Bilmek istediğin her şeye ulaş

Diktatörlük

Diktatörlük (Latince: dictatura), otokratik bir Hükûmet biçiminde, yönetimin diktatör olan tek bir birey tarafından yönetilmesi türüdür. Genellikle üç olası anlamda kullanılır.Roma Cumhuriyetinde siyasi bir makam olan Roma diktatörü. Örneğin MÖ 2. yüzyılda yaşayan Romalı General Lucius Cornelius Sulla buna bir örnek olarak gösterilebilir.Hükûmet yönetimindeki tek bir kişi veya küçük bir grup tarafından denetlenebilen insanlar. Bu durum zor kullanılarak veya miras yoluyla edinilmiş olabilir. Bu tür diktatörler halklarını özgürlüğe kavuşturmaya çalışmış veya kavuşturmuş olabilir.Günümüzdeki kullanımında ise; Diktatörlük, hukuki olarak Anayasalarda veya devlet içerisindeki diğer politik ya da sosyal faktörler tarafından sınırsız bir liderlik imkanları kazanan, otokraside mutlak üstünlüğü bulunan yöneticilerdir.20. yüzyıl ve erken 21. yüzyılda Aile diktatörlüğü göreceli bir şekilde kalmıştır. Bazılarına göre ise; Totalitarizm türündeki bir yönetim biçiminde Hükûmet'e veya yöneticilere diktatörlük kaynağının nereden geldiği, o diktatörlüğün tanımlanmasına kaynak oluşturmaktadır.Tüm anlamlarında diktatörler, toplumdaki insanların rızaları olmadan;birden fazla yaşam tarzı ve görüşü sağlamayarak çoğulcu bir yapıda bulunuyor olabilir,insanların hayatını her yönüyle kontrol ediyor olabilir,tamamen tek bir insandan gelen güç doğrultusunda kontrast bir yönetim sağlıyor olabilir,hedeflerine ulaşmak için her türlü meşru ya da gayri meşru yöntemleri kullanıyor ya da savunuyor olabilirler.

Ocak 2016

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Milletin ağzı torba değil ki büzesin. Neyse iyi bir şey aslında; Saddam'a da birkaç sene "diktatör" dediler sonra alıverdiler. Dayanın az kaldı.

Hollanda'da 'Yılın Diktatörü' anketi: 1'inci Bağdadi, 2'inci Erdoğan - BBC Türkçe

Hollanda resmi yayın kuruluşu VPRO, '2015 yılının diktatörü' anketi düzenledi. Af Örgütü Direktörü Nazarski'nin başkanlık ettiği seçici kurul IŞİD lideri el Bağdadi'yi birinci, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı da ikinci seçti. Erdoğan 'halk jürisinde' ise 1. oldu.
Kasım 2015

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Diktatörler

Ufak bir diktatör araştırması yaptım. Yarıya yakını ya da en azından göstermelik de olsa demokratik devletlerdekilerin hemen hepsi seçimle diktatör oluyor. 20 yıldan erken gideni de oldukça az.

4993
Ocak 2015

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Former Miss Turkey arrested for criticizing Recep Tayyip Erdogan online - Washington Times

Former Miss Turkey arrested for criticizing Recep Tayyip Erdogan online - Washington Times

Former Miss Turkey Merve Buyuksarac was reportedly arrested after quoting a satirical poem online that criticized President Recep Tayyip Erdogan.
Kasım 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Fransa'da polisin gaz bombası kullanması yasaklandı! Yoksa batıdan ahlak mı alınmalı?

Bakın medeni ülkeler böyle, hükumetin polisi bir kişiyi gaz tüfeğiyle öldürürse o tüfek yasaklanıyor. Hani dersiniz ya batının teknolojisini alalım ahlakını değil diye. Yok kardeşim, dünyanın en ahlaksız halklarından birine sahip bir ülkede yaşıyoruz. Ülkemiz dahil Orta Doğulular batıdan öncelikle ahlak almalılar, nitekim burada bütün ahlak konusu dine bırakılarak insanların içinde ahlakın zerresi gelişmiyor. Önce ahlak alındı mı, ülkedeki insanlar sarayzadeden işsize kadar ahlaklı oldu mu teknoloji zaten gelişir. Ahlaksızı destekleyen geri zekalı ahlaksızlarla aynı havayı solumak bazen çok zor geliyor bana... Az buz da değil ülkede nereden baksan 20 milyon yetişkin ahlaksız var... Önce batının ahlakı alınmalı, yattığım yerden kazanırım zihniyeti son bulmalı, zengin koca bulacam zihniyeti keza. İnsanlar batılılar gibi ülkeleri için canla başla, itinayla çalışmalı ama insanların ürettiği katma değer de Almanya misali onu üretenlere gerçek hizmet olarak geri dönmeli. Yani ahlaklı halk ahlaklı insanları seçmeli.

Ülkemiz büyük, ülkemiz zengin de, ülkemizde genç potansiyel de var tek olmayan şeyimiz ahlak, işte tam da onu batıdan almadığımız sürece fakirliğe, diktatörlüğe, ülkenin zeka ortalamasının düşmesine, düştükçe daha da ahlaksızlaşmaya mahkumuz...

Eylemlerde bir gencin gaz bombasından ölmesinden sonra polise yasak geldi
1291


Fransa İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, polisin, protesto gösterilerini bastırmak için kullandığı gaz bombalarını yasaklama kararı aldı.
Cazeneuve, düzenlediği basın toplantısında, ekimde ülkenin güneyinde düzenlenen çevreci eylemde söz konusu bombanın kullanımı sonucu bir gencin hayatını kaybetmesi üzerine bu kararın alındığını söyledi.
Konuyla ilgili müfettişlerin hazırladığı raporları incelediğini belirten Cazeneuve, "Bu tür bir bombanın kullanımı, 21 yaşında genç bir insanın ölümüne yol açtı. Böyle bir olayın tekrarlanmasını istemiyorum ve bu yüzden kamu düzenini sağlamak için güvenlik güçlerinin bu bombayı kullanmasını yasaklıyorum" ifadesini kullandı.
Ülkenin güneyindeki Sivens Ormanı'nın yok olmasına yol açacak baraj inşasını engellemek üzere düzenlenen çevreci eylemlerde jandarmanın kullandığı saldırı amaçlı gaz bombası, Remi Fraisse isimli gencin ölümüne yol açmıştı.
Tarn bölgesi yerel meclisinde geçen ay yapılan oylamada, gencin ölümüne yol açan çevreci eylemlerin ardından, baraj inşasının askıya alınması kararı çıkmıştı.
Çevreci gencin ölümü, hükümete dışarıdan destek veren Yeşil ve Çevresi Parti ile iktidardaki Sosyalist Parti arasında krize dönüşmüştü.
Savcılık soruşturması sonucunda, gencin jandarmanın attığı saldırı amaçlı gaz bombası sonucu öldüğü kesinleşmişti.
Temmuz 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Eh artık, alkol tüketimini de sıfırlamaya çalışıyor bu uygulamayla...

Açık havada da sigara içmek yasaklanıyor - Türkiye Haberleri - Radikal

sosyal ve kurum ile ilgili haberleri mi aramıştınız? Açık havada da sigara içmek yasaklanıyor haberi için hemen tıklayın!
Mayıs 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Hava Kurşun Gibi Ağır... (yazı öyle değil ama, başlayın, ne çabuk bitti diyeceksiniz)- Mine G. Kırıkkanat

Hava Kurşun Gibi Ağır...
Geçen çarşamba günü Kadıköy-Beşiktaş seferini yapan 15.15 vapuruna bindim. Alt arka salon yolcuları arasındaydım. Vapur kalktıktan kısa süre sonra, üç gencin oturduğu köşeden caz notaları yükseldi.

Delikanlının biri gitar, öteki saksofon, genç kız ise mızıka çalıyordu. Ankara’nın Bağları türküsünü, başarılı bir caz yorumuyla çalıp söylemeye başladılar. Keyifle dinliyorduk.
Ansızın ızbandut gibi bir çımacı girdi içeri. Hiddetli adımlarla gençlerin yanına gidip, bir şeyler söyledi.Gençler müziği kesti, ama kütük yasakçılara da şerbetli görünüyorlardı. Gitar çalanın, “Para toplamıyoruz ki, müzik ve şarkı da mı yasak? ” diye sorduğunu duydum.
Ansızın bir erkek yolcu fırladı kalktı yerinden. “Bu da mı yasak? ” diye sordu, çam yarması vapur görevlisine. “Bu da mı? ... ” Bir başka yolcu, oturduğu yerden, “Biz şikâyetçi değiliz, canımız isterse para da veririz, sana ne? ” diye bağırdı, kendisinden iki kat iri çımacıya.
***
Derken, inanılmaz bir şey oldu, itirazeden ilk yolcu, türküyü kaldığı yerden alıp, avazı çıktığı kadar bağıra bağıra söylemeye başladı:
“Ankara’nın bağları da
Büklüm büklüm yolları
Ne zaman sarhoş oldun da
Kaldıramıyon kolları! ... ”
O ana kadar sessiz kalan kadınlar, erkekler, türküyü alkışlar eşliğinde, bir ağızdan söylemeye başlamasın mı?
Yer yerinden oynuyordu.
İçeri girerken afrından tafrından geçilmeyen çımacı, epeyce şaşkın ve ürkmüş, çıkıp gitti. Yolcuların, “Çalın çocuklar, çalın! ” diye teşvik ettikleri genç müzisyenler, Ankara’nın Bağları’nı bitirip, Commandante Che Guevara ağıtına geçtiler.
Salona, dokunanı çarpacak bir öfke egemendi.
Kimi sözlerini bilmediği şarkıya “nını, nını” diye eşlik edip el çırparken, kimileri de yüksek sesle verip veriştiriyordu: “Mevlüt okusalar yasak değil tabii! ”, “Suriyeli dilencilerin para toplamasına ses çıkarmazlar ama! ... ”
***
Bazıları gençlerin yanına gidip, “Siz istemiyorsunuz, ben veriyorum! ” diye ceplerine para tıkıştırdı. Beşiktaş’a yaklaşmıştık. Enstrümanlar kılıflandı. Müzisyenlerden gitarist olanı, “Desteğinize teşekkür ederiz”dedi. “Ama şimdi zabıtayı çağırmıştır bunlar, bizi iskeleden alacaklar. Birlikte çıkalım, belki bir şansımız olur... ”
Vapur iskeleye yanaşıyordu. Gerçekten de dört zabıta bekliyordu çıkışta, lumbozlardan görüyorduk. Yolcular ayağa kalkıp gençleri ortalarına alarak çıkışa doğru yürüdü.
Küçük kızının elini tutan bir baba, müzisyenlere “Sizin eli boş çıkmanız daha doğru olur” dedi. “Verin bakayım şu gitarı bana! ”
Tüm gerçek cesurlar gibi, ufak tefek, kendi halinde bir adamdı. Aldı gitarı, bir elinde kızı, bir elinde gitar, ilerledikapıya. Bir başka yolcu, saksofonu alıp astı omzuna. Genç kıza, mızıkayı cebine sokup, önden gitmesi söylendi. Eh, artık benim de bir şey yapmam gerekiyordu. Müzik üçlüsünün lideri olduğu anlaşılangitariste yaklaşıp koluna girdim, “Sen benim oğlumsun, ben de senin annen, yürüyelim! ” dedim.
***
Müzisyenler, yolcuların nasıl gergin ve her birinin yaptığı her hareketin bir karar olduğunun, pek farkında değildi. Gençliğe özgü aldırmazlıkla durumu çok eğlenceli buluyor, kıkır kıkır gülüyorlardı. Oysa onlara sahip çıkanlar, kavgayı göze almışlığın sessiz ciddiyeti içindeydiler.
Korumaya aldığımız gençlerin göremediği o vahim kararlılığı, onları bekleyen dört zabıta sezdi. Donup kaldılar. Gözlerinin içine baka baka, önlerinden geçip gittik, hep birlikte. Yola çıktığımızda, müzik aletlerini teslim alan gençler “Sağol abla, sağol abi! ” cıvıltıları arasında uzaklaşırken, biz erişkinler aynı gergin sessizlik ve ciddiyet içinde dağıldık.
***
Hava kurşun gibi ağır, sevgili okurlarım. Bu ülkede, azgın bir azınlığın sürekli tekmelediği mutsuz çoğunluğun öfkesi artıyor. Türkiye fokur fokur kaynayan bir kazan. Kapak henüz atmadı, çünkü itici gücüne henüz ulaşmadı. Bu çoğunluğa yön vermesi gereken muhalefet partileri, ne kaynayan öfkenin farkında, ne kendilerinden kesilen umutların...
Sabır tenceresi ne zaman taşar, kapak nerede, nasıl bir gerekçeyle atar bilemem. Ama ufukta, hem iktidarın, hem de muhalefet partilerinin boyunu aşacak, atıllaşan siyasal arenayı basacak bir öfkeselinin boğuk uğultusu büyüyor.
- Mine G. Kırıkkanat, Cumhuriyet Gazetesi
Mayıs 2014

Gökhan Biçer  yeni bir  gönderide  bulundu.

Şubat 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Oyunun yeni kuralları

Yeni İnternet Yasası Onaylandı! Yapmamanız Gerekenler Şunlar
Yeni İnternet yasası 18 Şubat tarihiyle onaylandı. Haberi resmi twitter sayfasından Cumhurbaşkanı bizzat verdi. Peki şimdi neler olacak?
Cezai işlem görmemek için nelere dikkat etmeniz gerekiyor? En merak edilen 2 başlığa değiniyoruz;
1) Her türlü cinsel içerikli site yüzünden yasal süreç başlatılabilir: İnternet üzerinden izlediğiniz cinsel içerikli bir video yüzünden kapınıza bilişim suçları polisi gelebilir. İzlediğiniz bu videonun detaylarını devlet 2 sene boyunca veri tabanında kaydedilmesini sağlayacaktır. Yani bugun izlediğiniz bir video yüzünden 2 sene sonra size ceza kesilebilir. Bu konuyla ilgili çok sık sorulan soru “yani erotik film izlemek suç mu? ” sorusudur buna vereceğimiz cevap bu durumun yeni yasayla suç teşkil ettiği gerçeğidir. Sonuç da izlediğiniz bu videoyu size tehdit oluşturacak şekilde kullanılma ihtimali doğmuştur.

2) Siyasi, dini ve her türlü mesaj ve yorumlar yüzünden cezai işlem görebilir hatta hapis yatabilirsiniz: Örneğin facebook üzerinden gezi olayları sırasında Hükümet istifa yazmanız mevcut düzeni bozmaya yönelik bir hareket olarak ispatlanabilir bunun kaydını tutan devlet sizi teror politikası yapmaya kadar birçok suçla yargılayarak cezai işlem başlatabilir. Aynı zamanda sizin yazılarınızı 4 saat içinde herhangi bir mahkeme kararı olmadan kaldırabilir. Kısacası; Mevcut olan hükümet, tehdit olarak algıladığı herşeyi Mahkeme kararı olmadan düzenleyebilir…
Tabi yasaklar bunlarla sınırlı değil. Merak edilen en önem li 2 unsuru sizlerle paylaştık. Sizden ricamız bu haberi paylaşarak daha çok kişiye ulaştırmanız bu sayede Seçim süresince herkesin ortak bir noktada buluşarak kitlesel bir harekete kavuşturmamızdır.

1 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.