Bilmek istediğin her şeye ulaş

Cemaat

Cemaat veya cemaât (Arapça: جَمَعَة‎, cema'at, Türkçe: „topluluk“), dinde ibadet etmek için bir araya gelen topluluklara denir. İslâm'da ayrıca tasavvuf ve benzeri hareketlerde belli bir görüş ve inanca sahip gruplar için de kullanılır; Cemaat-i İslâmiyye, İskenderpaşa Cemaati gibi.

Ocak 2016

Gökhan Biçer, bir soruya yanıt verdi.

Paralel yapı var mı?

Paralel yapı, yani benim deyimimle bir gölge devlet her zaman vardı. Bu başka ülkelerde de olabilir. Zamana göre oyuncular değişebilir. Bu oyuncular da aslında dünyadaki menfaat çevresinin piyonları.

Son dönemde bu iş Gülen cemaatinin üzerine kaldı. Gülenciler, birçok dönemde olduğu gibi AKP iktidarı döneminde de devlet kadrolarına girmeye çalışıyorlardı ve giriyorlardı. Gerçekten paralel olan onlarsa öyleyse AKP de paralel çünkü devlet kadrolarında yer almalarına izin veriyorlardı. Gerçek paralelciler kimlerse -ki bence içlerinde her çevreden insanlar var- hâlâ etkinliklerine devam ediyorlar. Bu yazıyı okuyan hiçkimse 'benim tarafımdan kişiler yoktur' demesin. Türkiye'de öyle bir düzen var ki paralelsiz yürüyemez.

NOT: 'Her şey paralelin suçu, oyunu' diye konuşan ve AKP'yi seven arkadaşlar, bu yapı özellikle iktidarın içine girmiştir. Konakçı hücre gibi, konuk olduğu organizmadan beslenir. Oy verebilirsiniz, propaganda yapabilirsiniz, istediğiniz partiye üye olabilirsiniz; bunlar güzel şeyler, demokrasinin gerekleri ama uyanık olun, kendiniz analiz edin, televizyon kanallarındaki hazır analizlerle yetinmeyin.
Ekim 2015

Dilara  yeni bir  gönderide  bulundu.

Eylül 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Ahahahaha alın size dünya lideri :) Dünya gülüyor halinize farkında msınız?..

Erdoğan'ın BM konuşmasında salon boşaldı!

Obama konuşurken dolu olan salon Erdoğan konuşurken boşaldı...
Eylül 2014

Ergün Tuna, bir soruya yanıt verdi.

Paralel yapı var mı?

Paralel yapı kavramı... .matematiğin siyasete indirgenmesidir... . Kavram bulanıklığı... suyu bulandıracaksınız ki balıkları sürekli siz tutasınız... .
Eylül 2014

Ergün Tuna, bir soruya yanıt verdi.

Cemaatleşmek nedir?

İslam'ın içine girmiş fitne tohumları üç adettir... Tarikat ; ticarethanelerdir... Cemaatler ; rant ve kast sistemi üzerine inşa edilmiş örgütlerdir... mezhepler ise... Dinlerin siyasal yorumlarıdır... Fetva müessesesi... Din adına örgütlenen kitlelerin... Din pazarlamacılarının çıkarları için uydurdukları dini yalanlardır... kitaba değil... Çıkarlarına göre din uydurmak... ...
Eylül 2014

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Paralel yapı var mı?

Şimdi bir baktım da çok uzun olmuş, okumasanız da olur. Son paragrafta durumu özetledim.

Olmaz mı yahu, hatırlar mısınız bilmem ama önce Gülen cemaati burada akape hükumetini kurdu ve yıllarca ülkeyi yönetti. O zamanlar cemaat pek matah bir şeydi, yurdumuzdaki temsilcisi sayın cumhurbaşkanımız da cemaatle beraber pek seviliyordu. Cemaate her türlü imkanlar tanındı, ayrıcalıklar yapıldı, devletin ve ticaret hayatının tüm kademelerine bir kitle halinde halkımızın %50 sine yakınının desteğini almış olan Gülen cemaatinin adamları yerleştirildi. Hatta o zamanlar akapecilik değil cemaatçilik vardı.

Cemaati sevmiyor diye genel kurmay başkanımız dahil bir çok komutanımız ve subayımız Balyoz ve Ergenekon isimli komplolarla, doğru dürüst delil bile olmadan içeri atıldı. Tabii cemaat artık temsilcisi akape ile ülkenin hayatının içindeydi. Hatta metroda falan başı cemaat tarzı örtülü kızlardan duyabiliyordunuz "Cemaat toplantılarına gidiyorum, çok iyi insanlar" gibi.

Polis cemaatçi oldu, tüm bakanlık çalışanları, devlet memurları, öğretmenler, tabii askeriye ye de içeri atılan komutanların yerine cemaatçiler alındı. Ülkede herkes cemaatten haberdardı ve hatta akapenin oy oranının o kadar yüksek olmasının nedeni de cemaatçilerdi.

Bu arada tabii ki eski ve yeni cumhurbaşkanları defalarca Pensilvanya'ya gidip liderleriyle görüştü, akıl danıştı, beraberce gidişata yön veren kararlar aldı. Bunlar tabii gizli haberler falan değil. Medyadan ki devlet medyasından takip ettik bu olanları. Neyse yıllar içinde akape kimseye çaktırmadan paralel bir devlet geliştirmiş.

Günün birinde akape ve sayın dünya liderimiz anlaşılan gücü ele geçirmiş ki iktidarı artık paylaşıyormuş hissine kapılmaya başladı. Hani bir şirkette çalışırsınız, en tepeye kadar çıkarsınız ve görürsünüz ki en çok siz çalışıyorsunuz, artık o şirket sizi ortak etmek zorunda kalır, çünkü şirketin içini dışını bilirsiniz ve sizi rakip şirkete kaptırmak kimsenin işine gelmez.

Neyse gelelim cemaatin yanında oluşturulan paralel devlete. Cemaatin başı burada olmadığından tabii buradaki çırak da gayet güzel at koşturarak önce kendini kalfa olarak taçlandırdı, birkaç sene sonra da yine aynı destekle ustalığını ilan etti. Artık şirketin CEO'su olmuştu. Şirket ülkenin en büyük şirketi olduğundan ustayı kaptırma tehlikesi yoktu ama bu sefer usta güçlenerek patronu şirketten atma stratejileri yapmaya başladı. Tabii bu arada kendi yandaşlarından oluşan paralel yapısını oluşturmuştu.

Gel zaman git zaman, paralel yapı kendini geçen sene cemaatten ayırma kararı aldı ve ilk olarak cemaatin büyük gelir kaynağı olan dershane işine çomağını soktu. Böylece akape paralel yapısının kimliği ortaya çıktı ve taşlar yuvarlanmaya başladı. Tabii yıllarca ülkeyi yönetmiş olan cemaatin de elleri armut toplamıyor, sen benim işime çomak sokarsan ben de senin kirli çamaşırlarını ortaya dökerim dedi. O zamana kadar bir elin nesi var iki elin sesi var şeklinde giden düzen bir anda çirkefliğe döndü. O güne kadar ülkeyi beraberce ihya eden koalisyon dağıldı. Mükemmel bir hatip olan dünya liderimiz önceleri halkı cemaatçi yaparken bu sefer cemaat karşıtı olarak işlemeye başladı. Ah işte o zaman Türk bayrakları da çıktı ortaya.

Usta önceki senelerde işe aldıklarını ayıklamaya başladı. Tabii kavun değil kokusundan anlayasın ama cemaatten diye işe aldığı insanlar belliydi yani ayıklama aslında çok da zor olmadı. Zaten anayasayı da bunları öngörerek torba torba değiştirmişti ve dünya liderimiz tüm bu hengameden sıyrılarak devletimizin en yüksek kademesine çıktı. Yalnız üzülmeyin artık akape paralel yapısı tarafından yönetilmiyoruz.

Artık başımızda aklı başında, ülkemizi ihya etmeyi, halkımıza hizmet etmeyi kendine hedef edinmiş bir dünya lideri tarafından yönetiliyoruz. Nitekim dünya liderimiz hocaları olan sayın Erbakan hoca efendi ve Gülen hoca efendiden derslerini iyi aldı ve sonradan çıkan boynuz kulağı geçer misali hepsini solladı geçti, ülkemizi güllük gülistanlık bir ortama taşıyor.

Yani değinmeden edemeyeceğim, ülkemizin adilane yönetimine de bir örnek teşkil etsin. Üç gün önce akape paralel yapısının bakanlarının yönetim kurulunda olduğu Torunlar inşaatı şantiyesinde 10 işçimiz can verdi. Ya da ihmal neticesinde canları torun paşa tarafından alındı. Şimdi cağapeliler olsaydı adamı kayırırlardı ama Allah'dan başımızda cağape değil de dünya lideri var. Hemen duruma el konuldu, şantiye hemen ertesi günden itibaren bir gün durduruldu (gece çalışmaya devam ettiler, malum beton dökerken ara verirseniz bir sürü masraf çıkar) ve kelle başına 6700TL cezayı da saygıdeğer devletimiz yandaşları olmasına rağmen Torunlar'dan söke söke alacak.

Soma'da da öyle olmadı mı, 301 çıkarttılar kalan tahmini 400'ü de gömdüler, zavallı yandaş adamın madenini de kapattılar. Madenci dediğin madene inşaatçı dediğin de inşaata gömülür. Yani bu insanları da anlamıyorum, koskoca başbakan 700-800 işçi öldü diye taa Ankara'dan kalkıyor Soma'ya gidiyor, yok efendim ambulans geçememiş, yok efendim protokol nedeniyle kurtarma çalışmaları aksamış gibi şeyler söylediler, ya cağapeci, ya gezici ya da atayizlerdi kesin. Bir de isyan çıkardılar, adam gitti müsteşarın tekmesine vücuduyla vurdu, öbürü gitti dünya liderinin eline yüzünü vurdu. Adamı zıvanadan çıkarttılar, hiç söylemeyeceği şeyler söylettiler, sırf 700-800 işçi ölmüş diye dünya liderimize ayrıştırıcı küfür ettirdiler. Halbuki dünya liderimizin Yahudilerden onur nişanı bile almışlığı var. Oğlu da onlarla süper ticaret yapıyor, ülkemizi baba oğul Yahudilerle de elbirliği içinde ihya ediyorlar. Halkın bir kesimi nankör, neyse ki öbür kadir şinas kesim de var ki dünya liderimiz Soma'dan bile %40'ın üstünde oy çıkartmayı başardı.
Yaşasın dünya liderimiz. Allah bu büyük adamı başımızdan eksik etmesin, amin. O ki bizi akape paralel yapısından da kurtardı, inşallah 2023'lerde hatta 2070'lerde de başımızda kalacak ve bizlere insan olmayı öğretmeye devam edecek. Allah sayın dünya liderimize, bizlere hastahanelerinde sağlık dağıtan eşine, gemileriyle ticaretimizi canlı tutan Burak oğluna, sifirlayamadığı paraları ne yapacağını bilemeyen, TÜRGEV vakfıyla her türlü hayır işi yapan Bilal oğluna, batılı görmemiş zenginler gibi tuvaletinde bidet istemeyen sayın Sümeyye kızına zeval vermesin inşallah. Amin.
Eylül 2014

Hakan, bir soruya yanıt verdi.

Paralel yapı var mı?

Var tabi, paralel, üçgen, yamuk, beşgen hertürlü yyapı var bu ülke de.

Sabah erken kalkan, kendi yapısını kurar bu ülkede, sonra devran değişir başka bir yapı onu içeri tıkar, halkımız da koyun gibi güçlü den yana olur, bir süre sonra başka bir yapı oluşur bu sefer o da bunları tıkar içeri, üstün ahlaklı halkımız yine taraf değiştirip güçlüyü tutar.

Dün yıldızlıları, paralelciler içeri tıktı, bugün yamuklar , paralelcileri tıkıyor içeri. Yarında LGBT bu yamuklara atlar belki. Men dakka dukka hacı. : -)
Eylül 2014

jennywilly,  yeni bir soru sordu.

Mayıs 2013

Hakan, bir soruya yanıt verdi.

Cemaatleşmek nedir?

Cemaatleşmek, aynı dine yada inanışa (hristiyan, musevi, müslüman budist v.b) mensup insanların inanç değerleri sayesinde yaratılan ranttan en çok parayı kapmak için oluşturulmuş ve o din içerisinde güç teşkil etmek üzere bir araya gelinmiş, özünde menfaate ve ve liderlik sultasına dayalı, Allahtan çok ruhban sınıfına yalakalık yapmaya ve ranttan pay kapmaya çalışılan, riya ve sahtekarlığa dayalı bir sömürü düzeninin adı dır.

Dünya üzerindeki cemaatlerden çok azı halen sadece dini görevleri yerine getirmek amacıyla da faaliyetlerine devam etmektedir.
Mayıs 2013

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Nisan 2013

Caner Acu  yeni bir  gönderide  bulundu.

ABD’li Time “Öcalan ve Gülen” dedi

Amerikan Time dergisi 2013 yılının en etkili 100 kişisi listesine Türkiye'den PKK lideri Abdullah Öcalan ve Gülen cemaati lideri Fethullah Gülen'i aldı.
Nisan 2013

Gündüz Ayar, bir soruya yanıt verdi.

Said Nursi kimdir?

1873’de Bitlis’in Hizan kazasının Nurs köyünde doğan Said Nursi, kendi hayatını ikiye ayırır. Nur risalelerini yazmaya başladığı 1926’ya kadar kendini “Eski Said” olarak görür. Daha sonra “Yeni Said” dönemi başlar. 9 yaşında din eğitimine başlayan, 21 yaşındayken “Bediüzzaman” (çağın güzelliği) ismiyle anılan Said Nursi, gençlik yıllarında belinden hiç eksik etmediği hançeri ve tipik Kürt giysileriyle din adamından çok savaşçıyı andırıyordu. Nitekim bu yıllarda tam bir dava adamıydı.

Önce II.Abdülhamit’e başvurarak Van’da bir üniversite kurmasını istedi. Ancak kendisini akıl hastanesinde buldu. O da Selanik’e gidip İttihat ve Terakki Cemiyeti ile ilişki kurdu.

İttihatçılardan uzaklaşıp İttihadı Muhammedi partisinin kurucuları arasında yer alan Said Nursi, 31 Mart Olayı’na karışmaktan idamla yargılanıp beraat etti. Kurtuluş Savaşı’nı destekledi. 1925’teki Şeyh Said isyanı nedeniyle hakkında soruşturma açılan, ardından Isparta’nın Barla nahiyesine sürülen Said Nursi için artık yeni bir dönem başladı.

Peşpeşe gelen sürgünlere, mahkemelere rağmen Said Nursi, politikaya fazla bulaşmamaya çalışıp, kendini halkın, kaybolmaya yüz tuttuğunu düşündüğü imanını yeniden kuvvetlendirmeye adadı. Bunun sonucunda Risale-i Nur külliyatı ortaya çıktı.

Said Nursi 23 Mart 1960’da Urfa’da öldü ve Halilürrahman Camii’ne defnedildi. Fakat 27 Mayıs 1960 darbesinde sonra askerler onun naaşını alıp askeri bir uçakla Isparta’ya götürdü. O gün bugündür nerede gömülü olduğunu çok az kişi bilmektedir.
Mart 2013

Patron, bir soruya yanıt verdi.

Said Nursi kimdir?

Bediüzzaman Said Nursî, 1878'de Bitlis vilayetine bağlı Hizan ilçesi Nurs köyünde dünyaya geldi. Çocukluğunda çevresindeki medreselerde eğitim gördü. Kendisinde görülen harikulade zeka ve hafıza sebebiyle önceleri Molla Said-i Meşhur diye tanındı. Daha sonra "Zamanın Harikası" anlamında "Bediüzzaman" ünvanıyla şöhret buldu.
Talebelik yıllarında temel İslamî ilimlerle ilgili 90 kitabı ezberledi. Her gece bunlardan birini tekrar ediyordu. Bu tekrarlar O'nu, Kur'an ayetlerini derinlemesine anlamasına birer basamak oldu ve her bir Kur'an ayetinin bütün kâinatı ihata ettiğini gördü.
1900'lü yılların başında, doğuda Medresetü-z Zehra adında, din ve fen ilimlerinin birlikte okutulduğu bir İslam Üniversitesi kurmak fikriyle ülkenin yönetim ve hilafet merkezi olan İstanbul'a geldi ve hayatı boyunca bu fikrini gerçekleştirmek için gayret gösterdi. Doğrudan istediği şekilde bir üniversite kuramamakla birlikte dünyanın her tarafına uzanan ilim evleri açılması ile Bediüzzaman'ın hayalini kurduğu ilim yuvaları farklı bir şekilde vücud buldu.
1. Dünya Savaşı yıllarında doğu cephesinde gönüllü alay komutanı olarak hizmet etti. Savaş esnasında yaralanıp 2,5 yıl Rusya'da esir kaldı. 1917'deki Bolşevik İhtilali esnasındaki kargaşadan yararlanıp esaretten kurtuldu. Dönüşte, Genelkurmay'ın kontenjanından Osmanlı'nın en üst düzey dinî danışma merkezi olan Dar-ül Hikmet-il İslamiyye'de görev yaptı. İngilizlerin İstanbul'u işgali yıllarında onların aleyhinde Hutuvat-ı Sitte adıyla bir risale neşretti.

Anadolu'da başlatılan İstiklal mücadelesine destek verdi.
1925 yılında Van'da eğitim faaliyetlerinde bulunurken, o sırada meydana gelen Şeyh Said hareketi sebebiyle, bu harekete karşı çıktığı halde tedbir olarak önce Burdur'a, ardından Isparta ve Barla'ya gönderildi. Burada 8 yıl kaldı. Risale-i Nur isimli Kur'an tefsirinin çoğu bölümlerini burada yazdı. Eserleri ve fikirleri sebebiyle Eskişehir Mahkemesine sevk edildi.
Sürgüne gönderildiği Kastamonu'da eserlerini yazmaya devam etti. 1943'te Denizli Mahkemesi'ne, 1948'de Afyon Mahkemesi'ne sevk edildi. Mahkemeler beraatla neticelendi.
1950'de çok partili hayata geçildiğinde dini hak ve hürriyetler genişledi. Bediüzzaman, bu dönemde eserlerini matbaalarda bastırdı.
Bediüzzaman Said Nursi, 23 Mart 1960'ta Hakk'ın rahmetine kavuştu.

KAYNAK : bediuzzamansaidnursi.org

6 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.