Bilmek istediğin her şeye ulaş

Felsefe

Felsefe doğruyu vermez, en iyi ihtimalle yanlışı öğretir. Fakat yanlışı öğrenmek de doğruya yaklaşmak değil midir?

Ekim 2020

Gökhan Biçer, bir soruya yanıt verdi.

Sizce gelecekte insan DNA'sı kopyalandığında bireysellik nasıl tanımlanacak?

Her tür kopyalama işleminde bir takım deformasyonlar olur. Kabaca düşünmek gerekirse, fotokopi makinasında kopya çıkarma işleminde, orijinal, yüzde yüz olarak kopyalanamaz. Elbette ki genom alanında kopyalama bundan epey üst düzey bir işlemdir ama dediğim gibi işlem sırasında deformasyon olacağını düşünüyorum. Bu deformasyanlar, kopyanın orijinalden ayrılacak özellikleriyle, kopyaya bireysellik kazandıracak.
Eylül 2020

Gökhan Biçer, bir soruya yanıt verdi.

Neden her şey bu kadar mantıklı?

Çünkü insan merak eder. Bu canlı neden hastalanmıştır, kadavrasını açalım, bir bakalım, bu hastalık nedir ve sonunda sonuca varır, varamazsa önermelerde bulunur, ileriki tarihte birileri bunu ele alır, sonuca varır. Böyle böyle tarih şeridinde ilerler her şey. Halbuki bir hayvan böyle değildir. Mesela bir dişi aslan avlanır, av yoksa kızkardeşleriyle gölgede uyur, avına sırtlanlar dadanırsa erkek arslan gelir, mafya babası gibi görevini yaparak sırtlanları kovalar ve avdan payını alır. Yani bunların yaşamlarının ne olup ne olmayacağı bellidir ama insan böyle değildir. Hal böyle olunca insan düşüncelerini ve birikimlerini tıpkı bir kütüphanedeki kitaplar gibi tasnif eder ve onlardan faydalanmanın metodlarını da ortaya koyar.
Ocak 2018

Mehmet Kozak, bir soruya yanıt verdi.

Ekim 2017

Eren Kahveci, bir soruya yanıt verdi.

Felsefenin başlangıcından bugüne kadar geçirdiği evreleri göz önüne alarak günümüzde felsefe ne işe yarar?

"Acaba bana öğretilenler / algıladıklarım / inançlarım ne kadar doğru" dan tutun da, gelecekte ne olabilir'e kadar, iyi insan nasıl olunur dan tutun da, var mıyım yok muyum(!)'a kadar ve eleştirel bakış açısı kazanmaya kadar pek çok soru, analiz, felsefi düşünceye girmektedir. Yani aslında gün içinde ya da kendi içimizde ya da yaptığımız işte -tutarlı ya da tutarsız- felsefe yapmaktayız.
Ağustos 2017

Seda Kahraman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Kimlik

Nefes alıp verdiğimiz, yaşamımızı sürdürdüğümüz bu hayatta kaç kere öldük? Her ölüm anından sonra yeni bir hayat başladı bizler için. Yeni hayat kavramına kalp kırıklıklarıyla, güvensizlikle, nefret ve kin ile başladık . İnsanlara olan nefretimiz her geçen gün arttı. Güvenmek istedik ama olmadı. Güvenebileceğimiz tek kişinin aynadaki yansımamız olduğuna inanmak zorunluluğunu hissettik damarlarımızda. Beynimizde bin türlü düşünce; geçmiş acılar, travmalar… Yenilenen inançlar, arkadaşlar biraz da döngü içinde yaşamayı öğrendik. Kim anlayabilir ki yaşantımızı, kafamızın içindeki düşünceleri? Sevgi nedir? Gerçek olma durumunu silmek için elimizden gelenin fazlasını yaptık. Zor olanı istedik. Kötü olmayı tercih ettik. Baktık, kavradık, oynadık ve taklit ettik. Tıpkı çocuklar gibi inandık; inanmak istedik. Kendi benliğimizden koptuk , biz kimiz?
Ağustos 2017

Seda Kahraman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Yaşama Dair

İnsan ancak kendisi olabilir bunun dışında başka bir şey olması mümkün değildir. Zaten güzel olan Her şey güzelliğe, tazeliğe, hoş bir kokuya ve canlılığa sahiptir. Taklit olan her şey cansız, donuk, sahte ve plastiktir. Başka biriymiş gibi rol yapabilirsiniz ama acaba kimi kandırmış olursunuz? Kendiniz dışında kimseyi kandıramazsınız. Üstelik bunun ne gibi bir amacı olabilir, bundan ne elde edersiniz? Kendinizi bilebilmeniz için önce kendiniz olmalısınız. Tüm kişilikleri tıpkı üzerinizden kıyafetlerinizi çıkartır gibi çıkartmalı ve tamamen çıplak kalmalısınız. Başlangıç oradan başlar . "Senden başkasına inanma, bir sen varsın bu dünyada. Bu kadar da emin olma, gördüğün her şey yalan aslında. Bir sen kendini bil. Bir sen varsın bir de beynin.   Minnet duy beynine; Yaradılış amacını unutma. Bir beynin için yaratıldın bir de düşünmek için. Haydi şimdi bak bakabildiğin kadar dünyaya, duy duabildiğin kadar gürültülü seslerini. Yarattığın bu dünyaya dön bak, tekrar tekrar bak. Sonra yine minnet duy beynine. Ne güzel hazine... Hazinenin tükeneceği gün o gün sen de öleceksin. Ölüm anını düşün. Evreni, mucizeleri düşün.Mucizenin bir parçası da sen! Haydi kalk artık çekin düzen ver kendine. Düzeldiğin halinle zihninde mucizeler yarat. Nefes almak güzeldir. Güzeldir yaşamak. Yaşa dilediğin gibi. Sorgulama, irdeleme, yargılama! Yalnızca Yaşa ! "
Ağustos 2017

Seda Kahraman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Amaç

Hayata gelme amacımız tamamı ile kendimizi tanımaktan geçiyor. Kendi benliğimizi bulmak, çevremizdeki olay ve hadiseleri idrak etmek, kavramak ile çelişkileniyor. Daha iyi bir birey olabilmek, kendimize ve yaşamımızı sürdürdüğümüz hayatta bulunan canlılara karşı nasıl daha verimli, uyumlu kişi haline gelebilirsek birey olabilmenin ilk temelini onarmış olabiliriz. Bir şeylerden şikayetçiysek önce kendimizi değiştirmeye çalışalım. Değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Sonra ki adımlarda bizlere verilen en önemli hazineyi (beynimizi) bilgi edinme alışkanlığı haline getirmemiz gerekir. Gerçek olan mutluluk; bilgiden, öğrenmekten doğar ve büyür. Sonsuzluk kavramını bilinçöncesi zihnimizi iyi şeyler adına kullanmamız gerekir. Enerjimizi tamamı ile bizi kalıcı mutluluğa itecek verilerden faydalanmayı öğrenmeyi sağlamalıyız. Sonuçta iyi ya da kötü hayatta bulunan her tepki enerji ile gerçekleşiyor. Enerjimizi olumsuz yönde sarf etmeyelim.
Ağustos 2017

Melek Özaslan, bir soruya yanıt verdi.

Milletimiz cehalletten nasıl kurtulacak?

Cehaletin icinde oldugunu kabullendiginde.
Mart 2017

Metin Atabay  yeni bir  gönderide  bulundu.

Ruhu Dinleyin

Dünyada Yazılmış Tüm Kitapları Okusa da İnsan

Her Kitabın Özü Birdir ...

O Öz ki Her Cevabı Kendinde İçerir

RUH derler ... Fizikle Açıklanamayan

Boyutlar Ötesi Mana Işığı ...

İşte O IŞIĞA Bağlandığı Kadar İnsan

Bilgeliğe " Ermiş " Olur ...

Kutsal Kitaplarda da Yazmaz mı

Tanrı IŞIKTIR ... Nurdur ...

Lakin Fiziki Işık Değil Elbette

Güneş Benzeri Fiziksel Işıklar

ONUN Kendi Işığının Yansımasının

Milyonda Biri Dahi Olamayacak Seviyede ise

TANRI Kavramı Fizikle Anlaşılmaz ...

Ancak Örnek Getirilir Misallerle Tasvir edilir ki

O Tasvirler Gerçeği bire bir Yansıtmaz ...

GERÇEK nedir ... İnsan Bunu Ölünce Anlayacak ...

Ölüm . Yani . Egonun Terbiyesi . . .
Mart 2017

Öteki Birisi, bir soruya yanıt verdi.

Gerçekten yok olan bir şeyi gösterebilir misiniz ki, 'yok''u ispat edebilesiniz?

Mantık argümanlarında kural şudur: Bir şeyin varlığı ve yokluğu arasında bir tartışma varsa, var olduğunu iddia eden varlığı ispat etmek zorundadır; yok olduğunu iddia edene ispat yükü yoktur. Tabii, bir şeyin varlığının ispat edilememesi, mutlak yokluğa da delalet değildir. Velhasıl, yokluğun ispatı yoktur.

1759 kişi

Konunun Takipçileri

İlgili Konular

Ahlak Felsefesi

269 Kullanıcı   26 Soru   123 Yanıt

Paradoks

60 Kullanıcı   6 Soru   36 Yanıt

Anarşizm

33 Kullanıcı   4 Soru   8 Yanıt

Felsefi Düşünce

523 Kullanıcı   42 Soru   224 Yanıt

Karl Marx

26 Kullanıcı   4 Soru   6 Yanıt

Hümanizm

15 Kullanıcı   1 Soru   0 Yanıt

Hiççilik

11 Kullanıcı   1 Soru   1 Yanıt

Maddecilik

9 Kullanıcı   1 Soru   3 Yanıt

Sürrealizm

12 Kullanıcı   7 Soru   15 Yanıt

Pragmatizm

7 Kullanıcı   1 Soru   2 Yanıt

Septisizm

10 Kullanıcı   2 Soru   6 Yanıt

Varlık Felsefesi

104 Kullanıcı   44 Soru   189 Yanıt

Bilgi Felsefesi

19 Kullanıcı   13 Soru   64 Yanıt

Hint Felsefesi

8 Kullanıcı   8 Soru   13 Yanıt

Bilgelik

9 Kullanıcı   2 Soru   7 Yanıt