Bilmek istediğin her şeye ulaş

Doğa

Doğa, tabiat, çevre, maddesel dünya ya da evren. Doğa; kendini sürekli olarak yenileyen ve değiştiren, canlı ve cansız maddelerden oluşan varlıkların hepsini kapsar. İnsani faktörler etkin değildir. Madde ve enerji unsurlarından oluştuğu kabul edilir. İnsan etkinliğinin dışında kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç; canlı ve cansız maddelerden oluşan varlığın tümünü ifade eder. Bazen sadece; insan eliyle büyük değişikliğe uğramamış doğal güzelliklerini koruyan, genellikle kent dışı kesimi anlatmakta kullanılır. Canlıların en geniş yaşam alanına "Doğa" denir.

Haziran 2016

Gizli Kullanıcı

Doğa nedir?

Doğa çok ilginç bir sözcük bence. Temel olarak insan tarafından yaratılmamış/üretilmemiş her şey doğadır. Türkçe bir şey bulamayınca Almanca'dan araştırdım. Almancası Natur oluyor ve aynen Türkçe karşılığı gibi doğmaktan türüyor. Bir şeyin doğmasının dilenmesi gibi. Yine de insanla çok ilgili çünkü insanın ürettikleri (tanrısal, ruhani, kültürel, sanatsal ya da teknik) dışındaki her şey anlamına geliyor. İnsan, doğanın sınır çizgisini oluşturuyor. Herhangi bir şeyin hatta kişinin bile davranışına doğa deniyor. Evrenin doğasından başlayarak, bir galaksinin, bir yıldız sisteminin, bir yıldızın, bir gezegenin, bir kıtanın, bir ülkenin, bir şehrin, bir ilçenin, bir insanın/hayvanın, bir bitkinin, bir terliksi hayvanın, moleküllerin, atomların, elektronların hatta atom altı parçacıkların bile doğasından bahsedilebiliyor. "A olgusu B olgusunun doğal sonucudur" dediğimizde ise gerçekliğin bir özelliği olarak ortaya çıkar doğa. Naturalizm düşüncesinde "var olan her şey" doğa olarak nitelendirilir. Bence de insanı doğadan dışlamak onu fazlasıyla yüceltmek olacaktır ki doğal afete karşı mesela, insanın da yapabileceği hiçbir şey tüm teknolojisine rağmen yoktur...

Okudukça gördüm ki doğa kavramı insanın kafasını oldukça kurcalamış. Meraklısı için, Almanca da varsa de.wikipedia.org/wiki/natur
Eylül 2015

Insan @insanevladi

Yaşam başladıktan sonra hücre(ler) veya canlılar neden ve nasıl dişi ve erkeğe ayrıldı?

Öncelikle şunu söyleyeyim konu üzerine adam akıllı okumuşluğum yok. Fakat mantık yürütmeye çalışacağım. Önemli olan şey çoğalması değil hayatta kalabilmesi. Ve daha hızlı çoğalan varlığını daha rahat devam ettirir diye bir genelleme doğru değil. Önemli olan iki kuşak arasındaki farktır. Daha güçlü bireyler oluşturmaktır önemli olan. Crossing over ve akraba evliliklerindeki sıkıntılı yenibireylerden yola çıkarak söylüyorum. Önemli olan daha sağlıklı bir birey dünyaya getirmek. Bu yüzden eşleşme, şansı arttırır. Tüm bunlara rağmen hermafrodit olan canlılar da var biliyorsun. Eğer dediğin şey bu kadar önemli olsaydı bu canlılar medeniyet olarak bizden daha önde olurlardı. Çoğalmanın evrimi konusunda yine pek bilgim olmamasına rağmen işin ucunun taa mayoz ve mitoz a dayandığını düşünüyorum.
Mart 2015

Yüksel Tan @Dimitrix

Ocak 2015

Sena K @senak

Ekolojik ayak izi nedir? Nasıl belirlenir?

Ekoloji konusunda çok kapsamlı bir geçmişim olmadığı için yanıtım kısa olacak. Çok tatmin edici olamayacağım için af buyurun.
İnternette küçük bir araştırma ile bulduğum bir bilgiyi paylaşayım. Ekolojik ayak izimizin sonuçlarına göre, dünyadaki tüm ülkeler Birleşik Arap Emirlikleri gibi hayat sürerse 5 dünya; Avrupa'daki bir ülke gibi hayat sürerse 3.5 dünyaya daha ihtiyacımız olacağı vurgulanmış.
Burada benim yorumum şöyle: Doğu-batı farketmiyor, genel anlamda tüm dünyadaki ülkeler şu anlık yaşayabileceğimiz tek yerimiz olan dünyamızın içine ediyor!
"Ekolojik ayak izi" kavramı ise bir bilimsel ölçüt olarak, tükettiğimiz kaynakların yerine konması bağlamında dünyanın yenilenme gücüne kıyasla bizim için gerekli olan hava, kara ve su kütleleri miktarı şeklinde geçiyor.
Yani, kirlenmiş olan 1metreküp havanın temizlenmesi için kaç ağaç gerekiyor gibi bir soruya karşılık, "yeryüzünde buna yetecek ağaç şu an var mı? Yeryüzünün kendi kendisini yenilemesi devam ediyor mu? " gibi sorularla cevap vermek oluyor.
Kaynak site şudur:
yedirenkyediiklim.org/ekolojik_okul/ind...

Konuyla ilgili derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyenler için de güncel bir makale bulmak istedim. Geçen yıl Endüstriyel Ekoloji dergisinde yayınlanmış. Makalede "Yaşam döngüsüne etki değerlendirmesi"nde Ekolojik Ayakizi yönteminin kullanışlılığı anlatılıyor.
onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/jie. . .
Kasım 2014

Ece Naz Sonat @lorquina

Hyperion ağacının lokasyonu neden gizleniyor?

Soruya cevap değil fakat merak edenleri için aşağıdaki linkten Sekoya ağaçlarına dair güzel bilgiler edinilebilir.

blog.meyvelitepe.org/2008/02/13/gkyzne-...
Kasım 2014

Sena K @senak

Türleşme diye tanımlanan, doğada canlı türlerinin kendiliğinden ortaya çıktığı görüşü ne kadar anlamlıdır?

Soruya şöyle bir başlangıçla yanıt yazacağım. "Canlı türlerinin kendiliğinden ortaya çıkışı" görüşü ve iddiası dinî bir söylemden köken almaktadır. Yani ".. Bütün canlıların yaratıcı bir üstün kuvveti vardır, o da Yaradan'dır, Rab'dir" söyleminin karşıtı olarak "bilimsel" anlatımlar konuluyor. Bu o kadar yanlış bir söylem ve içeriğinde (belki de bilmeden ama bence bilerek) sinsice ters yüz edilmiş gerçekler var ki. Belki şaşırılabilir, yalnız ortada böyle bir gerçek var, din olgusunu bilim olgusuyla karşıt gibi düşünenler üzülecek: Bilim, hiçbir şeyi ama hiçbir şeyi 'kendiliğinden oluşmuş' olarak sınıflamaz.

Bilim, önce "madde"yi anlama uğraşıdır! "Temel öğeler (elementler) nelerdir? " diye sorarak maceraya atılır ve bunların kerte kerte "nasıl? " şekillere bürünerek, belirli bir noktaya gelmesiyle ilgilenir. Örneğin, temel öğeler, bir zamanlar, "ateş-hava-toprak-su" şeklinde ayrımlandırılırken, bugün bir "Periyodik Tablo"ya sahibiz. Hidrojenle başlayan ve Ununoctium ile biten, benim bilgim dahilinde olarak en son 118 adete ulaşmış element (yapay oluşturulanlar dışarda tutulabilir)sayabiliriz doğanın temelini oluşturan.
Hepimizin malûmu, karbon, azot, oksijen ve çeşitli kütledeki diğer bazı elementlerle şekillenmiştir dünyamız ve dünyamızın şu son halinde biz,hayvanlar âlemi içinde, "insanlık" türü olarak, bitkiler âlemi ile eş zamanlı bir şekilde vücuda geldik.

Bu temel öğelerden kademe kademe bir sonraki yaşam biçimine evrimleşen bir düzen için, "kendiliğinden oluşmak" diye bir söylem, zaten olmaz. İşte bu anlayış, dünya üzerinde bir kısım insana zor geliyor. Çünkü insanlar, bilim bunu deyince, "ne yani, şimdi biz yaratılmamış mıyız? Tanrı suretinden değil miyiz? " diye soruyor ve bilimi burada cevaplandırma lüksü bulunmayan bir soruyla muhatap kılıyor ve hatta bu sorunun devamında gelişen davranışlarla, bilimin çalışmasını engellemeye kadar varabiliyor tüm insanlık! Çok acı. Bilim müneccim de değildir, öcü de değildir.
Bilim, bir "nasıl"ı bulma uğraşıdır. Ve bu "nasıl"lar birike birike belki de günü gelince "neden" sorusuna cevap verebilecek. Belki de hiçbir zaman veremeyecek. "Neden? " sorusu bir ölçüde mistik bir sorudur. Muallâkta olan bir alana el atar. Belirsizlikler ve tanımlanamayan kavramların içinde mistisizm (gizemcilik) yatar. İnsanlar "neden? " diye sormayı çocukluklarından itibaren severler. Örneğin, "Neden buradayız? " , "Neden insanız? ", "Neden vücudumuz var? " vs. vs. gibi sorularla, aslında bilim ilgilenmez. Felsefe, din ve mitoloji ilgilenir. "Nasıl bu noktaya geldik? ", "Tarihsel uygarlıklar nasıl varlık bulmuş ve yok olmuştur? " , "Beynimiz nasıl bir yapıdadır ve nasıl oluşmuştur? ", "Vücudumuz nasıl bu şekli almış ve nasıl çalışmaktadır? ", "Türlerin kökenine biyolojik, fiziksel ve kimyasal açıdan nasıl ulaşabiliriz? " gibi sorularla ise bilim, doğrudan ilgilenir.
Yukarda özetlediğim "bilimsel ifade tarzı"na göre düşünürsek, zaten, bilimin bir "anlamlandırma" uğraşı olduğu ortaya çıkar. "Ne kadar anlamlıdır? " diye sorulursa, bilim dışlanmış olur. Canlılığın, kademe kademe oluşması kavramı bir "kendiliğinden oluşum" değildir. Bu da bilinirse, her şey daha iyi anlaşılır.
Kasım 2014

Şaman @chamacon

Sizce yaban domuzları neden şehirlerimize geliyor, evlere giriyor hatta denizden yüzerek bir yerlere ulaşmaya çalışıyor?

Yaban domuzlarının genel özellikleri kısaca hem etobur hem otobur olmaları. Bir doğumda 6-12 arası yavru doğurabilmeleri ve ter bezleri olmadığı için serinlemek için su kaynaklarına ya da çamura ihtiyaç duyarlar. Bu özelliklerden yola çıkarsak yaban domuzlarının şehirlerimize inmesinin sebeplerini şu şekilde belirtebiliriz:
  1. Yaşam alanı yani ormanların yapılaşmaya açılması veya tahrip edilmesi.
  2. Son yıllarda gittikçe etkisini arttıran küresel ısınma ve buna bağlı kuraklık (ter bezleri olmadığı için ve az yağan yağmurdan dolayı çamurluk alan oluşmadığı için serinlemek için boğazı tercih etmiş olabilir).
  3. Doğal alanlarında beslenmesini sağladığı ortamın ve beslenme piramidinin bozulması dolayısıyla aç kalmaları.
  4. Yukarıda belirtilen nedenlerin hepsi nedeniyle psikolojik olarak depresyona girmiş olmaları sayılabilir.
Akp doğa katili bir hükümettir ve 12 yıllık iktidarında doğaya epey zarar veren uygulamaları olmuştur. Bununla birlikte diğer birçok uygulamasından dolayı AKP'yi ve yöneticilerini sevmem ve en önemli nedenler bunlardır yaban domuzlarının şehir merkezine inmelerinde ama kesin bu nedendir diyemeyiz diğer nedenler de araştırılmalı. Çünkü tek taraflı bakış ileride oluşabilecek önemli bir sorunu görmemize neden olabilir.
Ekim 2014

Winterwitch @ilkesanlav

Çiftleşme döneminde dişilerin erkeklere kur yaptığı hayvanlar var mı? Varsa hangileri?

Dün net geo da izlediğim bir belgeselde Jacana kuşunun dişilerin erkeklere kur yaptığını öğrendim. Bu kuşlar nilüferlerin üzerinde gezebiliyor batmadan hatta kendilerine İsa kuşu da deniyor. Erkekler yumurtaların başında bekliyor. Yumurta çatladıktan sonra yavruları besliyorlar koruyorlar. Bu süre zarfında dişiler sürekli gezip hergün yeni erkekleri tavlıyorlar. Erkekler çiftleşmek istemezlerse onları kovalıyor ve zorla çiftleşiyorlar. Hatta erkeklerin başında bekledikleri yumurtaları çatlatıp yavruları öldürüyorlar. Bunu tüm gün yapıyor bu kuşlar =) .
Kendisi şöyle birşey:
Hayvanlar Alemi
Eylül 2014

Winterwitch @ilkesanlav

Yağmurun yağacağını önceden nasıl anlayabiliriz?

Yağmur

Yağmurun yağacağı yükselen hava basıncı, havanın bulutlu olması gibi verilerle kolayca tahmin edilebilir. Hepimiz bir gün bugün hava çok basık demişizdir ki bu yüksek basınca delalettir. Yani hava basıncının arttığını bilinçli ya da bilinçsiz olarak hepimiz fark ederiz. Kısaca yüksek basınçla gelen yağmuru hepimiz tahmin edebiliriz ama düşük basınçla da yağmurlar gelir, onu hissedebilene romatizmaları tutan nineler hariç rastlamadım. Bir de bu bilgileri teyit etme amaçlı bakınırken şu ilginç listeye rastladım:

Yağmur

Yani bir barometre, bir termometre, gören gözler ve hisseden bir ciltle oldukça tutarlı tahminler yapabiliriz.
Ağustos 2014

Emel Gerçek @cenin

Ağustos 2014

Cahit Ceylan @cahitceylan

Çiçekler maden suyu ile sulanabilir mi?

Su, bütün canlılar için mutlak alınması gereken bir sıvıdır. Suyun ilginçliği bitkiler için bir besin elementinden çok "suyun taşıyıcı özelliği" canlılara hayat vernmektedir. Suyun sade verilmesi daha uygundur. Ancak; Topraksız seralarda sulama suyuna özel bir yazılım ile ilave bitki besin elementleri eklenmektedir. Bilgilerinize, S. G.
Ağustos 2014

Winterwitch @ilkesanlav

Tavsiye edebileceğiniz belgeseller hangileridir?

Asya geçidi belgesellerinin tümü
Planet Earth Serisi
Elegant Universe üçlemesi
Temmuz 2014

Seyda Kartal @seydakrtll

İnsanların çevre duyarlılığını artıracak ne tarz yaratıcı kampanyalar düzenlenebilir?

  • Evden işe, işten eve otomobille gidenleri araçlarını paylaşmaya yönlendirebilirsiniz. Mesela bu hafta hafta bölüşülebilir. Bunun için İnternet'de mail grubu, Facebook grubu gibi iletişim kanalları organize edilebilir.
  • Çevreye en zararlı maddelerden bir çoğu ambalaj malzemeleri. Plastik poşet yerine file kullanımını teşvik edebilirsiniz. Hatta bu konuyu büyük süpermarketlerle konuşup belki de filelerin maliyetine verilmesini sağlayabilirsiniz. Bedava olursa kimse alışverişe giderken yanına almaz.
  • Yine ambalaj konusuna gelince açık satılan ürünlerin tüketimini teşvik edebilirsiniz ama hile, hurda, pisliğin diz boyu olduğu yurdumuzda bu tutar mı, sağlıklı olur mu bilemedim.
  • Su ve diğer içeceklerin cam şişelerdekilerinin tercih edilmesini teşvik edici bir kampanya yapabilirsiniz.
  • Evsel atıkların ayrıştırılmasına yönelik kampanyalar yapabilirsiniz. Ayrıştırma kumbaraları ve ayrıştırılmış çöplerin işleme tesislerine taşınmasını organize etmek gerekir tabii ki. Bu durumda belediye ve tesislerden yardım isteyebilirsiniz.
Daha fazla

62 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Doğal Yaşam

111 Kullanıcı   20 Soru   51 Yanıt

Doğa Olayları

37 Kullanıcı   23 Soru   54 Yanıt

Deniz Canlıları

11 Kullanıcı   14 Soru   19 Yanıt