Bilmek istediğin her şeye ulaş

Çok Kişiliklilik

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin using the new format, pass an empty string for 'continue' in the initial query.

Nisan 2017

Cemile, bir soruya yanıt verdi.

Bir insan ne zaman olgun bir ruh haline ve düşünce yapısına sahip olur ve bunların olabilmesi için illa hayatın acımasız yüzünü görmesi mi gerekmektedir?

Kesinlikle kötü şeyler insanı olgunlaştırır. Çünkü başarısızlık, acı , keder, kayıp bunlar hayattaki en acımasız ama en iyi öğretmenlerdir. Karakter yapısı gereği kimilerinde ( çok az insanda) ters tepkiler yaratır.Ama şu da unutulmamalı ; insanların acı eşikleri vardır her omuz her derdi kaldıramaz.Kimi çok acılar çekip derin bir olgunluğa erişirken kimisi de çok daha basit olaylarla silsilesi ile daha olgun hale gelebilir.Gelecektir.
Nisan 2017

Cumali Yalçın, bir soruya yanıt verdi.

Bir insan ne zaman olgun bir ruh haline ve düşünce yapısına sahip olur ve bunların olabilmesi için illa hayatın acımasız yüzünü görmesi mi gerekmektedir?

Dinleyerek, bilgilenerek ve zaman içerisinde yanlış olan algılarımızın yerine doğru olan algıları yerleştirerek olabilir. Bence gerekmez.
Nisan 2017

Birkan Aydin, bir soruya yanıt verdi.

Bir insan ne zaman olgun bir ruh haline ve düşünce yapısına sahip olur ve bunların olabilmesi için illa hayatın acımasız yüzünü görmesi mi gerekmektedir?

Ray Kruzweil, "Bir Zihin Yaratmak" adlı kitabında, karakterin 25 yaşında tamamlandığını belirtir. Bunu beynin gelişiminin 25 yaşına kadar devam ediyor olması ile ilişkilendirir. Olgun ruh hali ve düşünce yapısına baktığımızda, 18 ile 25 yaşları arasında kişinin hayata bakış açısında köklü değişikliklerin olduğunu gözlemleyebiliriz. Din ve ahlak anlayışlarının da 18-25 yaşları arasında değiştiğini gözlemleyebiliyorum. Hayatın acımasız yüzünü görmenin gerekli olduğunu düşünmüyorum. Bu mantık ile baktığımızda, hayatında olumsuzluklarla karşılaşmamış kişilerin vicdan sahibi olmaması gerekirdi. Etik kavramının hayatın bize yaşattıklarıyla değil, hayata farklı şekillerde değerlendirebilmiş olmamıza bağlıyorum. Hayatın acımasız yüzünü görmemize gerek yok, hayatın acımasız yüzünü gören kişiler yerine kendimizi koyup, empati denilen şeyi yaparak, olayları farklı değerlendirebiliriz. Empati sayesinde henüz olaylar yaşanmadan önlemler alabilir ya da kendimize bir savunma oluşturabiliriz. Düşünce yapısının sürekli değişebileceğine inanıyorum. Olgun kişi tanımının bir çerçevesi olduğunu düşünmüyorum. Bu kültüre bağlı olarak değişebilecek bir durumdur. Hayat bir süreçtir ve değişim kaçınılmazdır.
Aralık 2014

Gonca Köse, bir soruya yanıt verdi.

Kendi kendime konuşmadan duramıyorum. Bu durumun psikolojik bir açıklaması olabilir mi? Olumlu mudur olumsuz mu?

Bu bana daha çok kızgın olduğumda biriyle tartıştıktan sonra o sinirle aklıma gelmeyen şeyleri yeniden o anı yasasam şunları derdim ah keşke bunu da söyleseydim diye düşünürken hep oluyor hatta yolda yürürken baya kavga ediyorim genelde kulaklık olduğu için ordan yirtiyorum sanırım. . :)
Aralık 2014

Ömer K., bir soruya yanıt verdi.

Kendi kendime konuşmadan duramıyorum. Bu durumun psikolojik bir açıklaması olabilir mi? Olumlu mudur olumsuz mu?

Ya ben de kızgın olduğum zaman veya bi şeyin muhasebesini yaparken kendi kendimle konuşmadan edemiyorum :)
Aralık 2014

Gamze.sumeyra, bir soruya yanıt verdi.

Kendi kendime konuşmadan duramıyorum. Bu durumun psikolojik bir açıklaması olabilir mi? Olumlu mudur olumsuz mu?

Her insan kendi iç sesiyle konuşur ve bu bazen bağımsız olarak dışada yansır. Bu size fazla rahatsızlık veriyorsa, kendinizi rahatlatmak adına bir uzmana başvurmanızı tavsiye edebilirim.
Nisan 2014

Fatma Demir, bir soruya yanıt verdi.

Bir insan ne zaman olgun bir ruh haline ve düşünce yapısına sahip olur ve bunların olabilmesi için illa hayatın acımasız yüzünü görmesi mi gerekmektedir?

Ne yazık ki insanın yaşadığı kötü tecrübeler olgunlaşması için en önemli etken. İnsanın yaşı ilerledikçe çevresinde farklı olaylarla karşılaştıkça hayata dair bambaşka kapılar aralamakta bu şekilde de olgunlaşma meydana gelmekte
Nisan 2014

Akif Dağ, bir soruya yanıt verdi.

Bir insan ne zaman olgun bir ruh haline ve düşünce yapısına sahip olur ve bunların olabilmesi için illa hayatın acımasız yüzünü görmesi mi gerekmektedir?

İnsanların olgun bir ruh haline gelmesi sağlayan en önemli unsur deneyimdir.İnsanlar denedikleri her şeyden başarısız olsalar dahi bir şeyler öğrenirler. Bir şeyleri bilen insanlar ise daha olgun davranışlar sergiler.
Nisan 2014

Evin, bir soruya yanıt verdi.

Bir insan ne zaman olgun bir ruh haline ve düşünce yapısına sahip olur ve bunların olabilmesi için illa hayatın acımasız yüzünü görmesi mi gerekmektedir?

Sanırım evet. Çünkü ruhun terbiye olmuş oluyor.Artık laylaylom ve uçarı bakmıyorsun olaylara.Yeri geliyor kendi yaşıtlarından daha olgun davranmak durumunda kalıyorsun yaşadıkların sayesinde/yüzünden.
Bu aslında çok güzel bir şey bence.

Nisan 2014

Mine, bir soruya yanıt verdi.

Bir insan ne zaman olgun bir ruh haline ve düşünce yapısına sahip olur ve bunların olabilmesi için illa hayatın acımasız yüzünü görmesi mi gerekmektedir?

acımasızlıklarla karşılaşmak olmasa bile en hafif sebebi dile getirirsek; sorumluluk almakla başlıyor olgunlaşma bence. Ama sorumluluğun şart olduğunu 'alınmayan sorumluluk' sonucu karşılaşılan durumun verdiği acı öğretiyor. Her öğrenme de bir olgunlaşma olduğuna göre yavaş yavaş şekilleniyor kişilik.
Onun dışında da gerçekten çok keyifli bir hayat yaşarken birdenbire yaşanan büyük bir acı da, felsefi anlamda olgunlaştırıyor insanı, bazı şeylerin önemi/önemsizliği daha iyi anlaşılıyor.
Nisan 2014

Amber Dalmaz Urfalı, bir soruya yanıt verdi.

Bir insan ne zaman olgun bir ruh haline ve düşünce yapısına sahip olur ve bunların olabilmesi için illa hayatın acımasız yüzünü görmesi mi gerekmektedir?

"Olgun ruh hali" tanımı kişiden kişiye değişir. Zaman içerisinde ihtiyaçlarımız da değiştiği için, hayatımızın her dönemi için "olgun" bir ruh haline ihtiyaç da duymayabiliriz.

Yaşamın acımasız yüzünü göstermesi, olumsuz duygular yaşatır. Bununla birlikte bu duyguları hissetmemizle, kendimiz için yolunda gitmeyen şeyleri değiştirme enerjisine bu duygular sayesinde sahip oluruz. Yani o duyguları zaten hissetmeliyiz ki, bir şey yapalım. Bir şeyi değiştirmemiz gerekiyorsa değiştirelim, harekete geçeceksek geçelim. Eğer o manada ele alacaksak, hayatın acımasız yüzünü görmek işlevseldir de. Olgunluk dediğimiz şeyi de ihtiyaçlarımızı fark edip bunları karşılama sorumluluğunu almaktır şeklinde tanımlayabiliriz. Bu yaşam boyu devam eden bir süreçtir bir bakıma.
Nisan 2014

Mine, bir soruya yanıt verdi.

Borderline Kişilik Bozukluğu'nun belirtileri nelerdir?

Bence belirtilerindeki kilit kelime 'abartmak' herşeyi abartırlar. Bir olayı anlatırken dünyanın en kötü durumu başına gelmiş gibi tanımlayabilirler yada mesela çok sıradan bir bilgiyi vermek üzere söze 'sana bomba haberlerim var' diye başlayabilirler. Ya da birden bire dünyanın en mutlu insanı olup ufacık şeylere büyük anlamlar yüklerler. Tabi burada önemli olan bu uçlardaki tanımlamaların çok hızlı bir şekilde değişip terse dönebilmesidir. Yakınındakiler kişiyi çok üzgün zannedip sorununa destek olmaya çalışırken bir anda tersi fikirleri savunup, bunalımdan çıkıp karşısındakini ters köşe yapabilirler. Bu durum; dürtüleri ile hareket etmelerinden kaynaklanır yani bir nevi aklına eseni yapma durumudur. Buyüzden çok saçma davranışlara kalkışabilirler, olmadık istekleri olabilir ve bu şımarıklık düzeyinde kendini gösterir. Bunun sebebi irade kontrollerinin olmamasıdır. Disipline edilmesi gerekmektedir. Bu destek alarak da olabilir, alternatif öğretileri de uygulayabilir. Ama bütün bunların sebebi aslında içlerindeki boşluk duygusudur. Hiçbirşey ile nedensellik kuramazlar ve bu iflah olmaz boşluk içerisinde savrulup dururlar. Boşluğu dolduracak hobi, spor, kişisel gelişim vs. Gibi bir alanda aktivitelere başlanabilir ama büyük ihtimalle çok kolay sıkılıp başka birşey denemeye kalkışacaktır. Buyüzden öncelikle bir meşguliyet yerine bir amaca kanalize olmalıdır sonra o amaca ulaşacak eylem planları yapılıp, zihnini meşgul edecek aktivitelere başlanabilir ancak çoğu zaman sözünde durmayacaktır. Canı istemediği için yapmayacak ama her seferinde bir bahanesi olacak yine de çok büyük özürler dileyip yeminler ederek yeni sözler verecektir. Bu yüzden çok uzun bir zaman ve sabır gerekmektedir.
Daha fazla

14 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.