Bilmek istediğin her şeye ulaş

Dünya Barışı

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin using the new format, pass an empty string for 'continue' in the initial query.

Eylül 2015

Ayhan Şimşek  yeni bir  gönderide  bulundu.

donsuz kişot

Coğrafya ve Matematiğin eşsiz uyumu sonucu
Dünyamızın yüzölçümü 510 milyar km2
Dört'te Üçü Su ve bize kalan 127 milyar km2
böldüğüm insan sayısı ben dahil 7.5 milyar kişi
Evrensel kanunlara ve bugünkü dünya rakamlarına göre;
Yaşadığım dünyanın 170 km2'lik alanı doğduğum andan itibaren Dünya'nın bana hoşgeldin hediyesi.
Ben, benden öncekilerin kendilerini yönetmesine izin verdiği o kararların ve kanunların hiçbirini bugün tanımıyorum VE YÖNETİM ŞEKLİNİZİ BEĞENMEDİĞİM için;
Dünya Yüzölmünden 170 KM2 bana ait olan hakkımı GERİ İSTİYORUM.
Ve bu zamana kadar ırzına geçtiğiniz haklarım için SİZİ AF EDİYORUM.
clint eastwood


Ocak 2015

Serkeşche  yeni bir  gönderide  bulundu.

Savaşımızın Çocukları

4980

Savaş denince akla ilk gelen şüphesiz ölüm, kan, gözyaşı, silah, bomba.. Vs.
İnsan ırkının kendi kendisiyle girdiği her savaşın nedenleri, sonuçları, kazanım ve kayıpları tarih sayfalarında yerini alıyor. Fakat kazanım ve kayıplar bile toprak, asker, tazminat üzerinden değerlendiriliyor çoğunlukla. Ve ben daha hiçbir tarih kitabında şu istatistiği görmedim. Savaşta şu kadar kadın, şu kadar çocuk öldü; şu kadar insan evsiz kaldı, şu kadar insan psikolojik travma geçirdi, şu kadar insan göç etti diye. Bunları yapanlar bile yıllar sonra yarası olduğu için unutamamış veya duyarlı ve imkanı olan birileri oluyor hep.

Bilinen yakın dönem savaşlarında kaç çocuk, kadın, sivil ölmüş diye merak ettim ama bulabildiğim o kadar az şey oldu ki, üzüldüm açıkçası.

Diyelim ki Türkiye Suriye ile savaşa girdi. En basitinden ben, savaşın nedenlerini göründüğü kadar anlayıp safımı tutup, savaşa girer veya kaçar giderim. Peki mahalleme düşen her bombada can veren yaramaz çocukların, dedikodu ve alış-veriş hastası kadın komşularımın, veya ekmek derdinde olan esnaf adamın o bombaların altında paramparça oluşunu reva gören hangi ideoloji, hangi felsefe veya hangi inanç şekli bunu savunacak kadar yüzsüz olacak. ''Savaşta kurunun yanında yaş da yanar'' sözünün arkasına saklanacaklar için de bir çift sözüm var. Çok değil, birkaç yüzyıl öncesine kadar çoğunlukla imparatorlar, krallar savaşacakları krallıklarla askerlerini büyük meydanlarda karşı karşıya getirip savaşırlardı. Tamam kabul ediyorum, bu da saçma olabilir, ama olanca gücüyle bir şehre saldırıp kadın-çocuk-yaşlı demeden katletmekten daha onurludur.

Sadece son 24 yılda savaşlarda 5 milyon 300 binden fazla çocuk ölmüş,35 milyon 740 binden fazla çocuk travma geçirmiş ve bunların en az 19 milyonu evsiz. Başka ülkelere/şehirlere göç etmiş mültecilerin sayısı ise bunun üç katından daha fazla.

Hadi ben arkadaşıma neden savaştığımızı anlatırım bir şekilde; peki kim, hangi yüzle kalkıp o çocuklara biz din için, toprak için, özgürlük için savaşıyoruz diyebilir. Hadi yüzsüzlük yapıp anlattık diyelim, peki anlayacaklar mı?

Birbirimizle savaşıp, birbirimizi yok etmek isteyecek kadar nefret duyabiliriz. Ama bu henüz oynamaktan, gülmekten başka bir şey bilmeyen çocukları acımasızca katletmek için ne sebeptir, ne de mazerettir.


'En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir' demiş ya Cicero, haklı olsa da;
Biz en iyisi birbirimizi yok edene kadar savaşalım şu köşede, Dünya çocuklara kalsın.

Follow @SerkesSair
Eylül 2014

Engin Ergül   yeni bir  gönderide  bulundu.

Sunay Akın

Kardeş payı yapmak için mi uzattın süngünü elimdeki elmaya Kan emici vampirlere ve silah tüccarlarına inat, Dünya Barış Günü kutlu olsun...
Eylül 2014

Engin Ergül   yeni bir  gönderide  bulundu.

Barış Günü hatırlatmaları... Kemal Okuyan

1 Eylül 1939… İkinci Dünya Savaşı’nın başladığı gün.
İşin gerçeği, savaş daha öncesinde başlamıştı. Hitlercilerin 1933’te iktidara gelmesi bir savaş ilanıydı örneğin. Daha öncesine, söz gelimi İtalya’da 1922’de, Almanya’dakinden tam 11 yıl önce gerçekleşen faşist darbeye kadar da gidilebilir. Kapitalist-emperyalist sistem savaşsız zaten yapamaz ama faşizm özellikle militaristtir. İçeride işçi sınıfına savaş ilan etmekle kalmaz, temsil ettiği sermaye sınıfının yaşadığı kriz ve sıkışmayı uluslararası alanda savaşla, yayılmacılıkla çözmeye çalışır.
1939’a gelinceye kadar neler oldu neler! İtalya Etiopya’yı işgale kalkıştı, Japonya Çin ve Moğolistan’ı… Almanya Avusturya’yı faşistleştirdi, Çekoslavakya’nın kuzey-batı tarafındaki Sudetland’ı ilhak etti… İspanya Cumhuriyeti, Berlin merkezli karşı devrimci enternasyonal tarafından yıkıldı… Bütün bu dönem boyunca diğer emperyalist güçler; İngiltere, ABD ve Fransa olup bitenleri biraz kaygı ama çokça umutla takip etti. Kaygının kaynağı, Almanya’nın hızla büyüyen ekonomisi ve askeri gücünün emperyalist dünyadaki dengeleri değiştirecek noktaya gelme olasılığıydı. Hukuk-mukuk tanımayan Hitler ve onun Roma ile Tokyo’daki dostlarının komünizme karşı başlattıkları haçlı seferini, SSCB’yi ortadan kaldırma noktasına kadar götüreceklerine dair beklenti ise bu kaygıyı dağıtıyor, her ırk ve boydan kapitalisti umutlandırıyordu.
Hitler manyağını elbirliği ile besleyip büyüttüler, ona göz yumdular, pışpışladılar. Savaş başladığında bile Alman savaş endüstrisi ile Amerikan tröstleri arasındaki ahlaksız ilişki sürdü.
Neymiş? Bugün İslami Devlet’le ABD arasındaki aşk-nefret diyalektiğinin kökü faşizm yıllarına kadar gidiyormuş!
Çünkü emperyalizmin başka çıkış yolu yok. Kabul edelim ki, faşizmden, darbelerden, savaşlardan, karşı devrimci çetelerden arındırılmış bir dönem anormaldir kapitalizm için.
Bunları neden yazıyorum? Bugün olanlar iyi anlaşılsın diye.
Aşağımızda ve işin gerçeği yanımızda, içimizde İslami Devlet ya da eski adıyla IŞİD. Tereddütsüz bugünün meselesi. Kapitalizme rağmen değil, kapitalizm sayesinde ortaya çıkmış bir güç. Faşizm gibi…
Yukarımızda, Ukrayna’da doğrudan NATO tarafından örgütlenen faşist milisler. Azov Tugayları’nı duymuşsunuzdur. Emperyalist akıl ve destekle kurulan benzer yapılar içinde en fazla adı duyulup öne çıkanlardan biri. Kılıçla kafa uçurmuyorlar ama söylenirse bunu da yapacak denli fanatikler. Katiller. “Faşist” tanımlaması da öyle bize ya da onlarla savaşan “ayrılıkçı güçler”e ait değil. Batılı kaynaklar bile böyle nitelendiriyor Ukrayna’daki “özgürlük savaşçı”larını, hatta “özgürlük için savaşan Naziler” türü iğrenç başlıklar kullanıyorlar!
Evet bir tarafta Naziler, diğer tarafta IŞİD. ABD’nin, NATO’nun, uluslararası tekellerin elinden gelen bu!
Bugün Dünya Barış Günü.
Ne yapalım? Bütün bunları unutalım, görmezden gelelim.
NATO operasyonlarını “özgürlük savaşı” diye alkışlayalım, sahte baharları “devrim” diye alkışlayalım, gericileri “demokrat” diye alkışlayalım, emperyalistleri “müttefik” diye alkışlayalım. Alkışlayalım, birlikte türkü söyleyelim!
Barışalım.
Bir seçenek bu.
Diğer seçenek, “Emperyalizm varsa, barış yok” demek.

haber.sol.org.tr/yazarlar/kemal-okuyan/b... .

Eylül 2014

Engin Ergül   yeni bir  gönderide  bulundu.

Eylül 2014

Engin Ergül   yeni bir  gönderide  bulundu.

Ağustos 2014

Gökhan Biçer  yeni bir  gönderide  bulundu.

Hiroşima'ya atom bombası atılışının 69. yıldönümü (6 Ağustos 1945) nedeniyle Memorial Park'ta gerçekleştirilen etkinlik.

Hiroshima Marks Atomic Bombing Anniversary - WSJ

Hiroshima marked the 69th anniversary of the U.S. atomic bombing during World War II at the city's Peace Memorial Park.
Ağustos 2014

Gökhan Biçer  yeni bir  gönderide  bulundu.

Yetmiş yıl önce bugün (1 Ağustos), Anne Frank, Amsterdam'da saklandığı yerde günlüğüne son bölümü yazdı.

Anne Frank wrote her last diary entry 70 years ago

Seventy years ago, on Aug. 1, 1944, Anne Frank made her final diary entry from her hiding place in Amsterdam.
Haziran 2013

Samet Polat, bir soruya yanıt verdi.

Neden herkes dünya barışı için çabaladığı halde her yıl silahlanmaya ayrılan bütçeler katlanarak artıyor?

Günümüzde demokrasi özgürlük barış diyenlerin hepsi aslında savaş yanlısı olduğundandır
Mayıs 2013

Devrim Güren, bir soruya yanıt verdi.

Eylül 2012

Alper Altuğ, bir soruya yanıt verdi.

Neden herkes dünya barışı için çabaladığı halde her yıl silahlanmaya ayrılan bütçeler katlanarak artıyor?

Bugünü değil yarınını dùşündüğün an savaş başlar. Ne salladım ya ;)

Bence kaçınılmaz bi durum eski medeniyetler incelendiğinde çok azı savaşmamıştir.

6 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.