Bilmek istediğin her şeye ulaş

Evlilik, iki kişinin aile kurmak üzere kanunların uygun gördüğü şekilde, ruhen ve bedenen bir ömür boyu sürecek şekilde biraraya gelmesi. Evlilik, neredeyse her zaman karşı cinsten iki kişi arasında gerçekleşir;kimi kültürlerde ise, eşcinsel evlilik türleri hoşgörüyle karşılanmaktadır. Evlilik olağan olarak, ailenin çoğalmasının temelini oluşturur. Yani, evli çiftin çocuk yaparak onları yetiştirmeleri beklenir. Pek çok toplum, kişinin aynı anda birkaç eşle birden evlendiği çokeşliliğe izin vermemektedir. Medeni hukuk ve tarihte evlenmenin amacı, müstakbel eşlerin devamlı bir yuva kurmak için yaptıkları karşılıklı taahütlere resmi bir nitelik kazandırmaktır. Nitekim, insan topluluklarının çoğunda, evlenme vardır ve dünyaya çocuk getirilmesi, bunların korunması ve eğitilmesi amacıyla eşlerin biraraya gelmesi olarak kabul edilmiştir. Bununla beraber, bazı evlenmelerin böyle bir amacı bulunmadığı da bir gerçektir, örneğin yaşı geçkinlerin evlenmesi veya ölüm halindeyken yapılan evlenmeler gibi; fakat bunların sayısı azdır.

Nisan 2017

Emrah Turan, bir soruya yanıt verdi.

Farklı illerde yaşayan çiftler için nikah işlemleri nasıl gerçekleşir?

Çiftlerden birinin ikamet adresine bağlı nikah müdüelüğünden yapılabilir
Şubat 2017

Cihan Cihan  yeni bir  gönderide  bulundu.

Othello sendromu???

Adını ünlü yazar William Shakespeare'in 'Othello' adlı eserinden alan rahatsızlık, kişinin sevdiği birini hastalık derecesinde kıskanması durumu olarak ifade ediliyor. Sevgilisinin sadık olmadığı düşüncesine kapılan kişiler, kurdukları senaryoda ihanete uğradıklarını düşünüp, birlikte oldukları kişilere zarar verebiliyor. Ve buna sebeb olan en büyük risk faktörü sanal aleme kendimizi fazla kaptırmamız. Elbette bir çok faktör var ama sanal alem insanların normal düşünmesini engelen bir sürü dürtüye sahip kişi sanal alemde gördüğü bir çok kurguyu benimseyip gerçek hayatına girmesi için elinden gelenini yapar bunu nasılmı yapar hayatının her anına sanal alemi alarak vs ... Ve beyin tüm bu kurgu alemiyle empati halinde olup mantıksal çıkarımlar çıkartabilir ve buda kişinin aslında oldukça doğal olan hayat serüvenine adetta farklı bir zaman ve olgular çizgisi çizer ve kişi varolan durumu dışında daha ütopik düşüncelere kapılır ve buda patolojik kıskançlığa ilk adım olmakta . Ben sadece yukardaki rahasızlık için ele aldım elbette othello sendromu çok önceleride biliniyordu ama o zamanlar onu besleyen bu denli büyük ve tehlikeli bir sanal alem durumu mevcut değildi. Önceki araştırmalar othello sendromunun erkeklerde daha çok görüldüğü yönündeydi ama şimdiki bazı araştırmalar kadınlarda daha sık rastlandığı yönünde. Tabi ben sanal alem faktörüne dikkat çekmek istedim ama diğer faktörleride şöyle sıralayabiliriz aslında :
  • Sevilen kişiyi herkesten ve her şeyden kıskanarak kısıtlama isteği ,
  • Aşırı derecede aldatılma korkusu,
  • Kişideki aşırı özgüven eksikliği ve düşük benlik değeri,
  • Sevilen kişiden ayrılmanın bir fobi haline gelmesi,
  • Hakaret ederek partnerine kendini değersiz hissettirmek,
  • Aşırı kontrolsüz tepki ortaya koymak,
  • Saldırganlık ve şiddet eğilimi,
  • Sevilen kişiyi sürekli tehdit etmek vs gibi sebebler diyebiliriz.
Tabi her rahatsızlık gibi othello sendromunda tedavisi mümkündür.Uzman bir doktor gözetiminde kıskançlık krizlerinizden kurtulabilirsiniz. Nitekim kıskançlığın kimseye faydası olmadığını, hem kendiniz için hem de karşınızdaki için hayatı zehir ettiğini anlamanız gerekiyor. Sevgi ve aşk denilen kavramlar zaten karşılıklı güven ve sadakat üzerine kurulu, siz bu temeli şüphenizle sürekli sarstığınız takdirde mutlu olmanız mümkün değil. Ayrıca, kıskançlık çok tehlikeli olan bir durum. Gerek ülkemizde, gerek farklı ülkelerde kıskançlık, hatta genelde direkt olarak Othello Sendromu nedeniyle birçok cinayet bile işleniyor. (sevgiyle ve güvenle dolu günler dilerim herkese )
Ocak 2017

Tuğçe , bir soruya yanıt verdi.

İnsanoğlu neden eşe ihtiyaç duyar? Hayatında biri olmayan evliliği tercih etmeyen kişiler için düşünceleriniz nelerdir? Mutlaka herkes evlenmeli mi?

İnsan gönülden bağlı olan ortak bir alanda herşeyi paylaşabileceği, saygı görüp saygı gösterebileceği birine ve arkadasıyla ailesiyle paylaşamadığı şeyleri paylaşabilmek için eşe ihit, yaç duyar. Hayatında biri olmayan bir insan için evlilik söz konusu da değildir zaten. Önce hayatına birini alacakta sonra evlenebileceği insan olup olmayacağına karar verecekte, evlenecekte ohooo.. İsterse evlenmesin çok önemli değil, kişiden kişiye göre değişir. Toplumumuzun evlenmeden beraber yaşamayı kabul etmediği aşikar, ancak topluma kulak asmayan kendi özgürlüğünü ön planda tutan herkes evlenmesin, ya da evlensin bizene yani değil mi ?
Ekim 2016

Gizem Anlama  yeni bir  gönderide  bulundu.

Neden anne/baba gibi eş ararız?

“Çocukluğumuza mı ineceksin? ” cümlesi halk arasında da çok sıradanlaşan, bir psikolog ile konuşurken akla gelen ilk cümlelerden biri oluyor. Peki bu cümle nereden geliyor?

Psikoloji açısından çocukluk çağlarının önemi oldukça fazladır. Çocukluk yaşantılarımız, ebeveynlerimizle olan ilişkiler, yaşanılan travmalar yetişkinlik hayatımızı etkilemekte ve karşılaştığımız birçok şeyin cevabını vermektedir. Bunlardan bir tanesi de eş seçimi…

Çevrenizde fiziksel ya da karakteristik özellikleri annesine/babasına benzeyen eşleri seçen insanların oluşu mutlaka dikkatinizi çekmiştir. Çekmediyse dahi kendi içinize yönelip seçeceğiniz eşten beklentilerinize baktığınızda bir kadının babasına benzeyen bir erkeği, bir erkeğin ise annesine benzeyen bir kadını aradığını farkedebilirsiniz, her ne kadar bilinçli durumda bunu reddetse de… Bu kimi zaman farkındalığımız dahilinde olurken kimi zaman hiç farketmeden bu tercihi yapmış olarak buluruz kendimizi. “İlk aşkım babam! ” ya da “İlk aşkım annem! ” cümlesi çok tanıdık değil mi?

Bunun sebebi nedir?

Cevabını yine “çocukluğumuza inerek” bulabiliriz.

Erken çocukluk dönemlerinden biri olan “ödipal dönem” diye adlandırılan 3-5 yaş aralığında çocuklar içine doğdukları ilk sistem olan ailede kendi cinsiyetlerini öğrenmeye başlarlar. (İlk mastürbasyona bu yaş aralığında rastlayabiliriz örneğin.) Kendi cinsiyetini öğrenmeye ve algılamaya başlayan çocuk kuvvetli bir bağ hissettiği ebeveynlerinden karşı cinsten olan ebeveyne dair “ilk aşkım” dediğiniz duyguyu beslemeye başlar. Bu sandığınız gibi bir aşktan ziyade kendi cinsiyetini öğrenmeye başlayan çocuğun karşı cinse olan ilgisinin başlaması ve en yakınında, en çok tanık olduğu ve en çok bağlı olduğu kişiye karşı beslediği içsel duygulardan başka bir şey değildir. Kız çocuğunun tanıdığı ilk erkek baba iken erkek çocuğun tanıdığı ilk kadın annedir. Bu süreçte karşı cinsten olan ebeveyne duyulan hayranlık yetişkinlik hayatına da yansımaktadır. Bunun kalıntıları “anneye benzeyen bir kadın” ya da “babaya benzeyen bir erkek” arayışında karşımıza çıkmaktadır. Hiçbir zaman sahip olamadığımız “anne-baba” imgesini yetişkinlikte aramaya başlar ve ona en yakın bulduğumuz kişiyi “doğru insan” olarak nitelendirmeye başlarız.

Bu ilişki ne zaman sağlıksız hale gelir?

Anne-baba arayışı bir noktaya kadar sağlıklı kabul edilebilmektedir ta ki karşımızdaki kişinin “eşimiz” olduğunu “anne/babamızın” farklı kişiler olduğunu ayırt edemeyecek duruma gelene kadar… Buradaki ayrışmayı yapamama sorunun başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Eşinden anne/babası gibi davranmasını bekleyen kişiler bir süre sonra eşiyle değil, anne/babasıyla bir ilişki içerisinde gibi davranmaya başlamakta ve bu sorunları beraberinde getirmektedir. O sizin eşiniz ve aranızdaki ilişki ebeveynlerinizinkinden çok farklı. Size anne/babanız gibi davranmasını beklemek, ondan anne/baba sevgisi, şevkati aramak sizi “eşinizi sevmekten” alıkoyarak “anne/babanızı” seviyor hissine yöneltir. Sorunlu denebilecek bir ebeveyn ilişkinizin varlığı, onlardan sevgi alamayışınız, yeterli güveni hissedemeyişiniz bir süre sonra eşinizle de aranızda aynı sorunların başlamasına sebebiyet verecektir. Babadan bulamadığı sevgiyi baba imgesine bürünmüş başka bir erkekte arayan kadın bir süre sonra “Beni sevdiğini hissetmiyorum. ” şikayetinde bulunmaya başlayabilir. Çünkü onu sevmesini beklediği kişi sevgilisi değil, babasıdır. Babasına benzeyen birini seçmiş olması aynı sevgi yoksunluğunu eşinde de hissetmesine neden olacaktır. Aynı şekilde babasının desteğini hissedemeyen, güven duygusuyla büyümemiş bir kadın bir süre sonra “Erkeklerin hiçbirine güvenilmez. ” Sözleriyle karşınıza çıkabilir. Çünkü güvenilecek bir eş ararken babasını bulmuş, onunla ilişki yaşamış ve bunun doğal sonucu olarak güvensizlik duygusunu en derin şekilde yeniden yaşamıştır. Bu durumda erkeklerin tümü güvenilmez değildir, güvenilmeyen bir baba imgesine sahip kadın bilinçsizce babası gibi bir eş aradığında ona benzer kişilerle karşılaşmakta, onlarla ilişki yaşamakta ve bunun sonucunda hayal kırıklığına uğramaktadır. Bu noktada neden her seferinde aynı sorunlarla karşılaşıyorum sorusunu kendimizde aramamız gerekmektedir.

Şimdi içimize sorma vakti, siz eşinize mi yoksa anne/babanıza mı aşıksınız?

Psikolog Gizem Anlama
Ekim 2016

Birkan Aydin, bir soruya yanıt verdi.

İnsanoğlu neden eşe ihtiyaç duyar? Hayatında biri olmayan evliliği tercih etmeyen kişiler için düşünceleriniz nelerdir? Mutlaka herkes evlenmeli mi?

İnsan eşe ihtiyaç duyduğu için evlenmemeli, her gün görmek istediği ve çok fazla zaman geçirmek istediği kişinin resmi ve kültürel olarak eşi olması gerekmektedir. Eş ile sürekli beraberliğin adıdır evlilik. Ülkemizde evlilik hep karşı cinsler arasında oluyor ama bu dünyada bu şekilde değil, hem cinslerde evlenebilir. Evlilik devlete ben bu kişiyi seviyorum demektir. Bence herkes mutlaka evlenmeli mi? Doğru eşi bulduğuna eminse, asla ertelememeli, kendimden biliyorum. Evlilik çok eğlenceli bir şey.. :)
Eylül 2016

Insan  yeni bir  gönderide  bulundu.

Evlilik ve cinsellik konusunda muhteşem bir yazı. Özellikle bekar arkadaşların okuması gerektiğini düşünüyorum.

Evlilik Rehberi - Sorularla İslamiyet - ehlisunnetbuyukleri.com | İslam Alimleri | Evliya Hayatları

Sual: Yakında evleneceğim. Evlilik, özellikle ilk gece hakkında bilgi verir misiniz? CEVAPEvlenmek isteyenler, eşlerinin dinimizin bildirdiği ahlâka sahip olmal...
Ağustos 2016

Marty Mcfly  yeni bir  gönderide  bulundu.

Eşler niçin birlikte uyur ?

Bu soruya , denizci bir subay ile evli olan yakın bir dostum şöyle cevap vermişti :

"Yokluğunun verdiği his öyle ağırdır ki , varlığına doyamazsın. "

Kendi hayatıma dair şöyle bir tecrübe ile yanıt vereyim ; evli değildik ama eştik. İmzalar vb ritüelleri çok önemsemeden yaşadığımız o muhteşem ilişkide , gece uyanıp yanımda mı diye bakardım . Yanımda olduğundan emin olduğum halde bakar , saçlarını sever ve uyurdum tekrar.

Buradan yola çıkarak şöyle yanıt verebilirim : Belki de ilişkinin en olağanüstü halidir birlikte uyumak. Sessizliğin içinde kalp atışlarına evrilen , nefes alıp verişlerin , iç çekişlerin ve kokunun zirve hali. .
Ağustos 2016

Marty Mcfly, bir soruya yanıt verdi.

Eşler neden birlikte uyurlar?

Bu soruya , denizci bir subay ile evli olan yakın bir dostum şöyle cevap vermişti :

"Yokluğunun verdiği his öyle ağırdır ki , varlığına doyamazsın. "

Kendi hayatıma dair şöyle bir tecrübe ile yanıt vereyim ; evli değildik ama eştik. İmzalar vb ritüelleri çok önemsemeden yaşadığımız o muhteşem ilişkide , gece uyanıp yanımda mı diye bakardım . Yanımda olduğundan emin olduğum halde bakar , saçlarını sever ve uyurdum tekrar.

Buradan yola çıkarak şöyle yanıt verebilirim : Belki de ilişkinin en olağanüstü halidir birlikte uyumak. Sessizliğin içinde kalp atışlarına evrilen , nefes alıp verişlerin , iç çekişlerin ve kokunun zirve hali..

Haziran 2016

Melek Özaslan, bir soruya yanıt verdi.

Evlilik niyetlerinde, erkeğin evi, iyi kazanç sağlayan garantili bir mesleği hatta parasına göre değerlendirilmesi bana damızlık mandaları hatırlatıyor. Sizce gönüllerin bir olması her şeyi elde etmek için yetmez mi?

Hahah katilmamak olanaksiz! :)
Acikcasi bu tur durumlar bana evliligi zorunluluk olarak goren kisilerin yasattigi durumlardan gibi geliyor.
Kalp statu dinler mi? Dinliyorsa bir hayli problem var.
Mayıs 2016

Fatih Gündoğan, bir soruya yanıt verdi.

Türkiye'de boşanma oranları neden hızla yükseliyor?

İstatistikleri bilmiyorum. Varsa böyle birşey, dil gelişimi yüzündendir

dil ne kadar gelişir ve güçlenirse boşanmalar o kadar artar. Yok dil değil de beyin gelişmişse ve dile sahip çıkabiliyorsa, boşanmalar azalır.
Nisan 2016

Turgay Coşkun, bir soruya yanıt verdi.

Evlenmek isteyen bir çiftten erkeğin bayandan 1 yaş küçük olması nasıl karşılanır? Bayan açısından ve erkek açısından nasıl sonuçlar doğurur?

Erkeğin yaşça büyük olması aslında bir gelenek ya da olmazsa olmaz bir kural değildir. Kadın erken gelişmeye başladığı için erkekten önce de yıpranır. İleride sorun yaşanmaması için sadece bir tavsiyeden öteye gitmez dolayısıyla erkeğin büyük olması. Ancak arada sevgi var ise bence hiç fark etmez. Yaş uğruna sevdalar asla terk edilmemelidir bence.
Mart 2016

Ferdi Onuk, bir soruya yanıt verdi.

Mart 2016

Seckin, bir soruya yanıt verdi.

Cinsel birliktelik olmadan bir ilişki hatta evlilik sürebilir mi? Süremiyorsa, zevkler duygulardan önce gelir diyebilir miyiz?

Elbette sürebilir sadece bunu başaracak insan sayısı azdır. Herkes etrafımızdaki insanlar kadar bencil ve kibirli değil kimisinin çocuğu olmuyor kimisi erken boşalıyor kimisi çocukken uğradığı istismarın acısını cinselliik olmadan aşmaya çalışıyor. Yalnız ölmektense sevişmeden ama bir kadınla ölmek daha iyidir.

325 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Düğün

30 Kullanıcı   14 Soru   24 Yanıt

Nişan

8 Kullanıcı   6 Soru   9 Yanıt

Balayı

3 Kullanıcı   1 Soru   8 Yanıt

Evlilik Sorunları

137 Kullanıcı   27 Soru   114 Yanıt

Evlilik Teklifi

30 Kullanıcı   2 Soru   5 Yanıt

Görücü Usulü

1 Kullanıcı   0 Soru   0 Yanıt

Boşanma

36 Kullanıcı   19 Soru   77 Yanıt

Nikah

8 Kullanıcı   6 Soru   16 Yanıt

Gelinlik

2 Kullanıcı   2 Soru   4 Yanıt