Bilmek istediğin her şeye ulaş

Ceza Hukuku

Ceza hukuku, suç ve ceza kavramlarını inceleyen kamu hukuku bölümüdür. Genel ve özel ceza hukuku olarak ikiye ayrılır (ceza genel ve ceza özel olarak da ifade edilmektedir).Genel ceza hukukunun konusu suç kavramının maddi ve manevi unsurlarıyla tanımı, ceza hukukuna hakim olan genel ilkeler, ceza kavramının tanımı, suçu ortadan kaldıran nedenler, cezayı azaltan ve ortadan kaldıran nedenler gibi bütün suçlar için geçerli olan ilke ve teorilerdir.Özel ceza hukukunun konusu ise ülkenin kanunlarına göre suç sayılan eylemlerin neler olduğu, bunların kapsam ve sınırları, birbirlerinden ayrılan yönleri ile bu suçlara öngörülen cezalardır.Ceza hukuku geniş anlamda ceza yargılaması usülunü de içerirken dar anlamda ceza yargılaması ceza hukukunun dışında kalır.

Ekim 2017

Gizli Kullanıcı

Sosyal medya paylaşımlarından doğan hukuki sorunlar nasıl çözümlenmelidir?

Bence aynen devam etmeli sürücü kursu böyle yapıyorsa onların eğiteceği adaylar sonra kullandığımız kasap tabiriyle yollara çıkıyor. Bunun önüne geçilmeli ufak da olsa milletimizi bilinçlendirmeliyiz.
Şubat 2015

İbrahim Ünal @ibrahimunal

Kast ve taksir birer haksızlık şekli mi, kusurluluk şekli mi yoksa çifte fonksiyonlu mu (yani hem kast hem kusur sahasında mı)?

kasıt: 1.isim Amaç, istek, maksat
"Benim durumumdan kasıt, günbegün artış kaydeden içki tüketimimdi. " - E. Şafak
2. Öldürmeyi, yaralamayı veya zarar vermeyi isteme, kötü niyet

taksir: hukuk Dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslekte acemilik veya düzene, buyruklara ve talimata uymazlıktan doğan kusurlu olma durumu


Kasıt ikinci, olumsuz anlamında kullanılmadığında bir kusur değildir. Örneğin: "Yolcularıma kasıtlı olarak kemerlerini bağlatıyorum ki kaza anında bir zarar görmesinler. " "Canına kast etmek" tabii ki isteyerek zarar vermek anlamına gelir, bir kabahattir.


Taksir her şekilde kusuru ifade eder ama bir istek olması gerekmez. Zeka, bilgi ya da dikkat eksikliğinden de olabilir.


Bu bağlamda baktığımızda kasten adam öldürmek, amaçlayıp, planlayıp, öldürmeyi isteyerek adam öldürmek olurken taksirle adam öldürmek öldürmeyi amaçlamadan ama diğer kusurlardan dolayı adam öldürmek olur. Muhakkak ki taksirde ceza indirimi olacaktır. Doğru olup olmadığını hukukçular mutlaka tartışıyorlardır. Soma Holding'in öldürdüğü 302 işçi ya da Torunların öldürdüğü 10 işçi taksirle öldürülmüştür, birer katliam boyutunda olmalarına rağmen kasten adam öldürme kategorisine girmezler.
Aralık 2014

Suat Köroğlu @suatkoroglu

Ceza muhakemesi adına CMK ve ilgili diğer kanunlarda yapılan ve yapılması planlanan güncel değişimlerin mevcut muhakeme sistemimize olumlu ve olumsuz ne gibi etkileri olabilir?

Sizi tebrik ediyorum, aynı soruyu 6 kere sormayı nasıl başardınız? :)
Sorunuzun yanıtı: Hukuktan anlamıyorum ancak değişiklikler birilerinin çıkarına olacak şekilde değil de açık ve ihtiyaç duyulan alanlarda olursa ancak iyi olabilir. Ayrıca nasıl uygulandığı önemlidir.
Ağustos 2014

Recep Şahin Sargın @Vaveyla

Meşru müdafaa için hazırlık yapmak meşru müdafaa halini bozar mı?

Bozar
Meşru müdafaa anlıktır ve saldırıya karşı koruma amaçlı kasıtsız ani hareketli bir davranıştır. Hazırlık yapmak olası kastı gösterir.
Kastın olduğu yerde meşru müdafaa olmaz.
selamlar
Nisan 2014

Senem Pars @senempars

Gerekli evraklar hazırlanıp bulunduğu yer savcılığına bildirim yapmak suretiyle basılan bir derginin tekrar aynı sayısının basılmak istenmesi durumunda yeniden bir bildirim zorunluluğu var mıdır?

Teslim yükümlülüğü

MADDE 10. - Basımcı, bastığı her türlü yayının imzalı iki nüshasını, dağıtım veya yayımın yapıldığı gün, mahallin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim etmekle yükümlüdür.

Bu yükümlülük, basılmış eserin içerik ve biçim yönünden herhangi bir değişikliği içeren daha sonraki basımları ile tıpkı basımları için de geçerlidir.

Basımcıya bu yükümlülüğünü yerine getirdiğine dair bir alındı belgesi verilir.   

Yeniden yayım

MADDE 24. - Bir süreli yayında yayımlanmış haber, yazı ve resimleri kaynak göstermeksizin yeniden yayımlayanlar beşmilyar liradanonmilyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.

Bu eserleri, yeniden yayım hakkı saklı tutulmuş olmasına rağmen, süreli yayın sahibinin izni olmadan yeniden yayımlayanlar yirmimilyarliradan kırkmilyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.
Şubat 2014

cancilar.net'>Gökhan Çancılar @gokhancss

Telif Hakları ile korunan bir kitabın bir blogda makale olarak yayınlanması hangi suça girer ve cezası nedir?

telifhaklari.gov.tr/ana/sayfa.asp? İd=408

burada istediğiniz cevabı daha ayrıntılı bulabilirsiniz. Eser sahibinden izin alınmadan yayımlanan herşey için hak aranabilir.
Şubat 2014

Gizli Kullanıcı

Hayvan cinayetlerinin sizce ne türlü cezaları olmalıdır?

Can almanın cezası, ne ise, ceza aynıdır. Zira hangi can'ın neden, neye göre kıymetli olduğunu bilemeyiz. İnsan ya da hayvan hakkı diye ayrım yapamayız.
Ekim 2013

Gizli Kullanıcı

Bilim bir insanın %100 şiddet suçu işleyeceğini tahmin edebilseydi, suçu işlemeden önce o kişiyi kontrol altına almak doğru olur muydu?

Bilim hiçbir zaman sizin dediğiniz gibi böyle bir şeyi öngöremez. Sadece tahmin eder. Dünyanın demokratik tüm ülkelerinde (bazı geri kalmış Orta Doğu ve Afrika ülkeleri hariç) bir insanın suçluluğu kanıtlanana kadar o insan hukuken suçsuz görülmek zorundadır. Kaldı ki şiddet eğiliminin bir gende sabitlenmesi ve bu genin kişide bulunması o kişinin mutlaka şiddet suçu işlemesini gerektirmez. Kişi o genini sanatsal ya da sportif bir faaliyet için kullanıp başarılı bir metal şarkıcısı, bir boksör ya da araba yarışçısı vb olabilir. Kısaca suç işlenene kadar cezai bir uygulama takip niteliğinde bile olsa doğru değildir.
Ekim 2013

Redeye @Redeye

Bazı insanların tamamen biyolojik nedenlerden dolayı suç işlediğini kabul edersek, onları buna rağmen cezalandırmak doğru olur mu?

Biyolojik nedenlerin ne olduğuna bağlı. insan düşünecek, yorumlayacak, zorluklara dayanacak özelliklere sahip, bu da onu doğadaki diğer canlılardan ayırır. buradaki biyolojik neden yeme içme gibi ihtiyaçlardan eşini korumak istemesi gibi sebeplerse bunlar insan için biyolojik bir neden olarak görülemez çünkü insan bu tarz sorunları çözebilecek kapasitededir. fakat genetik olarak bir rahatsızlık olabilir, doğuştan gelen psikolojik rahatsızlıklar olabilir bu tarz durumlarda cezalandırmak doğru olmaz tersine bu insanları koruyup yaşam kalitelerini artırarak onları zararsız hale getirmek daha doğru olur.
Eylül 2013

Gizli Kullanıcı

Meşru müdafaa nedir? Şartları nelerdir?

Meşru müdafaa yani diğer adıyla Haklı savunma da denilebilir. Tanım olarak ise; kişinin kendisini veya bir başkasını bir tehlike anında korumasıdır.

Şartları:
  • Ortada hukukça korunan, haklara karşı zarar veya tehlike yaratacak biçimde ihmali bir saldırıda bulunmalıdır.
  • Saldırı haksız olmalı, bir hakkın kullanılması ya da bir görevin yerine getirilmesi amacıyla olmamalıdır.
  • Gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan bir saldırı bulunmalıdır.
Temmuz 2013

Gizli Kullanıcı

Vergi cezalarında indirim için ne yapmalıyız?

Vergi
Vergi cezalarında indirim için Vergi Usul Kanununda hükümler bulunmaktadır. Öncelikle vergi cezalarında indirim olan cezada indirim müessesini açıklamakta fayda var.

Cezada indirim müessesesi ile adlarına salınan vergi ile kesilen cezayı, dava konusu yapmaksızın (itiraz etmeksizin), kabul ederek ve ödemek üzere iyi niyetlerini ifade eden mükelleflerin, vergi cezalarında, belli koşullar altında indirim yapılmaktadır.

Vergi Usul Kanunu’nun 376. maddesine göre vergi cezalarında indirim uygulaması şöyle hüküm altına alınmıştır:
"İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden arta kalan vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarını mükellef veya vergi sorumlusu ihbarnamelerin tebliği tarihinden itibaren 30 gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanun ile belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren 3 ay içinde ödeyeceğini bildirirse:
  • Vergi ziyaı cezasında birinci defada 1/2’si, müteakiben kesilenlerde 1/3’ü,
  • Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezalarının 1/3’ü indirilir."
Ancak vergi cezalarında indirim uygulamasından faydalanmak için yukarıdaki şekilde başvuru yapılmalıdır. Mükellef veya vergi sorumlusu, ödeyeceğini bildirdiği vergi aslı ve vergi cezasını yukarıdaki yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa cezada indirim hükümlerinden faydalandırılmaz.
Ayrıca, vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da cezada indirim uygulanır.

Vergi cezalarında indirim uygulamasından faydalanmak için vergi türü bakımından herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır. Vergi ziyaı (kaçakçılık suçlarında uygulanan üç kat vergi ziyaı cezası da dahil), usulsüzlük ve özel usulsüzlük suçları cezada indirim kapsamındadır.
Vergi cezalarında indirim uygulamasından vergi asılları ve bunların gecikme faizleri yararlanamamaktadır. Vergi cezalarında indirim için:
  • Vergi aslı ve cezanın dava konusu yapılmaması,
  • Dava açma süresi içinde indirimli ödeme isteminde bulunulması,
  • Vergi aslı ile indirim yapıldıktan sonraki cezanın Kanunda belirtilen süre içinde ödenmesi gerekir.
Dava açılması durumunda vergi cezalarında indirim olanağından faydalanılamamakla birlikte, ihbarnamenin tebliği üzerine açılan davadan, 30 günlük süre dolmadan ve vergi mahkemesi karar vermeden davadan vazgeçilmesi halinde cezada indirim uygulanabilmektedir.

Vergi Cezalarında İndirim Başvuru Süresi:
Dava açma süresi (30 gün) içinde vergi cezalarında indirim için başvurulması gerekir. Vergi aslı ve ceza ihbarnamelerinin ayrı ayrı tarihlerde yapılması durumunda, bunlardan ilkinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde cezada indirim talebi yapılması gerekir. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi durumunda mükellef cezada indirim talep edemez. Ancak uzlaşma tutanağını imzalamayarak uzlaşmadan vazgeçen mükellef cezada indirim talep edebilir.
Uzlaşmadan vazgeçilmesinde ödeme süresinin başlangıcı, ek dava açma süresinin bittiği tarihtir.

Vergi cezalarında indirim uygulamasında kural olarak mükellefin cezada indirimi talep etmesi gerekir. Fakat, hiçbir başvuruda bulunmaksızın, vergi aslını ve cezanın indiriminden sonra kalan kısmını süresi içinde ödeyen mükellef, indirimden faydalanmış sayılır. Ancak, vergi aslı ve cezanın tamamı ödendikten sonra cezada indirime isabet eden kısım mükellefe iade olmaz.
Kural olarak vergi aslı ve cezanın indirimden kalan kısmının vadesinden ya da teminat gösterilmek üzere vadesinin bitiminden itibaren 3 ay içinde ödenmesi gerekir. Süresi içinde ödeme yapılmazsa, öngörülen indirim uygulanmaz. Vergi aslına bağlı olsun olmasın tüm usulsüzlük cezaları için cezada indirimden yararlanılabilir.
Daha fazla

44 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.