Bilmek istediğin her şeye ulaş

Diş Macunu

Diş Bakımı

Diş macunu, içerisinde bol miktarda flor ve kalsiyum içeren bir diş temizleme ürünüdür. Macunumsu bir kıvamda ve değişik aromalarda olabilir ancak genellikle mentollü yani nane aromalıdır. Kökeni misvak bitkisinin diş temizleyici özelliğine dayanır.

Nisan 2015

Ayni Al, bir soruya yanıt verdi.

Flor tableti nedir? Nasıl kullanılır?

Sanayi atığı toksik bir madde olan sodyum florürden, "ne yapsak da tonlarca sodyum florürden kurtulsak? " sorusunun karşılığında o zamanki araştırmalara göre dişlere iyi geldiği sonucuna sarılarak (bahane edilerek) diş macunlarına ve içme suyuna katılmasına ek olarak "tablet tablet de iyi gider" düşüncesinin sonunda ortaya çıkmış mamüldür. Şifahen / oral / ağızdan kullanılır.
Ekim 2014

Elif İscen, bir soruya yanıt verdi.

Diş bakımının temel esasları nelerdir?

Günde en az iki kez doğru diş fırçalama tekniğiyle diş bakımı yapmaktır. Ayrıca en az günde bir kez - ki ben yatmadan önce kullanmayı tercih ederim özellikle - diş ipiyle diş aralarını temizlemektir. Ayrıca en az altı ayda bir diş hekiminize gidip tartar temizliği yaptırmaktır.
Ekim 2014

Tuğçe Topuzoğlu, bir soruya yanıt verdi.

Diş bakımının temel esasları nelerdir?

Diş bakımının temel esası basit bir cevap olacak belki ama doğru diş fırçalamak. İdeal diş fırçalama süresi 4 dakikadır. Yani sevdiğiniz bir şarkı boyunca dişinizi sıkılmadan fırçalamanız mümkün. Yine ideal bir diş fırçası tahmini olarak en fazla 3 dişe fazla temas eder. Diş fırçalama ön dişlerimizden değil arka dişlerimizden başlanmalı ve 3'er 3'er dişler fırçalanır. Her 3 dişe 10 tane fırça darbesi yapmak gerekir. Fırça darbesini diş etimizden dişimizin besinle temas ettiği kısma doğru yani koleden incisiv kenara doğru yapmamız gerekir.

Diş fırçalamak ağız hijyenini tam olarak sağlamaz eğer her daim sağlıklı gülüşler istiyorsanız dil, yanak, damak fırçalaması da yapmanız gerekmektedir. Bunun yanı sıra diş ipi kullanmanız da gereklidir. Diş ipi kullanmadığınız sürece fırçalamanın getirileri düşük kalacaktır.
Ekim 2014

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Mart 2014

Zeki  yeni bir  gönderide  bulundu.

Diş macunu başka ne işe yarar?

  • Diş macunları dişler dışında da şahane temizlik ürünü olarak kullanılabiliyor. Bununla birlikte başka faydaları da var. Aşınma lekelerini kaldırdığı gibi ayakkabıyı gıcır gıcır gösteriyor.
  • Ayakkabılarınızı temizleyebilirsiniz.
  • Fildişinden yapılmış bilardo topu, piyano tuşları ve takıları temizleyebilirsiniz.
  • Ütünüzü temizleyebilirsiniz.
  • Pırlanta yüzüğünüzü parlatabilirsiniz.
  • Bebek emziklerinin kokusunu giderebilirsiniz
  • Gözlük buğulanmalarını engelleyebilirsiniz
  • Banyodaki aynanın da buğulanmasının önüne geçebilirsiniz.
  • Banyo ve mutfak musluklarını ve lavabosunu temizleyebilirsiniz.
  • Gümüş eşyaları parlatabilirsiniz
  • Duvardaki pastel boyaları silebilirsiniz
  • Kumaşa dökülen mürekkebi silebilirsiniz
  • Mobilyalardaki su lekelerini ortadan kaldırabilirsiniz
  • Elinizdeki kokuyu giderebilirsiniz
  • Halılardaki inatçı lekeleri çıkarabilirsiniz Kahve olur şarap olur, eski diş fırçası yardımıyla bu lekelere diş macunuyla müdahale ederseniz lekelerden kurtulabilirsiniz.
  • Duvardaki delikleri kapatabilirsiniz Diş macununu alçı gibi kullanarak duvar deliklerini doldurup üstünü boyayabilirsiniz.
  • Arabanızın farlarını temizleyebilirsiniz
  • Sivrisinek ısırıklarının kaşıntısını önleyebilirsiniz
  • Sivilcelerden kurtulmak için kullanabilirsiniz Yatmadan önce sivilcenizin üstüne diş macunu sürün. Macun sivilce bölgesini yağlanmaya karşı korur ve sivilceyi kurutur.
Şubat 2014

Goul Chakir Katsapoulos  yeni bir  gönderide  bulundu.

Dişeti hastalıkları ve tedavisi

Dişeti hastalıkları ve tedavisi Dişeti hastalıkları, dişleri destekleyen dokuları etkileyen iltihabi hastalıklardır. Dişeti hastalıkları, insanlığı etkileyen en yaygın hastalıklardan biri olmasına rağmen, günümüzde dişeti hastalıklarının karakteri Türkiye'de ve birçok dünya ülkelerinde yeterince tanınmamaktadır. Dişeti hastalıkları içerisinde, görülme sıklığı en yüksek olan iki farklı hastalığın öne çıktığını görmekteyiz. Bunlar; Gingivitis (basit dişeti hastalığı) Periodontitis (ilerlemiş dişeti hastalığı) olarak isimlendirilen dişeti hastalıklarıdır. Dişeti hastalıkları arasında en sık görülen hastalık hangisidir? Gingivitis denilen dişeti iltihabı en sık görülen dişeti hastalığıdır. İnsanların yaklaşık %95 - 98 inde görülmektedir. Gingivitis nedir? Gingivitis (basit dişeti hastalığı) , ağız hijyeninin yeterli olarak sağlanamadığı durumlarda oluşan dişeti hastalıkları grubunu temsil eder. Etkisi, dişeti seviyesinde sınırlı olan iltihabi bir hastalıktır. Dişeti hastalığının en önemli nedeni "bakteriyel diş plağı" adı verilen, dişler üzerinde biriken yapışkan ve renksiz film tabakasıdır. Ancak gingivitisin oluşumu üzerinde sadece bakteri plağının öncelikli olarak etkisinin olmadığı; bazı ilaçların (nifedipin, fenitoin, cyclosporin A vb) kullanımı, hamilelik, puberte veya menapoz dönemleri gibi hormonal dengesizliklerin olduğu dönemlerin de etkisi olduğu bilinmektedir. Bakteri plağına bağlı olarak gelişen gingivitisin, hekimin uyguladığı diş yüzeyi temizliği ve altı ayda bir yapılacak olan sürekli kontroller ile iyileşmesi mümkündür. Ancak tabiî ki iyileşme üzerindeki en önemli faktör, hastanın doğru ve düzenli bir şekilde uyguladığı kişisel ağız bakımıdır. Tüm bu faktörler yerine getirildiğinde gingivitis, kolaylıkla bir daha oluşmamak üzere iyileşecektir. Periodontitis nedir? Gingivitisten farklı olarak, dişin kök yüzeyini, diş kökünü saran kemiği ve bu iki doku arasındaki bağ dokusunu harap eden (yıkan) iltihabi bir hastalıktır. Diş ile dişeti arasında periodontal cep oluşur. Bir anlamda tedavi edilmemiş olan gingivitisin ilerlemiş haline benzetilebilir. Periodontitis, kronik bir hastalık olsa da bazen ilerleme hızı artabilir. Genellikle hastayı rahatsız edecek boyutlara ulaştığında, hastalık uzun bir süredir varlığını sürdürmüş ve ne yazık ki ileri düzeyde harabiyetlere neden olmuştur. Eğer hastalık ilerlemiş düzeyde ise dişetinde abse oluşumu görülebilir. Hastalar genellikle bu durumu, dişten kaynaklanan iltihabi bir durum sanarak, ağrı ile diş hekimine başvurur. Periodontitisin iki türü vardır: Kronik periodontitis Agresif periodontitis Kronik periodontitis; toplumda çeşitli seviyelerde olmak üzere %85 oranında ve genellikle 35 yaş üzerinde görülmektedir. Bakteri plağı ve diştaşı oluşumlarının neden olduğu gingivitisin tedavi edilmemesi sonucunda gelişir. Kronik periodontitisin tanısı, klinik muayene ve radyografik inceleme sonucunda konulabilir. Klinik görüntüsü olarak dişetleri olması gereken pembemsi rengini kaybetmiş, daha koyu kırmızı renkte, şiş ve kolaylıkla kanayabilen bir durumdadır. Radyografide (diş röntgeninde) ileri derecede kemik kayıplarının olduğu görülür. Agresif periodontitis ise kronik periodontitisten farklı olarak bakteri plağının lokal etkisiden bağımsız olarak ve daha hızlı ilerleyerek hastayı ergenlik ve genç erişkin ve hatta ergenlik öncesi dönemde etkiler. En önemlisi çok erken yaşlarda diş kayıplarına neden olacak derecede ilerleyebilir olmasıdır. Yapılan çalışmalar, bu hastalığın genetik olarak geçiş gösterebildiğini, bu nedenle ailesinde erken yaşta dişeti hastalığı nedeniyle diş kaybı olan bireylerin mutlaka düzenli olarak diş hekimi kontrolü altında olmaları gerektiğini göstermektedir. Bazı mikrobiyolojik incelemelerle bireylerin bu hastalığa yatkınlığı saptanabilir. Erken teşhis, bu hastalıkta erken diş kayıplarının önlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Bu hastalık sadece dişlerde erken kayıplara neden olmamakta, aynı zamanda dişleri saran kemikte de kayıplara neden olabilmektedir. Bu durum, ileride implant (diş ekme) ve protez uygulamalarında da zorluklara neden olabilmektedir. Dişeti hastalığına yatkınlığı olan kişilerin çocuklarının, özellikle ergenlik döneminde dişeti muayenesinin yapılması çok önemlidir. Dişeti hastalıklarının tedavisi nedir? Agresif periodontitisin tedavisinde eskiden diş çekimi ya da dişlerin köklerinden birinin çekimi yapılırken; günümüzde antibiyotik kullanımı ile birlikte diş kök yüzeylerinin temizlenme işlemi yapılabilmektedir. Bu sayede dişler eski sağlıklı görünümlerine kavuşturulabilmektedir. Başlangıç tedavisi olarak adlandırılan bu ilk aşamada dişeti altındaki ve diş yüzeylerindeki tüm diştaşları, iltihaplanmış diş kök yüzeyleri temizlenip düzgünleştirilir. Bunun dışında eğer varsa taşkın dolgular varsa mutlaka değiştirilmeli, çürük dişler mutlaka tedavi edilmelidir. Bu başlangıç tedavisi sonucunda, dişeti kanamaları çok azalır, dişeti kıvam ve renk olarak normal kriterlere yaklaşır. Eğer dişeti hastalığı başlangıç dönemindeyken tedavi edilmezse, kısa zaman içerisinde diş köklerinin çevresindeki kemik dokusu kaybedilmeye başlar. Belli bir miktardan fazla kemik kaybı olduğunda, dişler bulundukları konumdan hareket ederek yer değiştirmeye ve sallanmaya başlarlar. Bunun sonucunda da dişlerin kaybı kaçınılmaz olur. Bu hastalıkta yitirilen alveol kemiğini geri kazanmak için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Yöntemlerin temelinde kaybedilen kemiği geri kazanmak olduğundan kemiğin yitirildiği defekt bölgesine, hastanın başka bir sağlıklı ağız içi bölgesinden alınan kendi kemiği veya kemik bankalarından elde edilen (kemik grefti) steril insan kemikleri veya sentetik kemik minerallerini taklit eden materyaller uygulanarak kayıp kemik miktarı kazanılmaya çalışılır. Agresif periodontitis, toplumda %0. 1-2 oranında görülse de erken dönemde teşhis edilmedikleri taktirde, etkiledikleri bireyleri genç yaşta yoğun bir tedavi ihtiyacı ile karşı karşıya bırakmakta ve bazen yapılan tedavi sırasında diş kayıpları ile protez gereksinimine neden olmaktadır. Dişeti hastalıkları nasıl önlenir? Görüldüğü gibi tüm bireyler için, diş hekimi kontröllerine bebeklik döneminde başlayıp düzenli olarak yılda en az iki kez olmak üzere devam etmek büyük önem taşımaktadır. Çünkü ancak bu sayede agresif periodonotitis gibi ciddi diş ve dişeti hastalıkları erken dönemde teşhis edilebilir ve neden olduğu olumsuz durumların önüne geçilip kolaylıkla tedavi edilebilir. Ancak tüm bu kontrollerin yanı sıra bireyin tüm yaşamı boyunca sağlıklı bir ağız-diş sağlığına sahip olabilmesi için, hekimi ile birlikte iş birliği yaparak ağız diş bakımına özen göstermesi, ağız bakımını öğretildiği şekilde doğru ve sürekli olarak uygulaması gerekmektedir. Güncellenme tarihi: 06.08.2012 [email protected]
Aralık 2013

Sinem Yıldız Çiftlikli, bir soruya yanıt verdi.

Diş doktoru mükemmel dişlere sahip olabilir mi?

Evet terzi kendi söküğünü dikebilir :) Bazen zaman bulmak biraz zor olsa da yapabilir :)
Aralık 2013

Sinem Yıldız Çiftlikli, bir soruya yanıt verdi.

Ağız kokusunu gidermek için hangi diş macununu kullanmalıyız?

Ağız kokusunun sebebi ortadan kaldırıldığında koku giderilir. Macunlardan fayda beklemek bence doğru bir yaklaşım olmaz. Her diş macunu kullanım sonrası kısa bir süre için de olsa ağzınızın güzel kokmasını sağlar. Ama bir ağız hastalığı veya belki de ağız kaynaklı olmayan başka bir durum (şeker hastalığı gibi) macunla tedavi edilmez. Bununla birlikte dişlerin yüzeyindeki plaktan kaynaklanan kokuyu geçirmek için de macuna ihtiyaç yoktur, dişleri fırçalamak ve plağı uzaklaştırmak yeterlidir. Bu yüzden köktençözümcülük bence en güzeli :)
Eylül 2013

Turan Söylemez, bir soruya yanıt verdi.

Diş macunlarının içinde bulunan zararlı kimyasallar nelerdir?

Çoğu ticari diş macunları ve ağız gargaralarında zararlı maddeler bulunuyor. Bu nedenle diş macunu seçerken dikkatli olmak lazım. Aşağıdaki maddeleri içerenlerden uzak durun:
  • Sodyum Florür: Hem fare zehri hem de diş macunun ana bileşenini oluşturur. Diş hekimleri çürüklerden koruduğu için öneriyor fakat çoğu diş macununun 120 gramında küçük bir çocuğun 2-4 saat içinde ölümüne sebep olacak kadar sodyum florür bulunur.
  • Sodyum Loril Sülfat: Kişisel temizlik ürünlerinde kullanılan en tehlikeli maddelerden biri. Köpürtücü etkisi olduğu için diş macununa katılır. Temizlik sanayisinde garaj zemini temizleyici, motorlar için yağ giderici ve araba yıkama deterjanı ürünlerinde kullanılır. Klinik testlerde ise cildi tahriş edici madde olarak ilk tercih edilen kimyasaldır. Uzun vadede ciddi zararları vardır.
  • Triklosan: Kimyasal bir antibakteriyeldir. Deterjanlarda da kullanılır. ABD Çevre Koruma Kurumu tarafından tehlikeli bir böcek ilacı olarak sınıflandırmıştır. Hem insan sağlığına hem de çevreye zararlı bulunmuştur. İnsanlarda ka
  • Hidratlı Silika: Diş minesine zararlıdır fakat beyazlatıcı olarak macuna katılır. Dişleri hidratlı silika kadar aşındırıcı bir maddeyle temizlemek mineye zarar verir ve mineral almasını da engeller. Uzun dönemde yıpranma oluşabilir. Bu madde her ne kadar tartarı yok edip dişleri daha beyaz yapabilse de ağzın, diş etlerinin ve dilin asit-baz dengesini de bozarak zararlı olabilir.
Temmuz 2013

Devrim Güren  yeni bir  gönderide  bulundu.

Evde Doğal Diş Macunu Nasıl Yapılır?

Diş


Günümüzde diş macunlarının içeriğinde çok çeşitli, bilmediğimiz kimyasallar bulunuyor ve bazılarının yan etkilerini görmek mümkün. Eğer siz de doğal bir yaşamı seviyor ve destekliyorsanız bu yazımızda kendi diş macununuzu nasıl yapacağınızı anlatacağız.

Malzemeler
  • 1/2 su bardağı kabartma tozu (sodyum bikarbonat).
  • 1/4 fincan oksijenli su (hidrojen peroksit).
  • 1/4 fincan ılık su.
İsteğe bağlı olarak
  • 3 çay kaşığı gliserin.
  • 3 tatlı kaşığı ksilitol (Ağzınızda ferah bir etki bırakmasını isterseniz).
  • 1/4 fincan su.
  1. Bir karıştırma kabına kabartma tozunu dökün (yaklaşık 110 gr. tekabül eder). Kabartma tozunun temizleyici özelliği vardır ve bazı üreticiler macunlarda bunu kullanırlar. Ayrıca dişinizi parlatmaya yarar.
    Diş
  2. Kuru karışımın her 1/4 su bardağı (55 gr.) için 3 çay kaşığı gliserin ekleyin. Bu tatlandırıcı olarak işlev görür. Alternatif bir ksilitol de sayılır. Gliserin diş ve diş eti sağlığına iyi gelen doğal ve şekersiz bir tatlandırıcıdır.Diş
  3. 1/4 fincan(60 gr.) oksijenli suyu kabın içine - isterseniz bir damla nane yağı veya başka uçucu yağ kullanarak- katın. Oksijenli su ağzı dezenfekte eder ve dişleri beyazlatır. Nane yağı veya başka uçucu yağ kullanırsanız macun ağzınızda hoş bir tat bırakır. Ayrıca şunu da belirtmeliyiz: Hidrojenli su güneşten gelen ultraviyole (UV) ışınlarında çabuk bozulur. Bunun için macunu yaptıktan sonra güneşsiz bir ortamda saklamalısınız.
    Diş
  4. Oksijenli su ve kabartma tozunu karıştırın. Doğru kıvamı bulana kadar karıştırın ve gerekirse kıvamı tutturmak için oksijenli su ekleyin.Diş
  5. Macun tamamdır. Son olarak macunun kurumaması için macunu küçük bir plastik kaba koyun ve ağzını sıkıca kapatın.Diş
İpuçları
  • Hidrojen peroksit yani oksijenli su ışığa karşı duyarlı olduğu için macunu karanlık bir ortamda ve ışık geçirmeyen bir şişede saklayın.
  • Çocuğunuz için diş macununu daha çekici kılmak için gıda boyaları kullanarak macuna renk verebilirsiniz.
Haziran 2013

Bekir Uğur Köse, bir soruya yanıt verdi.

Neden diş macunu reklamlarında sürekli yeşil elma kullanılır?

Elma yerken hiç mi dişini kanatmadın :))

saka bir yana, beyaz renk herşeyi gösterir.. kanamayi göstermek için etkilidir..
Haziran 2013

Gürkan Çakıcı, bir soruya yanıt verdi.

Neden diş macunu reklamlarında sürekli yeşil elma kullanılır?

Esas olarak yeşil elma ile dişin hiç bir alakası yoktur. Diş etlerinde sorun olan insanlar elma gibi sert meyveleri yerken diş eti kanar ve acı çekerler. Reklamlarda da diş eti hassasiyeti olan insanlar elmayı yedikten sonra ısırdıkları yerde kan izleri olur. Diş macununun da bu hassasiyeti alacağını ve elmayı rahatça yiyebileceğinizi gösterir bu reklamlar. Ayrıca elmanın yeşil-beyaz renk gibi açık bir renkte olması ve diş sorununu rahatça gözlemletebilmesi de bunun bir simge olmasını sağlamıştır.
Haziran 2013

Gizli Kullanıcı,  yeni bir soru sordu.

Mayıs 2013

Şeyma Yıldırım, bir soruya yanıt verdi.

İçerisinde ağız yaralarına (aft) sebebiyet veren Sodium Lauryl Sulphate bulunmayan diş macunları hangileridir?

Bu soru için en iyi diş macunu Tea Tree Oil(TTO). Kendim kullanıyorum ve çok memnunum.
Ağız Bakımı

26 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.