Bilmek istediğin her şeye ulaş

Fıkra

Mizah

Fıkra ; bir yazarın herhangi bir konu veya günlük olaylar hakkındaki görüşlerini, düşüncelerini ayrıntılara inmeden anlattığı gazete ve dergilerde yayınlanan kısa fikir yazılarının genel adıdır. Bu tür yazıların diğer adı da ‘Köşe Yazısı’dır. Fıkralar, gazete ve dergilerin belli sütun veya köşelerinde yayımlanır.Yazarın, gündelik olayları, özel bir görüşle, güzel bir üslupla, kanıtlama gereği duymadan yazdığı kısa, günübirlik yazılardır. Fıkraların amacı, siyasî, kültürel, ekonomik, toplumsal vb. konuları çok defa eleştirel bir bakış açısıyla anlatarak kamuoyunu yönlendirmektir. Fıkralarda kesin olmaktan ziyade güzel, hoş sonuçlara varmaya; canlı, ilgi çekici olmaya özen gösterilmelidir. Yazar kendi duygu ve düşüncelerini en başarılı şekilde yansıtarak okuyucu ile arasında sıkı bir bağ kurar. Fıkranın genel özelliklerini sıralayacak olursak: Gerçek olaylar veya düşüncelerle ilgili konular işlenir. Konular tarafsız bir şekilde ele alınmalıdır. Düşünce ön plânda olmalıdır. Konular çok değişik açılardan ele almadan, ayrıntılara inmeden işlenir. Yazılanlara okuyucuyu inandırma zorunluluğu yoktur. Yazılanlar okuyucunun ilgisini çekmelidir. Nükteli fıkralardan, kıssalardan, vecize ve atasözlerinden faydalanılmalıdır. Açık, sade ve akıcı bir dil kullanılmalıdır. Konular okuyucuya merak uyandırmalı, aynı zamanda da eğitici , bilgilendirici olmalıdır.

Kasım 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Kasım 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Ağustos 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Temmuz 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Başbakan Karadeniz Gezisinde

Başbakan, Karadeniz gezisinde bir üniversiteyi ziyaret etmiş.
Sınıfın birinde öğrencilerle tanışmış.
O duruşuyla, beden dilini de kullanarak konuşma yapmış.
Etkili konuştuğunu düşünerek

"sorusu olan var mı ? " demiş.
Temel "ben size 3 soru soracağım" demiş.
1. Bu kadar yıpranmış olmanız gerekirken, oylarınız nasıl oldu da arttı ?
2. Özelleştirme adı altında, bütün önemli kurumları yabancılara sattınız, bunlardan ne kadar para kazanıldı ?
3. Bu paralar nerede ?
Tam bu sırada zil çalmış. Başbakan "2.derste devam ederiz" deyip çıkmış.
Derse yeniden girince "nerede kalmıştık" diye sormuş.
Bu sefer Dursun ayağa kalkmış "bizim sorularımızı cevaplayacaktınız" deyince,
Başbakan "iyi... Tekrar sorun bakalım" demiş.
Dursun "size 5 sorum olacak"demiş.
1. Bu kadar yıpranmış olmanız gerekirken, oylarınız nasıl oldu da arttı ?
2. Özelleştirme adı altında, bütün önemli kurumları yabancılara sattınız, bunlardan ne kadar para kazanıldı ?
3. Bu paralar nerede ?
4. Teneffüs zili neden yarım saat erken çaldı ?
5. Temel nerede ?
Temmuz 2014

Ayhan Şimşek  yeni bir  gönderide  bulundu.

Fıkra: Siyaset nedir?

Ali 3. Sınıfa giden zeki bir çocuktur.
Bir gün öğretmeni Ali'ye 'Siyaset' nedir diye sorar.
Ali düşünür ama o çocuk aklıyla cevap veremez.
Eve gider kitaplara bakar ama hiçbir şey anlayamaz.
O da babasına sormaya karar verir.
—Baba, Siyaset nedir?
—Baba düşünür. Ali'ye uygun bir yolla anlatmak ister.
—Bu evde parayı getiren kim oğlum?
—Sen...
—Ben kapitalist rejimim.
—Peki, parayı alıp bizim yiyecek içecek ve giyecek gibi ihtiyaçlarımızı karşılayan kim?
-Annem...
—O da hükümet.
—Peki, küçük kardeşinle kim ilgileniyor?
—Dadım...
—Dadın işçi, kardeşin gelecek, sen de halksın o zaman.
Ali her şeyi not alır ve uyur.
Gece garip seslerle uyanır.
Bir de bakar ki kardeşi ağlıyor.
Yanına gidince altına pislediğini anlar.
Hemen annesini kaldırmaya gider.
Ama ne yaparsa yapsın anne kalkmaz.
Bu arada salondan gelen sesleri merak eder ve salona gider.
Babasıyla dadısını uygunsuz yakalayan Alinin ağzından aynen şu kelimeler dökülür:
—Kapitalist rejim işçiyi sömürüyor! Hükumet uyuyor, gelecek bok içinde, halk ne yapsın…? ? ?
Temmuz 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Haziran 2014

Engin Ergül   yeni bir  gönderide  bulundu.

Haziran 2014

Engin Ergül   yeni bir  gönderide  bulundu.

Haziran 2014

Engin Ergül   yeni bir  gönderide  bulundu.

Haziran 2014

Engin Ergül   yeni bir  gönderide  bulundu.

“İnsan içine düşmek!”

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti eski başkanlarından rahmetli üstadımız Burhan Felek (1899-1982) “Politika, insan içine düşmektir. ” der dururdu.
Peki, “insan içine düşmek” ne demek?
Adamın biri, bir yaz günü her türlü ağaçlar, çiçekler ve meyvelerle dolu nefis bir bahçede, güzellikler içinde dolaşırken, ayağının dibinde bir inilti duymuş… Bakmış, yerde bir insan pisliği… Tiksinerek sormuş:
“Sen kimsin? Nesin? Neden inliyorsun böyle? Bu kadar güzel bir bahçede, şu kötü ve iğrenç halinle ne işin var? ”
Pislik inleye inleye cevap vermiş:
“Ah efendiciğim, sormayın. Ben daha iki gün önce, şu gördüğünüz ağaçlardaki iştah kabartıcı, nefis şeftalilerden biriydim…”
Adam gözlerini merakla açarak sormuş:
“Eeee, sonra? ”
“Sonrası bu işte efendim… İnsan içine düştüm, böyle oldum! ”
Mayıs 2014

Engin Ergül   yeni bir  gönderide  bulundu.

Nisan 2014

Engin Ergül   yeni bir  gönderide  bulundu.

Mart 2014

Şaman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Ocak 2014

Ayhan Şimşek  yeni bir  gönderide  bulundu.

Kimsin?

Nasrettin Hoca”ya sormuşlar:
“Kimsin? ”
“Hiç” demiş Hoca, “Hiç kimseyim. ”
Dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş Hoca:
“Sen kimsin? ”
“Mutasarrıf” demiş adam kabara kabara.
“Sonra ne olacaksın? ” diye sormuş Nasrettin Hoca.
“Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam.
“Daha sonra? ” diye üstelemiş Hoca.
“Vezir” demiş adam.
“Daha daha sonra ne olacaksın? ”
“Bir ihtimal sadrazam olabilirim. ”
“Peki, ondan sonra? ”

Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp son makamını söylemiş:
“HİÇ”
“Daha niye kabarıyorsun be adam. Ben şimdiden senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım:
“Hiçlik makamında! ”

3 kişi

Konunun Takipçileri

Alt Konu Başlıkları

Henüz bu konu başlığı ile ilgili konular bulunmuyor.