Bilmek istediğin her şeye ulaş

Buluş

Buluş ya da icat, daha önce bulunmayan bir şeyin insan çabasıyla geliştirilmesidir. İcatların çoğu daha önce var olan teknolojilerin yeni ve benzersiz biçimde bir araya getirilmesinin sonucudur. Bu yeni ürün belirli bir insan gereksinimini karşılama çabası sonucunda, mucidin bir işi daha çabuk ya da daha verimli yapma isteği sonucunda, hatta bazen rastlantıyla ortaya çıkabilir. Bireysel çalışmanın sonucu olabileceği gibi, ekip çalışmasıyla da gerçekleştirilmiş olabilir. Zaman zaman icatların, dünyanın farklı kesimlerinde aynı sıralarda, ama birbirlerinden bağımsız olarak ortaya çıktıkları da görülür. Yeni olan, tekniğin bilinen durumunu aşan ve sanayiye uygulana bilinen buluşlar patent tesciliyle koruna bilinir.

Ekim 2014

Özgür Yaşa, bir soruya yanıt verdi.

Girişim fikri (buluş ya da ilginç fikirler) konusunda sizin önerileriniz nelerdir?

Doğrusu bu sorunun yanıtını vermek çok zor ancak şu bir gerçek; bir çok büyük girişimci iyi bir eğitimden geçerken veya bu eğitim süreci sonunda gerçek hayatla, eğitimini aldığı konu arasında bir bağ kuruyor ve gördüğü boşluğu dolduracak girişim, iş, hayal ne derseniz bunu gerçekleştirmek için yola çıkıyor. Dolayısı ile eğitim işin anahtarlarından biri. Bu yüzdendir ki, büyük sermaye ve fon sahipleri, devletler dahil bu tip fikirleri bulanan gençleri, kişileri desteklemek arzusundalar. Öte yandan kendi adıma; bir inovasyon projesi olduğu Türk Patent Enstitüsü (TPE) tarafından kabul edilen Tril, inovatif bir ev tekstili ürünüdür. Bu da bana eğer belli bir meslek dalında yeterli bilgi, birikim ve deneyime sahip olunur ise konunuzla ilgili inovatif işler yapılabileceğini gösteriyor. Ancak çığır açacak işler yapmak için ileri düzeyde eğitim şarttır. Daha pek çok faktör vardır elbette. Neyi iyi bildiğinizi kendinize sorun ve bu bilginizle günlük hayatınızda fark yaratacak ne yapabileceğinizi düşünün. Benim gibi kendi mesleki birikimi ile başka bir sektör arasında ihtiyaçları çözebilecek çaprazlamalar yapmak bir yöntem olabilir. Umarım faydalı olur. Başarılar dilerim.
Ekim 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Akıllı telefonların en akıllısı yapılmış...

The NoPhone by The NoPhone Team — Kickstarter

The NoPhone Team is raising funds for The NoPhone on Kickstarter! The NoPhone is a technology-free alternative to constant hand-to-phone contact that allows you to stay connected with the real world.
Ekim 2014

Rıdvan Bayhan  yeni bir  gönderide  bulundu.

Kuyruklu Yıldızla Kayan Şöhret

990
*Tycho Brahe

... Aniden yeni, parlak bir yıldız görünmüş (gökbilimciler daha sonra bunun patlayan bir yıldız veya süpernova olduğu sonucuna vardılar) ve dünyanın her köşesindeki insanların merakla gözlerini gökyüzüne çevirmesine yol açmıştı. Tycho Brahe adındaki Danimarkalı gökbilimci, "Bu gerçekten de bir mucize... Dünya'nın başlangıcından bu yana doğada meydana gelen mucizelerin en büyüğü" diyerek hayranlığını dile getirmişti.

Aristoteles'in teorisi açısından bu mucize, teorisinin en önemli dayanağı olan göklerin değişmez ve bozulamaz olduğu ilkesini yıktığı için tam bir felaketti. Sadece dünyevi alemde her şeyin gelip geçici olması beklenebilirdi.

990
**Aristoteles

Bundan beş yıl sonra, ikinci bir işaret felaketi daha da büyütmüştü. Bu kez işaret, Avrupa'nın tamamında gün ışığında bile görülebilecek kadar parlak bir kuyrukluyıldızdı. Yıldız yeterince şaşırtıcıydı, ancak gökbilimci Brahe ıraklık açısını ölçtüğünde daha da şaşkına döndü.

Iraklı açısı gökbilimcilerin meslek sırlarından biri olacak kadar yararlı gördükleri bir optik yanılsamadır. Bir cisme önce sağ, sonra da sol gözle bakıldığında, cisim arka plana göre yer değiştirmiş gibi görünür. Cismin gözden uzaklığı arttıkça, yer değiştirme miktarı, yani ıraklı açısı azalır (işaretparmağınıza farklı uzaklıklardan bakarak bunu kendiniz de görebilirsiniz) .

Kuyruklu yıldız söz konusu olduğunda, sağ göz rolünü Danimarka kıyılarının açığındaki bir adada gözlem yapan Brahe, sol göz rolünü de Prag'da gözlem yapan meslektaşları oynuyordu. Bu iki bakış arasındaki fark, yani ıraklık açısı, Brahe'ye kuyruklu yıldızın Dünya'ya Ay'dan dört kat daha uzakta olduğunu hesaplama imkanı verdi.

990

Gökbilimciler buna inanamıyordu. Aristoteles, kuyruklu yıldızların Dünya'nın atmosferindeki şiddetli bir karışıklıktan kaynaklandığını ve bulutlardan daha uzakta olmadıklarını söylemiş ve gökbilimciler de buna daima inanmışlardı. Bir kuyruklu yıldızın gökyüzünde, Ay'dan daha uzakta bir yerlerde dolaşması düşünülemez bir şeydi.

Dolayısıyla, birdenbire ortaya çıkan bu yeni yıldız ve kuyruklu yıldız, Aristoteles'in yıldızlarla ilgili şöhretine gölge düşürmüştü. Gelecek açısından önem taşıyan bu yıllarda Aristoteles'i haklı çıkaran tek şey, kuyruklu yıldızların kıyamet habercisi olduğuna dair inancıydı. Kuyruklu yıldız onun Evren'le ilgili teorisinin sonunu getirmiş ve bu açıdan gerçekten de haklı çıkmıştı.

*Tycho Brahe --- tr.wikipedia.org/wiki/tycho_brahe
**Aristoteles --- tr.wikipedia.org/wiki/aristoteles

Kaynak: Dünyayı Değiştiren Beş Denklem / Michael Guillen - Syf: 34-35
Eylül 2014

Rıdvan Bayhan  yeni bir  gönderide  bulundu.

Şüphe, Buluş ve İdam...

990


Suyun garip davranışlarıyla ilgili doğru (ve aynı zamanda şaşırtıcı) bir sonuca ilk kez ulaşan kişi Sicilyalı bilgin Arkhimedes olmuştur. Syrasuka hükümdarı II. Hieron'un, yeni tacının yapımında kullanılan metalin saflığını kontrol etmenin herhangi bir yöntemi olup olmadığını merak etmesiyle başlamıştı. Tacın saf altından yapılmış olması gerekiyordu, ancak kral, kraliyet kuyumcusunun altına gümüş karıştırdığından şüpheleniyordu.

Bu çok çetrefil bir problemdi, çünkü taç, ne örnek almak amacıyla parçalanabilir ne de herhangi bir biçimde tacın görünümü bozulabilirdi. Arkhimedes gece gündüz bu problemi düşünmüş, ama bir çözüm yolu bulamamıştı. Bir gün öğleden sonra, hamama gidip yıkanmaya karar verdi.

Beynini dinlendirmenin bir yolu olarak bunu sıkça yapıyordu. Aslında iri bedenini içi su dolu küçük havuzlara binlerce kez bırakmışsa da, hiçbir zaman su seviyesinin çok az bir miktar da olsa yükseldiğine dikkat etmemişti; ancak bu defa durum farklıydı.

990


Buluşu Arkhimedes'i o denli heyecanlandırmıştı ki, elbiselerini giymeden eve doğru koşarken bir yandan da çıplak bir deli gibi, "Buldum, buldum! " diye bağırmıştı. Bulduğu şey, daha sonra Yüzen Cisimler Üzerine adlı kitabında da açıkladığı gibi, Kaldırma Kuvveti Yasası'ydı. Buna göre, yüzen bir cisim daima kendi ağırlığına eşit miktarda suyu hareket ettiriyordu.

Arkhimedes ayrıca, suyun üzerinde yüzmeyen -yani tümüyle suya batmış haldeki- bir cismin kendi hacmine eşit miktarda suyu hareket ettirdiğini de keşfetmişti (günümüz aşçıları, hacmi ölçmek için bir kaşık yağı içi su dolu dereceli kaba atarken, bu ilkeyi kullanıyor) . Arkhimedes, tamamen rastlantı eseri, krala yardımcı olacak bir yöntem bulmuştu.

Arkhimedes, yeni buluşunu kullanarak Hieron'un ağır metal tacını -ki suda yüzmüyordu- dereceli bir su kabına koyup, tacın hacmini buldu. Sonra, tacı tarttı. Artık ağırlığını hacmine bölmek suretiyle tacın yoğunluğunu bulabilirdi.

Sonuçta tacın yoğunluğu, sırasıyla gümüş ile altının yoğunlukları olan 10,5 ile 19,3 gram/santimetre küp arasında bir değerde çıkmıştı. Böylece Arkhimedes, kralın tacın saf altından yapılmadığı yönündeki şüphelerinin doğru olduğu sonucuna vardı. Bunun üzerine kraliyet kuyumcusu idam edildi.

Kaynak: Dünyayı Değiştiren Beş Denklem / Michael Guillen - Syf: 86-87-88
Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

12 000 yıllık insan iskeleti su altı mağarasında bulundu.

Son buzul çağında yaşamış olan ergen kız iskeleti Yeni Dünyada bulunan en eski ve en eksiksiz insan iskeleti. Araştırmacıların tahminine göre 12 000 - 13 000 yaşında olması gereken iskelet bir su altı mağarasında bulundu. Bu bulgu modern yerli Amerikalılarla ilk Amerikalılar arasındaki bağların anlaşılmasına yardımcı olacak.

Keşif gezisini Meksika hükumetine ait olan Milli Antropoloji ve Tarih Enstitüsü yönlendirdi
(National Institute of Anthropology and History (INAH)) ve National Geographic Society tarafından desteklendi. Bu keşif National Geographic magazine ve bir National Geographic/NOVA special'da 2015'de yayınlanacak. İlginçtir iskeleti dalgıçlar 2007 yılında bulmuşlar.

Mayıs 2014

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Uçan Otomobil Hayal Mi?

Terrafugia firması ilk uçan otomobili yaptı. Transition isimli ilk model karayollarında giderken kanatlarını katlayarak bir otomobil genişliğince oluyor. Amerika'daki tüm hava alanlarından kalkıp tümüne inebiliyor. Aracın arızalara karşı bir de tüm aracı taşıyabilecek büyüklükte paraşütü var.
Performans Özellikleri

Uçuş Hızı: 160 km/h
Uçuş Menzili: 660 km + 30 dakika rezerve
İhtiyaç duyduğu pist uzunluğu: 518 m
Taşıma kapasitesi: 227 kg
Uçuştaki yakıt sarfiyatı: 18.9 L/h
Yakıt deposu: 87 L
Karayolu yakıt sarfiyatı: 6.7 L / 100 km

Firma yeni modeli TF-X'i çıkartmaya hazırlanıyor. Hibrit olan bu araçta hem kalkış ve iniş için kullanılan 600 beygirlik elektrik motorları hem de uçuş için 300 beygirlik benzin motoru var. Elektrik motorları arızalardan korunmak için 16'şar adet motordan oluşuyor. Kalkış/iniş pervaneleri uçuş esnasında katlanıyor ve işi arkadaki büyük pervaneye bırakıyor. Araç düşey olarak kalkış ve iniş yapabildiğinden hava alanına ihtiyaç duyulmuyor. Havadaki seyir hızı 320km/h, menzili 800km. İnişi de istediğiniz yere otomatik olarak yapıyor. Katlanan kanatları sayesinde aynı Transition modeli gibi karayollarında da kullanılmaya uygun. Dört kişiyi taşıyabilen bu araç için firma ilk olarak 279 000$ etiket düşünüyor. Tabii aracın satışları arttıkça ve yeni modeller çıktıkça bu fiyatın da ucuzlayacağı öngörülüyor.
Mart 2014

Serkan Köse  yeni bir  gönderide  bulundu.

@chamacon :)

Microtonal Guitar (Part 1) - Tolgahan Çoğulu - Maqam Music

If you want to order a microtonal guitar, please e-mail me: [email protected] Microtonal guitar is secured by a patent. My CD: http://www.amazon.com/Atla...
Eylül 2013

Ersin Er, bir soruya yanıt verdi.

Haziran 2013

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Nisan 2013

Devrim Güren, bir soruya yanıt verdi.

Tarihte hangi temel buluşlar kazayla yapılmıştır?

Bir eczacı olan John Pemberton, baş ağrısına kesin bir çözüm bulmak istiyordu. Bunun için bir karışım hazırladı ve bunu insanlar üzerinde uygulamaya başladı. İnsanlar bu karışımın vücuda iyi gelip gelmesinden ziyade damaklarında kalan bu tadı hiç unutmayacaklardı. Bu karışım, bugünün en çok içilen içeceklerinden: Kola :)
Şubat 2013

Özden Alperen Çal, bir soruya yanıt verdi.

Yeni fikir ve buluşları hayata geçirebilmenin önündeki engeller nelerdir? Tübitak ve Kosgeb benzeri yapılanmaların destek mevuzatındaki yetersizlikler nelerdir? Bu konuda tecrübesi olanlar hangi noktalarda takılmaktalar ve sizce neleri değiştirmeliyiz?

Fikirleri hayata geçirmenin önündeki engeller detayları çok fazla kafaya takmaktır, bir işi çok fazla kurcalarsak o sektördeki zorlukları, sıkıntıları görürüz ve hevesimiz kaçıverir. Bunun yerine yarattığımız fikre tutkuyla bağlı olmak ve bir yerde fikrimizi sunarken, anlatırken içimizdeki heyecana sahip olmak. Bu ikisi olduğunda iyi bir iş planı ve çalışma ile engellerin hepsi er ya da geç aşılacaktır diye düşünüyorum.

Tübitak ve KOSGEB çok tanınan ve her yıl binlerce başvuru alan destek sistemleri ve incelerken daha çok ar-ge çalışmalarına daha çok odaklanıyorlar. Bu konuda ki yetersizliklerin görülmesinin sebebi çok fazla başvuru almasıdır, ve insanlarımızın bu fonlardan daha fazla yararlanabilmek için yapmadıklarını yapıyor olarak göstermeleri, gerekli harcamanın üstüne daha fazla şey istemek gibi etik dışı olaylar çokca görülüyor diye duyumlar aldım :) İlk zamanlarda sektörde yeniyseniz ve fikrinize güveniyorsanız devletin değil de iş meleklerinin ve yatırımcıların kapısını çalmanızı öneririm. :)
Ocak 2013

Murat Keskin, bir soruya yanıt verdi.

İnsanlara ve ülkeme fayda sağlayacak iş ve buluşları nasıl keşfedebilirim?

Buluşları keşfedince ne olacak ki? O kadar çok özgün fikri ve teorisi olan insan var ki. Problem şu ki akademik kariyeriniz olmadıkça, bu da yeterli değil de neyse, ne Tübitak ne de üniversiteler sizi muhatap almıyor. Bence önemli olan bilime gönül verebilecek yürekli ve karşılık beklemeyecek insanlar ile tam bağımsız, ar-ge ve proje yönetimi yapabilecek, bir kuruluş veya vakıf kurabilmek. Bunu yapabilenler soruya yanıt verebilir. Bir gün inploid'de, neden bağımsız ar-ge kuruluşlarımız yok diye sormuştum. Bir yanıt geldi senin ülken bağımsız değil ki... Acaba bunun sebebi bilime gerekli değer verilmediğinden olabilir mi?
Daha fazla

26 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.