Bilmek istediğin her şeye ulaş

Düşünce Tekniği

Düşünce teknikleri hakkında merak ettikleriniz.

Temmuz 2015

Mehmet Can @yilmazdelikeso

Hayvanlar düşünür mü?

Sİnir sisteminin gelişmişliğine göre farklı oranlarda düşünürler. Tabi ki bu açıdan hiç bir hayvan insan kadar gelişmiş bir beyne sahip değildir ve insanın ulaşabildiği karmaşıklıkta düşünemezler (Bizim koşabileceğimiz ama çıta kadar hızlı koşamayacağımız gibi). Özellikle yunuslarda ve primatlarda görece gelişmiş düşünce ve dil gözlemleyebiliyoruz.
Nisan 2015

Veysi Biçen @veysibicen

Bir insanın çok okuması zararlı mı? İnsan için günlük okuma (bütün okumalar) ne kadar olmalı?

Evet, okumak oldukça zararlı bir alışkanlıktır. Hala aklınız yerindeyken kitaplardan uzak durun.

İlk bakışta okumanın tek doğrudan zararı gözlerinizin bozulması gibi görünebilir. Ancak okumanın çok ciddi yan etkileri vardır. Biraz bunlardan bahsedelim.

Öncelikle, okuyan insan bilgili olur bilgili insan da doğruyla yanlışı, iyiyle kötüyü daha iyi ayırt edebilir. Kulağa güzel geliyor dimi? Aman dikkat. Sakın düşmeyin bu tuzağa sakın. Bir anda kendinizi yanlışların içine gömülmüş hissedebilirsiniz. Herkesin yalanlar söylediğini, insanların aslında göründükleri gibi olmadığını fark edebilir ve bir anda katlanılmaz bir mide bulantısıyla baş başa kalabilirsiniz. Var mı gereği?

İkincisi ve belki de daha kötüsü, okumak sizi düşünmeye sevk edecektir. Bir anda kutsal kabul ettiğiniz tüm kavramları sorgulamaya sonra da hepsinden uzaklaşmaya başlayabilirsiniz. Yer yüzünde bir bitkiden ya da hayvandan daha değerli olmadığınız hissine kapılabilirsiniz. Önce kendinizi sonrada tüm değerlerinizi yeniden inşa etmeniz gerekebilir. Kim ister bunu?

Yine bu okuma ve düşünmenin kötü etkisiyle, evrendeki tüm canlıların, tüm olayların sorumluluğunu bir anda omuzlarınızda hissetmeye başlayabilirsiniz. Korkarım bu durum yine hiç gereği yokken uykularınızın kaçmasına sebep olabilir. İkinci arabanız, yazlığınız için çalışmak, şık restaurantlarda konum bildirimi yapmak yerine kendinizi gönüllü faaliyetlerde, sahip olduklarınızı herkesle paylaşırken bulabilirsiniz. Kafayı yemenin ilk belirtileri..

İlk akla gelen bu yan etkilerden sonra kitaplar sizin bedeninize daha çok sahip olmaya başlayacaktır. Nur topu gibi dertlerinize çözümleri de yine bu kitaplarda arayacaksınız. Arada bulur gibi olup mutluluğu yakaladığınızı düşüneceksiniz ama kısa zamanda bir kolonya gibi uçup gidecek mutluluk. Hep birileri size hayal kırıklığının en güzelini, en beklenmeyenini, iddiada 20 oran verilenini tattıracak. Ayağa kalkar gibi olup yine düşeceksiniz. Bu süreçte, ya kitaplardan kurtulmayı başarıp siz de herkes gibi, kalabalıklar gibi olacaksınız. Ya da birileri sizi deli diye çağıracaklar. Arkanızdan hakkınızda saçma sapan tespitlerde bulunulacak, "Çok okudu, çok zeki ondan böyle oldu" diyecekler.

Son olarak, sizlerle çok sevdiğim ve kutsal gördüğüm bir sözü paylaşmak isterim. Lütfen not alın: "Ignorance is bliss". Mealen: "Cahillik mutluluktur". Sakın ola okumayın.
HÜLLLOOOOOOOOOĞĞĞĞ. .
Nisan 2014

Gizli Kullanıcı

Başka hiçbir şey düşünmeden tek bir konuya odaklanabilir miyiz?

Mümkün ama çok zordur. Öncelikle buna başlamadan, zihninizi meşgul eden şeylerden arınmanız lazım. Sıkıntılı konularda bakış açınızı değiştirip önemsizleştirmek gibi. Mesela bi balonun üzerine söz konusu konuyu yazıp balonu patlatmak yada bir kağıda yazip sonra o kağıdı çöpe atmak gibi teknikleri kullanabilirsiniz. Sonra eğer vakit varsa konsantrasyon yeteneğinizi arttırmanız gerekir, mesela geometri yada sudoku soruları çözmek, sayı ezberlemek yada bazı bilgisayar-zeka oyunları oynamak, meditasyon yapmak gibi. Sonra fiziksel şartları düzenlemeniz gerekli, ısı-ışık-ses gibi sizi olumsuz etkileyecek dış faktörleri standardize etmek gibi. Masa başında bir çalışmaya odaklanacak iseniz, elde bişey tutmak herzaman işe yarar, örneğin kalem yada -çok önermesem de sigara- gibi. Bazı araştırmalar fiziksel bir aktivite esnasında düşünme yeteneğinin arttığını göstermiştir - örneğin evde kondisyon bisikletinde pedal çevirirken bi konu üzerine düşünmeye çalışabilirsiniz.
Şubat 2014

Özlem Cingöz @ozlemcingoz

Ağlamak insana faydalı mıdır? Zararları var mıdır?

Bazılarımız zaman zaman gözyaşlarına boğulurken, kimimiz de adeta kaya kesilir ve gözyaşları gözümüzden çok nadiren dökülür. Ancak aslında hepimizin arada bir de olsa ağlamaya ihtiyacı var. Çünkü gözlerimizden düşen o damlaların sağlığımız üzerinde birçok olumlu etkisi bulunuyor.
Genellikle kadınlar gözyaşlarıyla meşhurdur. Başlarına gelen en ufak bir şeyde gözyaşlarına boğulurlar. Bu hal, fazla hoş karşılanmasa da, sağlık açısından değerlendirildiğinde, son derece doğru bir tepki. Elbette size sürekli, iki gözünüz iki çeşme ağlayın demiyoruz. Ancak sizi üzen ya da strese sokan durumlar karşısında direnmemenizin cildinizden ruh sağlığınıza kadar birçok konuda olumlu etkileri bulunuyor.
Stres atmanızı sağlıyor

Ağlamanın bilinen en önemli özelliklerinden biri de stresten arınmanız. Yapılan araştırmalara göre, ağlarken üzerinizde bulunan tüm negatif duyguları gözyaşlarınızla kendinizden uzaklaştırabiliyorsunuz.

İlişkiler üzerindeki etkisi

Biraz garip gibi görünse de ağlamak yakın çevrenizle olan ilişkileriniz güçlenmesi de sağlıyor.Oldukça kırılgan ve hassas olduğunuz bu gibi anlarda, çevrenizdeki kişilerle aranızda çok daha güçlü bir duygusal bağ kuruluyor.

Toksinlerden arınmanızı sağlıyor

Gözyaşları arasında da farklılıklar olduğunu biliyor muydunuz? Örneğin soğan doğrarken gözünüzden gelen yaşlarla, stres yüzünden ağladığınızda gözünüzden dökülen yaşların içerikleri birbirlerinden farklı. Üzüntü sebebiyle ağladığınızda gözünüzden dökülen yaşların içeriğinde vücudunuzda bulunan bazı toksinler de yer alıyor. Dolayısı ile ağlarken, aynı zamanda toksinlerden de kurtulmuş oluyorsunuz.

Gözlerinize faydası

Ağlamanın gözleriniz üzerindeki bilinen en önemli etkilerinden biri de kurumalarını engelleyerek, daha iyi çalışmalarını sağlaması.

Gözlerinizi temizler

Ağlamanın gözleriniz için bir diğer faydası da, gözünüze kaçan iritanların gözünüzden atılmasını sağlamak. Eğer gözünüze bir şey kaçtıysa ağlamayı deneyin, işe yarayacaktır.

Kendinizi iyi hissetmenizi sağlar

Ağlamak, kendinizi çok daha iyi hissetmenizi sağlayan endorfin hormonunun salgılanmasını tetikleyen en önemli etkenlerden bir diğeri.

Kan basıncınız üzerinde etkisi

Ağlamanın kan basıncınızı düşürmek gibi bir etkisi yoktur. Ancak stres sebebiyle yükselen kan basıncınızı dengelemek için ağlamayı deneyebilirsiniz. Kaya gibi durup ağlamamanın sadece kendinize zararı olduğunu unutmayın.

Sağlığınız üzerindeki etkisi


Ağlamak, kalp ve damar hastalıklarının yanı sıra mide, kemik ve kaslarınız ile ilgili rahatsızlıklara da iyi geliyor. Nasıl mı? Ağlayarak vücudunuzda bu tip rahatsızlara neden olan bazı hormonların vücudunuzdan atılmasını sağlayabiliyorsunuz.

Burun temizliği üzerideki etkisi

Evet, ağlamak burnunuzun içinde bulunan bakteri ve iritanlardan kurtulmanızı sağlar. Ağlarken yaşlar sadece gözünüzden dökülmez, bir kısmı da burnunuzdan çıkar. Ağlarken burnunuzun akmasının bir sebebi de budur.

Göz enfeksiyonları üzerindeki etkisi


Gözyaşlarınızda bulunan bir kimyasal olan lisozim, anti-bakteriyel özelliği taşır ve gözünüzde enfeksiyon oluşumunu engeller.

Başka bir yazı için bizimgazete.bg/biz%e2%80%99im-sa%c4%9fl%... .
Aralık 2013

Haty Cross @haty36

Konuşmak mı daha zordur yazmak mı?

Hiçbiri, asıl dinlemektir zor olan. Zaten bütün kavgalar da ondan çıkmıyor mu?..
Nisan 2013

Halil Ertekin @halilertekin

Düşünce yeteneklerimizi nasıl geliştiririz?

Ufak ipuçları düşünce geliştirmenize çok yardımcı olur. Bunlar uzmanların daima önerdikleri şeylerdir:
  1. Derin nefes alın. Derin nefes beyne daha çok oksijen gitmesini sağlar. Bu sizin hem daha rahatlamanızı hem daha net düşünmenizi de sağlar.
  2. Yazın. Yazmak zihninizi diriltir ve hatırlamayı kolaylaştırır. Düşünme süreçlerinizi gözden geçirmenize olanak sağlar. Yaratıcılık ve analitik becerilerini artırır.
  3. Yabancı dil öğrenin çünkü yabancı dil öğrenmenin yaş ilerlemesine bağlı olarak oluşan performans kaybını azalttığı anlaşıldı.
  4. Konsantrasyon ve farkındalık egzersizleri yapın. Kendinizi böyle tanıyın. Zihninizdeki karmaşaları gözden geçirin, tanıyın. Sonra çözüme yönelin. Önce problemi saptayın sonra cevaba geçin.
  5. Klasik müzik dinleyin. Klasik müziğin verdiği gevşeme ve odaklama kuvveti artık genelgeçer bir bilimsel gerçek.
  6. Uyku düzeninize dikkat edin. İyi bir uyku zinde bir beyin demektir. İhtiyacınızın altında veya üstünde uyumayın. Uyuduğunuz saat değil uykunun derinliği önemli.
  7. Hızlı okumayı öğrenin çünkü bu gerçekten iyi bir beyin egzersizidir.
  8. Bunların yanında gülün, şarkı söyleyin, yeni bir şeyler öğrenin, farklı dünyalara açılın. Kısacası kendinizi monotonluktan kurtarın. İş yerine veya okula giderken her gün kullandığınız yolu kullanmayın. Beş yıldır yaşadığınız mahallede her gün geçerken gördüğünüz ama hiç adım atmadığınız sokağa girin.
  9. Bazen sağ eliniz yerine solu, sol eliniz yerine sağı kullanın. Beynin farklı bölgelerini uyarın.
  10. Sigarayı bırakın çünkü beyin hücrelerinize zarar vererek aktif düşünmeyi kısar.
  11. Saydıklarım yanında aklınıza gelebilecek her türlü beyni farklı çalıştırma yöntemlerini kullanın. :)
Ağustos 2012

Ümit Tok @umittok

Tam beyin nedir? Beynin tüm fonksiyonlarını tam beyin ile kullanan Da Vinci'nin sırrı nedir?

Zeki kişilerin beyinlerinin daha fazlasını kullandıkları gibi bir yanılgı vardır. Beynin çeşitli bölümleri farklı fonksiyonlar için kullanılır. Bu sebeple beynin kullanılmayan bir alanı olduğunu söylemek doğru değildir. Yani hepimiz beynimizin tüm fonksiyonlarını zaten kullanıyoruz. Beynimizi daha etkin kullanmak ise başka birşey örneğin hafazamızı veya zekamızı daha etkin veya daha fazla kullanabiliriz ama bu durum fazladan beyin fonksiyonu kullanmak anlamına gelmez.
Temmuz 2012

Onur Altınkaya @Rapsolut

Kuantum düşünce tekniği nedir?

Kuantum fiziği ile hiç alakası olmayan ve bilimin b sini bile bilmeyen şarlatanların para kazanmak için insanların bir çok zaafını kullanarak üretilmiş bir zırvadır.
Temmuz 2012

Onur Altınkaya @Rapsolut

Çekim yasası nedir? Nasıl uygulayabiliriz?

Çekim yasası ile 2008 de tanıştım o zaman lar sorunlarim vardı bankalara olan borclarim sürekli beni ararlar ve bunaliyordum bir gün patronum çekim yasası adlı bi kitap verdi ve okudum olumlu olumsuz düşüncelerden bahsediyordum kitap bir şeyi nekadar düşünürseniz onu eyleme dönüştürüyorsunuz ben hep avukatları düşünür acaba ariyacak larmi aramyacaklarmi diye düşünürken hep ararladi kitabı okuduktan sonra düşünmeye karar verdim ve aramadilar sonra araştırmalara girdim hep istedim kitapta yazdığı gibi, imgeledim hayalini kurdum sahip olmak istediğim şeyi arabam yoktu bilgisayarıma Renault 19 beyaz renk bir araba koydum her gördüğümde onu hayal ediyor o araba ile gezdigimi hayel ediyor arabada müzik dinliyor dum ve 1 sene gecmeden ben Renault spring beyaz renkli araca sahip oldum 6000 tl değerinde ki araba bana 3500tl maal oldu ve inancım daha çok arttı doğan Şahin düşündüm ve onuda aldım daha ileriye gitmek istedim klimalı bi arabam olsun şimdi chevrolet biniyorum isteyin onu hayel edin o an sizin gibiymis gibi o heyacani yaşayın ama korku yok endişe yok nasıl sahip olurum endişesi olmasın şartlar kendiliğinden oluşuyor nasıl düşünürseniz onu yaşıyorsunuz biraz Geçmişini ze inmeyi düşünün bakın şimdiki hayatiniza geçmişteki düşüncelerimizi yansitacaktir. Evli olan arkadaşlar bakın gemisinize şimdi eşinize kiyaslayin zıt kutuplar larda birbirini çeker çünkü kaygı var endişe var.ben çok araştırdım be araştırıyorum deneyimi olan arkadaslarla yazışma isterim, şimdiki işim eşim ve daha niceleri geçmişteki düşüncelerimizi ne istedigimize dikkat edelim herzaman negatif duygular daha ağır basar.
Temmuz 2012

Ceysun Ülgener @Cess

Takyon düşünce tekniği nedir?

Bilinçaltının derinliklerinde var olan güçlerin ortaya çıkarılmasının sağlayan tekniğe denir. Enerji türü değildir. Bütün enerjinin ana kaynağıdır. Huzur, mutluluk, maddi ve manevi mutluluğun takyon alanından geçtiği düşünülür. Bu alana ulaşabilmek için belirli nefes çalışmaları, bedeni
ve zihni kontrol etmeyi öğrenmek gerektir.

Haziran 2012

Burcu Krk @burcukrk

Büyük düşünürler tarafından kanıtlanmış yaratıcılık özellikleri nelerdir?

  • Nasıl göründüklerini önemsemezler.
  • Çok çeşitli tecrübeleri edinmeye çalışırlar.
  • Tutkulu oldukları konular üzerinde çalışırlar.
  • Her zaman meraklıdırlar.
  • Kendi zayıflıklarını dengeleyecek güçteki insanlarla birlikte çalışırlar.
  • Korku ve endişeleri yoktur.

Mart 2012

mehmethilmitutumlu.com'>Mehmet Hilmi Tutumlu @hlm_tutumlu

Sonsuzluğu anlamak, hissetmek mümkün müdür? Sonsuzluğu tanımlar mısınız?

Sonsuzluğu anlamak, hissetmek, tanımlamaksa mesele, bazı düşünce teknikleri, yaklaşımları var, onlar kullanılabilir.

Bu sitede de verildi, bir yaklaşım var, -adını unuttum, boyutları anlamak için bir yaklaşım, oradaki bir yaklaşımdan kesit alırsak;

Şayet iki boyutlu bir dünyada yaşıyor olsaydık, yani iki boyutlu bir kağıt üzerinde, mürekkeple çizilmiş bir insan şekli, dört yöne gider ama, derinlikte hareket edemez. Buna bakan ve üç boyutlu dünyada yaşayan insan, iki boyutluda yaşayanı nereye giderse gitsin tam olarak görür, diğeri ise ne görür, ne de üçüncü boyuta açılabilir.

Şimdi iki boyutlu dünyada yaşayan insana bir sonsuzluk verelim.

Kağıdı rulo yapıp, üst üste yapıştırdığınızda, iki boyutlu dünyadaki insan, ne kadar yürürse yürüsün, yürüyüşü bitmez, onun için ileri ya da geri giden yol sonsuzdur.

İyi de ya yukarı-aşağıya giderse, şimdi ruloyu çözelim ve kağıdı küre haline getirelim. Artık bütün yönler iki boyutlu insan için sonsuzdur, son yoktur, ancak üç boyutlu insana göre, bu sonsuzluğun boyutları bellidir, sonsuzluğu büyüklükle alakası yoktur bir üst boyut için.

Bu yaklaşımla, zaman boyutu ile beraber şu an yaşadığımız boyut bizim için sonsuzdur. Zira zaman boyutu bizim bu boyuttan çıkmamızı engeller ve sonsuz kılar. Evrenin henüz genişlemekte olan en dış kısmına ulaşsak ve daha da hızla dışına doğru taşsak, en geride tüm evrenin bir nokta haline geldiğini ve kaybolduğunu, buna karşın önümüzde var olduğunu görürüz. Aynen rulo yapılan kağıttaki, ek yerinden tekrar aynı yere dönmek gibi.

Evrenin bir büyüklüğü var, ancak sonsuz, ya da sınırsız. Ancak büyüklüğünü ancak bir üst boyutta yaşayan görebilir.

Nasıl biz iki boyuttaki bir insan ne yaparsa yapsın görebiliyorsak, bizim bir üst boyutumuzda da bakan birisi, bütün zaman scalasında tüm zamanı eş zamanlı görebilir. Geçmişi de, geleceği de görebilmek, dinde de var bu yaklaşım, olacağı gaybı bilmek bağlamında.

dolayısıyla bu tür teknik bakışlar, yaklaşımlar bu tür konuları düşünmeye yardımcı olur.
Mart 2012

Aykut Kardaş @unknow

Analitik düşünce nedir?

Analitik düşünce olayların analiz edilerek anlaşılmasını sağlayan bir yoldur. Uygun çözüm için bir araçtır. Analitik düşünceyi ifade etmek için matematiğin işlevlerini düşünebilirsin nasıl ki biz sayıları toplayıp, çıkarıp bölüp değerler yaratıyorsak sorunları da sayılar gibi parçalara ayırıp, basit çözümler üretip parçaları birleştiririz. Analitik düşünceye sahip kişiler çözüm için ne yapacağını kendi görenlerdir. Bu hakkı onlara vererek de analitik düşünen bireyler yetiştirmiş oluruz.

Analiz, yani çözümlemeye dayanan düşünme şekli. Doğası gereği, düşünülen nesneyi parçalara ayırır ve parçaların özelliklerinden (mantıksal, işlevsel vs. bağlantılarla) bütüne varmaya çalışır. Öncelikli olarak parçalayıcıdır. Örneğin matematik analitik düşüncenin en steril örneği olarak görülür genelde çünkü yapı olarak aksiyomatiktir: yapı taşlarından (aksiyomlardan) başlanır, matematik bu yapı taşlarından (zorunlu ve tek bir biçimde) inşa edilir. Matematiksel bir önermenin doğruluğu, önermenin bu yapı taşlarına indirgenebilirliğine (parçalana bilirliğine) bağlıdır.

İyi kurgulanmış bir analitik düşünce akışının dile getirilişine baktığınızda sonucun ne şekilde ön kabullerden çıktığını görebilir, bu akıl yürütmeyi kabul edebilir ya da redde bilirsiniz fakat bu noktada kafama takılan şöyle sorular var:
  • Bu düşünce akışını önceleyen bir süreç var mıdır? Varsa nedir? Açıklanabilir mi?
  • Yine matematikten örnek verirsek, öncelikli olarak şu değil de bu aksiyomlarla yola çıkmamızın sebebi nedir? Şu değil de bu önermeyi ispatlamaya çalışmamızın sebebi nedir? Şu değil de bu ispat yöntemini öncelikli olarak kullanmamızın sebebi nedir?
  • Analitik düşüncenin tümleyinini oluşturan, hatta onu çevreleyen ve yöneten bir düşünce süreci var mıdır? Varsa, bu düşünce süreci sistematik midir? Kendisi analiz edilebir mi yoksa analitik düşünce, bu arka planda iş yapan düşünce sürecinin kendisini ifade etmesini sağlarken bir yandan da sağlamasını yapmamızı sağlayan bir çeşit dilden mi ibarettir?
Daha fazla

447 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.