Bilmek istediğin her şeye ulaş

Cami Mimarlığı

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin using the new format, pass an empty string for 'continue' in the initial query.

Eylül 2014

Ergün Tuna, bir soruya yanıt verdi.

Osmanlı cami mimarisi özelliklerinin günümüzdeki camilerde de devam etmesi ve çağdaşlaşmaması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Osmanlı cami mimarisini Bizans kiliselerinden esinlenerek almıştır... Osmanlı mimarisini araştırdığınızda Türk motifleri göremezsiniz... Selçuklu camileri Türk motifleri taşır... Osmanlı 1453 sonrası Neo-Roma'dır... Osmanlı mimarisi özgün değildir... Yöneticilerinde olduğu gibi... Her sahada devşirmedir... ...
Eylül 2014

Belgi Saygı, bir soruya yanıt verdi.

Camiler neden yüksek inşâ edilir?

Açıkçası camilerin yüksekliğinden çok neden diğer ibadethanelerde olduğu gibi gökyüzünü işaret ettiğini düşünmek gerekir gibi geldi.
Ağustos 2014

Esra Bayındır, bir soruya yanıt verdi.

Camiler neden yüksek inşâ edilir?

Camilerin yüksek inşaa edilmesinden kastınız tavan yüksekliği ise kubbe gökyüzünü temsil eder ve bu nedenle yüksek yapılır . Eğer minareleri kastediyorsanız okurken sesin duyulması için yüksek bir yere çıkılması gereği...
Ağustos 2014

Selahaddin Öztürk, bir soruya yanıt verdi.

Camiler neden yüksek inşâ edilir?

Camilerin yüksek yerine, neden büyük yapılar olduğunu konuşursak (ki bence)
halkın toplanma yerleri olduğu için düşünmemiz gerekir. Bunun sonucunda dini ritüellerin gerçekleştirilmesi için rahat, ferah, geniş yerlerin tercih edilmesi sonucu doğuyor. Kubbelerin aslında Ayasofya'dan sonra Türk cami mimarisine eklendiği hakkında bir yazı okumuştum. (emin değilim) . Minarelerin yüksek olmasının sebebi ezan sesinin maximum kişiye ulaştırılması hedeflendiği için bu şekilde planlandığı düşüncesindeyim.
Bunun yanında dini yapıların haşmetli ve büyük olması biraz da dinin toplum yaşamında ki önem ve gücünün göstergesi olduğu için diyebiliriz.
Ağustos 2014

Mustafayan, bir soruya yanıt verdi.

Camiler neden yüksek inşâ edilir?

Aslında bir kaç sebebi var bana göre tabi!
1.Normal bir bina yaparsan akustiğini ayarlamakta çok zorlanırsın, eskiden mikrofon yoktu Hocanın sesini tüm cemaatin duyması için kubbeli ve büyük tasarlamışlardır.
2. Her dinin kendine özgü sembollerinin göze çarpması, göze hitap etmesi gerekir. Bu yüzden büyük yapmışlardır.
Ağustos 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Camiler neden yüksek inşâ edilir?

Camiler yüksek inşa edilir diye bir kural aslında yoktur. Cami formları devletten devlete değişiklik gösterir. Örneğin Selçuklular camilerini çok daha alçak inşa etmişler sadece mihrap önüne yüksekçe bir kubbe yerleştirmekle yetinmişlerdir. Malatya Ulu Cami yurdumuzda günümüze ulaşmış nadir Selçuklu eserlerindendir.

Cami

Selçuklular camilerinin yanlarına medrese ve külliyeler de yaparak yatay bir form benimsemişlerdir.

Yüksek cami inşa modası yurdumuzda Osmanlı ile başlamıştır. Yüksek camiler cemaate karşı Allah'ın, ele güne ve tabii halka da karşı devletin gücünü simgeler. İnsanlar bu tür yapıların içinde kendilerini küçük hisseder hem tanrılarına hem de devletlerine kolayca itaat ederler. Bu tarz tabii Hristiyan yapılarında hatta daha da görkemli bir şekilde icra edilmiştir. Aya Sofya mesela 55m kubbe yüksekliği ve 30m'yi aşan kubbe çapıyla zamanının en görkemli yapılarından olmuştur. Diğer bir örnek de San Pietro Katedralidir. Vatikan'daki bu yapı 60 bin kişinin bir anda ayin yapmasına izin veren geniş iç mekanının yanı sıra 41m kubbe çapı, 136m kubbe yüksekliğiyle dünyanın en yüksek kubbesi ünvanını da korumaktadır.

Sembolik anlamda tanrının ve devletin gücü dedim ama camilerin yüksek yapılmasının mühendislik açısından da geçerli nedenleri vardır. Camiler ve kiliseler büyük insan topluluklarına hizmet etmek üzere tasarlanır ve inşa edilirler. Ortalarda kolonlar istenmez. Kısaca henüz çeliğin inşa malzemesi olarak kullanılmadığı dönemlerde büyük açıklıkları geçmek için kullanılan en dayanıklı form yay ya da ark tipi yapılardı. Bunun doğrusal örneklerini aralarında Sinan'ın da olan cami girişleri, köprüler ve su kemerleri gibi doğrusal, iki boyutlu yapılarda görebilirsiniz.

Cami
Ferhad Paşa Câmii – Çatalca

Cami
Mağlova Kemeri – Kemerburgaz

Cami
Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü – İstanbul

Sinan'ın yukarıdaki eserlerinde de göreceğiniz gibi açıklık arttıkça basınca dayanıklı dairesel formun korunması amaçlı kemer yüksekliği de artmak zorundadır. Kemer formu taşıyıcı kirişler olarak kullanılmasının yanı sıra yan yana konulmuş bir çok kemerden oluşan tonozlar halinde de kullanılarak nispeten geniş, uzun yapıların yapılmasına izin vermiştir. Tabii tonoz formu da insanlarda önde olma, arkada kalmışlık hislerini uyandırır. Tüm dini yapılarda hep bir mihrap vardır ve mihraptaki devlet temsilcisine karşı insanların kimi önde kimi de arkadadır ama tanrıyı temsil eden kubbenin altında herkes eşit yerdedir. Kubbe formu da kemer formunun bir daire etrafında çevrilmesiyle elde edilmiş olup dairesel ya da kare alanları örtmek için ideal bulunmuş/olmuştur. Statik olarak avantajlılar, az malzeme ve narin yapılarıyla büyük alanlar örtebiliyorlar. Alan büyüdükçe köprü açıklığı misali kubbe yüksekliği de büyümek zorunda kalıyor.

Yine mühendislik açısından baktığımızda bir kubbe sesi düz bir tavana göre hem nispeten eşit yayar hem de tavan/döşeme arasında sıkışıp sönümlenmesine izin vermez. Geniş kapalı alanların tesisatsız seslendirilmesi için en uygun formlardan biridir.

Alt tarafta bahsi geçen mühendislik problem çözümleri ve yukarıda bahsedilen ruhani ve devletsel nedenler camilerin de altında cemaatin toplandığı diğer bir çok dini yapı gibi yüksek inşa edilen yapılar olmasına neden olmuştur.
Temmuz 2014

Ayni Al, bir soruya yanıt verdi.

Osmanlı cami mimarisi özelliklerinin günümüzdeki camilerde de devam etmesi ve çağdaşlaşmaması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Teknolojiyi, doğayı daha fazla ırgalayıp daha çok istismar etmek için kullandığımız bu devrinde; kireçtaşı birikmiş kıyıları oyup, çıkanları fırınlarken çöp yakarak havayı kirletip, deniz/dere kumunu istismar ederek beton denen harcı imal ediyoruz. Eskinin betonu olan horasan harcı gibi masum değil artık. Duvarcı ustası bulunmadığı için de içine demir çubuklar koyuyoruz. Bu demiri bulmak için de yine doğayı ama daha derinden ırgalıyoruz. Böyleyken, küfeki taşından yığma yapıyla aynı uhrevî havayı yakalamak istiyoruz ki bu riyakârlıktır.

Betonarmenin çevreye verdiği zarara karşılık en azından nimetlerinden maksimum faydalanılabilir. Betonarme kabuk sayesinde geniş açıklıklar geçilebilir. Bir nevi duvar örülerek oluşturulan kubbe gibi yüksek ve dar olmak zorunda da değil, geniş sığ açıklıklar... Kubbe forumuna bağlı kalınmayıp onun türevi olan formlar denenebilir (Sydney Opera Binası gibi). Bu kabuğun altı ise taşıyıcı elemanlar dışında tamamen şeffaf, geçirgen, havadar yapılabilir.

Cami formu modernize edilerek, bir yandan geleneği yaşatan, bir yandan da çağdaş olan bir cami tipolojisi mi yaratılmak isteniyor (yaratmak fiilini kullandım, eyvah)... ancak radikal gerçekçi ve dürüst müdahalelerle bu başarılabilir. Yok, muhafazakar, klasik sever, eski formdan kopamazlar madem... o zaman hazretleri eski malzemeden de kopmayacaklar: kesme taş, dolu tuğla, horasan harcı... Fakat heyhat o derece klasik olursak bunca inşaat sektörü, çimento fabrikaları, hazır beton firmaları ıskartaya düşer. Öyleyse herşeyde olduğu gibi görüntüde klasik! eski mimarî elemanların betondan taklitleri...

İçinde çelik hazır olduğu halde ile sanki taştan örüyormuş gibi dar yüksek bir kubbe yapmak, demir ihtiva eden kolonlarla taşıttığı hâlde sanki yığma yapıymış gibi etrafı duvarlarla kapatmak, malzemeye ihanet etmektir.bunun antitezi: Mimar Sinan, açıklık geçen yığma yapıyı içerideki Filayaklarına yükleyerek içeriye olanca ışık girmesini sağladı)

Doğal taş nefes alıyordu, bu yeni yapılan şey nefes almıyor. İçinde basık, sıkıcı, ölü bir hava var. Bunun da sebebi, zeminden sızan radon gazının dışarı atılamamasıdır; akciğer kanserini çağırır. BA binalar, malzemesinin karekteri gereği ince ve açık olmalıdır.

.
Ekim 2013

Özge Can Balaban, bir soruya yanıt verdi.

Osmanlı cami mimarisi özelliklerinin günümüzdeki camilerde de devam etmesi ve çağdaşlaşmaması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Şekilcilik olduğunu düşünüyorum ... Cami mimarisindeki o ferahlık hissini yaratan devasa kubbenin yanında kubbenin ezici üstünlüğünü kıran bir ev tavanından daha yüksek olmayan bir kotta biten aydınlatma elemanlarının yarattığı evimdeyim hissinin birlikteliğini anlayamayan bir düşünce yapısının camileri çağdaş olamaz ... bir felsefesi yok çünkü artık camilerin ... sadece şekli var ...
Haziran 2013

Devrim Güren, bir soruya yanıt verdi.

Osmanlı cami mimarisi özelliklerinin günümüzdeki camilerde de devam etmesi ve çağdaşlaşmaması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Evet bence bir taklitçilik söz konusu. Özgün bir yapı yok, nadir karşılaşıyoruz modern tarzda camilerle. İç süslemeler hep eski dönemlerden kalma. Fakat bu sadece camiler için değil. Türkiye’de yaygın görülen mimari anlayış eski yapıların bugünden fazla birşey katmadan, yeniden üretilmesi yönünde...
Mayıs 2013

Cagdas Ozan, bir soruya yanıt verdi.

Osmanlı cami mimarisi özelliklerinin günümüzdeki camilerde de devam etmesi ve çağdaşlaşmaması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Olmasi gerekende odur. Cunki bir esere saygi duyulmazsa/korunmazsa yarin bir gün sizin yaptiginiz eserlerede aynı muamele yapilabilir.

Cagdaslasmaktan kastiniz nedir bilmiyorum ama Mimari özgünlüktür,göreceliliktir. Bunun için illa bazı kaliplara sigdirmamak gereklidir.

5 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.