır; ancak geçtiğimiz yıla kadar tür teşhisi hiç yapılmamıştır. Aşağıda 1 sent (çap: 19.05 milimetre) üzerindeki bir örnek görülmektedir:

990

2) Lir Süngeri (Chondrocladia lyra) : Kaliforniya'nın açık sahillerinde keşfedilen bu tür, okyanus yüzeyinin 3.000 metre derininde yaşayan etçil bir sünger türüdür. Yüzey alanını en üst düzeye çıkaran garip bir şekli vardır ve bu sayede deniz içerisinde sürüklenen planktonları yeme şansını en üst düzeye çıkarır. Aşağıda tür görülmektedir:

990

3) Lesula Maymunu (Cercopithecus lomamiensis) : Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde bulunan bu tür, son 28 yıl içerisinde keşfedilen ikinci Afrika maymunu türüdür. Çok gürültülü hayvanlardır. Kulak patlatıcı çığlıkları şafak sırasında ormanı adeta inletir. İnsana çok benzeyen gözlere sahip oldukları tespit edilmiştir; ancak daha çok çalılarda yaşayan ufak hayvanlarla avlanırlar. Aşağıda bir örneği görülmektedir:

990

4) Sibon noalamina: Salyangoz ve benzeri yumuşak vücutlu hayvanlarla avlanan bir yılan türüdür. Geceleri, Panama'nın yağmur ormanlarında ava çıkar. Avcılarından korunmak için zehirli olmamasına rağmen zehirli bir yılanmış gibi renklere sahiptir. Aşağıda tür görülmektedir:

990

5) Ochroconis anomala: Fransa'daki Lascaux Mağarası'nda bulunan Paleolitik çizimlere verdiği zararlarla bilinen siyah bir mantar türüdür. Duvar sanatlarını parçalamadığı zamanlarda da yer üzerinde bitkilerden gelen maddeleri ayrıştırmakla uğraştığı tespit edilmiştir. Aşağıda mikroskobik olarak görülmektedir:

990

6) Paedophryne amanuensis: Bu tür, Dünya'nın en küçük omurgalısı ödülünü kazanan ufak bir kurbağa türüdür. Boyu, ortalama olarak sadece 7.7 milimetredir. Yeni Gine'nin bol yapraklı tropik ormanlarında bulunabilir... Eğer görebilirseniz. Aşağıda 10 sent (çap: 17.91 milimetre) üzerinde duran bir örnek görülmektedir:

990

7) Eugenia petrikensis: Madagaskar'a ait soyu tükenen bodur bir ağaç türüdür. Zümrüt rengi parlak yaprakları vardır ve kızılımsı mor (magenta) rengi çiçek kümeleri bulunur. Okyanus kıyılarının kilometrelerce uzağında, kumlu yüzeylerde bulunur. Aşağıda çiçekleri görülmektedir:

990

8) Lucihormetica luckae: Karanlıkta parlayan hamam böceklerine Ekvator'dan katılan, en yeni türdür. Düşük ışıklı ortamlarda parlayarak etrafını aydınlatabilir. Ancak ne yazık ki tür çoktan yok olmuş bile olabilir; zira türün teşhisi, 70 sene önce yakalanmış tek bir örnekten yapılmıştır. Aşağıda, bu örneği görmektesiniz:

990

9) Semachrysa jade: Malezya'daki bu türün keşfi, Flickr'da paylaşılan bir fotoğraf sayesinde olmuştur. Hock Ping Guek tarafından çekilen fotoğrafta bu yeşil zarkanatlı hayvan görülmekteydi. Fotoğraf, Kaliforniya Yiyecek ve Tarım Bakanlığı'ndan Shaun Winterton tarafından fark edildi ve gösterilen tür "sıradışı" olarak tanımlandı. Guek, sonrasında Londra Tabiat Tarihi Müzesi'ne bir örnek gönderdi ve müze, bunu yeni bir tür olarak tanımladı.

990

10) Juracimbrophlebia ginkgofolia: Listedeki diğer türlerin aksine bu tür fosil asılansinek bir türdür. Genellikle ağaçların üzerinden aşağıya sarkarak avı olan böcekleri avlar. Çin'in Jiulongshan Oluşumu'nda bulunan ginkgo benzeri ağaçların arasında fosilleşmiş olarak keşfedilmiştir. Orta Jurassik zamanlarında yaşamıştır. Aşağıda, türün hem fosili, hem de rekonstrüksiyonu görülmektedir. Bakalım ikinci görselde türü ayırt edebilecek misiniz?

990

990

kaynak: evrimagaci.org/fotograf/64/3760
Haziran 2014

Turan Söylemez, bir soruya yanıt verdi.

Isırganlar neden insanın canını yakar?

Yapısı itibarıyla gördüğünüz gibi ısırgan minik dikenlerle kaplı bir bitkidir. Dokunulduğunda bu dikenler deriye batar. Ayrıca organik bir asit olan formik asit ısırganda da bulunur ve yakıcı özelliği vardır. Tene dokununca yanma bunlardan ötürü oluşur.
Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Mayıs 2014

Turan Söylemez, bir soruya yanıt verdi.

Salon bitkilerinde kök çürümesi neden oluşur?

Daha çok aşırı sulamadan ötürü oluşur. Saksının altında su bekletmek de bir nedenidir. Eğer çürüme çok yoksa, yapraklarda hafif benekler gördüğünüzde hemen bitkinin kökünü kontrol edin. Saksıyı ters çevirin ve kontrol edin. Eğer beyaz veya krem rengi dışındaysa, elde kolayca dağılıp kahverengileşmişse bu kök kısmını temizleyip kuru bir toprak koyun. Ayrıca kök için mantar ilacı alıp uygulamalısınız.
Nisan 2014

Devrim Güren, bir soruya yanıt verdi.

Bitkiler, beyaz ve sarı ışık türlerinde neden daha fazla fotosentez yaparlar?

Fotosentez, ışığın hem dalga boyundan hem de şiddetinden etkilenir. Fotosentezi temel olarak yerine getiren organlar yani yapraklar, içlerindeki yeşil renk pigmentlerinden dolayı ışığın yeşil dalga boyutunu yansıtır. Bu nedenle yeşil ışık daha yavaş fotosenteze neden olur. Yani fotosentez olayında ışığın rengi dalga boyuyla ilgili bir şey. Buradan hareketle fotosentezin en hızlı olabileceği ışık renkleri ise mavi ve kırmızı.
Mart 2014

Ebru Özkan, bir soruya yanıt verdi.

İstanbul'da yeni açılan Botanik Bahçesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

İstanbul'da bulunan Atatürk Arboretumu, Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi gibi çok güzel botanik bahçeleri mevcut. Yeni açılan bahçe de Bakırköy Botanik Bahçesidir. Bu tarz alanların olması tabi ki güzel. Yeşil alan ve doğal ortamların yok edilmesine karşı yapay olarak oluşturulması bizi mutlu ediyor.

Bakırköy Botanik Bahçesi
  • İncirli E-5 otoyolunun bitişiğinde, 90 bin metrekarelik alana yayılmıştır. E-5 kenarında Merter-Bakırköy istikametinde giderken sol tarafta, İncirli kavşağından hemen önce yer almaktadır. Parkın hemen yanında Forum Marmara Alışveriş merkezi bulunuyor.
  • 11,50 metrelik Türkiye'nin en yüksek oyun kulesi, 5 adet konuşan dinozor heykeli ve su oyun ekipmanları da yer alıyor.
  • Mutfak ve Şifalı Bitkileri Bahçesi ile çiçek renklerine ve çeşitlerine göre yapılmış 11 adet tematik bahçe alanı bulunuyor. Yaklaşık 50 yaşında ağaçlara ve toplam 262 bin 563 adet bitkiye sahiptir.
  • Biyolojik arıtma ile yapılmış doğal kaynak suyu ile oluşturulmuş bir gölet de mevcuttur. Ördek, kuğu ve su kaplumbağalarının yanı sıra çeşitli balıklar için de yaşam alanı olmuştur.
  • Çocuklar için kocaman ve zevkli bir oyun alanı bulunuyor.
  • Haftanın her günü sabah 07.00’den itibaren ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.
İstanbul

İstanbul

İstanbul

İstanbul
Mart 2014

Cihan Çakır  yeni bir  gönderide  bulundu.

Botanik Bahçesi

Botanik Bahçesi
Yaklaşık 120.000 000 m2 üzerine kurulan modern tesislerinde yerli türe ait yüzlerce bitkinin kapalı ve açık ortamlarda yetiştiriciliğini yapan, tropik iklim kuşağına ait bir o kadar çeşidin de yurt dışından ithalatını gerçekleştiren firmamız Bahçe Botanik sektörünün en köklü ve başarılı isimlerinden bir tanesidir.
Ege ve İstanbul olmak üzere üretimlerini iki ayrı merkezde gerçekleştiren, toptan fidan ve canlı mevsim çiçeği piyasasının büyük bölümünü elinde bulunduran firmamız, büyük şehirlerde beton yığınları arasında sıkışıp kalan ve çareyi çevre düzenlemesine geniş yer ayıran sitelerde yaşamakta, parklarda ve bahçelerde bulan insanlar için iç ve dış mekan bitkisi tedariki yapmaktadır.
Hizmet alanları; yerli ve ithal süs bitkisi satışı, torf, pomza, gübre satışı, meyve fidanı satışı, hazır çim, tohum ve iyi bir peyzaj çalışması için ihtiyaç duyulan tüm aksesuar ve alt yapı desteğini aynı anda sağlamakta, peyzaj sonrasında ihtiyaç duyulan bakım hizmetlerini profesyonel bir kadro eşliğinde sunmaktadır.
Bir nevi canlı bitki koleksiyonu, onlarca farklı türün ustalıkla harmanlanıp ortaya çıkarttığı kusursuz kombinasyonu olarak adlandırabileceğimiz Botanik Bahçeleri, metropollerde yaşayan ve doğal güzellikleri neredeyse yalnız kitaplarda görmeye başlayan insanoğlu için eşsiz bir nimettir. Bu alanları projelendirecek kuruluşun hayal gücü ile sınırlı olan, çok farklı temalarda hazırlanarak beğeniye sunulan ve hektarlarca alan üzerine uygulamaya koyulan Botanik bahçeleri, yüzlerce türe ait binlerce ağaç ve otsu bitki kullanılarak düzenlenir.
Çiçekli bitkilerin de geniş yer aldığı, yapay havuz, gölet, köprü gibi projelerle de desteklenen ve daha kusursuz görünümler ortaya koyan bu düzenlemeler, profesyonel ellerde ve güçlü kurumsal kimliğe sahip firmalarda daha belirgin olarak yaşanmaktadır. Yaptığı Botanik çalışmalarla bu güne kadar onlarca projeyi hayata geçiren ve birbirinden göz alıcı peyzaj çalışmalarına imzasını atan firmamız, gerek güçlü alt yapısı gerek kadrosu gerekse müşteri odaklı hizmet anlayışı ile sektörünün en iddialı isimlerinden bir tanesidir. Daha detaylı bilgi için ... botanikbahcesi.com.tr ziyaret ediniz.
Ekim 2013

Ya Ko, bir soruya yanıt verdi.

Çiçeklerle konuşmak gerçekten de onların gelişimini olumlu yönde etkiler mi?

Ben konunun konuşmakla birebir ilgili olduğunu düşünmüyorum.

Ama bir mantık çıkarımı yaparsak; deli olmadığınız var sayımından yola çıkarak, çiçeğinizle konuşuyorsanız onu seviyorsunuzdur. Sevdiğiniz için hep ilgilenirsiniz, iyi bakarsınız ve o da büyür, serpilir, güzelleşir.

Özetle, bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur... :)
Ekim 2013

Ya Ko  yeni bir  gönderide  bulundu.

Hortus Botanik Bahçesi - Amsterdam

Hollanda deyince akla gelen ilk şeyler; kanallar, laleler, bisiklet gezintileri, müzeler, Van Gogh... Ama bundan sonra aklınıza bir şey daha gelsin Hortus Botanicus! Bu seneki tatilimizde bir fırsat bulduk, oraları gezdik ve çok beğendik.

Bitki

Amsterdamdaki Hortus Botanicus dünyadaki en eski botanik parklardan bir tanesi. Küçük bir alanda binlerce çeşit bitki barındıran bir harikalar diyarı adeta. Plantage bölgesindeki yerine taşındığı yani kurulduğu diyebileceğimiz tarih 1682. Hesaplamaya üşenenler için söyleyeyim 331 sene önce. İlk kurulduğunda Hollanda’nın ünlü Formal Bahçelerindeki gibi dikdörtgen ya da dairesel şekillerde yapılmış çiçek tarhları ile düzenlense de 19. Yüzyılda ağaç sayısı arttırılmış, ağaçların arasında dolaşan patikalar eklenmiş ve parka daha doğal bir atmosfer verilmiş. Açık havada parkında dört adet özel koleksiyon da bulunuyor; şifalı bitkiler, fuşyalar, etobur bitkiler ve bitkilerin genetik yakınlıklarına göre sınıflandırıldığı bir sistematik bahçe de var.

Bitki

Bitki

Bu koleksiyonların yanı sıra bahçede bir çok yüzyıllık ağaç bulunuyor. Girişte kocaman bir Turner meşesi var, gezdikçe muhteşem bir kızıl meşe, çok acayip bir mantar ağacı, 350 yıllık bir palmiye ve 200 yıllık bir Türk fındığı ile de karşılaştık. Parkta koruma altındaki türler de bulunuyor.

Bitki

Bitki

Bitki

Çok gösterişsiz olduğu için hiç farkına varmadan yanından geçip gideceğimiz bir çamın demir kafes içinde olduğunu görünce meraklanıyor insan. İsmi Wollemi çamı, yaşayan bir fosil çünkü 1994’de Sidney’e 200 km mesafede bir doğal parkta bir park bekçisi tarafından keşfedilene kadar sadece fosillerden biliniyormuş. Tek doğal yaşam alanı Mavi Dağların arasındaki 2 dar vadi olan tarih öncesi devirden kalma bu endemik tür keşfedildiğinde sadece 60 erişkin bitki kalmış durumdaymış. Ekoloji konusunda hassas Avustralyalılar tabi ki hemen olaya el atmış, tohum, çelik her türlü yöntemle deli gibi ağaçları üretmeye başlamışlar. Bizim başımıza bir şey gelir, bu en nihayetinde dünya mirası diye düşünüp ürettiklerini dünyanın dört bir tarafına da göndermişler. Peheeeyyy! Avustralyalı deyip geçmeyin işte bir kıytırık çamın peşinde adamlar helak oluyor.

Bitki

Bitki

Bitki

Dışarıdaki bahçeyi dinlene dinlene gezmek gerek çünkü parkta ayrıca inanılmaz seralar da var. Bir palmiye serası var ki içinde hayatımızda gördüğümüz en yaşlı şeyleri gördük; 350 yaşında bir sago palmiyesi vardı. Klasik tarzda çok güzel bir kış bahçesi, kışın dışarıdaki bazı bitkiler de buraya konuyormuş içerisi epeyce kalabalıklaşıyormuş.

Bitki

Bitki

Bitki

Palmiye serasını geçince yanyana çok daha modern görünümlü 3 iklim serası var; subtropik, çöl ve tropik iklimler için farklı sıcaklık, nem ve havalandırma ayarları yapılmış dev cam seralar. Astropikal serasının en keyifli yönlerinden biri aşağıdaki patikaların dışında bir de yüksek gezinti platformu olması. Yukarıda ağaçların dalları arasında çok farklı bir bakış açısıyla gezebiliyorsunuz. Önce subtropik iklimde rahattık, keyifli keyifli gezdik, fotoğraflara poz verdik ama çöl serasına geçince birden afakanlar bastı.

Bitki

Bitki

Okluk ağaçlarına bayıldık. Aslında bir sarısabır (aloe) türü ama bildiğimiz ağaç gibiler. Her kafamızı çevirdiğimiz yönde bir sürprizle karşılaştık. Yer gök kaktüs ve sukulent olduğu için de uzun süre oyalandık. Sonunda ay o ne kadar şahane, ay bu ne kadar ilginç, şuna bak ne harika derken resmen beynimiz pişti. Ben artık fenalaşıyorum sanki derken kendimizi bir gayret yan seraya attık ama yağmurdan kaçarken doluya tutulduk orası da tropikal iklim serasıymış, o sıcağın üzerine bir de nem eklendi terden sırılsıklam olduk. Bu üçüncü serayı tam hatırlayamıyorum çünkü tüm konsantrasyonumu nefes alıp verebilmeye ayırmak zorunda kaldım. Bir tek benden büyük yaprakları olan ağaçlar vardı onlar kalmış aklımda.

Bitki

Bitki

Bitki

Parktaki 3 büyük iklim serasının dışında bahçede bir de küçük seralar var. Bir tanesi yine için kaktüs ve sukulent dolu olan Meksika Serası. Bu serada bulunan en ilginç bitki ölmeyen “Welwitschia Mirabilis”. Güney Afrika ismi olan “tweeblaarkanniedood” isminin anlamı bir nevi "ölmez iki yaprak". Bitkinin yuvarlak kısa gövdesinden çıkan iki yaprak sürekli uzuyor; uzuyor uzuyor uçlardan kuruyor, uzuyor uzuyor uçlardan kuruyor... Ölmeyen denmesinin sebebi 2000 yaşına ulaşan bitkiler olması. Pek tabi ki bu da endemik bir tür, sadece Güney Angola ve Nambia’daki Namib Çölü’nde bulunuyor. Çok şükür ki oralara gitmek zorunda kalmadan görmüş olduk. İhtiyacı olan suyu yaprakları vasıtasıyla sabah sisinden yakalıyor. Bana lazım değil sudur, besindir, bir sis vursun sabah yeter diyebilecek kadar kanaatkar olunca 2000 yıl yaşamak mümkün olabiliyor demek ki...

Bitki

Bitki

Meksika serasının hemen yanındaki serayı ise kısaca harikalar diyarı olarak adlandırabiliriz. Çünkü çarkıfelek çiçeklerinin arasında süzülen kelebekler o kadar güzel, o kadar narin ki insan kendini masal alemine girmiş gibi hissediyor. Herhangi bir uyarı levhası olmamasına rağmen herkesin o büyülü atmosferi bozmamak için söz birliği etmişcesine fısıltı ile konuşması çok hoştu, belli ki içerideki herkesin bizimle aynı şeyleri hissediyordu. Bir yerde bir kelebek evi tabelası görürseniz asla fırsatı kaçırmayın!

Bitki

Bitki

Hortus’un ayrıca büyük bir etçil bitki koleksiyonu var, hem astropikal iklim serasında hem de dışarıda bir çok etçil bitki türü görme şansımız oldu. Fotoğraflar tabi ki de buradakiler kadar değil devamına facebook, google+ ya da flickr hesaplarımızdan bakabilirsiniz.

yakoyesilev.blogspot.com/2013/10/hortus-. . .
Ağustos 2013

Ebru Özkan, bir soruya yanıt verdi.

Bitkilerde bulunan yaprakların görevleri nelerdir?

  • Fotosentezin yapıldığı ana kısım bitkilerin yapraklarıdır. Fotosentez yoluyla besin yapar.
  • Bitkinin solunum ve besin yapmakla görevli organı yapraklardır.
  • Bitkilerin yapraklarının alt kısımlarında stoma denilen açıklıklar bulunur. Bu açıklar aracılığıyla gaz alışverişinin yapılmasını sağlar.
  • Terleme yoluyla fazla suyun atılması yapraklar aracılığıyla olur.
  • Yaprakların dizilişleri sistematik bir şekilde gerçekleşir. Bu diziliş sayesinde hepsinin eşit olarak güneşten faydalanmasını sağlar.
  • Yapraklarda yapılan besin maddeleri gövde de bulunan floem adlı boruyla çift yönlü taşıma yapılır. Bu taşıma ayrıca zararlı maddelerin yaprağa iletilir ve yaprağın dökülmesiyle dışarı atılmış olur. Bunun için yaprağa boşaltım organı da diyebiliriz.
  • Yapraklar çiçekli bitkilerde farklılaşarak çiçek ve çiçeğin kısımlarını meydana getirir.
Mayıs 2013

Gonca Köse, bir soruya yanıt verdi.

Deniz kıyısındaki ağaçlar neden eğiktir?

Deniz kıyısındaki yerlerde, kara ve denizlerin ısınma özelliği nedeniyle basınç farkı oluşur. Basınç farkı rüzgarın oluşmasına neden olur. Rüzgarlar çoğunlukla denizden karaya doğru eserler. Eğer büyüyen ağaçlar destek verilerek sağlamlaştırılmamışsa esen rüzgarın etkisiyle bir yöne doğru eğilir veya bükülürler.
Botanik
Mayıs 2013

Ayşe İhsan Zeybekoğlu, bir soruya yanıt verdi.

İnsanlar ve bitkiler için zararlı fakat hayvanlar için yararlı element hangisidir?

Bir elementin yararlı ya da zararlı olması daha çok organizmaya alına miktarıyla ilgilidir. Hücresel metabolizma tüm canlılarda aşağı yukarı aynı çalışır ve DNA ipliklerini ya da enzim sentez mekanizmasını bozabilen elemen veya bileşikler tüm canlılar için zararlıdır.
Mayıs 2013

Devrim Güren, bir soruya yanıt verdi.

Bitkilerde aşılama nedir? Nasıl yapılır?

Bitkilerin tohumsuz üretilmesi için uygulanan yöntemdir. Çoğaltılması istenilen çeşitten, bir gözün veya aşı kalemi adı verilen bir dal parçasının anaç adı verilen diğer bir bitki üzerine yerleştirilip tutturulmasıyla yapılır.

Meyveler tohumla yetiştirildikçe cinsleri yabanileşir. Bu da aşılamayı zorunlu kılar. Aşılama sonucu dayanıklı, verimli ve kaliteli ürünler alınır. En sık kullanılan iki çeşit aşılama vardır:
  1. Göz aşısı: Meyvelerde, küçük fidanlarda kullanılır. Toprak seviyesinden 15 santim yükseklikten itibaren, aşı çakısının ucu ile anacın kabuğu (T) şeklinde kesilir. Kesik kısmın iki kenarındaki kabuk, aşı çakısının tırnağı ile yerinden kaldırılır. Bundan sonra üzerinde aşı gözlerinin bulunduğu kalem ele alınır. Bir gözün üst ve altında bir parmak kadar bir kısım bırakıldıktan sonra, gözün altı hafif odunlu olarak kesilir. Anacın tepesinin daha yüksek tarafında iki anacın kesilen kısmına yukarıdan aşağıya doğru sürülerek yerleştirilip, rafya ile sarılır. Göz aşılarının tutup tutmadıkları, aşıdan 15-20 gün sonra belli olur.
  2. Kalem aşısı: Kartlaşmış meyve ağaçlarına yapılır. Kalem aşılarında, üzerinde 2-3-4 göz bulunan bir dal parçası (kalem) kullanılır.
Bitki

Göz aşısı nasıl yapılır? (VİDEO)


Kalem aşısı nasıl yapılır? (VİDEO)

15 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.