Bilmek istediğin her şeye ulaş

Feminizm

Sosyoloji

Kadınların hakları ve ilgi alanlarını konu alan heterojen konseptin belirleyicisi kadındır. Kadın ve erkek arasındaki toplumsal eşitsizliğin süregelmesi, feminizmin amacının kadının toplumdaki yerinin iyileştirilmesinin ve toplumda gerçek bir eşitlik durumunun sağlanmasına neden olmuştur. “Feminizm” kavramı altında sayısız hareket özetlenmiştir.(Kelimenin kökeni Latince “femina” ve onun Fransızca türevi olan “Feminizme”den gelir.) “Aynı seviyede olma durumu, eşitlik, yani emansipasyon”dan anlaşılan (kadın ve erkek gibi) toplumsal gruplar arasındaki yaşam koşullarındaki eşitsizliğin asimile edilmesidir. “Eşit muamele” kavramından anlaşılan ise engelliler, hamileler gibi yaşam koşullarından muzdarip olan toplumsal grupların tüm yaşam alanlarında eşitlenmesi durumudur. Bu kavramlar, şans eşitliği ve insan haklarının temeli olan sosyal adaleti özetler. “Cinsiyet eşitliği”nden ise cinsiyetlerin, tüm yaşam alanlarında gerçek bir eşitliğe sahip olmaları anlaşılır. “Emansipasyon”un amacı mevcut engellerin ortadan kaldırılması ve meydana gelen zorlukların üstesinden gelinmesidir. Emansipasyon, cinsiyet yüzünden yapılan ayrımın tamamen zıttıdır. Asıl olarak kadın ve erkek eşitliği; bugün yalın olarak “cinsiyet” kavramının kullanılmasındansa, biyolojik ve sosyal cinsiyetler arasındaki farklara girilmesini daha ayrıntılı olarak tercih eder. Feminizm, sosyoloji, politik akım ve etik alanlarından oluşur, temeli ya da temel endişesi daha çok kadın özgürlüğüne dayanmaktadır. Bazı versiyonları geçmiş ve şimdiki toplumsal ilişkilere karşı eleştireldir. Çoğu toplumsal cinsiyet (gender) ve cinselliğe (sexuality) ilişkin toplumsal inşa olduğuna inandıkları unsurları analiz etmeye odaklanmıştır. Yine çoğu feminist cinsiyet eşitsizliği ve kadın hakları, ilgileri ve kadın sorunlarını araştırmaya odaklanmıştır. Feminist teori toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin doğasını anlamayı amaçlar ve top...

Kasım 2016

Insan, bir soruya yanıt verdi.

Bazı kadınların feminizmden nefret etme sebepleri nelerdir?

Feminizm başına buyruk ilerleyen ve genelde kadınların görüşlerini almayan bir akım. Kadınlar cinsel meta haline geldi, kimin umrunda; hala kadınlara özgürlük istiyoruz gibi zırvalıklarla uğraşıyorlar. Feminizm adından da anlaşılacağı üzere cinsiyetçi. Bir insanın cinsiyetinden önce kişiliği önemlidir, ama feminizm yüzünden -bana göre- kişilikten önce dişilik ön plana çıkıyor.
Eylül 2015

Erkan Karaca  yeni bir  gönderide  bulundu.

Feminizm ve Feministlik Nedir? Türkiye’de Feminizm

Feminizm genel olarak kadın – erkek eşitliğini ve kadın haklarını savunan bir düşünce akımıdır. Yazımızda feminizm ve feministlik kavramlarına; feminizmin kökenine ve dikkat çektiği konulara yer verilmiştir.

2140

Feminizm denince akla ilk olarak kadınlar gelebilir ama feminizmi savunan erkekler de bulunmaktadır. Feminizm akımı toplum içerisinde yaşanan kadın erkek eşitsizliğinden doğmuştur. Amaç kadınların da toplumda yeri ve söz sahibi olduğunu göstererek, gerçek bir eşitliğin varlığını ispatlamaktır.
Feminizm politik, sosyolojik ve etik anlamda her alanda kadın özgürlüğünün kısıtlanmasına karşı savunulan davranış ve tutumlardan oluşmaktadır.

Kadın hakları Birleşmiş Milletler sürecine ilk olarak 1993 yılının haziran ayında, Viyana Dünya İnsan Hakları Konferansı’nda girmiştir.

Dünyanın birçok yerinden harekete geçen kadınlar, kadın kuruluşlarının ve bağımsız kadınların katıldığı büyük bir kadın insan hakları kampanyası düzenleyip, “kadınların ve kız çocuklarının insan haklarının, evrensel insan haklarıyla ayrılmaz, bölünmez ve vazgeçilmez” olduğu tezini ilan etmişlerdir. Bu başarılı girişimden sonra resmi konferanslarda gündem oluşturucu bir konuma ulaşabilmişlerdir.

Feminizm Nedir?

Feminizm Latince femina kelimesinden türemiş bir kelimedir. Temeli Fransızcada feminizmeye dayanır. Eşitlik, her anlamda aynı seviyede olmak olarak anlaşılan ve toplumsal gruplar arasındaki koşul farklılıklarının yok edilmesidir. Dünyada kadınlar ve erkekler arasındaki eşitsizliğin bulunması, feminizm düşüncesinin amacının kadının toplum içindeki yerini iyileştirmek ve gerçek anlamda bir eşitlik durumunun oluşmasını sağlamıştır.

Feminizmin Temeli

Feminizmin temeli çoğunlukla kadınların özgür olmasına dayanır. Cinsiyetle ilişkisi olduğuna inanılan unsurların analizini yapmayı kendine odak almıştır. Yine çoklukla cinsiyet eşitsizliği ve kadınların haklarını, kadınların genel sorunlarını araştırmaya ve çözümlemeye odaklıdır.

Feministlik Nedir?

Feminizm düşüncesini savunan, destekleyen ve çözümlemeye çalışan kişiler feminist olarak adlandırılır. Feminist olanlar sadece kadınlar değildir. Kadın-erkek eşitliğini savunan erkekler de bulunmaktadır. Günümüz şartlarında feminizmi savunan kişilerin tepkileri daha belirgin hale gelip fazlalaşmıştır.

Feminizmin Dikkat Çektiği Konular

Yapılan araştırmalar, çalışmalar hala sürmektedir ve çeşitli değişimler yaşanmaktadır. Ancak 1960 yılından başlayıp günümüze kadar gelen süreçte konular şu şekilde kabul edilmiştir:
Hukuki alanda kadın ve erkek eşitliği feminizmin ilgi alanında olan konulardan biridir. Çoğunlukla kadınların ve erkeklerin gelir oranlarındaki dengesizlik ve istihdamdaki eşitsizlik oranı gibi konulara yer verilir.
Felsefe alanındaki diğer sosyal akımlarla feminizm arasında ilişki feminizmin önem verdiği konulardandır.
Cinsel kimlikler oluşturulurken kadın ve erkeğin eşitsizliği feminizmin karşı durduğu ve dolayısıyla ilgilendiği konulardandır.
Seksüel anlamda kadınların ve erkeklerin özerkliğinin sağlanmasıdır. Özellikle kadınların cinsel haklarına yapılan saygısızlıklar feminizmin ilgi alanında yer alır.

Feminizmin Kökeni

Feminizmin kökeni aydınlanma çağına kadar uzanmaktadır. Aydınlanma çağındaki önemli özgür düşünürlerden Lady Marry Montagu ve Marquis de Condorcet; kadınların eğitim hakkını savunarak dikkatleri çekmiştir. Bu şekilde başlayan feminizm düşüncesi felsefe haline gelmiş ve modern anlamdaki tanımına ulaşmıştır. Kadınlar adına ilk bilimsel topluluk Hollanda’da 1785 yılında meydana gelmiştir. Feminizmin bir yayın olarak hayatımıza girmesi ilk olarak İngiliz kadın yazar Mary Wollstonecraft’ın A Vindication of the Rights of Woman adlı kitabı olmuştur. Bu kitap 1792 yılında feminizme kazandırılmıştır.
Kadınlara adaletsiz davranıldığının fark edilmesi ya da böyle düşünülmesi 19. Yüzyılda gerçekleşmiştir. Bu inanç çoğaldıkça feminizm organize hale gelmeye başlamıştır. Oluşan bu harekete feminizm ismini veren sosyalist Charles Fourier olmuştur. Kadınların ilk toplantısı New York’da 1848 yılında gerçekleşmiştir. Ardından 20. Yüzyıl ilk dönemlerinde I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesinden sonra kadınlara oy kullanma hakkı verilmiştir.

Türkiye’de Feminizm

Türkiye’de feminist kadınların olduğu topluluk 12 Eylül tarihi ile sessizliğini bozmuştur. Bu topluluğun ismi İlerici Kadınlar Derneği’dir. İKD önceleri ideolojisi sosyalizm olan bir gruptu ancak 80’li yılların ardından kadın haklarına yönelmeyi başarmış bir topluluktur. Ayrıca İKD Türkiye’de kadın mücadelesi adına meydana gelen ilk topluluk ve deneyimdir. İKD haricinde temelinde feminizm olan ilk örgütlenme 1984 yılında kurulmuş olan bir yayınevidir. Yayınevinin ismi Kadın Çevresi’dir. Zamanla gelişip kadınların birbirlerine ulaştığı bir örgütlenme haline gelerek aktif olarak bir siyaset üretmeye başlamışlardır. Bu yayınevinin ilk çıkardığı dergi de feminist çizgilerde olmuş ve daha önce yayınlanan hiçbir dergi ile benzerlik göstermemiştir. Bunların haricinde tüm Dünya kadınlarına verilen oy kullanma hakkına ilave olarak; ilk kez ülkemizde Mustafa Kemal Atatürk tarafından; ardından da tüm dünyada kadınlara seçilme hakkı da getirilmiştir.
Kaynak:bilgihanem.com/feminizm-ve-feministlik-. . .
Ağustos 2015

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Feministler gece operasyonuyla 200 sokağını adını değiştirdi

Feministler gece operasyonuyla 200 sokağını adını değiştirdi - BirGun.net

Fransa'nın başkenti Paris'te dün gece feminist dernek 'Osez le feminisme' üyeleri 200 sokağa verilen erkek isimlerini kadın
Kasım 2014

Ayhan Şimşek, bir soruya yanıt verdi.

Ece Temelkuran, DÜĞÜMLERE ÜFLEYEN KADINLAR kitabında 'Gönlü kurakları biçeceksin ki kökünden, daha da kimseye zarar veremesinler. Yara açmaları mümkün olmasın --bizim gibilerde-- ' sözüyle neyi anlatmak istemiştir?

Okumadım ama cümle iyiymiş.
Buradan hareketle; Vereceği kararda iyiyi veya kötüyü tercih etmesi sonucu bir kar-zarar elde etmeyeceği halde kötüye yönelen şahsiyete öyle bir vuracaksın ki abayı her aynı karar anına geldiğinde hatırlayacak bu abayı. Bir daha düşünecek. Kurtulamayacak bu hayat dersinin ezberinden.



Kasım 2014

Devrim Deniz Bardakcı, bir soruya yanıt verdi.

Ece Temelkuran, DÜĞÜMLERE ÜFLEYEN KADINLAR kitabında 'Gönlü kurakları biçeceksin ki kökünden, daha da kimseye zarar veremesinler. Yara açmaları mümkün olmasın --bizim gibilerde-- ' sözüyle neyi anlatmak istemiştir?

..sevgili Taylan, "DÜĞÜMLERE ÜFLEYEN KADINLAR" sorusuna verdiğin yanıtla seni yermek veya germek niyetinde değilim zira **FEMİNİSTLERİN ALAYI EŞCİNSEL YALANMI HOCAM YALANSA YALAN DE ERKEK DÜŞMANI BUNLAR BİR TELDE İKİ CAMBAZI OYNUYORLAR** avam havası gundi zihniyetindeki sözler (bana) içi şişee şişe bomm.. sesiyle patlamaya ramak bi balonu anımsatmakta. Öncelikle FEMİNİZM'i erkek düşmanlığına bağlayan EŞCİNSEL'likle taçlandıran (farzet ki bende bir eşcinselim bundan kime ne) ve CAMBAZ'laştıran (SOYTARI'da diyebilirsin tabii) aklı sorgulamak gerek. Her neyse, bir İP'te iki cambaz oynamaz tezinden hareketle nasıl bir kafa yapısına sahipsen artık zehir/zemberek mübareksin. Oy ben sana ölem, ver elin öpem. Sokak şiirbazı Rapun: ERKEKLERİ ÖLDÜRECEKTİK VİZELER ÇIKTI derken senin saçma tespitlerine güldüğüm kadar Rapun'un haklı/haksız serzenişlerine gülemezdim. Son olarak sana önerim; "KAYBET BU ÖFKENİ İÇİNDE SAKLI KALSIN" şarkısını bir kuplecik dinle sinirlere iyi gelen bayıltıcı bir etkisi varımış ;)
Kasım 2014

Nazende , bir soruya yanıt verdi.

Ece Temelkuran, DÜĞÜMLERE ÜFLEYEN KADINLAR kitabında 'Gönlü kurakları biçeceksin ki kökünden, daha da kimseye zarar veremesinler. Yara açmaları mümkün olmasın --bizim gibilerde-- ' sözüyle neyi anlatmak istemiştir?

Kitabı okumadım. Bu nedenle tırnak içindeki cümleden ilk anladığım; duygusuz, hissiz insanları yok edeceksin ki hassas, narin,duygusal insanları incitmesinler...
Cümle için yorumum ise; çok acımasızca bir söylem. Gönlü kurak diye nitelendirdiği kişilere yapmak istediği eylemle birbirlerinden farkları olmadığını gösteriyor.
Kasım 2014

Jawair Chaker's, bir soruya yanıt verdi.

Ece Temelkuran, DÜĞÜMLERE ÜFLEYEN KADINLAR kitabında 'Gönlü kurakları biçeceksin ki kökünden, daha da kimseye zarar veremesinler. Yara açmaları mümkün olmasın --bizim gibilerde-- ' sözüyle neyi anlatmak istemiştir?

Abi sorunun Ece Temelkuranla ne alakası var yazar burda bi kadını anlatıyo kalbi incinmiş aşkı kaybetmiş bi kadının yollara düşüp aşkını ziyan eden herkesten intikam alması duygusu hesap sorması falan. Feministler erkek düşmanıdır alayı eşcinseldir bunlar ağıza alınmayacak çirkin şözler insanları olumsuz yaftalayan şeyler eyvallah gönlü kurakları biçeceksinki kökünden dahada kimseye zarar vermesinler aforizmasında hakana hak veriyorum amenna belki kuyruk acısından medyaya yüklenmiş olabilir. Olay döngüsü toplumlarda süreğen kaygılara yol açabilir diye düşünüyorum. Bir telde iki cambaz oynamaz adamım sen oynayabiliyosan helal derim buyur çık oyna bizi soytarıda ettin ya laaaaa allah senden razı gelsin bütün soytarılara ölüm kusan nefret suçları lugatında tarihe geçiş yapcan adamım :)
Kasım 2014

Devrim Deniz Bardakcı, bir soruya yanıt verdi.

Radikal feminizmin dinamikleri nelerdir?

.. Öncelikle "Radikal Feminizm" ne anlama gelmektedir, bu teoriyi bilmeli!
.. Hegemonik varlığını sürdüren cinsiyetçi ataerkil toplum yapısının herhangi bir dejenerasyona uğramadığı düşünülürse, heterojen toplumsal yapıların tamamen yıkılması gerektiği ideolojisinden hareketle "eril" yapılanmadaki her türlü oluşuma karşı savunma sistemidir diye tanımlanabilir mi?
.. Ek olarak;
.. Dinamikler nelerden oluşur bilmediğimden şahsınızca aydınlatılmak isterim ;)
Kasım 2014

Elif Ucar, bir soruya yanıt verdi.

Duygu Asena'nın yazdığı 'KADININ ADI YOK' kitabı 1988 yılında mahkeme kararı ile yasaklanmıştır zira mantık yürütmesi yapacak olsanız kitabın yasaklanmasına birkaç neden gösterebilir misiniz?

Kitabı okumadım ama kadının adı yok isminden mantık yürütecek olursam bana kadınların bu hayatta çoğu kez yok sayıldığı izlenimini yaratıyor... Erkek egemen toplumlarda cinsiyet kimliği çatışmalarını buna örnek gösterebiliriz. . .
Daha fazla

33 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.