Bilmek istediğin her şeye ulaş

Deniz

Okyanus

Deniz, bir okyanus ile bağı olan ve büyük bir alanı kaplayan ve genellikle tuzlu olan su birikintisidir. Terim genellikle okyanus terimi yerine de kullanılır. Denizler Dünya yüzeyinin % 70'ini kaplamaktadır. Yeryüzünde kapladıkları 1,338 milyar km³ hacimle dünya üzerindeki su varlığının % 96,5'ini oluşturmaktadırlar. Ancak, deniz suyu ortalama % 3,5 oranında tuz içerdiğinden, halen oldukça pahalı olan arıtma yöntemleri uygulanmadan içme suyu olarak kullanılamamaktadır. Denizler üzerinden gerçekleştirilen ticaret, hava yoluyla taşımacılığın gittikçe gelişmesine karşın, öneminden pek bir şey yitirmemiştir. Dünya ticaretinde aktarılan malların % 92'si, yılda 5,7 milyar ton, deniz yolu üzerinden taşınmaktadır.

Ekim 2016

Denizden Babam Çıksa  yeni bir  gönderide  bulundu.

DENİZ SUYU FİLTRASYONU İÇİN SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇÖZÜM: THE PİPE

7740

Dünya üzerindeki tatlı su rezervleri ve bu rezervlere olan erişim imkanı azaldıkça, bilim insanları bir başka alandan temiz ve içilebilir su elde etmenin yollarını araştırmaya yöneliyor. Zorlu, meşakkatli, masraflı ve teknik yönden son derece titiz bir proses gerektiren deniz suyundan tatlı filtrasyonu konusunda Amerika’lı bilim insanlarının yeni bir fikri var: The Pipe.

Kanada merkezli olan Abdolaziz Khalili and Associates tarafından tasarlanan ve geliştirilen The Pipe’in üretim amaçları arasında doğadan elde ettiği kaynakları kullanarak enerji eldesi ve temiz su ihtiyacını karşılamak var. Khalili Engineers tarafından tasarlanan ürün, yıllık 10.000 MWh’a kadar enerjinin yanı sıra 1.5 Milyar galon yani 4.5 Milyar litre kadar da tuzlu sudan temiz, içilebilir ve kullanıma hazır su üretebilecek.

7740

Denizden şebekeye tatlu su

Şebeke suyunda kullanılabilecek uygunlukta suyu orta büyüklükteki bir şehir için sağlayabilecek olan The Pipe, aynı zamanda üzerinde bulunan güneş panelleri ile güneşten enerji elde ederek ihtiyaç alanlarına yönlendirebilecek. Sürdürülebilir bir enerji üretimini benimseyen tasarımda, temel ihtiyaç alanlarının başında elektromanyetik filtrasyon üniteleri geliyor. Güneş enerjisinin öncelikli olarak bu sistemlere enerji vermesi, sistemin kendi kendine yetebilen bir yapı olacağı anlamına geliyor.

he Pipe’in tasarımı da oldukça futuristik ve aynı zamanda minimal. Uzun ince bir boruyu andıran ve devasa bir uzay gemisi gibi görünen tasarımın üzerinde güneşten gelen enerjiyi ihtiyaca uygun şekilde çevirecek olan paneller bulunuyor uygun şekilde verilmiş olan eğim, platformun açık denizlerde dahi şiddetli rüzgarlara karşı direncini arttırıyor.
Modern ve teknolojik altyapısı ile denizden su sağlayan ve enerji depolayan The Pipe’ın tüm yetenekleri bunlar değil. Konseptin üzerine entegre edilen yaşam alanları, yapının aynı zamanda temiz hava almak isteyen şehir sakinlerine dingin bir dinlenme ortamı olmasını sağlayacak ve dört tarafından okyanus manzarasını sunacak.
Eylül 2016

Denizden Babam Çıksa  yeni bir  gönderide  bulundu.

Gökyüzünden denize düşen güzellik: Deniz yıldızı

7740

Bazen sahilde yürürken bilek boyu suyun içinde, irili ufaklı çakılların arasında; kumda yada bir iskeleden denize doğru baktığınızda pırıl pırıl denizin içinde, özellikle sabah erken saatlerde yada güneşin batmasına yakın, o keyifli aydınlıkta gözümüze çarparlar; genellikle beş bacaklı ve suyun dibinde hareketsizce yatan, gökyüzünden suyun içine kaymış masum bir yıldız kadar sevimli, güzel, estetik ve bir o kadar da ilgi çekici: Deniz yıldızı!

Echinodermata şubesi içindeki Asteroidae takımı içinde yer alan deniz yıldızları, keşfedildikten sonra isimleri en kolay koyulan canlıların başında geliyor ve fiziki olarak betimlenen bariz yıldız şeklinde olan gövdeleri, onları nerede görürsek görelim sempati onlara sempati duymamızı neden oluyor.
Genel olarak bilinenin aksine deniz yıldızları bir balık türü değildir. Çünkü yüzgeçleri, kıkırdak veya kemik iskeletleri, balıklarınkine benzeyen, onlarınki kadar gelişmiş gözleri, ileri beslenme ve sindirim organizasyonu yada gelişmiş bir beyinleri yoktur. Vücudun tümüne bir ağ şeklinde yayılmış olan sinir hücreleri, yıldızın çevre şartlarına tepki vermesine imkan tanır. Kollarının uç kısımlarında yer alan basit yapılı ışık reseptörleri, canlının bulunduğu ortamın karanlık yada aydınlık olduğunu ayırt etmesine yarar.
7740

Yıldızlar, bir çeşit kabuklu olan deniz kestaneleriyle ve hıyarlarıyla aynı şubede yer almaktadır. En az beş koldan oluşan her bir kol, bir merkezi diskin etrafında muntazam aralıklarla dizilmiştir ve bu kollardan birisinin kopması durumunda yeni bir kol kısa süre içinde eskisinin yerini alır. Bu yenilenme yeteneği, bu kadar basit organizasyonlu bir canlı için son derece önemli ve araştırılmaya açık bir konudur. Yine çok sık yapılan yanlışların birisi de tüm deniz yıldızlarının yalnızca 5 kolu olduğunun sanılmasıdır. Ayçiçeği deniz yıldızında olduğu gibi bazı tropik türlerde 40 taneye kadar kol olduğu bile gözlemlenmiştir. Etkileyici!
Kutupların buzlu sularından ekvator hizasındaki tropik okyanuslara ve bir kaç santimetreden tam 6 kilometre derinliğe kadar pek çok farklı şarttaki coğrafyada yayılım gösterebilen bu canlıların 1500 kadar farklı türü olduğu biliniyor. Gri, siyah ve beyaz gibi nötr ve nötre yakın tonlardan kırmızı, turuncu, sarı ve yeşil gibi canlı renklere kadar pek çok farklı deniz yıldızını dünya denizlerinde çeşitli derinliklerde bulmak mümkün.
Üst taraflarında yumuşak ve özel bir deri ile kaplı olan deniz yıldızlarının bu dokusunun altında ise oldukça basit ve etkili bir sistem var. Kalsiyum karbonat ağırlıklı bir iskeletin içinde ve ayakların birleştiği noktanın tam ortasında yer alan ağız ve kolların altında bulunan ve sayıları binlerle ifade edilebilecek olan minik ayakçıklar, canlının beslenmesini ve aktif olarak hareket etmesini sağlar. Kendisi gibi zeminde yaşayan diğer bentik canlılar için doğal bir etobur predatör (avcı) olan deniz yıldızlarının özellikle bir tanesi, dünya üzerindeki en ilginç beslenme alışkanlıklarından birisini de sergiliyor. Öyle ki, Akdeniz, Ege ve Marmara’da da yayılım gösteren
Marthasterias glacialis, yiyeceğini vücuduna alarak vücut içinde aktif bir sindirim mekanizması işletmek yerine, ağız olarak görev yapan açıklığından çıkardığı ve büyükçe bir torbaya benzeyen midesini avıyla dolduruyor! İlginç bir beslenme deneyimi!
Deniz yıldızları, bazı bölgelerde mercanları da tükettikleri için özellike mercan resiflerinin oluşumu ve resiflerin sağlıklı şekilde var olmasının önündeki önemli tehlikelerden birisini oluşturuyor. Mercanların bulunduğu bölgelerde aşırı miktarda üreyen deniz yıldızları, mercan resiflerinin üzerinde beslenerek bölgedeki mercan popülasyonunun devamını tehlikeye sokuyor.
Bu canlıları farklı kılan farklılıkları burada bitmiyor tabii ki. Vücutlarında kan gibi özel hiç bir taşıyıcı madde bulundurmayan deniz yıldızlarının beslenme sonucu ortaya çıkan sindirilmiş maddeler vücudunun içindeki mikro kanalın içinde su ile sağlanıyor. Aynı kanal, canlının ihtiyaç duyduğu oksijenin dokulara ulaştırılmasından ve dokularda meydana gelen atık gazların da vücuttan uzaklaştırılması için de işlev görüyor.
Deniz yıldızlarının dünya üzerindeki ortaya çıkışlarının, incelenen fosillerden yola çıkılarak 450 milyon yıl öncesine dayandığı tahmin ediliyor. Bu da, onları neredeyse at nalı yengeçleri kadar eski kılıyor. Bu da demek ki yeni bir yaşayan fosil ile baş başayız! Ondan öğreneceğimiz daha çok şey olmalı!
Uzakdoğu’da, özellike de Çin gibi yüksek nüfuslu bölgelerde, deniz yıldızları elbette kendisine alıcı bulabilecek besin maddelerinin başında geliyor. Özellikle harlı ateşte kızartılarak sunumu yapılan büyük deniz yıldızları, sokaklarda kurulan tezgahlarda olduğu kadar lüks restoranlarda da kendisine alıcı bulabiliyor. Çıkartıldığı yere göre değişen besin değerleri ile özellikle kalsiyum açısından zengin olan deniz yıldızları Avrupa ve Amerika pazarında kendine yer açabilir mi, bekleyip göreceğiz.

Benzer konulardaki diğer yazılar için denizdenbabamciksa.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
Şubat 2016

Denizden Babam Çıksa  yeni bir  gönderide  bulundu.

Derin denizlerin meraklı canavarları: Ahtapotlar

7740

Ahtapot, Octopus,Octopus vulgaris, antik Yunanca'da sekiz ayak anlamına gelen, kafadan bacaklı, sekiz kollu, bol vantuzlu ve yumuşakça sınıfına ait bir yaşam formu.Octopodidae ailesinden gelen ahtapotlar, genel olarak büyük canlılardan ve özellikle de insanlardan çekinip saklanma eğilimindeki canlılardır.

Ahtapotların gelişmiş göz yapıları, avlarına dikkatli ve fark ettirmeden yaklaşmalarını sağlarken gelişmiş beyin yapıları, onları dikkatli ve çevik birer canlı yapar. İlginç vücut yapıları, onları denizcilik tarihinde korkunç canavarlar olarak betimleseler ve çoğunlukla da derin deniz canavarları olarak tasvir edilseler de ahtapotlar son derece cana yakın ve meraklı yaratıklardır. Sahip oldukları vücut şekliyle ahtapotlar, tarih içinde pek çok yazılı ve görsel eserde canavar olarak betimlendiler.

Türkiye çevre sularında çoğunlukla Ege ve Akdeniz'de kendine yaşam alanı bulan ve dolayısıyla da avlanabilen ahtapotun çevre sularımızda yaşayan farklı türleri var. Bunlardan en yaygın olanı bayağı ahtapot ve kırmızı ahtapottur. Genellikle bu denizlerdeki kayalıkların arasında, kuytu, karanlık, gölgeli köşelerde ve kovuklarda yaşarlar. Bunun yanında elbette ki dünyanın farklı bölgelerinde farklı türdeki ahtapotlar yaşıyor. Bunların en spesifik örneği olarak Alaska'da yakalanan Pasifik ahtapotu gösterilebilir. Gözlemlenen bir örnekte, bacak uzunluğu 10 m'ye yakındı ve yaklaşık 300 kg gelmekteydi, gövdesinin kalınlığı ise 50cm'ye yakındı. Kısaca edebiyatçıların betimlediği şekliyle aslında bir canavara benziyordu.


Denizlerin en ilgi çeken yaratıklarından olan ahtapotların başlarının etrafından çıkan ve birbiri ile neredeyse aynı olan sekiz farklı bacağında iki sıra halinde yakaşık 150 tane vantuz bulunur. Bu vantuzlar ahtapotun avını yakalanmasında, yemek için öldürülmesinde, avının dersini soymasında ve bazı türlerde de ahtapotun zehrini avına zerk etmesi için kullanılır. Sekiz bacağın ortasında, yani ahtapotun kafası olarak tabir edilen ve beyni de taşıyan bölgenin altında iki büyük dişi barındıran ağız bulunur. Avına bacakları ile sarılıp etkisiz hale getiren ahtapot, yiyeceğini buradaki güçlü ve keskin dişleri vasıtası ile parçalara ayırarak tüketir.

Ahtapotların hızlanması, manto adı verilen (bacaklarının arasındaki zarla örtülü boşluk) bölüme doldurdukları suyu karın kısımlarında oluşturdukları sifon benzeri yapı ile dışarı atmalarıyla gerçekleşir. Bu sistem, hem canlının avından kaçması esnasında hem de avını kovalarken daha çevik davranabilmesine imkan tanır.

Su ortamda başarıyla renk değiştirip bulunduğu ortama adapte olabilen nadir canlılardan birisi de ahtapotlardır. Kayalıklarda ve zaman zaman da kumun üstündeki başarılı kamuflaj yetenekleri, onların kayaların arasında saklanan yengeç ve ıstakoz benzeri kabuklu canlıları tüketmelerini kolaylaştıran en büyük kozlarıdır. Hatta bazı bölgedelerde beslenme alışkanlıkları incelenen ahtapotlarda, midye istiridye tüketimleri esnasında çift kapaklı olan bu canlıların kapaklarının kapanmasını önlemek için iki kapağın arasında sert cisimler sıkıştırdıkları gözlenmiştir. Bu da kafalarının içindeki beyinlerinin beslenme alışkanlıkları yönünden gelişmiş olduğuna dair en önemli işaretlerden birisidir.
Eylül 2015

Şaman, bir soruya yanıt verdi.

Eylül ayında deniz turizmi için hangi beldeleri tavsiye edersiniz?

Aklın yolu bir. Dilara (@dilara_ozgur) gibi benim de gidip de en beğendiğim yer Club Amazon oldu. Samimi ortamı, yemekleri, sükuneti. Ben kaldığım 10 günün en az 7'sini hamakta yatıp kitap okuyarak geçirmiştim. Kitap deyince hemen gözünüz korkmasın Ejderha Dövmeli Kız'ı bitirmiş ve bir sonrakinin de ortasına kadar okumuştum. Denizi bir Akdeniz değil tabii ki ama tertemiz. 3 kişi gitmiştik ve üçümüz de birer ponza taşı bungalow kiralamıştık. Camping bomboş oluğu için sezon sonu fiyatıyla tek kişilik oda fiyatına ☺ Her bungalow'un bir tuvalet ve duşu var, arada bir lavabodan kurbağa çıkması haricinde pırıl pırıl tertemiz.

Gerisini zaten Dilara (@dilara_ozgur) yazmış; aganın pohu üstüne poh yapacak halimiz yohtur.
Ağustos 2015

Dilara, bir soruya yanıt verdi.

Eylül ayında deniz turizmi için hangi beldeleri tavsiye edersiniz?

Eylül ayında gidip de en beğendiğim yer Marmaris / Bördübet Club Amazon. İsmine bakıp aldanmayın çok pahalı bir yer değil. Zaten campingden bozma ama ponza taşı bungalovlarında kalmıştım. Hem çok rahat, hem sessiz, sakin. Marmaris'e oldukça uzak olduğundan gittiğinizde sürekli Amazon'da kalıp başka bir yere gitmiyorsunuz. Denize biraz uzak ama ya campingin içinden geçen derede bir kanoya atlıyor ya da serbest kullanıma sunulmuş bisikletlerden birini alıp denize gidiyorsunuz. Bisikletle 5, kanoyla 10 dakika kadar sürüyor, tabii 15 dakikada da yürüyebiliyorsunuz. Gündüzleri kampta kalmak da çok keyifli oluyor. Garip bir şekilde herkes kayboluyor, sahilde de olmuyorlar, nereye kayboldukları tam bilinmiyor. Bir adet yüzme havuzu da var, Eylül'de hiç kimse kullanmıyor. Yemekleri inanılmaz güzel, tabii medeniyetten o kadar uzak olunca mecburi tam pansiyon kalıyorsunuz. Çift olarak giderseniz bungalov olarak tavanı şeffaf çingene arabalarında kalabilir, yıldızlara bakarak uyuyabilirsiniz. Yalnız uyarmalıyım oraya sadece güneş, deniz, sükunet ve bol bol dinlence bekliyorsanız gitmelisiniz, başka bir numarası yok.

clubamazon.com.tr
Ağustos 2015

Erkin Özyerli, bir soruya yanıt verdi.

Eylül ayında deniz turizmi için hangi beldeleri tavsiye edersiniz?

Avşa adasını tavsiye edebilirim. Güneye göre belki daha soğuk olabilir bilmiyorum ama avşa adası alternatif tatil bölgeleri arasında benim favorim.Balıkesir'e bağlı bir ada ve istanbul'a feribotla 3 saat sürüyor yaklaşık. Öncelikle ege ve akdenizdeki bilindik tatil yörelerinin yoğunluğu ve karmaşıklığı yok.Denizi çok iyi değil ama yüzülebilir ben bir problem yaşamadım.Geceleri kumsalda şarap içmek veya alkol almıyorsan kola çekirdek de olabilir keyifli.Alkol kullanıyorsan ise özellikle mavikoy şarabını tavsiye ederim. İçimi çok lezzetli en az 2-3 yıllık zaten şaraplar. Ve tadı o fiyatta bulabileceğin şaraplar arasında en iyisi bana göre.Fiyatı da 2014'te 15 tl idi.Bu sene belki 20 olmuştur ama bu fiyata bu lezzette şarap sanmıyorum olacağını. Ayrıca eylül ayında pansiyon fiyatları yarı yarıya düşüyor. 30-40 tl gibi fiyatlara pansiyon bulabilirsin.Zaten adanın nüfusu kışın çok az esnaf ve pansiyon sahipleri veya biraz yerlileri oluyor.sezonda ise 90 bin civarı olduğu söyleniyor nüfusu. Ayrıca bari, cafe club tarzı yerler yeterli sayıda ve tatmin edici bence.Sakinliği seçmek istersen de o imkan da var.Zaten çoğu yerli ve yabancı turist olduğu için çok rahat kaynaşabiliyorsun kumsalda oturup sabaha kadar sohbet edebilirsin.Sonuç olarak sakin, ekonomik ve keyifli bir yer arıyorsan tavsiye edebilirim.
Ağustos 2015

Ayhan Şimşek, bir soruya yanıt verdi.

Deniz neden dalgalanır?

Denizler ve depremler tanrısı Poseidon, Trident denen üç dişli yabasını yere vurduğu için depremler olur ve dalgalar oluşur ve sonraki soruya geçer.
Ağustos 2015

Dilara, bir soruya yanıt verdi.

Deniz neden dalgalanır?

Dalgaların çeşitli nedenleri olabilir, anormal doğa olayları nedeniyle oluşan dalgaları atlar da normal, günlük dalgalardan bahsetmemiz gerekirse; rüzgar nedeniyle oluşurlar. Öncelikle dalgalar yatay değil rotasyonal ve düşey hareketlerdir. Yani dalganın asıl hareketi kıyıya doğru değil kendi içinde bir dönme ve deniz tabanıyla gökyüzü arasında bir aşağı yukarı harekettir. Tabii ki rüzgarın etkisiyle dalga tepeleri bir miktar da kıyıya doğru itilirler. Dalganın davranış böyledir ama nasıl oluştuğuna da bir bakalım. Denizin üstünde esen rüzgar katmanları değişik hızlarda eserler, bunun nedeni hava (rüzgar) ve su arasında oluşan sürtünme kuvvetidir. Rüzgar suya yaklaştıkça (yükseklik olarak) sürtünmeden dolayı yav aşlar. Dolayısıyla hızlı esen üst katmanların altında boşluklar oluşur, aslında muhtemelen coanda effekt ile hızlı üst katmanlar bu boşluklara hücum eder ve oralarda hava girdapları (yatay eksende) oluştururlar. Girdabın doğasından dolayı dairesel olan bu girdaplar bulundukları yerdeki duyu merkezcil kuvvetleriyle aşağı doğru iterler. Suyun hacmi değişemeyeceği için aşağı itilen suyun hemen yanındaki su kütlesi de yukarı doğru itilir ve ilk dalga oluşur, yükselen kütleden hemen sonraki kısım da eksilen su kütlesi nedeniyle alçalır, bir sonraki kısım yükselir vb. Suyun dalga hareketi oluşmuş olur. Bu dalgaların bir kısmı kıyıya ulaşır bir kısmı da denizin ortasında sönümlenir.
Bu konu hakkında çok güzel de bir video var, sanırım İngilizce bilmeden de anlaşılır:
Haziran 2015

Winterwitch, bir soruya yanıt verdi.

Suda kramp girdiğinde ne yapılmalı?

Alkol alarak denize girmeyin. Alkol kramp riskini arttırır. Palet kullanımı da kramp riskini arttırır. Ya yanınızda biri olsun yada hiç bulaşmayın açılayım diye=). Kramp girerse yapılacak en iyi şey kendinizi fazla yormadan sırtüstü kıyıya yüzmeye çalışmaktır.
Daha fazla

56 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Martı

0 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt